Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaAyet 109–112
4 ayetA’raf 110
يُر۪يدُ اَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْۚ فَمَاذَا تَاْمُرُونَ ١١٠
Mushaf
Okunuş
110Yürîdü ey yuḫriceküm min arḍiküm. femâẕâ teʾmürûn.
Türkçe Meal
110Tüm amacı sizi yerinizden yurdunuzdan etmek. O halde ne öneriyorsunuz?
Açıklamalı meal
110Firavun etrafındakilere: Anlaşılan o ki, O’nun asıl amacı toplumu ayaklandırıp Sizi toprağınızdan çıkarmak, sisteminizi yıkıp, yerine kendi nizamını kurup tahtınıza oturmak istiyor. Firavun adamlarına, Peki Buna göre engel olmak için ne yapalım ne öneriyorsunuz ne buyurursunuz?” dedi. (“Sizi, yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne dersiniz?” sözü, her iki âyette de Firavun’a aittir. Çeviri yapanları yanıltan Arapça’daki bir kurala dikkat etmemeleridir. Arapça’da, kim olursa olsun tek kişiye “siz” diye hitap edilmez. Firavun tek kişi olduğu için ayetlerdeki “siz” kelimeleri ve “Ne dersiniz?” sözleri, ancak Firavun tarafından çevresinde yer alan kişilere hitaben söylenebilir. “Bu, bilgin bir sihirbazdır” sözünü ise Araf’ta Firavun, Şura’da ise çevresindekiler söylemektedirler. Bunları bütün halinde düşündüğümüz zaman Firavun ve çevresinin ciddi bir telaşa düştüklerini görürüz. Çünkü onlar, onun yaptığının sihir olmadığını anladıkları halde sihir diyerek birbirlerini teselli etmektedirler. Sihirbazlıkla uğraşan kimselerin Firavun gibi güçlü bir hükümdara bir şey yapamayacağı açık olduğu halde onun; “Sizi, yaptığı sihirle, yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne dersiniz?” diyerek çevresini yanına çekme çabası, büyük bir korkuya kapıldığını da gösteriyor. Onun bu korkusu, davranışlarını anlatan bütün ayetlerde görülebilir. Üstelik Musa’nın (a.s.) en baştan itibaren Firavun ve halkını o ülkeden çıkartmayı değil, aksine İsrailoğullarını alıp kendisi oradan gitmeyi talep ediyor. Fakat Firavun yalan söyleyerek, ileri gelenleri ve halkını kandırıp onların korkuya kapılmasını arzu ediyor ki peşinden ayrılmasınlar. Bu tavrı Dünya siyasi tarihinde ve günümüzde de gözlemleyebiliriz. Modern zamanlarda bu türden faaliyetlere “propaganda” deniyor ve toplumsal algıyı yönetmek veya bozmak için ustaca kullanılıyor. Kur’an ile kendini geliştiren ümmetler(toplumlar) bu müdahaleye karşı bağışık ve güçlü duruş sergileyebilir, üstelik o ümmetin (toplumun) liderine siyasal açıdan bağlı olmakla birlikte kişisel hürriyetlerinin kısıtlanmasına neden olabilecek her türlü faaliyeti sezerek (furkan ile), hür ve adil sosyal yapılarının bozulmasına engel olabileceklerdir.)
İlgili ayetler
110Yunus 78
A’raf Sûresi’nin tamamını okuyun
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.