Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْاَنْفَالِ مَدَنِيَّةٌ آيَاتُهَا ٧٥

Enfal Sûresi Meali

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça

Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Ayet 1

1 ayet

Enfal 1

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَنْفَالِۜ قُلِ الْاَنْفَالُ لِلّٰهِ وَالرَّسُولِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَصْلِحُوا ذَاتَ بَيْنِكُمْۖ وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ ۝١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Yesʾelûneke ʿani-lʾenfâl. ḳuli-lʾenfâlü lillâhi verrasûl. fetteḳu-llâhe veaṣliḥû ẕâte beyniküm. veeṭîʿü-llâhe verasûlehû in küntüm müʾminîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

1Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki:
– Ganimetler, Allah’a ve Elçiye aittir. Allah’a karşı sorumlu davranın aranızdaki ilişkiyi düzeltin. Eğer gerçekten inanıyor mümin iseniz Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine itaat edin.

Ayet 2–4

3 ayet

Enfal 2

Enfal 3

Enfal 4

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَاِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ اٰيَاتُهُ زَادَتْهُمْ ا۪يمَانًا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَۚ ۝٢ اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۜ ۝٣ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّاۜ لَهُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌۚ ۝٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

2İnneme-lmüʾminûne-lleẕîne iẕâ ẕükira-llâhü vecilet ḳulûbühüm veiẕâ tüliyet ʿaleyhim âyâtühû zâdethüm îmânev veʿalâ rabbihim yetevekkelûn.

Okunuş

3Elleẕîne yüḳîmûne-ṣṣalâte vemimmâ razaḳnâhüm yünfiḳûn.

Okunuş

4Ülâike hümü-lmüʾminûne ḥaḳḳâ. lehüm deracâtün ʿinde rabbihim vemagfiratüv verizḳun kerîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

2Gerçek müminler o kimselerdir ki, Allah’ın adı anıldığı zaman kalpleri ürperir. O’nun ayetleri kendilerine okunduğu zaman imanları artar ve bunlar yalnızca Rablerine dayanır ve güvenirler.

Türkçe Meal

3Yine bunlar namazı hakkıyla kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda infak ederler.

Türkçe Meal

4İşte gerçekten mümin olanlar bunlardır. Bunlara Rableri katında üstün rütbeler, sınırsız bir bağış ve görkemli bir rızık vardır.

Ayet 5–8

4 ayet

Enfal 5

Enfal 6

Enfal 7

Enfal 8

كَمَٓا اَخْرَجَكَ رَبُّكَ مِنْ بَيْتِكَ بِالْحَقِّۖ وَاِنَّ فَر۪يقًا مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ لَكَارِهُونَۙ ۝٥ يُجَادِلُونَكَ فِي الْحَقِّ بَعْدَ مَا تَبَيَّنَ كَاَنَّمَا يُسَاقُونَ اِلَى الْمَوْتِ وَهُمْ يَنْظُرُونَۜ ۝٦ وَاِذْ يَعِدُكُمُ اللّٰهُ اِحْدَى الطَّٓائِفَتَيْنِ اَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ اَنَّ غَيْرَ ذَاتِ الشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُر۪يدُ اللّٰهُ اَنْ يُحِقَّ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ وَيَقْطَعَ دَابِرَ الْكَافِر۪ينَۙ ۝٧ لِيُحِقَّ الْحَقَّ وَيُبْطِلَ الْبَاطِلَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَۚ ۝٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

5Kemâ aḫraceke rabbüke mim beytike bilḥaḳḳ. veinne ferîḳam mine-lmüʾminîne lekârihûn.

Okunuş

6Yücâdilûneke fi-lḥaḳḳi baʿde mâ tebeyyene keennemâ yüsâḳûne ile-lmevti vehüm yenżurûn.

Okunuş

7Veiẕ yeʿidükümü-llâhü iḥde-ṭṭâifeteyni ennehâ leküm veteveddûne enne gayra ẕâti-şşevketi tekûnü leküm veyürîdü-llâhü ey yüḥiḳḳa-lḥaḳḳa bikelimâtihî veyaḳṭaʿa dâbira-lkâfirîn.

Okunuş

8Liyüḥiḳḳa-lḥaḳḳa veyübṭile-lbâṭile velev kerihe-lmücrimûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

5Hani Rabbin seni gerçek bir amaç için evinden çıkardığında müminlerden bir grup bu durumdan hiç hoşlanmamışlardı.

Türkçe Meal

6Gerçek ortaya çıktıktan sonra bile, sanki göz göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle tartışıyorlardı.

Türkçe Meal

7Hani Allah, iki topluluktan birinin sizin elinize geçeceğine dair size vaatte bulunuyordu. Siz ise zayıf ve korumasız olanı arzuluyordunuz. Oysa Allah, vaadi ve hükmü gereğince hakkın ortaya çıkmasını ve kâfirlerin kökünü kesmek istiyordu.

Türkçe Meal

8Ki hakkın gerçek olduğunu ve batılın da sahte olduğunu ortaya koysun her ne kadar günahkârlar istemese de.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

5Nisâ 77Enfal 8Saf 8

İlgili ayetler

8Rum 4

Ayet 9–16

8 ayet

Enfal 9

Enfal 10

Enfal 11

Enfal 12

Enfal 13

Enfal 14

Enfal 15

Enfal 16

اِذْ تَسْتَغ۪يثُونَ رَبَّكُمْ فَاسْتَجَابَ لَكُمْ اَنّ۪ي مُمِدُّكُمْ بِاَلْفٍ مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ مُرْدِف۪ينَ ۝٩ وَمَا جَعَلَهُ اللّٰهُ اِلَّا بُشْرٰى وَلِتَطْمَئِنَّ بِه۪ قُلُوبُكُمْۚ وَمَا النَّصْرُ اِلَّا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟ ۝١٠ اِذْ يُغَشّ۪يكُمُ النُّعَاسَ اَمَنَةً مِنْهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً لِيُطَهِّرَكُمْ بِه۪ وَيُذْهِبَ عَنْكُمْ رِجْزَ الشَّيْطَانِ وَلِيَرْبِطَ عَلٰى قُلُوبِكُمْ وَيُثَبِّتَ بِهِ الْاَقْدَامَۜ ۝١١ اِذْ يُوح۪ي رَبُّكَ اِلَى الْمَلٰٓئِكَةِ اَنّ۪ي مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ سَاُلْق۪ي ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الرُّعْبَ فَاضْرِبُوا فَوْقَ الْاَعْنَاقِ وَاضْرِبُوا مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍۜ ۝١٢ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ شَٓاقُّوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۚ وَمَنْ يُشَاقِقِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ ۝١٣ ذٰلِكُمْ فَذُوقُوهُ وَاَنَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابَ النَّارِ ۝١٤ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا لَق۪يتُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا زَحْفًا فَلَا تُوَلُّوهُمُ الْاَدْبَارَۚ ۝١٥ وَمَنْ يُوَلِّهِمْ يَوْمَئِذٍ دُبُرَهُٓ اِلَّا مُتَحَرِّفًا لِقِتَالٍ اَوْ مُتَحَيِّزًا اِلٰى فِئَةٍ فَقَدْ بَٓاءَ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِ وَمَاْوٰيهُ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ ۝١٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

9İẕ testegîŝûne rabbeküm festecâbe leküm ennî mümiddüküm bielfim mine-lmelâiketi mürdifîn.

Okunuş

10Vemâ ceʿalehü-llâhü illâ büşrâ velitaṭmeinne bihî ḳulûbüküm. veme-nnaṣru illâ min ʿindi-llâh. inne-llâhe ʿazîzün ḥakîm.

Okunuş

11İẕ yügaşşîkümü-nnüʿâse emenetem minhü veyünezzilü ʿaleyküm mine-ssemâi mâel liyüṭahhiraküm bihî veyüẕhibe ʿanküm ricze-şşeyṭâni veliyerbiṭa ʿalâ ḳulûbiküm veyüŝebbite bihi-lʾaḳdâm.

Okunuş

12İẕ yûḥî rabbüke ile-lmelâiketi ennî meʿaküm feŝebbitü-lleẕîne âmenû. seülḳî fî ḳulûbi-lleẕîne keferü-rruʿbe faḍribû fevḳa-lʾaʿnâḳi vaḍribû minhüm külle benân.

Okunuş

13Ẕâlike biennehüm şâḳḳu-llâhe verasûleh. vemey yüşâḳiḳi-llâhe verasûlehû feinne-llâhe şedîdü-lʿiḳâb.

Okunuş

14Ẕâliküm feẕûḳûhü veenne lilkâfirîne ʿaẕâbe-nnâr.

Okunuş

15Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ leḳîtümü-lleẕîne keferû zaḥfen felâ tüvellûhümü-lʾedbâr.

Okunuş

16Vemey yüvellihim yevmeiẕin dübürahû illâ müteḥarrifel liḳitâlin ev müteḥayyizen ilâ fietin feḳad bâe bigaḍabim mine-llâhi vemeʾvâhü cehennem. vebiʾse-lmeṣîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

9Hani siz Rabbinizden yardım istiyordunuz, O da size:
– Birbiri ardınca gelen bin melek ile size yardım edeceğim, diye cevap vermişti.

Türkçe Meal

10Allah, bunu size, yalnızca bir müjde olsun ve kalpleriniz ferahlayıp moraliniz yükselsin diye yaptı. Zira zafer ve yardım yalnızca Allah katındadır. Çünkü Allah güçlüdür, doğru karar verendir.

Türkçe Meal

11Hani O, size sükûnet ve güven duygusu vermek için sizi saran hoş ve hafif bir uykuya daldırmıştı ve sizi temizlemek, şeytanın pisliğini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sabit kılmak için gökten üzerinize su indirmişti.

Türkçe Meal

12O an Rabbin, meleklere şunu bildirmişti:
– Ben sizinle beraberim, haydi iman edenlere direnç ve moral verin, ben kâfirlerin yüreklerine korku salacağım, vurun boyunlarının üstüne, vurun onların parmaklarına!

Türkçe Meal

13Bu, Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisine meydan okumalarından dolayıdır. Kim, Allah’a ve Allah’ın mesajını tebliğ eden Elçisine meydan okursa, iyi bilsin ki Allah’ın cezalandırması çok şiddetlidir.

Türkçe Meal

14İşte bu sizin için, onu tadın bakalım! Ve kâfirlere ahirette de ateşin azabı vardır.

Türkçe Meal

15– Ey iman edenler, toplu bir halde kâfirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönüp kaçmayın!

Türkçe Meal

16Kim savaş esnasında, taktik gereği çekilmek ya da başka birliğe katılmak amacı dışında geri dönüp kaçarsa Allah’ın gazabına uğrar ve yeri de cehennem olur. Orası ne kötü bir son duraktır.

Ayet 17–18

2 ayet

Enfal 17

Enfal 18

فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ قَتَلَهُمْۖ وَمَا رَمَيْتَ اِذْ رَمَيْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ رَمٰىۚ وَلِيُبْلِيَ الْمُؤْمِن۪ينَ مِنْهُ بَلَٓاءً حَسَنًاۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ ۝١٧ ذٰلِكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ مُوهِنُ كَيْدِ الْكَافِر۪ينَ ۝١٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

17Felem taḳtülûhüm velâkinne-llâhe ḳatelehüm. vemâ rameyte iẕ rameyte velâkinne-llâhe ramâ. veliyübliye-lmüʾminîne minhü belâen ḥasenâ. inne-llâhe semîʿun ʿalîm.

Okunuş

18Ẕâliküm veenne-llâhe mûhinü keydi-lkâfirîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

17Onları siz öldürmediniz, fakat gerçekte onları Allah öldürdü. (Bu imkân ve cesareti Allah verdi) Attığında da sen atmadın gerçekte atan Allah’tı. Bütün bunları müminlerin güzel bir imtihan kazanması için yaptı. Şüphesiz ki Allah her şeyi işiten, her şeyi bilendir.

Türkçe Meal

18İşte bu sizin cezanızdır. Zira Allah, kâfirlerin tuzağını etkisiz kılandır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

17Tevbe 111Hac 58Muhammed 4

Ayet 19

1 ayet

Enfal 19

اِنْ تَسْتَفْتِحُوا فَقَدْ جَٓاءَكُمُ الْفَتْحُۚ وَاِنْ تَنْتَهُوا فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَاِنْ تَعُودُوا نَعُدْۚ وَلَنْ تُغْنِيَ عَنْكُمْ فِئَتُكُمْ شَيْـًٔا وَلَوْ كَثُرَتْۙ وَاَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُؤْمِن۪ينَ۟ ۝١٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

19İn testeftiḥû feḳad câekümü-lfetḥ. vein tentehû fehüve ḫayrul leküm. vein teʿûdû neʿud. velen tugniye ʿanküm fietüküm şeyʾev velev keŝürat veenne-llâhe meʿa-lmüʾminîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

19Madem siz zafer istiyordunuz işte size zafer! Eğer saldırıya son verirseniz bu sizin hayrınızadır ve eğer saldırganlığa geri dönerseniz biz de cezalandırmaya geri döneriz. Ordunuz ne kadar kalabalık olsa da size hiçbir fayda sağlamaz, zira Allah müminlerle beraberdir.

İlgili ayetler

Ayet 20–21

2 ayet

Enfal 20

Enfal 21

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَا تَوَلَّوْا عَنْهُ وَاَنْتُمْ تَسْمَعُونَۚ ۝٢٠ وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ قَالُوا سَمِعْنَا وَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ ۝٢١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

20Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû eṭîʿü-llâhe verasûlehû velâ tevellev ʿanhü veentüm tesmeʿûn.

Okunuş

21Velâ tekûnû kelleẕîne ḳâlû semiʿnâ vehüm lâ yesmeʿûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

20– Ey iman edenler, Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisi’ne itaat edin! O’nun mesajını işitip durduğunuz halde ondan yüz çevirmeyin!

Türkçe Meal

21Kulak asmadıkları halde “Duyduk ve uyduk” diyenler gibi olmayın!

Ayet 22–23

2 ayet

Enfal 22

Enfal 23

اِنَّ شَرَّ الدَّوَٓابِّ عِنْدَ اللّٰهِ الصُّمُّ الْبُكْمُ الَّذ۪ينَ لَا يَعْقِلُونَ ۝٢٢ وَلَوْ عَلِمَ اللّٰهُ ف۪يهِمْ خَيْرًا لَاَسْمَعَهُمْۜ وَلَوْ اَسْمَعَهُمْ لَتَوَلَّوْا وَهُمْ مُعْرِضُونَ ۝٢٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

22İnne şerra-ddevâbbi ʿinde-llâhi-ṣṣummü-lbükmü-lleẕîne lâ yaʿḳilûn.

Okunuş

23Velev ʿalime-llâhü fîhim ḫayral leesmeʿahüm. velev esmeʿahüm letevellev vehüm müʿriḍûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

22Allah katında canlıların en kötüsü aklını kullanmayan hakikate karşı sağır ve dilsizlerdir.

Türkçe Meal

23Eğer Allah, onlarda iyi bir hal ve gidişat görseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirmiş olsaydı bile yine de yüz çevirip dönerlerdi.

Ayet 24

1 ayet

Enfal 24

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اسْتَج۪يبُوا لِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ اِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْي۪يكُمْۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِه۪ وَاَنَّهُٓ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ ۝٢٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

24Yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-stecîbû lillâhi velirrasûli iẕâ deʿâküm limâ yuḥyîküm. vaʿlemû enne-llâhe yeḥûlü beyne-lmerʾi veḳalbihî veennehû ileyhi tuḥşerûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

24– Ey iman edenler! Allah ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisi, size hayat verecek bir şeye çağırdığı zaman bu davete uyun! Ve iyi bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına müdahale eder ve unutmayın ki O’nun huzurunda toplanacaksınız.

İlgili ayetler

Ayet 25

1 ayet

Enfal 25

وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَا تُص۪يبَنَّ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَٓاصَّةًۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ ۝٢٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

25Vetteḳû fitnetel lâ tüṣîbenne-lleẕîne żalemû minküm ḫâṣṣah. vaʿlemû enne-llâhe şedîdü-lʿiḳâb.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

25Öyle bir fitneye karşı sakının ve tedbirli olun ki onun zararı sizden yalnızca onu çıkaran zalimlerle sınırlı kalmaz. İyi bilin ki bu durumda Allah, çok şiddetli cezalandırandır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

25Bakara 217Tevbe 47

Ayet 26–27

2 ayet

Enfal 26

Enfal 27

وَاذْكُرُٓوا اِذْ اَنْتُمْ قَل۪يلٌ مُسْتَضْعَفُونَ فِي الْاَرْضِ تَخَافُونَ اَنْ يَتَخَطَّفَكُمُ النَّاسُ فَاٰوٰيكُمْ وَاَيَّدَكُمْ بِنَصْرِه۪ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ ۝٢٦ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَخُونُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَ وَتَخُونُٓوا اَمَانَاتِكُمْ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ ۝٢٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

26Veẕkürû iẕ entüm ḳalîlüm müstaḍʿafûne fi-lʾarḍi teḫâfûne ey yeteḫaṭṭafekümü-nnâsü feâvâküm veeyyedeküm binaṣrihî verazeḳaküm mine-ṭṭayyibâti leʿalleküm teşkürûn.

Okunuş

27Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ teḫûnü-llâhe verrasûle veteḫûnû emânâtiküm veentüm taʿlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

26Hatırlayın, bir zamanlar sizler yeryüzünde ezilen güçsüz bir azınlık idiniz, insanların sizi yok etmesinden korkuyordunuz. Fakat Allah sizleri barındırdı/yurt sahibi yaptı, yardımıyla sizi güçlendirdi. Şükredesiniz diye sizi temiz ürünlerle rızıklandırdı.

Türkçe Meal

27– Ey iman edenler! Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisi’ne ihanet etmeyin, o zaman bile bile emanetlerinize ihanet etmiş olursunuz!

Ayet 28

1 ayet

Enfal 28

وَاعْلَمُٓوا اَنَّمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌۙ وَاَنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ۟ ۝٢٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

28Vaʿlemû ennemâ emvâlüküm veevlâdüküm fitnetüv veenne-llâhe ʿindehû ecrun ʿażîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

28İyi bilin ki sahip olduğunuz mallarınız ve evlatlarınız bir imtihan aracıdır. Allah katında ise büyük mükâfat vardır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

28Kehf 46Teğabun 15

Ayet 29

1 ayet

Enfal 29

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَتَّقُوا اللّٰهَ يَجْعَلْ لَكُمْ فُرْقَانًا وَيُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ ۝٢٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

29Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû in tetteḳu-llâhe yecʿal leküm fürḳânev veyükeffir ʿanküm seyyiâtiküm veyagfir leküm. vellâhü ẕü-lfaḍli-lʿażîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

29– Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı sorumlu davranırsanız O size iyiyi kötüden ayırt edecek bir kabiliyet verir, günahlarınızı örter ve sizi bağışlar. Allah muhteşem bir lütuf/ikram sahibidir.

İlgili ayetler

Ayet 30–33

4 ayet

Enfal 30

Enfal 31

Enfal 32

Enfal 33

وَاِذْ يَمْكُرُ بِكَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِيُثْبِتُوكَ اَوْ يَقْتُلُوكَ اَوْ يُخْرِجُوكَۜ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الْمَاكِر۪ينَ ۝٣٠ وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا قَالُوا قَدْ سَمِعْنَا لَوْ نَشَٓاءُ لَقُلْنَا مِثْلَ هٰذَٓاۙ اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ ۝٣١ وَاِذْ قَالُوا اللّٰهُمَّ اِنْ كَانَ هٰذَا هُوَ الْحَقَّ مِنْ عِنْدِكَ فَاَمْطِرْ عَلَيْنَا حِجَارَةً مِنَ السَّمَٓاءِ اَوِ ائْتِنَا بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ ۝٣٢ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَاَنْتَ ف۪يهِمْۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ ۝٣٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

30Veiẕ yemküru bike-lleẕîne keferû liyüŝbitûke ev yaḳtülûke ev yuḫricûk. veyemkürûne veyemküru-llâh. vellâhü ḫayru-lmâkirîn.

Okunuş

31Veiẕâ tütlâ ʿaleyhim âyâtünâ ḳâlû ḳad semiʿnâ lev neşâü leḳulnâ miŝle hâẕâ in hâẕâ illâ esâṭîru-lʾevvelîn.

Okunuş

32Veiẕ ḳâlü-llâhümme in kâne hâẕâ hüve-lḥaḳḳa min ʿindike feemṭir ʿaleynâ ḥicâratem mine-ssemâi evi-ʾtinâ biʿaẕâbin elîm.

Okunuş

33Vemâ kâne-llâhü liyüʿaẕẕibehüm veente fîhim. vemâ kâne-llâhü müʿaẕẕibehüm vehüm yestagfirûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

30Hani bir zaman, kâfirler seni tutuklamak yahut öldürmek veya sürgün etmek için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlardı ama Allah da o tuzakları bozuyordu. Zira Allah tuzakları bozanların en iyisidir.

Türkçe Meal

31Ayetlerimiz onlara okunduğu zaman “Duyduk, istesek biz de bunun benzerini söyleyebiliriz, bu sadece eskilerin masallarından ibarettir” Dediler.

Türkçe Meal

32Ve bir de şunu demişlerdi: - Allah’ım, eğer bu Kuran senin katından gelmiş hakikat ise başımıza gökten taş yağdır yahut bize acı bir azap ver!

Türkçe Meal

33Hâlbuki Allah, sen onların arasındayken onlara azap edecek değildir, aralarında bağışlanma dileyenler oldukça da Allah onlara azap edecek değildir.

Ayet 34–35

2 ayet

Enfal 34

Enfal 35

وَمَا لَهُمْ اَلَّا يُعَذِّبَهُمُ اللّٰهُ وَهُمْ يَصُدُّونَ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَمَا كَانُٓوا اَوْلِيَٓاءَهُۜ اِنْ اَوْلِيَٓاؤُ۬هُٓ اِلَّا الْمُتَّقُونَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ ۝٣٤ وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمْ عِنْدَ الْبَيْتِ اِلَّا مُكَٓاءً وَتَصْدِيَةًۜ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ ۝٣٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

34Vemâ lehüm ellâ yüʿaẕẕibehümü-llâhü vehüm yeṣuddûne ʿani-lmescidi-lḥarâmi vemâ kânû evliyâh. in evliyâühû ille-lmütteḳûne velâkinne ekŝerahüm lâ yaʿlemûn.

Okunuş

35Vemâ kâne ṣalâtühüm ʿinde-lbeyti illâ mükâev vetaṣdiyeh. feẕûḳu-lʿaẕâbe bimâ küntüm tekfürûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

34Oysa onlar, insanları Mescid-i Haram’dan engellerken, Allah onları niye cezalandırmasın? Üstelik onlar Mescid-i Haram’ın gerçek dostları değiller. Onun gerçek dostları/oraya layık olanlar yalnızca muttakiler/günahlardan korunanlardır. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.

Türkçe Meal

35Onların Beytin yanında ibadet diye yaptıkları şey, ıslık çalarak ve el çırparak/gerçek ibadete engel olmaktan ibarettir. Öyleyse gerçeği örtbas etmenizden dolayı tadın bakalım azabı!

İlgili ayetler

İlgili ayetler

34Tevbe 17Tevbe 19Fetih 25

Ayet 36–37

2 ayet

Enfal 36

Enfal 37

اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ لِيَصُدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ فَسَيُنْفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَۙ ۝٣٦ لِيَم۪يزَ اللّٰهُ الْخَب۪يثَ مِنَ الطَّيِّبِ وَيَجْعَلَ الْخَب۪يثَ بَعْضَهُ عَلٰى بَعْضٍ فَيَرْكُمَهُ جَم۪يعًا فَيَجْعَلَهُ ف۪ي جَهَنَّمَۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟ ۝٣٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

36İnne-lleẕîne keferû yünfiḳûne emvâlehüm liyeṣuddû ʿan sebîli-llâh. feseyünfiḳûnehâ ŝümme tekûnü ʿaleyhim ḥasraten ŝümme yuglebûn. velleẕîne keferû ilâ cehenneme yuḥşerûn.

Okunuş

37Liyemîze-llâhü-lḫabîŝe mine-ṭṭayyibi veyecʿale-lḫabîŝe baʿḍahû ʿalâ baʿḍin feyerkümehû cemîʿan feyecʿalehû fî cehennem. ülâike hümü-lḫâsirûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

36Küfre sapanlar mallarını Allah’ın yolundan alıkoymak için harcarlar. Daha çok harcayacaklar. Sonra bu onların pişmanlığı olacak ardından yenilgiye uğrayacaklar. Ve sonunda o küfre sapanlar cehennemde toplanacaklar.

Türkçe Meal

37Böylece Allah, pis olanı temiz olandan ayıracak ve pis olanları birbiri üzerine yığıp hepsini bir araya toplayacak ve hepsini cehenneme dolduracak. İşte bunlar gerçekten kaybedenlerdir.

Ayet 38

1 ayet

Enfal 38

قُلْ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ يَنْتَهُوا يُغْفَرْ لَهُمْ مَا قَدْ سَلَفَۚ وَاِنْ يَعُودُوا فَقَدْ مَضَتْ سُنَّتُ الْاَوَّل۪ينَ ۝٣٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

38Ḳul lilleẕîne keferû iy yentehû yugfer lehüm mâ ḳad selef. veiy yeʿûdû feḳad meḍat sünnetü-lʾevvelîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

38Küfre saplananlara, eğer vazgeçerlerse önceden yaptıklarının bağışlanacağını, fakat tekrar eskiye dönerlerse, öncekilere uygulanan Allah’ın sünnetinin/kanunlarının gözleri önünde olduğunu söyle!

İlgili ayetler

Ayet 39–40

2 ayet

Enfal 39

Enfal 40

وَقَاتِلُوهُمْ حَتّٰى لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدّ۪ينُ كُلُّهُ لِلّٰهِۚ فَاِنِ انْتَهَوْا فَاِنَّ اللّٰهَ بِمَا يَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ ۝٣٩ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَوْلٰيكُمْۜ نِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪يرُ ۝٤٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

39Veḳâtilûhüm ḥattâ lâ tekûne fitnetüv veyekûne-ddînü küllühû lillâh. feini-ntehev feinne-llâhe bimâ yaʿmelûne beṣîr.

Okunuş

40Vein tevellev faʿlemû enne-llâhe mevlâküm. niʿme-lmevlâ veniʿme-nneṣîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

39İnanca yapılan baskı ve zulüm ortadan kalkıp din tamamen Allah’ın oluncaya/inanç özgürlüğü sağlanıncaya kadar onlarla savaşın! Eğer baskı ve zulümden vazgeçerlerse, Allah onların yaptıklarını görmektedir.

Türkçe Meal

40Eğer baskı ve zulme dönerlerse bilin ki, Allah sizin mevlanızdır/koruyucunuzdur. O ne güzel mevlâdır/koruyucudur ve ne güzel yardımcıdır!

İlgili ayetler

Ayet 41

1 ayet

Enfal 41

وَاعْلَمُٓوا اَنَّمَا غَنِمْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَاَنَّ لِلّٰهِ خُمُسَهُ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ اِنْ كُنْتُمْ اٰمَنْتُمْ بِاللّٰهِ وَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا يَوْمَ الْفُرْقَانِ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ۝٤١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

41Vaʿlemû ennemâ ganimtüm min şeyʾin feenne lillâhi ḫumüsehû velirrasûli veliẕi-lḳurbâ velyetâmâ velmesâkîni vebni-ssebîli in küntüm âmentüm billâhi vemâ enzelnâ ʿalâ ʿabdinâ yevme-lfürḳâni yevme-lteḳe-lcemʿân. vellâhü ʿalâ külli şeyʾin ḳadîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

41Eğer siz, Allah’a ve iki ordunun karşılaştığı, hak ile batılın ayrıştığı o gün kulumuza indirdiğimiz vahye Kuran’a ve zafere inanıyorsanız savaşta elde ettiğiniz ganimetlerin beşte birinin Allah’a, Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisine ve onun yakınlarına, yetimlere, fakirlere ve yolda kalmışlara ait olduğunu bilin. Zira Allah her şeye bir ölçü koyandır.

Ayet 42

1 ayet

Enfal 42

اِذْ اَنْتُمْ بِالْعُدْوَةِ الدُّنْيَا وَهُمْ بِالْعُدْوَةِ الْقُصْوٰى وَالرَّكْبُ اَسْفَلَ مِنْكُمْۜ وَلَوْ تَوَاعَدْتُمْ لَاخْتَلَفْتُمْ فِي الْم۪يعَادِۙ وَلٰكِنْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ اَمْرًا كَانَ مَفْعُولًاۙ لِيَهْلِكَ مَنْ هَلَكَ عَنْ بَيِّنَةٍ وَيَحْيٰى مَنْ حَيَّ عَنْ بَيِّنَةٍۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَسَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ ۝٤٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

42İẕ entüm bilʿudveti-ddünyâ vehüm bilʿudveti-lḳuṣvâ verrakbü esfele minküm. velev tevâʿattüm laḫteleftüm fi-lmîʿâdi velâkil liyaḳdiye-llâhü emran kâne mefʿûlel liyehlike men heleke ʿam beyyinetiv veyaḥyâ men ḥayye ʿam beyyineh. veinne-llâhe lesemîʿun ʿalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

42Hani siz vadinin Medine’ye yakın kuzey yamacında, onlar da Medine’ye uzak güney yamacındaydılar; kervan ise sizden daha aşağıda deniz tarafındaydı. Sözleşmiş olsaydınız bile bu kadar tutturamaz ihtilaf ederdiniz, ama Allah, helak olan bir belge ile helak olsun, kazanan da bir belge ile kazansın diye bir oldu bitti ile sizi savaşla yüz yüze getirdi. Şüphesiz Allah, işiten ve bilendir.

İlgili ayetler

Ayet 43–44

2 ayet

Enfal 43

Enfal 44

اِذْ يُر۪يكَهُمُ اللّٰهُ ف۪ي مَنَامِكَ قَل۪يلًاۜ وَلَوْ اَرٰيكَهُمْ كَث۪يرًا لَفَشِلْتُمْ وَلَتَنَازَعْتُمْ فِي الْاَمْرِ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ سَلَّمَۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ ۝٤٣ وَاِذْ يُر۪يكُمُوهُمْ اِذِ الْتَقَيْتُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِكُمْ قَل۪يلًا وَيُقَلِّلُكُمْ ف۪ٓي اَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِيَ اللّٰهُ اَمْرًا كَانَ مَفْعُولًاۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟ ۝٤٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

43İẕ yürîkehümü-llâhü fî menâmike ḳalîlâ. velev erâkehüm keŝîral lefeşiltüm veletenâzaʿtüm fi-lʾemri velâkinne-llâhe sellem. innehû ʿalîmüm biẕâti-ṣṣudûr.

Okunuş

44Veiẕ yürîkümûhüm iẕi-tteḳaytüm fî aʿyüniküm ḳalîlev veyüḳallilüküm fî aʿyünihim liyaḳdiye-llâhü emran kâne mefʿûlâ. veile-llâhi türceʿu-lʾümûr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

43Allah, onları senin gözünde az gösteriyordu. Eğer çok göstermiş olsaydı, yılgınlığa düşer savaşıp savaşmama konusunda ihtilafa düşerdiniz. Fakat Allah sizi bu sıkıntıdan selamette tuttu, zira O kalplerde olan korku ve endişeleri bilendir.

Türkçe Meal

44Hani siz düşmanla karşılaştığınızda onları sizin gözünüzde az gösteriyor, onların gözünde de sizi az gösteriyordu ki Allah olması gerekeni gerçekleştirsin. Zaten her iş ve oluş döner dolaşır sonunda Allah’a ulaşır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

44Âl-i İmran 179Nûr 55

Ayet 45

1 ayet

Enfal 45

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا لَق۪يتُمْ فِئَةً فَاثْبُتُوا وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَث۪يرًا لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ ۝٤٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

45Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ leḳîtüm fieten feŝbütû veẕkürü-llâhe keŝîral leʿalleküm tüfliḥûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

45Ey iman edenler! Bir düşman topluluğu ile karşılaştığınızda sağlam ve sıkı durun Allah’ı çokça anın ki zafere ulaşasınız.

Ayet 46–47

2 ayet

Enfal 46

Enfal 47

وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ ر۪يحُكُمْ وَاصْبِرُواۜ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِر۪ينَۚ ۝٤٦ وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ خَرَجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بَطَرًا وَرِئَٓاءَ النَّاسِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُح۪يطٌ ۝٤٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

46Veeṭîʿü-llâhe verasûlehû velâ tenâzaʿû fetefşelû veteẕhebe rîḥuküm vaṣbirû. inne-llâhe meʿa-ṣṣâbirîn.

Okunuş

47Velâ tekûnû kelleẕîne ḫaracû min diyârihim beṭarav veriâe-nnâsi veyeṣuddûne ʿan sebîli-llâh. vellâhü bimâ yaʿmelûne müḥîṭ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

46Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisine itaat edin, birbirinizle didişmeyin, aksi halde direncinizi yitirir güç kaybedip dağılırsınız. Karşılaştığınız zorluklara karşı direnç gösterin, zira Allah direnenlerle beraberdir.

Türkçe Meal

47Yurtlarından kibir ve gururla insanlara gösteriş yaparak çıkan ve insanları Allah yolundan alıkoyanlar gibi davranmayın! Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.

Ayet 48–49

2 ayet

Enfal 48

Enfal 49

وَاِذْ زَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ الْيَوْمَ مِنَ النَّاسِ وَاِنّ۪ي جَارٌ لَكُمْۚ فَلَمَّا تَرَٓاءَتِ الْفِئَتَانِ نَكَصَ عَلٰى عَقِبَيْهِ وَقَالَ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِنْكُمْ اِنّ۪ٓي اَرٰى مَا لَا تَرَوْنَ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَۜ وَاللّٰهُ شَد۪يدُ الْعِقَابِ۟ ۝٤٨ اِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ غَرَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ د۪ينُهُمْۜ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ ۝٤٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

48Veiẕ zeyyene lehümü-şşeyṭânü aʿmâlehüm veḳâle lâ gâlibe lekümü-lyevme mine-nnâsi veinnî cârul leküm. felemmâ terâeti-lfietâni nekeṣa ʿalâ ʿaḳibeyhi veḳâle innî berîüm minküm innî erâ mâ lâ teravne innî eḫâfü-llâh. vellâhü şedîdü-lʿiḳâb.

Okunuş

49İẕ yeḳûlü-lmünâfiḳûne velleẕîne fî ḳulûbihim meraḍun garra hâülâi dînühüm. vemey yetevekkel ʿale-llâhi feinne-llâhe ʿazîzün ḥakîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

48O zaman şeytan onların yaptıklarını kendilerine süslü göstererek şöyle dedi:
– Bugün hiç bir güç sizi mağlup edemez, çünkü ben sizin yanınızdayım. Fakat iki ordu karşı karşıya gelince:
– Artık ben sizin yanınızda değilim, zira ben sizin görmediğinizi görüyorum, üstelik Allah’tan da korkuyorum, çünkü Allah’ın cezalandırması çok şiddetlidir, diyerek kaçıp gitti.

Türkçe Meal

49İnanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: (Müslümanlar için)
– İşte bunları dinleri aldatmış, diyorlardı. Oysa kim Allah’a güvenirse bilmelidir ki Allah üstün kudret sahibidir ve hükmünde doğru karar verendir.

Ayet 50–51

2 ayet

Enfal 50

Enfal 51

وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ يَتَوَفَّى الَّذ۪ينَ كَفَرُواۙ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْۚ وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ ۝٥٠ ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يكُمْ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِۙ ۝٥١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

50Velev terâ iẕ yeteveffe-lleẕîne keferü-lmelâiketü yaḍribûne vucûhehüm veedbârahüm. veẕûḳû ʿaẕâbe-lḥarîḳ.

Okunuş

51Ẕâlike bimâ ḳaddemet eydîküm veenne-llâhe leyse biżallâmil lilʿabîd.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

50Melekler, o küfre sapanların suratlarına ve sırtlarına vura vura canlarını alırken tadın bakalım yakıcı azabın tadını! Dediklerinde onların halini bir görmeliydin.

Türkçe Meal

51İşte bu, kendi ellerinizle yaptıklarınızın karşılığıdır, yoksa Allah’ın kullarına zulmetme ihtimali yoktur.

Ayet 52–54

3 ayet

Enfal 52

Enfal 53

Enfal 54

كَدَاْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَاَخَذَهُمُ اللّٰهُ بِذُنُوبِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ شَد۪يدُ الْعِقَابِ ۝٥٢ ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ لَمْ يَكُ مُغَيِّرًا نِعْمَةً اَنْعَمَهَا عَلٰى قَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْۙ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۙ ۝٥٣ كَدَاْبِ اٰلِ فِرْعَوْنَۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْۚ فَاَهْلَكْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْ وَاَغْرَقْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَۚ وَكُلٌّ كَانُوا ظَالِم۪ينَ ۝٥٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

52Kedeʾbi âli firʿavne velleẕîne min ḳablihim. keferû biâyâti-llâhi feeḫaẕehümü-llâhü biẕünûbihim. inne-llâhe ḳaviyyün şedîdü-lʿiḳâb.

Okunuş

53Ẕâlike bienne-llâhe lem yekü mügayyiran niʿmeten enʿamehâ ʿalâ ḳavmin ḥattâ yügayyirû mâ bienfüsihim veenne-llâhe semîʿun ʿalîm.

Okunuş

54Kedeʾbi âli firʿavne velleẕîne min ḳablihim. keẕẕebû biâyâti rabbihim. feehleknâhüm biẕünûbihim veagraḳnâ âle firʿavn. veküllün kânû żâlimîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

52Onların tavır ve tutumları tıpkı Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin tavır ve tutumları gibidir. Onlar Allah’ın ayetlerini örtbas edip inanmayarak kâfir oldular. Allah da, onları günahları sebebiyle cezalandırdı, şüphesiz ki Allah, çok güçlüdür ve cezalandırması da çok şiddetlidir.

Türkçe Meal

53İşte bu, bir toplum kendi öz benliğini değiştirmedikçe Allah’ın da o topluma verdiği nimetleri değiştirmeyeceği gerçeğinden dolayıdır. Zaten Allah her şeyi işitir ve bilir.

Türkçe Meal

54Evet onların tavır ve gidişatı tıpkı Firavun hanedanı ve onlardan öncekilerin gidişatı gibidir. Onlar Rablerinin ayetleri karşısında yalana sarıldılar, biz de onları günahları sebebiyle helak ettik. Firavun hanedanını da suda boğduk. Onların her biri zulme devam ederek günaha batmışlardı.

Ayet 55–57

3 ayet

Enfal 55

Enfal 56

Enfal 57

اِنَّ شَرَّ الدَّوَٓابِّ عِنْدَ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَۚ ۝٥٥ اَلَّذ۪ينَ عَاهَدْتَ مِنْهُمْ ثُمَّ يَنْقُضُونَ عَهْدَهُمْ ف۪ي كُلِّ مَرَّةٍ وَهُمْ لَا يَتَّقُونَ ۝٥٦ فَاِمَّا تَثْقَفَنَّهُمْ فِي الْحَرْبِ فَشَرِّدْ بِهِمْ مَنْ خَلْفَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ ۝٥٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

55İnne şerra-ddevâbbi ʿinde-llâhi-lleẕîne keferû fehüm lâ yüʾminûn.

Okunuş

56Elleẕîne ʿâhette minhüm ŝümme yenḳuḍûne ʿahdehüm fî külli merrativ vehüm lâ yetteḳûn.

Okunuş

57Feimmâ teŝḳafennehüm fi-lḥarbi feşerrid bihim men ḫalfehüm leʿallehüm yeẕẕekkerûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

55Allah katında yeryüzündeki canlıların en kötüsü gerçeği örtbas eden kâfirlerdir, artık bunlar iman edip mümin olmazlar.

Türkçe Meal

56Kendileriyle ahit yaptıktan sonra her seferinde sorumsuzca bu ahdi/antlaşmayı bozanlara gelince:

Türkçe Meal

57Savaşta onları yakalarsan geriden gelenlere ibret olsun diye darmadağın et ki, akıllarını başlarına alsınlar.

Ayet 58–59

2 ayet

Enfal 58

Enfal 59

وَاِمَّا تَخَافَنَّ مِنْ قَوْمٍ خِيَانَةً فَانْبِذْ اِلَيْهِمْ عَلٰى سَوَٓاءٍۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْخَٓائِن۪ينَ۟ ۝٥٨ وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَبَقُواۜ اِنَّهُمْ لَا يُعْجِزُونَ ۝٥٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

58Veimmâ teḫâfenne min ḳavmin ḫiyâneten fembiẕ ileyhim ʿalâ sevâʾ. inne-llâhe lâ yüḥibbü-lḫâinîn.

Okunuş

59Velâ yaḥsebenne-lleẕîne keferû sebeḳû. innehüm lâ yüʿcizûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

58Bir topluluğun antlaşmaya ihaneti besbelli olduğunda onlarla yapılan antlaşmayı geçersiz saydığını ilan et! Zira Allah hainleri hiç sevmez.

Türkçe Meal

59O küfre sapanlar bizi atlatacaklarını sanmasınlar. Çünkü onlar elimizden asla kurtulamazlar.

Ayet 60

1 ayet

Enfal 60

وَاَعِدُّوا لَهُمْ مَا اسْتَطَعْتُمْ مِنْ قُوَّةٍ وَمِنْ رِبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِه۪ عَدُوَّ اللّٰهِ وَعَدُوَّكُمْ وَاٰخَر۪ينَ مِنْ دُونِهِمْۚ لَا تَعْلَمُونَهُمْۚ اَللّٰهُ يَعْلَمُهُمْۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ ۝٦٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

60Veeʿiddû lehüm me-steṭaʿtüm min ḳuvvetiv vemir ribâṭi-lḫayli türhibûne bihî ʿadüvve-llâhi veʿadüvveküm veâḫarîne min dûnihim. lâ taʿlemûnehüm. allâhü yaʿlemühüm. vemâ tünfiḳû min şeyʾin fî sebîli-llâhi yüveffe ileyküm veentüm lâ tużlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

60Allah’ın düşmanı ve dolayısıyla sizin de düşmanınız olan ve henüz sizin bilmediğiniz ama Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutup caydırmak için elinizden geldiği kadar güç kuvvet ve savaş atları hazırlayın! Bunun için Allah yolunda sarf ettiğiniz her bir şey hiçbir eksiltme olmadan size geri ödenecektir.

Ayet 61–62

2 ayet

Enfal 61

Enfal 62

وَاِنْ جَنَحُوا لِلسَّلْمِ فَاجْنَحْ لَهَا وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ ۝٦١ وَاِنْ يُر۪يدُٓوا اَنْ يَخْدَعُوكَ فَاِنَّ حَسْبَكَ اللّٰهُۜ هُوَ الَّذ۪ٓي اَيَّدَكَ بِنَصْرِه۪ وَبِالْمُؤْمِن۪ينَۙ ۝٦٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

61Vein ceneḥû lisselmi fecnaḥ lehâ vetevekkel ʿale-llâh. innehû hüve-ssemîʿu-lʿalîm.

Okunuş

62Veiy yürîdû ey yaḫdeʿûke feinne ḥasbeke-llâh. hüve-lleẕî eyyedeke binaṣrihî vebilmüʾminîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

61Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de barıştan yana ol! Ve her daim Allah’a güven. Şüphesiz O her şeyi işitir ve bilir.

Türkçe Meal

62Eğer barış teklifi ile seni aldatmak isterlerse, şüphesiz ki Allah sana yeter. O’dur seni yardımıyla ve müminlerle güçlendiren.

Ayet 63

1 ayet

Enfal 63

وَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْۜ لَوْ اَنْفَقْتَ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا مَٓا اَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ اَلَّفَ بَيْنَهُمْۜ اِنَّهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ ۝٦٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

63Veellefe beyne ḳulûbihim. lev enfaḳte mâ fi-lʾarḍi cemîʿam mâ ellefte beyne ḳulûbihim velâkinne-llâhe ellefe beynehüm. innehû ʿazîzün ḥakîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

63Zira Allah, onların kalplerinin arasını kaynaştırdı. Sen yeryüzünde olan bütün serveti harcasaydın bile onların kalplerinin arasını uzlaştıramazdın, fakat Allah onların arasını kaynaştırdı, çünkü o üstün kudret sahibidir ve her hükmünde doğru karar verendir.

İlgili ayetler

Ayet 64–66

3 ayet

Enfal 64

Enfal 65

Enfal 66

يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ حَسْبُكَ اللّٰهُ وَمَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ۟ ۝٦٤ يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ حَرِّضِ الْمُؤْمِن۪ينَ عَلَى الْقِتَالِۜ اِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ عِشْرُونَ صَابِرُونَ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِۚ وَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ يَغْلِبُٓوا اَلْفًا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ ۝٦٥ اَلْـٰٔنَ خَفَّفَ اللّٰهُ عَنْكُمْ وَعَلِمَ اَنَّ ف۪يكُمْ ضَعْفًاۜ فَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِائَةٌ صَابِرَةٌ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِۚ وَاِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ اَلْفٌ يَغْلِبُٓوا اَلْفَيْنِ بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِر۪ينَ ۝٦٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

64Yâ eyyühe-nnebiyyü ḥasbüke-llâhü vemeni-ttebeʿake mine-lmüʾminîn.

Okunuş

65Yâ eyyühe-nnebiyyü ḥarriḍi-lmüʾminîne ʿale-lḳitâl. iy yeküm minküm ʿişrûne ṣâbirûne yaglibû mieteyn. veiy yeküm minküm mietüy yaglibû elfem mine-lleẕîne keferû biennehüm ḳavmül lâ yefḳahûn.

Okunuş

66Elʾâne ḫaffefe-llâhü ʿanküm veʿalime enne fîküm ḍaʿfâ. feiy yeküm minküm mietün ṣâbiratüy yaglibû mieteyn. veiy yeküm minküm elfüy yaglibû elfeyni biiẕni-llâh. vellâhü meʿa-ṣṣâbirîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

64– Ey Nebi! Sana ve sana uyan müminlere yar ve yardımcı olarak Allah yeter.

Türkçe Meal

65– Ey Nebi! Müminleri savaş hususunda yüreklendir, sizden çıkacak dirençli ve cesur yirmi kişi iki yüz kâfiri yenebilir, eğer sizden yüz kişi olursa kâfirlerden bin kişiyi yenebilir, çünkü onlar Allah yolunda can vermenin değerini anlamıyorlar.

Türkçe Meal

66Allah, içinde bulunduğunuz durum itibariyle ve sizdeki zaafı bilmesinden dolayı yükünüzü hafifletti. Bu durumda bile sizden çıkacak yüz dirençli ve cesur yiğit iki yüz kişiyi yenebilir. Eğer sizden bin kişi çıkarsa bu durumda da Allah’ın izniyle iki bin kişiyi mağlup edebilir. Zira Allah, davasında direnenlerle beraberdir.

Ayet 67

1 ayet

Enfal 67

مَا كَانَ لِنَبِيٍّ اَنْ يَكُونَ لَهُٓ اَسْرٰى حَتّٰى يُثْخِنَ فِي الْاَرْضِۜ تُر۪يدُونَ عَرَضَ الدُّنْيَاۗ وَاللّٰهُ يُر۪يدُ الْاٰخِرَةَۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ ۝٦٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

67Mâ kâne linebiyyin ey yekûne lehû esrâ ḥattâ yüŝḫine fi-lʾarḍ. türîdûne ʿaraḍa-ddünyâ. vellâhü yürîdü-lʾâḫirah. vellâhü ʿazîzün ḥakîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

67Bir Nebiye savaş esnasında düşmana ezici bir üstünlük sağlamadıkça esir alması yakışmaz. Siz geçici dünyanın mal ve servetini istiyorsunuz, Allah ise ahireti kazanmanızı istiyor, zira Allah mutlak güç sahibi ve her hükmünde doğru karar verendir.

İlgili ayetler

Ayet 68–69

2 ayet

Enfal 68

Enfal 69

لَوْلَا كِتَابٌ مِنَ اللّٰهِ سَبَقَ لَمَسَّكُمْ ف۪يمَٓا اَخَذْتُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ ۝٦٨ فَكُلُوا مِمَّا غَنِمْتُمْ حَلَالًا طَيِّبًاۘ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟ ۝٦٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

68Levlâ kitâbüm mine-llâhi sebeḳa lemesseküm fîmâ eḫaẕtüm ʿaẕâbün ʿażîm.

Okunuş

69Fekülû mimmâ ganimtüm ḥalâlen ṭayyibâ. vetteḳu-llâh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

68Eğer daha önce Allah’tan verilmiş bir karar ve yasa olmasaydı, aldığın fidye ve ganimetten dolayı size büyük bir azap dokunurdu.

Türkçe Meal

69Artık elde ettiğiniz ganimetlerin temiz ve helal olanından istifade edin. Allah’a karşı sorumlu davranın, şüphesiz ki Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır.

Ayet 70

1 ayet

Enfal 70

يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِمَنْ ف۪ٓي اَيْد۪يكُمْ مِنَ الْاَسْرٰٓىۙ اِنْ يَعْلَمِ اللّٰهُ ف۪ي قُلُوبِكُمْ خَيْرًا يُؤْتِكُمْ خَيْرًا مِمَّٓا اُخِذَ مِنْكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ ۝٧٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

70Yâ eyyühe-nnebiyyü ḳul limen fî eydîküm mine-lʾesrâ iy yaʿlemi-llâhü fî ḳulûbiküm ḫayray yüʾtiküm ḫayram mimmâ üḫiẕe minküm veyagfir leküm. vellâhü gafûrur raḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

70– Ey Nebi, elinizde bulunan esirlere deki:
– Allah kalbinizde imanın yerleştiğini görürse, size sizden alınan ganimetlerden daha iyisini bahşedecek ve sizi bağışlayacak zira Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve bitimsiz bir merhamet kaynağıdır.

İlgili ayetler

Ayet 71

1 ayet

Enfal 71

وَاِنْ يُر۪يدُوا خِيَانَتَكَ فَقَدْ خَانُوا اللّٰهَ مِنْ قَبْلُ فَاَمْكَنَ مِنْهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ ۝٧١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

71Veiy yürîdû ḫiyâneteke feḳad ḫânü-llâhe min ḳablü feemkene minhüm. vellâhü ʿalîmün ḥakîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

71Esirler sana ihanet etmek isterlerse, zaten onlar daha önce de Allah’a hainlik etmişlerdi. Allah sana, onların hakkından gelmeyi nasip etmişti. Allah niyetleri bilen ve hükmünde doğru karar verendir.

Ayet 72

1 ayet

Enfal 72

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالَّذ۪ينَ اٰوَوْا وَنَصَرُٓوا اُو۬لٰٓئِكَ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَمْ يُهَاجِرُوا مَا لَكُمْ مِنْ وَلَايَتِهِمْ مِنْ شَيْءٍ حَتّٰى يُهَاجِرُواۚ وَاِنِ اسْتَنْصَرُوكُمْ فِي الدّ۪ينِ فَعَلَيْكُمُ النَّصْرُ اِلَّا عَلٰى قَوْمٍ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ م۪يثَاقٌۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ ۝٧٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

72İnne-lleẕîne âmenû vehâcerû vecâhedû biemvâlihim veenfüsihim fî sebîli-llâhi velleẕîne evev veneṣarû ülâike baʿḍuhüm evliyâü baʿḍ. velleẕîne âmenû velem yühâcirû mâ leküm miv velâyetihim min şeyʾin ḥattâ yühâcirû. veini-stenṣarûküm fi-ddîni feʿaleykümü-nnaṣru illâ ʿalâ ḳavmim beyneküm vebeynehüm mîŝâḳun. vellâhü bimâ taʿmelûne beṣîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

72İman eden, imanı uğrunda hicret eden, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla üstün gayret sarf eden müminlerle onları bağrına basıp yardım eden müminler, işte onlar birbirlerinin evliyası/dostu ve yardımcısıdır. Fakat iman etmiş ama henüz küfür diyarından hicret etmemiş olanlara hicret edinceye kadar onları koruyup kollama sorumluluğunuz yoktur. Bununla birlikte dini baskı ve zulümden dolayı sizden yardım isterlerse onlara yardım etmek size bir zorunluluktur. Fakat bu yardım kendileriyle saldırmazlık misak/antlaşması yaptığınız bir toplumun aleyhine olmasın. Allah yaptıklarınızın tümünü görmektedir.

Ayet 73

1 ayet

Enfal 73

وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۜ اِلَّا تَفْعَلُوهُ تَكُنْ فِتْنَةٌ فِي الْاَرْضِ وَفَسَادٌ كَب۪يرٌۜ ۝٧٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

73Velleẕîne keferû baʿḍuhüm evliyâü baʿḍ. illâ tefʿalûhü tekün fitnetün fi-lʾarḍi vefesâdün kebîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

73Kâfirler birbirlerinin evliyası/dostları ve destekçileridir. Eğer siz de birbirinizin dostu ve destekçisi olmazsanız yeryüzünde inanca karşı baskı, zulüm ve korkunç bir fesat olacaktır.

Ayet 74

1 ayet

Enfal 74

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالَّذ۪ينَ اٰوَوْا وَنَصَرُٓوا اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّاۜ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ ۝٧٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

74Velleẕîne âmenû vehâcerû vecâhedû fî sebîli-llâhi velleẕîne evev veneṣarû ülâike hümü-lmüʾminûne ḥaḳḳâ. lehüm magfiratüv verizḳun kerîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

74İman edip, imanı uğrunda hicret eden, Allah yolunda üstün gayret gösterenlerle, onlara kucak açıp barındıran ve yardım edenler var ya işte onlar gerçek müminlerdir. Bunlara engin bir bağış ve güzel bir rızık vardır.

Ayet 75

1 ayet

Enfal 75

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْ بَعْدُ وَهَاجَرُوا وَجَاهَدُوا مَعَكُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ مِنْكُمْۜ وَاُو۬لُوا الْاَرْحَامِ بَعْضُهُمْ اَوْلٰى بِبَعْضٍ ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ ۝٧٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

75Velleẕîne âmenû mim baʿdü vehâcerû vecâhedû meʿaküm feülâike minküm. veülü-lʾerḥâmi baʿḍuhüm evlâ bibaʿḍin fî kitâbi-llâh. inne-llâhe bikülli şeyʾin ʿalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

75Daha sonra iman eden, hicret eden ve sizin yanınızda cihat edenler, işte bunlar da sizdendir. Bunun yanında bir de akrabalık bağı bulunanlar Allah’ın kitabında/yasasında birbirlerine daha yakındırlar. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir.

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Bakara, sonra Âl-i İmran indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla