Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaAyet 177
1 ayetA’raf 177
سَٓاءَ مَثَلًاۨ الْقَوْمُ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاَنْفُسَهُمْ كَانُوا يَظْلِمُونَ ١٧٧
Mushaf
Okunuş
177Sâe meŝelen-lḳavmü-lleẕîne keẕẕebû biâyâtinâ veenfüsehüm kânû yażlimûn.
Türkçe Meal
177Ne berbattır, ayetlerimiz karşısında yalana sarılan ve böylece kendilerine zulmedip yazık eden toplumun örneği!
Açıklamalı meal
177Ayetlerimizi yalanlayarak, yasalarımıza uymayarak sapkınlık ve azgınlıklarıyla sadece kendi kendilerine zulum ve haksızlık eden, hüsrana uğrayan, doğru yoldan, İslâm’dan uzak durarak isyan ile, inkâr ile kendilerine yazık etmeyi, birbirlerine zulmetmeyi alışkanlık haline getiren topluluğun durumu ve akıbeti ne kadar da kötüdür ! Bu duruma düşmek istemiyorsanız, değer yargılarını Allah’tan, yani O’nun kitabından almalı, onun rehberliğinde hayat programınızı çizmelisiniz. Zira: (Doğru yola iletenin de, saptıranın da Allah olduğunu bildiren âyetlerin yanlış yorumlanmasını önleyecek birçok âyet-i kerime vardır ki, bu iki âyet de onlar arasındadır. Anlatılan vak’a, tam anlamıyla bir kronolojik seyir izlemekte ve yanlış bir yoruma ihtimal bırakmamaktadır. Buna göre, kıssası anlatılan kimseye (1) önce Allah âyetlerini vermiş, (2) sonra o bundan sıyrılıp çıkmış, (3) bunun üzerine şeytan da onu peşine takmıştır. İlâhî iradenin rolü ise, bu olayın tahlili sırasında belirtilmekte ve “Dileseydik Biz onu yüceltirdik” buyurulmaktadır. Ancak İlâhî iradenin o şekilde tecellî etmemesinin nedeni de yine o kişinin kendi tercihidir; çünkü o, semâvî olandan yüz çevirmiş ve “yere saplanmıştır.” Bütün bunlardan dolayı da Allah ona hidayet vermeyi ve âyetleriyle yüceltmeyi dilememiştir. Yoksa Allah hiç sebepsiz yere kulunu inkâra ve sapıklığa zorlayıp sonra da onu cezalandırmış değildir. “Allah dilediğini doğru yola iletir, dilediğini de saptırır” şeklindeki ifadeleri içeren âyetlerin, böyle bir arka planının bulunduğu dikkatten uzak tutulmamalıdır. Nitekim bu mealdeki âyetlerden biri de hemen bu kıssayı izlemekte (178. âyet) ve konuya iyice açıklık getirmektedir.)
A’raf Sûresi’nin tamamını okuyun
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.