Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْبَقَرَةِ مَدَنِيَّةٌ آيَاتُهَا ٢٨٦

Bakara Sûresi Meali

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça

Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Ayet 1–5

5 ayet

Bakara 1

Bakara 2

Bakara 3

Bakara 4

Bakara 5

الٓمٓۚ ۝١ ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ ۝٢ اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ ۝٣ وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ ۝٤ اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ ۝٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Elif-lâm-mîm.

Okunuş

2Ẕâlike-lkitâbü lâ raybe fîh. hüdel lilmütteḳîn.

Okunuş

3Elleẕîne yüʾminûne bilgaybi veyüḳîmûne-ṣṣalâte vemimmâ razaḳnâhüm yünfiḳûn.

Okunuş

4Velleẕîne yüʾminûne bimâ ünzile ileyke vemâ ünzile min ḳablik. vebilʾâḫirati hüm yûḳinûn.

Okunuş

5Ülâike ʿalâ hüdem mir rabbihim veülâike hümü-lmüfliḥûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

1Elif. Lam. Mim.

Türkçe Meal

2Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için doğru yol kılavuzu olan işte bu kitabın içinde hiçbir şüpheye yer yoktur.

Türkçe Meal

3O korunmak isteyenler ki; gayba/Kuran’da bildirilenlere inanır, namazı kılar ve verdiğimiz rızıktan harcarlar.

Türkçe Meal

4Yine bunlar; sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilenlere ve ahirete de kesin olarak inanırlar.

Türkçe Meal

5İşte bunlar Rablerinin rehberliğinde olanlardır ve işte bunlardır kurtuluşa erecek olanlar.

Ayet 6–7

2 ayet

Bakara 6

Bakara 7

اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ ۝٦ خَتَمَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَعَلٰى سَمْعِهِمْۜ وَعَلٰٓى اَبْصَارِهِمْ غِشَاوَةٌۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ۟ ۝٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

6İnne-lleẕîne keferû sevâün ʿaleyhim eenẕertehüm em lem tünẕirhüm lâ yüʾminûn.

Okunuş

7Ḫateme-llâhü ʿalâ ḳulûbihim veʿalâ semʿihim. veʿalâ ebṣârihim gişâveh. velehüm ʿaẕâbün ʿażîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

6Gerçeği örtbas eden kâfirlere gelince; onları uyarsan da uyarmasan da fark etmez, onlar artık inanmazlar.

Türkçe Meal

7O kâfirler Allah’ın yol gösterici kitabı Kuran’a kalplerini ve kulaklarını kapatmış gözleri ile görmek istememişler ve azabı hak etmişlerdir.

İlgili ayetler

Ayet 8–16

9 ayet

Bakara 8

Bakara 9

Bakara 10

Bakara 11

Bakara 12

Bakara 13

Bakara 14

Bakara 15

Bakara 16

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَبِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَمَا هُمْ بِمُؤْمِن۪ينَۢ ۝٨ يُخَادِعُونَ اللّٰهَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚ وَمَا يَخْدَعُونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَۜ ۝٩ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌۙ فَزَادَهُمُ اللّٰهُ مَرَضًاۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ بِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ ۝١٠ وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِۙ قَالُٓوا اِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ ۝١١ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْمُفْسِدُونَ وَلٰكِنْ لَا يَشْعُرُونَ ۝١٢ وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا كَمَٓا اٰمَنَ النَّاسُ قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ كَمَٓا اٰمَنَ السُّفَهَٓاءُۜ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ السُّفَهَٓاءُ وَلٰكِنْ لَا يَعْلَمُونَ ۝١٣ وَاِذَا لَقُوا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قَالُٓوا اٰمَنَّاۚ وَاِذَا خَلَوْا اِلٰى شَيَاط۪ينِهِمْۙ قَالُٓوا اِنَّا مَعَكُمْۙ اِنَّمَا نَحْنُ مُسْتَهْزِؤُ۫نَ ۝١٤ اَللّٰهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ ۝١٥ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الضَّلَالَةَ بِالْهُدٰىۖ فَمَا رَبِحَتْ تِجَارَتُهُمْ وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ ۝١٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

8Vemine-nnâsi mey yeḳûlü âmennâ billâhi vebilyevmi-lʾâḫiri vemâ hüm bimüʾminîn.

Okunuş

9Yüḫâdiʿûne-llâhe velleẕîne âmenû. vemâ yaḫdeʿûne illâ enfüsehüm vemâ yeşʿurûn.

Okunuş

10Fî ḳulûbihim meraḍun fezâdehümü-llâhü meraḍâ. velehüm ʿaẕâbün elîmüm bimâ kânû yekẕibûn.

Okunuş

11Veiẕâ ḳîle lehüm lâ tüfsidû fi-lʾarḍi ḳâlû innemâ naḥnü muṣliḥûn.

Okunuş

12Elâ innehüm hümü-lmüfsidûne velâkil lâ yeşʿurûn.

Okunuş

13Veiẕâ ḳîle lehüm âminû kemâ âmene-nnâsü ḳâlû enüʾminü kemâ âmene-ssüfehâʾ. elâ innehüm hümü-ssüfehâü velâkil lâ yaʿlemûn.

Okunuş

14Veiẕâ leḳu-lleẕîne âmenû ḳâlû âmennâ. veiẕâ ḫalev ilâ şeyâṭînihim ḳâlû innâ meʿaküm innemâ naḥnü müstehziûn.

Okunuş

15Allâhü yestehziü bihim veyemüddühüm fî ṭugyânihim yaʿmehûn.

Okunuş

16Ülâike-lleẕîne-şteravu-ḍḍalâlete bilhüdâ. femâ rabiḥat ticâratühüm vemâ kânû mühtedîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

8İnsanlardan bir kısmı da Allah’a ve ahiret gününe inanmadıkları halde inandık derler, hâlbuki onlar mümin değillerdir.

Türkçe Meal

9Bununla Allah’ı ve inananları aldatmaya uğraşırlar, ama kendilerinden başkasını aldatamazlar da farkında olmazlar.

Türkçe Meal

10Onların kalplerinde hastalık vardır. Allah ile aldattıkları için hastalıkları artırmıştır. Onlara, yalan söylemelerinden dolayı acı veren azap vardır.

Türkçe Meal

11Onlara "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın." Denildiğinde "Bizler sadece düzelticiyiz." derler.

Türkçe Meal

12İyi bilin ki asıl bozguncular kendileridir, fakat farkında değillerdir.

Türkçe Meal

13Onlara "İman eden insanların inandığı gibi inanın!" denilince, "Beyinsizlerin inandığı gibi mi inanalım?" derler. Dikkat edin! Asıl beyinsizler kendileridir, fakat bilmezler.

Türkçe Meal

14İnananlarla karşılaştıklarında "İnandık" derler. Şeytanlarının yanına varınca da "Biz, sizinle beraberiz. Onlarla sadece alay ediyoruz" derler.

Türkçe Meal

15Allah onlara süre verir yanlıştan dönmeleri için ama onlar alaycı tutumları içinde şaşkın ve taşkınlıkları ile bocalarlar.

Türkçe Meal

16İşte bunlar, doğru yol yerine sapıklığı satın aldılar ama bu ticaretleri asla kâr etmedi ve onlar doğru yolu bulanlardan da olamadılar.

Ayet 17–20

4 ayet

Bakara 17

Bakara 18

Bakara 19

Bakara 20

مَثَلُهُمْ كَمَثَلِ الَّذِي اسْتَوْقَدَ نَارًاۚ فَلَمَّٓا اَضَٓاءَتْ مَا حَوْلَهُ ذَهَبَ اللّٰهُ بِنُورِهِمْ وَتَرَكَهُمْ ف۪ي ظُلُمَاتٍ لَا يُبْصِرُونَ ۝١٧ صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَۙ ۝١٨ اَوْ كَصَيِّبٍ مِنَ السَّمَٓاءِ ف۪يهِ ظُلُمَاتٌ وَرَعْدٌ وَبَرْقٌۚ يَجْعَلُونَ اَصَابِعَهُمْ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ مِنَ الصَّوَاعِقِ حَذَرَ الْمَوْتِۜ وَاللّٰهُ مُح۪يطٌ بِالْكَافِر۪ينَ ۝١٩ يَكَادُ الْبَرْقُ يَخْطَفُ اَبْصَارَهُمْۜ كُلَّمَٓا اَضَٓاءَ لَهُمْ مَشَوْا ف۪يهِۙ وَاِذَٓا اَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُواۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَاَبْصَارِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟ ۝٢٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

17Meŝelühüm kemeŝeli-lleẕi-stevḳade nârâ. felemmâ eḍâet mâ ḥavlehû ẕehebe-llâhü binûrihim veterakehüm fî żulümâtil lâ yübṣirûn.

Okunuş

18Ṣummüm bükmün ʿumyün fehüm lâ yerciʿûn.

Okunuş

19Ev keṣayyibim mine-ssemâi fîhi żulümâtüv veraʿdüv veberḳ. yecʿalûne eṣâbiʿahüm fî âẕânihim mine-ṣṣavâʿiḳi ḥaẕera-lmevt. vellâhü müḥîṭum bilkâfirîn.

Okunuş

20Yekâdü-lberḳu yaḫṭafü ebṣârahüm. küllemâ eḍâe lehüm meşev fîhi veiẕâ ażleme ʿaleyhim ḳâmû. velev şâe-llâhü leẕehebe bisemʿihim veebṣârihim. inne-llâhe ʿalâ külli şeyʾin ḳadîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

17Onların hali, çevresini aydınlatmak için ateş yakan kimsenin haline benzer. Ateş onun çevresini aydınlattığı sırada Allah onun ışığını giderir de hiçbir şey göremez bir halde onları karanlıklar içerisinde bırakıverir.

Türkçe Meal

18Onlar sağırdırlar, dilsizdirler ve kördürler. Artık bir daha dönemezler.

Türkçe Meal

19Yahut onların durumu gökten boşanan bir yağmura benzer. O yağmurda karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek vardır. Onlar yıldırımlardan ölüm korkusuyla parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar. Şüphesiz ki Allah bu kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır.

Türkçe Meal

20Şimşek sanki gözlerini kör edecek gibi olur; şimşek çevrelerini aydınlattığında onun ışığında yürürler, ortalık birden kararınca da orada dikilip öylece kalırlar. Eğer Allah isteseydi onların kulaklarını sağır ve gözlerini de kör ederdi. Zira Allah her şeye gücü yetendir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

20En’am 122Nûr 40

Ayet 21–22

2 ayet

Bakara 21

Bakara 22

يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اعْبُدُوا رَبَّكُمُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ ۝٢١ اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشًا وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقًا لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَادًا وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ ۝٢٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

21Yâ eyyühe-nnâsu-ʿbüdû rabbekümü-lleẕî ḫaleḳaküm velleẕîne min ḳabliküm leʿalleküm tetteḳûn.

Okunuş

22Elleẕî ceʿale lekümü-lʾarḍa firâşev vessemâe binaâ. veenzele mine-ssemâi mâen feaḫrace bihî mine-ŝŝemerâti rizḳal leküm. felâ tecʿalû lillâhi endâdev veentüm taʿlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

21Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize/sahibinize kulluk ediniz ki, O’na karşı gelmekten korunmuş olasınız.

Türkçe Meal

22O, yeryüzünü sizin için bir yaşam alanı kıldı, gökyüzünü de üzerinize bir bina yaptı. Gökten su indirerek de size rızık olsun diye onunla çeşit çeşit ürünler yetiştirdi. Bütün bunları bildiğiniz halde birilerini Allah’a denk tutmayın.

İlgili ayetler

Ayet 23–24

2 ayet

Bakara 23

Bakara 24

وَاِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِمَّا نَزَّلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا فَاْتُوا بِسُورَةٍ مِنْ مِثْلِه۪ۖ وَادْعُوا شُهَدَٓاءَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ ۝٢٣ فَاِنْ لَمْ تَفْعَلُوا وَلَنْ تَفْعَلُوا فَاتَّقُوا النَّارَ الَّت۪ي وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُۚ اُعِدَّتْ لِلْكَافِر۪ينَ ۝٢٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

23Vein küntüm fî raybim mimmâ nezzelnâ ʿalâ ʿabdinâ feʾtû bisûratim mim miŝlih. vedʿû şühedâeküm min dûni-llâhi in küntüm ṣâdiḳîn.

Okunuş

24Feil lem tefʿalû velen tefʿalû fetteḳu-nnâra-lletî veḳûdühe-nnâsü velḥicârah. üʿiddet lilkâfirîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

23Eğer kulumuza indirdiğimiz Kur’an’dan şüpheniz varsa ve iddianızda samimi iseniz Allah’ın berisinden tüm şahitlerinizi de yardıma çağırın da bunun benzeri bir sure de siz getirin.

Türkçe Meal

24Eğer bu işi yapamazsanız ki asla yapamayacaksınız, o zaman, kâfirler için hazırlanan ve yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten kendinizi koruyun.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

23Yunus 37Hûd 13

Ayet 25

1 ayet

Bakara 25

وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقًاۙ قَالُوا هٰذَا الَّذ۪ي رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَاُتُوا بِه۪ مُتَشَابِهًاۜ وَلَهُمْ ف۪يهَٓا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَهُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ ۝٢٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

25Vebeşşiri-lleẕîne âmenû veʿamilu-ṣṣâliḥâti enne lehüm cennâtin tecrî min taḥtihe-lʾenhâr. küllemâ ruziḳû minhâ min ŝemeratir rizḳan ḳâlû hâẕe-lleẕî ruziḳnâ min ḳablü veütû bihî müteşâbihâ. velehüm fîhâ ezvâcüm müṭahherâtüv vehüm fîhâ ḫâlidûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

25İman eden ve imanının gereği iyi ve güzel işler yapanlara, tabanından ırmakların çağladığı cennetler olduğunu müjdele! Ne zaman oradaki rızıklardan rızıklandırılsalar "Bu, daha önce de rızıklandığımız şey!" diyecekler. O rızıklar kendilerine dünyadakilerin bir benzeri olarak verilecektir ve orada onlar için tertemiz eşler de vardır ve onlar orada kalıcıdırlar.

Ayet 26–27

2 ayet

Bakara 26

Bakara 27

اِنَّ اللّٰهَ لَا يَسْتَحْي۪ٓ اَنْ يَضْرِبَ مَثَلًا مَا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَاۜ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۚ وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَيَقُولُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلًاۢ يُضِلُّ بِه۪ كَث۪يرًا وَيَهْد۪ي بِه۪ كَث۪يرًاۜ وَمَا يُضِلُّ بِه۪ٓ اِلَّا الْفَاسِق۪ينَۙ ۝٢٦ اَلَّذ۪ينَ يَنْقُضُونَ عَهْدَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ م۪يثَاقِه۪ۖ وَيَقْطَعُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ ۝٢٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

26İnne-llâhe lâ yestaḥyî ey yaḍribe meŝelem mâ beʿûḍaten femâ fevḳahâ. feemme-lleẕîne âmenû feyaʿlemûne ennehü-lḥaḳḳu mir rabbihim. veemme-lleẕîne keferû feyeḳûlûne mâẕâ erâde-llâhü bihâẕâ meŝelâ. yüḍillü bihî keŝîrav veyehdî bihî keŝîrâ. vemâ yüḍillü bihî ille-lfâsiḳîn.

Okunuş

27Elleẕîne yenḳuḍûne ʿahde-llâhi mim baʿdi mîŝâḳih. veyaḳṭaʿûne mâ emera-llâhü bihî ey yûṣale veyüfsidûne fi-lʾarḍ. ülâike hümü-lḫâsirûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

26Allah bir sivrisineği veya daha büyüğünü misal olarak vermekten çekinmez. İman edenler, bunun Rablerinden gelen hak/gerçek olduğunu bilirler, ama gerçeği örtbas eden kâfirlerin çoğu: "Allah, bu misalle ne demek istiyor?" diyerek Allah’ın doğru yolundan çıkarlar.

Türkçe Meal

27Ki onlar, Allah ile yapılan fıtrat sözleşmesini kabul ettikten sonra bozanlar, Allah’ın birleştirilmesini emrettiği şeylerin arasını ayıranlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlardır. İşte kaybedecek olanlar onlardır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

26Hac 73Sâffât 162

İlgili ayetler

27A’raf 172Ra’d 25

Ayet 28–34

7 ayet

Bakara 28

Bakara 29

Bakara 30

Bakara 31

Bakara 32

Bakara 33

Bakara 34

كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَكُنْتُمْ اَمْوَاتًا فَاَحْيَاكُمْۚ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ۝٢٨ هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ لَكُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا ثُمَّ اسْتَوٰٓى اِلَى السَّمَٓاءِ فَسَوّٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍۜ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟ ۝٢٩ وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي جَاعِلٌ فِي الْاَرْضِ خَل۪يفَةًۜ قَالُٓوا اَتَجْعَلُ ف۪يهَا مَنْ يُفْسِدُ ف۪يهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَٓاءَۚ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَۜ قَالَ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ ۝٣٠ وَعَلَّمَ اٰدَمَ الْاَسْمَٓاءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلٰٓئِكَةِ فَقَالَ اَنْبِؤُ۫ن۪ي بِاَسْمَٓاءِ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ ۝٣١ قَالُوا سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَاۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ ۝٣٢ قَالَ يَٓا اٰدَمُ اَنْبِئْهُمْ بِاَسْمَٓائِهِمْۚ فَلَمَّٓا اَنْبَاَهُمْ بِاَسْمَٓائِهِمْۙ قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ غَيْبَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا كُنْتُمْ تَكْتُمُونَ ۝٣٣ وَاِذْ قُلْنَا لِلْمَلٰٓئِكَةِ اسْجُدُوا لِاٰدَمَ فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ ۝٣٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

28Keyfe tekfürûne billâhi veküntüm emvâten feaḥyâküm. ŝümme yümîtüküm ŝümme yuḥyîküm ŝümme ileyhi türceʿûn.

Okunuş

29Hüve-lleẕî ḫaleḳa leküm mâ fi-lʾarḍi cemîʿan ŝümme-stevâ ile-ssemâi fesevvâhünne sebʿa semâvât. vehüve bikülli şeyʾin ʿalîm.

Okunuş

30Veiẕ ḳâle rabbüke lilmelâiketi innî câʿilün fi-lʾarḍi ḫalîfeh. ḳâlû etecʿalü fîhâ mey yüfsidü fîhâ veyesfikü-ddimâʾ. venaḥnü nüsebbiḥu biḥamdike venüḳaddisü lek. ḳâle innî aʿlemü mâ lâ taʿlemûn.

Okunuş

31Veʿalleme âdeme-lʾesmâe küllehâ ŝümme ʿaraḍahüm ʿale-lmelâiketi feḳâle embiûnî biesmâi hâülâi in küntüm ṣâdiḳîn.

Okunuş

32Ḳâlû sübḥâneke lâ ʿilme lenâ illâ mâ ʿallemtenâ. inneke ente-lʿalîmü-lḥakîm.

Okunuş

33Ḳâle yâ âdemü embiʾhüm biesmâihim. felemmâ embeehüm biesmâihim ḳâle elem eḳul leküm innî aʿlemü gaybe-ssemâvâti velʾarḍi veaʿlemü mâ tübdûne vemâ küntüm tektümûn.

Okunuş

34Veiẕ ḳulnâ lilmelâiketi-scüdû liâdeme fesecedû illâ iblîs. ebâ vestekbera vekâne mine-lkâfirîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

28Nasıl olur da Allah’a karşı nankör olabilirsiniz? Oysa siz cansız iken size can verdi. Sonra sizin canınızı alacak, sonra da sizi diriltecek ve sonunda yalnızca O’na döndürüleceksiniz.

Türkçe Meal

29O, Allah ki yeryüzündeki her şeyi sizin için yaratmış sonra gökyüzüne yönelip yedi kat gök olarak düzenlemiştir. Zira O her şeyi bilendir.

Türkçe Meal

30Hani Rabbin meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife/yönetici tayin edeceğim." demişti. Melekler de "Yeryüzünde bozgunculuk yapan ve kan dökenlerden birisini mi halife/yönetici tayin edeceksin? Oysa biz seni durmadan övgü ile tespih ve takdis ediyoruz." dediler. Allah "Ben sizin bilmediklerinizi biliyorum." dedi.

Türkçe Meal

31Allah Âdem’e bütün isimleri öğretti. Sonra onları meleklere sunarak "Eğer sözünüzde samimi iseniz şunların isimlerini bana haber verin." dedi.

Türkçe Meal

32"Sen yücelerden yücesin! Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Bilen de hüküm veren de sensin sen." dediler.

Türkçe Meal

33Allah: "Ey Âdem! Onlara, şunların isimlerini haber ver." dedi. Âdem de meleklere onların isimlerini haber verince Allah "Size göklerin ve yerin gaybını ben bilirim aynı şekilde sizin açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de sadece ben bilirim demedim mi?"

Türkçe Meal

34Meleklere "Âdem için secde edin/emre amade olun" demiştik de onlar da hemen emre amade oldular. Sadece İblis kaçınmış, büyüklenmiş ve kâfirlerden olmuştu.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

28Mü’min 11Rum 19

İlgili ayetler

29Bakara 21Mülk 3

Ayet 35

1 ayet

Bakara 35

وَقُلْنَا يَٓا اٰدَمُ اسْكُنْ اَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَدًا حَيْثُ شِئْتُمَاۖ وَلَا تَقْرَبَا هٰذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِم۪ينَ ۝٣٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

35Veḳulnâ yâ âdemü-skün ente vezevcüke-lcennete vekülâ minhâ ragaden ḥayŝü şiʾtümâ. velâ taḳrabâ hâẕihi-şşecerate fetekûnâ mine-żżâlimîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

35"Ey Âdem! Sen ve eşin yeryüzü bahçesine yerleşin, dilediğiniz yerden bol bol yiyin ve şu kötülüğe/günaha yaklaşmayın/dünyayı ahirete tercih etme, yoksa kendilerine yazık edenlerden olursunuz." demiştik.

Ayet 36–38

3 ayet

Bakara 36

Bakara 37

Bakara 38

فَاَزَلَّهُمَا الشَّيْطَانُ عَنْهَا فَاَخْرَجَهُمَا مِمَّا كَانَا ف۪يهِۖ وَقُلْنَا اهْبِطُوا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّۚ وَلَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَاعٌ اِلٰى ح۪ينٍ ۝٣٦ فَتَلَقّٰٓى اٰدَمُ مِنْ رَبِّه۪ كَلِمَاتٍ فَتَابَ عَلَيْهِۜ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ ۝٣٧ قُلْنَا اهْبِطُوا مِنْهَا جَم۪يعًاۚ فَاِمَّا يَاْتِيَنَّكُمْ مِنّ۪ي هُدًى فَمَنْ تَبِعَ هُدَايَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ ۝٣٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

36Feezellehüme-şşeyṭânü ʿanhâ feaḫracehümâ mimmâ kânâ fîh. veḳulne-hbiṭû baʿḍuküm libaʿḍin ʿadüvv. veleküm fi-lʾarḍi müsteḳarruv vemetâʿun ilâ ḥîn.

Okunuş

37Feteleḳḳâ âdemü mir rabbihî kelimâtin fetâbe ʿaleyh. innehû hüve-ttevvâbü-rraḥîm.

Okunuş

38Ḳulne-hbiṭû minhâ cemîʿâ. feimmâ yeʾtiyenneküm minnî hüden femen tebiʿa hüdâye felâ ḫavfün ʿaleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

36Şeytan oradan ikisinin de ayağını kaydırdı, onları bulundukları yerden çıkardı. Biz de onlara "Hepiniz birbirinize düşman olarak oradan inin, yeryüzünde sizin için bir müddet yerleşme ve geçici bir yararlanma vardır." dedik.

Türkçe Meal

37Âdem, Rabbinden birtakım kelimeler aldı. Bunun üzerine, Rabbi de onun tövbesini kabul etti. Nitekim o, tövbeleri daima kabul eden ve merhametli olandır.

Türkçe Meal

38"Hepiniz oradan inin! Tarafımdan size bir doğru yol kılavuzu gelecek; kim benim doğru yol kılavuzuma uyarsa, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar hiç üzülmeyeceklerdir." dedik.

İlgili ayetler

Ayet 39

1 ayet

Bakara 39

وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟ ۝٣٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

39Velleẕîne keferû vekeẕẕebû biâyâtinâ ülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

39Ama bizim ayetlerimize inanmak istemeyen ve onlara karşı yalana sarılanlar, cehennem halkı olacaklar ve onlar orada kalıcıdırlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

39Nisâ 155Bakara 81

Ayet 40–46

7 ayet

Bakara 40

Bakara 41

Bakara 42

Bakara 43

Bakara 44

Bakara 45

Bakara 46

يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَوْفُوا بِعَهْد۪ٓي اُو۫فِ بِعَهْدِكُمْ وَاِيَّايَ فَارْهَبُونِ ۝٤٠ وَاٰمِنُوا بِمَٓا اَنْزَلْتُ مُصَدِّقًا لِمَا مَعَكُمْ وَلَا تَكُونُٓوا اَوَّلَ كَافِرٍ بِه۪ۖ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ي ثَمَنًا قَل۪يلًاۘ وَاِيَّايَ فَاتَّقُونِ ۝٤١ وَلَا تَلْبِسُوا الْحَقَّ بِالْبَاطِلِ وَتَكْتُمُوا الْحَقَّ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ ۝٤٢ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَارْكَعُوا مَعَ الرَّاكِع۪ينَ ۝٤٣ اَتَاْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبِرِّ وَتَنْسَوْنَ اَنْفُسَكُمْ وَاَنْتُمْ تَتْلُونَ الْكِتَابَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ ۝٤٤ وَاسْتَع۪ينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِۜ وَاِنَّهَا لَكَب۪يرَةٌ اِلَّا عَلَى الْخَاشِع۪ينَۙ ۝٤٥ اَلَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَاَنَّهُمْ اِلَيْهِ رَاجِعُونَ۟ ۝٤٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

40Yâ benî isrâîle-ẕkürû niʿmetiye-lletî enʿamtü ʿaleyküm veevfû biʿahdî ûfi biʿahdiküm veiyyâye ferhebûn.

Okunuş

41Veâminû bimâ enzeltü müṣaddiḳal limâ meʿaküm velâ tekûnû evvele kâfirim bih. velâ teşterû biâyâtî ŝemenen ḳalîlâ. veiyyâye fetteḳûn.

Okunuş

42Velâ telbisü-lḥaḳḳa bilbâṭili vetektümü-lḥaḳḳa veentüm taʿlemûn.

Okunuş

43Veeḳîmu-ṣṣalâte veâtü-zzekâte verkeʿû meʿa-rrâkiʿîn.

Okunuş

44Eteʾmürûne-nnâse bilbirri vetensevne enfüseküm veentüm tetlûne-lkitâb. efelâ taʿḳilûn.

Okunuş

45Vesteʿînû biṣṣabri veṣṣalâh. veinnehâ lekebîratün illâ ʿale-lḫâşiʿîn.

Okunuş

46Elleẕîne yeżunnûne ennehüm mülâḳû rabbihim veennehüm ileyhi râciʿûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

40Ey İsrailoğulları, bir zamanlar benim size verdiğim nimetimi hatırlayın. Bana verdiğiniz ahdi/sözü tutun ki ben de size verdiğim ahdimi/sözümü tutayım. Yalnızca benden çekinin!

Türkçe Meal

41Ve elinizde bulunanı tasdik edici olarak indirdiğim (Kuran’a) inanın ve onu inanmayarak kafir olanların ilki siz olmayın. Ayetlerimi az bir pahaya satmayın; yalnızca bana karşı sorumlu davranın!

Türkçe Meal

42Hakka batılı karıştırarak bile bile hakkı (Kuran’ı) gizlemeyin.

Türkçe Meal

43Namazı kılın, zekâtı verin, boyun eğenlerle beraber siz de boyun eğin.

Türkçe Meal

44Siz kitabı/Kuran’ı okuyup durduğunuz halde, insanlara iyiliği emrediyor da kendinizi unutuyor musunuz? Hiç aklınızı kullanmıyor musunuz?

Türkçe Meal

45Sabır ve salât ile Allah’tan yardım isteyin. Çünkü bu, Allah’a içten saygı duyanların dışındakilere ağır gelir.

Türkçe Meal

46Ki onlar Rablerine kavuşacaklarına inanırlar. Zaten O’na dönecekler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

40Mâide 20İbrahim 5

İlgili ayetler

42Âl-i İmran 7Kehf 56

İlgili ayetler

43Bakara 177Hac 77

Ayet 47–48

2 ayet

Bakara 47

Bakara 48

يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَنّ۪ي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ ۝٤٧ وَاتَّقُوا يَوْمًا لَا تَجْز۪ي نَفْسٌ عَنْ نَفْسٍ شَيْـًٔا وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا شَفَاعَةٌ وَلَا يُؤْخَذُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ ۝٤٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

47Yâ benî isrâîle-ẕkürû niʿmetiye-lletî enʿamtü ʿaleyküm veennî feḍḍaltüküm ʿale-lʿâlemîn.

Okunuş

48Vetteḳû yevmel lâ teczî nefsün ʿan nefsin şeyʾev velâ yuḳbelü minhâ şefâʿatüv velâ yüʾḫaẕü minhâ ʿadlüv velâ hüm yünṣarûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

47Ey İsrailoğulları! Size olan nimetimi ve bir zamanlar sizi toplumlara üstün kıldığımı hatırlayın.

Türkçe Meal

48Öyle bir günden sakının ki; o gün kimsenin kimseye faydası olmayacak, kimseden şefaat kabul edilmeyecek, kimseden fidye alınmayacak ve onlar yardım da görmeyecekler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

47A’raf 140İbrahim 6

Ayet 49–54

6 ayet

Bakara 49

Bakara 50

Bakara 51

Bakara 52

Bakara 53

Bakara 54

وَاِذْ نَجَّيْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يمٌ ۝٤٩ وَاِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ الْبَحْرَ فَاَنْجَيْنَاكُمْ وَاَغْرَقْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ ۝٥٠ وَاِذْ وٰعَدْنَا مُوسٰٓى اَرْبَع۪ينَ لَيْلَةً ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ ۝٥١ ثُمَّ عَفَوْنَا عَنْكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ ۝٥٢ وَاِذْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَالْفُرْقَانَ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ ۝٥٣ وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ اَنْفُسَكُمْ بِاتِّخَاذِكُمُ الْعِجْلَ فَتُوبُٓوا اِلٰى بَارِئِكُمْ فَاقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ عِنْدَ بَارِئِكُمْۜ فَتَابَ عَلَيْكُمْۜ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ ۝٥٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

49Veiẕ necceynâküm min âli firʿavne yesûmûneküm sûe-lʿaẕâbi yüẕebbiḥûne ebnâeküm veyestaḥyûne nisâeküm. vefî ẕâliküm belâüm mir rabbiküm ʿażîm.

Okunuş

50Veiẕ feraḳnâ bikümü-lbaḥra feenceynâküm veagraḳnâ âle firʿavne veentüm tenżurûn.

Okunuş

51Veiẕ vâʿadnâ mûsâ erbeʿîne leyleten ŝümme-tteḫaẕtümü-lʿicle mim baʿdihî veentüm żâlimûn.

Okunuş

52Ŝümme ʿafevnâ ʿanküm mim baʿdi ẕâlike leʿalleküm teşkürûn.

Okunuş

53Veiẕ âteynâ mûse-lkitâbe velfürḳâne leʿalleküm tehtedûn.

Okunuş

54Veiẕ ḳâle mûsâ liḳavmihî yâ ḳavmi inneküm żalemtüm enfüseküm bittiḫâẕikümü-lʿicle fetûbû ilâ bâriiküm faḳtülû enfüseküm. ẕâliküm ḫayrul leküm ʿinde bâriiküm. fetâbe ʿaleyküm. innehû hüve-ttevvâbü-rraḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

49Hatırlayın hani biz sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. O, size işkencenin en kötüsünü reva görüyor yani oğullarınızı kesiyorlar, kızlarınızı ise sağ bırakıyorlardı. Bunda Rabbinizden sizin için büyük bir imtihan vardı.

Türkçe Meal

50Hani sizin için denizi yarıp sizi kurtarmış ve gözünüzün önünde Firavun ve hanedanını suda boğmuştuk.

Türkçe Meal

51Musa ile kırk gece için sözleşmiştik sonra buzağıyı ilah edinerek kendinize zulmetmiştiniz.

Türkçe Meal

52Bundan sonra da belki şükredersiniz diye sizi affetmiştik.

Türkçe Meal

53Doğru yola gelesiniz diye Musa’ya kitabı ve Furkan’ı (doğru ile yanlışı ayıranı) vermiştik.

Türkçe Meal

54Hani Musa kavmine demişti ki “Ey halkım! Siz buzağıyı ilah edinerek kendinize yazık ettiniz. Hemen yaratıcınıza tövbe edip, benliğinizdeki kötülükleri öldürün. Böyle yapmanız, yaratıcınız katında sizin için daha hayırlıdır, böylece O sizin tövbenizi kabul eder, zira O tövbeleri çokça kabul eden ve merhamet edendir.”

Ayet 55–57

3 ayet

Bakara 55

Bakara 56

Bakara 57

وَاِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسٰى لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى نَرَى اللّٰهَ جَهْرَةً فَاَخَذَتْكُمُ الصَّاعِقَةُ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ ۝٥٥ ثُمَّ بَعَثْنَاكُمْ مِنْ بَعْدِ مَوْتِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ ۝٥٦ وَظَلَّلْنَا عَلَيْكُمُ الْغَمَامَ وَاَنْزَلْنَا عَلَيْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰىۜ كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْۜ وَمَا ظَلَمُونَا وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ ۝٥٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

55Veiẕ ḳultüm yâ mûsâ len nüʾmine leke ḥattâ nera-llâhe cehraten feeḫaẕetkümu-ṣṣâʿiḳatü veentüm tenżurûn.

Okunuş

56Ŝümme beʿaŝnâküm mim baʿdi mevtiküm leʿalleküm teşkürûn.

Okunuş

57Veżallelnâ ʿaleykümü-lgamâme veenzelnâ ʿaleykümü-lmenne vesselvâ. külû min ṭayyibâti mâ razaḳnâküm. vemâ żalemûnâ velâkin kânû enfüsehüm yażlimûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

55“Ey Musa, Allah’ı apaçık görmedikçe sana inanmayacağız.” demiştiniz de göz göre göre sizi yıldırım çarpmıştı.

Türkçe Meal

56Belki şükredersiniz diye ölümünüzden sonra sizi tekrar diriltmiştik.

Türkçe Meal

57Sizi bulutlarla gölgelendirmiş, Menn ve Selva (kudret helvası ve bıldırcın) indirmiştik. “Size rızık olarak verdiğimiz temiz ve güzel şeylerden yiyin.” Oysa onlar bize zulmetmiyor ancak kendi kendilerine zulmedip yazık ediyorlardı.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

55Nisâ 153A’raf 143

İlgili ayetler

56Nisâ 153İbrahim 7

Ayet 58–59

2 ayet

Bakara 58

Bakara 59

وَاِذْ قُلْنَا ادْخُلُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدًا وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُولُوا حِطَّةٌ نَغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْۜ وَسَنَز۪يدُ الْمُحْسِن۪ينَ ۝٥٨ فَبَدَّلَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا قَوْلًا غَيْرَ الَّذ۪ي ق۪يلَ لَهُمْ فَاَنْزَلْنَا عَلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ۟ ۝٥٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

58Veiẕ ḳulne-dḫulû hâẕihi-lḳaryete fekülû minhâ ḥayŝü şiʾtüm ragadev vedḫulü-lbâbe süccedev veḳûlû ḥiṭṭatün nagfir leküm ḫaṭâyâküm. vesenezîdü-lmuḥsinîn.

Okunuş

59Febeddele-lleẕîne żalemû ḳavlen gayra-lleẕî ḳîle lehüm feenzelnâ ʿale-lleẕîne żalemû riczem mine-ssemâi bimâ kânû yefsüḳûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

58Hani demiştik ki "Şu kasabaya girin, dilediğiniz yerden istediğinizi bol bol yiyin. Kapısından alçak gönüllü olarak girin ve "Bağışla" deyin ki biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananların mükâfatını da artırırız."

Türkçe Meal

59Fakat zulmederek yanlış yapanlar kendilerine söylenmiş olan sözü başka bir sözle değiştirdiler. Biz de bizim sözümüzü değiştirenlerin üzerine, günaha dalıp yoldan çıktıkları için gökten bela yağdırmıştık.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

58A’raf 161A’raf 162

Ayet 60

1 ayet

Bakara 60

وَاِذِ اسْتَسْقٰى مُوسٰى لِقَوْمِه۪ فَقُلْنَا اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْحَجَرَۜ فَانْفَجَرَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنًاۜ قَدْ عَلِمَ كُلُّ اُنَاسٍ مَشْرَبَهُمْۜ كُلُوا وَاشْرَبُوا مِنْ رِزْقِ اللّٰهِ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ ۝٦٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

60Veiẕi-stesḳâ mûsâ liḳavmihî feḳulne-ḍrib biʿaṣâke-lḥacer. fenfecerat minhü-ŝnetâ ʿaşrate ʿaynâ. ḳad ʿalime küllü ünâsim meşrabehüm. külû veşrabû mir rizḳi-llâhi velâ taʿŝev fi-lʾarḍi müfsidîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

60Musa halkı için su aradığında “Asan ile şu taşa vur.” dedik. Ondan on iki pınar fışkırdı ve her grup su içeceği pınarı öğrenmişti. Allah’ın rızkından yiyin, için; fakat yeryüzünde bozguncular olarak, taşkınlık yapmayın!

İlgili ayetler

İlgili ayetler

60Mâide 12A’raf 160

Ayet 61

1 ayet

Bakara 61

وَاِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسٰى لَنْ نَصْبِرَ عَلٰى طَعَامٍ وَاحِدٍ فَادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُخْرِجْ لَنَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ مِنْ بَقْلِهَا وَقِثَّٓائِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۜ قَالَ اَتَسْتَبْدِلُونَ الَّذ۪ي هُوَ اَدْنٰى بِالَّذ۪ي هُوَ خَيْرٌۜ اِهْبِطُوا مِصْرًا فَاِنَّ لَكُمْ مَا سَاَلْتُمْۜ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ وَالْمَسْكَنَةُ وَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ مِنَ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَانُوا يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّ۪نَ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ۟ ۝٦١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

61Veiẕ ḳultüm yâ mûsâ len naṣbira ʿalâ ṭaʿâmiv vâḥidin fedʿu lenâ rabbeke yuḫric lenâ mimmâ tümbitü-lʾarḍu mim baḳlihâ veḳiŝŝâihâ vefûmihâ veʿadesihâ vebeṣalihâ. ḳâle etestebdilûne-lleẕî hüve ednâ billeẕî hüve ḫayr. ihbiṭû miṣran feinne leküm mâ seeltüm. veḍuribet ʿaleyhimü-ẕẕilletü velmeskenetü vebâû bigaḍabim mine-llâh. ẕâlike biennehüm kânû yekfürûne biâyâti-llâhi veyaḳtülûne-nnebiyyîne bigayri-lḥaḳḳ. ẕâlike bimâ ʿaṣav vekânû yaʿtedûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

61Sizin de “Ey Musa, biz bir çeşit yemeğe sabredemeyiz. Bizim için Rabbine dua et de, bize yerde biten sebze, salatalık, sarımsak, mercimek ve soğan çıkarsın.” dediğiniz zaman, Musa; “Hayırlı olan özgürlüğü, daha aşağı olan soğan, sarımsaklarla değiştirmek mi istiyorsunuz? Şehre inin, orada istediğiniz var.” demişti ve onlara alçaklık ve yoksulluk damgası vuruldu. Allah’ın gazabına uğradılar. Bu, onların Allah’ın ayetlerine inanmamaları ve Nebilerini haksız yere öldürmelerinden dolayı idi. Bu, isyan etmelerinden ve sınırı aşmalarından dolayı idi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

61Nisâ 100Tevbe 63

Ayet 62

1 ayet

Bakara 62

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالنَّصَارٰى وَالصَّابِـ۪ٔينَ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحًا فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ ۝٦٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

62İnne-lleẕîne âmenû velleẕîne hâdû venneṣârâ veṣṣâbiʾîne men âmene billâhi velyevmi-lʾâḫiri veʿamile ṣâliḥan felehüm ecruhüm ʿinde rabbihim. velâ ḫavfün ʿaleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

62Şüphesiz inananlar, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabilerden kim Allah’a ve ahiret gününe inanır, doğru ve güzel davranırsa; onların ödülleri Rableri katındadır. Onlara bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Ayet 63–66

4 ayet

Bakara 63

Bakara 64

Bakara 65

Bakara 66

وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاذْكُرُوا مَا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ ۝٦٣ ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۚ فَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَكُنْتُمْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ ۝٦٤ وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ الَّذ۪ينَ اعْتَدَوْا مِنْكُمْ فِي السَّبْتِ فَقُلْنَا لَهُمْ كُونُوا قِرَدَةً خَاسِـ۪ٔينَۚ ۝٦٥ فَجَعَلْنَاهَا نَكَالًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهَا وَمَا خَلْفَهَا وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ ۝٦٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

63Veiẕ eḫaẕnâ mîŝâḳaküm verafaʿnâ fevḳakümu-ṭṭûr. ḫuẕû mâ âteynâküm biḳuvvetiv veẕkürû mâ fîhi leʿalleküm tetteḳûn.

Okunuş

64Ŝümme tevelleytüm mim baʿdi ẕâlik. felevlâ faḍlü-llâhi ʿaleyküm veraḥmetühû leküntüm mine-lḫâsirîn.

Okunuş

65Veleḳad ʿalimtümü-lleẕîne-ʿtedev minküm fi-ssebti feḳulnâ lehüm kûnû ḳiradeten ḫâsiîn.

Okunuş

66Feceʿalnâhâ nekâlel limâ beyne yedeyhâ vemâ ḫalfehâ vemevʿiżatel lilmütteḳîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

63Sizden sapa sağlam misak/söz almış. Dağı da üzerinize kaldırmış “Allah’a karşı gelmekten sakınabilmeniz için size verdiğimiz kitaba kuvvetle sarılın ve onun içindekileri aklınızda tutun.” demiştik.

Türkçe Meal

64Bundan sonra yine yüz çevirmiştiniz. Eğer Allah’ın size olan lütfu/ikramı ve merhameti olmasaydı, elbette kaybedenlerden olurdunuz.

Türkçe Meal

65İçinizden cumartesi gününde yasağı çiğneyenleri de elbette biliyorsunuz. İşte biz onlara; “Horlanmış ve aşağılanmış bir şekilde maymunlaşın/zillet ve esaret içinde yaşayın.” dedik.

Türkçe Meal

66Böylece onların uğradığı bu cezayı hem önlerinde bulunanlar için, hem de kendilerinden sonra gelecekler için bir ibret ve sorumlu davrananlar için de bir öğüt vesilesi yaptık.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

65Mâide 60A’raf 168

Ayet 67–73

7 ayet

Bakara 67

Bakara 68

Bakara 69

Bakara 70

Bakara 71

Bakara 72

Bakara 73

وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ٓ اِنَّ اللّٰهَ يَاْمُرُكُمْ اَنْ تَذْبَحُوا بَقَرَةًۜ قَالُٓوا اَتَتَّخِذُنَا هُزُوًاۜ قَالَ اَعُوذُ بِاللّٰهِ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ ۝٦٧ قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا هِيَۜ قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا فَارِضٌ وَلَا بِكْرٌۜ عَوَانٌ بَيْنَ ذٰلِكَۜ فَافْعَلُوا مَا تُؤْمَرُونَ ۝٦٨ قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا لَوْنُهَاۜ قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ صَفْرَٓاءُۙ فَاقِعٌ لَوْنُهَا تَسُرُّ النَّاظِر۪ينَ ۝٦٩ قَالُوا ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّنْ لَنَا مَا هِيَۙ اِنَّ الْبَقَرَ تَشَابَهَ عَلَيْنَاۜ وَاِنَّٓا اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَمُهْتَدُونَ ۝٧٠ قَالَ اِنَّهُ يَقُولُ اِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا ذَلُولٌ تُث۪يرُ الْاَرْضَ وَلَا تَسْقِي الْحَرْثَۚ مُسَلَّمَةٌ لَا شِيَةَ ف۪يهَاۜ قَالُوا الْـٰٔنَ جِئْتَ بِالْحَقِّۜ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُوا يَفْعَلُونَ۟ ۝٧١ وَاِذْ قَتَلْتُمْ نَفْسًا فَادّٰرَءْتُمْ ف۪يهَاۜ وَاللّٰهُ مُخْرِجٌ مَا كُنْتُمْ تَكْتُمُونَۚ ۝٧٢ فَقُلْنَا اضْرِبُوهُ بِبَعْضِهَاۜ كَذٰلِكَ يُحْيِ اللّٰهُ الْمَوْتٰى وَيُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ ۝٧٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

67Veiẕ ḳâle mûsâ liḳavmihî inne-llâhe yeʾmüruküm en teẕbeḥû beḳarah. ḳâlû etetteḫiẕünâ hüzüvâ. ḳâle eʿûẕü billâhi en ekûne mine-lcâhilîn.

Okunuş

68Ḳâlü-dʿu lenâ rabbeke yübeyyil lenâ mâ hî. ḳâle innehû yeḳûlü innehâ beḳaratül lâ fâriḍuv velâ bikr. ʿavânüm beyne ẕâlik. fefʿalû mâ tüʾmerûn.

Okunuş

69Ḳâlü-dʿu lenâ rabbeke yübeyyil lenâ mâ levnühâ. ḳâle innehû yeḳûlü innehâ beḳaratün ṣafrâü fâḳiʿul levnühâ tesürru-nnâżirîn.

Okunuş

70Ḳâlü-dʿu lenâ rabbeke yübeyyil lenâ mâ hiye inne-lbeḳara teşâbehe ʿaleynâ. veinnâ in şâe-llâhü lemühtedûn.

Okunuş

71Ḳâle innehû yeḳûlü innehâ beḳaratül lâ ẕelûlün tüŝîru-lʾarḍa velâ tesḳi-lḥarŝ. müsellemetül lâ şiyete fîhâ. ḳâlü-lʾâne ciʾte bilḥaḳḳ. feẕebeḥûhâ vemâ kâdû yefʿalûn.

Okunuş

72Veiẕ ḳateltüm nefsen feddâraʾtüm fîhâ. vellâhü muḫricüm mâ küntüm tektümûn.

Okunuş

73Feḳulne-ḍribûhü bibaʿḍihâ. keẕâlike yuḥyi-llâhü-lmevtâ veyürîküm âyâtihî leʿalleküm taʿḳilûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

67Hani Musa kavmine "Allah, size bir sığır kesmenizi emrediyor." demişti. Onlar "Bizimle alay mı ediyorsun?" demişlerdi. Musa da "Ben cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım." demişti.

Türkçe Meal

68“Rabbine bizim için dua et de bize onun nasıl bir şey olduğunu açıklasın.” dediler. Musa; “Allah, onun ne pek yaşlı ne de pek körpe olduğunu söylüyor. Artık size emredilen şeyi yapın” dedi.

Türkçe Meal

69“Bizim için Rabbine dua et de, onun ne renk olduğunu bize iyice açıklasın.” dediler. Musa; “Allah, onun bakanların içini açan, parlak sarı bir sığır olduğunu söylüyor.”

Türkçe Meal

70Onlar; “Rabbine dua et, bize açıkça bildirsin. Çünkü bizce sığırlar birbirine benzer. Allah dilerse elbette doğru yolda oluruz.” dediler.

Türkçe Meal

71Musa; “Allah, onun yeri sürüp ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemiş, kusursuz, alacasız bir sığır olduğunu söylüyor.” dedi. “Şimdi gerçeği bildirdin.” deyip sığırı kestiler; az kalsın bunu yapmayacaklardı.

Türkçe Meal

72Hani siz bir kimseyi öldürmüş ve suçu da birbirinize atmıştınız. Oysa Allah gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı.

Türkçe Meal

73“Onun bir parçasıyla vurun/cinayeti çözme yöntemini kullanın!" dedik. İşte Allah ölüleri de böyle diriltir. Ve aklınızı kullanasınız diye size ayetlerini gösterir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

67Bakara 71Mâide 101

İlgili ayetler

69Bakara 67Bakara 71

İlgili ayetler

70Bakara 67Bakara 71

İlgili ayetler

71Bakara 67

Ayet 74

1 ayet

Bakara 74

ثُمَّ قَسَتْ قُلُوبُكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَهِيَ كَالْحِجَارَةِ اَوْ اَشَدُّ قَسْوَةًۜ وَاِنَّ مِنَ الْحِجَارَةِ لَمَا يَتَفَجَّرُ مِنْهُ الْاَنْهَارُۜ وَاِنَّ مِنْهَا لَمَا يَشَّقَّقُ فَيَخْرُجُ مِنْهُ الْمَٓاءُۜ وَاِنَّ مِنْهَا لَمَا يَهْبِطُ مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ ۝٧٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

74Ŝümme ḳaset ḳulûbüküm mim baʿdi ẕâlike fehiye kelḥicârati ev eşeddü ḳasveh. veinne mine-lḥicârati lemâ yetefecceru minhü-lʾenhâr. veinne minhâ lemâ yeşşeḳḳaḳu feyaḫrucü minhü-lmâʾ. veinne minhâ lemâ yehbiṭu min ḫaşyeti-llâh. veme-llâhü bigâfilin ʿammâ taʿmelûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

74Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı. Taş gibi hatta daha da katı oldu. Nitekim nice taşlar vardır ki, içlerinden ırmaklar kaynar. Yine nice taşlar vardır ki yarılır da ondan sular fışkırır. Ve yine nice taşlar vardır ki Allah korkusundan yuvarlanırlar. Allah yaptıklarınıza karşı duyarsız değildir.

İlgili ayetler

Ayet 75–78

4 ayet

Bakara 75

Bakara 76

Bakara 77

Bakara 78

اَفَتَطْمَعُونَ اَنْ يُؤْمِنُوا لَكُمْ وَقَدْ كَانَ فَر۪يقٌ مِنْهُمْ يَسْمَعُونَ كَلَامَ اللّٰهِ ثُمَّ يُحَرِّفُونَهُ مِنْ بَعْدِ مَا عَقَلُوهُ وَهُمْ يَعْلَمُونَ ۝٧٥ وَاِذَا لَقُوا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قَالُٓوا اٰمَنَّاۚ وَاِذَا خَلَا بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍ قَالُٓوا اَتُحَدِّثُونَهُمْ بِمَا فَتَحَ اللّٰهُ عَلَيْكُمْ لِيُحَٓاجُّوكُمْ بِه۪ عِنْدَ رَبِّكُمْۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ ۝٧٦ اَوَلَا يَعْلَمُونَ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ ۝٧٧ وَمِنْهُمْ اُمِّيُّونَ لَا يَعْلَمُونَ الْكِتَابَ اِلَّٓا اَمَانِيَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَظُنُّونَ ۝٧٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

75Efetaṭmeʿûne ey yüʾminû leküm veḳad kâne ferîḳum minhüm yesmeʿûne kelâme-llâhi ŝümme yüḥarrifûnehû mim baʿdi mâ ʿaḳalûhü vehüm yaʿlemûn.

Okunuş

76Veiẕâ leḳu-lleẕîne âmenû ḳâlû âmennâ. veiẕâ ḫalâ baʿḍuhüm ilâ baʿḍin ḳâlû etüḥaddiŝûnehüm bimâ feteḥa-llâhü ʿaleyküm liyüḥâccûküm bihî ʿinde rabbiküm. efelâ taʿḳilûn.

Okunuş

77Evelâ yaʿlemûne enne-llâhe yaʿlemü mâ yüsirrûne vemâ yüʿlinûn.

Okunuş

78Veminhüm ümmiyyûne lâ yaʿlemûne-lkitâbe illâ emâniyye vein hüm illâ yeżunnûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

75Onların size inanmalarını mı umuyorsunuz? Oysa onlardan bir grup vardır ki Allah’ın kelamını işitirler de düşünüp akıl erdirdikten sonra, bile bile onu tahrif ederler.

Türkçe Meal

76İnananlarla karşılaştıkları zaman "İnandık." derler, birbirlerinin yanlarına vardıklarında; "Rabbinizin yanında size karşı delil getirsinler diye mi Allah’ın size açıkladığını onlara anlatıp duruyorsunuz? Bunu dahi düşünmüyor musunuz?" derlerdi.

Türkçe Meal

77Oysa onlar, gizlediklerini de açıkladıklarını da Allah’ın bildiğini bilmiyorlar mı?

Türkçe Meal

78Onların bir kısmı ümmidir, Kitabı bilmezler bildikleri sadece birtakım kuruntulardır. Onlar sadece zannı bilgiye tabi olurlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

75Neml 11Mülk 10

İlgili ayetler

77Hûd 5Ra’d 10Mülk 13

Ayet 79–81

3 ayet

Bakara 79

Bakara 80

Bakara 81

فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ يَكْتُبُونَ الْكِتَابَ بِاَيْد۪يهِمْ ثُمَّ يَقُولُونَ هٰذَا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ لِيَشْتَرُوا بِه۪ ثَمَنًا قَل۪يلًاۜ فَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا كَتَبَتْ اَيْد۪يهِمْ وَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا يَكْسِبُونَ ۝٧٩ وَقَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ اِلَّٓا اَيَّامًا مَعْدُودَةًۜ قُلْ اَتَّخَذْتُمْ عِنْدَ اللّٰهِ عَهْدًا فَلَنْ يُخْلِفَ اللّٰهُ عَهْدَهُٓ اَمْ تَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ ۝٨٠ بَلٰى مَنْ كَسَبَ سَيِّئَةً وَاَحَاطَتْ بِه۪ خَط۪ٓيـَٔتُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ ۝٨١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

79Feveylül lilleẕîne yektübûne-lkitâbe bieydîhim ŝümme yeḳûlûne hâẕâ min ʿindi-llâhi liyeşterû bihî ŝemenen ḳalîlâ. feveylül lehüm mimmâ ketebet eydîhim veveylül lehüm mimmâ yeksibûn.

Okunuş

80Veḳâlû len temessene-nnâru illâ eyyâmem maʿdûdeh. ḳul etteḫaẕtüm ʿinde-llâhi ʿahden feley yuḫlife-llâhü ʿahdehû em teḳûlûne ʿale-llâhi mâ lâ taʿlemûn.

Okunuş

81Belâ men kesebe seyyietev veeḥâṭat bihî ḫaṭîetühû feülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

79Yazıklar olsun kendi elleriyle kitap yazıp sonra onunla az bir kazanç edebilmek için “Bu Allah katındandır.” diyenlere! Yazıklar olsun onların elleriyle yazdıklarına, yazıklar olsun onların kazandıklarına!

Türkçe Meal

80Ve bir de kalkıp “Ateş bize sayılı birkaç gün dışında dokunmaz.” derler. Sor onlara “Allah katından bu konuda bir ahit/söz mü aldınız? Eğer, öyle ise Allah ahdinden/sözünden dönmez; yoksa Allah hakkında bilmediğiniz bir şey mi uyduruyorsunuz?”

Türkçe Meal

81Evet gerçek şu ki; günah işleyip sonra günahı kendisini çepeçevre kuşatmış olanlar, işte onlar cehennem halkıdır. Onlar orada kalıcıdırlar.

Ayet 82

1 ayet

Bakara 82

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟ ۝٨٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

82Velleẕîne âmenû veʿamilu-ṣṣâliḥâti ülâike aṣḥâbü-lcenneh. hüm fîhâ ḫâlidûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

82İman edip, imanının gereği olan doğruları yapanlara gelince; işte bunlar cennet halkıdır. Bunlar da orada kalıcıdırlar.

İlgili ayetler

Ayet 83–86

4 ayet

Bakara 83

Bakara 84

Bakara 85

Bakara 86

وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ لَا تَعْبُدُونَ اِلَّا اللّٰهَ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَقُولُوا لِلنَّاسِ حُسْنًا وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۜ ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ اِلَّا قَل۪يلًا مِنْكُمْ وَاَنْتُمْ مُعْرِضُونَ ۝٨٣ وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ لَا تَسْفِكُونَ دِمَٓاءَكُمْ وَلَا تُخْرِجُونَ اَنْفُسَكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ ثُمَّ اَقْرَرْتُمْ وَاَنْتُمْ تَشْهَدُونَ ۝٨٤ ثُمَّ اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تَقْتُلُونَ اَنْفُسَكُمْ وَتُخْرِجُونَ فَر۪يقًا مِنْكُمْ مِنْ دِيَارِهِمْۘ تَظَاهَرُونَ عَلَيْهِمْ بِالْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِۜ وَاِنْ يَاْتُوكُمْ اُسَارٰى تُفَادُوهُمْ وَهُوَ مُحَرَّمٌ عَلَيْكُمْ اِخْرَاجُهُمْۜ اَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍۚ فَمَا جَزَٓاءُ مَنْ يَفْعَلُ ذٰلِكَ مِنْكُمْ اِلَّا خِزْيٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يُرَدُّونَ اِلٰٓى اَشَدِّ الْعَذَابِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ ۝٨٥ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا بِالْاٰخِرَةِۘ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ۟ ۝٨٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

83Veiẕ eḫaẕnâ mîŝâḳa benî isrâîle lâ taʿbüdûne ille-llâhe vebilvâlideyni iḥsânev veẕi-lḳurbâ velyetâmâ velmesâkîni veḳûlû linnâsi ḥusnev veeḳîmu-ṣṣalâte veâtü-zzekâh. ŝümme tevelleytüm illâ ḳalîlem minküm veentüm müʿriḍûn.

Okunuş

84Veiẕ eḫaẕnâ mîŝâḳaküm lâ tesfikûne dimâeküm velâ tuḫricûne enfüseküm min diyâriküm ŝümme aḳrartüm veentüm teşhedûn.

Okunuş

85Ŝümme entüm hâülâi taḳtülûne enfüseküm vetuḫricûne ferîḳam minküm min diyârihim. teżâherûne ʿaleyhim bilʾiŝmi velʿudvân. veiy yeʾtûküm üsârâ tüfâdûhüm vehüve müḥarramün ʿaleyküm iḫrâcühüm. efetüʾminûne bibaʿḍi-lkitâbi vetekfürûne bibaʿḍ. femâ cezâü mey yefʿalü ẕâlike minküm illâ ḫizyün fi-lḥayâti-ddünyâ. veyevme-lḳiyâmeti yüraddûne ilâ eşeddi-lʿaẕâb. veme-llâhü bigâfilin ʿammâ taʿmelûn.

Okunuş

86Ülâike-lleẕîne-şteravu-lḥayâte-ddünyâ bilʾâḫirati. felâ yüḫaffefü ʿanhümü-lʿaẕâbü velâ hüm yünṣarûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

83İsrailoğullarından; “Allah‟tan başkasına kulluk etmeyin. Anaya, babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edin. İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın; zekâtı verin!” diye misak/söz almıştık. Sonra siz pek azınız dışında sözünüzden döndünüz ve hala da dönmeye devam ediyorsunuz.

Türkçe Meal

84Sizden, "Kendi kanınızı akıtmayın, birbirinizi yurdunuzdan çıkarmayın." diye misak/söz almıştık; sonra siz de söz vermiştiniz ve siz de buna hâlâ şahitlik ediyorsunuz.

Türkçe Meal

85Buna rağmen, sizlersiniz birbirinizi öldüren, aranızdan bir grubu yurtlarından süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşen, üstelik -onları çıkarmak size haramken- esir olarak geldiklerinde fidyelerini veren yine sizlersiniz. Yoksa siz, kitabın bir kısmına inanıyorsunuz da bir kısmına inanmıyorsunuz? Şu hâlde içinizden böyle yapanın cezası dünya hayatında rezil olmak ve kıyamet gününde azabın en şiddetlisine uğratılmaktan başka nedir? Allah sizin yaptıklarınıza karşı asla duyarsız değildir.

Türkçe Meal

86İşte onlar, ahirete karşı, dünya hayatını satın alan kimselerdir. Onlardan azap hiç hafifletilmeyecek. Ve onlar, hiçbir yardım da göremeyecekler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

85Hicr 91Zuhruf 46Zuhruf 52

İlgili ayetler

86Mü’min 49Kasas 41

Ayet 87–91

5 ayet

Bakara 87

Bakara 88

Bakara 89

Bakara 90

Bakara 91

وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَقَفَّيْنَا مِنْ بَعْدِه۪ بِالرُّسُلِ وَاٰتَيْنَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَاَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِۜ اَفَكُلَّمَا جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ بِمَا لَا تَهْوٰٓى اَنْفُسُكُمُ اسْتَكْبَرْتُمْۚ فَفَر۪يقًا كَذَّبْتُمْ وَفَر۪يقًا تَقْتُلُونَ ۝٨٧ وَقَالُوا قُلُوبُنَا غُلْفٌۜ بَلْ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ بِكُفْرِهِمْ فَقَل۪يلًا مَا يُؤْمِنُونَ ۝٨٨ وَلَمَّا جَٓاءَهُمْ كِتَابٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْۙ وَكَانُوا مِنْ قَبْلُ يَسْتَفْتِحُونَ عَلَى الَّذ۪ينَ كَفَرُواۚ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ مَا عَرَفُوا كَفَرُوا بِه۪ۘ فَلَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الْكَافِر۪ينَ ۝٨٩ بِئْسَمَا اشْتَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْ اَنْ يَكْفُرُوا بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بَغْيًا اَنْ يُنَزِّلَ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۚ فَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ عَلٰى غَضَبٍۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ مُه۪ينٌ ۝٩٠ وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اٰمِنُوا بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا نُؤْمِنُ بِمَٓا اُنْزِلَ عَلَيْنَا وَيَكْفُرُونَ بِمَا وَرَٓاءَهُ وَهُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقًا لِمَا مَعَهُمْۜ قُلْ فَلِمَ تَقْتُلُونَ اَنْبِيَٓاءَ اللّٰهِ مِنْ قَبْلُ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ ۝٩١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

87Veleḳad âteynâ mûse-lkitâbe veḳaffeynâ mim baʿdihî birrusüli veâteynâ ʿîse-bne meryeme-lbeyyinâti veeyyednâhü birûḥi-lḳudüs. efeküllemâ câeküm rasûlüm bimâ lâ tehvâ enfüsükümü-stekbertüm. feferîḳan keẕẕebtüm veferîḳan taḳtülûn.

Okunuş

88Veḳâlû ḳulûbünâ gulf. bel leʿanehümü-llâhü biküfrihim feḳalîlem mâ yüʾminûn.

Okunuş

89Velemmâ câehüm kitâbüm min ʿindi-llâhi müṣaddiḳul limâ meʿahüm vekânû min ḳablü yesteftiḥûne ʿale-lleẕîne keferû. felemmâ câehüm mâ ʿarafû keferû bih. felaʿnetü-llâhi ʿale-lkâfirîn.

Okunuş

90Biʾseme-şterav bihî enfüsehüm ey yekfürû bimâ enzele-llâhü bagyen ey yünezzile-llâhü min faḍlihî ʿalâ mey yeşâü min ʿibâdih. febâû bigaḍabin ʿalâ gaḍab. velilkâfirîne ʿaẕâbüm mühîn.

Okunuş

91Veiẕâ ḳîle lehüm âminû bimâ enzele-llâhü ḳâlû nüʾminü bimâ ünzile ʿaleynâ veyekfürûne bimâ verâehû vehüve-lḥaḳḳu müṣaddiḳal limâ meʿahüm. ḳul felime taḳtülûne embiyâe-llâhi min ḳablü in küntüm müʾminîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

87Andolsun Musa’ya kitap verdik. Ondan sonra da birbiri ardınca elçiler gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya da belgeler verdik ve onu kutsal ruhla destekledik. Size ne zaman bir elçi, hoşunuza gitmeyen bir şeyle gelse, büyüklük taslayarak bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürdünüz.

Türkçe Meal

88Bir de kalkıp “Kalplerimiz kapalıdır” dediler. Hayır, gerçeği örtbas etmelerinden dolayı Allah’ın lânetine uğradılar. Onların çok azı hariç inanmazlar.

Türkçe Meal

89Allah katından, onlara, yanlarında bulunanı tasdik eden bir kitap geldiğinde; oysa daha önce kâfirlere karşı zafer kazanmayı bekliyorlardı. Fakat o tanıdıkları mesaj gelince buna inanmadılar. Böylece Allah’ın laneti bu kâfirlerin üzerine olsun.

Türkçe Meal

90Allah‟ın kullarından dilediğine, kitap indirmesini çekemeyip, Allah’ın indirdiğini inkâr ederek, kendilerini ne kötü bir şey karşılığında sattılar öyle! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. Gerçeği örtbas eden bu kâfirlere onur kırıcı bir azap vardır.

Türkçe Meal

91Onlara; “Allah’ın indirdiğine inanın!” denildiğinde, “Biz, bize indirilene inanırız.” deyip ondan sonra gelen Kuran‟a inanmadılar. Hâlbuki bu, ellerinde bulunanı tasdik eden hak bir kitaptır. Onlara de ki; “Gerçekten size indirilene inanıyor idiyseniz daha önce Allah’ın nebilerini niçin öldürüyordunuz?”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

87Bakara 91Mâide 110

İlgili ayetler

89Bakara 41Yusuf 111

İlgili ayetler

90Mâide 80Nahl 106

İlgili ayetler

91Bakara 170Bakara 87

Ayet 92–93

2 ayet

Bakara 92

Bakara 93

وَلَقَدْ جَٓاءَكُمْ مُوسٰى بِالْبَيِّنَاتِ ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ ۝٩٢ وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاسْمَعُواۜ قَالُوا سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَاُشْرِبُوا ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْعِجْلَ بِكُفْرِهِمْۜ قُلْ بِئْسَمَا يَاْمُرُكُمْ بِه۪ٓ ا۪يمَانُكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ ۝٩٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

92Veleḳad câeküm mûsâ bilbeyyinâti ŝümme-tteḫaẕtümü-lʿicle mim baʿdihî veentüm żâlimûn.

Okunuş

93Veiẕ eḫaẕnâ mîŝâḳaküm verafaʿnâ fevḳakümu-ṭṭûr. ḫuẕû mâ âteynâküm biḳuvvetiv vesmeʿû. ḳâlû semiʿnâ veʿaṣaynâ veüşribû fî ḳulûbihimü-lʿicle biküfrihim. ḳul biʾsemâ yeʾmüruküm bihî îmânüküm in küntüm müʾminîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

92Gerçekte Musa size apaçık delillerle gelmişti de sonra onun ardından buzağıyı ilah edinmiştiniz. İşte siz, böylece kendinize yazık ettiniz.

Türkçe Meal

93Bir vakit de sizin liderinizi ( tur) dağına davet ederek misak/söz almış; "Size verdiğimize kuvvetle sarılın ve vahye kulak verin.” demiştik. Siz de "İşittik ama isyan ediyor inanmıyoruz.” demiştiniz ve bu inkârınızdan dolayı buzağı dünyalık sevgisi kalplerinize yerleşmişti. De ki: "Gerçek karşısındaki inancınız size ne kötü şey emrediyor öyle.”

İlgili ayetler

Ayet 94–96

3 ayet

Bakara 94

Bakara 95

Bakara 96

قُلْ اِنْ كَانَتْ لَكُمُ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ عِنْدَ اللّٰهِ خَالِصَةً مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ ۝٩٤ وَلَنْ يَتَمَنَّوْهُ اَبَدًا بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ ۝٩٥ وَلَتَجِدَنَّهُمْ اَحْرَصَ النَّاسِ عَلٰى حَيٰوةٍۚ وَمِنَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا يَوَدُّ اَحَدُهُمْ لَوْ يُعَمَّرُ اَلْفَ سَنَةٍۚ وَمَا هُوَ بِمُزَحْزِحِه۪ مِنَ الْعَذَابِ اَنْ يُعَمَّرَۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ۟ ۝٩٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

94Ḳul in kânet lekümü-ddâru-lʾâḫiratü ʿinde-llâhi ḫâliṣatem min dûni-nnâsi fetemennevu-lmevte in küntüm ṣâdiḳîn.

Okunuş

95Veley yetemennevhü ebedem bimâ ḳaddemet eydîhim. vellâhü ʿalîmüm biżżâlimîn.

Okunuş

96Veletecidennehüm aḥraṣa-nnâsi ʿalâ ḥayâh. vemine-lleẕîne eşrakû yeveddü eḥadühüm lev yüʿammeru elfe seneh. vemâ hüve bimüzaḥziḥihî mine-lʿaẕâbi ey yüʿammer. vellâhü beṣîrum bimâ yaʿmelûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

94De ki: "Eğer gerçekten, Allah katında ahiret yurdu insanlardan yalnızca size ait ise ve bu iddianızda samimi iseniz haydi ölümü temenni ediniz de görelim!”

Türkçe Meal

95Ama hayır, elleriyle işlediklerinden dolayı ölümü hiçbir zaman temenni etmezler. Elbette Allah, bu yanlışta ısrar eden zalimleri en iyi bilendir.

Türkçe Meal

96Sen onları insanların yaşamaya en düşkünleri olarak bulursun, hatta müşriklerden bile fazla! İçlerinden kimileri bin yıl yaşamak ister; oysa bu bile onları azaptan kurtaracak değildir. Zira Allah, onların yaptıklarını görmektedir .

İlgili ayetler

İlgili ayetler

94Mâide 18Cum’a 6

İlgili ayetler

95Bakara 96Cum’a 6

Ayet 97–98

2 ayet

Bakara 97

Bakara 98

قُلْ مَنْ كَانَ عَدُوًّا لِجِبْر۪يلَ فَاِنَّهُ نَزَّلَهُ عَلٰى قَلْبِكَ بِاِذْنِ اللّٰهِ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ ۝٩٧ مَنْ كَانَ عَدُوًّا لِلّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَرُسُلِه۪ وَجِبْر۪يلَ وَم۪يكَالَ فَاِنَّ اللّٰهَ عَدُوٌّ لِلْكَافِر۪ينَ ۝٩٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

97Ḳul men kâne ʿadüvvel licibrîle feinnehû nezzelehû ʿalâ ḳalbike biiẕni-llâhi müṣaddiḳal limâ beyne yedeyhi vehüdev vebüşrâ lilmüʾminîn.

Okunuş

98Men kâne ʿadüvvel lillâhi vemelâiketihî verusülihî vecibrîle vemîkâle feinne-llâhe ʿadüvvül lilkâfirîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

97De ki: "Kim Cibril (Cebrail)’e düşman ise bilsin ki Allah’ın izniyle, daha önceki kitapları doğrulayan müminler için bir rehber ve müjde olan Kuran’ı senin kalbine o indirmiştir.”

Türkçe Meal

98Kim Allah’a, meleklerine, Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçilerine, Cibril (Cebrail)’e ve Mikail’e düşman olursa, iyi bilsin ki Allah da böylesi kâfirlerin düşmanıdır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

98Fussilet 19Fussilet 28

Ayet 99–103

5 ayet

Bakara 99

Bakara 100

Bakara 101

Bakara 102

Bakara 103

وَلَقَدْ اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۚ وَمَا يَكْفُرُ بِهَٓا اِلَّا الْفَاسِقُونَ ۝٩٩ اَوَكُلَّمَا عَاهَدُوا عَهْدًا نَبَذَهُ فَر۪يقٌ مِنْهُمْۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ ۝١٠٠ وَلَمَّا جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْ نَبَذَ فَر۪يقٌ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَۗ كِتَابَ اللّٰهِ وَرَٓاءَ ظُهُورِهِمْ كَاَنَّهُمْ لَا يَعْلَمُونَ ۝١٠١ وَاتَّبَعُوا مَا تَتْلُوا الشَّيَاط۪ينُ عَلٰى مُلْكِ سُلَيْمٰنَۚ وَمَا كَفَرَ سُلَيْمٰنُ وَلٰكِنَّ الشَّيَاط۪ينَ كَفَرُوا يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَۗ وَمَٓا اُنْزِلَ عَلَى الْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَارُوتَ وَمَارُوتَۜ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنْ اَحَدٍ حَتّٰى يَقُولَٓا اِنَّمَا نَحْنُ فِتْنَةٌ فَلَا تَكْفُرْۜ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنْهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِه۪ بَيْنَ الْمَرْءِ وَزَوْجِه۪ۜ وَمَا هُمْ بِضَٓارّ۪ينَ بِه۪ مِنْ اَحَدٍ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنْفَعُهُمْۜ وَلَقَدْ عَلِمُوا لَمَنِ اشْتَرٰيهُ مَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ۠ وَلَبِئْسَ مَا شَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْۜ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ ۝١٠٢ وَلَوْ اَنَّهُمْ اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَمَثُوبَةٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ خَيْرٌۜ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟ ۝١٠٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

99Veleḳad enzelnâ ileyke âyâtim beyyinât. vemâ yekfüru bihâ ille-lfâsiḳûn.

Okunuş

100Eveküllemâ ʿâhedû ʿahden nebeẕehû ferîḳum minhüm. bel ekŝeruhüm lâ yüʾminûn.

Okunuş

101Velemmâ câehüm rasûlüm min ʿindi-llâhi müṣaddiḳul limâ meʿahüm nebeẕe ferîḳum mine-lleẕîne ûtü-lkitâb. kitâbe-llâhi verâe żuhûrihim keennehüm lâ yaʿlemûn.

Okunuş

102Vettebeʿû mâ tetlü-şşeyâṭînü ʿalâ mülki süleymân. vemâ kefera süleymânü velâkinne-şşeyâṭîne keferû yüʿallimûne-nnâse-ssiḥr. vemâ ünzile ʿale-lmelekeyni bibâbile hârûte vemârût. vemâ yüʿallimâni min eḥadin ḥattâ yeḳûlâ innemâ naḥnü fitnetün felâ tekfür. feyeteʿallemûne minhümâ mâ yüferriḳûne bihî beyne-lmerʾi vezevcih. vemâ hüm biḍârrîne bihî min eḥadin illâ biiẕni-llâh. veyeteʿallemûne mâ yeḍurruhüm velâ yenfeʿuhüm. veleḳad ʿalimû lemeni-şterâhü mâ lehû fi-lʾâḫirati min ḫalâḳ. velebiʾse mâ şerav bihî enfüsehüm. lev kânû yaʿlemûn.

Okunuş

103Velev ennehüm âmenû vetteḳav lemeŝûbetüm min ʿindi-llâhi ḫayr. lev kânû yaʿlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

99Andolsun biz, sana apaçık ayetler indirdik. Bunları yoldan çıkan fasıklardan başkası inanmazlık etmez.

Türkçe Meal

100Onlar ne zaman Allah ile bir ahit yapmışlarsa, içlerinden bir grup bu ahdi/sözü bozup atmadı mı? Zaten onların çoğu kendi değerlerine bile inanmıyorlar.

Türkçe Meal

101Onlara ne zaman yanlarında olanı tasdik eden bir elçi gelse, sanki Allah’ın kitabını bilmiyorlarmış gibi arkalarına atar ve gerçeklere kulak tıkarlar.

Türkçe Meal

102Onlar, şeytanlaşmış insanların Süleyman’ın saltanatı aleyhine ortaya attıkları yalanlara uydular. Oysa Süleyman sihir ve büyü yaparak kâfir olmadı. Fakat insanlara sihir ve büyüyü öğreten o düzenbaz şeytanlar kâfir oldu. Hâlbuki onların iddia ettiği gibi; Babil’deki iki melik/kral Harut ile Marut’a hiçbir şey indirilmedi. O ikisi sihir öğrettikleri kişilere alaycı bir tavırla şunu söylerlerdi; "Biz sihre/büyüye müptela olmuşuz, sakın siz kâfir olmayın.” şeytan tabiatlı bu insanlar onlardan büyüyü öğreniyor ve bunu sadece karı kocayı birbirinden ayırmak için kullanıyorlardı. Oysa şu bir gerçekti ki büyü yapanlar, Allah’ın izni olmasaydı hiç kimseye zarar veremezlerdi. Fakat onlar kendilerine zarar veren ve hiçbir fayda sağlamayan şeyleri öğrenmiş oluyorlardı. Andolsun ki bu yolla çıkar sağlayanların ahirette hiçbir nasibi olmayacağını onlar da biliyorlardı. Kendi değerlerini satarak karşılığında elde ettikleri menfaat ne berbat şeydir öyle! Keşke bunu bilmiş olsalardı.

Türkçe Meal

103Yani keşke onlar iman ederek Allah’a karşı gelmekten sakınsalardı, elbette Allah katında verilecek sevap çok daha hayırlı olurdu. Bari bunu bilselerdi!

İlgili ayetler

İlgili ayetler

99Tevbe 24Secde 20

İlgili ayetler

101A’raf 157Bakara 109

İlgili ayetler

102Mücadele 10Teğabun 11

İlgili ayetler

103Âl-i İmran 135Zümer 58

Ayet 104

1 ayet

Bakara 104

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقُولُوا رَاعِنَا وَقُولُوا انْظُرْنَا وَاسْمَعُواۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ اَل۪يمٌ ۝١٠٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

104Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ teḳûlû râʿinâ veḳûlü-nẕürnâ vesmeʿû. velilkâfirîne ʿaẕâbün elîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

104Ey iman edenler! "Râinâ” ( bizi güt) demeyin "Unzurnâ” ( bizi gözet/bize bak) deyin ve vahyi can kulağıyla dinleyin, unutmayın ki sizinle alay eden kâfirler için çok acı bir azap vardır.

İlgili ayetler

Ayet 105–106

2 ayet

Bakara 105

Bakara 106

مَا يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَلَا الْمُشْرِك۪ينَ اَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْكُمْ مِنْ خَيْرٍ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاللّٰهُ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ ۝١٠٥ مَا نَنْسَخْ مِنْ اٰيَةٍ اَوْ نُنْسِهَا نَاْتِ بِخَيْرٍ مِنْهَٓا اَوْ مِثْلِهَاۜ اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ۝١٠٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

105Mâ yeveddü-lleẕîne keferû min ehli-lkitâbi vele-lmüşrikîne ey yünezzele ʿaleyküm min ḫayrim mir rabbiküm. vellâhü yaḫteṣṣu biraḥmetihî mey yeşâʾ. vellâhü ẕü-lfaḍli-lʿażîm.

Okunuş

106Mâ nensaḫ min âyetin ev nünsihâ neʾti biḫayrim minhâ ev miŝlihâ. elem taʿlem enne-llâhe ʿalâ külli şeyʾin ḳadîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

105Ne kitap ehlinden gerçeği örtbas eden kâfirler ne de müşrikler, size Rabbinizden hiçbir hayrın/ayetin indirilmesini istemezler. Allah ise rahmetini dileyip hak eden kimseye tahsis eder. Şüphesiz Allah büyük bir lütuf/ikram sahibidir.

Türkçe Meal

106Biz yürürlükten kaldırdığımız veya unutturduğumuz bir ayetin yerine ya ondan daha iyisini veya onun dengini getiririz. Bilmiyor musun ki Allah her şeye bir ölçü koyandır?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

106Bakara 213Ra’d 39Nahl 101

Ayet 107

1 ayet

Bakara 107

اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ ۝١٠٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

107Elem taʿlem enne-llâhe lehû mülkü-ssemâvâti velʾarḍ. vemâ leküm min dûni-llâhi miv veliyyiv velâ neṣîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

107Göklerin ve yerin iktidarının Allah’a ait olduğunu ve sizin Allah’tan başka veli ve yardımcınızın olmadığını bilmiyor musunuz?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

107Tevbe 116Secde 4

Ayet 108

1 ayet

Bakara 108

اَمْ تُر۪يدُونَ اَنْ تَسْـَٔلُوا رَسُولَكُمْ كَمَا سُئِلَ مُوسٰى مِنْ قَبْلُۜ وَمَنْ يَتَبَدَّلِ الْكُفْرَ بِالْا۪يمَانِ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ ۝١٠٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

108Em türîdûne en tesʾelû rasûleküm kemâ süile mûsâ min ḳabl. vemey yetebeddeli-lküfra bilʾîmâni feḳad ḍalle sevâe-ssebîl.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

108Yoksa siz de daha önce Musa’nın sorguya çekildiği gibi elçinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Kim küfrü iman ile değiştirirse doğru yoldan sapmış olur.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

108Nisâ 153Ahzab 69

Ayet 109–110

2 ayet

Bakara 109

Bakara 110

وَدَّ كَث۪يرٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يَرُدُّونَكُمْ مِنْ بَعْدِ ا۪يمَانِكُمْ كُفَّارًاۚ حَسَدًا مِنْ عِنْدِ اَنْفُسِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْحَقُّۚ فَاعْفُوا وَاصْفَحُوا حَتّٰى يَاْتِيَ اللّٰهُ بِاَمْرِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ۝١٠٩ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ ۝١١٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

109Vedde keŝîrum min ehli-lkitâbi lev yeruddûneküm mim baʿdi îmâniküm küffârâ. ḥasedem min ʿindi enfüsihim mim baʿdi mâ tebeyyene lehümü-lḥaḳḳ. faʿfû vaṣfeḥû ḥattâ yeʾtiye-llâhü biemrih. inne-llâhe ʿalâ külli şeyʾin ḳadîr.

Okunuş

110Veeḳîmu-ṣṣalâte veâtü-zzekâh. vemâ tüḳaddimû lienfüsiküm min ḫayrin tecidûhü ʿinde-llâh. inne-llâhe bimâ taʿmelûne beṣîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

109Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra, sırf içlerindeki kıskançlık yüzünden, sizi imanınızdan sonra tekrar küfre döndürmek isterler. Öyleyse onlara Allah’ın emri gelinceye kadar ilişmeyiniz, kendi hallerine bırakınız, şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir.

Türkçe Meal

110Namazı kılın, zekâtı verin, kendiniz için önden hayır olarak ne yollarsanız Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı en iyi görendir!

İlgili ayetler

İlgili ayetler

110Hadîd 4Haşr 18

Ayet 111–112

2 ayet

Bakara 111

Bakara 112

وَقَالُوا لَنْ يَدْخُلَ الْجَنَّةَ اِلَّا مَنْ كَانَ هُودًا اَوْ نَصَارٰىۜ تِلْكَ اَمَانِيُّهُمْۜ قُلْ هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ ۝١١١ بَلٰى مَنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَلَهُٓ اَجْرُهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ۟ ۝١١٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

111Veḳâlû ley yedḫule-lcennete illâ men kâne hûden ev neṣârâ. tilke emâniyyühüm. ḳul hâtû bürhâneküm in küntüm ṣâdiḳîn.

Okunuş

112Belâ men esleme vechehû lillâhi vehüve muḥsinün felehû ecruhû ʿinde rabbih. velâ ḫavfün ʿaleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

111Onlar "Yahudi ve Hristiyan olandan başkası cennete giremeyecek!” dediler; bu onların kuruntusudur. Onlara de ki: “Eğer iddianızda samimi iseniz delilinizi getirin de görelim!”

Türkçe Meal

112Hayır, kim tüm varlığı ile Allah’a teslim olmuş ve iyilik yapan bir kimse ise artık onun ödülü Rabbi katındadır. Onlara hiçbir korku yoktur. Onlar asla üzülmeyeceklerdir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

111Bakara 135Nisâ 123

İlgili ayetler

112Neml 89Bakara 195

Ayet 113

1 ayet

Bakara 113

وَقَالَتِ الْيَهُودُ لَيْسَتِ النَّصَارٰى عَلٰى شَيْءٍۖ وَقَالَتِ النَّصَارٰى لَيْسَتِ الْيَهُودُ عَلٰى شَيْءٍۙ وَهُمْ يَتْلُونَ الْكِتَابَۜ كَذٰلِكَ قَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ مِثْلَ قَوْلِهِمْۚ فَاللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ ۝١١٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

113Veḳâleti-lyehûdü leyseti-nneṣârâ ʿalâ şeyʾ. veḳâleti-nneṣârâ leyseti-lyehûdü ʿalâ şeyʾiv vehüm yetlûne-lkitâb. keẕâlike ḳâle-lleẕîne lâ yaʿlemûne miŝle ḳavlihim. fellâhü yaḥkümü beynehüm yevme-lḳiyâmeti fîmâ kânû fîhi yaḫtelifûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

113Yahudiler; “Hristiyanlar bir inanç temelinden yoksundur.” dediler, Hristiyanlar da “Yahudiler bir inanç temelinden yoksundur.” dediler. Hâlbuki hepsi de aynı kitabı okuyorlardı. Bilmeyenler de aynen onların sözlerini söylüyorlar. Allah ise kıyamet günü ihtilafa düştükleri konular hakkında, aralarında elbette hükmünü verecektir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

113Mâide 48Nûr 64Şûrâ 10

Ayet 114

1 ayet

Bakara 114

وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ مَنَعَ مَسَاجِدَ اللّٰهِ اَنْ يُذْكَرَ ف۪يهَا اسْمُهُ وَسَعٰى ف۪ي خَرَابِهَاۜ اُو۬لٰٓئِكَ مَا كَانَ لَهُمْ اَنْ يَدْخُلُوهَٓا اِلَّا خَٓائِف۪ينَۜ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ ۝١١٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

114Vemen ażlemü mimmem meneʿa mesâcide-llâhi ey yüẕkera fîhe-smühû veseʿâ fî ḫarâbihâ. ülâike mâ kâne lehüm ey yedḫulûhâ illâ ḫâifîn. lehüm fi-ddünyâ ḫizyüv velehüm fi-lʾâḫirati ʿaẕâbün ʿażîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

114Allah’ın mescitlerinde O’nun isminin anılmasını engelleyen ve oraların harap olup yıkılması için çalışandan daha zalim kim vardır? Onların, oralara girmemeleri, girseler bile korka korka girmeleri gerekir. Onlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük bir azap vardır.

İlgili ayetler

Ayet 115

1 ayet

Bakara 115

وَلِلّٰهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُ فَاَيْنَمَا تُوَلُّوا فَثَمَّ وَجْهُ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ ۝١١٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

115Velillâhi-lmeşriḳu velmagribü feeynemâ tüvellû feŝemme vechü-llâh. inne-llâhe vâsiʿun ʿalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

115Doğu da Allah’ındır batı da, ne tarafa yönelirseniz yönelin Allah’ın yönü orasıdır. Şüphesiz Allah gücüyle her şeyi kuşatan ve ilmiyle her şeyi bilendir.

İlgili ayetler

Ayet 116–117

2 ayet

Bakara 116

Bakara 117

وَقَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَدًاۙ سُبْحَانَهُۜ بَلْ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ كُلٌّ لَهُ قَانِتُونَ ۝١١٦ بَد۪يعُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ ۝١١٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

116Veḳâlü-tteḫaẕe-llâhü veleden sübḥâneh. bel lehû mâ fi-ssemâvâti velʾarḍ. küllül lehû ḳânitûn.

Okunuş

117Bedîʿu-ssemâvâti velʾarḍ. veiẕâ ḳaḍâ emran feinnemâ yeḳûlü lehû kün feyekûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

116“Allah çocuk edindi.” dediler. Hâşâ! O bundan münezzehtir. Bilakis, göklerde ve yerde olanların hepsi Allah’ındır. Hepsi O’na boyun eğmiştir.

Türkçe Meal

117Allah göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. Bir şeyin olmasını istediği zaman ona sadece “Ol!” der, o da oluş sürecine girer.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

116Yunus 68Meryem 91Meryem 92

İlgili ayetler

117En’am 101Yâsîn 82

Ayet 118

1 ayet

Bakara 118

وَقَالَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ لَوْلَا يُكَلِّمُنَا اللّٰهُ اَوْ تَاْت۪ينَٓا اٰيَةٌۜ كَذٰلِكَ قَالَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِثْلَ قَوْلِهِمْۜ تَشَابَهَتْ قُلُوبُهُمْۜ قَدْ بَيَّنَّا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ ۝١١٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

118Veḳâle-lleẕîne lâ yaʿlemûne levlâ yükellimüne-llâhü ev teʾtînâ âyeh. keẕâlike ḳâle-lleẕîne min ḳablihim miŝle ḳavlihim. teşâbehet ḳulûbühüm. ḳad beyyenne-lʾâyâti liḳavmiy yûḳinûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

118Allah’ı tam bilmeyenler “Allah bizimle konuşsa veya bize bir ayet gelse ya” dediler. Onlardan öncekiler de tıpkı onların söyledikleri gibi söylemişlerdi. Kalpleri ne kadar da birbirine benzemiş! Oysa biz, iyice inanmak isteyen bir toplum için ayetlerimizi apaçık beyan etmişizdir.

İlgili ayetler

Ayet 119

1 ayet

Bakara 119

اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ بِالْحَقِّ بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًاۙ وَلَا تُسْـَٔلُ عَنْ اَصْحَابِ الْجَح۪يمِ ۝١١٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

119İnnâ erselnâke bilḥaḳḳi beşîrav veneẕîrav velâ tüsʾelü ʿan aṣḥâbi-lceḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

119Biz seni hak/Kuran ile müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Zira cehennem halkından sen sorumlu değilsin.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

119Zümer 19Hac 41

Ayet 120

1 ayet

Bakara 120

وَلَنْ تَرْضٰى عَنْكَ الْيَهُودُ وَلَا النَّصَارٰى حَتّٰى تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْۜ قُلْ اِنَّ هُدَى اللّٰهِ هُوَ الْهُدٰىۜ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ بَعْدَ الَّذ۪ي جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ مَا لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا نَص۪يرٍ ۝١٢٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

120Velen terḍâ ʿanke-lyehûdü vele-nneṣârâ ḥattâ tettebiʿa milletehüm. ḳul inne hüde-llâhi hüve-lhüdâ. veleini-ttebaʿte ehvâehüm baʿde-lleẕî câeke mine-lʿilmi mâ leke mine-llâhi miv veliyyiv velâ neṣîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

120Yahudiler de Hristiyanlar da, sen onların inanç sistemine uymadıkça, asla senden hoşnut olmayacaklar. De ki; “Allah’ın gösterdiği yol, işte gerçek doğru yol budur. Sana gelen bu bilgiden, sonra eğer onların heva ve arzularına uyacak olursan, Allah’ın dışında seni koruyacak ne bir veli ne de bir yardımcı vardır.”

İlgili ayetler

Ayet 121

1 ayet

Bakara 121

اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَتْلُونَهُ حَقَّ تِلَاوَتِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟ ۝١٢١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

121Elleẕîne âteynâhümü-lkitâbe yetlûnehû ḥaḳḳa tilâvetih. ülâike yüʾminûne bih. vemey yekfür bihî feülâike hümü-lḫâsirûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

121Kendilerine kitap verdiklerimiz, bu kitabı/Kuran’ı hakkıyla okuyup iletirlerse, işte onlar bu kitaba iman etmiş olurlar. Kim de bu kitaba inanmazsa işte onlar kaybedenlerdir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

121Ankebut 45Fâtır 29

Ayet 122–123

2 ayet

Bakara 122

Bakara 123

يَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ اذْكُرُوا نِعْمَتِيَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتُ عَلَيْكُمْ وَاَنّ۪ي فَضَّلْتُكُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَ ۝١٢٢ وَاتَّقُوا يَوْمًا لَا تَجْز۪ي نَفْسٌ عَنْ نَفْسٍ شَيْـًٔا وَلَا يُقْبَلُ مِنْهَا عَدْلٌ وَلَا تَنْفَعُهَا شَفَاعَةٌ وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَ ۝١٢٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

122Yâ benî isrâîle-ẕkürû niʿmetiye-lletî enʿamtü ʿaleyküm veennî feḍḍaltüküm ʿale-lʿâlemîn.

Okunuş

123Vetteḳû yevmel lâ teczî nefsün ʿan nefsin şeyʾev velâ yuḳbelü minhâ ʿadlüv velâ tenfeʿuhâ şefâʿatüv velâ hüm yünṣarûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

122Ey İsrailoğulları, size verdiğim nimetimi, bir zamanlar sizi diğer toplumlara üstün kıldığımı hatırlayın.

Türkçe Meal

123Öyle bir günden sakının ki; o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödemeyecek, hiç kimseye şefaat, fayda vermeyecek ve hiç kimsenin başkasının yerine geçmesine izin verilmeyecek ve onlar hiçbir yerden yardım da göremeyecekler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

122Bakara 211Câsiye 16

İlgili ayetler

123Bakara 48Secde 4

Ayet 124

1 ayet

Bakara 124

وَاِذِ ابْتَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ رَبُّهُ بِكَلِمَاتٍ فَاَتَمَّهُنَّۜ قَالَ اِنّ۪ي جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ اِمَامًاۜ قَالَ وَمِنْ ذُرِّيَّت۪يۜ قَالَ لَا يَنَالُ عَهْدِي الظَّالِم۪ينَ ۝١٢٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

124Veiẕi-btelâ ibrâhîme rabbühû bikelimâtin feetemmehünn. ḳâle innî câʿilüke linnâsi imâmâ. ḳâle vemin ẕürriyyetî. ḳâle lâ yenâlü ʿahdi-żżâlimîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

124Rabbi İbrahim’i ağır birtakım kelimelerle imtihanlardan geçirmiş, o da onları tamamen yerine getirince: “Seni insanlara önder/imam yapacağım.” Buyurmuştu. İbrahim de: “Soyumdan gelenleri de” demişti. Allah ise: “Ama benim bu ahdim zalimleri kapsamaz.” diye cevap vermişti.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

124Enbiyâ 35Fecr 15Fecr 16

Ayet 125–126

2 ayet

Bakara 125

Bakara 126

وَاِذْ جَعَلْنَا الْبَيْتَ مَثَابَةً لِلنَّاسِ وَاَمْنًاۜ وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ اِبْرٰه۪يمَ مُصَلًّىۜ وَعَهِدْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ اَنْ طَهِّرَا بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْعَاكِف۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ ۝١٢٥ وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا بَلَدًا اٰمِنًا وَارْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ قَالَ وَمَنْ كَفَرَ فَاُمَتِّعُهُ قَل۪يلًا ثُمَّ اَضْطَرُّهُٓ اِلٰى عَذَابِ النَّارِۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ ۝١٢٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

125Veiẕ ceʿalne-lbeyte meŝâbetel linnâsi veemnâ. vetteḫiẕû mim meḳâmi ibrâhîme müṣallâ. veʿahidnâ ilâ ibrâhîme veismâʿîle en ṭahhirâ beytiye liṭṭâifîne velʿâkifîne verrukkeʿi-ssücûd.

Okunuş

126Veiẕ ḳâle ibrâhîmü rabbi-cʿal hâẕâ beleden âminev verzuḳ ehlehû mine-ŝŝemerâti men âmene minhüm billâhi velyevmi-lʾâḫir. ḳâle vemen kefera feümettiʿuhû ḳalîlen ŝümme aḍṭarruhû ilâ ʿaẕâbi-nnâr. vebiʾse-lmeṣîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

125Biz Kâbe’yi insanlar için bir toplanma yeri ve güvenlik merkezi kılmıştık. Öyleyse İbrahim’in makamını namazgâh edinin. İbrahim ve İsmail’e: “Beytimi, tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için temizleyin.” diye emretmiştik.

Türkçe Meal

126Hani İbrahim:
-Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir yap, halkından Allah’a ve ahiret gününe inananları çeşitli ürünlerle rızıklandır, demişti. Allah da:
-İnanmayanı bile az bir süre geçindirir, sonra onu cehennem azabına atarım ne kötü bir akıbet! Diye buyurmuştu.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

126Hûd 6Hac 26Mürselât 46

Ayet 127–129

3 ayet

Bakara 127

Bakara 128

Bakara 129

وَاِذْ يَرْفَعُ اِبْرٰه۪يمُ الْقَوَاعِدَ مِنَ الْبَيْتِ وَاِسْمٰع۪يلُۜ رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّاۜ اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ ۝١٢٧ رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَٓا اُمَّةً مُسْلِمَةً لَكَۖ وَاَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ ۝١٢٨ رَبَّنَا وَابْعَثْ ف۪يهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُزَكّ۪يهِمْۜ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟ ۝١٢٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

127Veiẕ yerfeʿu ibrâhîmü-lḳavâʿide mine-lbeyti veismâʿîl. rabbenâ teḳabbel minnâ. inneke ente-ssemîʿu-lʿalîm.

Okunuş

128Rabbenâ vecʿalnâ müslimeyni leke vemin ẕürriyyetinâ ümmetem müslimetel lek. veerinâ menâsikenâ vetüb ʿaleynâ. inneke ente-ttevvâbü-rraḥîm.

Okunuş

129Rabbenâ vebʿaŝ fîhim rasûlem minhüm yetlû ʿaleyhim âyâtike veyüʿallimühümü-lkitâbe velḥikmete veyüzekkîhim. inneke ente-lʿazîzü-lḥakîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

127İbrahim, İsmail ile birlikte Kâbe’nin temellerini yükseltirken: “Rabbimiz bizden hizmetimizi kabul buyur, şüphesiz sen her duayı işiten ve bilensin.”

Türkçe Meal

128Rabbimiz, bizi sana tam teslim olmuş olanlardan eyle ve soyumuzdan da Müslüman ümmet/topluluklar çıkar. Bize ibadet yollarımızı göster ve tövbelerimizi kabul et, zira tövbeleri kabul edip, merhamet eden ancak sensin!

Türkçe Meal

129Rabbimiz içlerinden, onlara senin ayetlerini okuyan, kitap ve hikmeti öğreten ve onları şirkten arındıran elçi çıkar. Şüphesiz mutlak üstün ve yüce olan ve her hükmü doğru olan ancak sensin.

Ayet 130

1 ayet

Bakara 130

وَمَنْ يَرْغَبُ عَنْ مِلَّةِ اِبْرٰه۪يمَ اِلَّا مَنْ سَفِهَ نَفْسَهُۜ وَلَقَدِ اصْطَفَيْنَاهُ فِي الدُّنْيَاۚ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَ ۝١٣٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

130Vemey yergabü ʿam milleti ibrâhîme illâ men sefihe nefseh. veleḳadi-ṣṭafeynâhü fi-ddünyâ. veinnehû fi-lʾâḫirati lemine-ṣṣâliḥîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

130Aklını yitirmiş beyinsizden başka kim İbrahim’in inanç sisteminden yüz çevirir? Biz bu dünyada onu seçmiştik. Şüphesiz o ahirette de iyilerden olacaktır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

130Nisâ 125Nahl 123

Ayet 131–132

2 ayet

Bakara 131

Bakara 132

اِذْ قَالَ لَهُ رَبُّهُٓ اَسْلِمْۙ قَالَ اَسْلَمْتُ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ ۝١٣١ وَوَصّٰى بِهَٓا اِبْرٰه۪يمُ بَن۪يهِ وَيَعْقُوبُۜ يَا بَنِيَّ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰى لَكُمُ الدّ۪ينَ فَلَا تَمُوتُنَّ اِلَّا وَاَنْتُمْ مُسْلِمُونَۜ ۝١٣٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

131İẕ ḳâle lehû rabbühû eslim ḳâle eslemtü lirabbi-lʿâlemîn.

Okunuş

132Veveṣṣâ bihâ ibrâhîmü benîhi veyaʿḳûb. yâ benîye inne-llâhe-ṣṭafâ lekümü-ddîne felâ temûtünne illâ veentüm müslimûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

131Rabbi ona “Teslim ol!” dediğinde: “Ben âlemlerin Rabbine teslim oldum.” demişti.

Türkçe Meal

132İbrahim, bunu oğullarına da vasiyet etti. Yakup da öyle yaptı. “Ey oğullarım, Allah sizin için bu dini seçti. Öyleyse, siz de ancak Müslüman olarak can verin!”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

131Neml 81Zümer 12

İlgili ayetler

132Âl-i İmran 102Yusuf 101

Ayet 133–134

2 ayet

Bakara 133

Bakara 134

اَمْ كُنْتُمْ شُهَدَٓاءَ اِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ الْمَوْتُۙ اِذْ قَالَ لِبَن۪يهِ مَا تَعْبُدُونَ مِنْ بَعْد۪يۜ قَالُوا نَعْبُدُ اِلٰهَكَ وَاِلٰهَ اٰبَٓائِكَ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ اِلٰهًا وَاحِدًاۚ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ ۝١٣٣ تِلْكَ اُمَّةٌ قَدْ خَلَتْۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُمْ مَا كَسَبْتُمْۚ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ ۝١٣٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

133Em küntüm şühedâe iẕ ḥaḍara yaʿḳûbe-lmevtü iẕ ḳâle libenîhi mâ taʿbüdûne mim baʿdî. ḳâlû naʿbüdü ilâheke veilâhe âbâike ibrâhîme veismâʿîle veisḥâḳa ilâhev vâḥidâ. venaḥnü lehû müslimûn.

Okunuş

134Tilke ümmetün ḳad ḫalet. lehâ mâ kesebet veleküm mâ kesebtüm. velâ tüsʾelûne ʿammâ kânû yaʿmelûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

133Yoksa siz, Yakub’a ölüm yaklaşıp da oğullarına: “Ey oğullarım, benden sonra neye kulluk edeceksiniz?” diye sorduğu ve onların da: “Senin ilahına, atalarımız İbrahim, İsmail ve İshak’ın bir tek ilahına kulluk edeceğiz. Biz Müslüman olanlardan olacağız!” dediklerinde, siz onların yanında bu olaya şahit miydiniz?

Türkçe Meal

134Hâlbuki onlar bir ümmetti, geldi geçti. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız da size aittir ve siz onların yaptıklarından asla sorguya çekilmeyeceksiniz.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

133Şûrâ 13Zuhruf 70

Ayet 135–137

3 ayet

Bakara 135

Bakara 136

Bakara 137

وَقَالُوا كُونُوا هُودًا اَوْ نَصَارٰى تَهْتَدُواۜ قُلْ بَلْ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفًاۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ ۝١٣٥ قُولُٓوا اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْنَا وَمَٓا اُنْزِلَ اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَمَٓا اُو۫تِيَ مُوسٰى وَع۪يسٰى وَمَٓا اُو۫تِيَ النَّبِيُّونَ مِنْ رَبِّهِمْۚ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْۘ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ ۝١٣٦ فَاِنْ اٰمَنُوا بِمِثْلِ مَٓا اٰمَنْتُمْ بِه۪ فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا هُمْ ف۪ي شِقَاقٍۚ فَسَيَكْف۪يكَهُمُ اللّٰهُۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُۜ ۝١٣٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

135Veḳâlû kûnû hûden ev neṣârâ tehtedû. ḳul bel millete ibrâhîme ḥanîfâ. vemâ kâne mine-lmüşrikîn.

Okunuş

136Ḳûlû âmennâ billâhi vemâ ünzile ileynâ vemâ ünzile ilâ ibrâhîme veismâʿîle veisḥâḳa veyaʿḳûbe velʾesbâṭi vemâ ûtiye mûsâ veʿîsâ vemâ ûtiye-nnebiyyûne mir rabbihim. lâ nüferriḳu beyne eḥadim minhüm. venaḥnü lehû müslimûn.

Okunuş

137Fein âmenû bimiŝli mâ âmentüm bihî feḳadi-htedev. vein tevellev feinnemâ hüm fî şiḳâḳ. feseyekfîkehümü-llâh. vehüve-ssemîʿu-lʿalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

135Ve onlar dediler ki: “Yahudi veya Hristiyan olun ki doğru yolu bulasınız.” Sen de de ki: “Hayır, Hanif olan ve müşriklerden olmayan İbrahim’in inanç sistemine uyarsanız doğru yolu bulursunuz.”

Türkçe Meal

136Ve deyin ki: “Biz Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına indirilenlere, Musa’ya, İsa’ya verilenlere ve nebilerine Rableri katından indirilenlere iman ettik. Bunlardan hiçbiri arasında ayırım yapmayız. Biz Müslüman olmuş olanlarız.

Türkçe Meal

137Eğer Yahudi ve Hristiyanlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman etselerdi doğru yolu bulmuş olurlardı; yok eğer yüz çevirirlerse onlar ancak ayrılık içindedirler. Zira Allah onlara karşı sana yeter. Zira O, her şeyi hakkıyla işiten ve her şeyi bilendir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

135Nahl 123Âl-i İmran 95

İlgili ayetler

136Bakara 285Âl-i İmran 84

İlgili ayetler

137Bakara 213Şûrâ 13

Ayet 138

1 ayet

Bakara 138

صِبْغَةَ اللّٰهِۚ وَمَنْ اَحْسَنُ مِنَ اللّٰهِ صِبْغَةًۘ وَنَحْنُ لَهُ عَابِدُونَ ۝١٣٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

138Ṣibgate-llâh. vemen aḥsenü mine-llâhi ṣibgah. venaḥnü lehû ʿâbidûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

138İşte bu tevhid dini İslam Allah’ın dini ve Allah’tan daha güzel kim din önerebilir? Biz onun için yalnızca Allah’a kulluk ederiz!

İlgili ayetler

İlgili ayetler

138Nisâ 125Fussilet 33

Ayet 139

1 ayet

Bakara 139

قُلْ اَتُحَٓاجُّونَنَا فِي اللّٰهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْۚ وَلَنَٓا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۚ وَنَحْنُ لَهُ مُخْلِصُونَۙ ۝١٣٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

139Ḳul etüḥâccûnenâ fi-llâhi vehüve rabbünâ verabbüküm. velenâ aʿmâlünâ veleküm aʿmâlüküm. venaḥnü lehû muḫliṣûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

139De ki: “Siz, bizimle Allah hakkında mı tartışıyorsunuz? Hâlbuki O, bizim de Rabbimiz/Sahibimiz sizin de Rabbinizdir/Sahibinizdir. Bizim yaptıklarımızın sorumluluğu bize, sizin yaptıklarınızın sorumluluğu da size aittir. Biz Allah’a katıksız olarak bağlananlarız.

İlgili ayetler

Ayet 140

1 ayet

Bakara 140

اَمْ تَقُولُونَ اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطَ كَانُوا هُودًا اَوْ نَصَارٰىۜ قُلْ ءَاَنْتُمْ اَعْلَمُ اَمِ اللّٰهُۜ وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَتَمَ شَهَادَةً عِنْدَهُ مِنَ اللّٰهِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ ۝١٤٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

140Em teḳûlûne inne ibrâhîme veismâʿîle veisḥâḳa veyaʿḳûbe velʾesbâṭa kânû hûden ev neṣârâ. ḳul eentüm aʿlemü emi-llâh. vemen ażlemü mimmen keteme şehâdeten ʿindehû mine-llâh. veme-llâhü bigâfilin ʿammâ taʿmelûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

140Yoksa siz, İbrahim, İsmail, İshak, Yakub’un ve torunlarının, Yahudi yahut Hristiyan olduklarını mı iddia ediyorsunuz? De ki: “Siz mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Allah mı? Allah’tan gelen bir bilgiyi gizleyenden daha zalim kim olabilir? Allah yaptıklarınıza karşı asla duyarsız değildir.”

İlgili ayetler

Ayet 141

1 ayet

Bakara 141

تِلْكَ اُمَّةٌ قَدْ خَلَتْۚ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَلَكُمْ مَا كَسَبْتُمْۚ وَلَا تُسْـَٔلُونَ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ۟ ۝١٤١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

141Tilke ümmetün ḳad ḫalet. lehâ mâ kesebet veleküm mâ kesebtüm. velâ tüsʾelûne ʿammâ kânû yaʿmelûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

141Onlar bir ümmetti geldi geçti. Onların kazandıkları onlara, sizin kazandığınız da size aittir ve siz onların yaptıklarından dolayı asla sorumlu tutulmayacaksınız.

İlgili ayetler

Ayet 142

1 ayet

Bakara 142

سَيَقُولُ السُّفَهَٓاءُ مِنَ النَّاسِ مَا وَلّٰيهُمْ عَنْ قِبْلَتِهِمُ الَّت۪ي كَانُوا عَلَيْهَاۜ قُلْ لِلّٰهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُۜ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ ۝١٤٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

142Seyeḳûlü-ssüfehâü mine-nnâsi mâ vellâhüm ʿan ḳibletihimü-lletî kânû ʿaleyhâ. ḳul lillâhi-lmeşriḳu velmagrib. yehdî mey yeşâü ilâ ṣirâṭim müsteḳîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

142İnsanlardan birtakım beyinsizler: “Üzerlerinde bulundukları kıblelerinden onları döndüren nedir?” diyecekler. De ki: “Doğu da, batı da Allah’a aittir. O dileyip hak eden kimseyi dosdoğru yola iletir.

İlgili ayetler

Ayet 143

1 ayet

Bakara 143

وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطًا لِتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَه۪يدًاۜ وَمَا جَعَلْنَا الْقِبْلَةَ الَّت۪ي كُنْتَ عَلَيْهَٓا اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يَتَّبِعُ الرَّسُولَ مِمَّنْ يَنْقَلِبُ عَلٰى عَقِبَيْهِۜ وَاِنْ كَانَتْ لَكَب۪يرَةً اِلَّا عَلَى الَّذ۪ينَ هَدَى اللّٰهُۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُض۪يعَ ا۪يمَانَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ ۝١٤٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

143Vekeẕâlike ceʿalnâküm ümmetev veseṭal litekûnû şühedâe ʿale-nnâsi veyekûne-rrasûlü ʿaleyküm şehîdâ. vemâ ceʿalne-lḳiblete-lletî künte ʿaleyhâ illâ linaʿleme mey yettebiʿu-rrasûle mimmey yenḳalibü ʿalâ ʿaḳibeyh. vein kânet lekebîraten illâ ʿale-lleẕîne hede-llâh. vemâ kâne-llâhü liyüḍîʿa îmâneküm. inne-llâhe binnâsi leraûfür raḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

143Elçi size şahit ve model olsun ki, siz de insanlığa şahit ve model olasınız diye, sizi dengeli bir ümmet kıldık. Senin şu anda döndüğün kıbleyi ise sırf elçiye uyanları, ökçesi üzerinde dönenlerden ayırt edelim diye kıble yaptık. Bu, her ne kadar Allah’ın gösterdiği doğru yola uyanlardan başkasına ağır gelse de. Zira Allah sizin daha önceki ibadetlerinizi ve imanınızı zayi edecek değildir. Allah insanlara karşı çok şefkatli ve merhametlidir.

İlgili ayetler

Ayet 144–145

2 ayet

Bakara 144

Bakara 145

قَدْ نَرٰى تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِي السَّمَٓاءِۚ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضٰيهَاۖ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ ۝١٤٤ وَلَئِنْ اَتَيْتَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ بِكُلِّ اٰيَةٍ مَا تَبِعُوا قِبْلَتَكَۚ وَمَٓا اَنْتَ بِتَابِعٍ قِبْلَتَهُمْۚ وَمَا بَعْضُهُمْ بِتَابِعٍ قِبْلَةَ بَعْضٍۜ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ اِنَّكَ اِذًا لَمِنَ الظَّالِم۪ينَۢ ۝١٤٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

144Ḳad nerâ teḳallübe vechike fi-ssemâʾ. felenüvelliyenneke ḳibleten terḍâhâ. fevelli vecheke şaṭra-lmescidi-lḥarâm. veḥayŝü mâ küntüm fevellû vucûheküm şaṭrah. veinne-lleẕîne ûtü-lkitâbe leyaʿlemûne ennehü-lḥaḳḳu mir rabbihim. veme-llâhü bigâfilin ʿammâ yaʿmelûn.

Okunuş

145Velein eteyte-lleẕîne ûtü-lkitâbe bikülli âyetim mâ tebiʿû ḳibletek. vemâ ente bitâbiʿin ḳibletehüm. vemâ baʿḍuhüm bitâbiʿin ḳiblete baʿḍ. veleini-ttebaʿte ehvâehüm mim baʿdi mâ câeke mine-lʿilmi inneke iẕel lemine-żżâlimîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

144Yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu elbette görmekteyiz. İşte seni hoşnut olacağın kıbleye çeviriyoruz. Öyleyse yönünü Mescid-i Haram’a doğru çevir! Nerede bulunursanız bulunun sizde yönünüzü o yöne çevirin. Kendilerine kitap verilenler şunu iyi bilirler ki, bu Rablerinden gelen hakkın ta kendisidir. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.

Türkçe Meal

145Sen, kitap verilenlere her belgeyi getirsen bile yine de senin kıblene tabi olmazlar; sen de onların kıblesine tabi olacak değilsin. Zaten onlar, birbirlerinin kıblesine de tabi olmazlar. Sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve hevalarına uyarsan o zaman sen de gerçeğe haksızlık edenlerden olursun.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

145Bakara 120Âl-i İmran 73

Ayet 146–147

2 ayet

Bakara 146

Bakara 147

اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْرِفُونَهُ كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَٓاءَهُمْۜ وَاِنَّ فَر۪يقًا مِنْهُمْ لَيَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ ۝١٤٦ اَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَ۟ ۝١٤٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

146Elleẕîne âteynâhümü-lkitâbe yaʿrifûnehû kemâ yaʿrifûne ebnâehüm. veinne ferîḳam minhüm leyektümûne-lḥaḳḳa vehüm yaʿlemûn.

Okunuş

147Elḥaḳḳu mir rabbike felâ tekûnenne mine-lmümterîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

146Kendilerine kitap verdiklerimiz bu gerçeği öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Bununla beraber onlardan bir kısmı hakkı bile bile gizlerler.

Türkçe Meal

147Hak, Rabbinden gelen Kuran’dır. Öyleyse sakın şüpheye düşenlerden olma!

İlgili ayetler

İlgili ayetler

146En’am 20Bakara 42

İlgili ayetler

147Yunus 94

Ayet 148–150

3 ayet

Bakara 148

Bakara 149

Bakara 150

وَلِكُلٍّ وِجْهَةٌ هُوَ مُوَلّ۪يهَا فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِۜ اَيْنَ مَا تَكُونُوا يَاْتِ بِكُمُ اللّٰهُ جَم۪يعًاۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ۝١٤٨ وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَاِنَّهُ لَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ ۝١٤٩ وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۙ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيْكُمْ حُجَّةٌۗ اِلَّا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْن۪ي وَلِاُتِمَّ نِعْمَت۪ي عَلَيْكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ ۝١٥٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

148Velikülliv vichetün hüve müvellîhâ festebiḳu-lḫayrât. eyne mâ tekûnû yeʾti bikümü-llâhü cemîʿâ. inne-llâhe ʿalâ külli şeyʾin ḳadîr.

Okunuş

149Vemin ḥayŝü ḫaracte fevelli vecheke şaṭra-lmescidi-lḥarâm. veinnehû lelḥaḳḳu mir rabbik. veme-llâhü bigâfilin ʿammâ taʿmelûn.

Okunuş

150Vemin ḥayŝü ḫaracte fevelli vecheke şaṭra-lmescidi-lḥarâm. veḥayŝü mâ küntüm fevellû vucûheküm şaṭrahû liellâ yekûne linnâsi ʿaleyküm ḥucceh. ille-lleẕîne żalemû minhüm felâ taḫşevhüm vaḫşevnî veliütimme niʿmetî ʿaleyküm veleʿalleküm tehtedûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

148Herkesin yüzünü çevirdiği bir yön mutlaka vardır. Öyleyse siz birbirinizle hayırlarda yarışın; sizler nerede olursanız olun Allah sizi bir araya getirir. Şüphesiz Allah her şeye gücü yeten ve her şeye bir ölçü koyandır.

Türkçe Meal

149Nereden yola çıkarsan çık, mutlaka yönünü Mescid-i Harama doğru çevir. Bu, elbette Rabbinden gelen bir hak/gerçektir. Zira Allah sizin yaptıklarınıza duyarsız değildir.

Türkçe Meal

150Nereden yola çıkarsan çık, yönünü Mescid-i Harama doğru çevir. Nerede olursanız olun sizde yönünüzü o yöne döndürün ki, yanlışta ısrar eden zalimlerin dışındaki insanların aleyhinize kullanacakları bir delilleri olmasın. Onlardan korkmayın, benden korkun! Böylece ben de size verdiğim nimetimi tamamlayayım. Bu sayede umulur ki, siz de doğru yolu bulursunuz.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

149Bakara 143Nûr 64

İlgili ayetler

150Âl-i İmran 135Ahzab 39

Ayet 151–152

2 ayet

Bakara 151

Bakara 152

كَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪يكُمْ رَسُولًا مِنْكُمْ يَتْلُوا عَلَيْكُمْ اٰيَاتِنَا وَيُزَكّ۪يكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَۜ ۝١٥١ فَاذْكُرُون۪ٓي اَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا ل۪ي وَلَا تَكْفُرُونِ۟ ۝١٥٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

151Kemâ erselnâ fîküm rasûlem minküm yetlû ʿaleyküm âyâtinâ veyüzekkîküm veyüʿallimükümü-lkitâbe velḥikmete veyüʿallimüküm mâ lem tekûnû taʿlemûn.

Okunuş

152Feẕkürûnî eẕkürküm veşkürû lî velâ tekfürûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

151Nasıl size, kendi içinizden ayetlerimizi okuyan, sizi arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten ve bilmediğiniz şeyleri de size öğreten bir elçi gönderdik.

Türkçe Meal

152Siz beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, nankörlük etmeyin.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

152İbrahim 7

Ayet 153

1 ayet

Bakara 153

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اسْتَع۪ينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِۜ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِر۪ينَ ۝١٥٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

153Yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-steʿînû biṣṣabri veṣṣalâh. inne-llâhe meʿa-ṣṣâbirîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

153Ey inananlar, sabır ve salât (Namaz ve Dua) ile Allah’tan yardım isteyin, şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir.

İlgili ayetler

Ayet 154

1 ayet

Bakara 154

وَلَا تَقُولُوا لِمَنْ يُقْتَلُ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اَمْوَاتٌۜ بَلْ اَحْيَٓاءٌ وَلٰكِنْ لَا تَشْعُرُونَ ۝١٥٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

154Velâ teḳûlû limey yuḳtelü fî sebîli-llâhi emvâh. bel aḥyâüv velâkil lâ teşʿurûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

154Allah yolunda öldürülenlere “Ölüler” demeyin. Onlar diridirler fakat siz farkında olamazsınız.

İlgili ayetler

Ayet 155–157

3 ayet

Bakara 155

Bakara 156

Bakara 157

وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِۜ وَبَشِّرِ الصَّابِر۪ينَۙ ۝١٥٥ اَلَّذ۪ينَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌۙ قَالُٓوا اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَۜ ۝١٥٦ اُو۬لٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَاتٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُهْتَدُونَ ۝١٥٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

155Veleneblüvenneküm bişeyʾim mine-lḫavfi velcûʿi venaḳṣim mine-lʾemvâli velʾenfüsi veŝŝemerât. vebeşşiri-ṣṣâbirîn.

Okunuş

156Elleẕîne iẕâ eṣâbethüm müṣîbetün ḳâlû innâ lillâhi veinnâ ileyhi râciʿûn.

Okunuş

157Ülâike ʿaleyhim ṣalevâtüm mir rabbihim veraḥmetüv veülâike hümü-lmühtedûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

155Andolsun ki sizi biraz korku, biraz açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmek suretiyle mutlaka imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele!

Türkçe Meal

156Ki onlar, bir musibete uğrayınca: “Biz, elbette Allah’a aitiz ve yine O’na döneceğiz.” derler.

Türkçe Meal

157İşte bunlar Rablerinden sürekli bir destek ve rahmet üzeredirler ve işte bunlar doğru yolu bulmuş olanlardır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

155Hac 35Nahl 112

İlgili ayetler

157Nahl 9İsrâ 9

Ayet 158

1 ayet

Bakara 158

اِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَٓائِرِ اللّٰهِۚ فَمَنْ حَجَّ الْبَيْتَ اَوِ اعْتَمَرَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِ اَنْ يَطَّوَّفَ بِهِمَاۜ وَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْرًاۙ فَاِنَّ اللّٰهَ شَاكِرٌ عَل۪يمٌ ۝١٥٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

158İnne-ṣṣafâ velmervete min şeʿâiri-llâh. femen ḥacce-lbeyte evi-ʿtemera felâ cünâḥa ʿaleyhi ey yeṭṭavvefe bihimâ. vemen teṭavveʿa ḫayran feinne-llâhe şâkirun ʿalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

158Safa ve Merve, Allah’ın sembollerindendir. Artık kim Kâbe’yi hacceder yahut umre yaparsa her ikisini tavaf etmesinde bir sakınca yoktur. Zira eğer kişi, yapması gerekenden daha çok iyilik yaparsa bilsin ki Allah, şükre bol karşılık verendir ve her şeyi bilendir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

158Bakara 196Hac 25Hac 39

Ayet 159–160

2 ayet

Bakara 159

Bakara 160

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَٓا اَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدٰى مِنْ بَعْدِ مَا بَيَّنَّاهُ لِلنَّاسِ فِي الْكِتَابِۙ اُو۬لٰٓئِكَ يَلْعَنُهُمُ اللّٰهُ وَيَلْعَنُهُمُ اللَّاعِنُونَۙ ۝١٥٩ اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا وَاَصْلَحُوا وَبَيَّنُوا فَاُو۬لٰٓئِكَ اَتُوبُ عَلَيْهِمْۚ وَاَنَا التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ ۝١٦٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

159İnne-lleẕîne yektümûne mâ enzelnâ mine-lbeyyinâti velhüdâ mim baʿdi mâ beyyennâhü linnâsi fi-lkitâbi ülâike yelʿanühümü-llâhü veyelʿanühümü-llâʿinûn.

Okunuş

160İlle-lleẕîne tâbû veaṣleḥû vebeyyenû feülâike etûbü ʿaleyhim. veene-ttevvâbü-rraḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

159İndirdiğimiz açık delilleri ve doğru yolu bu kitapta/Kuran’da insanlara bütün açıklığıyla ortaya koyduktan sonra bunu gizleyenler var ya! İşte onlara hem Allah lanet eder hem de bütün lanetçiler lanet eder.

Türkçe Meal

160Ancak tövbe ile doğru yola dönenler, durumlarını düzeltenler ve bu Kuran’daki gerçekleri beyan edenler hariç. İşte ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira tövbeleri çokça kabul eden ve merhamet eden sadece benim.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

159Âl-i İmran 187Tevbe 124

İlgili ayetler

160Âl-i İmran 89Tâhâ 82

Ayet 161–162

2 ayet

Bakara 161

Bakara 162

اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ اُو۬لٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ لَعْنَةُ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَۙ ۝١٦١ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ ۝١٦٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

161İnne-lleẕîne keferû vemâtû vehüm küffârun ülâike ʿaleyhim laʿnetü-llâhi velmelâiketi vennâsi ecmeʿîn.

Okunuş

162Ḫâlidîne fîhâ. lâ yüḫaffefü ʿanhümü-lʿaẕâbü velâ hüm yünżarûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

161Bu gerçekleri gizleyenler ve bu hal üzere ölenler var ya! İşte Allah’ın, meleklerin ve insanların tümünün laneti onların üzerinedir.

Türkçe Meal

162Onlar o lanette kalıcıdırlar. Onlardan azap hafifletilmez ve onların yüzlerine de bakılmaz.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

162Fâtır 37Mü’min 49

Ayet 163

1 ayet

Bakara 163

وَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّح۪يمُ۟ ۝١٦٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

163Veilâhüküm ilâhüv vâḥid. lâ ilâhe illâ hüve-rraḥmânü-rraḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

163İlahınız tek bir ilahtır. Allah’tan başka ilah yoktur. O rahmeti sonsuz merhameti sınırsızdır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

163Duhân 8Sâffât 4

Ayet 164–165

2 ayet

Bakara 164

Bakara 165

اِنَّ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّت۪ي تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِمَا يَنْفَعُ النَّاسَ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ مَٓاءٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۖ وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ ۝١٦٤ وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَتَّخِذُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَنْدَادًا يُحِبُّونَهُمْ كَحُبِّ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَشَدُّ حُبًّا لِلّٰهِۜ وَلَوْ يَرَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اِذْ يَرَوْنَ الْعَذَابَۙ اَنَّ الْقُوَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعًاۙ وَاَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعَذَابِ ۝١٦٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

164İnne fî ḫalḳi-ssemâvâti velʾarḍi vaḫtilâfi-lleyli vennehâri velfülki-lletî tecrî fi-lbaḥri bimâ yenfeʿu-nnâse vemâ enzele-llâhü mine-ssemâi mim mâin feaḥyâ bihi-lʾarḍa baʿde mevtihâ vebeŝŝe fîhâ min külli dâbbeh. vetaṣrîfi-rriyâḥi vesseḥâbi-lmüseḫḫari beyne-ssemâi velʾarḍi leâyâtil liḳavmiy yaʿḳilûn.

Okunuş

165Vemine-nnâsi mey yetteḫiẕü min dûni-llâhi endâdey yüḥibbûnehüm keḥubbi-llâh. velleẕîne âmenû eşeddü ḥubbel lillâh. velev yera-lleẕîne żalemû iẕ yeravne-lʿaẕâbe enne-lḳuvvete lillâhi cemîʿav veenne-llâhe şedîdü-lʿaẕâb.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

164Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ve gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlar için faydalı olan şeylerle, gemilerin denizde yüzmesinde, Allah’ın gökten su indirerek onunla ölümünden sonra yeryüzüne hayat vermesinde ve orada her türlü canlıyı yaymasında, rüzgârları dilediği yöne estirmesinde ve gökyüzü ile yeryüzü arasında emre amade bulutları yönlendirmesinde, aklını kullanan bir topluluk için alınacak nice ibretler vardır.

Türkçe Meal

165İnsanlardan kimi de vardır ki; Allah ile aralarına birilerini koyup bu kişileri Allah’a denk tutarlar ve Allah’ı sever gibi onları severler. İman edenlerin ise, Allah sevgisi her şeyin üstündedir. Bir takım kişileri Allah’a denk tutanlar azabı görecekleri o zaman, bütün güç ve kuvvetin Allah’a mahsus olduğunu ve Allah’ın da şiddetli azap sahibi olduğunu bilecekler, keşke (ölüm gelmeden) anlayabilselerdi.

Ayet 166–167

2 ayet

Bakara 166

Bakara 167

اِذْ تَبَرَّاَ الَّذ۪ينَ اتُّبِعُوا مِنَ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوا وَرَاَوُا الْعَذَابَ وَتَقَطَّعَتْ بِهِمُ الْاَسْبَابُ ۝١٦٦ وَقَالَ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوا لَوْ اَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَتَبَرَّاَ مِنْهُمْ كَمَا تَبَرَّؤُ۫ا مِنَّاۜ كَذٰلِكَ يُر۪يهِمُ اللّٰهُ اَعْمَالَهُمْ حَسَرَاتٍ عَلَيْهِمْۜ وَمَا هُمْ بِخَارِج۪ينَ مِنَ النَّارِ۟ ۝١٦٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

166İẕ teberrae-lleẕîne-ttübiʿû mine-lleẕîne-ttebeʿû veraevü-lʿaẕâbe veteḳaṭṭaʿat bihimü-lʾesbâb.

Okunuş

167Veḳâle-lleẕîne-ttebeʿû lev enne lenâ kerraten feneteberrae minhüm kemâ teberraû minnâ. keẕâlike yürîhimü-llâhü aʿmâlehüm ḥaserâtin ʿaleyhim. vemâ hüm biḫâricîne mine-nnâr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

166Peşlerine düşülüp gidilenler, kendilerine uyanlardan hızla uzaklaştıklarında azabı görmüş olacaklar ve bütün bağlar da parçalanıp kopacak.

Türkçe Meal

167Peşlerinden gidenler de diyecekler ki: “Keşke bizim için dünyaya bir daha dönüş olsaydı da, onların bizden kaçıp uzaklaştıkları gibi biz de onlardan kaçıp uzaklaşsaydık. İşte böylece Allah, onlara yaptıklarını pişmanlıklar halinde gösterecek ve onlar ateşten çıkacak da değillerdir.

Ayet 168–170

3 ayet

Bakara 168

Bakara 169

Bakara 170

يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ كُلُوا مِمَّا فِي الْاَرْضِ حَلَالًا طَيِّبًاۘ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ ۝١٦٨ اِنَّمَا يَاْمُرُكُمْ بِالسُّٓوءِ وَالْفَحْشَٓاءِ وَاَنْ تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ ۝١٦٩ وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ اتَّبِعُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا بَلْ نَتَّبِعُ مَٓا اَلْفَيْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَاۜ اَوَلَوْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ لَا يَعْقِلُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ ۝١٧٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

168Yâ eyyühe-nnâsü külû mimmâ fi-lʾarḍi ḥalâlen ṭayyibâ. velâ tettebiʿû ḫuṭuvâti-şşeyṭân. innehû leküm ʿadüvvüm mübîn.

Okunuş

169İnnemâ yeʾmüruküm bissûi velfaḥşâi veen teḳûlû ʿale-llâhi mâ lâ taʿlemûn.

Okunuş

170Veiẕâ ḳîle lehümü-ttebiʿû mâ enzele-llâhü ḳâlû bel nettebiʿu mâ elfeynâ ʿaleyhi âbâenâ. evelev kâne âbâühüm lâ yaʿḳilûne şeyʾev velâ yehtedûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

168Ey insanlar! Yeryüzündeki temiz ve helal şeylerden yiyin. Şeytanın adımlarını izlemeyin, zira o sizin için apaçık bir düşmandır.

Türkçe Meal

169Muhakkak o şeytan size, kötülüğü, ahlaksızlığı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri uydurmanızı emreder.

Türkçe Meal

170Onlara, Allah’ın indirdiği Kuran’a uyun denilince: “Hayır, biz, atalarımızın başımıza sardığı geleneğe uyarız.” derler. Ya ataları bir şeye akıl erdiremeyen ve doğru yolda olmayan kimseler idiyseler?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

168Hicr 4Fâtır 6

Ayet 171

1 ayet

Bakara 171

وَمَثَلُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا كَمَثَلِ الَّذ۪ي يَنْعِقُ بِمَا لَا يَسْمَعُ اِلَّا دُعَٓاءً وَنِدَٓاءًۜ صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَعْقِلُونَ ۝١٧١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

171Vemeŝelü-lleẕîne keferû kemeŝeli-lleẕî yenʿiḳu bimâ lâ yesmeʿu illâ düʿâev venidââ. ṣummüm bükmün ʿumyün fehüm lâ yaʿḳilûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

171Gerçeği örtbas eden kâfirlerin durumu; çobanların çağırdığı fakat onun bu çağırısını bir bağırtı ve sesten başka bir şey olarak işitmeyen (hayvanların) durumu gibidir. Onlar, öyle sağır, dilsiz ve körlerdir ki akıllarını kullanmazlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

171A’raf 179Furkan 44

Ayet 172–173

2 ayet

Bakara 172

Bakara 173

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَاشْكُرُوا لِلّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ اِيَّاهُ تَعْبُدُونَ ۝١٧٢ اِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةَ وَالدَّمَ وَلَحْمَ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ بِه۪ لِغَيْرِ اللّٰهِۚ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ ۝١٧٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

172Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû külû min ṭayyibâti mâ razaḳnâküm veşkürû lillâhi in küntüm iyyâhü taʿbüdûn.

Okunuş

173İnnemâ ḥarrame ʿaleykümü-lmeytete veddeme velaḥme-lḫinzîri vemâ ühille bihî ligayri-llâh. femeni-ḍṭurra gayra bâgiv velâ ʿâdin felâ iŝme ʿaleyh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

172Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin ve eğer yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız, O’na şükredin.

Türkçe Meal

173Allah, size sadece leşi, kanı, domuz etini, bir de Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim de buna, mecbur kalırsa, taşkınlık etmemek, aşırı gitmemek şartıyla bunlardan yemesinde bir günah yoktur. Şüphesiz Allah, eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz merhamet sahibidir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

172Bakara 168İbrahim 7

İlgili ayetler

173Mâide 3En’am 145Nahl 115

Ayet 174–176

3 ayet

Bakara 174

Bakara 175

Bakara 176

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ الْكِتَابِ وَيَشْتَرُونَ بِه۪ ثَمَنًا قَل۪يلًاۙ اُو۬لٰٓئِكَ مَا يَاْكُلُونَ ف۪ي بُطُونِهِمْ اِلَّا النَّارَ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللّٰهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَلَا يُزَكّ۪يهِمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ ۝١٧٤ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الضَّلَالَةَ بِالْهُدٰى وَالْعَذَابَ بِالْمَغْفِرَةِۚ فَمَٓا اَصْبَرَهُمْ عَلَى النَّارِ ۝١٧٥ ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ نَزَّلَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّۜ وَاِنَّ الَّذ۪ينَ اخْتَلَفُوا فِي الْكِتَابِ لَف۪ي شِقَاقٍ بَع۪يدٍ۟ ۝١٧٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

174İnne-lleẕîne yektümûne mâ enzele-llâhü mine-lkitâbi veyeşterûne bihî ŝemenen ḳalîlen ülâike mâ yeʾkülûne fî büṭûnihim ille-nnâra velâ yükellimühümü-llâhü yevme-lḳiyâmeti velâ yüzekkîhim. velehüm ʿaẕâbün elîm.

Okunuş

175Ülâike-lleẕîne-şteravu-ḍḍalâlete bilhüdâ velʿaẕâbe bilmagfirah. femâ aṣberahüm ʿale-nnâr.

Okunuş

176Ẕâlike bienne-llâhe nezzele-lkitâbe bilḥaḳḳ. veinne-lleẕîne-ḫtelefû fi-lkitâbi lefî şiḳâḳum beʿîd.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

174Allah’ın indirdiği kitaptan/Kuran’dan bir şeyleri gizleyip, onu az bir karşılığa satanlar var ya, işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah, onlarla konuşmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır.

Türkçe Meal

175Onlar doğru yolu bırakıp sapıklığı; bağışlanmayı bırakıp azabı satın alan kimselerdir. Ateşe ne kadarda dayanıklılarmış!

Türkçe Meal

176Allah, işte bu kitabı/Kuran’ı hak olarak indirmiştir. Bunda anlaşmazlığa düşenler elbette derin bir ayrılık içindedirler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

175Bakara 86Nisâ 44

Ayet 177

1 ayet

Bakara 177

لَيْسَ الْبِرَّ اَنْ تُوَلُّوا وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيّ۪نَۚ وَاٰتَى الْمَالَ عَلٰى حُبِّه۪ ذَوِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَالسَّٓائِل۪ينَ وَفِي الرِّقَابِۚ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَۚ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ اِذَا عَاهَدُواۚ وَالصَّابِر۪ينَ فِي الْبَاْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَح۪ينَ الْبَاْسِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُواۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ ۝١٧٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

177Leyse-lbirra en tüvellû vucûheküm ḳibele-lmeşriḳi velmagribi velâkinne-lbirra men âmene billâhi velyevmi-lʾâḫiri velmelâiketi velkitâbi vennebiyyîn. veâte-lmâle ʿalâ ḥubbihî ẕevi-lḳurbâ velyetâmâ velmesâkîne vebne-ssebîli vessâilîne vefi-rriḳâb. veeḳâme-ṣṣalâte veâte-zzekâh. velmûfûne biʿahdihim iẕâ ʿâhedû. veṣṣâbirîne fi-lbeʾsâi veḍḍarrâi veḥîne-lbeʾs. ülâike-lleẕîne ṣadeḳû. veülâike hümü-lmütteḳûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

177Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne döndürmeniz dindarlık değildir. Fakat gerçek dindarlık Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaplarına ve nebilere iman eden, ihtiyacı olmasına rağmen malını; akrabaya, yetimlere, yoksullara yolda kalmışlara, yardım için el açanlara, özgürlüğüne kavuşmak için paraya ihtiyaç duyanlara harcayan, namazı kılan, zekâtı veren, sözleştikleri zaman ahitlerini yerine getiren, sıkıntıda, hastalıkta ve savaşta sabredenlerinkidir. İşte davasında sadık olanlar ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar bunlardır.

İlgili ayetler

Ayet 178–179

2 ayet

Bakara 178

Bakara 179

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِي الْقَتْلٰىۜ اَلْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالْاُنْثٰى بِالْاُنْثٰىۜ فَمَنْ عُفِيَ لَهُ مِنْ اَخ۪يهِ شَيْءٌ فَاتِّبَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ وَاَدَٓاءٌ اِلَيْهِ بِاِحْسَانٍۜ ذٰلِكَ تَخْف۪يفٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَرَحْمَةٌۜ فَمَنِ اعْتَدٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ اَل۪يمٌ ۝١٧٨ وَلَكُمْ فِي الْقِصَاصِ حَيٰوةٌ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ ۝١٧٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

178Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû kütibe ʿaleykümü-lḳiṣâṣu fi-lḳatlâ. elḥurru bilḥurri velʿabdü bilʿabdi velʾünŝâ bilʾünŝâ. femen ʿufiye lehû min eḫîhi şeyʾün fettibâʿum bilmaʿrûfi veedâün ileyhi biiḥsân. ẕâlike taḫfîfüm mir rabbiküm veraḥmetün. femeni-ʿtedâ baʿde ẕâlike felehû ʿaẕâbün elîm.

Okunuş

179Veleküm fi-lḳiṣâṣi ḥayâtüy yâ ûli-lʾelbâbi leʿalleküm tetteḳûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

178Ey İman edenler! Cinayetlerde adil ceza size farz kılındı. Hür olana karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas olunur. Her kim bir şekilde kardeşi tarafından bağışlanmışsa, artık bu, makul bir biçimde uygulanmalı ve bağışlayana güzellikle tazminatı ödenmeli. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra kim aşırı giderse ona elem verici azap vardır.

Türkçe Meal

179Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki sorumlu davranırsınız.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

178Mâide 45Nahl 126

İlgili ayetler

179Sâd 29Mâide 45Nahl 126

Ayet 180–181

2 ayet

Bakara 180

Bakara 181

كُتِبَ عَلَيْكُمْ اِذَا حَضَرَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ اِنْ تَرَكَ خَيْرًاۚ اَلْوَصِيَّةُ لِلْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَ بِالْمَعْرُوفِۚ حَقًّا عَلَى الْمُتَّق۪ينَۜ ۝١٨٠ فَمَنْ بَدَّلَهُ بَعْدَ مَا سَمِعَهُ فَاِنَّمَٓا اِثْمُهُ عَلَى الَّذ۪ينَ يُبَدِّلُونَهُۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۜ ۝١٨١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

180Kütibe ʿaleyküm iẕâ ḥaḍara eḥadekümü-lmevtü in terake ḫayran. elveṣiyyetü lilvâlideyni velʾaḳrabîne bilmaʿrûf. ḥaḳḳan ʿale-lmütteḳîn.

Okunuş

181Femem beddelehû baʿde mâ semiʿahû feinnemâ iŝmühû ʿale-lleẕîne yübeddilûneh. inne-llâhe semîʿun ʿalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

180Sizden birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir mal bırakmışsa; anaya, babaya, yakınlara uygun bir biçimde vasiyeti yerine getirmek sorumlu davrananlara bir borçtur.

Türkçe Meal

181Kim de vasiyeti işittikten sonra onu değiştirirse bunun günahı onu değiştirenlerin üzerinedir. Allah, şüphesiz işiten ve bilendir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

180Nisâ 7Nisâ 12Mâide 106

Ayet 182

1 ayet

Bakara 182

فَمَنْ خَافَ مِنْ مُوصٍ جَنَفًا اَوْ اِثْمًا فَاَصْلَحَ بَيْنَهُمْ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟ ۝١٨٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

182Femen ḫâfe mim mûṣin cenefen ev iŝmen feaṣleḥa beynehüm felâ iŝme ʿaleyh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

182Kim de vasiyet edenin yanlı davranıp haksızlık yapacağından veya günaha düşeceğinden endişe duyar da onların aralarını düzeltirse, ona günah yoktur. Allah, şüphesiz bağışlayan ve merhamet edendir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

182Nisâ 7Nisâ 12Mâide 106

Ayet 183–184

2 ayet

Bakara 183

Bakara 184

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ ۝١٨٣ اَيَّامًا مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ وَعَلَى الَّذ۪ينَ يُط۪يقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْك۪ينٍۜ فَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْرًا فَهُوَ خَيْرٌ لَهُۜ وَاَنْ تَصُومُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ ۝١٨٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

183Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû kütibe ʿaleykümu-ṣṣiyâmü kemâ kütibe ʿale-lleẕîne min ḳabliküm leʿalleküm tetteḳûn.

Okunuş

184Eyyâmem maʿdûdât. femen kâne minküm merîḍan ev ʿalâ seferin feʿiddetüm min eyyâmin üḫar. veʿale-lleẕîne yüṭîḳûnehû fidyetün ṭaʿâmü miskîn. femen teṭavveʿa ḫayran fehüve ḫayrul leh. veen teṣûmû ḫayrul leküm in küntüm taʿlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

183Ey İman edenler! Sakınıp korunasınız diye oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.

Türkçe Meal

184Sayılı günlerde... Sizden kim hasta olur veya yolculukta bulunursa, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde orucunu tutar. Ona güç yetirenler bir yoksul doyuracak kadar fidye verir. Kim fazladan iyilik yaparsa o iyilik kendinedir. Bu durumda oruç tutmanız eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

184Bakara 286Mâide 89

Ayet 185

1 ayet

Bakara 185

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُۜ وَمَنْ كَانَ مَر۪يضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُر۪يدُ بِكُمُ الْعُسْرَۘ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ ۝١٨٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

185Şehru rameḍane-lleẕî ünzile fîhi-lḳurʾânü hüdel linnâsi vebeyyinâtim mine-lhüdâ velfürḳân. femen şehide minkümü-şşehra felyeṣumh. vemen kâne merîḍan ev ʿalâ seferin feʿiddetüm min eyyâmin üḫar. yürîdü-llâhü bikümü-lyüsra velâ yürîdü bikümü-lʿusr. velitükmilü-lʿiddete velitükebbirü-llâhe ʿalâ mâ hedâküm veleʿalleküm teşkürûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

185Ramazan ayıdır ki, insanlar için doğru yol rehberi olan ve bu rehberliğin belgelerini taşıyan doğru ile yanlışı birbirinden ayırıp açıklayan Kuran, bu ayda indirilmiştir. Sizden kim o aya erişirse o ayda oruç tutsun. Kim de hasta olur veya yolculukta bulunursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, sizin için kolaylık diler, zorluk dilemez. Sayıyı tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı tekbir getirerek yüceltmenizi ister. Umulur ki nimetlerin hakkını verirsiniz.

İlgili ayetler

Ayet 186

1 ayet

Bakara 186

وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَاد۪ي عَنّ۪ي فَاِنّ۪ي قَر۪يبٌۜ اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِۙ فَلْيَسْتَج۪يبُوا ل۪ي وَلْيُؤْمِنُوا ب۪ي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ ۝١٨٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

186Veiẕâ seeleke ʿibâdî ʿannî feinnî ḳarîb. ücîbü daʿvete-ddâʿi iẕâ deʿâni felyestecîbû lî velyüʾminû bî leʿallehüm yerşüdûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

186Kullarım sana beni sorarlarsa; şüphesiz ben çok yakınım. Bana dua edenin; dua ettiğinde, duasına karşılık veririm. O halde onlar da benim davetime icabet etsinler ve bana inanıp güvensinler ki doğru yolda olsunlar.

İlgili ayetler

Ayet 187

1 ayet

Bakara 187

اُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ اِلٰى نِسَٓائِكُمْۜ هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَاَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَخْتَانُونَ اَنْفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنْكُمْۚ فَالْـٰٔنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْۖ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الْاَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الْاَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِۖ ثُمَّ اَتِمُّوا الصِّيَامَ اِلَى الَّيْلِۚ وَلَا تُبَاشِرُوهُنَّ وَاَنْتُمْ عَاكِفُونَۙ فِي الْمَسَاجِدِۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَقْرَبُوهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ ۝١٨٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

187Üḥille leküm leylete-ṣṣiyâmi-rrafeŝü ilâ nisâiküm. hünne libâsül leküm veentüm libâsül lehünn. ʿalime-llâhü enneküm küntüm taḫtânûne enfüseküm fetâbe ʿaleyküm veʿafâ ʿanküm. felʾâne bâşirûhünne vebtegû mâ ketebe-llâhü leküm. vekülû veşrabû ḥattâ yetebeyyene lekümü-lḫayṭu-lʾebyeḍu mine-lḫayṭi-lʾesvedi mine-lfecr. ŝümme etimmu-ṣṣiyâme ile-lleyl. velâ tübâşirûhünne veentüm ʿâkifûne fi-lmesâcid. tilke ḥudûdü-llâhi felâ taḳrabûhâ. keẕâlike yübeyyinü-llâhü âyâtihî linnâsi leʿallehüm yetteḳûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

187Oruç gecesi hanımlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar sizin iffet örtünüz, siz de onların iffet örtüsüsünüz. Allah, sizin kendinizi zora soktuğunuzu bildi. Bu sebeple Allah sizi bu zorluklardan muaf tuttu ve sizden bu zorlukları kaldırdı; artık onlara yaklaşın ve Allah’ın sizin için meşru olarak verdiğinden yararlanın. Şafağın ak çizgisi kara çizgisinden size göre tam ayırt edilene kadar yiyin için, sonra geceye (güneş batıncaya) kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde itikâfta olduğunuz günlerde hanımlara yaklaşmayın. İşte, Allah, insanlara kötülüklerden korunmaları için ayetlerini böylece açıklar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

187Bakara 189İsrâ 12Nisâ 21

Ayet 188

1 ayet

Bakara 188

وَلَا تَاْكُلُٓوا اَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ وَتُدْلُوا بِهَٓا اِلَى الْحُكَّامِ لِتَاْكُلُوا فَر۪يقًا مِنْ اَمْوَالِ النَّاسِ بِالْاِثْمِ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ۟ ۝١٨٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

188Velâ teʾkülû emvâleküm beyneküm bilbâṭili vetüdlû bihâ ile-lḥukkâmi liteʾkülû ferîḳam min emvâli-nnâsi bilʾiŝmi veentüm taʿlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

188Aranızda birbirinizin mallarını batıl yollarla yemeyin. Bile bile insanların mallarının bir kısmını bile yiyenler günaha girmiş olurlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

188Âl-i İmran 135Nisâ 29

Ayet 189

1 ayet

Bakara 189

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَهِلَّةِۜ قُلْ هِيَ مَوَاق۪يتُ لِلنَّاسِ وَالْحَجِّۜ وَلَيْسَ الْبِرُّ بِاَنْ تَاْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ ظُهُورِهَا وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنِ اتَّقٰىۚ وَاْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ اَبْوَابِهَاۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ ۝١٨٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

189Yesʾelûneke ʿani-lʾehilleh. ḳul hiye mevâḳîtü linnâsi velḥacc. veleyse-lbirru bien teʾtü-lbüyûte min żuhûrihâ velâkinne-lbirra meni-tteḳâ. veʾtü-lbüyûte min ebvâbihâ. vetteḳu-llâhe leʿalleküm tüfliḥûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

189Sana hilalin hallerinden soruyorlar, de ki: “Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir.” Evlere arkasından girmeniz dindarlık değildir. Fakat gerçek dindarlık kişinin Allah’a karşı gelmekten sakınmasıdır. Evlere kapılarından girin. Allah’a karşı sorumlu davranın ki kurtuluşa eresiniz.

İlgili ayetler

Ayet 190–192

3 ayet

Bakara 190

Bakara 191

Bakara 192

وَقَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ يُقَاتِلُونَكُمْ وَلَا تَعْتَدُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَ ۝١٩٠ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَاَخْرِجُوهُمْ مِنْ حَيْثُ اَخْرَجُوكُمْ وَالْفِتْنَةُ اَشَدُّ مِنَ الْقَتْلِۚ وَلَا تُقَاتِلُوهُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ حَتّٰى يُقَاتِلُوكُمْ ف۪يهِۚ فَاِنْ قَاتَلُوكُمْ فَاقْتُلُوهُمْۜ كَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ ۝١٩١ فَاِنِ انْتَهَوْا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ ۝١٩٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

190Veḳâtilû fî sebîli-llâhi-lleẕîne yüḳâtilûneküm velâ taʿtedû. inne-llâhe lâ yüḥibbü-lmüʿtedîn.

Okunuş

191Vaḳtülûhüm ḥayŝü ŝeḳiftümûhüm veaḫricûhüm min ḥayŝü aḫracûküm velfitnetü eşeddü mine-lḳatl. velâ tüḳâtilûhüm ʿinde-lmescidi-lḥarâmi ḥattâ yüḳâtilûküm fîh. fein ḳâtelûküm faḳtülûhüm. keẕâlike cezâü-lkâfirîn.

Okunuş

192Feini-ntehev feinne-llâhe gafûrur raḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

190Size savaş açanlara karşı, siz de Allah yolunda savaşın, saldırgan davranmayın. Zira Allah saldırganları sevmez.

Türkçe Meal

191Sizinle savaşanları nerede yakalarsanız öldürün. Onları, sizi çıkardıkları yerden çıkarın. İnanca yapılan baskı ve zulüm, öldürmekten daha büyük bir vebaldir. Onlar, Mescid-i Haram’ın yanında sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın. Fakat onlar sizinle savaşırlarsa, onlarla savaşın. İşte kâfirlerin cezası budur.

Türkçe Meal

192Eğer savaşmaktan vazgeçerlerse; şüphesiz ki Allah, bağışlayandır, merhamet edendir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

192Nisâ 90Enfal 61

Ayet 193–194

2 ayet

Bakara 193

Bakara 194

وَقَاتِلُوهُمْ حَتّٰى لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدّ۪ينُ لِلّٰهِۜ فَاِنِ انْتَهَوْا فَلَا عُدْوَانَ اِلَّا عَلَى الظَّالِم۪ينَ ۝١٩٣ اَلشَّهْرُ الْحَرَامُ بِالشَّهْرِ الْحَرَامِ وَالْحُرُمَاتُ قِصَاصٌۜ فَمَنِ اعْتَدٰى عَلَيْكُمْ فَاعْتَدُوا عَلَيْهِ بِمِثْلِ مَا اعْتَدٰى عَلَيْكُمْۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّق۪ينَ ۝١٩٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

193Veḳâtilûhüm ḥattâ lâ tekûne fitnetüv veyekûne-ddînü lillâh. feini-ntehev felâ ʿudvâne illâ ʿale-żżâlimîn.

Okunuş

194Eşşehru-lḥarâmü bişşehri-lḥarâmi velḥurumâtü ḳiṣâṣ. femeni-ʿtedâ ʿaleyküm faʿtedû ʿaleyhi bimiŝli me-ʿtedâ ʿaleyküm. vetteḳu-llâhe vaʿlemû enne-llâhe meʿa-lmütteḳîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

193İnanca yapılan baskı ve zulüm ortadan kalkıp hüküm yalnızca Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın, eğer savaşa son verirlerse saldırganlardan zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.

Türkçe Meal

194Dokunulmaz aydaki saldırıya dokunulmaz ayda cevap verilir ve dokunulmazlıklarda denklik esastır. O halde, kim size saldırırsa, siz de ona aynısıyla karşılık verin. Allah’a karşı gelmekten sakının ve iyi bilin ki Allah emirlerine karşı gelmekten korunanlarla beraberdir.

İlgili ayetler

Ayet 195

1 ayet

Bakara 195

وَاَنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلَا تُلْقُوا بِاَيْد۪يكُمْ اِلَى التَّهْلُكَةِۚۛ وَاَحْسِنُواۚۛ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ ۝١٩٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

195Veenfiḳû fî sebîli-llâhi velâ tülḳû bieydîküm ile-ttehlükeh. veaḥsinû. inne-llâhe yüḥibbü-lmuḥsinîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

195Allah yolunda harcamada bulunun ki kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın ve iyilik yapın. Şüphesiz Allah, iyilik edenleri sever

İlgili ayetler

İlgili ayetler

195Enfal 74Tevbe 20

Ayet 196

1 ayet

Bakara 196

وَاَتِمُّوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلّٰهِۜ فَاِنْ اُحْصِرْتُمْ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِۚ وَلَا تَحْلِقُوا رُؤُ۫سَكُمْ حَتّٰى يَبْلُغَ الْهَدْيُ مَحِلَّهُۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضًا اَوْ بِه۪ٓ اَذًى مِنْ رَاْسِه۪ فَفِدْيَةٌ مِنْ صِيَامٍ اَوْ صَدَقَةٍ اَوْ نُسُكٍۚ فَاِذَٓا اَمِنْتُمْ۠ فَمَنْ تَمَتَّعَ بِالْعُمْرَةِ اِلَى الْحَجِّ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْيِۚ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلٰثَةِ اَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةٍ اِذَا رَجَعْتُمْۜ تِلْكَ عَشَرَةٌ كَامِلَةٌۜ ذٰلِكَ لِمَنْ لَمْ يَكُنْ اَهْلُهُ حَاضِرِي الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ۟ ۝١٩٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

196Veetimmü-lḥacce velʿumrate lillâh. fein uḥṣirtüm feme-steysera mine-lhedy. velâ taḥliḳû ruûseküm ḥattâ yeblüga-lhedyü meḥilleh. femen kâne minküm merîḍan ev bihî eẕem mir raʾsihî fefidyetüm min ṣiyâmin ev ṣadeḳatin ev nüsük. feiẕâ emintüm. femen temetteʿa bilʿumrati ile-lḥacci feme-steysera mine-lhedy. femel lem yecid feṣiyâmü ŝelâŝeti eyyâmin fi-lḥacci vesebʿatin iẕâ racaʿtüm. tilke ʿaşeratün kâmileh. ẕâlike limel lem yekün ehlühû ḥâḍiri-lmescidi-lḥarâm. vetteḳu-llâhe vaʿlemû enne-llâhe şedîdü-lʿiḳâb.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

196Haccı da umreyi de Allah için tam yapın. Eğer hac yapmaktan alıkonursanız, oraya kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Kurban yerine ulaşıncaya kadar da başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olan ya da başından bir rahatsızlığı bulunan bir kimsenin fidye olarak ya oruç tutması ya sadaka vermesi ya da kurban kesmesi gerekir. Güven içinde olursanız, hacca kadar umre ile faydalanmak isteyen kimseye, kolayına gelen bir kurban kesmek; bulamayana hac esnasında üç gün, döndüğünüz vakit de yedi gün -ki bu tam on gün eder- oruç tutmak gerekir. Bu, ailesi Mescid-i Haram’da oturmayan kimseler içindir. Allah’tan sakının, Allah’ın cezasının şiddetli olacağını bilin.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

196Âl-i İmran 97Hac 25Hac 37

Ayet 197

1 ayet

Bakara 197

اَلْحَجُّ اَشْهُرٌ مَعْلُومَاتٌۚ فَمَنْ فَرَضَ ف۪يهِنَّ الْحَجَّ فَلَا رَفَثَ وَلَا فُسُوقَ وَلَا جِدَالَ فِي الْحَجِّۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ يَعْلَمْهُ اللّٰهُۜ وَتَزَوَّدُوا فَاِنَّ خَيْرَ الزَّادِ التَّقْوٰىۘ وَاتَّقُونِ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ ۝١٩٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

197Elḥaccü eşhürum maʿlûmâh. femen feraḍa fîhinne-lḥacce felâ rafeŝe velâ füsûḳa velâ cidâle fi-lḥacc. vemâ tefʿalû min ḫayriy yaʿlemhü-llâh. vetezevvedû feinne ḫayra-zzâdi-ttaḳvâ. vetteḳûni yâ ûli-lʾelbâb.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

197Hac bilinen aylardır. Kim bu ayda hac etmeye kesin karar verirse bilmelidir ki; hacda eşler arasında ilişki, günah işlemek ve kavga etmek yoktur. Ne iyilik yaparsanız Allah onu bilir. Azık edinin. Şüphe yok ki azığın en iyisi Allah’a karşı gelmekten sakınmaktır. Bana karşı gelmekten sakının ey derin kavrayış sahipleri!

İlgili ayetler

Ayet 198–199

2 ayet

Bakara 198

Bakara 199

لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَنْ تَبْتَغُوا فَضْلًا مِنْ رَبِّكُمْۜ فَاِذَٓا اَفَضْتُمْ مِنْ عَرَفَاتٍ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ عِنْدَ الْمَشْعَرِ الْحَرَامِۖ وَاذْكُرُوهُ كَمَا هَدٰيكُمْۚ وَاِنْ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلِه۪ لَمِنَ الضَّٓالّ۪ينَ ۝١٩٨ ثُمَّ اَف۪يضُوا مِنْ حَيْثُ اَفَاضَ النَّاسُ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ ۝١٩٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

198Leyse ʿaleyküm cünâḥun en tebtegû faḍlem mir rabbiküm. feiẕâ efaḍtüm min ʿarafâtin feẕkürü-llâhe ʿinde-lmeşʿari-lḥarâm. veẕkürûhü kemâ hedâküm. vein küntüm min ḳablihî lemine-ḍḍâllîn.

Okunuş

199Ŝümme efîḍû min ḥayŝü efâḍa-nnâsü vestagfirü-llâh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

198Rabbinizin lütfundan payınızı aramanızda size herhangi bir günah yoktur. Arafat’tan akıp giderken Meş’ari Haram’da Allah’ı anın. Her ne kadar daha önce sapkınlık içinde iseniz de, Allah size doğru yolu gösterdi. İşte bu büyük lütfe minnettarlığınızı dile getirin.

Türkçe Meal

199Sonra insanların toplu olarak akıp çağladığı yerden, siz de akın edin ve Allah’tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet sahibidir.

İlgili ayetler

Ayet 200

1 ayet

Bakara 200

فَاِذَا قَضَيْتُمْ مَنَاسِكَكُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَذِكْرِكُمْ اٰبَٓاءَكُمْ اَوْ اَشَدَّ ذِكْرًاۜ فَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا وَمَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ ۝٢٠٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

200Feiẕâ ḳaḍaytüm menâsikeküm feẕkürü-llâhe keẕikriküm âbâeküm ev eşedde ẕikrâ. femine-nnâsi mey yeḳûlü rabbenâ âtinâ fi-ddünyâ vemâ lehû fi-lʾâḫirati min ḫalâḳ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

200Hac ibadetinizi yerine getirince atalarınızı andığınız gibi, hatta daha da kuvvetli bir anmayla Allah’ı zikredin. İnsanlardan kimileri; “Rabbimiz, bize ne vereceksen bu dünyada ver.” derler. Onların ahirette hiçbir nasibi yoktur.

İlgili ayetler

Ayet 201–202

2 ayet

Bakara 201

Bakara 202

وَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ ۝٢٠١ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ نَص۪يبٌ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ سَر۪يعُ الْحِسَابِ ۝٢٠٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

201Veminhüm mey yeḳûlü rabbenâ âtinâ fi-ddünyâ ḥasenetev vefi-lʾâḫirati ḥasenetev veḳinâ ʿaẕâbe-nnâr.

Okunuş

202Ülâike lehüm neṣîbüm mimmâ kesebû. vellâhü serîʿu-lḥisâb.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

201Yine onlardan kimileri de, “Rabbimiz, bize bu dünyada iyilik ve güzellik ver, ahirette de iyilik ve güzellik ver ve bizi ateşin azabından koru!” derler.

Türkçe Meal

202İşte bunlar, kazandıklarından nasibi olanlardır. Nitekim Allah hesabı çok hızlı görendir...

İlgili ayetler

İlgili ayetler

201A’raf 156İbrahim 41

İlgili ayetler

202Necm 39Necm 40Necm 41

Ayet 203

1 ayet

Bakara 203

وَاذْكُرُوا اللّٰهَ ف۪ٓي اَيَّامٍ مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ تَعَجَّلَ ف۪ي يَوْمَيْنِ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۚ وَمَنْ تَاَخَّرَ فَلَٓا اِثْمَ عَلَيْهِۙ لِمَنِ اتَّقٰىۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ ۝٢٠٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

203Veẕkürü-llâhe fî eyyâmim maʿdûdât. femen teʿaccele fî yevmeyni felâ iŝme ʿaleyh. vemen teeḫḫara felâ iŝme ʿaleyhi limeni-tteḳâ. vetteḳu-llâhe vaʿlemû enneküm ileyhi tuḥşerûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

203Allah’ı o sayılı günlerde de anın. Kim iki günde, acele eder de (Mina’daki ibadeti) bitirirse ona günah yoktur; kim de iki günde geri kalsa da sorumlu davranan için herhangi bir günah yoktur. Allah’tan sakının, iyi bilin ki O’nun huzurunda toplanacaksınız.

İlgili ayetler

Ayet 204–206

3 ayet

Bakara 204

Bakara 205

Bakara 206

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُعْجِبُكَ قَوْلُهُ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَيُشْهِدُ اللّٰهَ عَلٰى مَا ف۪ي قَلْبِه۪ۙ وَهُوَ اَلَدُّ الْخِصَامِ ۝٢٠٤ وَاِذَا تَوَلّٰى سَعٰى فِي الْاَرْضِ لِيُفْسِدَ ف۪يهَا وَيُهْلِكَ الْحَرْثَ وَالنَّسْلَۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْفَسَادَ ۝٢٠٥ وَاِذَا ق۪يلَ لَهُ اتَّقِ اللّٰهَ اَخَذَتْهُ الْعِزَّةُ بِالْاِثْمِ فَحَسْبُهُ جَهَنَّمُۜ وَلَبِئْسَ الْمِهَادُ ۝٢٠٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

204Vemine-nnâsi mey yüʿcibüke ḳavlühû fi-lḥayâti-ddünyâ veyüşhidü-llâhe ʿalâ mâ fî ḳalbihî vehüve eleddü-lḫiṣâm.

Okunuş

205Veiẕâ tevellâ seʿâ fi-lʾarḍi liyüfside fîhâ veyühlike-lḥarŝe vennesl. vellâhü lâ yüḥibbü-lfesâd.

Okunuş

206Veiẕâ ḳîle lehü-tteḳi-llâhe eḫaẕethü-lʿizzetü bilʾiŝmi feḥasbühû cehennem. velebiʾse-lmihâd.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

204İnsanlardan kimi de var ki, dünya hayatına dair konuşması senin hoşuna gider, bir de kalbindekine Allah’ı şahit tutar. Hâlbuki o azılı düşmandır.

Türkçe Meal

205Ve bu tip, iş başına geçince yeryüzünde bozgunculuk yapmaya yani ekini ve nesli yok edip mahvetmeye çalışır. Oysa Allah bozgunculuğu sevmez.

Türkçe Meal

206Ona: “Allah’a karşı gelmekten sakın!” denilince gururu kendisini günaha sokar. Onun hakkından cehennem gelir. Ne kötü bir yerdir orası!

İlgili ayetler

İlgili ayetler

204Münafikun 4

İlgili ayetler

206Bakara 13A’raf 40

Ayet 207

1 ayet

Bakara 207

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْر۪ي نَفْسَهُ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ رَؤُ۫فٌ بِالْعِبَادِ ۝٢٠٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

207Vemine-nnâsi mey yeşrî nefsehü-btigâe merḍâti-llâh. vellâhü raûfüm bilʿibâd.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

207İnsanlardan kimisi de, Allah’ın rızasını kazanmak için malından geçer ve canını feda eder. Oysa Allah kullarına karşı çok şefkatlidir.

İlgili ayetler

Ayet 208

1 ayet

Bakara 208

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ادْخُلُوا فِي السِّلْمِ كَٓافَّةًۖ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌ ۝٢٠٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

208Yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-dḫulû fi-ssilmi kâffeten. velâ tettebiʿû ḫuṭuvâti-şşeyṭân. innehû leküm ʿadüvvüm mübîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

208Ey iman edenler! Hepiniz topluca barışa ve huzura girin, şeytanın adımlarını izlemeyin. O sizin apaçık düşmanınızdır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

208Tahrim 8Fâtır 6

Ayet 209–210

2 ayet

Bakara 209

Bakara 210

فَاِنْ زَلَلْتُمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْكُمُ الْبَيِّنَاتُ فَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ ۝٢٠٩ هَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّٓا اَنْ يَاْتِيَهُمُ اللّٰهُ ف۪ي ظُلَلٍ مِنَ الْغَمَامِ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَقُضِيَ الْاَمْرُۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ۟ ۝٢١٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

209Fein zeleltüm mim baʿdi mâ câetkümü-lbeyyinâtü faʿlemû enne-llâhe ʿazîzün ḥakîm.

Okunuş

210Hel yenżurûne illâ ey yeʾtiyehümü-llâhü fî żulelim mine-lgamâmi velmelâiketü veḳuḍiye-lʾemr. veile-llâhi türceʿu-lʾümûr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

209Size apaçık belgeler geldikten sonra saparsanız, bilin ki Allah mutlak güçlüdür ve her hükmü doğru olandır.

Türkçe Meal

210Şimdi onlar, Allah’ın melekleri ile birlikte bulut katmanları arasından çıkıp gelmesini mi bekliyorlar. Hâlbuki bu durumda iş bitirilmiş olurdu. Zira bütün işler önünde sonunda Allah’a döner.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

209Zümer 71Mülk 6Mülk 12

İlgili ayetler

210En’am 158Furkan 22

Ayet 211

1 ayet

Bakara 211

سَلْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ كَمْ اٰتَيْنَاهُمْ مِنْ اٰيَةٍ بَيِّنَةٍۜ وَمَنْ يُبَدِّلْ نِعْمَةَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ ۝٢١١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

211Sel benî isrâîle kem âteynâhüm min âyetim beyyineh. vemey yübeddil niʿmete-llâhi mim baʿdi mâ câethü feinne-llâhe şedîdü-lʿiḳâb.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

211İsrailoğullarına sor, onlara kaç tane apaçık belge verdik? Kim, Allah’ın mesajlarını kendisine ulaştıktan sonra değiştirirse, şüphesiz Allah’ın cezası çok şiddetlidir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

211A’raf 114A’raf 117

Ayet 212

1 ayet

Bakara 212

زُيِّنَ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَيَسْخَرُونَ مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۢ وَالَّذ۪ينَ اتَّقَوْا فَوْقَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَاللّٰهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ ۝٢١٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

212Züyyine lilleẕîne keferü-lḥayâtü-ddünyâ veyesḫarûne mine-lleẕîne âmenû. velleẕîne-tteḳav fevḳahüm yevme-lḳiyâmeh. vellâhü yerzüḳu mey yeşâü bigayri ḥisâb.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

212Kâfirlere dünya hayatı süslü görünür, bu sebeple iman edenlerle alay ederler. Oysa Allah’tan sakınanlar, kıyamet günü derece olarak onların çok üstündedirler. Allah gereğince çalışana hesapsız rızık verir.

İlgili ayetler

Ayet 213

1 ayet

Bakara 213

كَانَ النَّاسُ اُمَّةً وَاحِدَةً فَبَعَثَ اللّٰهُ النَّبِيّ۪نَ مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۖ وَاَنْزَلَ مَعَهُمُ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِيَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ ف۪يمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِۜ وَمَا اخْتَلَفَ ف۪يهِ اِلَّا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوهُ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ بَغْيًا بَيْنَهُمْۚ فَهَدَى اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لِمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِ مِنَ الْحَقِّ بِاِذْنِه۪ۜ وَاللّٰهُ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ ۝٢١٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

213Kâne-nnâsü ümmetev vâḥideten febeʿaŝe-llâhü-nnebiyyîne mübeşşirîne vemünẕirîn. veenzele meʿahümü-lkitâbe bilḥaḳḳi liyaḥküme beyne-nnâsi fîme-ḫtelefû fîh. veme-ḫtelefe fîhi ille-lleẕîne ûtûhü mim baʿdi mâ câethümü-lbeyyinâtü bagyem beynehüm. fehede-llâhü-lleẕîne âmenû lime-ḫtelefû fîhi mine-lḥaḳḳi biiẕnih. vellâhü yehdî mey yeşâü ilâ ṣirâṭim müsteḳîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

213İnsanlar başlangıçta tek bir ümmet idi. Allah, nebileri müjdeciler ve uyarıcılar olarak gönderdi, beraberinde insanların ayrılığa düştükleri hususlarda aralarında hüküm vermesi için, onlarla birlikte hak olan kitabı indirdi. Ancak kitap verilenler, kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah ise iman edenleri, kendi izniyle; hakkında ayrılığa düştükleri konularda doğru yola ulaştırdı. Allah, doğru yolu tercih edeni yoluna ulaştırır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

213Nisâ 163Nisâ 164Nisâ 165

Ayet 214

1 ayet

Bakara 214

اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَاْتِكُمْ مَثَلُ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْۜ مَسَّتْهُمُ الْبَاْسَٓاءُ وَالضَّرَّٓاءُ وَزُلْزِلُوا حَتّٰى يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ مَتٰى نَصْرُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ نَصْرَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ ۝٢١٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

214Em ḥasibtüm en tedḫulü-lcennete velemmâ yeʾtiküm meŝelü-lleẕîne ḫalev min ḳabliküm. messethümü-lbeʾsâü veḍḍarrâü vezülzilû ḥattâ yeḳûle-rrasûlü velleẕîne âmenû meʿahû metâ naṣru-llâh. elâ inne naṣra-llâhi ḳarîb.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

214Sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öylesine darlık ve zorluklar geldi, öyle sarsıldılar ki; hatta elçi ve onunla birlikte iman edenler “Allah’ın yardımı ne zaman?” diye feryat ettiler. İyi bilin ki Allah’ın yardımı yakındır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

214Âl-i İmran 142Tevbe 16

Ayet 215

1 ayet

Bakara 215

يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَۜ قُلْ مَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ خَيْرٍ فَلِلْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَ وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۜ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ ۝٢١٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

215Yesʾelûneke mâẕâ yünfiḳûn. ḳul mâ enfaḳtüm min ḫayrin felilvâlideyni velʾaḳrabîne velyetâmâ velmesâkîni vebni-ssebîl. vemâ tefʿalû min ḫayrin feinne-llâhe bihî ʿalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

215Sana infak olarak ne vereceklerini soruyorlar. De ki: “İyilik yaparak harcadığınız şey; anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlaradır. Hayır, olarak ne yaparsanız, Allah şüphesiz onu bilir.”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

215Bakara 219Nisâ 36

Ayet 216

1 ayet

Bakara 216

كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـًٔا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تُحِبُّوا شَيْـًٔا وَهُوَ شَرٌّ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ۟ ۝٢١٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

216Kütibe ʿaleykümü-lḳitâlü vehüve kürhül leküm. veʿasâ en tekrahû şeyʾev vehüve ḫayrul leküm. veʿasâ en tüḥibbû şeyʾev vehüve şerrul leküm. vellâhü yaʿlemü veentüm lâ taʿlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

216Sizin hoşunuza gitmese de savaş size farz kılındı. Olabilir ki sizin hoşlanmadığınız bir şey, sizin için hayırdır ve ihtimal ki sizin hoşlandığınız bir şey sizin için kötüdür. Siz bilmezsiniz ama Allah bilir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

216Bakara 246Tevbe 41

Ayet 217

1 ayet

Bakara 217

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الشَّهْرِ الْحَرَامِ قِتَالٍ ف۪يهِۜ قُلْ قِتَالٌ ف۪يهِ كَب۪يرٌۜ وَصَدٌّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَكُفْرٌ بِه۪ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَاِخْرَاجُ اَهْلِه۪ مِنْهُ اَكْبَرُ عِنْدَ اللّٰهِۚ وَالْفِتْنَةُ اَكْبَرُ مِنَ الْقَتْلِۜ وَلَا يَزَالُونَ يُقَاتِلُونَكُمْ حَتّٰى يَرُدُّوكُمْ عَنْ د۪ينِكُمْ اِنِ اسْتَطَاعُواۜ وَمَنْ يَرْتَدِدْ مِنْكُمْ عَنْ د۪ينِه۪ فَيَمُتْ وَهُوَ كَافِرٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ ۝٢١٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

217Yesʾelûneke ʿani-şşehri-lḥarâmi ḳitâlin fîh. ḳul ḳitâlün fîhi kebîr. veṣaddün ʿan sebîli-llâhi veküfrum bihî velmescidi-lḥarâmi veiḫrâcü ehlihî minhü ekberu ʿinde-llâh. velfitnetü ekberu mine-lḳatl. velâ yezâlûne yüḳâtilûneküm ḥattâ yeruddûküm ʿan dîniküm ini-steṭâʿû. vemey yertedid minküm ʿan dînihî feyemüt vehüve kâfirun feülâike ḥabiṭat aʿmâlühüm fi-ddünyâ velʾâḫirah. veülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

217Sana dokunulmaz haram aylardaki yapılan savaşı soruyorlar, de ki: “O ayda savaşmak büyük suçtur, Allah yolundan çevirmek, O’nu inkâr etmek, Mescid-i Haram’dan insanları engellemek ve oranın ahalisini oradan sürüp çıkarmak Allah katında daha büyük vebaldir. Fitne ise, öldürmekten daha kötüdür. Güçleri yeterse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden dönüp, kâfir olarak ölürse işte onlar, amelleri dünyada ve ahirette boşa gidenlerdir. İşte onlar ateş ehlidir. Orada kalıcıdırlar.”

İlgili ayetler

Ayet 218

1 ayet

Bakara 218

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا وَجَاهَدُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۙ اُو۬لٰٓئِكَ يَرْجُونَ رَحْمَةَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ ۝٢١٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

218İnne-lleẕîne âmenû velleẕîne hâcerû vecâhedû fî sebîli-llâhi ülâike yercûne raḥmete-llâh. vellâhü gafûrur raḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

218İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda üstün gayret gösterenler, işte bunlar Allah’ın rahmetini umarlar. Allah eşsiz bir bağışlayıcı sınırsız bir merhamet sahibidir.

İlgili ayetler

Ayet 219–220

2 ayet

Bakara 219

Bakara 220

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِۜ قُلْ ف۪يهِمَٓا اِثْمٌ كَب۪يرٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِۘ وَاِثْمُهُمَٓا اَكْبَرُ مِنْ نَفْعِهِمَاۜ وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَۜ قُلِ الْعَفْوَۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَۙ ۝٢١٩ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْيَتَامٰىۜ قُلْ اِصْلَاحٌ لَهُمْ خَيْرٌۜ وَاِنْ تُخَالِطُوهُمْ فَاِخْوَانُكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ الْمُفْسِدَ مِنَ الْمُصْلِحِۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَاَعْنَتَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ ۝٢٢٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

219Yesʾelûneke ʿani-lḫamri velmeysir. ḳul fîhimâ iŝmün kebîruv vemenâfiʿu linnâs. veiŝmühümâ ekberu min nefʿihimâ. veyesʾelûneke mâẕâ yünfiḳûn. ḳuli-lʿafv. keẕâlike yübeyyinü-llâhü lekümü-lʾâyâti leʿalleküm tetefekkerûn.

Okunuş

220Fi-ddünyâ velʾâḫirah. veyesʾelûneke ʿani-lyetâmâ. ḳul iṣlâḥul lehüm ḫayr. vein tüḫâliṭûhüm feiḫvânüküm. vellâhü yaʿlemü-lmüfside mine-lmuṣliḥ. velev şâe-llâhü leaʿneteküm. inne-llâhe ʿazîzün ḥakîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

219Sana aklı örten içkiyi ve kumarı soruyorlar. De ki: “Onlarda büyük günah ve insanlara bazı faydalar vardır. Günahları, sağlayacağı faydadan daha büyüktür.” Ne sarf edeceklerini sana soruyorlar. De ki: ihtiyaçtan fazlası/Vazgeçebileceklerinizden.” İşte Allah, size düşünesiniz diye ayetleri açıklıyor.

Türkçe Meal

220Dünyada ve ahirette... Sana yetimleri soruyorlar. De ki: “Onların işlerini düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlarla bir arada yaşarsanız artık onlar sizin kardeşlerinizdir.” Allah düzeltmeye çalışanı, bozguncudan ayırt etmesini bilir. Allah dileseydi sizi sıkıntıya sokardı. Şüphesiz Allah mutlak üstün ve her hükmü doğru olandır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

219Mâide 90Mâide 93Nûr 22

İlgili ayetler

220Nisâ 2Nisâ 6Hucurât 10

Ayet 221

1 ayet

Bakara 221

وَلَا تَنْكِحُوا الْمُشْرِكَاتِ حَتّٰى يُؤْمِنَّۜ وَلَاَمَةٌ مُؤْمِنَةٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكَةٍ وَلَوْ اَعْجَبَتْكُمْۚ وَلَا تُنْكِحُوا الْمُشْرِك۪ينَ حَتّٰى يُؤْمِنُواۜ وَلَعَبْدٌ مُؤْمِنٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكٍ وَلَوْ اَعْجَبَكُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ يَدْعُونَ اِلَى النَّارِۚ وَاللّٰهُ يَدْعُٓوا اِلَى الْجَنَّةِ وَالْمَغْفِرَةِ بِاِذْنِه۪ۚ وَيُبَيِّنُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ۟ ۝٢٢١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

221Velâ tenkiḥü-lmüşrikâti ḥattâ yüʾminn. veleemetüm müʾminetün ḫayrum mim müşriketiv velev aʿcebetküm. velâ tünkiḥü-lmüşrikîne ḥattâ yüʾminû. veleʿabdüm müʾminün ḫayrum mim müşrikiv velev aʿcebeküm. ülâike yedʿûne ile-nnâr. vellâhü yedʿû ile-lcenneti velmagfirati biiẕnih. veyübeyyinü âyâtihî linnâsi leʿallehüm yeteẕekkerûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

221Müşrik kadınlarla, onlar iman etmedikçe evlenmeyin. Mümin bir köle, hoşunuza gitse bile müşrik bir kadından daha hayırlıdır. İman etmedikçe, müşrik erkeklerle mümin kadınları nikâhlamayın. Mümin bir köle, hoşunuza gitse bile müşrik bir erkekten daha hayırlıdır. İşte onlar sizi ateşe çağırırlar. Allah ise, izniyle, cennete ve bağışlamaya davet eder ve insanlara düşünüp ibret alsınlar diye ayetlerini açıklıyor.

İlgili ayetler

Ayet 222

1 ayet

Bakara 222

وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْمَح۪يضِۜ قُلْ هُوَ اَذًىۙ فَاعْتَزِلُوا النِّسَٓاءَ فِي الْمَح۪يضِۙ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتّٰى يَطْهُرْنَۚ فَاِذَا تَطَهَّرْنَ فَاْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ اَمَرَكُمُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ التَّوَّاب۪ينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّر۪ينَ ۝٢٢٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

222Veyesʾelûneke ʿani-lmeḥîḍ. ḳul hüve eẕen faʿtezilü-nnisâe fi-lmeḥîḍi velâ taḳrabûhünne ḥattâ yaṭhürn. feiẕâ teṭahherne feʾtûhünne min ḥayŝü emerakümü-llâh. inne-llâhe yüḥibbü-ttevvâbîne veyüḥibbü-lmüteṭahhirîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

222Sana, kadınların adet halinden de soruyorlar. De ki: “O bir ezadır. Adet halinde iken kadınlardan uzak durun, temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman, Allah’ın size emrettiği yoldan yaklaşın. Allah, şüphesiz tövbe ile yanlıştan dönenleri sever ve temizlenenleri de sever.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

222Bakara 223Bakara 228

Ayet 223

1 ayet

Bakara 223

نِسَٓاؤُ۬كُمْ حَرْثٌ لَكُمْۖ فَاْتُوا حَرْثَكُمْ اَنّٰى شِئْتُمْۘ وَقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ مُلَاقُوهُۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ ۝٢٢٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

223Nisâüküm ḥarŝül leküm. feʾtû ḥarŝeküm ennâ şiʾtüm. veḳaddimû lienfüsiküm. vetteḳu-llâhe vaʿlemû enneküm mülâḳûh. vebeşşiri-lmüʾminîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

223Kadınlar sizin soyunuzu devam ettirmeniz için birer tarla mesabesindedir! Tarlanıza istediğiniz (Allah’ın emrettiği) gibi gelin, kendiniz için de önceden hazırlık yapın. Allah’a karşı sorumlu davranın ve iyi bilin ki Ona mutlaka kavuşacaksınız. Bunu müminlere müjdele!

İlgili ayetler

İlgili ayetler

223Mücadele 2Talak 5Talak 7

Ayet 224

1 ayet

Bakara 224

وَلَا تَجْعَلُوا اللّٰهَ عُرْضَةً لِاَيْمَانِكُمْ اَنْ تَبَرُّوا وَتَتَّقُوا وَتُصْلِحُوا بَيْنَ النَّاسِۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ ۝٢٢٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

224Velâ tecʿalü-llâhe ʿurḍatel lieymâniküm en teberrû vetetteḳû vetuṣliḥû beyne-nnâs. vellâhü semîʿun ʿalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

224Yeminlerinizle iyilik yapmanıza, sorumlu davranmanıza ve insanların arasını bulmanıza Allah’ı engel kılmayın. Allah, her şeyi işiten ve bilendir.

İlgili ayetler

Ayet 225

1 ayet

Bakara 225

لَا يُؤَاخِذُكُمُ اللّٰهُ بِاللَّغْوِ ف۪ٓي اَيْمَانِكُمْ وَلٰكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا كَسَبَتْ قُلُوبُكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَل۪يمٌ ۝٢٢٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

225Lâ yüâḫiẕükümü-llâhü billagvi fî eymâniküm velâkiy yüâḫiẕüküm bimâ kesebet ḳulûbüküm. vellâhü gafûrun ḥalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

225Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat bilinçli yaptığınız yeminlerden sorumlu tutar. Allah, eşsiz bir bağışlayıcı ve hemen cezalandırmayandır.

İlgili ayetler

Ayet 226–227

2 ayet

Bakara 226

Bakara 227

لِلَّذ۪ينَ يُؤْلُونَ مِنْ نِسَٓائِهِمْ تَرَبُّصُ اَرْبَعَةِ اَشْهُرٍۚ فَاِنْ فَٓاؤُ۫ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ ۝٢٢٦ وَاِنْ عَزَمُوا الطَّلَاقَ فَاِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ ۝٢٢٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

226Lilleẕîne yüʾlûne min nisâihim terabbüṣu erbeʿati eşhür. fein fâû feinne-llâhe gafûrur raḥîm.

Okunuş

227Vein ʿazemu-ṭṭalâḳa feinne-llâhe semîʿun ʿalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

226Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenlerin, dört ay beklemeleri gerekir. Eğer dönerlerse, şüphesiz Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sınırsız merhamet edendir.

Türkçe Meal

227Eğer boşanmaya karar verirlerse, şüphesiz Allah her şeyi işitendir, bilendir.

İlgili ayetler

Ayet 228

1 ayet

Bakara 228

وَالْمُطَلَّقَاتُ يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ ثَلٰثَةَ قُرُٓوءٍۜ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ اَنْ يَكْتُمْنَ مَا خَلَقَ اللّٰهُ ف۪ٓي اَرْحَامِهِنَّ اِنْ كُنَّ يُؤْمِنَّ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَبُعُولَتُهُنَّ اَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ اِنْ اَرَادُٓوا اِصْلَاحًاۜ وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذ۪ي عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۖ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟ ۝٢٢٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

228Velmüṭalleḳâtü yeterabbaṣne bienfüsihinne ŝelâŝete ḳurûʾ. velâ yeḥillü lehünne ey yektümne mâ ḫaleḳa-llâhü fî erḥâmihinne in künne yüʾminne billâhi velyevmi-lʾâḫir. vebüʿûletühünne eḥaḳḳu biraddihinne fî ẕâlike in erâdû iṣlâḥâ. velehünne miŝlü-lleẕî ʿaleyhinne bilmaʿrûf. velirricâli ʿaleyhinne deraceh. vellâhü ʿazîzün ḥakîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

228Kadınlar boşanma haklarını kullanırlarsa, kendi başlarına üç adet dönemi beklerler. Eğer onlar Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah’ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri helal olmaz. Eğer, bu süre içinde barışmak isterlerse kocaları da onları almaya daha çok hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerinde bulunan hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Erkekler, eşleri üzerinde önceliğe sahiptirler. Allah, mutlak üstün olan ve her hükmünde doğru karar verendir.

İlgili ayetler

Ayet 229

1 ayet

Bakara 229

اَلطَّلَاقُ مَرَّتَانِۖ فَاِمْسَاكٌ بِمَعْرُوفٍ اَوْ تَسْر۪يحٌ بِاِحْسَانٍۜ وَلَا يَحِلُّ لَكُمْ اَنْ تَاْخُذُوا مِمَّٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ شَيْـًٔا اِلَّٓا اَنْ يَخَافَٓا اَلَّا يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۜ فَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۙ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا ف۪يمَا افْتَدَتْ بِه۪ۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَعْتَدُوهَاۚ وَمَنْ يَتَعَدَّ حُدُودَ اللّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ ۝٢٢٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

229Eṭṭalâḳu merratân. feimsâküm bimaʿrûfin ev tesrîḥum biiḥsân. velâ yeḥillü leküm en teʾḫuẕû mimmâ âteytümûhünne şeyʾen illâ ey yeḫâfâ ellâ yüḳîmâ ḥudûde-llâh. fein ḫiftüm ellâ yüḳîmâ ḥudûde-llâhi felâ cünâḥa ʿaleyhimâ fîme-ftedet bih. tilke ḥudûdü-llâhi felâ taʿtedûhâ. vemey yeteʿadde ḥudûde-llâhi feülâike hümu-żżâlimûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

229Boşanma iki defadır, sonra ya iyilikle tutmak ya da güzelce salıvermek gerekir. Kadınlara verdiklerinizden bir şeyi (Mehri) -kadın ve erkek Allah’ın çizdiği hududu ihlal etmekten korkmadıkça- geri almanız size helal değildir. Fakat onların, Allah’ın çizdiği hududu ihlal etmelerinden korkarsanız, o zaman kadının kocasına fidye vererek boşanmak istemesinde ikisine de günah yoktur. Bunlar, Allah’ın yasal sınırlarıdır; onları çiğnemeyin. Kim Allah’ın koyduğu sınırları ihlal ederse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

İlgili ayetler

Ayet 230

1 ayet

Bakara 230

فَاِنْ طَلَّقَهَا فَلَا تَحِلُّ لَهُ مِنْ بَعْدُ حَتّٰى تَنْكِحَ زَوْجًا غَيْرَهُۜ فَاِنْ طَلَّقَهَا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَٓا اَنْ يَتَرَاجَعَٓا اِنْ ظَنَّٓا اَنْ يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ يُبَيِّنُهَا لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ ۝٢٣٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

230Fein ṭalleḳahâ felâ teḥillü lehû mim baʿdü ḥattâ tenkiḥa zevcen gayrah. fein ṭalleḳahâ felâ cünâḥa ʿaleyhimâ ey yeterâceʿâ in żannâ ey yüḳîmâ ḥudûde-llâh. vetilke ḥudûdü-llâhi yübeyyinühâ liḳavmiy yaʿlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

230Erkek; kadını üçüncü defa boşarsa, bundan sonra kadın başka birisiyle evlenmedikçe bir daha kendisine helal olmaz. Eğer ikinci koca da onu boşarsa, Allah’ın yasalarını koruyacaklarına inanırlarsa birbirlerine dönmelerinde bir günah yoktur. Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır, bunları bilen bir toplum için açıklıyor.

İlgili ayetler

Ayet 231

1 ayet

Bakara 231

وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ اَوْ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍۖ وَلَا تُمْسِكُوهُنَّ ضِرَارًا لِتَعْتَدُواۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ وَلَا تَتَّخِذُٓوا اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُوًاۘ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَمَٓا اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنَ الْكِتَابِ وَالْحِكْمَةِ يَعِظُكُمْ بِه۪ۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟ ۝٢٣١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

231Veiẕâ ṭallaḳtümü-nnisâe febelagne ecelehünne feemsikûhünne bimaʿrûfin ev serriḥûhünne bimaʿrûf. velâ tümsikûhünne ḍirâral litaʿtedû. vemey yefʿal ẕâlike feḳad żaleme nefseh. velâ tetteḫiẕû âyâti-llâhi hüzüvâ. veẕkürû niʿmete-llâhi ʿaleyküm vemâ enzele ʿaleyküm mine-lkitâbi velḥikmeti yeʿiżuküm bih. vetteḳu-llâhe vaʿlemû enne-llâhe bikülli şeyʾin ʿalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

231Kadınları boşadığınızda, onların da bekleme süreleri sona erince ya onları güzellikle tutun ya da güzellikle bırakın. Fakat onlara zarar vermek ve haklarını ihlal etmek niyetiyle zorla alıkoymayın. Kim bunu yaparsa şüphesiz kendisine yazık etmiş olur. Allah’ın ayetlerini hafife almayın. Allah’ın üzerinizdeki nimetini, kendisiyle öğüt vermek için size indirdiği kitabı ve hikmeti düşünün. Allah’a karşı sorumlu olun ve bilin ki, kesinlikle Allah her şeyi bilendir.

İlgili ayetler

Ayet 232

1 ayet

Bakara 232

وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَلَا تَعْضُلُوهُنَّ اَنْ يَنْكِحْنَ اَزْوَاجَهُنَّ اِذَا تَرَاضَوْا بَيْنَهُمْ بِالْمَعْرُوفِۜ ذٰلِكَ يُوعَظُ بِه۪ مَنْ كَانَ مِنْكُمْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ ذٰلِكُمْ اَزْكٰى لَكُمْ وَاَطْهَرُۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ ۝٢٣٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

232Veiẕâ ṭallaḳtümü-nnisâe febelagne ecelehünne felâ taʿḍulûhünne ey yenkiḥne ezvâcehünne iẕâ terâḍav beynehüm bilmaʿrûf. ẕâlike yûʿażu bihî men kâne minküm yüʾminü billâhi velyevmi-lʾâḫir. ẕâliküm ezkâ leküm veaṭher. vellâhü yaʿlemü veentüm lâ taʿlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

232Kadınları boşadığınız vakit, onlar da bekleme sürelerini bitirince, aralarında doğru bir şekilde anlaştıkları takdirde, kocalarıyla evlenmelerini engellemeyin. İşte, sizden Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere bununla öğüt veriliyor. Bu, sizin için daha nezih ve daha temizdir. Allah bilir, ama siz bilmezsiniz.

İlgili ayetler

Ayet 233

1 ayet

Bakara 233

وَالْوَالِدَاتُ يُرْضِعْنَ اَوْلَادَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ لِمَنْ اَرَادَ اَنْ يُتِمَّ الرَّضَاعَةَۜ وَعَلَى الْمَوْلُودِ لَهُ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوفِۜ لَا تُكَلَّفُ نَفْسٌ اِلَّا وُسْعَهَاۚ لَا تُضَٓارَّ وَالِدَةٌ بِوَلَدِهَا وَلَا مَوْلُودٌ لَهُ بِوَلَدِه۪ وَعَلَى الْوَارِثِ مِثْلُ ذٰلِكَۚ فَاِنْ اَرَادَا فِصَالًا عَنْ تَرَاضٍ مِنْهُمَا وَتَشَاوُرٍ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَاۜ وَاِنْ اَرَدْتُمْ اَنْ تَسْتَرْضِعُٓوا اَوْلَادَكُمْ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِذَا سَلَّمْتُمْ مَٓا اٰتَيْتُمْ بِالْمَعْرُوفِۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ ۝٢٣٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

233Velvâlidâtü yürḍiʿne evlâdehünne ḥavleyni kâmileyni limen erâde ey yütimme-rraḍâʿah. veʿale-lmevlûdi lehû rizḳuhünne vekisvetühünne bilmaʿrûf. lâ tükellefü nefsün illâ vusʿahâ. lâ tüḍârra vâlidetüm biveledihâ velâ mevlûdül lehû biveledihî veʿale-lvâriŝi miŝlü ẕâlik. fein erâdâ fiṣâlen ʿan terâḍim minhümâ veteşâvurin felâ cünâḥa ʿaleyhimâ. vein erattüm en testerḍiʿû evlâdeküm felâ cünâḥa ʿaleyküm iẕâ sellemtüm mâ âteytüm bilmaʿrûf. vetteḳu-llâhe vaʿlemû enne-llâhe bimâ taʿmelûne beṣîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

233Anneler çocuklarını, emzirmeyi tamamlatmak isteyen baba için tam iki sene emzirirler. Annelerin yiyecek ve giyeceğini uygun bir şekilde sağlamak, çocuk kendisinin olan babaya borçtur. Kişiye gücünün üstünde bir şey yüklenmez. Çocuğu yüzünden anne de, çocuk kendisinin olan baba da zarara sokulmamalıdır! Vârise de aynısı düşer. Eğer anne ve baba aralarında danışarak ve anlaşarak sütten kesmek isterlerse, ikisine de günah yoktur. Çocuklarınızı (sütanneye) emzirtmek isterseniz, vereceğiniz ücreti örfe uygun bir şekilde öderseniz size bir günah yoktur. Allah’tan sakının, iyi bilin ki Allah yaptıklarınızı görmektedir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

233Ahkaf 15Hadîd 4

Ayet 234–235

2 ayet

Bakara 234

Bakara 235

وَالَّذ۪ينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ اَزْوَاجًا يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ اَرْبَعَةَ اَشْهُرٍ وَعَشْرًاۚ فَاِذَا بَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا فَعَلْنَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ ۝٢٣٤ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا عَرَّضْتُمْ بِه۪ مِنْ خِطْبَةِ النِّسَٓاءِ اَوْ اَكْنَنْتُمْ ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ سَتَذْكُرُونَهُنَّ وَلٰكِنْ لَا تُوَاعِدُوهُنَّ سِرًّا اِلَّٓا اَنْ تَقُولُوا قَوْلًا مَعْرُوفًاۜ وَلَا تَعْزِمُوا عُقْدَةَ النِّكَاحِ حَتّٰى يَبْلُغَ الْكِتَابُ اَجَلَهُۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ فَاحْذَرُوهُۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ حَل۪يمٌ۟ ۝٢٣٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

234Velleẕîne yüteveffevne minküm veyeẕerûne ezvâcey yeterabbaṣne bienfüsihinne erbeʿate eşhüriv veʿaşrâ. feiẕâ belagne ecelehünne felâ cünâḥa ʿaleyküm fîmâ feʿalne fî enfüsihinne bilmaʿrûf. vellâhü bimâ taʿmelûne ḫabîr.

Okunuş

235Velâ cünâḥa ʿaleyküm fîmâ ʿarraḍtüm bihî min ḫiṭbeti-nnisâi ev eknentüm fî enfüsiküm. ʿalime-llâhü enneküm seteẕkürûnehünne velâkil lâ tüvâʿidûhünne sirran illâ en teḳûlû ḳavlem maʿrûfâ. velâ taʿzimû ʿuḳdete-nnikâḥi ḥattâ yeblüga-lkitâbü eceleh. vaʿlemû enne-llâhe yaʿlemü mâ fî enfüsiküm faḥẕerûh. vaʿlemû enne-llâhe gafûrun ḥalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

234İçinizden ölenlerin arkasında bırakmış olduğu hanımlar, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. Müddetlerini tamamladıklarında, onların kendi haklarında uygun şekilde yaptıklarından dolayı size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Türkçe Meal

235Böyle kadınlara kapalı bir şekilde evlenme teklif etmenizde veya onlarla evlenmeyi içinizden geçirmenizde size bir günah yoktur. Allah, sizin onlara düşündüğünüzü söyleyeceğinizi bilmektedir. Fakat meşru sözler dışında, onlarla gizlice sözleşmeyin. Müddet sona erene kadar nikâh akdine kalkışmayın. İçinizde olanı Allah’ın bildiğini bilin de O’ndan çekinin. İyi bilin ki Allah bağışlayandır ve hemen cezalandırmayandır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

234Bakara 240

Ayet 236–237

2 ayet

Bakara 236

Bakara 237

لَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِنْ طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ مَا لَمْ تَمَسُّوهُنَّ اَوْ تَفْرِضُوا لَهُنَّ فَر۪يضَةًۚ وَمَتِّعُوهُنَّۚ عَلَى الْمُوسِعِ قَدَرُهُ وَعَلَى الْمُقْتِرِ قَدَرُهُۚ مَتَاعًا بِالْمَعْرُوفِۚ حَقًّا عَلَى الْمُحْسِن۪ينَ ۝٢٣٦ وَاِنْ طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَمَسُّوهُنَّ وَقَدْ فَرَضْتُمْ لَهُنَّ فَر۪يضَةً فَنِصْفُ مَا فَرَضْتُمْ اِلَّٓا اَنْ يَعْفُونَ اَوْ يَعْفُوَا الَّذ۪ي بِيَدِه۪ عُقْدَةُ النِّكَاحِۜ وَاَنْ تَعْفُٓوا اَقْرَبُ لِلتَّقْوٰىۜ وَلَا تَنْسَوُا الْفَضْلَ بَيْنَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ ۝٢٣٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

236Lâ cünâḥa ʿaleyküm in ṭallaḳtümü-nnisâe mâ lem temessûhünne ev tefriḍû lehünne ferîḍah. vemettiʿûhünn. ʿale-lmûsiʿi ḳaderuhû veʿale-lmuḳtiri ḳaderuhü. metâʿam bilmaʿrûf. ḥaḳḳan ʿale-lmuḥsinîn.

Okunuş

237Vein ṭallaḳtümûhünne min ḳabli en temessûhünne veḳad feraḍtüm lehünne ferîḍaten feniṣfü mâ feraḍtüm illâ ey yaʿfûne ev yaʿfüve-lleẕî biyedihî ʿuḳdetü-nnikâḥ. veen taʿfû aḳrabü littaḳvâ. velâ tensevu-lfaḍle beyneküm. inne-llâhe bimâ taʿmelûne beṣîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

236Hanımlara temas etmeden veya mehirlerini biçmeden, onları boşarsanız sizin üzerinize bir günah yoktur. Zengin olanlar güçleri ölçüsünde, fakir olanlar da yine güçleri ölçüsünde, uygun bir şekilde onları faydalandırın. Bu iyi davrananların şanına yakışır bir borçtur.

Türkçe Meal

237Eğer onlara mehir biçer de temas etmeden onları boşarsanız, kendileri veya nikâh akdi ellerinde olan kimsenin bağışlaması müstesna –belirlediğiniz- mehrin yarısını onlara verin. Mehrin hepsini bağışlamanız takvaya daha uygundur. Şüphesiz, Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

236Ahzab 49

İlgili ayetler

237Ahzab 49

Ayet 238–239

2 ayet

Bakara 238

Bakara 239

حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصَّلٰوةِ الْوُسْطٰى وَقُومُوا لِلّٰهِ قَانِت۪ينَ ۝٢٣٨ فَاِنْ خِفْتُمْ فَرِجَالًا اَوْ رُكْبَانًاۚ فَاِذَٓا اَمِنْتُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَمَا عَلَّمَكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَ ۝٢٣٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

238Ḥâfiżû ʿale-ṣṣalâvâti veṣṣalâti-lvusṭâ veḳûmû lillâhi ḳânitîn.

Okunuş

239Fein ḫiftüm fericâlen ev rukbânâ. feiẕâ emintüm feẕkürü-llâhe kemâ ʿallemeküm mâ lem tekûnû taʿlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

238Namazlara, özellikle orta namaza devam edin ve saygı ile Allah’ın huzuruna durun.

Türkçe Meal

239Eğer herhangi bir endişe taşırsanız, o zaman yaya yahut binekli olarak namaz kılın. Güvene kavuştuğunuz zaman daha önce bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi Allah’ı anın. (Namazı kılın)

İlgili ayetler

İlgili ayetler

239Nisâ 103

Ayet 240

1 ayet

Bakara 240

وَالَّذ۪ينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ اَزْوَاجًاۚ وَصِيَّةً لِاَزْوَاجِهِمْ مَتَاعًا اِلَى الْحَوْلِ غَيْرَ اِخْرَاجٍۚ فَاِنْ خَرَجْنَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪ي مَا فَعَلْنَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِنَّ مِنْ مَعْرُوفٍۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ ۝٢٤٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

240Velleẕîne yüteveffevne minküm veyeẕerûne ezvâcâ. veṣiyyetel liezvâcihim metâʿan ile-lḥavli gayra iḫrâc. fein ḫaracne felâ cünâḥa ʿaleyküm fî mâ feʿalne fî enfüsihinne mim maʿrûf. vellâhü ʿazîzün ḥakîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

240İçinizden ölüp geriye eşler bırakan erkekler, bir seneye kadar eşleri evlerinden çıkarılmayacak bir geçimlik vasiyet etmiş olmalıdırlar. Şayet kadınlar kendileri çıkarlarsa, kendi haklarında uygun olanı yapmalarından dolayı size bir mesuliyet yoktur. Allah üstündür, doğru karar verendir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

240Bakara 234

Ayet 241–242

2 ayet

Bakara 241

Bakara 242

وَلِلْمُطَلَّقَاتِ مَتَاعٌ بِالْمَعْرُوفِۜ حَقًّا عَلَى الْمُتَّق۪ينَ ۝٢٤١ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِه۪ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ۟ ۝٢٤٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

241Velilmüṭalleḳâti metâʿum bilmaʿrûf. ḥaḳḳan ʿale-lmütteḳîn.

Okunuş

242Keẕâlike yübeyyinü-llâhü leküm âyâtihî leʿalleküm taʿḳilûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

241Boşanmış kadınlara örfe uygun şekilde bir geçimlik sağlanmalıdır. Bu sorumlu davrananlar üzerine bir borçtur.

Türkçe Meal

242Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor. Belki aklınızı kullanırsınız.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

242Bakara 177Enbiyâ 10

Ayet 243–244

2 ayet

Bakara 243

Bakara 244

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ خَرَجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَهُمْ اُلُوفٌ حَذَرَ الْمَوْتِۖ فَقَالَ لَهُمُ اللّٰهُ مُوتُوا ثُمَّ اَحْيَاهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى النَّاسِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ ۝٢٤٣ وَقَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ ۝٢٤٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

243Elem tera ile-lleẕîne ḫaracû min diyârihim vehüm ülûfün ḥaẕera-lmevt. feḳâle lehümü-llâhü mûtû ŝümme aḥyâhüm. inne-llâhe leẕû faḍlin ʿale-nnâsi velâkinne ekŝera-nnâsi lâ yeşkürûn.

Okunuş

244Veḳâtilû fî sebîli-llâhi vaʿlemû enne-llâhe semîʿun ʿalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

243Binlerce kişi iken ölüm korkusuyla yurtlarından çıkanları görmedin mi? Allah onlara önce “Ölün!” dedi; sonra da onları tekrar diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı büyük lütuf/ikram sahibidir ama insanların çoğu şükretmezler.

Türkçe Meal

244Allah yolunda savaşın; bilin ki Allah her şeyi işiten ve bilendir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

244Bakara 193Nisâ 76

Ayet 245

1 ayet

Bakara 245

مَنْ ذَا الَّذ۪ي يُقْرِضُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُٓ اَضْعَافًا كَث۪يرَةًۜ وَاللّٰهُ يَقْبِضُ وَيَبْصُۣطُۖ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ۝٢٤٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

245Men ẕe-lleẕî yuḳriḍu-llâhe ḳarḍan ḥasenen feyüḍâʿifehû lehû aḍʿâfen keŝîrah. vellâhü yaḳbiḍu veyebsüṭ. veileyhi türceʿûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

245Allah’a güzel bir ödünç verip de, Allah’ın da karşılığını ona kat kat artırarak vereceği hani kim var? Allah hem daraltır hem genişletir. Siz yalnız O’na döndürüleceksiniz.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

245Hadîd 11Hadîd 12Hadîd 18

Ayet 246–248

3 ayet

Bakara 246

Bakara 247

Bakara 248

اَلَمْ تَرَ اِلَى الْمَلَاِ مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ مِنْ بَعْدِ مُوسٰىۢ اِذْ قَالُوا لِنَبِيٍّ لَهُمُ ابْعَثْ لَنَا مَلِكًا نُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ قَالَ هَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ اَلَّا تُقَاتِلُواۜ قَالُوا وَمَا لَنَٓا اَلَّا نُقَاتِلَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَقَدْ اُخْرِجْنَا مِنْ دِيَارِنَا وَاَبْنَٓائِنَاۜ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ تَوَلَّوْا اِلَّا قَل۪يلًا مِنْهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ ۝٢٤٦ وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ اِنَّ اللّٰهَ قَدْ بَعَثَ لَكُمْ طَالُوتَ مَلِكًاۜ قَالُٓوا اَنّٰى يَكُونُ لَهُ الْمُلْكُ عَلَيْنَا وَنَحْنُ اَحَقُّ بِالْمُلْكِ مِنْهُ وَلَمْ يُؤْتَ سَعَةً مِنَ الْمَالِۜ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰيهُ عَلَيْكُمْ وَزَادَهُ بَسْطَةً فِي الْعِلْمِ وَالْجِسْمِۜ وَاللّٰهُ يُؤْت۪ي مُلْكَهُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ ۝٢٤٧ وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ اِنَّ اٰيَةَ مُلْكِه۪ٓ اَنْ يَاْتِيَكُمُ التَّابُوتُ ف۪يهِ سَك۪ينَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَبَقِيَّةٌ مِمَّا تَرَكَ اٰلُ مُوسٰى وَاٰلُ هٰرُونَ تَحْمِلُهُ الْمَلٰٓئِكَةُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ۟ ۝٢٤٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

246Elem tera ile-lmelei mim benî isrâîle mim baʿdi mûsâ. iẕ ḳâlû linebiyyil lehümü-bʿaŝ lenâ meliken nüḳâtil fî sebîli-llâh. ḳâle hel ʿaseytüm in kütibe ʿaleykümü-lḳitâlü ellâ tüḳâtilû. ḳâlû vemâ lenâ ellâ nüḳâtile fî sebîli-llâhi veḳad uḫricnâ min diyârinâ veebnâinâ. felemmâ kütibe ʿaleyhimü-lḳitâlü tevellev illâ ḳalîlem minhüm. vellâhü ʿalîmüm biżżâlimîn.

Okunuş

247Veḳâle lehüm nebiyyühüm inne-llâhe ḳad beʿaŝe leküm ṭâlûte melikâ. ḳâlû ennâ yekûnü lehü-lmülkü ʿaleynâ venaḥnü eḥaḳḳu bilmülki minhü velem yüʾte seʿatem mine-lmâl. ḳâle inne-llâhe-ṣṭafâhü ʿaleyküm vezâdehû besṭaten fi-lʿilmi velcism. vellâhü yüʾtî mülkehû mey yeşâʾ. vellâhü vâsiʿun ʿalîm.

Okunuş

248Veḳâle lehüm nebiyyühüm inne âyete mülkihî ey yeʾtiyekümü-ttâbûtü fîhi sekînetüm mir rabbiküm vebeḳiyyetüm mimmâ terake âlü mûsâ veâlü hârûne taḥmilühü-lmelâikeh. inne fî ẕâlike leâyetel leküm in küntüm müʾminîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

246Musa’dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi? Nebilerinden birine demişlerdi ki: “Bize, bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım.” Nebileri de: “Ya, savaş size farz olunca savaşmazsanız? Demişti. Onlar da: “Bizler neden Allah yolunda savaşmayalım ki? Biz yurtlarımızdan ve oğullarımızdan uzaklaştırıldık.” demişlerdi. Fakat üzerlerine savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç yüz çevirdiler. Allah, savaştan kaçan zalimleri en iyi bilendir.

Türkçe Meal

247Nebileri onlara dedi ki: “Allah, Talût’u size hükümdar gönderdi.” Onlar da: “O bize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layığız üstelik. Ona, malca da bir bolluk verilmemiştir.” dediler. Nebileri de: “Allah, onu size seçti, zira onu bilgi ve fiziki açıdan size üstün kıldı. Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah’ın lütfu geniştir. O, her şeyi bilendir.” dedi.

Türkçe Meal

248Ve yine onlara Nebileri, şöyle dedi: “Onun, hükümdarlığının belgesi, meleklerin taşıdığı, içinde Rabbinizden bir ferahlık, Musa ailesinin ve Harun ailesinin emanetlerinin bulunduğu sandığı size getirmesidir. Eğer inanıyorsanız, bunda sizin için kesin bir belge vardır.”

Ayet 249–250

2 ayet

Bakara 249

Bakara 250

فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِالْجُنُودِۙ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ مُبْتَل۪يكُمْ بِنَهَرٍۚ فَمَنْ شَرِبَ مِنْهُ فَلَيْسَ مِنّ۪يۚ وَمَنْ لَمْ يَطْعَمْهُ فَاِنَّهُ مِنّ۪ٓي اِلَّا مَنِ اغْتَرَفَ غُرْفَةً بِيَدِه۪ۚ فَشَرِبُوا مِنْهُ اِلَّا قَل۪يلًا مِنْهُمْۜ فَلَمَّا جَاوَزَهُ هُوَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُۙ قَالُوا لَا طَاقَةَ لَنَا الْيَوْمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِه۪ۜ قَالَ الَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا اللّٰهِۙ كَمْ مِنْ فِئَةٍ قَل۪يلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَث۪يرَةً بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ مَعَ الصَّابِر۪ينَ ۝٢٤٩ وَلَمَّا بَرَزُوا لِجَالُوتَ وَجُنُودِه۪ قَالُوا رَبَّنَٓا اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَۜ ۝٢٥٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

249Felemmâ feṣale ṭâlûtü bilcünûdi ḳâle inne-llâhe mübtelîküm bineher. femen şeribe minhü feleyse minnî. vemel lem yaṭʿamhü feinnehû minnî illâ meni-gterafe gurfetem biyedih. feşeribû minhü illâ ḳalîlem minhüm. felemmâ câvezehû hüve velleẕîne âmenû meʿahû ḳâlû lâ ṭâḳate lene-lyevme bicâlûte vecünûdih. ḳâle-lleẕîne yeżunnûne ennehüm mülâḳu-llâhi kem min fietin ḳalîletin galebet fieten keŝîratem biiẕni-llâh. vellâhü meʿa-ṣṣâbirîn.

Okunuş

250Velemmâ berazû licâlûte vecünûdihî ḳâlû rabbenâ efrig ʿaleynâ ṣabrav veŝebbit aḳdâmenâ venṣurnâ ʿale-lḳavmi-lkâfirîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

249Talût, ordusuyla birlikte ayrıldığında: “Allah, sizi bir ırmakla sınayacaktır. Kim o sudan içerse benden değildir, kim de ondan tatmazsa o bendendir, sadece eliyle bir avuç içen hariç.” dedi. Onlardan pek azı hariç o sudan içtiler. Nihayet o ve onunla birlikte iman edenler ırmağı geçince, emri dinlemeyenler: “Bugün Câlût’a ve onun ordusuna karşı koyacak gücümüz yok.” dediler. Rablerine/sahiplerine kavuşacaklarını düşünenler ise: “Nice sayıca az topluluklar, Allah’ın izni ile sayıca çok olan toplulukları yenmişlerdir. Allah sabredenlerle beraberdir.” dediler.

Türkçe Meal

250Onlar Câlût ve ordusuyla karşılaştıklarında: “Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımıza güç ve sebat ver, bu kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” dediler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

249Enbiyâ 34Âl-i İmran 173

Ayet 251–252

2 ayet

Bakara 251

Bakara 252

فَهَزَمُوهُمْ بِاِذْنِ اللّٰهِۙ وَقَتَلَ دَاوُ۫دُ جَالُوتَ وَاٰتٰيهُ اللّٰهُ الْمُلْكَ وَالْحِكْمَةَ وَعَلَّمَهُ مِمَّا يَشَٓاءُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَفَسَدَتِ الْاَرْضُ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ ذُو فَضْلٍ عَلَى الْعَالَم۪ينَ ۝٢٥١ تِلْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّۜ وَاِنَّكَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَ ۝٢٥٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

251Fehezemûhüm biiẕni-llâhi veḳatele dâvûdü câlûte veâtâhü-llâhü-lmülke velḥikmete veʿallemehû mimmâ yeşâʾ. velevlâ defʿu-llâhi-nnâse baʿḍahüm bibaʿḍil lefesedeti-lʾarḍu velâkinne-llâhe ẕû faḍlin ʿale-lʿâlemîn.

Okunuş

252Tilke âyâtü-llâhi netlûhâ ʿaleyke bilḥaḳḳ. veinneke lemine-lmürselîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

251Nihayet Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davut da Câlût’u öldürdü. Allah, Davud’a hükümdarlık ve hikmet verdi, Ona dilediğinden öğretti. Allah insanların birini diğeri ile defetmemiş olsaydı, yeryüzünde düzen bozulurdu. Fakat Allah, âlemlere karşı lütuf/ikram sahibidir.

Türkçe Meal

252İşte bunlar, sana olayların gerçek yüzünü aktardığımız Allah’ın ayetleridir. Elbette ki sen gönderilmiş elçilerden birisin.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

251Hac 40Muhammed 4

İlgili ayetler

252Bakara 213Yâsîn 3

Ayet 253

1 ayet

Bakara 253

تِلْكَ الرُّسُلُ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍۢ مِنْهُمْ مَنْ كَلَّمَ اللّٰهُ وَرَفَعَ بَعْضَهُمْ دَرَجَاتٍۜ وَاٰتَيْنَا ع۪يسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَاَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلَ الَّذ۪ينَ مِنْ بَعْدِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَلٰكِنِ اخْتَلَفُوا فَمِنْهُمْ مَنْ اٰمَنَ وَمِنْهُمْ مَنْ كَفَرَۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلُوا وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يُر۪يدُ۟ ۝٢٥٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

253Tilke-rrusülü feḍḍalnâ baʿḍahüm ʿalâ baʿḍ. minhüm men kelleme-llâhü verafeʿa baʿḍahüm deracât. veâteynâ ʿîse-bne meryeme-lbeyyinâti veeyyednâhü birûḥi-lḳudüs. velev şâe-llâhü me-ḳtetele-lleẕîne mim baʿdihim mim baʿdi mâ câethümü-lbeyyinâtü velâkini-ḫtelefû feminhüm men âmene veminhüm men kefer. velev şâe-llâhü me-ḳtetelû velâkinne-llâhe yefʿalü mâ yürîd.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

253İşte bu elçiler, bazı özelliklerle birbirlerinden farklı kıldık. Zira Allah, onlardan bir kısmıyla konuşmuş bir kısmını da derecelerle yüceltmiştir. Meryem oğlu İsa’ya da açık belgeler verdik ve onu Ruhu’l- Kudüs/(Cebrail) ile destekledik. Allah dilemiş olsaydı, onların ardından gelenler kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat onlar ihtilafa düştüler; onlardan bir kısmı iman etti, bir kısmı da kâfirliği tercih etti.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

253Yunus 99İsrâ 55

Ayet 254

1 ayet

Bakara 254

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَاْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ ف۪يهِ وَلَا خُلَّةٌ وَلَا شَفَاعَةٌۜ وَالْكَافِرُونَ هُمُ الظَّالِمُونَ ۝٢٥٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

254Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû enfiḳû mimmâ razaḳnâküm min ḳabli ey yeʾtiye yevmül lâ beyʿun fîhi velâ ḫulletüv velâ şefâʿah. velkâfirûne hümu-żżâlimûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

254Ey iman edenler, içinde alışverişin, dostluğun ve de şefaatin olmadığı bir gün gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnanmayarak kâfir olanlar, işte onlar yanlışta ısrar eden zalimlerin ta kendileridir.

İlgili ayetler

Ayet 255

1 ayet

Bakara 255

اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَاْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُح۪يطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ٓ اِلَّا بِمَا شَٓاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ وَلَا يَؤُ۫دُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظ۪يمُ ۝٢٥٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

255Allâhü lâ ilâhe illâ hû. elḥayyü-lḳayyûm. lâ teʾḫuẕühû sinetüv velâ nevm. lehû mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-lʾarḍ. men ẕe-lleẕî yeşfeʿu ʿindehû illâ biiẕnih. yaʿlemü mâ beyne eydîhim vemâ ḫalfehüm. velâ yüḥîṭûne bişeyʾim min ʿilmihî illâ bimâ şâʾ. vesiʿa kürsiyyühü-ssemâvâti velʾarḍ. velâ yeûdühû ḥifżuhümâ. vehüve-lʿaliyyü-lʿażîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

255Allah, Ondan başka ilah yoktur. O hayatın kaynağı ve dayanağıdır. Yarattıklarının üzerinde yönetici ve gözeticidir. O’nu ne unutma tutar ne de uyku. Göklerde ve yerde olanların hepsi O’nundur. O’nun izni olmadan O’nun katında şefaat edecek de kimmiş? O, onların önlerinde ve arkalarında olanı bilir. Onlar, O’nun ilminden ancak dilediği kadarının dışında hiçbir şey kavrayamazlar. O’nun otoritesi, gökleri ve yeri kaplamıştır. Onları koruyup gözetmek O’na asla ağır gelmez. Allah çok yücedir çok büyüktür.

Ayet 256

1 ayet

Bakara 256

لَٓا اِكْرَاهَ فِي الدّ۪ينِ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۗ لَا انْفِصَامَ لَهَاۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ ۝٢٥٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

256Lâ ikrâhe fi-ddîni ḳat tebeyyene-rruşdü mine-lgayy. femey yekfür biṭṭâgûti veyüʾmim billâhi feḳadi-stemseke bilʿurveti-lvuŝḳâ. le-nfiṣâme lehâ. vellâhü semîʿun ʿalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

256Dinde zorlamanın/baskının hiçbir şekli yoktur. Hak yol, batıl yoldan apaçık ayrılmıştır. Kim tağutu şer güçleri inkâr ederde Allah’a inanır-güvenirse, muhakkak ki o, kopması mümkün olmayan sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

İlgili ayetler

Ayet 257

1 ayet

Bakara 257

اَللّٰهُ وَلِيُّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۙ يُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمُ الطَّاغُوتُۙ يُخْرِجُونَهُمْ مِنَ النُّورِ اِلَى الظُّلُمَاتِۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟ ۝٢٥٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

257Allâhü veliyyü-lleẕîne âmenû yuḫricühüm mine-żżulümâti ile-nnûr. velleẕîne keferû evliyâühümu-ṭṭâgûtü yuḫricûnehüm mine-nnûri ile-żżulümât. ülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

257Allah, iman edenlerin velisi ve koruyucusudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Gerçeği örtbas eden kâfirlerin evliyası ise tağuttur/azgınlardır. Onları aydınlıktan karanlıklara sürüklerler. İşte onlar ateş halkıdır. Orada kalıcıdırlar.

İlgili ayetler

Ayet 258

1 ayet

Bakara 258

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ي حَٓاجَّ اِبْرٰه۪يمَ ف۪ي رَبِّه۪ٓ اَنْ اٰتٰيهُ اللّٰهُ الْمُلْكَۢ اِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّيَ الَّذ۪ي يُحْي۪ وَيُم۪يتُۙ قَالَ اَنَا۬ اُحْي۪ وَاُمِيتُۜ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ فَاِنَّ اللّٰهَ يَاْت۪ي بِالشَّمْسِ مِنَ الْمَشْرِقِ فَاْتِ بِهَا مِنَ الْمَغْرِبِ فَبُهِتَ الَّذ۪ي كَفَرَۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۚ ۝٢٥٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

258Elem tera ile-lleẕî ḥâcce ibrâhîme fî rabbihî en âtâhü-llâhü-lmülk. iẕ ḳâle ibrâhîmü rabbiye-lleẕî yuḥyî veyümîtü ḳâle ene uḥyî veümît. ḳâle ibrâhîmü feinne-llâhe yeʾtî bişşemsi mine-lmeşriḳi feʾti bihâ mine-lmagribi febühite-lleẕî kefer. vellâhü lâ yehdi-lḳavme-żżâlimîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

258Allah kendisine hükümdarlık verdi diye şımarıp, Rabbi hakkında İbrahim’le tartışmaya gireni görmedin mi? İbrahim: “Benim Rabbim yaşatır ve öldürür.” demişti. O da: “Ben de öldürür ve yaşatırım.” demiş. İbrahim de: “Benim Rabbim, güneşi doğudan getirir; haydi sen de onu batıdan getir!” deyince, o kâfir şaşırıp kalmıştı. Allah, haddini aşan zalimleri emellerine ulaştırmaz.

İlgili ayetler

Ayet 259

1 ayet

Bakara 259

اَوْ كَالَّذ۪ي مَرَّ عَلٰى قَرْيَةٍ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَاۚ قَالَ اَنّٰى يُحْي۪ هٰذِهِ اللّٰهُ بَعْدَ مَوْتِهَاۚ فَاَمَاتَهُ اللّٰهُ مِائَةَ عَامٍ ثُمَّ بَعَثَهُۜ قَالَ كَمْ لَبِثْتَۜ قَالَ لَبِثْتُ يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍۜ قَالَ بَلْ لَبِثْتَ مِائَةَ عَامٍ فَانْظُرْ اِلٰى طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمْ يَتَسَنَّهْۚ وَانْظُرْ اِلٰى حِمَارِكَ وَلِنَجْعَلَكَ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَانْظُرْ اِلَى الْعِظَامِ كَيْفَ نُنْشِزُهَا ثُمَّ نَكْسُوهَا لَحْمًاۜ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۙ قَالَ اَعْلَمُ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ۝٢٥٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

259Ev kelleẕî merra ʿalâ ḳaryetiv vehiye ḫâviyetün ʿalâ ʿurûşihâ. ḳâle ennâ yuḥyî hâẕihi-llâhü baʿde mevtihâ. feemâtehü-llâhü miete ʿâmin ŝümme beʿaŝeh. ḳâle kem lebiŝt. ḳâle lebiŝtü yevmen ev baʿḍa yevm. ḳâle bel lebiŝte miete ʿâmin fenżur ilâ ṭaʿâmike veşerâbike lem yetesenneh. venżur ilâ ḥimârike velinecʿaleke âyetel linnâsi venżur ile-lʿiżâmi keyfe nünşizühâ ŝümme neksûhâ laḥmâ. felemmâ tebeyyene lehû ḳâle aʿlemü enne-llâhe ʿalâ külli şeyʾin ḳadîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

259Veya altı üstüne gelmiş, ıssız bir beldeye uğrayan kimse gibi, “Allah burasını, ölümden sonra nasıl diriltir?” demişti. Bunun üzerine Allah, onu yüz yıl ölü bıraktı, sonra onu diriltti. Ona: “Ne kadar kaldın?” demişti. O da: “Bir gün veya bir günün bir kısmı kadar kaldım.” demişti. “Hayır, yüz yıl kaldın. Öyleyse yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Eşeğine de bak, seni insanlara ibret kılmak için; bir de o kemiklere bak, nasıl bir araya getiriyoruz. Sonra da onlara et giydiriyoruz?” demişti. O kendisine bunlar apaçık belli olduktan sonra, “Artık biliyorum ki Allah’ın her şeye gücü yeter.” demişti.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

259Kehf 19Hac 5Hac 6

Ayet 260

1 ayet

Bakara 260

وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اَرِن۪ي كَيْفَ تُحْيِ الْمَوْتٰىۜ قَالَ اَوَلَمْ تُؤْمِنْۜ قَالَ بَلٰى وَلٰكِنْ لِيَطْمَئِنَّ قَلْب۪يۜ قَالَ فَخُذْ اَرْبَعَةً مِنَ الطَّيْرِ فَصُرْهُنَّ اِلَيْكَ ثُمَّ اجْعَلْ عَلٰى كُلِّ جَبَلٍ مِنْهُنَّ جُزْءًا ثُمَّ ادْعُهُنَّ يَاْت۪ينَكَ سَعْيًاۜ وَاعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ۟ ۝٢٦٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

260Veiẕ ḳâle ibrâhîmü rabbi erinî keyfe tuḥyi-lmevtâ. ḳâle evelem tüʾmin. ḳâle belâ velâkil liyaṭmeinne ḳalbî. ḳâle feḫuẕ erbeʿatem mine-ṭṭayri feṣurhünne ileyke ŝümme-cʿal ʿalâ külli cebelim minhünne cüzʾen ŝümme-dʿuhünne yeʾtîneke saʿyâ. vaʿlem enne-llâhe ʿazîzün ḥakîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

260İbrahim; “Rabbim, bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster.” demişti. Allah, “İnanmıyor musun?” buyurunca, “Evet inanıyorum, fakat kalbimin yatışması için!” demişti. “Öyleyse dört kuş tut. Onları kendine alıştır, sonra onları her birini bir dağın üzerine sal. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki Allah, üstün ve güçlü olandır, her hükmünde doğru karar verendir.

İlgili ayetler

Ayet 261–263

3 ayet

Bakara 261

Bakara 262

Bakara 263

مَثَلُ الَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ اَنْبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ ف۪ي كُلِّ سُنْبُلَةٍ مِائَةُ حَبَّةٍۜ وَاللّٰهُ يُضَاعِفُ لِمَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ ۝٢٦١ اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَٓا اَنْفَقُوا مَنًّا وَلَٓا اَذًۙى لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ ۝٢٦٢ قَوْلٌ مَعْرُوفٌ وَمَغْفِرَةٌ خَيْرٌ مِنْ صَدَقَةٍ يَتْبَعُهَٓا اَذًىۜ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَل۪يمٌ ۝٢٦٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

261Meŝelü-lleẕîne yünfiḳûne emvâlehüm fî sebîli-llâhi kemeŝeli ḥabbetin embetet sebʿa senâbile fî külli sümbületim mietü ḥabbeh. vellâhü yüḍâʿifü limey yeşâʾ. vellâhü vâsiʿun ʿalîm.

Okunuş

262Elleẕîne yünfiḳûne emvâlehüm fî sebîli-llâhi ŝümme lâ yütbiʿûne mâ enfeḳû mennev velâ eẕel lehüm ecruhüm ʿinde rabbihim. velâ ḫavfün ʿaleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

Okunuş

263Ḳavlüm maʿrûfüv vemagfiratün ḫayrum min ṣadeḳatiy yetbeʿuhâ eẕâ. vellâhü ganiyyün ḥalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

261Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu; yedi başak bitiren, her bir başakta yüz dane bulunan bir tohuma benzer. Allah, hak eden kişi için kat kat artırır. Allah lütfu/ikramı geniş olan ve her şeyi bilendir.

Türkçe Meal

262Mallarını Allah yolunda harcayıp, peşinden verdiklerini başa kakmayan ve eziyet etmeyenlerin ödülleri Rableri katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Türkçe Meal

263Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden eziyet gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah hiçbir şeye muhtaç olmayan, hemen cezalandırmayandır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

261Bakara 245Sebe’ 39

İlgili ayetler

262En’am 48Bakara 38

Ayet 264

1 ayet

Bakara 264

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُمْ بِالْمَنِّ وَالْاَذٰىۙ كَالَّذ۪ي يُنْفِقُ مَالَهُ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ فَاَصَابَهُ وَابِلٌ فَتَرَكَهُ صَلْدًاۜ لَا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ ۝٢٦٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

264Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tübṭilû ṣadeḳâtiküm bilmenni velʾeẕâ kelleẕî yünfiḳu mâlehû riâe-nnâsi velâ yüʾminü billâhi velyevmi-lʾâḫir. femeŝelühû kemeŝeli ṣafvânin ʿaleyhi türâbün feeṣâbehû vâbilün feterakehû ṣaldâ. lâ yaḳdirûne ʿalâ şeyʾim mimmâ kesebû. vellâhü lâ yehdi-lḳavme-lkâfirîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

264Ey iman edenler, Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı halde, insanlara gösteriş için malını harcayan adam gibi, başa kakma ve eziyet ederek sadakalarınızı geçersiz kılmayın. Onun durumu, üzerinde biraz toprak bulunan bir kayaya benzer ki, şiddetli bir sağanak yağar da onu topraksız bırakır. Onlar, kazandıklarından bir şey elde edemezler. Allah kâfirler toplumunu amacına ulaştırmaz.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

264Enfal 47Nisâ 38Nisâ 142

Ayet 265

1 ayet

Bakara 265

وَمَثَلُ الَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمُ ابْتِغَٓاءَ مَرْضَاتِ اللّٰهِ وَتَثْب۪يتًا مِنْ اَنْفُسِهِمْ كَمَثَلِ جَنَّةٍ بِرَبْوَةٍ اَصَابَهَا وَابِلٌ فَاٰتَتْ اُكُلَهَا ضِعْفَيْنِۚ فَاِنْ لَمْ يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ ۝٢٦٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

265Vemeŝelü-lleẕîne yünfiḳûne emvâlehümü-btigâe merḍâti-llâhi veteŝbîtem min enfüsihim kemeŝeli cennetim birabvetin eṣâbehâ vâbilün feâtet ükülehâ ḍiʿfeyn. feil lem yüṣibhâ vâbilün feṭall. vellâhü bimâ taʿmelûne beṣîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

265Mallarını, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak ve kendilerinde olan imanı sağlamlaştırmak için harcayanların durumu ise, yüksekçe bir tepede bulunan bahçeye benzer. Oraya sağanak yağmur isabet edince iki misli ürün verir. Oraya yağmur isabet etmese de çiseler. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

İlgili ayetler

Ayet 266

1 ayet

Bakara 266

اَيَوَدُّ اَحَدُكُمْ اَنْ تَكُونَ لَهُ جَنَّةٌ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۙ لَهُ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۙ وَاَصَابَهُ الْكِبَرُ وَلَهُ ذُرِّيَّةٌ ضُعَفَٓاءُۖ فَاَصَابَهَٓا اِعْصَارٌ ف۪يهِ نَارٌ فَاحْتَرَقَتْۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ۟ ۝٢٦٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

266Eyeveddü eḥadüküm en tekûne lehû cennetüm min neḫîliv veaʿnâbin tecrî min taḥtihe-lʾenhâru lehû fîhâ min külli-ŝŝemerâti veeṣâbehü-lkiberu velehû ẕürriyyetün ḍuʿafâʾ. feeṣâbehâ iʿṣârun fîhi nârun faḥteraḳat. keẕâlike yübeyyinü-llâhü lekümü-lʾâyâti leʿalleküm tetefekkerûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

266Sizden biri arzu eder mi ki, hurma ve üzüm bağları bulunan ve içinden ırmaklar akan, ayrıca içinde meyvenin her çeşidinin bulunduğu bir bahçesi olsun; tam kendisine ihtiyarlık gelip çatmışken, bir de küçük ve güçsüz çocukları olsun. Tam da bu anda ateşli bir kasırga kopsun ve bahçesini yakıp kavursun! İşte Allah, ayetlerini düşünesiniz diye böyle açıklıyor.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

266Zümer 65Kalem 17Kalem 33

Ayet 267

1 ayet

Bakara 267

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّٓا اَخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الْاَرْضِۖ وَلَا تَيَمَّمُوا الْخَب۪يثَ مِنْهُ تُنْفِقُونَ وَلَسْتُمْ بِاٰخِذ۪يهِ اِلَّٓا اَنْ تُغْمِضُوا ف۪يهِۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ ۝٢٦٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

267Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû enfiḳû min ṭayyibâti mâ kesebtüm vemimmâ aḫracnâ leküm mine-lʾarḍ. velâ teyemmemü-lḫabîŝe minhü tünfiḳûne velestüm biâḫiẕîhi illâ en tugmiḍû fîh. vaʿlemû enne-llâhe ganiyyün ḥamîd.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

267Ey iman edenler, gerek kazandıklarınızın ve gerekse yerden sizin için çıkardıklarımızın temiz olanından infak edin. Gözünüzü kapatmadan almayacağınız, kötü ve işe yaramayan şeyleri vermeye kalkmayın. Bilin ki Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan ve övgüye layık olandır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

267Fecr 18Fecr 19

Ayet 268–269

2 ayet

Bakara 268

Bakara 269

اَلشَّيْطَانُ يَعِدُكُمُ الْفَقْرَ وَيَاْمُرُكُمْ بِالْفَحْشَٓاءِۚ وَاللّٰهُ يَعِدُكُمْ مَغْفِرَةً مِنْهُ وَفَضْلًاۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌۚ ۝٢٦٨ يُؤْتِي الْحِكْمَةَ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَمَنْ يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ اُو۫تِيَ خَيْرًا كَث۪يرًاۜ وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّٓا اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ ۝٢٦٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

268Eşşeyṭânü yeʿidükümü-lfaḳra veyeʾmüruküm bilfaḥşâʾ. vellâhü yeʿidüküm magfiratem minhü vefaḍlâ. vellâhü vâsiʿun ʿalîm.

Okunuş

269Yüʾti-lḥikmete mey yeşâʾ. vemey yüʾte-lḥikmete feḳad ûtiye ḫayran keŝîâ. vemâ yeẕẕekkeru illâ ülü-lʾelbâb.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

268Şeytan, size fakirlik vaat ediyor ve size hayâsızlığı emrediyor. Allah ise, size katından bir bağışlama ve bolluk vaat ediyor. Allah lütfu/ikramı bol olan ve her şeyi bilendir.

Türkçe Meal

269O, hikmeti dileyen kimseye verir. Kime hikmet/anlama kavrama verilmişse, ona pek çok hayır verilmiştir. Bunu ancak, temiz akıl/derin kavrayış sahipleri anlar.

Ayet 270

1 ayet

Bakara 270

وَمَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ نَفَقَةٍ اَوْ نَذَرْتُمْ مِنْ نَذْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُهُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ ۝٢٧٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

270Vemâ enfaḳtüm min nefeḳatin ev neẕertüm min neẕrin feinne-llâhe yaʿlemüh. vemâ liżżâlimîne min enṣâr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

270Varlıktan her ne harcamış veya adaktan ne adamışsanız, şüphesiz Allah onu bilir. Adaklarını yerine getirmeyen zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

270İnsân 7

Ayet 271

1 ayet

Bakara 271

اِنْ تُبْدُوا الصَّدَقَاتِ فَنِعِمَّا هِيَۚ وَاِنْ تُخْفُوهَا وَتُؤْتُوهَا الْفُقَرَٓاءَ فَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۜ وَيُكَفِّرُ عَنْكُمْ مِنْ سَيِّـَٔاتِكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ ۝٢٧١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

271İn tübdu-ṣṣadeḳâti feniʿimmâ hî. vein tuḫfûhâ vetüʾtûhe-lfüḳarâe fehüve ḫayrul leküm. veyükeffiru ʿanküm min seyyiâtiküm. vellâhü bimâ taʿmelûne ḫabîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

271Eğer sadakaları açık olarak verirseniz, güzeldir. Şayet onu gizleyip de fakirlere öyle verirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır ve bu sayede günahlarınızdan bir kısmını bağışlar. Allah, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

271Tevbe 75Ra’d 22

Ayet 272

1 ayet

Bakara 272

لَيْسَ عَلَيْكَ هُدٰيهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَلِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَا تُنْفِقُونَ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ اللّٰهِۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ ۝٢٧٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

272Leyse ʿaleyke hüdâhüm velâkinne-llâhe yehdî mey yeşâʾ. vemâ tünfiḳû min ḫayrin felienfüsiküm. vemâ tünfiḳûne ille-btigâe vechi-llâh. vemâ tünfiḳû min ḫayriy yüveffe ileyküm veentüm lâ tużlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

272Onları doğru yola getirmek senin üzerine görev değildir. Fakat Allah, dileyen kimseyi doğru yoluna iletir. Hayır olarak her ne verirseniz, o kendiniz içindir. Siz, sadece Allah’ın rızasını kazanmak için verirsiniz. İyilik olarak ne verirseniz, size tastamam ödenir ve üstelik siz hiçbir haksızlığa uğramazsınız.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

272Yusuf 103Kasas 56

Ayet 273

1 ayet

Bakara 273

لِلْفُقَرَٓاءِ الَّذ۪ينَ اُحْصِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ لَا يَسْتَط۪يعُونَ ضَرْبًا فِي الْاَرْضِۘ يَحْسَبُهُمُ الْجَاهِلُ اَغْنِيَٓاءَ مِنَ التَّعَفُّفِۚ تَعْرِفُهُمْ بِس۪يمٰيهُمْۚ لَا يَسْـَٔلُونَ النَّاسَ اِلْحَافًاۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ۟ ۝٢٧٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

273Lilfüḳarâi-lleẕîne uḥṣirû fî sebîli-llâhi lâ yesteṭîʿûne ḍarben fi-lʾarḍ. yaḥsebühümü-lcâhilü agniyâe mine-tteʿaffüf. taʿrifühüm bisîmâhüm. lâ yesʾelûne-nnâse ilḥâfâ. vemâ tünfiḳû min ḫayrin feinne-llâhe bihî ʿalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

273(Sadakalar) Allah yoluna kendini adamış, kazanç için yeryüzünde dolaşamayanların hakkıdır. İffetli olmalarından dolayı cahiller onları zengin zanneder. Sen onları simalarından tanırsın, yüzsüzlük edip insanlardan isteyemezler. Hayır, olarak ne harcarsanız, şüphesiz Allah onu hakkıyla bilir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

273Âl-i İmran 195A’raf 157

Ayet 274

1 ayet

Bakara 274

اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ سِرًّا وَعَلَانِيَةً فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ ۝٢٧٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

274Elleẕîne yünfiḳûne emvâlehüm billeyli vennehâri sirrav veʿalâniyeten felehüm ecruhüm ʿinde rabbihim. velâ ḫavfün ʿaleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

274Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık olarak harcayanlar, işte bunların ödülleri Rableri katındadır! Onlara korku yoktur, mahzun da olmayacaklardır.

İlgili ayetler

Ayet 275–276

2 ayet

Bakara 275

Bakara 276

اَلَّذ۪ينَ يَاْكُلُونَ الرِّبٰوا لَا يَقُومُونَ اِلَّا كَمَا يَقُومُ الَّذ۪ي يَتَخَبَّطُهُ الشَّيْطَانُ مِنَ الْمَسِّۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُٓوا اِنَّمَا الْبَيْعُ مِثْلُ الرِّبٰواۢ وَاَحَلَّ اللّٰهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبٰواۜ فَمَنْ جَٓاءَهُ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّه۪ فَانْتَهٰى فَلَهُ مَا سَلَفَۜ وَاَمْرُهُٓ اِلَى اللّٰهِۜ وَمَنْ عَادَ فَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ ۝٢٧٥ يَمْحَقُ اللّٰهُ الرِّبٰوا وَيُرْبِي الصَّدَقَاتِۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ كَفَّارٍ اَث۪يمٍ ۝٢٧٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

275Elleẕîne yeʾkülûne-rribâ lâ yeḳûmûne illâ kemâ yeḳûmü-lleẕî yeteḫabbeṭuhü-şşeyṭânü mine-lmess. ẕâlike biennehüm ḳâlû inneme-lbeyʿu miŝlü-rribâ. veeḥalle-llâhü-lbeyʿa veḥarrame-rribâ. femen câehû mevʿiżatüm mir rabbihî fentehâ felehû mâ selef. veemruhû ile-llâh. vemen ʿâde feülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

Okunuş

276Yemḥaḳu-llâhü-rribâ veyürbi-ṣṣadeḳâti. vellâhü lâ yüḥibbü külle keffârin eŝîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

275Faiz yani haksız kazanç yiyenler, ancak şeytanın/tefecinin çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu onların “Faiz alışveriş gibidir” demelerinden dolayıdır. Hâlbuki Allah, alışverişi helal, faizi ise haram kılmıştır. Kime Rabbinden bir öğüt gelir ve buna son verirse, geçmişi kendisine kalmıştır. Onun işi Allah’a aittir. Kim de faize tekrar dönerse, işte bunlar ateş halkıdır. Onlar orada kalıcıdırlar.

Türkçe Meal

276Allah, faizin yani haksız kazancın getirisini yok eder ve sadakaları ise bereketlendirir. Allah, hiçbir nankör kâfiri ve günahkârı sevmez.

İlgili ayetler

Ayet 277

1 ayet

Bakara 277

اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ ۝٢٧٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

277İnne-lleẕîne âmenû veʿamilu-ṣṣâliḥâti veeḳâmu-ṣṣalâte veâtevu-zzekâte lehüm ecruhüm ʿinde rabbihim. velâ ḫavfün ʿaleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

277Şüphesiz iman edenler, iyi ve güzel işler yapanlar, namazı hakkıyla kılanlar ve zekâtı verenler; onların ödülleri Rabbleri katındadır. Onlara korku yoktur. Onlar, mahzun da olmayacaklardır.

İlgili ayetler

Ayet 278–279

2 ayet

Bakara 278

Bakara 279

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَذَرُوا مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبٰٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ ۝٢٧٨ فَاِنْ لَمْ تَفْعَلُوا فَاْذَنُوا بِحَرْبٍ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۚ وَاِنْ تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُؤُ۫سُ اَمْوَالِكُمْۚ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ ۝٢٧٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

278Yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-tteḳu-llâhe veẕerû mâ beḳiye mine-rribâ in küntüm müʾminîn.

Okunuş

279Feil lem tefʿalû feʾẕenû biḥarbim mine-llâhi verasûlih. vein tübtüm feleküm ruûsü emvâliküm. lâ tażlimûne velâ tużlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

278Ey iman edenler, eğer siz gerçekten inanmış/mümin iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının ve faizden geri kalanı bırakın.

Türkçe Meal

279Eğer böyle yapmazsanız, Allah’a ve mesajlarını tebliğ eden Elçisi’ne karşı açılmış bir savaş halinde olduğunuzu bilin. Şayet tövbe ile dönüş yaparsanız, ana sermayeniz sizindir. Ne haksızlık edin ne de haksızlığa uğrayın.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

278Nûr 17Rum 39

İlgili ayetler

279Bakara 188Nisâ 29

Ayet 280–281

2 ayet

Bakara 280

Bakara 281

وَاِنْ كَانَ ذُو عُسْرَةٍ فَنَظِرَةٌ اِلٰى مَيْسَرَةٍۜ وَاَنْ تَصَدَّقُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ ۝٢٨٠ وَاتَّقُوا يَوْمًا تُرْجَعُونَ ف۪يهِ اِلَى اللّٰهِ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ۟ ۝٢٨١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

280Vein kâne ẕû ʿusratin feneżiratün ilâ meyserah. veen teṣaddeḳû ḫayrul leküm in küntüm taʿlemûn.

Okunuş

281Vetteḳû yevmen türceʿûne fîhi ile-llâhi ŝümme tüveffâ küllü nefsim mâ kesebet vehüm lâ yużlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

280Eğer (borçlu) darda ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Sadaka olarak bağışlamanız, bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.

Türkçe Meal

281Allah’a döndürüleceğiniz ve haksızlığa uğratılmadan herkese kazandığının tastamam ödeneceği günden sakının.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

280Bakara 271Nisâ 85

İlgili ayetler

281Âl-i İmran 30En’am 160

Ayet 282

1 ayet

Bakara 282

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا تَدَايَنْتُمْ بِدَيْنٍ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى فَاكْتُبُوهُۜ وَلْيَكْتُبْ بَيْنَكُمْ كَاتِبٌ بِالْعَدْلِۖ وَلَا يَاْبَ كَاتِبٌ اَنْ يَكْتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ اللّٰهُ فَلْيَكْتُبْۚ وَلْيُمْلِلِ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ وَلْيَتَّقِ اللّٰهَ رَبَّهُ وَلَا يَبْخَسْ مِنْهُ شَيْـًٔاۜ فَاِنْ كَانَ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ سَف۪يهًا اَوْ ضَع۪يفًا اَوْ لَا يَسْتَط۪يعُ اَنْ يُمِلَّ هُوَ فَلْيُمْلِلْ وَلِيُّهُ بِالْعَدْلِۜ وَاسْتَشْهِدُوا شَه۪يدَيْنِ مِنْ رِجَالِكُمْۚ فَاِنْ لَمْ يَكُونَا رَجُلَيْنِ فَرَجُلٌ وَامْرَاَتَانِ مِمَّنْ تَرْضَوْنَ مِنَ الشُّهَدَٓاءِ اَنْ تَضِلَّ اِحْدٰيهُمَا فَتُذَكِّرَ اِحْدٰيهُمَا الْاُخْرٰىۜ وَلَا يَاْبَ الشُّهَدَٓاءُ اِذَا مَا دُعُواۜ وَلَا تَسْـَٔمُٓوا اَنْ تَكْتُبُوهُ صَغ۪يرًا اَوْ كَب۪يرًا اِلٰٓى اَجَلِه۪ۜ ذٰلِكُمْ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِ وَاَقْوَمُ لِلشَّهَادَةِ وَاَدْنٰٓى اَلَّا تَرْتَابُٓوا اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً حَاضِرَةً تُد۪يرُونَهَا بَيْنَكُمْ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَلَّا تَكْتُبُوهَاۜ وَاَشْهِدُٓوا اِذَا تَبَايَعْتُمْۖ وَلَا يُضَٓارَّ كَاتِبٌ وَلَا شَه۪يدٌۜ وَاِنْ تَفْعَلُوا فَاِنَّهُ فُسُوقٌ بِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَيُعَلِّمُكُمُ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ ۝٢٨٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

282Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ tedâyentüm bideynin ilâ ecelim müsemmen fektübûh. velyektüb beyneküm kâtibüm bilʿadl. velâ yeʾbe kâtibün ey yektübe kemâ ʿallemehü-llâhü felyektüb. velyümlili-lleẕî ʿaleyhi-lḥaḳḳu velyetteḳi-llâhe rabbehû velâ yebḫas minhü şeyʾâ. fein kâne-lleẕî ʿaleyhi-lḥaḳḳu sefîhen ev ḍaʿîfen ev lâ yesteṭîʿu ey yümille hüve felyümlil veliyyühû bilʿadl. vesteşhidû şehîdeyni mir ricâliküm. feil lem yekûnâ racüleyni feracülüv vemraetâni mimmen terḍavne mine-şşühedâi en teḍille iḥdâhümâ fetüẕekkira iḥdâhüme-lʾuḫrâ. velâ yeʾbe-şşühedâü iẕâ mâ düʿû. velâ tesʾemû en tektübûhü ṣagîran ev kebîran ilâ ecelih. ẕâliküm aḳseṭu ʿinde-llâhi veaḳvemü lişşehâdeti veednâ ellâ tertâbû illâ en tekûne ticâraten ḥâḍiraten tüdîrûnehâ beyneküm feleyse ʿaleyküm cünâḥun ellâ tektübûhâ. veeşhidû iẕâ tebâyaʿtüm. velâ yüḍârra kâtibüv velâ şehîd. vein tefʿalû feinnehû füsûḳum biküm. vetteḳu-llâh. veyüʿallimükümü-llâh. vellâhü bikülli şeyʾin ʿalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

282Ey iman edenler, vadeli olarak birbirinize borçlandığınız zaman onu yazın. Aranızda bir kâtip doğru olarak yazsın. Kâtip, Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmayıp yazsın. Borçlu olan da yazdırsın. Rabbi olan Allah’tan korksun da ondan hiçbir şeyi eksiltmesin. Eğer borçlu akli melekeleri yerinde değilse veya zayıf, ya da bizzat kendisi yazdırmaya gücü yetmezse, onun adına velisi dosdoğru yazdırsın. Erkeklerinizden iki de şahit bulundurun. Eğer iki erkek bulunmazsa, razı olacağınız şahitlerden bir erkek ve biri unuttuğu zaman diğerinin ona hatırlatması için iki kadın şahit tutun. Şahitler çağrıldıklarında kaçınmasınlar. Küçük olsun, büyük olsun borcu vadesiyle birlikte yazmaya üşenmeyin. Bu, Allah katında daha adaletli, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için de en uygun olandır. Ancak aranızda yaptığınız alışverişin peşin bir ticaret olması halinde onu yazmamanızın bir günahı yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Ne yazan ne de şahit zarara uğratılmasın. Eğer bir zarar verirseniz, bu şüphesiz sizin yoldan çıkmanız demektir. Allah’a karşı sorumlu olun. Allah size öğretmektedir. Allah her şeyi bilendir.

İlgili ayetler

Ayet 283–284

2 ayet

Bakara 283

Bakara 284

وَاِنْ كُنْتُمْ عَلٰى سَفَرٍ وَلَمْ تَجِدُوا كَاتِبًا فَرِهَانٌ مَقْبُوضَةٌۜ فَاِنْ اَمِنَ بَعْضُكُمْ بَعْضًا فَلْيُؤَدِّ الَّذِي اؤْتُمِنَ اَمَانَتَهُ وَلْيَتَّقِ اللّٰهَ رَبَّهُۜ وَلَا تَكْتُمُوا الشَّهَادَةَۜ وَمَنْ يَكْتُمْهَا فَاِنَّهُٓ اٰثِمٌ قَلْبُهُۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَل۪يمٌ۟ ۝٢٨٣ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاِنْ تُبْدُوا مَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ اَوْ تُخْفُوهُ يُحَاسِبْكُمْ بِهِ اللّٰهُۜ فَيَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ۝٢٨٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

283Vein küntüm ʿalâ seferiv velem tecidû kâtiben ferihânüm maḳbûḍah. fein emine baʿḍuküm baʿḍan felyüeddi-lleẕi-ʾtümine emânetehû velyetteḳi-llâhe rabbeh. velâ tektümü-şşehâdet. vemey yektümhâ feinnehû âŝimün ḳalbüh. vellâhü bimâ taʿmelûne ʿalîm.

Okunuş

284Lillâhi mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-lʾarḍ. vein tübdû mâ fî enfüsiküm ev tuḫfûhü yüḥâsibküm bihi-llâh. feyagfiru limey yeşâü veyüʿaẕẕibü mey yeşâʾ. vellâhü ʿalâ külli şeyʾin ḳadîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

283Eğer yolculukta iseniz bir kâtip de bulamazsanız, alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz, kendisine güvenilen kimse emanetini ödesin ve Allah’tan korksun. Şahitliği gizlemeyin. Kim onu gizlerse, o kalben günahkâr olmuştur. Allah, yapmakta olduklarınızı bilendir.

Türkçe Meal

284Göklerde ne varsa, yerde ne varsa hepsi de Allah’ındır. İçinizdekini açıklasanız da gizleseniz de, Allah onunla sizi mutlaka hesaba çekecektir! Sonra da hak eden kimseyi bağışlar, hak eden kimseyi de cezalandırır. Allah, her şey için bir ölçü koyandır.

Ayet 285

1 ayet

Bakara 285

اٰمَنَ الرَّسُولُ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مِنْ رَبِّه۪ وَالْمُؤْمِنُونَۜ كُلٌّ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَكُتُبِه۪ وَرُسُلِه۪ۜ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْ رُسُلِه۪۠ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ ۝٢٨٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

285Âmene-rrasûlü bimâ ünzile ileyhi mir rabbihî velmüʾminûn. küllün âmene billâhi vemelâiketihî vekütübihî verusülih. lâ nüferriḳu beyne eḥadim mir rusülih. veḳâlû semiʿnâ veeṭaʿnâ gufrâneke rabbenâ veileyke-lmeṣîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

285Elçi, Rabbinden kendisine indirilen/Kuran’a inanıp güvendi, müminler de! Hepsi de Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine iman etmiş ve “Allah’ın elçilerinden hiçbirini ayırmayız. İşittik ve itaat ettik, Rabbimiz/sahibimiz, bağışlamanı dileriz. Sonunda dönüş sanadır.” demişlerdir.

İlgili ayetler

Ayet 286

1 ayet

Bakara 286

لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَاۜ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْۜ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَاْنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَٓا اِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِه۪ۚ وَاعْفُ عَنَّا۠ وَاغْفِرْ لَنَا۠ وَارْحَمْنَا۠ اَنْتَ مَوْلٰينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ ۝٢٨٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

286Lâ yükellifü-llâhü nefsen illâ vusʿahâ. lehâ mâ kesebet veʿaleyhâ me-ktesebet. rabbenâ lâ tüâḫiẕnâ in nesînâ ev aḫṭaʾnâ. rabbenâ velâ taḥmil ʿaleynâ iṣran kemâ ḥameltehû ʿale-lleẕîne min ḳablinâ. rabbenâ velâ tüḥammilnâ mâ lâ ṭâḳate lenâ bih. vaʿfü ʿannâ. vagfir lenâ. verḥamnâ. ente mevlânâ fenṣurnâ ʿale-lḳavmi-lkâfirîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

286Allah, hiç kimseye gücünün üstünde bir sorumluluk yüklemez. Kazandığı (iyilik) lehine ve işlediği (kötülük) ise aleyhinedir! “Rabbimiz! Eğer unutur veya hata edersek, bizi bununla cezalandırma! Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklemediğin gibi ağır sorumluluklar yükleme! Rabbimiz, gücümüzün yetmeyeceğini yükü bize taşıtma. Bizi affet/muaf tut, bizi bağışla ve bize merhamet et. Sen bizim mevlâmızsın. Kâfirler toplumuna karşı bize yardım et.

İlgili ayetler

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Mutaffifîn, sonra Enfal indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla