Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaAyet 175–176
2 ayetA’raf 176
وَلَوْ شِئْنَا لَرَفَعْنَاهُ بِهَا وَلٰكِنَّهُٓ اَخْلَدَ اِلَى الْاَرْضِ وَاتَّبَعَ هَوٰيهُۚ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ الْكَلْبِۚ اِنْ تَحْمِلْ عَلَيْهِ يَلْهَثْ اَوْ تَتْرُكْهُ يَلْهَثْۜ ذٰلِكَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَاۚ فَاقْصُصِ الْقَصَصَ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ ١٧٦
Mushaf
Okunuş
176Velev şiʾnâ lerafaʿnâhü bihâ velâkinnehû aḫlede ile-lʾarḍi vettebeʿa hevâh. femeŝelühû kemeŝeli-lkelb. in taḥmil ʿaleyhi yelheŝ ev tetrukhü yelheŝ. ẕâlike meŝelü-lḳavmi-lleẕîne keẕẕebû biâyâtinâ. faḳṣuṣi-lḳaṣaṣa leʿallehüm yetefekkerûn.
Türkçe Meal
176Eğer isteseydik onu ayetlerimizle yüceltirdik. Fakat o dünyaya sarıldı heveslerine uydu ve hırsına mağlup oldu. İşte böylesinin durumu üstüne varsan da kendi haline bıraksan da hırlayıp dilini sarkıtan köpeğin durumuna benzer. Ayetlerimiz karşısında yalana sarılan toplumun durumu işte böyledir. Öyleyse sen bu kıssaları anlat, belki düşünüp öğüt alırlar.
Açıklamalı meal
176Hâlbuki davetimize yönelseydi ve Biz dileseydik bel’am gibileri, lütfettiğimiz nimet ve faziletlerin kıymetini bilselerdi onu onlarla (o ayetlerle) kendisine verilen ilim ve hikmetler dolayısıyla) şerefli makâma yükseltirdik. (yüceltir, onurlu ve şerefli bir hayata kavuştururduk.) Ancak o bunları dünya rahatı ve menfaati için kötüye kullandı. kendisini yeryüzünde —sanki hiç ölmeyecekmiş gibi— sonsuza kadar kalacak sandı aşağılığa ve bayağılığa saplandı(dünyaya sarıldıkça sarıldı ve keyfi istek ve arzularına uydu. Nefsi hevâsına kapıldı, ihtirâs ve tutkularının peşine takıldı. Onun gibi İşte böyle azgın nankörlerin durumu kızıp kovmak için üstüne varsan da soluyan, dilini çıkarıp hırlayan, kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp hırlayan kışkırtılmış tedirgin ve bitkin şekilde soluyan bir kuduz köpeğin durumuna benzer. Bu tiplerin ne mü’minler yanında kıymeti bilinir, ne zalimler katında rağbet edilir. İşte ayetlerimizi Hakk Dinimizi ve Adil Düzenimizi yalanlayan elinin tersi ile iten topluluğun durumu böyledir. Sen Ey Müslüman yoldan çıkan insanlara Bu ibret verici kıssayı örnek ve ibret alsınlar diye onlara anlat, olur ki ibret alıp gerçeği görüp düşünürler. Dileseydik yolumuzdan sapanı zorla düzeltirdik. Ancak ayetlerimize uyarak kendi iradesiyle düzelsin, düştüğü çukurdan kurtularak yükselsin istedik. Ama O dünyaya saplandı. Arzularının heveslerinin peşine düştü. Sonra tavırları köpeğin durumuna benzedi. İyi niyetle hatırlatmak için “Bunu niye böyle yapıyorsun?” diye sorsan köpek gibi havlardı. Doğruları hatırlatanları terslerdi. Yaptıkları hataların sorgulanmasını istemezdi. Onu tanıyanlar, onu sevenler durumuna üzülür uyarmak isterlerdi. Ama o hepsini terslerdi. Yüzlerine köpek gibi çemkirirdi. Serbest bırakırsan, yaptıklarına karışmazsan susardı. İşte ayetlerimizi yalanlayanların durumu böyledir. Ayetlerimizi yalanlayanlar, yasalarımıza uymayanlar, kendilerine yapılan uyarılara büyük tepki gösterirler. Hemen “Sana ne? Benim imanıma! Benim dinime karışma! Allah ile arama girme!” derler. Yaptıkları kötülüğün söylenmesini istemezler. Allah’ın yasalarına aykırı davranışlarının yüzlerine vurulmasını istemezler. Adeta köpekleşerek havlamaya başlarlar. İşte sen bunları anlat ki belki öğüt alırlar. Köpek gibi havlamayı bırakarak insan gibi düşünmeye, insan gibi öğüt alıp güzel insan olmaya, Rabbinin yasalarına göre yaşamaya başlarlar. (Burada amaçlanan, ilahî iradenin bu şekilde yarattığı köpekleri kötülemek veya aşağılamak değil, yaratılış amacına uygun davranmayanların uyarılara itibar etmeme durumlarını eleştirmektir.)
A’raf Sûresi’nin tamamını okuyun
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.