Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaAyet 148
1 ayetA’raf 148
وَاتَّخَذَ قَوْمُ مُوسٰى مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ حُلِيِّهِمْ عِجْلًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌۜ اَلَمْ يَرَوْا اَنَّهُ لَا يُكَلِّمُهُمْ وَلَا يَهْد۪يهِمْ سَب۪يلًاۢ اِتَّخَذُوهُ وَكَانُوا ظَالِم۪ينَ ١٤٨
Mushaf
Okunuş
148Vetteḫaẕe ḳavmü mûsâ mim baʿdihî min ḥuliyyihim ʿiclen cesedel lehû ḫuvâr. elem yerav ennehû lâ yükellimühüm velâ yehdîhim sebîlâ. itteḫaẕûhü vekânû żâlimîn.
Türkçe Meal
148Musa’nın halkı, onun (Sina dağına) gidişinden sonra süs eşyalarından böğürebilen bir buzağı yapıp ona taptılar. Onun kendileriyle konuşmadığını ve onlara bir yol göstermediğini görmüyorlar mıydı? Ama yine de ona bağlandılar ve zalimlerden oldular.
Açıklamalı meal
148Musa’nın kavmi, onun vahiy almak üzere Sînâ dağına (Tûr’a) gitmesinin ardından otuz gün sonra topladıkları altın ziyneti ateşte eritip yaptıkları süs eşyalarından yapılmış, buzağı görünümde ve ağzından arkasına kadar açılan borudan girip çıkan havanın çıkardığı ses ve, rüzgârın etkisi ile böğürtü sesi çıkaran, böğürmesi olan bir buzağı heykeli yapıp onu ilah olarak benimsediler. Gerçekten sanatkârane bir iş yapmışlardı. Rüzgâr buzağı heykelinin ağzından geçtikçe heykel böğürüyordu. Yaptıkları işle övünerek büyük bir kibirle işte tanrımız budur dediler. Üstelik Tanrımız ses çıkarıyor diye hava attılar. Görmediler mi? Onun yani taptıkları bu eski Mısır putunun kendileriyle konuşmadığını ve kendilerini bir yola iletmediğini, onlara yol göstermediğini, hidayete erdirmediğini akledip görmediler mi? Evet, görmesine görüyorlardı, fakat işlerine öyle geldiği için, Onu ilah olarak benimsediler ve zalim kimseler oldular. Sadece yaptıkları ustalıkla rüzgârımızı kullanarak buzağıya ses çıkarttılar. Bu onların yaptığı hileden başka bir şey değildir. Buzağı heykelini kendilerinin yaptıklarını bildikleri halde nasıl Tanrımız diye ilan ederler? Bu kadar mı akılları çalışmıyor? Yaptıklarının farkında değiller mi? Buzağıyı Tanrı olarak benimsedikleri için zalimlerden oldular. Cehennemi hak ettiler. (Buradan anlaşılıyor ki; İsrailoğulları tapınma geleneğinden bir türlü kopamıyor. Kendilerini Firavun’un zulmünden kurtararak Allah’ın yardımıyla bulundukları bölgenin en üstün toplumu durumuna getiren peygamberleri Allah’tan vahiy almaya gidiyor, onlar da peygamberlerini hevesle ve heyecanla beklemesi gerekirken, fırsat bu fırsattır diyerek Hz. Musa’nın arkasından buzağıya taparak dönekliklerini ortaya koyuyor. Hz. Musa’ya inanan ve fakat en küçük bir fırsatta onu yalnız bırakan, o günün dönek İsrailoğulları ile, Hz. Muhammed’e inandığı halde çok küçük bir dünyalık çıkar için onu yalnız bırakabilen Müslümanın ne farkı var?)
A’raf Sûresi’nin tamamını okuyun
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.