Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْمُلْكِ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٣٠

Mülk Sûresi Meali

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça
Sûre hakkındaAdı · Nüzul Zamanı · Konu

Adı: Sure adını birinci ayetinden alır.

Nüzul Zamanı: Bu surenin nüzul zamanı ile ilgili olarak, kesin bir rivayet bulunmamaktadır. Ancak surenin üslup ve muhtevasından, onun Mekke dönemininin başlarında nazil olan surelerden biri olduğu anlaşılmaktadır.

Konu: Bu surede bir yandan kısaca İslâm tanıtılırken, diğer yandan gaflet içindeki insanlar uyarılmışlardır. Zaten bu, Mekke’de ilk nazil olan surelerin özelliklerindendi. Bu surede de, İslâm’ın öğretisi ve Hz. Peygamber’in (s.a) gönderilmesinin amacı ayrıntılı olarak değil, kısa ve özet halinde verilmiştir. Çünkü İslâm’ın bu insanların zihinlerine tedricen yerleştirilmesi gayesi güdülüyordu. Bu bakımdan bu tür surelerin, üzerinde en yoğun olarak durduğu hususlar, gafilleri ısrarla uyarmak ve onları vicdanlarında düşünmeye zorlamaktır.

1-5 İnsanlara içinde yaşadıkları kainatın, muazzam ve muhkem bir düzen üzere kurulu olduğu ve bu düzende hiçbir bozukluk, eksiklik bulamayacakları anlatılmak isteniyor. Bu kainatı yoktan vareden Allah’tır. Kainatı O idare etmektedir, tüm yetkileri O’nun elindedir. Ve iktidarı da sınırsızdır. Ayrıca insanoğluna, bu dünyanın bir imtihan yeri olduğu ve burada salih ameller işlediği takdirde başarı elde edeceği bildirilmiştir.

6-11 İnkar etmenin, insanın öbür dünyada karşılaşmasına neden olduğu korkunç sonuçlar açıklanmıştır. Ayrıca Allah Teâlâ, bu sonuçtan sakınmaları için insanlara peygamberler gönderdiğini bildirmiştir.

“Şayet sizler, şimdi gönderilen peygamberlerin söylediklerini dinleyip, ıslah olmazsanız, ahirette bu yüzden cezaya çarptırıldığınızda, bu cezayı hakettiğinizi bizzat kendiniz itiraf edeceksiniz.”

12-14 Yaratıcı olan Allah, yarattığı mahlukattan habersiz değildir. O sizlerin açıkladığınızı da gizlediğinizi de bilir, hatta niyetleriniz ve düşüdüklerinizden de haberdardır. Bu bakımdan ahlâkın gerçek temeli, insanın Allah’ı görmediği halde, O’nun korkusuyla kötülükten sakınmasıdır. Dünyadaki beşerî güçler kendisini hesaba çekse de, çekmese de, yahut dünyada zarar görse de görmese de, sırf Allah korkusuyla kötülüklerden sakınan kimseler, ahirette kurtuluşa erecekler ve büyük mükafata hak kazanacaklardır.

15-23 İnsanın günlük hayatta karşılaştığı gerçekler üzerinde düşünmesi istenerek, şöyle buyurulmuştur: “Üzerinde serbestçe dolaştığınız ve kendisinden rızık elde ettiğiniz arzı bir düşünün! Arzı emrinize müsahhar kılan Allah’tır. Şayet bir zelzele meydana gelirse veyahut bir tufan koparsa, tümünüz helâk olursunuz. Bakın, kuşlar gökyüzünde nasıl uçmaktadırlar? Onlara gökyüzünde uçabilme şartlarını kim hazırlamıştır? Sizlere verdiğimiz onca imkan ve vasıtalar üzerinde bir düşünün! Şayet Allah sizlere azab gönderecek olsa, sizi ondan kim kurtarabilir veya Allah sizin rızık kapılarınızı kapatacak olsa, o kapıları kim açabilir? Tüm bu gerçekler, sizlere asıl hakikatı göstermiyor mu? Ancak sizler hayvanlar gibi bu gerçeklere bakıyor, ama ondan (hidayeti bulmanıza yarayacak) hiçbir sonuç çıkaramıyorsunuz. Çünkü sizler, Allah’ın size verdiği dinleme, görme ve düşünme yeteneklerini kullanmıyor ve bu yüzden hakikate ulaşamıyorsunuz.

24-27 Sonunda hepiniz kendinizi Allah’ın huzurunda bulacaksanız. Bu günün tarihini ve saatini bildirmek, Peygamber’in görevi değildir. O’nun görevi, sizleri önceden haberdar kılmaktır. Fakat siz, O’ndan bugünün vaktini sizlere bildirmesini istiyorsunuz. Oysa o vakit gelip, dehşet içinde kaldığınızda, sizlere “İşte sorduğunuz vakit bu zamandır” denecektir.

28-29 Mekke’deki kafirlerin Hz. Peygamber (s.a) ve ashabı ile ilgili söylediklerine cevap verilmiştir. Onlar, Hz. Peygamber (s.a) ve müminlerin helâk olması için beddua ediyorlardı. Bunun üzerine şöyle buyurulmuştur: “Sizleri doğru yola davet edenler helâk olsalar da, Allah onlara merhamet etse de sizlerin akibeti değişmeyecektir. Sizler, Allah’ın azabı geldiğinde sizleri kimin kurtaracağını düşünün. Allah’a inanıp, O’na tevekkül edenlerin dalâlette olduğunu söylüyorsunuz ama o vakit gelip hakikat ortaya çıktığında dalâlette asıl kimlerin olduğunu uanlayacaksınız.

30 Surenin sonunda, müşriklere şöyle bir soru sorularak, onlara düşünme fırsatı tanınmıştır. “Arabistan’da çöl ve dağların altından, sizlerin hayatının ona bağlı olduğu “su” çıkmaktadır. Şayet su, arzın altına çekilse, size o suyu tekrar kim geri getirebilir?

Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Ayet 1

1 ayet

Mülk 1

تَبَارَكَ الَّذ۪ي بِيَدِهِ الْمُلْكُۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ ۝١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Tebârake-lleẕî biyedihi-lmülk. vehüve ʿalâ külli şeyʾin ḳadîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

1Mutlak hükümranlığı elinde bulunduran Allah ne yüce bir bereket kaynağıdır. Ve O her şeye gücü yetendir, her şeye bir ölçü koyandır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

1Bakara 255A’raf 185

Ayet 2

1 ayet

Mülk 2

اَلَّذ۪ي خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيٰوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًاۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْغَفُورُۙ ۝٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

2Elleẕî ḫaleḳa-lmevte velḥayâte liyeblüveküm eyyüküm aḥsenü ʿamelâ. vehüve-lʿazîzü-lgafûr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

2O ölümü ve hayatı, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için yaratmıştır. O mutlak üstün ve yüce olan ve eşsiz bağışlayandır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

2Mâide 48Hicr 49

Ayet 3–4

2 ayet

Mülk 3

Mülk 4

اَلَّذ۪ي خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقًاۜ مَا تَرٰى ف۪ي خَلْقِ الرَّحْمٰنِ مِنْ تَفَاوُتٍۜ فَارْجِعِ الْبَصَرَۙ هَلْ تَرٰى مِنْ فُطُورٍ ۝٣ ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ يَنْقَلِبْ اِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَس۪يرٌ ۝٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

3Elleẕî ḫaleḳa sebʿa semâvâtin ṭibâḳâ. mâ terâ fî ḫalḳi-rraḥmâni min tefâvüt. ferciʿi-lbeṣara hel terâ min füṭûr.

Okunuş

4Ŝümme-rciʿi-lbeṣara kerrateyni yenḳalib ileyke-lbeṣaru ḫâsiev vehüve ḥasîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

3O yedi kat gökleri mükemmel bir ahenk ve uyum içinde yaratandır. Rahman’ın yaratmasında hiçbir kusur ve uyumsuzluk göremezsin! Gözünü çevir de bir bak görebilecek misin herhangi bir kusur?

Türkçe Meal

4Gözünü tekrar çevir de bak, göz aradığını bulamamış yorgun ve bitkin olarak sana geri dönecektir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

3Hûd 7Ra’d 2Sâd 27

İlgili ayetler

4Kaf 6

Ayet 5–11

7 ayet

Mülk 5

Mülk 6

Mülk 7

Mülk 8

Mülk 9

Mülk 10

Mülk 11

وَلَقَدْ زَيَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْيَا بِمَصَاب۪يحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّيَاط۪ينِ وَاَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ السَّع۪يرِ ۝٥ وَلِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ ۝٦ اِذَٓا اُلْقُوا ف۪يهَا سَمِعُوا لَهَا شَه۪يقًا وَهِيَ تَفُورُۙ ۝٧ تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ الْغَيْظِۜ كُلَّمَٓا اُلْقِيَ ف۪يهَا فَوْجٌ سَاَلَهُمْ خَزَنَتُهَٓا اَلَمْ يَاْتِكُمْ نَذ۪يرٌ ۝٨ قَالُوا بَلٰى قَدْ جَٓاءَنَا نَذ۪يرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍۚ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ كَب۪يرٍ ۝٩ وَقَالُوا لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ اَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا ف۪ٓي اَصْحَابِ السَّع۪يرِ ۝١٠ فَاعْتَرَفُوا بِذَنْبِهِمْۚ فَسُحْقًا لِاَصْحَابِ السَّع۪يرِ ۝١١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

5Veleḳad zeyyenne-ssemâe-ddünyâ bimeṣâbîḥa veceʿalnâhâ rucûmel lişşeyâṭîni veaʿtednâ lehüm ʿaẕâbe-sseʿîr.

Okunuş

6Velilleẕîne keferû birabbihim ʿaẕâbü cehennem. vebiʾse-lmeṣîr.

Okunuş

7İẕâ ülḳû fîhâ semiʿû lehâ şehîḳav vehiye tefûr.

Okunuş

8Tekâdü temeyyezü mine-lgayż. küllemâ ülḳiye fîhâ fevcün seelehüm ḫazenetühâ elem yeʾtiküm neẕîr.

Okunuş

9Ḳâlû belâ ḳad câenâ neẕîrun fekeẕẕebnâ veḳulnâ mâ nezzele-llâhü min şeyʾ. in entüm illâ fî ḍalâlin kebîr.

Okunuş

10Veḳâlû lev künnâ nesmeʿu ev naʿḳilü mâ künnâ fî aṣḥâbi-sseʿîr.

Okunuş

11Faʿterafû biẕembihim. fesuḥḳal liaṣḥâbi-sseʿîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

5Andolsun ki biz yakın gökyüzünü kandiller yıldızlarla süsledik. Yıldızlardan çıkan ışığı şeytanları kovma aracı yaptık. Ayrıca biz onlara alevler püskürten bir ateş azabı hazırladık.

Türkçe Meal

6Rablerine nankörlük eden kâfirler için ise cehennem azabı vardır. Ne kötü bir son duraktır orası!

Türkçe Meal

7Onlar oraya atıldıkları zaman, cehennemin kaynarken çıkardığı dehşetli fokurtuyu işitecekler.

Türkçe Meal

8Öyle ki cehennem öfkesinden neredeyse çatlayıp parçalanacak. Ne zaman oraya bir grup atılsa, oranın görevlileri onlara sorar:
– Size bir uyarıcı gelmedi mi?

Türkçe Meal

9Onlar: -Evet, bize bir uyarıcı gelmişti, fakat biz onu yalancılıkla suçladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz, dedik.

Türkçe Meal

10Eğer vahye kulak vermiş olsaydık yahut aklımızı kullansaydık bugün bu alevli ateşe düşenlerden olmazdık, derler.

Türkçe Meal

11İşte günahlarını böyle itiraf edecekler. Kahrolsun o çılgın ateş halkı!

İlgili ayetler

İlgili ayetler

6A’raf 40Zümer 71

İlgili ayetler

7Furkan 12Kaf 30

İlgili ayetler

8En’am 130Fâtır 37

İlgili ayetler

9En’am 91Şuarâ 154

İlgili ayetler

10En’am 36Enbiyâ 10

İlgili ayetler

11En’am 130Zümer 71

Ayet 12

1 ayet

Mülk 12

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَب۪يرٌ ۝١٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

12İnne-lleẕîne yaḫşevne rabbehüm bilgaybi lehüm magfiratüv veecrun kebîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

12Rablerine karşı içten derin bir saygı duyanlara gelince onlar için bağışlama ve büyük bir ödül vardır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

12Âl-i İmran 157Zümer 53

Ayet 13–14

2 ayet

Mülk 13

Mülk 14

وَاَسِرُّوا قَوْلَكُمْ اَوِ اجْهَرُوا بِه۪ۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ ۝١٣ اَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَۜ وَهُوَ اللَّط۪يفُ الْخَب۪يرُ۟ ۝١٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

13Veesirrû ḳavleküm evi-cherû bih. innehû ʿalîmüm biẕâti-ṣṣudûr.

Okunuş

14Elâ yaʿlemü men ḫaleḳ. vehüve-lleṭîfü-lḫabîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

13Sözünüzü ister gizleyin, ister açıklayın. Şüphesiz Allah içinizdeki en mahrem sırları bilendir.

Türkçe Meal

14Yaratan yarattığını bilmez mi hiç? O, ilmiyle her şeye nüfuz eden ve her şeyden haberdar olandır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

13Bakara 77Hûd 5

İlgili ayetler

14Nisâ 108Mâide 52

Ayet 15

1 ayet

Mülk 15

هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ ذَلُولًا فَامْشُوا ف۪ي مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا مِنْ رِزْقِه۪ۜ وَاِلَيْهِ النُّشُورُ ۝١٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

15Hüve-lleẕî ceʿale lekümü-lʾarḍa ẕelûlen femşû fî menâkibihâ vekülû mir rizḳih. veileyhi-nnüşûr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

15Yeryüzünü sizin için yaşamaya elverişli hale getiren ve hizmetinize amade kılan Allah’tır. Öyleyse yeryüzünün dağlarında ovalarında gezin ve rızkından yararlanın ama unutmayın ki sonunda dönüş Allah’adır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

15Bakara 29A’raf 10

Ayet 16–17

2 ayet

Mülk 16

Mülk 17

ءَاَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يَخْسِفَ بِكُمُ الْاَرْضَ فَاِذَا هِيَ تَمُورُۙ ۝١٦ اَمْ اَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًاۜ فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذ۪يرِ ۝١٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

16Eemintüm men fi-ssemâi ey yaḫsife bikümü-lʾarḍa feiẕâ hiye temûr.

Okunuş

17Em emintüm men fi-ssemâi ey yürsile ʿaleyküm ḥâṣibâ. fesetaʿlemûne keyfe neẕîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

16Gökte olduğunu zannettiğiniz (fakat mekândan münezzeh olan) Allah’ın sizi yerin dibine batırmayacağından emin misiniz? Bir de bakarsınız ki yeryüzü sallanmaya başlamış.

Türkçe Meal

17Yine gökte olduğunu zannettiğiniz (fakat mekândan münezzeh olan) Allah’ın size bir bela kasırgası göndermeyeceğinden emin misiniz? Uyarım nasılmış o zaman göreceksiniz!

İlgili ayetler

İlgili ayetler

16Hadîd 4Mücadele 7

Ayet 18

1 ayet

Mülk 18

وَلَقَدْ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ كَانَ نَك۪يرِ ۝١٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

18Veleḳad keẕẕebe-lleẕîne min ḳablihim fekeyfe kâne nekîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

18Doğrusu onlardan öncekiler de mesajları yalanlamışlardı ama sonunda uyarılarımı inkâr etmek nasılmış gördüler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

18Yunus 13İbrahim 45

Ayet 19

1 ayet

Mülk 19

اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَى الطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَٓافَّاتٍ وَيَقْبِضْنَۜ مَا يُمْسِكُهُنَّ اِلَّا الرَّحْمٰنُۜ اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ بَص۪يرٌ ۝١٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

19Evelem yerav ile-ṭṭayri fevḳahüm ṣâffâtiv veyaḳbiḍn. mâ yümsikühünne ille-rraḥmân. innehû bikülli şeyʾim beṣîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

19Oysa onlar üzerlerinde kanat çırparak sıra sıra uçan kuşları görüp hiç ibret almıyorlar mı? Onları havada tutan kudretin sahibi Rahman’dan başkası değildir. Zira O, her şeyi gözetiminde bulundurandır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

19Nahl 79

Ayet 20

1 ayet

Mülk 20

اَمَّنْ هٰذَا الَّذ۪ي هُوَ جُنْدٌ لَكُمْ يَنْصُرُكُمْ مِنْ دُونِ الرَّحْمٰنِۜ اِنِ الْكَافِرُونَ اِلَّا ف۪ي غُرُورٍۚ ۝٢٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

20Emmen hâẕe-lleẕî hüve cündül leküm yenṣuruküm min dûni-rraḥmân. ini-lkâfirûne illâ fî gurûr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

20Yoksa Rahman’a karşı size yardım edecek bir ordunuz mu var? O kâfirler gerçekten büyük bir aldanışın içindeler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

20Yunus 103Rum 47

Ayet 21–22

2 ayet

Mülk 21

Mülk 22

اَمَّنْ هٰذَا الَّذ۪ي يَرْزُقُكُمْ اِنْ اَمْسَكَ رِزْقَهُۚ بَلْ لَجُّوا ف۪ي عُتُوٍّ وَنُفُورٍ ۝٢١ اَفَمَنْ يَمْش۪ي مُكِبًّا عَلٰى وَجْهِه۪ٓ اَهْدٰٓى اَمَّنْ يَمْش۪ي سَوِيًّا عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ ۝٢٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

21Emmen hâẕe-lleẕî yerzüḳuküm in emseke rizḳah. bel leccû fî ʿutüvviv venüfûr.

Okunuş

22Efemey yemşî mükibben ʿalâ vechihî ehdâ emmey yemşî seviyyen ʿalâ ṣirâṭim müsteḳîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

21Söyleyin bakalım Allah rızkınızı kesiverse size rızık verecek olan kimdir? Hayır, aslında onlar azgınlık ve nefret içinde debelenmeye devam ediyorlar.

Türkçe Meal

22Söyleyin bakalım engebeli bir yolda yüzükoyun sürünen kimse mi yoksa doğru yol üzerinde dimdik yürüyen kimse mi hedefe daha çabuk ulaşır?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

21Hûd 6Nahl 52Nahl 53

İlgili ayetler

22Yusuf 40İsrâ 9

Ayet 23–27

5 ayet

Mülk 23

Mülk 24

Mülk 25

Mülk 26

Mülk 27

قُلْ هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ ۝٢٣ قُلْ هُوَ الَّذ۪ي ذَرَاَكُمْ فِي الْاَرْضِ وَاِلَيْهِ تُحْشَرُونَ ۝٢٤ وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ ۝٢٥ قُلْ اِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِۖ وَاِنَّمَٓا اَنَا۬ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ ۝٢٦ فَلَمَّا رَاَوْهُ زُلْفَةً س۪ٓيـَٔتْ وُجُوهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَق۪يلَ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تَدَّعُونَ ۝٢٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

23Ḳul hüve-lleẕî enşeeküm veceʿale lekümü-ssemʿa velʾebṣâra velʾefʾideh. ḳalîlem mâ teşkürûn.

Okunuş

24Ḳul hüve-lleẕî ẕeraʾeküm fi-lʾarḍi veileyhi tuḥşerûn.

Okunuş

25Veyeḳûlûne metâ hâẕe-lvaʿdü in küntüm ṣâdiḳîn.

Okunuş

26Ḳul inneme-lʿilmü ʿinde-llâh. veinnemâ ene neẕîrum mübîn.

Okunuş

27Felemmâ raevhü zülfeten sîet vucûhü-lleẕîne keferû veḳîle hâẕe-lleẕî küntüm bihî teddeʿûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

23De ki:
– Sizi yoktan var eden ve size, hakikati duymak için kulak, görmek için göz ve anlamak için de gönüller veren Allah’tır. Bu nimetlerin hakkını ne kadar da az veriyorsunuz.

Türkçe Meal

24De ki:
– Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan Allah’dır. Unutmayın yine O’nun huzurunda toplanacaksınız.

Türkçe Meal

25Kalkıp bir de "Eğer iddianızda samimi iseniz söyleyin bakalım şu bizi tehdit ettiğin vaat ne zamandır?" diye alay ediyorlar.

Türkçe Meal

26De ki:
– Onun bilgisi yalnız Allah katındadır. Ben sizi sadece açıkça uyarmakla mükellefim.

Türkçe Meal

27O (azapla) karşı karşıya geldiklerinde o nankör kâfirlerin yüzü kapkara kesilecek ve kendilerine; “Alay ederek "gelsin de görelim" dediğiniz azap işte budur” denilecek.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

23Mü’minûn 78Ahkaf 26

İlgili ayetler

24Hûd 7Mü’minûn 79

İlgili ayetler

27Yunus 27Abese 40Abese 41

Ayet 28

1 ayet

Mülk 28

قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَهْلَكَنِيَ اللّٰهُ وَمَنْ مَعِيَ اَوْ رَحِمَنَاۙ فَمَنْ يُج۪يرُ الْكَافِر۪ينَ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ ۝٢٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

28Ḳul eraʾeytüm in ehlekeniye-llâhü vemem meʿiye ev raḥimenâ femey yücîru-lkâfirîne min ʿaẕâbin elîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

28De ki: -Diyelim ki Allah beni ve benimle beraber olan müminlerin canını aldı veya bize lütfedip ömür verdi. Peki, söyler misiniz kâfirleri o acıklı azaptan kim kurtaracak?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

28Bakara 119Zümer 19

Ayet 29–30

2 ayet

Mülk 29

Mülk 30

قُلْ هُوَ الرَّحْمٰنُ اٰمَنَّا بِه۪ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَاۚ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ ۝٢٩ قُلْ اَرَاَيْتُمْ اِنْ اَصْبَحَ مَٓاؤُ۬كُمْ غَوْرًا فَمَنْ يَاْت۪يكُمْ بِمَٓاءٍ مَع۪ينٍ ۝٣٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

29Ḳul hüve-rraḥmânü âmennâ bihî veʿaleyhi tevekkelnâ. fesetaʿlemûne men hüve fî ḍalâlim mübîn.

Okunuş

30Ḳul eraʾeytüm in aṣbeḥa mâüküm gavran femey yeʾtîküm bimâim meʿîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

29De ki: -Bizi kurtaracak olan kendisine iman ettiğimiz ve güvenip dayandığımız Rahman’dır. İşte o zaman öğreneceksiniz kimmiş apaçık sapıklık içinde olan.

Türkçe Meal

30De ki: -Eğer suyunuz çekilip yerin derinliklerinde kaybolup gitse, söyleyin bakalım, size tertemiz kaynak sularını kim getirebilir?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

30Bakara 22Kehf 38Kehf 43

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Tûr, sonra Hâkka indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla