Sûre hakkındaAdı · Nüzul Zamanı · Konu
Adı: Birinci ayette geçen “el-müzzemmil” kelimesi surenin ismi olmuştur. Muhteva ile pek ilgisi yoktur.
Nüzul Zamanı: Bu surenin iki rukü’su (ayn işareti) ayrı ayrı zamanlarda nazil olmuştur.
Birinci rukü ittifakla Mekkî’dir. Muhtevadan ve hadis rivayetlerinden de böyle olduğu anlaşılmaktadır. Ama Mekke’nin hangi döneminde nazil olduğuna dair rivayetlerden bir bilgi alamamaktayız. Ne var ki, bu bölümün kapsadığı konular bunun nüzul zamanını tesbit etmede bize yardımcı olacaktır.
İlkin, bu rukü’da, Allah, Rasulü’ne gece kalkarak Allah’a ibadet etmesi ve bu sayede Nübüvvet gibi ağır bir yükü omuzlamada kendisine kuvvet verileceği nasihatında bulunmaktadır. Bundan anlaşılıyor ki, bu emir Allah Rasulü’nü Nübüvvet yükünü taşımak için hazırlamaktaydı.
İkincisi, teheccüd namazı için gecenin yarısı veya biraz azında ya da biraz fazlasında Kur’an-ı Kerim’i okuyun emri verilmiştir. Bu da, o zamana kadar gecenin yarısında bu uzunlukta kıraat edecek kadar Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğunun delilidir.
Üçüncüsü, burada Allah Rasulü’ne, muhaliflerinin haksızlıklarına karşı sabırlı olması telkin edilmektedir. Mekke’li kafirler ise azap ile tehdid edilmektedir. Bundan da anlaşılıyor ki, bu rukü nazil olduğu zaman Allah Rasulü İslâm’ı alenî olarak tebliğ etmeye başlamış ve O’na karşı muhalefet Mekke’de şiddetli bir hal almıştı.
İkinci rukü’ya gelince, bir çok müfessire göre bu bölüm de Mekke’de nazil olmuştur.
Fakat bazılarına göre ise Medenî’dir. Bu bölümün içerdiği konular da bu ikinci görüşü teyid etmektedir. Çünkü bu bölümde Allah yolunda savaştan bahsedilmektedir. Oysa bilmekteyiz ki Mekke döneminde savaş emredilmemişti. Ve ayrıca zekat emrolunmaktadır.
Bilindiği gibi zekata mahsus açıklama ve nisabların tayini de Medine’de farz olmuştu.
Konu: İlk yedi ayette, Allah Rasulü’ne “Bu sana yüklenen büyük sorumluluk için kendini hazırla ve bu işin amelî şekli gecelerin aşağı yukarı yarısında kalkarak namaz kılmandır”
emri verilmektedir.
ila 14. ayetler arasında Allah Rasulü’ne “Her şeyden ilgini keserek kendini yalnızca kainatın sahibi olan Allah’a mahsus kıl. Bütün işlerini Allah’a havale ederek mutmain ol.
Karşı çıkanların sana karşı söylediklerine sabret. Onlara karşılık verme, onların hesabını Allah’a bırak” denilmiştir.
Bundan sonra ayet 15-19 arasında Mekke’de Rasul’e karşı çıkan insanlar ikaz edilmektedir ki “Biz size, daha önce Firavun’a gönderdiğimiz Rasul gibi bir Rasul gönderdik. Firavun’un o peygamberin davetine kulak asmadığı ve karşı çıktığı zaman hali nasıl olmuştu, bir hatırlayın. Bu dünyada üzerinize azabın gelmeyeceğini farzetsek bile kıyamet günü bu inkarınızın cezasından nasıl kurtulabileceksiniz?”
Buraya kadar olanlar birinci rukü’nun muhtevasıdır. İkinci rukü ise Said bin Cübeyr’in rivayetine göre bundan on sene sonra nazil olmuştur. Ve burada, birinci rukü’da Teheccüd Namazı hakkında bildirilen emir hafifletilmiştir. Teheccüd namazı için “Ne kadar kolayına gelirse o kadar oku” buyurulmuştur. Fakat müslümanların asıl önem verecekleri şey, beş vakit namaz ve zekat farzının tam olarak yerine getirilmesi ve Allah yolunda mallarını ihlas ile sarfetmeleridir. Sonunda ise müslümanlara, dünyada yaptıkları iyiliklerin karşılıksız kalmayacağı söylenilmiştir. O yapılan iyiliklerin misali tıpkı bir yolcunun varacağı yere daha önceden malını göndermesi gibidir; Allah’a (c.c) kavuştuğunuz zaman bunların hepsini kendi önünüzde bulacaksanız. Bu gönderdiğiniz mal dünyada bıraktığınız maldan daha hayırlıdır.
Allah’ın indinde ise aslından daha fazla bir mükafaat vardır
Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaAyet 1–5
5 ayetMüzzemmil 1
Müzzemmil 2
Müzzemmil 3
Müzzemmil 4
Müzzemmil 5
يَٓا اَيُّهَا الْمُزَّمِّلُۙ ١ قُمِ الَّيْلَ اِلَّا قَل۪يلًاۙ ٢ نِصْفَهُٓ اَوِ انْقُصْ مِنْهُ قَل۪يلًاۙ ٣ اَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ الْقُرْاٰنَ تَرْت۪يلًاۜ ٤ اِنَّا سَنُلْق۪ي عَلَيْكَ قَوْلًا ثَق۪يلًاۜ ٥
Mushaf
Okunuş
1Yâ eyyühe-lmüzzemmil.
2Ḳumi-lleyle illâ ḳalîlâ.
3Niṣfehû evi-nḳuṣ minhü ḳalîlâ.
4Ev zid ʿaleyhi verattili-lḳurʾâne tertîlâ.
5İnnâ senülḳî ʿaleyke ḳavlen ŝeḳîlâ.
Türkçe Meal
1– Sen ey ağır yük yüklenen!
2Gecenin az bir kısmı hariç uyanık ol!
3Gecenin yarısı kadar veya ondan daha az.
4Ya da ondan biraz fazla. Kuran’ı ağır ağır, sindire sindire oku!
5Zira biz sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz.
Açıklamalı meal
1Ey kendi iç dünyasına kapanıp yalnızlık örtüsüne bürünen ve endişeli bir bekleyişle içine kapanan Peygamber! Rabbinin yolunda mücadele için harekete geçmenin zamanı geldi! Senin üzerine aldığın yükten dolayı kendine gömüldüğünü, adeta toplum içinden ayrılarak kendi içine kapandığını biliyoruz. İşte bunun için, “İşe nereden başlayayım?” diyorsan, haydi kendinden başla.
2O nedenle aydınlanmanın ilk adımı olarak geceleyin ibadet etmek için kalk ve geceyi, az bir kısmı hariç, ibadetle geçir. Herkesin derin uykuda olduğu gece vakitlerinde yatağını terk ederek kalk; namaz kıl, Kur’an oku ve ayetler üzerinde düşün. Gecenin sessiz sakinliğinde duygularını ve aklını tamamen Rabbine yönelt.
3İstersen bazı geceler gecenin yarısını ibadetle değerlendir. Kalan kısmındaysa uyuyup dinlen ki gündüz takatsiz kalmayasın. Ya da duruma göre uykundan biraz eksilt.
4Veya gece yarısının üzerine gücün yettiğince ilave et. Kur’an’ı belli bir düzen içinde, yani hakkını vererek ağır ağır oku. Kur’an’dan sana bildirilenleri, anlamı üzerinde düşünerek sakin bir şekilde ve büyük bir dikkatle oku. Gecenin sakinliğinde ağır ağır düşünerek okuman, sana gönderilenleri daha iyi kavramanı sağlar. Böylece Allah kelâmının manası iyice zihnine yerleşir ve muhtevası sana tesir eder.
5Gerçekten sana, sorumluluğu oldukça ağır ve değeri yüce bir kelâm olan Kur’an’ı vahyedeceğiz. Sen hayatın boyunca sürecek büyük bir sorumluluk altına gireceksin. Böylece omuzlarına, Kur’an’ı anlama, yaşama, tebliğ etme ve yeryüzüne egemen kılma görevini yükleneceksin. Bu sorumluluğu taşıyabilmen için aklınla, duygularınla, ideallerinle hazır olmalısın!
Ayet 6–7
2 ayetMüzzemmil 6
Müzzemmil 7
اِنَّ نَاشِئَةَ الَّيْلِ هِيَ اَشَدُّ وَطْـًٔا وَاَقْوَمُ ق۪يلًاۜ ٦ اِنَّ لَكَ فِي النَّهَارِ سَبْحًا طَو۪يلًاۜ ٧
Mushaf
Okunuş
6İnne nâşiete-lleyli hiye eşeddü vaṭʾev veaḳvemü ḳîlâ.
7İnne leke fi-nnehâri sebḥan ṭavîlâ.
Türkçe Meal
6Şüphesiz gecenin sakinliği ve sessizliği vahyi anlaman için daha etkilidir.
7Çünkü gündüz seni bekleyen birçok görev vardır.
Açıklamalı meal
6Doğrusu, gece kalkıp uykunu terk etmen huşu içinde namaz kılman açısından daha etkilidir. Gece vakti yapacağın bu ibadet vahyi kavraman açısından seni daha güçlü kılacaktır. Çünkü üzerindeki yorganı kaldıramayanlar, bu davanın yükünü kaldıramazlar. Bu işe talip olanlar iyi bilsinler ki gece ibadeti pek meşakkatlidir. Fakat gecenin sessizliğinde insan, iç dünyasıyla tam bir uyum sağlar. Gece ibadeti, ayetlerin zihne yerleşmesi bakımından da daha etkilidir. Ayrıca şuurlu bir okuma açısından da bu daha elverişlidir.
7Gece ibadetlerini, gündüze erteleme. Ertelersen hem gece aldığın verimi alamazsın hem de aksatma ihtimalin çok yüksek olur. Çünkü gündüzleri senin için yoğun ve önemli görevler vardır. Geceleyin aldığın talimatları gündüz yerine getirecek, Allah’ın ayetlerini kendi şahsında uygulayacak ve insanlara tebliğ edeceksin. Bu uğurda nice zorluklarla karşılaşacak, nice sıkıntılara göğüs gereceksin.
Ayet 8
1 ayetMüzzemmil 8
وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلْ اِلَيْهِ تَبْت۪يلًاۜ ٨
Mushaf
Okunuş
8Veẕküri-sme rabbike vetebettel ileyhi tebtîlâ.
Türkçe Meal
8Sürekli Rabbinin adını an ve tüm varlığını O’na ada!
Açıklamalı meal
8Şu hâlde gece gündüz bütün samimiyetinle Rabbinin ismini an, sadece Rabbine kulluk etmeyi ilke hâline getir ve O’nu aklından çıkarma. Rabbinin hikmet ve kudretini düşünerek bütün gücünle sadece O’na yönel.
Ayet 9
1 ayetMüzzemmil 9
رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ فَاتَّخِذْهُ وَك۪يلًا ٩
Mushaf
Okunuş
9Rabbü-lmeşriḳi velmagribi lâ ilâhe illâ hüve fetteḫiẕhü vekîlâ.
Türkçe Meal
9O, doğunun da Rabbidir, batının da Rabbidir. O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse kendini yalnızca O’na emanet et!
Açıklamalı meal
9Allah bütün yönlerin ve bütün zamanların hâkimidir. Doğuda, batıda, kuzeyde, güneyde, geçmiş ve gelecek tüm ülkelerin gerçek Hükümdarıdır! Doğunun, batının ve görebildiğin ya da göremediğin her şeyin Rabbidir. O’ndan başka boyun eğilecek, hükmüne kayıtsız şartsız itaat edilecek hiçbir otorite, hiçbir ilâh yoktur. Şu hâlde sen üzerine düşeni yap ve gerisini Allah’a bırak! O’nun yardım ve himayesine sığın ve hayatına yön verecek güvenilir bir koruyucu olarak yalnızca Allah’ı Rab ve ilâh kabul et. Rabbinden başka yaratılan varlıklar üzerinde hâkimiyet ve otorite kurarak ilahlık yapacak kimse yoktur. Öyleyse yalnızca O’na güven ve yalnızca O’nu vekil tut.
İlgili ayetler
Ayet 10
1 ayetMüzzemmil 10
وَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَاهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَم۪يلًا ١٠
Mushaf
Okunuş
10Vaṣbir ʿalâ mâ yeḳûlûne vehcürhüm hecran cemîlâ.
Türkçe Meal
10Sen onların çirkin sözlerine sabret ve onların yanından güzellikle ayrıl.
Açıklamalı meal
10Allah’la birlikte başka rabler ve ilahlar edinerek müşriklikte ısrar edenlerin Allah adına yaptığın davete karşı gösterdikleri tepkilere sabırla diren ve onlardan güzellikle uzaklaş. Seninle gereksiz tartışmalara girmelerine fırsat verme. Sen onların iftira ve yalanlarına, alay ve hakaret dolu sözlerine karşı sabret ve mücadeleye devam et. Hakikati bile bile reddeden ve vahyin mesajını insanlara ulaştırmana engel olmak isteyen o zalimlerle kısır tartışmalara girip enerjini boşa harcama. Onların terbiyesizce davranışlarına karşılık verme ve yanlarından güzellikle ayrıl. Bir mümine yaraşan onurlu bir tavırla tartışmalara son noktayı koy ve onlardan uzaklaş. Sonra da bu çağrıya kulak verecek tertemiz gönüllere ulaşıncaya dek, bıkıp usanmadan güzel ahlâkla tebliğine devam et.
Ayet 11
1 ayetMüzzemmil 11
وَذَرْن۪ي وَالْمُكَذِّب۪ينَ اُو۬لِي النَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَل۪يلًا ١١
Mushaf
Okunuş
11Veẕernî velmükeẕẕibîne üli-nnaʿmeti vemehhilhüm ḳalîlâ.
Türkçe Meal
11Seni yalanlayan zevk ve safa düşkünü zenginleri bana bırak ve onlara biraz mühlet ver!
Açıklamalı meal
11Kurdukları sömürüye dayalı sistemin yıkılacağından endişe ederek Allah’ın ayetlerini inkâr eden zalimlere gelince… Ey Resûlüm! Allah’ın âyetleri kendilerine hatırlatıldığında, senin peygamberliğini, Kur’an’ın hüküm ve haberlerini reddeden o inkârcılar var ya, nankörlük edip seni yalanlayan o şımarıkların hakkından bizzat Ben geleceğim! Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir sömürü düzeni kurup davetini reddeden, nimet ve zevk düşkünü servet sahiplerini sen bana bırak. Sen sadece tebliğ ve uyarı görevini eksiksiz bir şekilde yerine getir ve azap hükmümüz gerçekleşinceye kadar sabret. Acele etme ve onlara düşünüp doğruyu kabullenebilecekleri kadar az bir süre tanı. Bu süre zarfında diledikleri yolu seçmekte özgürdürler. Fakat şunu iyi bilsinler: Onlara mühlet verişimiz bir şey yapmayacağımız anlamına gelmez. Çünkü onların bu saltanatları çok sürmeyecek ve belâlarla imtihana tâbi tutulacaklardır.
İlgili ayetler
Ayet 12–13
2 ayetMüzzemmil 12
Müzzemmil 13
اِنَّ لَدَيْنَٓا اَنْكَالًا وَجَح۪يمًاۙ ١٢ وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا اَل۪يمًا ١٣
Mushaf
Okunuş
12İnne ledeynâ enkâlev veceḥîmâ.
13Veṭaʿâmen ẕâ guṣṣativ veʿaẕâben elîmâ.
Türkçe Meal
12Hiç şüphen olmasın ki bizim katımızda onlar için boğazlara takılacak demir halkalar ve alevli bir ateş var.
13Bir de boğazı yırtan berbat bir yiyecek ve acı veren azap!
Açıklamalı meal
12Ancak müşrik olarak yaşamakta direnenler dünyada doğru yola gelmezlerse, şunu iyi bilsinler: Şüphe yok ki bizim katımızda boğazlara takılacak demir halkalar ve azgınlıklarının karşılığı olmak üzere cayır cayır yanan bir cehennem ateşi vardır.
13Cehennemde kâfirler için boğazdan geçmeyen, yutulmaya çalışıldığında ise tıkanıp kalan berbat yiyecekler ve çok acı bir azap vardır.
Ayet 14
1 ayetMüzzemmil 14
يَوْمَ تَرْجُفُ الْاَرْضُ وَالْجِبَالُ وَكَانَتِ الْجِبَالُ كَث۪يبًا مَه۪يلًا ١٤
Mushaf
Okunuş
14Yevme tercüfü-lʾarḍu velcibâlü vekâneti-lcibâlü keŝîbem mehîlâ.
Türkçe Meal
14Gün gelecek yeryüzü ve dağlar şiddetle sarsılacak ve koca koca dağlar kum yığını haline gelecek.
Açıklamalı meal
14Onların kabul etmek istemedikleri kıyamet öyle bir gündür ki o gün şiddetli bir sarsıntıyla yeryüzü ve koca koca dağlar sarsılır, denizler kabarır, gökler boşalıp titremeye başlar ve yıkılmayacağını zannettikleri dağlar, bir kum yığını gibi olur. O gün onları koruyacak hiçbir makam, hiçbir otorite yoktur. İlâhî mahkemede her insan dünya hayatını kime ve neye göre yaşadığının hesabını verecek ve herkese hak ettiği ödül veya ceza tam olarak verilecektir.
Ayet 15–17
3 ayetMüzzemmil 15
Müzzemmil 16
Müzzemmil 17
اِنَّٓا اَرْسَلْنَٓا اِلَيْكُمْ رَسُولًا شَاهِدًا عَلَيْكُمْ كَمَٓا اَرْسَلْنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ رَسُولًاۜ ١٥ فَعَصٰى فِرْعَوْنُ الرَّسُولَ فَاَخَذْنَاهُ اَخْذًا وَب۪يلًا ١٦ فَكَيْفَ تَتَّقُونَ اِنْ كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ الْوِلْدَانَ ش۪يبًاۗ ١٧
Mushaf
Okunuş
15İnnâ erselnâ ileyküm rasûlen şâhiden ʿaleyküm kemâ erselnâ ilâ firʿavne rasûlâ.
16Feʿaṣâ firʿavnü-rrasûle feeḫaẕnâhü aḫẕev vebîlâ.
17Fekeyfe tetteḳûne in kefertüm yevmey yecʿalü-lvildâne şîbâ.
Türkçe Meal
15Biz, Firavun’a elçi gönderdiğimiz gibi size de aleyhinizde şahitlik edecek elçi gönderdik.
16Firavun da elçiye karşı gelmişti. Biz de onu ağır bir şekilde cezalandırmıştık.
17Peki, eğer nankörlük ederseniz, yeni doğmuş bebekleri bile ak saçlı ihtiyarlara döndüren o günün dehşetinden nasıl korunacaksınız!
Açıklamalı meal
15Ey insanlar! Şüphesiz sizin için kıyamet günü yaptıklarınıza şahitlik edecek ve hakikati tüm açıklığıyla ortaya koyacak olan Muhammed adında bir peygamber gönderdik. Bir zamanlar Firavun ve halkına da tevhidi anlatmak ve onları uyarmak üzere Mûsâ adında bir peygamber göndermiştik.
16Fakat Firavun da kendisini kurtuluşa davet eden elçiye tıpkı sizin yaptığınız gibi karşı çıkmıştı ve şirk nizamını korumakta inatla direnmişti. Biz de ibret olsun diye onu ve onun nizamına tâbi olanları korkunç bir azapla kıskıvrak yakalayıverdik ve bütün ordusuyla birlikte helâk ettik. Bu nedenle onların başlarına gelenlerden ders almalısınız.
17Şu hâlde, ey bu davetin muhatapları! Eğer şimdi siz de bütün bu uyarılara rağmen küfürde ısrar ederseniz ve peygamberin tebliğ ettiklerinden ders almayıp Firavun gibi inkâr ederseniz, çocukların bile korkudan saçlarını ağartacak ve onları ak saçlı ihtiyarlara çevirecek bir günde kendinizi Allah’ın azabından nasıl koruyacaksınız? Asla koruyamazsınız.
Ayet 18
1 ayetMüzzemmil 18
اَلسَّمَٓاءُ مُنْفَطِرٌ بِه۪ۜ كَانَ وَعْدُهُ مَفْعُولًا ١٨
Mushaf
Okunuş
18Essemâü münfeṭirum bih. kâne vaʿdühû mefʿûlâ.
Türkçe Meal
18O günün dehşetinden gökler bile parçalanacak, böylece Allah’ın vaadi yerine gelmiş olacaktır.
Açıklamalı meal
18Bu nedenle kıyamette, uçsuz bucaksız gördüğünüz ve yıkılmaz zannettiğiniz gökyüzü bile o günün şiddetinden yarılıp çatlayacak ve böylece Allah’ın vaat ettiği gün gelip çatmış olacaktır. Bütün bu olacaklar, Allah’ın yeniden diriltme ve hesaba çekme vaadinin bir gün mutlaka gerçekleşeceğine şahittir.
Ayet 19
1 ayetMüzzemmil 19
اِنَّ هٰذِه۪ تَذْكِرَةٌۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلًا۟ ١٩
Mushaf
Okunuş
19İnne hâẕihî teẕkirah. femen şâe-tteḫaẕe ilâ rabbihî sebîlâ.
Türkçe Meal
19İşte bütün bu ayetler bir öğüt ve uyarıdır. Artık isteyen Rabbinin gösterdiği yola girer.
Açıklamalı meal
19Şüphesiz bu Kur’an, kıyamet gelip çatmadan önce insanlığa ulaştırılmış bir uyarıdır ve ibret almanız için bir öğüttür. Allah insana seçme özgürlüğü vermiştir. Artık dileyen sâlih amellerle Rabbine yaklaşmaya çalışır ve esenliğe çıkmak için Allah’ın davet ettiği yola yönelir. Sizden kim Allah’ın yasalarına uyarak öğüt alırsa, Rabbine giden bir yol edinir. Dileyen de öğüt almaz ve sorumluluğuna katlanır.
Ayet 20
1 ayetMüzzemmil 20
اِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ اَنَّكَ تَقُومُ اَدْنٰى مِنْ ثُلُثَيِ الَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَٓائِفَةٌ مِنَ الَّذ۪ينَ مَعَكَۜ وَاللّٰهُ يُقَدِّرُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۜ عَلِمَ اَنْ لَنْ تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْاٰنِۜ عَلِمَ اَنْ سَيَكُونُ مِنْكُمْ مَرْضٰىۙ وَاٰخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِي الْاَرْضِ يَبْتَغُونَ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِۙ وَاٰخَرُونَ يُقَاتِلُونَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۘ فَاقْرَؤُ۫ا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُۙ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًاۜ وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْرًا وَاَعْظَمَ اَجْرًاۜ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ ٢٠
Mushaf
Okunuş
20İnne rabbeke yaʿlemü enneke teḳûmü ednâ min ŝülüŝeyi-lleyli veniṣfehû veŝülüŝehû veṭâifetüm mine-lleẕîne meʿak. vellâhü yüḳaddiru-lleyle vennehâr. ʿalime el len tuḥṣûhü fetâbe ʿaleyküm faḳraû mâ teyessera mine-lḳurʾân. ʿalime en seyekûnü minküm merḍâ veâḫarûne yaḍribûne fi-lʾarḍi yebtegûne min faḍli-llâhi veâḫarûne yüḳâtilûne fî sebîli-llâh. faḳraû mâ teyessera minhü veeḳîmu-ṣṣalâte veâtü-zzekâte veaḳriḍü-llâhe ḳarḍan ḥasenâ. vemâ tüḳaddimû lienfüsiküm min ḫayrin tecidûhü ʿinde-llâhi hüve ḫayrav veaʿżame ecrâ. vestagfirü-llâh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.
Türkçe Meal
20Şüphesiz ki Rabbin, senin ve seninle birlikte olan bir grubun bazen gecenin üçte ikisi, bazen yarısı, bazen de üçte biri kadar bir süreyi uyanık geçirdiğini biliyor. Gecenin ve gündüzün sürelerini belirleyen Allah’tır. O, sizin her gece bunun üstesinden gelemeyeceğini bildiği için size rahmetiyle yönelmiş ve yükünüzü hafifletmiştir. Artık Kuran’dan kolayınıza gelen kadarını okuyun. Çünkü Allah biliyor ki ileride içinizden bazıları hasta olacak, bazılarınız Allah’ın lütfundan nasiplerini aramak/geçimini temin etmek için yollara düşecek, bazılarınız da Allah yolunda savaşa çıkacak. Evet, hangi durumda olursanız olun yine de Kuran’dan kolayınıza gelen kadarını okuyun, namazı kılın, zekâtı verin ve Allah yolunda güzel bir harcamada bulunun. Zira. Kendiniz önceden ne iyilik yaparsanız Allah katında ondan daha iyisini ve ödül olarak daha büyüğünü bulursunuz. Allah’tan bağışlanma dileyin, çünkü Allah, eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır.
Açıklamalı meal
20Gerçekten Rabbin, senin gecenin bazen üçte ikisine yakınını, bazen yarısını, bazen de üçte birini ibadetle geçirdiğini bilir. Seni örnek alan bir grup fedakâr müminin de geceyi bu şekilde ibadetle geçirdiğini, yani gece namazı kıldığını bilir. Geceyi de gündüzü de yaratan ve yaptıklarınızı takdir eden yalnızca Allah’tır. O, her gece kalkıp namaz kılmanın sizin için ne kadar zor ve meşakkatli olduğunu bilmektedir. Fakat ağır bir göreve hazırlanmanız için belli bir süre bu aşamadan geçmeniz gerekiyordu. Bu da gerçekleştiğine göre, şimdi ikinci aşamaya geçmenin zamanı gelmiştir: Allah sizin gece namazı kılmaya daha fazla güç yetiremeyeceğinizi zaten biliyordu. Her gece buna gücünüzün yetmeyeceğini bildiği için size ruhsat verdi. Böylece ufak tefek aksaklıklardan dolayı tövbenizi kabul edip sizi affetmiş ve yükünüzü hafifletmiştir. Bu size Rabbinizden bir kolaylıktır. Şu hâlde müminler gece kendilerini zorlamadan, canları nasıl istiyorsa öyle kalkarlar ve ayetlerimizi okuyarak tefekkür ederler. Gece namazına kalkıp Rabbinizin huzurunda durduğunuz zaman, Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun. Unutmayın ki Rabbiniz kendini seven kullarına güçlerinin üzerinde bir yük yüklemez. Çünkü Allah bilir ki ileride sizden bazıları hasta olacak. Bir kısmınız ticaret yapmak ve Allah’ın lütfundan rızık aramak için yeryüzünde gezip dolaşacak. Diğer bir kısmınız ise mallarından, evlerinden, çocuklarından, eşlerinden ayrılıp Allah yolunda savaşacak ve Allah’ın davetini insanlara ulaştırmak için çaba içinde olacak. İşte, hasta, seferde ve savaşta olanlara Rabbiniz, bir nimet olarak emirlerinde böyle kolaylık gösterir. Öyleyse Kur’an’dan kolayca okuyabileceğiniz kadarını okuyun. Bu arada namazı hayatın merkezine yerleştirip özenle ve dosdoğru kılın. Allah merkezli nizam ve ahlak uğrunda mallarınızla fedakârlık yapmaktan çekinmeyin. Vicdanlarınızı arındıran ve sizi cimrilik gibi kötü sıfatlardan kurtaran zekâtı verin. Canınızı, malınızı ve tüm yeteneklerinizi Allah’ın istediği doğrultuda kullanarak, mükâfatını âhirette almak üzere Allah’a güzel bir borç verin. Bunu Allah yolunda gönül hoşluğu ile ve O’nun rızasını kazanmak için verin. Yaptığınız her hayır için Rabbiniz kendisini size karşı borçlu kabul eder. Borcunu sizleri mükâfatlandırarak en güzel şekilde öder. Unutmayın ki kendiniz için hayır olarak ne iyilik yaparsanız, Allah katında ondan daha iyisini ve daha fazlasını büyük bir ödül olarak bulursunuz. Allah bunların karşılığını size katbekat fazlasıyla verecektir. Ey inananlar! Rabbinizin huzuruna varmadan, lehinize olacak ne varsa önceden yapıp Rabbinize gönderin ki hesabınız kolaylaşsın! Fakat ne kadar iyilik yaparsanız yapın, yine de kendinizi kusursuz ve mükemmel görmeyin. Daha iyiye, daha güzele ulaşabilmek için daima Allah’tan bağışlanma dileyin. Elinizden geldiğince hata yapmamaya söz verin! Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhametli ve esirgeyendir. Bilin ki Rabbinizden başka sığınacak hiçbir makam yoktur.
İlgili ayetler
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.
Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Kalem, sonra Müddessir indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla