Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaAyet 138–140
3 ayetA’raf 138
وَجَاوَزْنَا بِبَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ الْبَحْرَ فَاَتَوْا عَلٰى قَوْمٍ يَعْكُفُونَ عَلٰٓى اَصْنَامٍ لَهُمْۚ قَالُوا يَا مُوسَى اجْعَلْ لَنَٓا اِلٰهًا كَمَا لَهُمْ اٰلِهَةٌۜ قَالَ اِنَّكُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ ١٣٨
Mushaf
Okunuş
138Vecâveznâ bibenî isrâîle-lbaḥra feetev ʿalâ ḳavmiy yaʿküfûne ʿalâ aṣnâmil lehüm. ḳâlû yâ mûse-cʿal lenâ ilâhen kemâ lehüm âliheh. ḳâle inneküm ḳavmün techelûn.
Türkçe Meal
138Ve biz İsrailoğullarını sağ salim denizden karşıya geçirmiştik. Orada bir takım kutsadıklarına tapan insanlarla karşılaştılar ve:
– Ey Musa bize de bunlarınki gibi ilah yapsana, dediler. Musa da onlara:
– Siz gerçekten çok cahil bir toplumsunuz! Dedi.
Açıklamalı meal
138Mücadelelerinin sonunda İsrailoğullarını Firavun zulmünden kurtarıp denizden geçirdik ve Yollarına devam ederken Allah’tan başka da ilahlar edinen, ağaçtan yontularak, metalden dökülerek yapılan heykellere, tapmakta olan ve putları önünde eğilen ve putlaştırdıkları kimselerin kurdukları nizam ile yönetilen bir topluluğa bir kavime rastladılar. Bunu gören ve Yüzyıllarca putperest bir toplumun esâreti altında yaşamış olan İsrailoğulları da Musa’ya “Ey Musa! Onların ilahları olduğu gibi bize de görebileceğimiz, dokunabileceğimiz bir ilah/ tanrı yap” dediler. (Musa) onlara dedi ki: “Siz gerçekten cahillik eden nankör ve doğruyla yanlışı birbirinden ayırt edemeyen bir topluluksunuz diyerek azarladı. (Ayetin hemen ilk cümlesindeki; “İsrailoğullarını denizden geçirdik” ifadesi, “İsrailoğullarına özgürlük ve zulümden kurtuluş gibi lütufların ihsan edildiğini” gösteriyor. Her türlü sosyal ve siyasi nimetlerin başlangıcını oluşturan “denizden geçme” hadisesi Allah’ın yardımıyla Hz. Musa’nın bir mucizesi olarak gerçekleşiyor. Fakat İsrailoğulları yine de puta tapan ve Amalikalılar olduğu söylenen bir topluluğu görünce onlara özenerek Hz. Musa’dan kendilerine de bir put yapmasını istiyorlar. Demek onca ilahi desteğe ve mucizeye rağmen puta tapma geleneğinin etkisi hala üzerlerinde ve Allah’a olan imanları bu geleneği yıkacak güce tam ulaşamamış. Denizi geçtikten sonra kendilerine ait putlara tapmakta olan kavmin kimlerden oluştuğuna dair ayette herhangi bir bilgi yoktur. Müfessirlerimiz bu bağlamda çeşitli isimler ileri sürmekte, bir kısmı Lahm, bir kısmı Hz. Musa’nın kendileriyle savaşması emredilen Ken‘âniler olduğunu belirtmişlerdir. Haklarında Kur’an’da bilgi verilmemesinden hareketle, bu kavmin kimlerden oluştuğuna dair net bir şeyler söylemek durumunda değiliz. Bunların tapındığı putların “inek” şeklinde olduğu, daha sonra Sâmirî’nin de bunlardan esinlenerek bir buzağı putu yaptığı ifade edilmektedir. Çeşitli ayetlerde geçen [asnâm] kelimesi ise daha çok madeni bir kaynaktan yapılmış “putlar” anlamına gelmektedir. Burada önemli olan, denizden geçirilen İsrailoğulları’nın onlara bakarak ortaya koydukları çirkin tavırdır. Bu kıssada esas vurgulanmak istenen konu: İsrâil Oğullarının firavundan kurtulduktan sonra, meylettikleri ilk küfürdür. Bu küfür meyli de çok enteresandır. Zîrâ onların; yıllarca Firavunun zulmünden Allah’ın izniyle kendilerini kurtaran bir peygamber başlarındayken, “denizden geçme mûcizesinin” üzerinden fazla bir zaman geçmemişken, böyle bir istekte bulunmaları, gerçekten son derece dikkat çekici bir beyinsizlik örneğidir. Ayrıca bu ve benzeri olaylardan İsrail Oğullarının Hz. Musa’ya samimi bir imanla inanmadıkları anlaşılmaktadır.)
İlgili ayetler
138A’raf 148
A’raf Sûresi’nin tamamını okuyun
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.