Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْاَعْرَافِ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٢٠٦

A’raf Sûresi 133. Ayet

Okunan yer · Ayet 133

Ayette göster
Dinle
Arapça

Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

Ayet 133

1 ayet

A’raf 133

فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الطُّوفَانَ وَالْجَرَادَ وَالْقُمَّلَ وَالضَّفَادِعَ وَالدَّمَ اٰيَاتٍ مُفَصَّلَاتٍ فَاسْتَكْبَرُوا وَكَانُوا قَوْمًا مُجْرِم۪ينَ ۝١٣٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

133Feerselnâ ʿaleyhimu-ṭṭûfâne velcerâde velḳummele veḍḍafâdiʿa veddeme âyâtim müfeṣṣalâtin festekberû vekânû ḳavmem mücrimîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

133Bunun üzerine biz de onlara, tufanı, çekirgeyi, küçük keneyi, kurbağaları ve kanı apaçık mesajlar olarak musallat ettik. Buna rağmen onlar yine de büyüklendiler. Onlar zaten günaha dalmış bir toplum idi.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

133Bunun üzerine Biz de kudretimiz ayrı ayrı alametler mucizeler ve musibetler olarak üzerlerine günlerce sel suları boşaltan tufan, her yeri kaplayarak hayatı felç eden sürü sürü çekirge, ürünleri mahveden zararlı haşarat, buğday güveleri gökten nehirleri ve şehirleri dolduran kurbağalar ve içme sularını kızıla boyayan kana dönüştürdüğümüz suyu –kan- musallat edip gönderdik. Bunlar onlara Allah’ın apaçık mesajları idi. Ama bütün bu uyarılara karşılık onlar yine de büyüklük tasladılar, kibirlenmeyi serkeşliği, zorbalığı, diktatörlüğü terk etmediler ve suçlular toplumu oldular. Müşrik ve kâfir olmaktan vazgeçmediler. İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen, güç ve iktidar sahibi âsi, suçlu ve günahkâr bir kavim olmaya devam ettiler. Yaşadığınız zamanlara bir bakın! Ayrı ayrı zamanlarda başınıza neler geldi. Tufanlar yaşadınız. Ürünlerinize çekirgeler saldırdı. Yaşadığınız yerleri haşereler bastı. İçtiğiniz kullandığınız suları kurbağalar istila etti. Kendi içinizde huzursuzluklar oluştu. İç isyanlar yaşadınız. İç savaşlarda birçok insan öldü. Birlikte yaşadığınız toplumlarla, başka toplumlarla aranıza kan girdi. Bunlar sizin istediğiniz şeyler miydi? Bunlar için başımıza gelen felaketler demediniz mi? Başınıza gelen bütün felaketler üzerinde düşünmeniz gereken, aklınızı başınıza getirecek delillerdi. Unutmayın ki; bizim koyduğumuz, her an dinamik bir şekilde aksamadan işleyen yasalarımızın gereği başınıza bolluk veya felaket getiren her şey, yine bizim değişmez yasalarımızın sonucudur. Bizim yasamız sizin için önemli ayetlerdir. Sizler ayetlerimizi doğru değerlendirip kendinize çeki düzen vereceğinize yanlış yorumlar yapıyorsunuz. Halâ gerçekleri anlamıyor musunuz? Dünyanın yasasını yönetmek sizin elinizde değildir. Dünyanın da, şu gördüğünüz gökyüzünün de yasasını biz yönetiriz. Öyleyken niçin bireysel toplumsal hayatınızın yasasında da Rabbinizin yasasına uymuyorsunuz? (Mısırlılar Hz. Musa’ya inanmadıkları için Allah Teâlâ onlara yağmur ve sel tufanı gönderdi, bilahare sırasıyla çekirge, haşere, kurbağalar gönderdi ki bu hayvanlar onların ağızlarına ve gözlerine girecek derecede çok idiler. Daha sonra gökten kan yağdırdı, bütün sular kan oldu ve kan içtiler. Bu belâların kalkması için Hz. Musa’ya baş vurdular, o da Allah’a dua etti ve belâlar kalktı; fakat onlar, «Ey Musa, sen gerçekten büyük bir sihirbaz imişsin!» diyerek inkâr etmekte ısrar ettiler. Firavun halkına gönderilen bu felaketlerin gerek nitelikleri, gerek süreleri hakkında, Kur’ân’da hiçbir bilgi ve işaret bulunmuyor. İsrailiyat kaynaklı ayrıntılı hikayeler bazı tefsirlerde yer almıştır. Yaşadığımız çağda da bu uyarıcı işaretleri alıyoruz. Cinsel ilişkilerde sınır tanımamamızın sonucu ortaya çıkan, kandaki bağışıklık sistemini etkisiz hale getiren AİDS hastalığı; kimyasal maddelerle kirlettiğimiz göllerde rastlanan deforme olmuş kurbağalar; kömür, petrol ve orman gibi doğal kaynakları sorumsuzca kullanmamız sonucu oluşan “greenhouse” nedeniyle artan sel felaketleri, aşırılıklarımıza karşı tanrısal uyarılardır.)

İlgili ayetler

İlgili ayetler

133A’raf 130İsrâ 101

A’raf Sûresi’nin tamamını okuyun

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.