Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaAyet 154–157
4 ayetA’raf 155
وَاخْتَارَ مُوسٰى قَوْمَهُ سَبْع۪ينَ رَجُلًا لِم۪يقَاتِنَاۚ فَلَمَّٓا اَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ قَالَ رَبِّ لَوْ شِئْتَ اَهْلَكْتَهُمْ مِنْ قَبْلُ وَاِيَّايَۜ اَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ السُّفَهَٓاءُ مِنَّاۚ اِنْ هِيَ اِلَّا فِتْنَتُكَۜ تُضِلُّ بِهَا مَنْ تَشَٓاءُ وَتَهْد۪ي مَنْ تَشَٓاءُۜ اَنْتَ وَلِيُّنَا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الْغَافِر۪ينَ ١٥٥
Mushaf
Okunuş
155Vaḫtâra mûsâ ḳavmehû sebʿîne racülel limîḳâtinâ. felemmâ eḫaẕethümü-rracfetü ḳâle rabbi lev şiʾte ehlektehüm min ḳablü veiyyây. etühlikünâ bimâ feʿale-ssüfehâü minnâ. in hiye illâ fitnetük. tüḍillü bihâ men teşâü vetehdî men teşâʾ. ente veliyyünâ fagfir lenâ verḥamnâ veente ḫayru-lgâfirîn.
Türkçe Meal
155Ve Musa bizim belirlediğimiz yer ve zamanda halkından yetmiş kişiyi seçip getirdi. Onları şiddetli bir sarsıntı tutunca:
– Rabbim, eğer dileseydin beni ve onları daha önce helak ederdin. İçimizdeki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı bizi helak mi edeceksin? Bu senin imtihanından başka bir şey değildir. Sen, onunla dileyeni sapıklıkta bırakır ve dileyene de doğru yolunu gösterirsin. Sen bizim velimizsin/koruyucumuzsun. Bizi bağışla, bize merhamet et! Zira sen bağışlayanların en hayırlısısın!
Açıklamalı meal
155Derken Musa bağışlanma için dua etmek üzere Sina Dağı’nda belirlediğimiz ikinci buluşma için kavminden onları temsil edebilecek yetmiş adamı temsilci seçti. Sonra beraberce Sîna Dağına çıkıp Rabb’in kelâmını işittiler. Fakat yine bazıları oraya vardıklarında oraya gidiş amaçlarını unutup azgınlaşarak, Allah’ı doğrudan görmek istedi. Ey Mûsâ, biz Allah’ı açıkça görmedikçe, sana asla inanmayacağız dediler. Üstelik bunu, tövbe etmek için geldikleri bir yerde söylüyorlardı. Bu sözlerden bir süre sonra Onları şiddetli bir deprem sarsmaya başlayınca hepsi korkudan bayıldı. Musa şöyle dedi: “Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de daha önce helak ederdin. Bundan çok daha büyük günah işledikleri zaman bile onları affetmiştin; işte bu engin şefkat ve merhametine sığınarak sana yalvarıyorum, affet bizi Allah’ım! Şimdi İçimizdeki beyinsizler ve düşüncesizlerin işledikleri günahlar yüzünden bizleri helak mı edeceksin? Bu şimdi ne yapacak, kime sığınıp kimden yardım dileyecekler diye sırf senin bizi denediğin bir imtihanındır. Onunla aramızdaki ikiyüzlüleri ayıklamak üzere dilediğini/ dileyeni sapıklığa düşürür dilediğini/ dileyeni de doğru yola eriştirirsin. Sen bizim gerçek Rabbimiz ilahımız ve dostumuzsun. Artık bizi merhametinle bağışla. Sen bağışlayanların en hayırlısısın dedikten sonra duasına şöyle devam etti:
A’raf Sûresi’nin tamamını okuyun
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.