Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaAyet 1–4
4 ayetHac 1
Hac 2
Hac 3
Hac 4
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْۚ اِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَيْءٌ عَظ۪يمٌ ١ يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّٓا اَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارٰى وَمَا هُمْ بِسُكَارٰى وَلٰكِنَّ عَذَابَ اللّٰهِ شَد۪يدٌ ٢ وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَانٍ مَر۪يدٍۙ ٣ كُتِبَ عَلَيْهِ اَنَّهُ مَنْ تَوَلَّاهُ فَاَنَّهُ يُضِلُّهُ وَيَهْد۪يهِ اِلٰى عَذَابِ السَّع۪يرِ ٤
Mushaf
Okunuş
1Yâ eyyühe-nnâsü-tteḳû rabbeküm. inne zelzelete-ssâʿati şeyʾün ʿażîm.
2Yevme teravnehâ teẕhelü küllü mürḍiʿatin ʿammâ erḍaʿat vetedeʿu küllü ẕâti ḥamlin ḥamlehâ vetera-nnâse sükârâ vemâ hüm bisükârâ velâkinne ʿaẕâbe-llâhi şedîd.
3Vemine-nnâsi mey yücâdilü fi-llâhi bigayri ʿilmiv veyettebiʿu külle şeyṭânim merîd.
4Kütibe ʿaleyhi ennehû men tevellâhü feennehû yüḍillühû veyehdîhi ilâ ʿaẕâbi-sseʿîr.
Türkçe Meal
1– Ey İnsanlar, Rabbinizin azabından korunun zira o saatin bu dünyanın bozulma sarsıntısı çok büyük bir şeydir.
2Bu dünyanın sonunun geldiği o dehşetli günde, her emzikli kadın emzirdiği bebeğini unutacak, her hamile kadın da düşük yapacak. İnsanlar sarhoş olmadıkları halde sen onları sarhoşmuş gibi görürsün. Fakat Allah’ın azabı daha şiddetlidir.
3İnsanlardan kimileri şeytan tabiatlı azgınların peşinden giderler de hiçbir bilgiye dayanmaksızın Allah hakkında ileri geri konuşurlar.
4Oysa o şeytan için şöyle yazılmıştır: “Şeytanı kim dost edinirse onu saptırır ve onu yakıcı çılgın azaba sürükler”.
İlgili ayetler
Ayet 5–6
2 ayetHac 5
Hac 6
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَاِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْۜ وَنُقِرُّ فِي الْاَرْحَامِ مَا نَشَٓاءُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُٓوا اَشُدَّكُمْۚ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـًٔاۜ وَتَرَى الْاَرْضَ هَامِدَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَاَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَه۪يجٍ ٥ ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّهُ يُحْيِ الْمَوْتٰى وَاَنَّهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ ٦
Mushaf
Okunuş
5Yâ eyyühe-nnâsü in küntüm fî raybim mine-lbaʿŝi feinnâ ḫalaḳnâküm min türâbin ŝümme min nuṭfetin ŝümme min ʿaleḳatin ŝümme mim muḍgatim müḫalleḳativ vegayri müḫalleḳatil linübeyyine leküm. venüḳirru fi-lʾerḥâmi mâ neşâü ilâ ecelim müsemmen ŝümme nuḫricüküm ṭiflen ŝümme liteblügû eşüddeküm. veminküm mey yüteveffâ veminküm mey yüraddü ilâ erẕeli-lʿumüri likeylâ yaʿleme mim baʿdi ʿilmin şeyʾâ. vetera-lʾarḍa hâmideten feiẕâ enzelnâ ʿaleyhe-lmâe-htezzet verabet veembetet min külli zevcim behîc.
6Ẕâlike bienne-llâhe hüve-lḥaḳḳu veennehû yuḥyi-lmevtâ veennehû ʿalâ külli şeyʾin ḳadîr.
Türkçe Meal
5– Ey insanlar! Eğer, tekrar diriltileceğinizden bir şüpheniz varsa unutmayın ki, biz sizi ilkin topraktan, sonra bir damla sudan/spermden, sonra rahim duvarına yapışan döllenmiş yumurtadan, sonra yaratılışı kısmen tamamlanmış, kısmen de tamamlanmamış bir et parçasından yarattık. İşte size yaratılışınızın aşamalarını böylece açıklıyoruz. Derken dünyaya gelmesini dilediğimizi belirli bir süreye kadar rahimlerde tutar ve sizi bir bebek olarak dünyaya çıkarırız, sonra da gelişip büyümenize imkân sağlarız, içinizden kiminiz erken vefat ettirilir, kiminiz de ömrünün en düşkün çağı bunaklık dönemine kadar ertelenir de bildiği şeyleri bilemez hale gelir. Tıpkı kupkuru toprağı gördüğün gibi, biz oraya yağmur yağdırdığımız zaman o toprak kabarır ve canlanır ve her türden güzel bitkilerle donanır.
6İşte bu Allah’ın hak ve tek ilah olmasındandır. Hiç şüpheniz olmasın ki ölüleri diriltecek olan da O’dur ve her şeye gücü yeten de O’dur.
Ayet 7–10
4 ayetHac 7
Hac 8
Hac 9
Hac 10
وَاَنَّ السَّاعَةَ اٰتِيَةٌ لَا رَيْبَ ف۪يهَاۙ وَاَنَّ اللّٰهَ يَبْعَثُ مَنْ فِي الْقُبُورِ ٧ وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُن۪يرٍۙ ٨ ثَانِيَ عِطْفِه۪ لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ لَهُ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَنُذ۪يقُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ عَذَابَ الْحَر۪يقِ ٩ ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَاَنَّ اللّٰهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِ۟ ١٠
Mushaf
Okunuş
7Veenne-ssâʿate âtiyetül lâ raybe fîhâ veenne-llâhe yebʿaŝü men fi-lḳubûr.
8Vemine-nnâsi mey yücâdilü fi-llâhi bigayri ʿilmiv velâ hüdev velâ kitâbim münîr.
9Ŝâniye ʿiṭfihî liyüḍille ʿan sebîli-llâh. lehû fi-ddünyâ ḫizyüv venüẕîḳuhû yevme-lḳiyâmeti ʿaẕâbe-lḥarîḳ.
10Ẕâlike bimâ ḳaddemet yedâke veenne-llâhe leyse biżallâmil lilʿabîd.
Türkçe Meal
7İyi bilin ki o saat mutlaka gelecektir, bunda hiçbir şüphe yoktur ve kuşkusuz Allah kabirlerdeki ölüleri de yeniden diriltecektir.
8İnsanlardan kimileri vardır ki, herhangi bir bilgiye, bir kılavuza ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmadan Allah hakkında ileri geri konuşur.
9İnsanları Allah’ın yolundan saptırmak için her renge girer. Bu tipin dünyadaki payı rezil rüsva olmaktır, kıyamet günü de biz ona yakıcı azabı tattıracağız.
10Ve işte bu işlediğin suçların bir karşılığıdır. Yoksa Allah’ın kullarına haksızlık edip zulmetme ihtimali yoktur.
İlgili ayetler
Ayet 11–13
3 ayetHac 11
Hac 12
Hac 13
وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَعْبُدُ اللّٰهَ عَلٰى حَرْفٍۚ فَاِنْ اَصَابَهُ خَيْرٌۨ اطْمَاَنَّ بِه۪ۚ وَاِنْ اَصَابَتْهُ فِتْنَةٌۨ انْقَلَبَ عَلٰى وَجْهِه۪۠ خَسِرَ الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةَۜ ذٰلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُب۪ينُ ١١ يَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَضُرُّهُ وَمَا لَا يَنْفَعُهُۜ ذٰلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَع۪يدُ ١٢ يَدْعُوا لَمَنْ ضَرُّهُٓ اَقْرَبُ مِنْ نَفْعِه۪ۜ لَبِئْسَ الْمَوْلٰى وَلَبِئْسَ الْعَش۪يرُ ١٣
Mushaf
Okunuş
11Vemine-nnâsi mey yaʿbüdü-llâhe ʿalâ ḥarf. fein eṣâbehû ḫayrun-ṭmeenne bih. vein eṣâbethü fitnetün-nḳalebe ʿalâ vechih. ḫasira-ddünyâ velʾâḫirah. ẕâlike hüve-lḫusrânü-lmübîn.
12Yedʿû min dûni-llâhi mâ lâ yeḍurruhû vemâ lâ yenfeʿuh. ẕâlike hüve-ḍḍalâlü-lbeʿîd.
13Yedʿû lemen ḍarruhû aḳrabü min nefʿih. lebiʾse-lmevlâ velebiʾse-lʿaşîr.
Türkçe Meal
11Yine insanlardan kimi de vardır ki, tam uçurumun kenarında Allah’a kulluk eder. Nitekim o dinden menfaat sağladığında bununla sevinir. Eğer bir sıkıntıyla sınanacak olursa hemen yüzüstü dönüverir. Böylece dünyayı da ahireti de kaybeder. İşte apaçık hüsran budur.
12Sonra da Allah’tan önce kendisine zarar da yarar da sağlayamayacak cansızlara dua ile yalvarıp yakarır. İşte en derin sapıklık budur.
13Ardından da zararı yararından daha fazla olan kişiye yalvarıp yakarır. Ne kötü bir mevla, efendidir o ve ne kötü bir topluluktur o!
Ayet 14
1 ayetHac 14
اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يُر۪يدُ ١٤
Mushaf
Okunuş
14İnne-llâhe yüdḫilü-lleẕîne âmenû veʿamilu-ṣṣâliḥâti cennâtin tecrî min taḥtihe-lʾenhâr. inne-llâhe yefʿalü mâ yürîd.
Türkçe Meal
14Şüphesiz ki Allah, iman eden ve iyi ve yararlı işler yapanları tabanından ırmakların çağladığı cennetlere koyacaktır. Allah, dilediği her şeyi gerçekleştirir.
İlgili ayetler
Ayet 15
1 ayetHac 15
مَنْ كَانَ يَظُنُّ اَنْ لَنْ يَنْصُرَهُ اللّٰهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ اِلَى السَّمَٓاءِ ثُمَّ لْيَقْطَعْ فَلْيَنْظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُ مَا يَغ۪يظُ ١٥
Mushaf
Okunuş
15Men kâne yeżunnü el ley yenṣurahü-llâhü fi-ddünyâ velʾâḫirati felyemdüd bisebebin ile-ssemâi ŝümme liyaḳṭaʿ felyenżur hel yüẕhibenne keydühû mâ yegîż.
Türkçe Meal
15Her kim Allah’ın bu dünyada ve ahirette kendisine doğrudan asla yardım edemeyeceğini düşünüyorsa, o zaman bir sebebe tutunup yücelere doğru bir yönelsin; sonra da kendisine yardım edeceğini zannettiği kişilerle ilişkisini kessin, baksın bakalım bu yaptığı şey onun içine düştüğü sıkıntıyı giderecek mi yoksa gidermeyecek mi?
İlgili ayetler
Ayet 16
1 ayetHac 16
وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍۙ وَاَنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يُر۪يدُ ١٦
Mushaf
Ayet 17
1 ayetHac 17
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالصَّابِـ۪ٔينَ وَالنَّصَارٰى وَالْمَجُوسَ وَالَّذ۪ينَ اَشْرَكُواۗ اِنَّ اللّٰهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌ ١٧
Mushaf
Okunuş
17İnne-lleẕîne âmenû velleẕîne hâdû veṣṣâbiʾîne venneṣârâ velmecûse velleẕîne eşrakû. inne-llâhe yefṣilü beynehüm yevme-lḳiyâmeh. inne-llâhe ʿalâ külli şeyʾin şehîd.
Türkçe Meal
17Hiç şüphe yok ki, iman edenler, Yahudiler, Sabiiler, Hıristiyanlar, Mecusiler ve müşrikler arasında hükmü kıyamet günü Allah verecektir. Şüphesiz Allah her şeye şahittir.
Ayet 18
1 ayetHac 18
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يَسْجُدُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَٓابُّ وَكَث۪يرٌ مِنَ النَّاسِۜ وَكَث۪يرٌ حَقَّ عَلَيْهِ الْعَذَابُۜ وَمَنْ يُهِنِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُكْرِمٍۜ اِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ ١٨
Mushaf
Okunuş
18Elem tera enne-llâhe yescüdü lehû men fi-ssemâvâti vemen fi-lʾarḍi veşşemsü velḳameru vennücûmü velcibâlü veşşeceru veddevâbbü vekeŝîrum mine-nnâs. vekeŝîrun ḥaḳḳa ʿaleyhi-lʿaẕâb. vemey yühini-llâhü femâ lehû mim mükrim. inne-llâhe yefʿalü mâ yeşâ.
Türkçe Meal
18Görmüyor musun ki göklerde ve yerde olan herkes, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, canlılar ve insanlardan çoğu Allah’ın yasalarına secde ile boyun eğiyor. İnsanların çoğu da azabı hak etmiştir. Allah’ın hor ve hakir kıldığına kimse şeref ve itibar kazandıramaz. Kuşkusuz Allah dilediğini mutlaka gerçekleştirir.
Ayet 19–22
4 ayetHac 19
Hac 20
Hac 21
Hac 22
هٰذَانِ خَصْمَانِ اخْتَصَمُوا ف۪ي رَبِّهِمْۘ فَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِنْ نَارٍۜ يُصَبُّ مِنْ فَوْقِ رُؤُ۫سِهِمُ الْحَم۪يمُۚ ١٩ يُصْهَرُ بِه۪ مَا ف۪ي بُطُونِهِمْ وَالْجُلُودُۜ ٢٠ وَلَهُمْ مَقَامِعُ مِنْ حَد۪يدٍ ٢١ كُلَّمَٓا اَرَادُٓوا اَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا مِنْ غَمٍّ اُع۪يدُوا ف۪يهَا وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ۟ ٢٢
Mushaf
Okunuş
19Hâẕâni ḫaṣmâni-ḫteṣamû fî rabbihim. felleẕîne keferû ḳuṭṭiʿat lehüm ŝiyâbüm min nârin. yüṣabbü min fevḳi ruûsihimü-lḥamîm.
20Yuṣheru bihî mâ fî büṭûnihim velcülûd.
21Velehüm meḳâmiʿu min ḥadîd.
22Küllemâ erâdû ey yaḫrucû minhâ min gammin üʿîdû fîhâ veẕûḳû ʿaẕâbe-lḥarîḳ.
Türkçe Meal
19Birbirlerine karşıt işte şu iki grup Rabbleri hakkında hep tartışa gelmişlerdir. Onlardan inanmayanlar için ateşten elbiseler biçilecek ve başlarından aşağı kaynamış su boşaltılacak.
20O suyla iç organları ve derileri eriyip dökülecek.
21Onlara demirden topuzlarla azap edilecek.
22Her ne zaman onlar acı ve ıstıraptan bunalıp oradan çıkmaya yeltenseler, kendilerine “Bu yakıcı azabı çekmeye mahkûmsunuz” denilerek oraya geri döndürülecekler.
Ayet 23–24
2 ayetHac 23
Hac 24
اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤً۬اۜ وَلِبَاسُهُمْ ف۪يهَا حَر۪يرٌ ٢٣ وَهُدُٓوا اِلَى الطَّيِّبِ مِنَ الْقَوْلِۗ وَهُدُٓوا اِلٰى صِرَاطِ الْحَم۪يدِ ٢٤
Mushaf
Okunuş
23İnne-llâhe yüdḫilü-lleẕîne âmenû veʿamilu-ṣṣâliḥâti cennâtin tecrî min taḥtihe-lʾenhâru yüḥallevne fîhâ min esâvira min ẕehebiv velüʾlüâ. velibâsühüm fîhâ ḥarîr.
24Vehüdû ile-ṭṭayyibi mine-lḳavl. vehüdû ilâ ṣirâṭi-lḥamîd.
Türkçe Meal
23Buna karşın Allah, iman eden iyi ve güzel işler yapanları tabanından ırmakların çağladığı cennetlere yerleştirecek. Bunlar orada altın bilezik ve inciler takınacaklar ve oradaki elbiseleri ise ipekten olacaktır.
24Zira onlar sözün en güzeli olan Kuran’a yöneldiler, böylece övgüye layık olanın yoluna.
Ayet 25
1 ayetHac 25
اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الَّذ۪ي جَعَلْنَاهُ لِلنَّاسِ سَوَٓاءًۨ الْعَاكِفُ ف۪يهِ وَالْبَادِۜ وَمَنْ يُرِدْ ف۪يهِ بِاِلْحَادٍ بِظُلْمٍ نُذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ۟ ٢٥
Mushaf
Okunuş
25İnne-lleẕîne keferû veyeṣuddûne ʿan sebîli-llâhi velmescidi-lḥarâmi-lleẕî ceʿalnâhü linnâsi sevâeni-lʿâkifü fîhi velbâd. vemey yürid fîhi biilḥâdim biżulmin nüẕiḳhü min ʿaẕâbin elîm.
Türkçe Meal
25Fakat gerçekleri örtbas eden kâfirler ve insanları Allah’ın yolundan ve yerli yabancı herkes için eşit bir ibadet mekânı kıldığımız Mescid-i Haram’dan alıkoyanlar iyi bilsinler ki, kim orada zorbalıkla ve zorla insanları yanlışa saptırmak isterse biz ona acıklı bir azap tattıracağız.
İlgili ayetler
Ayet 26–29
4 ayetHac 26
Hac 27
Hac 28
Hac 29
وَاِذْ بَوَّاْنَا لِاِبْرٰه۪يمَ مَكَانَ الْبَيْتِ اَنْ لَا تُشْرِكْ ب۪ي شَيْـًٔا وَطَهِّرْ بَيْتِيَ لِلطَّٓائِف۪ينَ وَالْقَٓائِم۪ينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ ٢٦ وَاَذِّنْ فِي النَّاسِ بِالْحَجِّ يَاْتُوكَ رِجَالًا وَعَلٰى كُلِّ ضَامِرٍ يَاْت۪ينَ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَم۪يقٍۙ ٢٧ لِيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ ف۪ٓي اَيَّامٍ مَعْلُومَاتٍ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَه۪يمَةِ الْاَنْعَامِۚ فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْبَٓائِسَ الْفَق۪يرَۘ ٢٨ ثُمَّ لْيَقْضُوا تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَت۪يقِ ٢٩
Mushaf
Okunuş
26Veiẕ bevveʾnâ liibrâhîme mekâne-lbeyti el lâ tüşrik bî şeyʾev veṭahhir beytiye liṭṭâifîne velḳâimîne verrukkeʿi-ssücûd.
27Veeẕẕin fi-nnâsi bilḥacci yeʾtûke ricâlev veʿalâ külli ḍâmiriy yeʾtîne min külli feccin ʿamîḳ.
28Liyeşhedû menâfiʿa lehüm veyeẕkürü-sme-llâhi fî eyyâmim maʿlûmâtin ʿalâ mâ razeḳahüm mim behîmeti-lʾenʿâm. fekülû minhâ veaṭʿimü-lbâise-lfeḳîr.
29Ŝümme liyaḳḍû tefeŝehüm velyûfû nüẕûrahüm velyeṭṭavvefû bilbeyti-lʿatîḳ.
Türkçe Meal
26Hani biz İbrahim’e Kâbe’nin yerini gösterdiğimizde ona:
– Sakın bana hiç bir şeyi ortak ederek şirk koşma ve beytimi, tavaf edecekler, kıyama duracaklar, rükû ve secde edecekler için temiz tut, diye emretmiştik.
27Ve İnsanlar arasında haccı ilan et ki dünyanın dört bir yanından gerek yaya ve gerekse bineklerle sana gelsinler.
28Böylece haccın kendilerine sağlayacağı yararlara şahit olsunlar ve belirli günlerde O’nun kendilerine ihsan ettiği kurbanlık hayvanları, üzerine Allah’ın adını anarak kessinler. Artık bu kurbanların etinden hem siz yiyin, hem de darda olan yoksula yedirin.
29Sonra da ihramdan çıkarak yıkanıp temizlensinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt- i Atik- i/özgürlük evi Kâbe’yi tavaf etsinler.
İlgili ayetler
26Bakara 124Bakara 144Âl-i İmran 96Âl-i İmran 97Hac 28Hac 29
29Bakara 124Bakara 144Âl-i İmran 96Âl-i İmran 97Hac 25Hac 28
Ayet 30–31
2 ayetHac 30
Hac 31
ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللّٰهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۜ وَاُحِلَّتْ لَكُمُ الْاَنْعَامُ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا الرِّجْسَ مِنَ الْاَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِۙ ٣٠ حُنَفَٓاءَ لِلّٰهِ غَيْرَ مُشْرِك۪ينَ بِه۪ۜ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَكَاَنَّمَا خَرَّ مِنَ السَّمَٓاءِ فَتَخْطَفُهُ الطَّيْرُ اَوْ تَهْو۪ي بِهِ الرّ۪يحُ ف۪ي مَكَانٍ سَح۪يقٍ ٣١
Mushaf
Okunuş
30Ẕâlik. vemey yüʿażżim ḥurumâti-llâhi fehüve ḫayrul lehû ʿinde rabbih. veüḥillet lekümü-lʾenʿâmü illâ mâ yütlâ ʿaleyküm fectenibü-rricse mine-lʾevŝâni vectenibû ḳavle-zzûr.
31Ḥunefâe lillâhi gayra müşrikîne bih. vemey yüşrik billâhi fekeennemâ ḫarra mine-ssemâi fetaḫṭafühu-ṭṭayru ev tehvî bihi-rrîḥu fî mekânin seḥîḳ.
Türkçe Meal
30İşte böyle, artık kim Allah’ın yasaklarına saygı gösterirse, Rabbi katında bu onun için daha hayırlıdır. Zaten size bildirilenlerin dışında bütün hayvanlar size helal kılınmıştır. Öyleyse putlaştırmadan kaynaklanan pislikten ve her türlü asılsız inançtan da uzak durun.
31Şirkten yüz çevirerek yalnız Allah’a yönelmiş Hanifler/muvahhitler olun. Zira kim Allah’a ortak koşar da müşrik olursa, gökten düşüp de parçalarını yırtıcı kuşların gagaladığı veya rüzgârın ıssız bir köşeye savurup attığı kimse gibi olur.
Ayet 32
1 ayetHac 32
ذٰلِكَۗ وَمَنْ يُعَظِّمْ شَعَٓائِرَ اللّٰهِ فَاِنَّهَا مِنْ تَقْوَى الْقُلُوبِ ٣٢
Mushaf
Okunuş
32Ẕâlik. vemey yüʿażżim şeʿâira-llâhi feinnehâ min taḳve-lḳulûb.
Türkçe Meal
32İşte müşriklerin durumu böyledir, ama kim de Allah’ın sembollerine saygı ve ihtimam/özen gösterirse elbette bu kalplerin duyarlı ve bilinçli olmasındandır.
İlgili ayetler
Ayet 33
1 ayetHac 33
لَكُمْ ف۪يهَا مَنَافِعُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّهَٓا اِلَى الْبَيْتِ الْعَت۪يقِ۟ ٣٣
Mushaf
Okunuş
33Leküm fîhâ menâfiʿu ilâ ecelim müsemmen ŝümme meḥillühâ ile-lbeyti-lʿatîḳ.
Türkçe Meal
33Kurbanlık hayvanlardan belirli bir vakte kadar istifade edebilirsiniz nihayet onların kurban edilmek üzere varacakları son yer Beyti’l- Atik’tir Kâbe’dir.
Ayet 34–35
2 ayetHac 34
Hac 35
وَلِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلٰى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَه۪يمَةِ الْاَنْعَامِۜ فَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَلَهُٓ اَسْلِمُواۜ وَبَشِّرِ الْمُخْبِت۪ينَۙ ٣٤ اَلَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَالصَّابِر۪ينَ عَلٰى مَٓا اَصَابَهُمْ وَالْمُق۪يمِي الصَّلٰوةِۙ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ ٣٥
Mushaf
Okunuş
34Velikülli ümmetin ceʿalnâ mensekel liyeẕkürü-sme-llâhi ʿalâ mâ razeḳahüm mim behîmeti-lʾenʿâm. feilâhüküm ilâhüv vâḥidün felehû eslimû. vebeşşiri-lmuḫbitîn.
35Elleẕîne iẕâ ẕükira-llâhü vecilet ḳulûbühüm veṣṣâbirîne ʿalâ mâ eṣâbehüm velmüḳîmi-ṣṣalâti vemimmâ razaḳnâhüm yünfiḳûn.
Türkçe Meal
34Biz her ümmete kurban kesmeyi ibadet kıldık ki, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine O’nun adını ansınlar. Unutmayın ki sizin ilahınız tek bir ilahtır. Öyleyse tüm benliğinizle O’na teslim olun. Sen, Allah’a yürekten boyun eğenleri müjdele!
35Onlar ki, ne zaman Allah’ın adı anılsa kalpleri ürperir. Başlarına gelen sıkıntılara sabrederler, namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan bağışlarlar.
İlgili ayetler
Ayet 36–37
2 ayetHac 36
Hac 37
وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَٓائِرِ اللّٰهِ لَكُمْ ف۪يهَا خَيْرٌۗ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا صَوَٓافَّۚ فَاِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّۜ كَذٰلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ ٣٦ لَنْ يَنَالَ اللّٰهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَٓاؤُ۬هَا وَلٰكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوٰى مِنْكُمْۜ كَذٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْۜ وَبَشِّرِ الْمُحْسِن۪ينَ ٣٧
Mushaf
Okunuş
36Velbüdne ceʿalnâhâ leküm min şeʿâiri-llâhi leküm fîhâ ḫayr. feẕkürü-sme-llâhi ʿaleyhâ ṣavâff. feiẕâ vecebet cünûbühâ fekülû minhâ veaṭʿimü-lḳâniʿa velmüʿterr. keẕâlike seḫḫarnâhâ leküm leʿalleküm teşkürûn.
37Ley yenâle-llâhe lüḥûmühâ velâ dimâühâ velâkiy yenâlühü-ttaḳvâ minküm. keẕâlike seḫḫarahâ leküm litükebbirü-llâhe ʿalâ mâ hedâküm. vebeşşiri-lmuḥsinîn.
Türkçe Meal
36Biz develerin kurban edilmesini de Allah’ın sembollerinden kıldık, bu hayvanlarda sizin için birçok faydalar vardır. Onları sıra sıra diz çöktürülmüş bir halde kurban ederken üzerlerine Allah’ın adını anın, nihayet yan üstü yere düşünce de onlardan hem siz yiyin hem de isteyebilen ve isteyemeyen muhtaçlara yedirin. İşte böylece nimetlerin hakkını veresiniz diye biz bu hayvanları sizin istifadenize sunduk.
37Zira onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşmaz. Fakat sizden Allah’a ulaşacak olan sadece dininizdeki samimiyetinizdir. İşte böylece O, bu hayvanları istifadenize sunmuştur ki size sunduğu nimetler sebebiyle tekbir getirerek Allah’ı yüceltin. Öyleyse sen bu ibadeti güzelce yerine getirenleri müjdele!
Ayet 38
1 ayetHac 38
اِنَّ اللّٰهَ يُدَافِعُ عَنِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ۟ ٣٨
Mushaf
Okunuş
38İnne-llâhe yüdâfiʿu ʿani-lleẕîne âmenû. inne-llâhe lâ yüḥibbü külle ḫavvânin kefûr.
Türkçe Meal
38Şüphesiz Allah, inanıp güvenenleri savunur. Çünkü Allah hiç bir hain nankör kâfiri sevmez.
İlgili ayetler
Ayet 39–40
2 ayetHac 39
Hac 40
اُذِنَ لِلَّذ۪ينَ يُقَاتَلُونَ بِاَنَّهُمْ ظُلِمُواۜ وَاِنَّ اللّٰهَ عَلٰى نَصْرِهِمْ لَقَد۪يرٌۙ ٣٩ اَلَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ اِلَّٓا اَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللّٰهُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ ف۪يهَا اسْمُ اللّٰهِ كَث۪يرًاۜ وَلَيَنْصُرَنَّ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ ٤٠
Mushaf
Okunuş
39Üẕine lilleẕîne yüḳâtelûne biennehüm żulimû. veinne-llâhe ʿalâ naṣrihim leḳadîr.
40Elleẕîne uḫricû min diyârihim bigayri ḥaḳḳin illâ ey yeḳûlû rabbüne-llâh. velevlâ defʿu-llâhi-nnâse baʿḍahüm bibaʿḍil lehüddimet ṣavâmiʿu vebiyeʿuv veṣalevâtüv vemesâcidü yüẕkeru fîhe-smü-llâhi keŝîrâ. veleyenṣuranne-llâhü mey yenṣuruh. inne-llâhe leḳaviyyün ʿazîz.
Türkçe Meal
39Haksız yere saldırıya uğrayanlara savaşma izni verilmiştir. Elbette Allah onlara yardım etmeye kadirdir.
40Onlar ki, sadece “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için, haksız yere yurtlarından çıkartılmışlardır. Eğer Allah insanların bir kısmını, diğer bir kısmıyla bertaraf etmemiş olsaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah’ın isminin çokça anıldığı mescitler yıkılıp giderdi. Allah kendi dinine destek verenlere elbette yardım edecektir. Çünkü Allah çok güçlüdür ve mutlak üstündür.
İlgili ayetler
Ayet 41
1 ayetHac 41
اَلَّذ۪ينَ اِنْ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْاَرْضِ اَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ وَاَمَرُوا بِالْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا عَنِ الْمُنْكَرِۜ وَلِلّٰهِ عَاقِبَةُ الْاُمُورِ ٤١
Mushaf
Okunuş
41Elleẕîne im mekkennâhüm fi-lʾarḍi eḳâmu-ṣṣalâte veâtevu-zzekâte veemerû bilmaʿrûfi venehev ʿani-lmünker. velillâhi ʿâḳibetü-lʾümûr.
Türkçe Meal
41Eğer onlara yeryüzünde güç ve imkân verirsek, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, iyiliği emrederler, kötülüğe engel olurlar. Nihayetinde işlerin sonucunu belirlemek Allah’a aittir.
İlgili ayetler
Ayet 42–44
3 ayetHac 42
Hac 43
Hac 44
وَاِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَثَمُودُۙ ٤٢ وَقَوْمُ اِبْرٰه۪يمَ وَقَوْمُ لُوطٍۙ ٤٣ وَاَصْحَابُ مَدْيَنَۚ وَكُذِّبَ مُوسٰى فَاَمْلَيْتُ لِلْكَافِر۪ينَ ثُمَّ اَخَذْتُهُمْۚ فَكَيْفَ كَانَ نَك۪يرِ ٤٤
Mushaf
Okunuş
42Veiy yükeẕẕibûke feḳad keẕẕebet ḳablehüm ḳavmü nûḥiv veʿâdüv veŝemûd.
43Veḳavmü ibrâhîme veḳavmü lûṭ.
44Veaṣḥâbü medyen. veküẕẕibe mûsâ feemleytü lilkâfirîne ŝümme eḫaẕtühüm. fekeyfe kâne nekîr.
Türkçe Meal
42Eğer onlar seni yalanlıyorlarsa bil ki, daha önce Nuh kavmi, Ad ve Semud da yalancılıkla suçlanmışlardı.
43İbrahim’in kavmi, Lut’un kavmi de.
44Medyen halkı da. Musa da yalanlanmıştı. Ben de kâfirlere mühlet verdim sonra da onları kıskıvrak yakaladım. Nasılmış inanmayanların akıbeti?
İlgili ayetler
Ayet 45–46
2 ayetHac 45
Hac 46
فَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَش۪يدٍ ٤٥ اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَٓا اَوْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَاۚ فَاِنَّهَا لَا تَعْمَى الْاَبْصَارُ وَلٰكِنْ تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّت۪ي فِي الصُّدُورِ ٤٦
Mushaf
Okunuş
45Fekeeyyim min ḳaryetin ehleknâhâ vehiye żâlimetün fehiye ḫâviyetün ʿalâ ʿurûşihâ vebiʾrim müʿaṭṭaletiv veḳaṣrim meşîd.
46Efelem yesîrû fi-lʾarḍi fetekûne lehüm ḳulûbüy yaʿḳilûne bihâ ev âẕânüy yesmeʿûne bihâ. feinnehâ lâ taʿme-lʾebṣâru velâkin taʿme-lḳulûbü-lletî fi-ṣṣudûr.
Türkçe Meal
45Biz vaktiyle çığırından çıkmış nice memleketleri helak ettik. Sonunda o şehirlerin altını üstüne getirdik böylece kuyuları kurumuş ve heybetli sarayları yerle bir olmuştur.
46Şimdi onlar bu memleketlerde hiç gezip dolaşmıyorlar mı? Bu sayede akılları bazı şeylere erse kulakları da gerçekleri işitse de ibret alsalar. Ne var ki sadece gözler kör olmuyor fakat sinelerdeki gönül gözleri kör oluyor.
İlgili ayetler
Ayet 47
1 ayetHac 47
وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِ وَلَنْ يُخْلِفَ اللّٰهُ وَعْدَهُۜ وَاِنَّ يَوْمًا عِنْدَ رَبِّكَ كَاَلْفِ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ ٤٧
Mushaf
Okunuş
47Veyestaʿcilûneke bilʿaẕâbi veley yuḫlife-llâhü vaʿdeh. veinne yevmen ʿinde rabbike keelfi senetim mimmâ teʿuddûn.
Türkçe Meal
47Kalkmışlar bir de senden azabı acele getirmeni istiyorlar. Şunu iyi bilsinler ki Allah verdiği vaatten asla dönmez. Fakat Rabbinin katında bir gün, sizin hesabınıza göre bin yıl gibidir.
İlgili ayetler
Ayet 48
1 ayetHac 48
وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ اَمْلَيْتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ اَخَذْتُهَاۚ وَاِلَيَّ الْمَص۪يرُ۟ ٤٨
Mushaf
Okunuş
48Vekeeyyim min ḳaryetin emleytü lehâ vehiye żâlimetün ŝümme eḫaẕtühâ. veileyye-lmeṣîr.
Türkçe Meal
48Halkı çığırından çıkmış nice ülkeler var ki, ben, onlara önce mühlet verdim, sonra da onları kıskıvrak yakaladım. Önünde sonunda dönüş banadır.
İlgili ayetler
Ayet 49–51
3 ayetHac 49
Hac 50
Hac 51
قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّمَٓا اَنَا۬ لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۚ ٤٩ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَر۪يمٌ ٥٠ وَالَّذ۪ينَ سَعَوْا ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ ٥١
Mushaf
Okunuş
49Ḳul yâ eyyühe-nnâsü innemâ ene leküm neẕîrum mübîn.
50Felleẕîne âmenû veʿamilu-ṣṣâliḥâti lehüm magfiratüv verizḳun kerîm.
51Velleẕîne seʿav fî âyâtinâ müʿâcizîne ülâike aṣḥâbü-lceḥîm.
Türkçe Meal
49De ki:
– Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim.
50İman edip, iyi ve güzel işler yapanlara sınırsız bir bağışlama ve güzel bir nimet vardır.
51Ama ayetlerimizi geçersiz kılmak için çaba harcayanlar ise, işte onlar cehennemi boylayacaklar.
Ayet 52
1 ayetHac 52
وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ وَلَا نَبِيٍّ اِلَّٓا اِذَا تَمَنّٰٓى اَلْقَى الشَّيْطَانُ ف۪ٓي اُمْنِيَّتِه۪ۚ فَيَنْسَخُ اللّٰهُ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ ثُمَّ يُحْكِمُ اللّٰهُ اٰيَاتِه۪ۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌۙ ٥٢
Mushaf
Okunuş
52Vemâ erselnâ min ḳablike mir rasûliv velâ nebiyyin illâ iẕâ temennâ elḳa-şşeyṭânü fî ümniyyetih. feyenseḫu-llâhü mâ yülḳi-şşeyṭânü ŝümme yuḥkimü-llâhü âyâtih. vellâhü ʿalîmün ḥakîm.
Türkçe Meal
52Senden önce hiç bir elçi ve nebi göndermedik ki, bir şeyi temenni ettiği zaman, şeytan onun arzusuna vesvese karıştırmış olmasın. Ama Allah, şeytanın karıştırdığını giderir ve Allah, ayetlerini sağlamlaştırır. Zira Allah her şeyi bilen ve her hükmü doğru olandır.
İlgili ayetler
Ayet 53
1 ayetHac 53
لِيَجْعَلَ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْۜ وَاِنَّ الظَّالِم۪ينَ لَف۪ي شِقَاقٍ بَع۪يدٍۙ ٥٣
Mushaf
Okunuş
53Liyecʿale mâ yülḳi-şşeyṭânü fitnetel lilleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuv velḳâsiyeti ḳulûbühüm. veinne-żżâlimîne lefî şiḳâḳim beʿîd.
Türkçe Meal
53Allah şeytanın karıştırdığı bu sözlerle, kalplerinde hastalık bulunan ve kalpleri kaskatı olan kimseleri sınamıştır. Hiç kuşku yok ki Allah’ın mesajını karıştırmak isteyen zalimler derin bir düşmanlık içindeler.
İlgili ayetler
Ayet 54
1 ayetHac 54
وَلِيَعْلَمَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَيُؤْمِنُوا بِه۪ فَتُخْبِتَ لَهُ قُلُوبُهُمْۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهَادِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ ٥٤
Mushaf
Okunuş
54Veliyaʿleme-lleẕîne ûtü-lʿilme ennehü-lḥaḳḳu mir rabbike feyüʾminû bihî fetuḫbiṭa lehû ḳulûbühüm. veinne-llâhe lehâdi-lleẕîne âmenû ilâ ṣirâṭim müsteḳîm.
Türkçe Meal
54Bu aynı zamanda kendilerine ilim verilenlerin, Kuran’ın, Rabbinden gelen hak bir kitap olduğunu bilmeleri, buna iman etmeleri böylece kalplerinin yatışıp mutmain olması için de bir sınama olmuştur. Şüphesiz Allah iman edenleri doğru yoluna iletir.
Ayet 55–57
3 ayetHac 55
Hac 56
Hac 57
وَلَا يَزَالُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْهُ حَتّٰى تَاْتِيَهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً اَوْ يَاْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَق۪يمٍ ٥٥ اَلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِۜ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ ٥٦ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ ٥٧
Mushaf
Okunuş
55Velâ yezâlü-lleẕîne keferû fî miryetim minhü ḥattâ teʾtiyehümü-ssâʿatü bagteten ev yeʾtiyehüm ʿaẕâbü yevmin ʿaḳîm.
56Elmülkü yevmeiẕil lillâh. yaḥkümü beynehüm. felleẕîne âmenû veʿamilu-ṣṣâliḥâti fî cennâti-nneʿîm.
57Velleẕîne keferû vekeẕẕebû biâyâtinâ feülâike lehüm ʿaẕâbüm mühîn.
Türkçe Meal
55Gerçekleri örtbas eden kâfirler ise ansızın o saat bu dünyanın sonu gelinceye kadar veya kurtuluşu olmayan günün azabı kendilerine gelinceye kadar bu Kuran hakkında şüphe içinde olmaya devam eder dururlar.
56İşte o gün hükümranlık tamamen Allah’ındır. Aralarındaki hükmü, O verecektir. İman edip, iyi ve güzel işler yapanlar nimetlerle dolu cennetlerde olacaklar.
57Gerçeği örtbas edip ayetlerimiz karşısında yalana sarılan kâfirlere ise, işte onlara onur kırıcı bir azap vardır.
Ayet 58–60
3 ayetHac 58
Hac 59
Hac 60
وَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ قُتِلُٓوا اَوْ مَاتُوا لَيَرْزُقَنَّهُمُ اللّٰهُ رِزْقًا حَسَنًاۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ ٥٨ لَيُدْخِلَنَّهُمْ مُدْخَلًا يَرْضَوْنَهُۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَعَل۪يمٌ حَل۪يمٌ ٥٩ ذٰلِكَۚ وَمَنْ عَاقَبَ بِمِثْلِ مَا عُوقِبَ بِه۪ ثُمَّ بُغِيَ عَلَيْهِ لَيَنْصُرَنَّهُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ ٦٠
Mushaf
Okunuş
58Velleẕîne hâcerû fî sebîli-llâhi ŝümme ḳutilû ev mâtû leyerzüḳannehümü-llâhü rizḳan ḥasenâ. veinne-llâhe lehüve ḫayru-rrâziḳîn.
59Leyüdḫilennehüm müdḫaley yerḍavneh. veinne-llâhe leʿalîmün ḥalîm.
60Ẕâlik. vemen ʿâḳabe bimiŝli mâ ʿûḳibe bihî ŝümme bügiye ʿaleyhi leyenṣurannehü-llâh. inne-llâhe leʿafüvvun gafûr.
Türkçe Meal
58Bir de Allah davası uğrunda hicret edip, sonra bu uğurda öldürülenler veya ölenler, Allah bunlara kesinlikle eşsiz güzellikte rızıklar bahşedecektir. Çünkü Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
59Allah bunları çok memnun olacakları mekânlara kesinlikle yerleştirecektir. Zira Allah her şeyi bilen ve cezalandırmada acele etmeyendir.
60İşte Allah’ın hükmü budur. Artık her kim de kendisine yapılan saldırıya aynı şekilde karşılık verir de sonra tekrar saldırıya uğrarsa Allah ona elbette yardım edecektir. Şüphesiz Allah, çok affedici ve çok bağışlayıcıdır.
İlgili ayetler
Ayet 61–62
2 ayetHac 61
Hac 62
ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِ وَاَنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌ ٦١ ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْحَقُّ وَاَنَّ مَا يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ هُوَ الْبَاطِلُ وَاَنَّ اللّٰهَ هُوَ الْعَلِيُّ الْكَب۪يرُ ٦٢
Mushaf
Okunuş
61Ẕâlike bienne-llâhe yûlicü-lleyle fi-nnehâri veyûlicü-nnehâra fi-lleyli veenne-llâhe semîʿum beṣîr.
62Ẕâlike bienne-llâhe hüve-lḥaḳḳu veenne mâ yedʿûne min dûnihî hüve-lbâṭilü veenne-llâhe hüve-lʿaliyyü-lkebîr.
Türkçe Meal
61İşte Allah’ın yardım hükmü budur. Zira Allah, geceyi gündüze katar gündüzü uzatır, gündüzü de geceye katar geceyi uzatır. Şüphesiz Allah kullarını işitendir ve görendir.
62İşte onun güç ve kudreti bu. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir. Allah ile aralarına koyup dua ile yalvarıp yakardıkları ise batılın ta kendisidir. Zira Allah’tır çok yüce ve çok büyüktür.
Ayet 63–64
2 ayetHac 63
Hac 64
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۘ فَتُصْبِحُ الْاَرْضُ مُخْضَرَّةًۜ اِنَّ اللّٰهَ لَط۪يفٌ خَب۪يرٌۚ ٦٣ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ۟ ٦٤
Mushaf
Okunuş
63Elem tera enne-llâhe enzele mine-ssemâi mââ. fetuṣbiḥu-lʾarḍu muḫḍarrah. inne-llâhe leṭîfün ḫabîr.
64Lehû mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-lʾarḍ. veinne-llâhe lehüve-lganiyyü-lḥamîd.
Türkçe Meal
63Allah’ın gökten su indirmesiyle yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmüyor musun? Allah, akıl sır ermez bir bilgiye sahip ve her şeyden haberdardır.
64Zira göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. Gerçekten Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan ve övgüye layık olandır.
Ayet 65
1 ayetHac 65
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي الْاَرْضِ وَالْفُلْكَ تَجْر۪ي فِي الْبَحْرِ بِاَمْرِه۪ۜ وَيُمْسِكُ السَّمَٓاءَ اَنْ تَقَعَ عَلَى الْاَرْضِ اِلَّا بِاِذْنِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ ٦٥
Mushaf
Okunuş
65Elem tera enne-llâhe seḫḫara leküm mâ fi-lʾarḍi velfülke tecrî fi-lbaḥri biemrih. veyümsikü-ssemâe en teḳaʿa ʿale-lʾarḍi illâ biiẕnih. inne-llâhe binnâsi leraûfür raḥîm.
Türkçe Meal
65Allah’ın yeryüzündeki her şeyi ve denizde O’nun koyduğu yasalar uyarınca akıp giden gemileri istifadenize sunduğunu, gökyüzünü tutan böylece onun yere çökmesini engelleyen yasanın sadece O’nun kudretiyle oluştuğunu görmüyor musun? Çünkü Allah, insanlara karşı gerçekten çok şefkatli ve çok merhametlidir.
Ayet 66
1 ayetHac 66
وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَحْيَاكُمْۘ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ ٦٦
Mushaf
Okunuş
66Vehüve-lleẕî aḥyâküm. ŝümme yümîtüküm ŝümme yuḥyîküm. inne-lʾinsâne lekefûr.
Türkçe Meal
66Zira O’dur size hayat veren sonra sizi öldürecek, sonra da yeniden diriltecek olan. Şu bir gerçek ki insan bu nimetlere karşı çok nankördür.
İlgili ayetler
Ayet 67–69
3 ayetHac 67
Hac 68
Hac 69
لِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَازِعُنَّكَ فِي الْاَمْرِ وَادْعُ اِلٰى رَبِّكَۜ اِنَّكَ لَعَلٰى هُدًى مُسْتَق۪يمٍ ٦٧ وَاِنْ جَادَلُوكَ فَقُلِ اللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ ٦٨ اَللّٰهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ ٦٩
Mushaf
Okunuş
67Likülli ümmetin ceʿalnâ menseken hüm nâsikûhü felâ yünâziʿanneke fi-lʾemri vedʿu ilâ rabbik. inneke leʿalâ hüdem müsteḳîm.
68Vein câdelûke feḳuli-llâhü aʿlemü bimâ taʿmelûn.
69Allâhü yaḥkümü beyneküm yevme-lḳiyâmeti fîmâ küntüm fîhi taḫtelifûn.
Türkçe Meal
67Biz her toplum için uygulayacakları ibadet tarzı belirledik. Öyleyse, kimse seni bu konuda tartışmaya çekmesin sen sadece Rabbine davet et! Hiç kuşkusuz sen, dosdoğru yol üzerindesin.
68Eğer seninle tartışırlarsa şöyle de:
– Allah yaptıklarınızı çok iyi bilmektedir.
69Allah kıyamet günü tartışıp durduğunuz konularda aranızda hükmünü verecektir.
İlgili ayetler
Ayet 70
1 ayetHac 70
اَلَمْ تَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۜ اِنَّ ذٰلِكَ ف۪ي كِتَابٍۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ ٧٠
Mushaf
Okunuş
70Elem taʿlem enne-llâhe yaʿlemü mâ fi-ssemâi velʾarḍ. inne ẕâlike fî kitâb. inne ẕâlike ʿale-llâhi yesîr.
Türkçe Meal
70Allah’ın gökte ve yerde ne varsa hepsini bildiğini bilmiyor musun? Şüphesiz bunlar bir yasada kitapta mevcuttur. Zira bu, Allah’a çok kolaydır.
Ayet 71
1 ayetHac 71
وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِه۪ سُلْطَانًا وَمَا لَيْسَ لَهُمْ بِه۪ عِلْمٌۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ نَص۪يرٍ ٧١
Mushaf
Okunuş
71Veyaʿbüdûne min dûni-llâhi mâ lem yünezzil bihî sülṭânev vemâ leyse lehüm bihî ʿilm. vemâ liżżâlimîne min neṣîr.
Türkçe Meal
71Onlar, Allah’tan önce, hakkında hiçbir belge indirmediği ve kendilerinin de hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadıkları şeylere kulluk ediyorlar. Bu müşriklerin hiçbir yardımcısı olmayacaktır.
İlgili ayetler
Ayet 72
1 ayetHac 72
وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ تَعْرِفُ ف۪ي وُجُوهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الْمُنْكَرَۜ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِالَّذ۪ينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ اٰيَاتِنَاۜ قُلْ اَفَاُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ ذٰلِكُمْۜ اَلنَّارُۜ وَعَدَهَا اللّٰهُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ۟ ٧٢
Mushaf
Okunuş
72Veiẕâ tütlâ ʿaleyhim âyâtünâ beyyinâtin taʿrifü fî vucûhi-lleẕîne keferü-lmünker. yekâdûne yesṭûne billeẕîne yetlûne ʿaleyhim âyâtinâ. ḳul efeünebbiüküm bişerrim min ẕâliküm. ennâr. veʿadehe-llâhü-lleẕîne keferû. vebiʾse-lmeṣîr.
Türkçe Meal
72Zira onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, nankör kâfirlerin yüzlerindeki nefreti hemen fark edersin. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki:
– Size bundan daha kötü bir şeyi haber vereyim mi? Cehennem! Allah onu inanmayan kâfirlere vaat etti. O ne berbat bir son duraktır.
Ayet 73–74
2 ayetHac 73
Hac 74
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٌ فَاسْتَمِعُوا لَهُۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ لَنْ يَخْلُقُوا ذُبَابًا وَلَوِ اجْتَمَعُوا لَهُۜ وَاِنْ يَسْلُبْهُمُ الذُّبَابُ شَيْـًٔا لَا يَسْتَنْقِذُوهُ مِنْهُۜ ضَعُفَ الطَّالِبُ وَالْمَطْلُوبُ ٧٣ مَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ ٧٤
Mushaf
Okunuş
73Yâ eyyühe-nnâsü ḍuribe meŝelün festemiʿû leh. inne-lleẕîne tedʿûne min dûni-llâhi ley yaḫlüḳû ẕübâbev velevi-ctemeʿû leh. veiy yeslübhümü-ẕẕübâbü şeyʾel lâ yestenḳiẕûhü minh. ḍaʿufe-ṭṭâlibü velmaṭlûb.
74Mâ ḳaderü-llâhe ḥaḳḳa ḳadrih. inne-llâhe leḳaviyyün ʿazîz.
Türkçe Meal
73– Ey insanlar, bir örnek veriliyor, şimdi iyi dinleyin! Sizin Allah’tan başka dua ile yalvarıp yakardıklarınız var ya onlar hepsi bir araya gelseler bir sinek dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, onu ondan kurtaramazlar. İsteyen de aciz, istenen de.
74Onlar, Allah’ı gerektiği gibi takdir edemediler. Oysa Allah sonsuz güç sahibidir, mutlak üstün ve galip olandır.
Ayet 75–76
2 ayetHac 75
Hac 76
اَللّٰهُ يَصْطَف۪ي مِنَ الْمَلٰٓئِكَةِ رُسُلًا وَمِنَ النَّاسِۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ بَص۪يرٌۚ ٧٥ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ ٧٦
Mushaf
Okunuş
75Allâhü yaṣṭafî mine-lmelâiketi rusülev vemine-nnâs. inne-llâhe semîʿum beṣîr.
76Yaʿlemü mâ beyne eydîhim vemâ ḫalfehüm. veile-llâhi türceʿu-lʾümûr.
Türkçe Meal
75Allah, meleklerden de elçiler seçer, insanlardan da. Şüphesiz Allah, her şeyi işitendir, her şeyi görendir.
76O, onların yaptıklarını da bilir yapacaklarını da. Zira bütün işler önünde sonunda Allah’a döner.
İlgili ayetler
Ayet 77–78
2 ayetHac 77
Hac 78
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ارْكَعُوا وَاسْجُدُوا وَاعْبُدُوا رَبَّكُمْ وَافْعَلُوا الْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ ٧٧ وَجَاهِدُوا فِي اللّٰهِ حَقَّ جِهَادِه۪ۜ هُوَ اجْتَبٰيكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِي الدّ۪ينِ مِنْ حَرَجٍۜ مِلَّةَ اَب۪يكُمْ اِبْرٰه۪يمَۜ هُوَ سَمّٰيكُمُ الْمُسْلِم۪ينَ مِنْ قَبْلُ وَف۪ي هٰذَا لِيَكُونَ الرَّسُولُ شَه۪يدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا شُهَدَٓاءَ عَلَى النَّاسِۚ فَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاعْتَصِمُوا بِاللّٰهِۜ هُوَ مَوْلٰيكُمْۚ فَنِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّص۪يرُ ٧٨
Mushaf
Okunuş
77Yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-rkeʿû vescüdû vaʿbüdû rabbeküm vefʿalü-lḫayra leʿalleküm tüfliḥûn.
78Vecâhidû fi-llâhi ḥaḳḳa cihâdih. hüve-ctebâküm vemâ ceʿale ʿaleyküm fi-ddîni min ḥarac. millete ebîküm ibrâhîm. hüve semmâkümü-lmüslimîne min ḳablü vefî hâẕâ liyekûne-rrasûlü şehîden ʿaleyküm vetekûnû şühedâe ʿale-nnâs. feeḳîmu-ṣṣalâte veâtü-zzekâte vaʿteṣimû billâh. hüve mevlâküm. feniʿme-lmevlâ veniʿme-nneṣîr.
Türkçe Meal
77– Ey iman edenler! Rükû edin, secde edin ve yalnızca Rabbinize kulluk edin, bir de iyi ve güzel işler yapın ki gerçek kurtuluşa eresiniz.
78Allah yolunda, ona layık olacak şekilde gayret gösterin. O, sizi seçkin kıldı, Dinde üzerinize bir zorluk yüklemedi. Öyleyse atanız İbrahim’in inanç sistemine uyun. Çünkü O, elçi size şahit, örnek ve model olsun siz de insanlığa şahit, örnek ve modeller olasınız diye önceki dönemlerde ve bu Kuran’da sizi sadece “Müslüman” diye isimlendirdi. Öyleyse namazı kılın, zekâtı verin ve Allah’a sımsıkı bağlanın. Zira sizin mevlanız Allah’tır. O, ne güzel Mevlâ ve O ne güzel yardımcıdır.
İlgili ayetler
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.
Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Nûr, sonra Münafikun indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla