Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaAyet 17–25
9 ayetKalem 17
اِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَٓا اَصْحَابَ الْجَنَّةِۚ اِذْ اَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِح۪ينَۙ ١٧
Mushaf
Okunuş
17İnnâ belevnâhüm kemâ belevnâ aṣḥâbe-lcenneh. iẕ aḳsemû leyaṣrimünnehâ muṣbiḥîn.
Türkçe Meal
17Biz onları tıpkı bahçe sahiplerini sınadığımız gibi sınamaktayız. O bahçe sahipleri sabahın ilk ışıklarıyla birlikte ürünlerini devşireceklerine dair and içiyorlardı.
Açıklamalı meal
17Elçimizin peygamberliğini inkâr eden ve sahip oldukları mallarla övünüp onu küçümseyen Mekke müşrikleri unutmasınlar ki o serveti kendilerine bahşeden Allah’tır. O, bu serveti onlara bir imtihan aracı olarak bahşetmiştir. Yapmaları gereken, kibirlenmek değil; bu nimetleri veren Allah’a şükretmek, tevhide uygun yaşamak, yalnızca O’na kulluk etmek ve elçimize iman etmektir. Şimdi onlara ibretlik bir ders olmak üzere, geçmişte kendileri gibi ilahi nimetlere nankörlük eden bahçe sahiplerinin sonunun nasıl olduğunu anlatacağız! Vaktiyle hayırsever ve tevhit ehli babalarından miras kalan büyük ve verimli bir bahçeye sahip birkaç kardeş vardı. Babaları gibi bu ilahi nimetin şükrünü eda etmek, yoksulları düşünüp onlara yardımcı olmak yerine, Allah’a karşı nankörlük etmiş ve babalarının yaptığı yardımları kesmişlerdi. Bahçe sahiplerini, kendilerine verdiğimiz nimetlere rağmen bizi hesaba katmadıkları için çetin bir imtihandan geçirmiştik. Hani o bahçe sahipleri, babaları hayattayken mallarındaki yoksul hakkını veriyorlardı. Fakat babaları vefat ettiğinde, çeşitli bahanelerle mallarını yoksullara vermez olmuşlardı. İşte bu adamın bencilleşen oğulları, kendilerinden emin bir şekilde ve böbürlene böbürlene, sabah olunca mahsulleri fukaraya göstermeden toplayacaklarına yemin etmişlerdi. Oysa bu tamamen kendi ellerinde olan bir şey değildi. Gerek o bağın gerekse kendilerinin sabaha kadar yaşayıp yaşamayacaklarını dahi bilemezlerdi. Ama dünyaya düşkünlükleri, onları böyle bir gaflete sürüklemişti.
Kalem Sûresi’nin tamamını okuyun
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.