Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْاَعْرَافِ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٢٠٦

A’raf Sûresi 173. Ayet

Okunan yer · Ayet 173

Ayette göster
Dinle
Arapça

Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

Ayet 172–173

2 ayet

A’raf 173

اَوْ تَقُولُٓوا اِنَّمَٓا اَشْرَكَ اٰبَٓاؤُ۬نَا مِنْ قَبْلُ وَكُنَّا ذُرِّيَّةً مِنْ بَعْدِهِمْۚ اَفَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ الْمُبْطِلُونَ ۝١٧٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

173Ev teḳûlû innemâ eşrake âbâünâ min ḳablü vekünnâ ẕürriyyetem mim baʿdihim. efetühlikünâ bimâ feʿale-lmübṭilûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

173Ve bir de: - Atalarımız daha önceden şirk koşmuşlar. Biz de onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi batılı hayat tarzına dönüştürmüş olanların yüzünden bizi helak mi edeceksin? Dersiniz diye.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

173Yahut: başka bir bahane öne sürerek, “Daha önce Allah’a ortak koşanlar biz değil babalarımızdı Edindikleri ilahların yasalarına uydular. Allah’ın yasalarına karşı çıktılar ilahlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak-şirk- koştular, Şimdi doğru yoldan sapan atalarımız zalim oldular biz de Doğru olan yol budur diye onların peşinden gittik, artlarından gelen bir nesildik onları takip ve taklit ederek sapıtmışız. Şu hâlde, hak dini reddeden ve uydurdukları bâtıl inanç ve ideolojileri kurumsallaştırarak Batıla çalışanların yaptıklarından dolayı onların hakkı baskı altına alan güç ve iktidar sahiplerinin yaptıkları yüzünden bizi helak eder misin?” demeyesiniz mazeret belirtmeyesiniz diye uyarıyoruz.. Andolsun ki ayetlerimiz size bütün gerçekleri anlatıyor. Atalarınızın sapmasında elbette sizin suçunuz yok. Ama saptıklarını bilerek onlara uymanız yanlıştır. Böyle yaparak siz de sapkınlardan olursunuz. Biz de sapanları cezalandırırız. doğru yolu rahatlıkla bulmanızı sağlayacak imkanlarla sizleri donattık. Böylece, hangi olumsuz şartlarda yetişmiş olursa olsun her insan, aklını vahye teslim ettiği sürece, doğruyu eğriyi birbirinden ayırt edebilecek, kendisine tebliğ edilen hakîkati kabullenmekte zorlanmayacaktır. (Allah’ın insanoğlundan aldığı bu ahid, halk arasında “Kalû belâ” adıyla bilinen ahiddir. Bu ahdin zamanı ve şekli ile ilgili olarak çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Bir kısım müfessirler bu ahdin ruhlar âleminde, insanların yaratılmasından önce cereyan ettiği görüşünü savunurken, diğer bazıları insan yaratılışının veya hayatının çeşitli aşamalarında bu ahdin alındığını söylemektedirler ki, tefsirler, bu konuda sayfalarca süren tartışmalarla doludur. Ancak âyet bu konuda bir ayrıntı vermemiş, buna karşılık birşeye dikkat çekmiştir: Her nefis, Allah huzurunda bir söz vermiş, bir taahhüt altına girmiş ve böylece, “Bizim haberimiz yoktu,” yahut “Atalarımız böyle yapmış” gibi bir mazeretin arkasına sığınma imkânı kalmamıştır. Bu konudaki ifadelerin netliği, bu dünyada gerçekten âdil bir imtihanla karşı karşıya bulunduğumuzu ortaya koymaktadır. Böyle bir ahdi bizim bu dünya hayatımızda hatırlamamamız ise imtihanın kurallarından biri olmalıdır; aksi takdirde gayba iman söz konusu olmaz ve herkes gözüyle görüp hatırladığı birşeye eşit şekilde inanmak zorunda bırakılmış olurdu.)

İlgili ayetler

A’raf Sûresi’nin tamamını okuyun

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.