Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الطُّورِ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٤٩

Tûr Sûresi Meali

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça
Sûre hakkındaAdı · Nüzul Zamanı · Konu

Adı: Surenin adı ilk kelimesinden alınmıştır.

Nüzul Zamanı: Bu surenin de Zariyat Suresi’nin nazil olduğu Mekke döneminde nazil olduğu, konuların içinde geçen bilgilerin verdiği ip uçlarından tahmin edilmektedir. Bu sureyi okurken, nazil olduğu günlerde Hz. Peygamber’e karşı koyuşlar, iftira ve itirazların yapıldığı, fakat işkence ve eziyet çarkının bütün gücü ile henüz dönmeye başlamadığı kat’i olarak hissedilmektedir.

Konu: İlk bölümün konusu ahirettir. Zariyat Suresi’nde, ahiretin mümkün olduğu ve mutlaka meydana geleceğine ve ahiretin olmasının gerekliliğine deliller gösterilmişti… O bakımdan burada o deliller tekrarlanmamıştır. Fakat ahireti ispat eden birkaç gerçeğe ve işaretlere yemin edilerek bütün açıklığıyla şöyle buyurulmuştur: Hiç tereddüt ve şüphe olmasın ki, birgün kıyamet gözler önüne serilecek ve kimsede bu kopmayı önleme gücü olmayacaktır.Daha sonra da kıyamet kopunca onu yalanlıyanların akıbetlerinin ne olacağı, ona inanıp takva yolunu seçenlerin Allah tarafından nasıl mükafatlandırılacakları anlatılmaktadır. Bunu müteakip ikinci bölümde Hz. Peygamber’in (s.a) daveti karşısında Kureyş liderlerinin hareket tarzları tenkid edilmekte, kınanmaktadır. Onlar Peygamberimiz’e bazan sihirbaz, bazan deli bazan da şairdir diyerek halk tabakasını, getirdiği mesaja, yaptığı davete gönülden ilgi duymasınlar diye aleyhine kışkırtıyorlardı.

Kureyş ileri gelenleri Peygamberimiz’in şahsını kendi haklarında ansızın gelmiş bir bela kabul ediyorlar ve açık açık ona bir felâket gelse de peşimizi bıraksa diyorlardı. “Bu Kur’ân’ı kendisi düzenliyor da Allah’tan geldi diyerek bize gösteriyor. Bu (hâşâ) bir hiledir, ve (hâşâ) bu kendisinin düzenlediği bir oyundur.” diyerek Peygamber’e iftira ediyorlardı. Onlar sürekli, “Allah’ın Peygamberliği buna mı kaldı?” diye alay ediyorlardı. Onlar, Hz. Peygamber’in (s.a.) davet ve tebliğinden o kadar yılmışlardı ki, sanki peygamber onlardan birşey istemek için peşlerine takılmış da onlar kendilerini kurtarmak için yüzlerini örterek dolaşan insanlar gibiydiler. Aralarında toplanarak, “O’na karşı ne yapalım da, iddiasından vazgeçirelim, davetine son verelim” diye görüşüyorlardı.

Bütün bunları yaparken ne kadar ahmakça inançlar içinde olduklarını, o batıl inanışların karanlıklarından insanları çıkarmak için Hz. Muhammed’in (s.a) tamamen fedakârane hayatını harcadığını düşünmüyorlar, anlamıyorlardı. Allah Teala onların bu tutumunu tenkid ederken arasıra bazı sorular sormaktadır. Bunlardan herbir soru ya onların itirazına bir cevaptır ya da onların beyinsizliklerinden birine işarettir. Daha sonra şöyle buyurulmuştur: Peygamberliğine inandırmak için bu insanlara herhangi bir mucize göstermenin hiçbir faydası yoktur. Çünkü bunlar öyle iz’ansız, vicdansız insanlardır ki, ne gösterilirse gösterilsin onun bir tevil yolunu bularak iman etmekten kaçınacaklardır. Bu bölümün baş tarafında Hz. Peygamber’e: “Bu inatçıların ve karşı çıkanların baskılarına, itirazlarına kulak asmadan sürekli davet ve tebliğini yürüt” emri verilmektedir.

Son kısımda da, Allah Teala’nın hükmü gelinceye kadar bu meşakkatlere karşı koyması pekiştirilerek zikredilmiş, bununla beraber Allah’ın kendisini Hak düşmanlarının karşısında kimsesiz bırakmadığı, bilakis devamlı muhafazası altında bulundurduğunu bildirerek teskin etmiştir.

“Allah’ın emrinin, hükmünün saati gelinceye kadar sen her şeye tahammül etmeye devam et ve Rabbine hamd ve tesbih ederek böyle durumlarda Allah yolunda çalışanların ihtiyaç duyduğu kuvveti elde et” diye de tavsiyede bulunulmaktadır.

Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Ayet 1–12

12 ayet

Tûr 1

Tûr 2

Tûr 3

Tûr 4

Tûr 5

Tûr 6

Tûr 7

Tûr 8

Tûr 9

Tûr 10

Tûr 11

Tûr 12

وَالطُّورِۙ ۝١ وَكِتَابٍ مَسْطُورٍۙ ۝٢ ف۪ي رَقٍّ مَنْشُورٍۙ ۝٣ وَالْبَيْتِ الْمَعْمُورِۙ ۝٤ وَالسَّقْفِ الْمَرْفُوعِۙ ۝٥ وَالْبَحْرِ الْمَسْجُورِۙ ۝٦ اِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ لَوَاقِعٌۙ ۝٧ مَا لَهُ مِنْ دَافِعٍۙ ۝٨ يَوْمَ تَمُورُ السَّمَٓاءُ مَوْرًاۙ ۝٩ وَتَس۪يرُ الْجِبَالُ سَيْرًاۜ ۝١٠ فَوَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ ۝١١ اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي خَوْضٍ يَلْعَبُونَۢ ۝١٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Veṭṭûr.

Okunuş

2Vekitâbim mesṭûr.

Okunuş

3Fî raḳḳim menşûr.

Okunuş

4Velbeyti-lmaʿmûr.

Okunuş

5Vessaḳfi-lmerfû.

Okunuş

6Velbaḥri-lmescûr.

Okunuş

7İnne ʿaẕâbe rabbike levâḳi.

Okunuş

8Mâ lehû min dâfi.

Okunuş

9Yevme temûru-ssemâü mevrâ.

Okunuş

10Vetesîru-lcibâlü seyrâ.

Okunuş

11Feveylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

Okunuş

12Elleẕîne hüm fî ḫavḍiy yelʿabûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

1Sina’daki kutsal dağa.

Türkçe Meal

2(2-3) İnce deriler üzerine satır satır yazılan Kitaba/Kuran’a İlahi Vahye.

Türkçe Meal

3(2-3) İnce deriler üzerine satır satır yazılan Kitaba/Kuran’a İlahi Vahye.

Türkçe Meal

4Mamur beyte/Kâbe’ye.

Türkçe Meal

5Yükseltilmiş tavan gökyüzüne.

Türkçe Meal

6Dalgalanıp kabaran denize andolsun ki.

Türkçe Meal

7Rabbinin azabı mutlaka gerçekleşecektir.

Türkçe Meal

8Ve onu önleyebilecek hiçbir güç de yoktur.

Türkçe Meal

9O gün gök öyle bir sarsılacak ki.

Türkçe Meal

10Dağlar harekete geçip öyle bir yürüyecek ki.

Türkçe Meal

11İşte o gün yalana sarılanların vay haline!

Türkçe Meal

12Ki onlar, içine düştükleri bataklıkta debelenip duruyorlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

1Tîn 2

İlgili ayetler

2Tîn 1

İlgili ayetler

3Tîn 1

İlgili ayetler

4Bakara 125Bakara 126

İlgili ayetler

5Ra’d 2

İlgili ayetler

6Tekvîr 6İnfitâr 3

İlgili ayetler

7Yunus 52Yunus 56

İlgili ayetler

9Furkan 25Rahman 37

İlgili ayetler

11Mürselât 1Mürselât 50

İlgili ayetler

12Enbiyâ 38Enbiyâ 39

Ayet 13–16

4 ayet

Tûr 13

Tûr 14

Tûr 15

Tûr 16

يَوْمَ يُدَعُّونَ اِلٰى نَارِ جَهَنَّمَ دَعًّاۜ ۝١٣ هٰذِهِ النَّارُ الَّت۪ي كُنْتُمْ بِهَا تُكَذِّبُونَ ۝١٤ اَفَسِحْرٌ هٰذَٓا اَمْ اَنْتُمْ لَا تُبْصِرُونَ ۝١٥ اِصْلَوْهَا فَاصْبِرُٓوا اَوْ لَا تَصْبِرُواۚ سَوَٓاءٌ عَلَيْكُمْۜ اِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ ۝١٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

13Yevme yüdeʿʿûne ilâ nâri cehenneme daʿʿâ.

Okunuş

14Hâẕihi-nnâru-lletî küntüm bihâ tükeẕẕibûn.

Okunuş

15Efesiḥrun hâẕâ em entüm lâ tübṣirûn.

Okunuş

16İṣlevhâ faṣbirû ev lâ taṣbirû. sevâün ʿaleyküm. innemâ tüczevne mâ küntüm taʿmelûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

13Onlar o gün itile kakıla cehennem ateşine atılacaklar.

Türkçe Meal

14Yalan diye kestirip attığınız ateş işte budur!

Türkçe Meal

15Peki bu da mı sihir? Ne o yoksa siz bunu da mı göremiyorsunuz?

Türkçe Meal

16Haydi bakalım girin oraya! Buna ister sabredin isterse sabretmeyin sizin için sonuç değişmez zira siz sadece yaptıklarınızın cezasını çekiyorsunuz.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

14Yâsîn 52

İlgili ayetler

15Hûd 7İsrâ 45İsrâ 52

İlgili ayetler

16Zümer 71Zümer 72

Ayet 17–28

12 ayet

Tûr 17

Tûr 18

Tûr 19

Tûr 20

Tûr 21

Tûr 22

Tûr 23

Tûr 24

Tûr 25

Tûr 26

Tûr 27

Tûr 28

اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَع۪يمٍۙ ۝١٧ فَاكِه۪ينَ بِمَٓا اٰتٰيهُمْ رَبُّهُمْۚ وَوَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ ۝١٨ كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ ۝١٩ مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍۚ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍ ۝٢٠ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُمْ بِا۪يمَانٍ اَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَٓا اَلَتْنَاهُمْ مِنْ عَمَلِهِمْ مِنْ شَيْءٍۜ كُلُّ امْرِئٍ بِمَا كَسَبَ رَه۪ينٌ ۝٢١ وَاَمْدَدْنَاهُمْ بِفَاكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِمَّا يَشْتَهُونَ ۝٢٢ يَتَنَازَعُونَ ف۪يهَا كَاْسًا لَا لَغْوٌ ف۪يهَا وَلَا تَاْث۪يمٌ ۝٢٣ وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَهُمْ كَاَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ۬ مَكْنُونٌ ۝٢٤ وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ ۝٢٥ قَالُٓوا اِنَّا كُنَّا قَبْلُ ف۪ٓي اَهْلِنَا مُشْفِق۪ينَ ۝٢٦ فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَا وَوَقٰينَا عَذَابَ السَّمُومِ ۝٢٧ اِنَّا كُنَّا مِنْ قَبْلُ نَدْعُوهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْبَرُّ الرَّح۪يمُ۟ ۝٢٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

17İnne-lmütteḳîne fî cennâtiv veneʿîm.

Okunuş

18Fâkihîne bimâ âtâhüm rabbühüm. veveḳâhüm rabbühüm ʿaẕâbe-lceḥîm.

Okunuş

19Külû veşrabû henîem bimâ küntüm taʿmelûn.

Okunuş

20Müttekiîne ʿalâ sürurim maṣfûfeh. vezevvecnâhüm biḥûrin ʿîn.

Okunuş

21Velleẕîne âmenû vettebeʿathüm ẕürriyyetühüm biîmânin elḥaḳnâ bihim ẕürriyyetehüm vemâ eletnâhüm min ʿamelihim min şeyʾ. küllü-mriim bimâ kesebe rahîn.

Okunuş

22Veemdednâhüm bifâkihetiv velaḥmim mimmâ yeştehûn.

Okunuş

23Yetenâzaʿûne fîhâ keʾsel lâ lagvun fîhâ velâ teʾŝîm.

Okunuş

24Veyeṭûfü ʿaleyhim gilmânül lehüm keennehüm lüʾlüüm meknûn.

Okunuş

25Veaḳbele baʿḍuhüm ʿalâ baʿḍiy yetesâelûn.

Okunuş

26Ḳâlû innâ künnâ ḳablü fî ehlinâ müşfiḳîn.

Okunuş

27Femenne-llâhü ʿaleynâ veveḳânâ ʿaẕâbe-ssemûm.

Okunuş

28İnnâ künnâ min ḳablü nedʿûh. innehû hüve-lberru-rraḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

17Buna karşılık Allah’a karşı gelmekten sakınan muttakiler cennetlerde ve tarifsiz nimetler içinde olacaklar.

Türkçe Meal

18Onlar Rablerinin kendilerine bahşettiği nimetler içinde yaşayacaklar. Zira Rableri onları alevli cehennem azabından koruyacak.

Türkçe Meal

19Onlara, “Yaptıklarınızın karşılığı olarak bu nimetlerden afiyetle yiyin için!” Denilecek.

Türkçe Meal

20Onlar sıra sıra dizilmiş tahtlara kurulacaklar. Biz onları değerli olanlarla eşleştireceğiz.

Türkçe Meal

21İman edenler ile o iman yolunda onları izleyen nesillerini cennette buluşturacağız. Böyle yapmakla atalarının amellerinden bir şey eksiltmiş olmayacağız zira herkesin akıbeti kendi kazancına bağlıdır.

Türkçe Meal

22Biz onlara cennette canlarının çektiği meyvelerden ve etlerden bol bol vereceğiz.

Türkçe Meal

23Onlara orada dolu kâselerle içecek sunulur, fakat içtiklerinden dolayı onlar ne saçmalayacaklar ne de günaha girecekler.

Türkçe Meal

24Sedefe dizilmiş inci gibi pırıl pırıl gençler hizmet için onların etrafında pervane olacaklar.

Türkçe Meal

25Karşı karşıya sohbet ederlerken birbirlerine soracaklar:

Türkçe Meal

26– Biz, çoluk çocuğumuzla beraberken sonumuz ne olacak diye endişe edip tir tir titrerdik.

Türkçe Meal

27– Allah bize lütufta bulundu ve bizi yakıp kavuran azaptan muhafaza buyurdu.

Türkçe Meal

28– Zaten biz önceden de sadece Allah’a dua ile yalvarıp yakarıyorduk. Gerçekten Allah, sınırsız bir iyilik sahibi ve sonsuz bir rahmet kaynağı imiş,

İlgili ayetler

İlgili ayetler

17Zuhruf 67Zuhruf 73

İlgili ayetler

18İnsân 11

İlgili ayetler

19Zümer 73Zümer 74

İlgili ayetler

20Tûr 24

İlgili ayetler

22Bakara 25Muhammed 15

İlgili ayetler

23Sâffât 40Sâffât 61

İlgili ayetler

25Sâffât 40Sâffât 61

İlgili ayetler

26Ra’d 21Nûr 37

İlgili ayetler

27Nisâ 174Nisâ 175

İlgili ayetler

28En’am 12Hicr 49

Ayet 29

1 ayet

Tûr 29

فَذَكِّرْ فَمَٓا اَنْتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍ وَلَا مَجْنُونٍۜ ۝٢٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

29Feẕekkir femâ ente biniʿmeti rabbike bikâhiniv velâ mecnûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

29– Sen, öğüt vermeye devam et zira sen Rabbinin nimet ve lütfuna mazhar olmuş birisin onun için sen ne bir kâhinsin ne de cinlerden ilham alan dengesiz bir kişi.

İlgili ayetler

Ayet 30–34

5 ayet

Tûr 30

Tûr 31

Tûr 32

Tûr 33

Tûr 34

اَمْ يَقُولُونَ شَاعِرٌ نَتَرَبَّصُ بِه۪ رَيْبَ الْمَنُونِ ۝٣٠ قُلْ تَرَبَّصُوا فَاِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُتَرَبِّص۪ينَۜ ۝٣١ اَمْ تَاْمُرُهُمْ اَحْلَامُهُمْ بِهٰذَٓا اَمْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَۚ ۝٣٢ اَمْ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۚ بَلْ لَا يُؤْمِنُونَۚ ۝٣٣ فَلْيَاْتُوا بِحَد۪يثٍ مِثْلِه۪ٓ اِنْ كَانُوا صَادِق۪ينَۜ ۝٣٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

30Em yeḳûlûne şâʿirun neterabbeṣu bihî raybe-lmenûn.

Okunuş

31Ḳul terabbeṣû feinnî meʿaküm mine-lmüterabbiṣîn.

Okunuş

32Em teʾmüruhüm aḥlâmühüm bihâẕâ em hüm ḳavmün ṭâgûn.

Okunuş

33Em yeḳûlûne teḳavveleh. bel lâ yüʾminûn.

Okunuş

34Felyeʾtû biḥadîŝim miŝlihî in kânû ṣâdiḳîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

30Yoksa onlar senin için; “Bu bir şair, bekleyelim bakalım feleğin sillesini ne zaman yiyecek” diyorlar öyle mi?

Türkçe Meal

31De ki:
– Siz bekleyin bakalım, ben de sizin başınıza gelecekleri bekliyorum.

Türkçe Meal

32Yoksa onlara, bunu kendi savruk akılları mı telkin ediyor? Yoksa onlar, azgın bir toplum mudur?

Türkçe Meal

33Yoksa Kuran’ı Allah adına kendisi uydurup söylüyor mu diyorlar? Hayır, aslında onlar iman etmeye yanaşmıyorlar.

Türkçe Meal

34Eğer iddialarında samimi iseler Kuran’ın benzeri bir hadis de onlar getirsinler de görelim.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

30Yâsîn 69Yâsîn 70

İlgili ayetler

31Tevbe 24Hûd 93

İlgili ayetler

32Tevbe 97Zuhruf 5

İlgili ayetler

33Yunus 37Yunus 38Hûd 13

İlgili ayetler

34İsrâ 88

Ayet 35–38

4 ayet

Tûr 35

Tûr 36

Tûr 37

Tûr 38

اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ اَمْ هُمُ الْخَالِقُونَۜ ۝٣٥ اَمْ خَلَقُوا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ بَلْ لَا يُوقِنُونَۜ ۝٣٦ اَمْ عِنْدَهُمْ خَزَٓائِنُ رَبِّكَ اَمْ هُمُ الْمُصَيْطِرُونَۜ ۝٣٧ اَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ ف۪يهِۚ فَلْيَاْتِ مُسْتَمِعُهُمْ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۜ ۝٣٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

35Em ḫuliḳû min gayri şeyʾin em hümü-lḫâliḳûn.

Okunuş

36Em ḫaleḳu-ssemâvâti velʾarḍ. bel lâ yûḳinûn.

Okunuş

37Em ʿindehüm ḫazâinü rabbike em hümü-lmüṣayṭirûn.

Okunuş

38Em lehüm süllemüy yestemiʿûne fîh. felyeʾti müstemiʿuhüm bisülṭânim mübîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

35Yoksa onlar, hiç bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar; yoksa yaratıcı kendileri midir?

Türkçe Meal

36Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yaratmışlar? Yok, onlar Allah’ın sınırsız kudretini kavrayabilmiş değiller.

Türkçe Meal

37Yoksa Rabbinin rahmet hazineleri onların elinde de bundan dolayı mı bütün gücün kendilerinde olduğunu sanıyorlar?

Türkçe Meal

38Yoksa merdivenleri var da onunla göğe çıkıp vahyi mi dinliyorlar? Eğer öyleyse haydi açık ve inandırıcı bir belgeyle dinlediklerinden bir şey ortaya koysunlar da görelim.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

35Nahl 17Ahkaf 4Ahkaf 6

İlgili ayetler

36Yunus 39

İlgili ayetler

37Hicr 21Münafikun 7

İlgili ayetler

38Şuarâ 210Şuarâ 212

Ayet 39

1 ayet

Tûr 39

اَمْ لَهُ الْبَنَاتُ وَلَكُمُ الْبَنُونَۜ ۝٣٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

39Em lehü-lbenâtü velekümü-lbenûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

39Kız çocukları Allah’ın oğlan çocukları onların öyle mi?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

39Nahl 57Nahl 58

Ayet 40–43

4 ayet

Tûr 40

Tûr 41

Tûr 42

Tûr 43

اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۜ ۝٤٠ اَمْ عِنْدَهُمُ الْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَۜ ۝٤١ اَمْ يُر۪يدُونَ كَيْدًاۜ فَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا هُمُ الْمَك۪يدُونَۜ ۝٤٢ اَمْ لَهُمْ اِلٰهٌ غَيْرُ اللّٰهِۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ ۝٤٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

40Em tesʾelühüm ecran fehüm mim magramim müŝḳalûn.

Okunuş

41Em ʿindehümü-lgaybü fehüm yektübûn.

Okunuş

42Em yürîdûne keydâ. felleẕîne keferû hümü-lmekîdûn.

Okunuş

43Em lehüm ilâhün gayru-llâh. sübḥâne-llâhi ʿammâ yüşrikûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

40Yoksa sen bu tebliğ karşılığında onlardan bir ücret istiyorsun da bu yüzden onlar ağır bir borç altında eziliyorlar mı?

Türkçe Meal

41Yoksa onlar vahiy kaynaklı bir bilgiye sahipler de buna dayanarak mı ahkâm kesiyorlar?

Türkçe Meal

42Yoksa onlar sana tuzak mı kuruyorlar? Şunu iyi bilsinler ki tuzağa asıl düşecek olanlar o kâfirlerdir.

Türkçe Meal

43Yoksa onların Allah’tan başka bir ilahları mı var? Allah, onların ortak edinip şirk koştukları şeylerden yüce ve münezzehtir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

40Furkan 56Furkan 57

İlgili ayetler

41Enbiyâ 24Neml 64

İlgili ayetler

42Enfal 30Neml 48Neml 51

Ayet 44–47

4 ayet

Tûr 44

Tûr 45

Tûr 46

Tûr 47

وَاِنْ يَرَوْا كِسْفًا مِنَ السَّمَٓاءِ سَاقِطًا يَقُولُوا سَحَابٌ مَرْكُومٌ ۝٤٤ فَذَرْهُمْ حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي ف۪يهِ يُصْعَقُونَۙ ۝٤٥ يَوْمَ لَا يُغْن۪ي عَنْهُمْ كَيْدُهُمْ شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنْصَرُونَۜ ۝٤٦ وَاِنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا عَذَابًا دُونَ ذٰلِكَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ ۝٤٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

44Veiy yerav kisfem mine-ssemâi sâḳiṭay yeḳûlû seḥâbüm merkûm.

Okunuş

45Feẕerhüm ḥattâ yülâḳû yevmehümü-lleẕî fîhi yuṣʿaḳûn.

Okunuş

46Yevme lâ yugnî ʿanhüm keydühüm şeyʾev velâ hüm yünṣarûn.

Okunuş

47Veinne lilleẕîne żalemû ʿaẕâben dûne ẕâlike velâkinne ekŝerahüm lâ yaʿlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

44Eğer, onlar gökten bir parçanın üstlerine düşmekte olduğunu görseler “Bunlar üst üste yığılmış bulut kümesidir” derler.

Türkçe Meal

45O halde, sen onları dehşetten kendilerini kaybedecekleri günle karşılaşıncaya kadar kendi hallerine bırak.

Türkçe Meal

46O gün tuzakları kendilerine bir yarar sağlamayacak ve hiçbir yerden yardım da göremeyecekler.

Türkçe Meal

47Hiç kuşku yok ki bu zalimlere bundan başka yakın bir azap daha var, fakat onların hiçbiri bunu bilmiyor.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

44İsrâ 92Şuarâ 187

İlgili ayetler

45Âl-i İmran 178

İlgili ayetler

46Sâffât 25

İlgili ayetler

47Ra’d 33Ra’d 34

Ayet 48

1 ayet

Tûr 48

وَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَاِنَّكَ بِاَعْيُنِنَا وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ ح۪ينَ تَقُومُۙ ۝٤٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

48Vaṣbir liḥukmi rabbike feinneke biaʿyüninâ vesebbiḥ biḥamdi rabbike ḥîne teḳûm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

48Rabbinin sana yüklediği görevin zorluklarına sabret! Hiç şüphen olmasın ki sen bizim himayemizdesin. Her yeni güne başlarken Rabbini övgü ile tespih ederek şanını yücelt!

İlgili ayetler

Ayet 49

1 ayet

Tûr 49

وَمِنَ الَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَاِدْبَارَ النُّجُومِ ۝٤٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

49Vemine-lleyli fesebbiḥhü veidbâra-nnücûm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

49Gecenin bir bölümünde ve yıldızların kaybolduğu vakitte O’nu tespih et O’nun şanını yücelt!

İlgili ayetler

İlgili ayetler

49Hûd 114Tâhâ 130

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Secde, sonra Mülk indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla