Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaAyet 178
1 ayetA’raf 178
مَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَهُوَ الْمُهْتَد۪يۚ وَمَنْ يُضْلِلْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ ١٧٨
Mushaf
Okunuş
178Mey yehdi-llâhü fehüve-lmühtedî. vemey yuḍlil feülâike hümü-lḫâsirûn.
Türkçe Meal
178Kimin rehberi Allah ise işte o doğru yolu bulmuştur ve O kimin de sapıklığını onaylamışsa işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Açıklamalı meal
178Hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmesinden dolayı Allah kimi doğru yola eriştirirse o âyetlerinin rehberliğine yönelenler doğru yoldadır. Kimleri de hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmediği ve ısrarla hakkı inkâr ettiği için, cüz’î irâdesi ile tercih etmiş olduğu, hıyaneti ve kötü niyeti yüzünden, sapıklığa düşürürse onlar da ziyandadırlar. Unutmayın ki Allah ayetleri anlamak için çaba gösterenlere doğru yolunu gösterir. Onların ufkunu açar. Onları yanlışa düşmekten korur. Ama inkâr edenleri, yasalarına uymayanları şaşkınlık içinde ortada bırakır. Onlara yardım etmez. Onlar cahilliklerine bakmadan her şeyi bildiğini zannederler. Aklın ürettiği fikirlere köle olurlar. İnsanların çıkardığı yazboz yasalarının oyuncağı olurlar. Sorunlardan başlarını kaldıramazlar. Aralarında sürekli kin, nefret, intikam dolaşır. Sosyal, ekonomik, siyasi olayların gündemlerinde kaybolup giderler. Böylece şaşkınlık içinde ziyana uğrar, hayatlarını boşuna yaşamış olurlardı. (Uygun gördüğünü. Yani, kişinin seçimine göre uygun olan karşılığı vererek. Bu terkip: Allah, doğru yola iletilmeyi hak edeni doğru yola iletir; sapkınlıkta kalmayı hak edeni de sapkınlıkta bırakır; sapkınlığı gerektiren şeyler yapanı saptırır, doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir anlamına gelmektedir. Hidayet ve dalalet insanın dilemesine bağlıdır. Allah, hiç kimseyi zorla “hidayete” de “dalalete” iletmez. İman ve inkâr konusunda sorumluluk tümüyle insana aittir. Ayetteki “Şâe” sözcüğü, “dilediğini” anlamının yanı sıra, “şey edeni”, “gayret göstereni”, “bir şey elde etme çabasında olanı” anlamlarına da gelmektedir. “Ne diyor” değil de “ne demek istiyor” dikkate alındığında, “dilediğini” sözcüğü, aslında “dileyeni” anlamına gelmektedir.)
A’raf Sûresi’nin tamamını okuyun
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.