Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الشُّعَرَاءِ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٢٢٧

Şuarâ Sûresi - Mustafa Çevik Meali (Ayetler Konu Bütünlüğü İçinde)

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça

Birlikte anlatılan ayetler gruplar hâlinde: her grubun Arapçası, okunuşu ve meali bir arada. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Şuarâ 1–6

6 ayet

طٰسٓمٓۜ ۝١ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ الْمُب۪ينِ ۝٢ لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ اَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَ ۝٣ اِنْ نَشَاْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَٓاءِ اٰيَةً فَظَلَّتْ اَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِع۪ينَ ۝٤ وَمَا يَاْت۪يهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمٰنِ مُحْدَثٍ اِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِض۪ينَ ۝٥ فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَاْت۪يهِمْ اَنْبٰٓؤُ۬ا مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ ۝٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Ṭâ-sîn-mîm.

Okunuş

2Tilke âyâtü-lkitâbi-lmübîn.

Okunuş

3Leʿalleke bâḫiʿun nefseke ellâ yekûnû müʾminîn.

Okunuş

4İn neşeʾ nünezzil ʿaleyhim mine-ssemâi âyeten feżallet aʿnâḳuhüm lehâ ḫâḍiʿîn.

Okunuş

5Vemâ yeʾtîhim min ẕikrim mine-rraḥmâni muḥdeŝin illâ kânû ʿanhü müʿriḍîn.

Okunuş

6Feḳad keẕẕebû feseyeʾtîhim embâü mâ kânû bihî yestehziûn.

Ayet 1–6

Ta. Sin. Mim. Bunlar sizin dilinizi oluşturan seslerin harfleridir. Kur’an ile sizlere konuşup, anlaştığınız, yazıştığınız dilinizin seslerinden oluşan sözlerle gerçekler açıkça bildirilmektedir.

Ey Peygamber! Onlar iman etmiyorlar diye, sen üzüntüden neredeyse kendini helak edeceksin. Şayet Biz dileseydik, onlara gökten öyle müthiş bir mucize indirirdik ki hemen hepsi o zaman boyun eğip, teslim olurlardı.

Hakikati inkâra kendilerini şartlandırmış olanlara ne zaman Rahman’ın katından uyarıcı bir peygamber ve kitap gelse, hemen onu inkâr ederler. Nitekim Kur’an’ı da yalanlayıp, alaya alıp yüz çevirmekteler. Alay edip yüz çevirdikleri davetin, gerçeğin ta kendisi olduğu onlara yakında gösterilecek.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

2Hicr 1Neml 1

İlgili ayetler

3Kehf 6Fâtır 8

İlgili ayetler

4Yunus 99İsrâ 59

Şuarâ 7–9

3 ayet

اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَى الْاَرْضِ كَمْ اَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَر۪يمٍ ۝٧ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ ۝٨ وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟ ۝٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

7Evelem yerav ile-lʾarḍi kem embetnâ fîhâ min külli zevcin kerîm.

Okunuş

8İnne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm müʾminîn.

Okunuş

9Veinne rabbeke lehüve-lʿazîzü-rraḥîm.

Ayet 7–9

Bunlar şu yeryüzüne dikkatle bakıp orada ilim ve kudretimizle her canlıdan çift çift yaratıp da, insanların faydasına sunduklarımız üzerinde hiç düşünmezler mi? Şüphesiz aklını işletenler için, bunlardan çıkarılacak dersler vardır fakat insanların çoğu yine de gerçeklere karşı gözlerini kapatırlar. Senin Rabbin gerçeği görmek, bilmek isteyenlere karşı çok merhametli ve şefkatlidir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

8En’am 35Yunus 101

İlgili ayetler

9Âl-i İmran 126

Şuarâ 10–11

2 ayet

وَاِذْ نَادٰى رَبُّكَ مُوسٰٓى اَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۙ ۝١٠ قَوْمَ فِرْعَوْنَۜ اَلَا يَتَّقُونَ ۝١١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

10Veiẕ nâdâ rabbüke mûsâ eni-ʾti-lḳavme-żżâlimîn.

Okunuş

11Ḳavme firʿavn. elâ yetteḳûn.

Ayet 10–11

Rabbin vaktiyle Musa’ya şöyle seslenmişti: “Ey Musa! Şu zalimler topluluğu Firavun’un kavmine git ve yaratılış sebepleri olan Allah merkezli bir hayatı yaşamaya davet edip, sorumluluklarını hatırlat.”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

10Tâhâ 9Tâhâ 48

Şuarâ 12–14

3 ayet

قَالَ رَبِّ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يُكَذِّبُونِۜ ۝١٢ وَيَض۪يقُ صَدْر۪ي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَان۪ي فَاَرْسِلْ اِلٰى هٰرُونَ ۝١٣ وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَاَخَافُ اَنْ يَقْتُلُونِۚ ۝١٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

12Ḳâle rabbi innî eḫâfü ey yükeẕẕibûn.

Okunuş

13Veyeḍîḳu ṣadrî velâ yenṭaliḳu lisânî feersil ilâ hârûn.

Okunuş

14Velehüm ʿaleyye ẕembün feeḫâfü ey yaḳtülûn.

Ayet 12–14

Bunun üzerine de Musa, “Ey Rabbim! Onların benim söyleyeceklerime inanmayacaklarından korkarım, bundan dolayı da dilim dolaşır, göğsüm daralır, bu yüzden kardeşim Harun’u da bana yardımcı, elçi olarak görevlendir. Ayrıca ben vaktiyle onlardan birini de öldürmüştüm, bundan dolayı ellerinde bana karşı kullanacakları bir delilleri de var, bu sebeple beni öldürmelerinden de korkuyorum.” dedi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

12A’raf 103A’raf 145

İlgili ayetler

14Kasas 15Kasas 22

Şuarâ 15–17

3 ayet

قَالَ كَلَّاۚ فَاذْهَبَا بِاٰيَاتِنَٓا اِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ ۝١٥ فَاْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَٓا اِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ ۝١٦ اَنْ اَرْسِلْ مَعَنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ ۝١٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

15Ḳâle kellâ. feẕhebâ biâyâtinâ innâ meʿaküm müstemiʿûn.

Okunuş

16Feʾtiyâ firʿavne feḳûlâ innâ rasûlü rabbi-lʿâlemîn.

Okunuş

17En ersil meʿanâ benî isrâîl.

Ayet 15–17

Allah Musa’ya, “Korkmana gerek yok, asla öyle olmayacak, Ben sizinleyim, sizi görüp gözeteceğim. Şimdi ikiniz birlikte Firavun’a gidin ve ona deyin ki: ‘Biz âlemlerin Rabbinin elçileriyiz, seni O’nun âyetleri ile insanların yaratılış sebebi olan nizam ve ahlak ile yaşamaya davet ediyoruz. Şayet kabul etmez isen İsrailoğullarının bizimle buradan ayrılmalarına izin ver.’” dedi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

15Tâhâ 65Tâhâ 69

İlgili ayetler

16Mü’min 23Mü’min 44

İlgili ayetler

17Tâhâ 47

Şuarâ 18–19

2 ayet

قَالَ اَلَمْ نُرَبِّكَ ف۪ينَا وَل۪يدًا وَلَبِثْتَ ف۪ينَا مِنْ عُمُرِكَ سِن۪ينَ ۝١٨ وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّت۪ي فَعَلْتَ وَاَنْتَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ ۝١٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

18Ḳâle elem nürabbike fînâ velîdev velebiŝte fînâ min ʿumürike sinîn.

Okunuş

19Vefeʿalte faʿleteke-lletî feʿalte veente mine-lkâfirîn.

Ayet 18–19

Musa bunları söyleyince Firavun da, “Biz seni küçük bir bebekken aramıza alıp büyütüp, yetiştirmedik mi? Ömrünün pek çok yılını bizim içimizde geçirdin, ama buna rağmen nankörlük ettin ve yapmaman gerekeni de yapıp birini öldürdün.” dedi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

18Kasas 4Kasas 14

İlgili ayetler

19İbrahim 34

Şuarâ 20–22

3 ayet

قَالَ فَعَلْتُهَٓا اِذًا وَاَنَا۬ مِنَ الضَّٓالّ۪ينَۜ ۝٢٠ فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ ل۪ي رَبّ۪ي حُكْمًا وَجَعَلَن۪ي مِنَ الْمُرْسَل۪ينَ ۝٢١ وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ اَنْ عَبَّدْتَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ ۝٢٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

20Ḳâle feʿaltühâ iẕev veenâ mine-ḍḍâllîn.

Okunuş

21Feferartü minküm lemmâ ḫiftüküm fevehebe lî rabbî ḥukmev veceʿalenî mine-lmürselîn.

Okunuş

22Vetilke niʿmetün temünnühâ ʿaleyye en ʿabbette benî isrâîl.

Ayet 20–22

Musa da Firavun’a, “Evet ben sizden biri olan o adamın ölümüne sebep oldum. Fakat o zaman şaşkınlardan, cahillerden biriydim, sizden korkup buralardan da kaçtım, sonra Rabbim bana doğru düşünme, doğru karar verme ve doğru yapma yolunu öğretti ve beni elçileri arasına kattı. Bugün benim başıma kaktığın iyilik ise İsrailoğullarını köleleştirmenin bir sonucuydu.” dedi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

20Kasas 4Kasas 14

İlgili ayetler

21Tâhâ 13

İlgili ayetler

22Mü’minûn 47

Şuarâ 23–28

6 ayet

قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَم۪ينَ ۝٢٣ قَالَ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ اِنْ كُنْتُمْ مُوقِن۪ينَ ۝٢٤ قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُٓ اَلَا تَسْتَمِعُونَ ۝٢٥ قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ ۝٢٦ قَالَ اِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذ۪ٓي اُرْسِلَ اِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ ۝٢٧ قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ اِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ ۝٢٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

23Ḳâle firʿavnü vemâ rabbü-lʿâlemîn.

Okunuş

24Ḳâle rabbü-ssemâvâti velʾarḍi vemâ beynehümâ. in küntüm mûḳinîn.

Okunuş

25Ḳâle limen ḥavlehû elâ testemiʿûn.

Okunuş

26Ḳâle rabbüküm verabbü âbâikümü-lʾevvelîn.

Okunuş

27Ḳâle inne rasûlekümü-lleẕî ürsile ileyküm lemecnûn.

Okunuş

28Ḳâle rabbü-lmeşriḳi velmagribi vemâ beynehümâ. in küntüm taʿḳilûn.

Ayet 23–28

Firavun bu defa da Musa’ya, “Ben Rab olarak burada dururken, şu âlemlerin Rabbi de kim oluyormuş ey Musa?” diye sordu. Musa ona, “Eğer sen gerçekten doğru olanı öğrenmek ve O’na yürekten inanıp, O’na göre de yaşamak istiyorsan söyleyeyim! O; göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların hepsinin Rabbi (sahibi) olandır.” dedi. Bunun üzerine Firavun etrafındakilere dönüp, “Duydunuz mu bu ne diyor?” dedi.

Musa sözlerine devamla, “O sizin de, sizden önceki atalarınızın da Rabbidir.” deyince Firavun orada bulunanlara, “Allah tarafından peygamber olarak gönderildiğini söyleyen bu Musa aklını kaçırmış, ne söylediğini bilmiyor.” dedi. Musa da ona, “O doğunun, batının ve bu ikisi arasında ne varsa hepsinin, her yerin Rabbidir, aklını kullanan her insan da bunun gerçek olduğunu görüp anlayabilir.” dedi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

23Şuarâ 24

İlgili ayetler

24Rahman 17

İlgili ayetler

25Tâhâ 47Tâhâ 56

İlgili ayetler

26Fatiha 1Fatiha 3

İlgili ayetler

27Sebe’ 8

İlgili ayetler

28En’am 164

Şuarâ 29–33

5 ayet

قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ اِلٰهًا غَيْر۪ي لَاَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُون۪ينَ ۝٢٩ قَالَ اَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُب۪ينٍ ۝٣٠ قَالَ فَاْتِ بِه۪ٓ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ ۝٣١ فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُب۪ينٌۚ ۝٣٢ وَنَزَعَ يَدَهُ فَاِذَا هِيَ بَيْضَٓاءُ لِلنَّاظِر۪ينَ۟ ۝٣٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

29Ḳâle leini-tteḫaẕte ilâhen gayrî leecʿalenneke mine-lmescûnîn.

Okunuş

30Ḳâle evelev ciʾtüke bişeyʾim mübîn.

Okunuş

31Ḳâle feʾti bihî in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

Okunuş

32Feelḳâ ʿaṣâhü feiẕâ hiye ŝüʿbânüm mübîn.

Okunuş

33Venezaʿa yedehû feiẕâ hiye beyḍâü linnâżirîn.

Ayet 29–33

Bunları duydukça daha çok hiddetlenen Firavun Musa’ya dönüp, “Benden başkasını Rab ve ilah olarak kabul etmekte ısrar edersen, andolsun seni zindana atar, orada çürütürüm.” diyerek tehditler savurmaya başladı.

Musa bu defa Firavun’a, “Peki, ben sana peygamber olduğumu, Allah’ın bana lütfettiği mucizelerle ortaya koyarsam, o zaman da mı kabul etmeyeceksin?” diye sordu. Firavun da ona: “Haydi söylediklerin doğru ise göster bakalım şu mucize delillerini.” dedi. Bunun üzerine de Musa asasını yere bıraktı ve asa birdenbire koca bir yılan oluverdi. Ardından da elini koynuna sokup çıkarınca, eli bakanların gözünü kamaştıran bir ışık kaynağına dönüşüverdi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

29Kasas 38

İlgili ayetler

30Zuhruf 46Zuhruf 56

İlgili ayetler

31Tâhâ 13Tâhâ 70

İlgili ayetler

32Tâhâ 13Tâhâ 70

İlgili ayetler

33Kasas 30Kasas 32

Şuarâ 34–35

2 ayet

قَالَ لِلْمَلَاِ حَوْلَهُٓ اِنَّ هٰذَا لَسَاحِرٌ عَل۪يمٌۙ ۝٣٤ يُر۪يدُ اَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْ بِسِحْرِه۪ۗ فَمَاذَا تَاْمُرُونَ ۝٣٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

34Ḳâle lilmelei ḥavlehû inne hâẕâ lesâḥirun ʿalîm.

Okunuş

35Yürîdü ey yuḫriceküm min arḍiküm bisiḥrih. femâẕâ teʾmürûn.

Ayet 34–35

Bunları gören Firavun şaşkınlık içinde çevresindekilere, “Bu gerçekten çok usta bir sihirbaz olmuş, sihrin büyüsüyle bizi ve toplumu etkileyip, nizamımızı ortadan kaldırıp, bizleri yurdumuzdan çıkarmanın peşinde, buna karşı nasıl bir tedbir almalıyız?” diye sordu.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

34Sâffât 15Sâd 4

İlgili ayetler

35Yunus 72Yunus 83

Şuarâ 36–37

2 ayet

قَالُٓوا اَرْجِهْ وَاَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَٓائِنِ حَاشِر۪ينَۙ ۝٣٦ يَاْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَل۪يمٍ ۝٣٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

36Ḳâlû ercih veeḫâhü vebʿaŝ fi-lmedâini ḥâşirîn.

Okunuş

37Yeʾtûke bikülli seḥḥârin ʿalîm.

Ayet 36–37

Firavun’un kurmayları olan ileri gelenler de Firavun’a, “Sen Musa ve kardeşi Harun’u bir süre burada tutup insanlarla temastan alıkoy. Bu arada bütün şehirlerine adam gönderip hüner sahibi sihirbazları buraya getir.” diyerek onu yönlendirdiler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

36A’raf 111

İlgili ayetler

37A’raf 103A’raf 145

Şuarâ 38–39

2 ayet

فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِم۪يقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍۙ ۝٣٨ وَق۪يلَ لِلنَّاسِ هَلْ اَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَۙ ۝٣٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

38Fecümiʿa-sseḥaratü limîḳâti yevmim maʿlûm.

Okunuş

39Veḳîle linnâsi hel entüm müctemiʿûn.

Ayet 38–39

Nihayet ülkeden toplanan sihirbazlar, Musa ile kararlaştırılan günde ve saatte, halkın da toplandığı meydanda karşı karşıya geldiler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

38A’raf 103A’raf 145

İlgili ayetler

39A’raf 103A’raf 145

Şuarâ 40

1 ayet

لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ اِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِب۪ينَ ۝٤٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

40Leʿallenâ nettebiʿu-sseḥarate in kânû hümü-lgâlibîn.

Ayet 40

Firavun ve adamları bir yandan kendi aralarında, “Şu sihirbazlar Musa’ya üstün gelip, onun sihirbaz olduğunu ortaya çıkarsınlar da, böylece halk onun peygamber değil, aslında kendilerini aldatan biri olduğunu görüp peşine düşmesinler. Böylece biz de ondan kurtulmuş oluruz.” diye konuşup duruyorlardı.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

40A’raf 103A’raf 145

Şuarâ 41–42

2 ayet

فَلَمَّا جَٓاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ اَئِنَّ لَنَا لَاَجْرًا اِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِب۪ينَ ۝٤١ قَالَ نَعَمْ وَاِنَّكُمْ اِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَ ۝٤٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

41Felemmâ câe-sseḥaratü ḳâlû lifirʿavne einne lenâ leecran in künnâ naḥnü-lgâlibîn.

Okunuş

42Ḳâle neʿam veinneküm iẕel lemine-lmüḳarrabîn.

Ayet 41–42

Şehirlerden toplanan sihirbazlar ise Firavun’un önüne gelerek, “Musa’yı alt ettiğimiz takdirde bize ne mükâfat vereceksin?” diye sordular. Firavun da onlara: “Galip gelmeniz halinde sizleri yanımda yüksek mevkilere getireceğim.” diye vaatte bulundu.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

41A’raf 103A’raf 145

İlgili ayetler

42A’raf 103A’raf 145

Şuarâ 43–44

2 ayet

قَالَ لَهُمْ مُوسٰٓى اَلْقُوا مَٓا اَنْتُمْ مُلْقُونَ ۝٤٣ فَاَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ اِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ ۝٤٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

43Ḳâle lehüm mûsâ elḳû mâ entüm mülḳûn.

Okunuş

44Feelḳav ḥibâlehüm veʿiṣiyyehüm veḳâlû biʿizzeti firʿavne innâ lenaḥnü-lgâlibûn.

Ayet 43–44

Nihayet Musa meydana gelen sihirbazlara, “Haydi hünerlerinizi ortaya koyun bakalım.” dedi. Sihirbazlar da ellerindeki ipleri ve asalarını yere bırakırken bir yandan da kendi aralarında, “Bizler galip gelip Firavun’un izzet ve şerefini daha da güçlendirip yücelteceğiz.” diye konuşuyorlardı.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

43A’raf 103A’raf 145

İlgili ayetler

44A’raf 103A’raf 145

Şuarâ 45–48

4 ayet

فَاَلْقٰى مُوسٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَاْفِكُونَۚ ۝٤٥ فَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِد۪ينَۙ ۝٤٦ قَالُٓوا اٰمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ ۝٤٧ رَبِّ مُوسٰى وَهٰرُونَ ۝٤٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

45Feelḳâ mûsâ ʿaṣâhü feiẕâ hiye telḳafü mâ yeʾfikûn.

Okunuş

46Feülḳiye-sseḥaratü sâcidîn.

Okunuş

47Ḳâlû âmennâ birabbi-lʿâlemîn.

Okunuş

48Rabbi mûsâ vehârûn.

Ayet 45–48

Onların ardından da Musa asasını yere bıraktı, kocaman bir yılana dönüşen Musa’nın asası sihirbazların göz boyadıkları sihirbazlık malzemelerinin hepsini yutuverdi. Bunu gören sihirbazlar secdeye kapanarak, “Musa ile Harun’un ve âlemlerin Rabbinin bizim de Rabbimiz olduğuna iman eder, O’na secde ederiz.” dediler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

45Tâhâ 9Tâhâ 72

İlgili ayetler

46A’raf 103A’raf 145

İlgili ayetler

47A’raf 103A’raf 145

İlgili ayetler

48A’raf 103A’raf 145

Şuarâ 49

1 ayet

قَالَ اٰمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ لَكُمْۚ اِنَّهُ لَكَب۪يرُكُمُ الَّذ۪ي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَۚ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَۜ لَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ اَجْمَع۪ينَ ۝٤٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

49Ḳâle âmentüm lehû ḳable en âẕene leküm. innehû lekebîrukümü-lleẕî ʿallemekümü-ssiḥr. felesevfe taʿlemûn. leüḳaṭṭiʿanne eydiyeküm veercüleküm min ḫilâfiv veleüṣallibenneküm ecmeʿîn.

Ayet 49

Gördükleri karşısında Firavun sihirbazlara seslenerek, “Ben size izin vermeden nasıl oluyor da ona inanıyorsunuz, demek ki size sihirbazlığı öğreten ustanız o ve siz onunla birlikte bana tuzak kurdunuz öyle mi? Size nasıl bir ceza vereceğimi göreceksiniz, ellerinizi ayaklarınızı çaprazlama kestirip, sonra da sizi astıracağım.” dedi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

49A’raf 103A’raf 145

Şuarâ 50–52

3 ayet

قَالُوا لَا ضَيْرَۘ اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَۚ ۝٥٠ اِنَّا نَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَٓا اَنْ كُنَّٓا اَوَّلَ الْمُؤْمِن۪ينَۜ۟ ۝٥١ وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنْ اَسْرِ بِعِبَاد۪ٓي اِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ ۝٥٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

50Ḳâlû lâ ḍayr. innâ ilâ rabbinâ münḳalibûn.

Okunuş

51İnnâ naṭmeʿu ey yagfira lenâ rabbünâ ḫaṭâyânâ en künnâ evvele-lmüʾminîn.

Okunuş

52Veevḥaynâ ilâ mûsâ en esri biʿibâdî inneküm müttebeʿûn.

Ayet 50–52

Allah’ın Rabliği ve ilahlığına iman eden sihirbazlar da Firavun’a şöyle dediler: “Senin tehditlerin bizi imanımızdan asla döndüremez, hepimiz nasıl olsa er ya da geç Rabbimize döneceğiz. Bizler bugün burada Rabbimize iman edenlerin ilkiyiz, bundan dolayı da Rabbimizin, şimdiye kadar olan günahlarımızı bağışlamasını umarız.”

Sonra Biz de Musa’ya, “Kullarımı alıp, geceleyin yola çıkar, ama şunu da bil ki, Firavun ve adamları tarafından takip edileceksiniz.” diye vahyettik.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

50A’raf 103A’raf 145

İlgili ayetler

51Tâhâ 9Tâhâ 72

İlgili ayetler

52A’raf 103A’raf 145

Şuarâ 53–56

4 ayet

فَاَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَٓائِنِ حَاشِر۪ينَۚ ۝٥٣ اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَل۪يلُونَۙ ۝٥٤ وَاِنَّهُمْ لَنَا لَغَٓائِظُونَۙ ۝٥٥ وَاِنَّا لَجَم۪يعٌ حَاذِرُونَۜ ۝٥٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

53Feersele firʿavnü fi-lmedâini ḥâşirîn.

Okunuş

54İnne hâülâi leşirẕimetün ḳalîlûn.

Okunuş

55Veinnehüm lenâ legâiżûn.

Okunuş

56Veinnâ lecemîʿun ḥâẕirûn.

Ayet 53–56

Firavun da bu arada şehirlere haberciler göndererek İsrailoğullarının soysuz, sefil, aşağılık ve nankör bir topluluk olduğunu ve ülkede karışıklık çıkarmaya çalıştıklarını o yüzden onlara karşı dikkatli ve hazırlıklı olunması gerektiğini halkına ilan ettirirken bir yandan da Mısır halkının soylu, üstün, güçlü ve asil bir halk olduğunu söyleyerek, İsrailoğullarından gelebilecek tehlikelere karşı birlik ve beraberlik içinde olmaya çağırıyordu.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

53A’raf 103A’raf 145

İlgili ayetler

54A’raf 103A’raf 145

İlgili ayetler

55A’raf 103A’raf 145

İlgili ayetler

56A’raf 103A’raf 145

Şuarâ 57–59

3 ayet

فَاَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ ۝٥٧ وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَر۪يمٍۙ ۝٥٨ كَذٰلِكَۜ وَاَوْرَثْنَاهَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۚ ۝٥٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

57Feaḫracnâhüm min cennâtiv veʿuyûn.

Okunuş

58Vekünûziv vemeḳâmin kerîm.

Okunuş

59Keẕâlik. veevraŝnâhâ benî isrâîl.

Ayet 57–59

İşte bu kibirleri ve Allah’ın daveti hayat nizamına karşı takındıkları müşrik ve kâfirce tavırlarından dolayı, onları sahip olduklarını zannettikleri has bahçelerinden, pınar başlarından, mallarından, mülklerinden ve makamlarından çekip çıkarıp, mahrum ettik. Ardından da İsrailoğullarına Firavun’un kavminin sahip olduklarından daha fazlasını bahşettik.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

57Yunus 44Yunus 45

İlgili ayetler

58Yunus 44Yunus 45

İlgili ayetler

59A’raf 137

Şuarâ 60–62

3 ayet

فَاَتْبَعُوهُمْ مُشْرِق۪ينَ ۝٦٠ فَلَمَّا تَرَٓاءَ الْجَمْعَانِ قَالَ اَصْحَابُ مُوسٰٓى اِنَّا لَمُدْرَكُونَۚ ۝٦١ قَالَ كَلَّاۚ اِنَّ مَعِيَ رَبّ۪ي سَيَهْد۪ينِ ۝٦٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

60Feetbeʿûhüm müşriḳîn.

Okunuş

61Felemmâ terâe-lcemʿâni ḳâle aṣḥâbü mûsâ innâ lemüdrakûn.

Okunuş

62Ḳâle kellâ. inne meʿiye rabbî seyehdîn.

Ayet 60–62

Nihayet İsrailoğullarının Mısır’dan ayrılmak için gece yola çıktığını öğrenen Firavun, adamları ile birlikte, gün doğarken onların peşine düştü, Musa ve onunla birlikte olanlara denizin kıyısında yaklaşınca, Musa’nın yanında bulunanlar, “Eyvah yakalandık.” dediler. Musa da onlara, “Korkmayın, Rabbim benimle, O elbette bir çıkış yolu gösterecektir.” dedi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

60Enfal 54Yunus 90

İlgili ayetler

61Yunus 103

İlgili ayetler

62Tâhâ 77

Şuarâ 63–66

4 ayet

فَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَۜ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظ۪يمِۚ ۝٦٣ وَاَزْلَفْنَا ثَمَّ الْاٰخَر۪ينَۚ ۝٦٤ وَاَنْجَيْنَا مُوسٰى وَمَنْ مَعَهُٓ اَجْمَع۪ينَۚ ۝٦٥ ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَۜ ۝٦٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

63Feevḥaynâ ilâ mûsâ eni-ḍrib biʿaṣâke-lbaḥr. fenfeleḳa fekâne küllü firḳin keṭṭavdi-lʿażîm.

Okunuş

64Veezlefnâ ŝemme-lʾâḫarîn.

Okunuş

65Veenceynâ mûsâ vemem meʿahû ecmeʿîn.

Okunuş

66Ŝümme agraḳne-lʾâḫarîn.

Ayet 63–66

Bunun üzerine Musa’ya, “Asanı denize vur.” diye vahyettik. Musa asasını vurunca deniz ortasından ikiye ayrıldı ve her iki yanı büyük iki dağ gibi su kütlesi oldu. Musa ve adamları denizin ortasında açılan yoldan karşıya geçtiler, arkalarından onları yakalamak üzere Firavun ve adamları aynı yola girince de onları sulara gömdük.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

63Tâhâ 72Tâhâ 78

İlgili ayetler

64Tâhâ 72Tâhâ 78

İlgili ayetler

65Tâhâ 72Tâhâ 78

İlgili ayetler

66Yunus 90

Şuarâ 67–68

2 ayet

اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ ۝٦٧ وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟ ۝٦٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

67İnne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm müʾminîn.

Okunuş

68Veinne rabbeke lehüve-lʿazîzü-rraḥîm.

Ayet 67–68

Elbette Musa’nın bu kıssasından alınacak ibretlik dersler vardır, fakat insanların çoğu yine de ders çıkarmamakta direniyorlar.

Gerçek şu ki, Rabbinin gücü, ilmi sınırsızdır ve O mü’minlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

67A’raf 103A’raf 145

İlgili ayetler

68Bakara 255

Şuarâ 69–74

6 ayet

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ اِبْرٰه۪يمَۢ ۝٦٩ اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَا تَعْبُدُونَ ۝٧٠ قَالُوا نَعْبُدُ اَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِف۪ينَ ۝٧١ قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ اِذْ تَدْعُونَۙ ۝٧٢ اَوْ يَنْفَعُونَكُمْ اَوْ يَضُرُّونَ ۝٧٣ قَالُوا بَلْ وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا كَذٰلِكَ يَفْعَلُونَ ۝٧٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

69Vetlü ʿaleyhim nebee ibrâhîm.

Okunuş

70İẕ ḳâle liebîhi veḳavmihî mâ taʿbüdûn.

Okunuş

71Ḳâlû naʿbüdü aṣnâmen feneżallü lehâ ʿâkifîn.

Okunuş

72Ḳâle hel yesmeʿûneküm iẕ tedʿûn.

Okunuş

73Ev yenfeʿûneküm ev yeḍurrûn.

Okunuş

74Ḳâlû bel vecednâ âbâenâ keẕâlike yefʿalûn.

Ayet 69–74

Ey Peygamber! Sen onlara İbrahim’in başından geçenleri de anlat. Hani o babasına ve kavmine, “Sizler neye, kimlere ve niçin kulluk ediyorsunuz?” diye sordu. Onlar da, “Bizler bugünkü hayat tarzımızı borçlu olduğumuz putlarımıza tapar, onlara kulluk ederiz ve hep onlara bağlı kalacağız.” dediler. İbrahim de onlara, “Peki sorunlarınızın çözümü için yalvarıp yakarıp da onları yardıma çağırdığınızda, size bir faydaları dokunuyor mu ya da size gelebilecek zararları önleyebiliyorlar mı?” dedi. Onlar da, “Hayır ama biz atalarımızdan böyle gördük, onlar da bu nizamı kuranları kutsayıp ilah edinip, putlaştırıp onlara tapıyor, kulluk ediyorlardı.” dediler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

69Sâffât 83Sâffât 87

İlgili ayetler

70Sâffât 83Sâffât 87

İlgili ayetler

71Sâffât 83Sâffât 87

İlgili ayetler

72A’raf 191A’raf 195

İlgili ayetler

73Yunus 66

İlgili ayetler

74Sâffât 68Sâffât 71

Şuarâ 75–82

8 ayet

قَالَ اَفَرَاَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَۙ ۝٧٥ اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمُ الْاَقْدَمُونَ ۝٧٦ فَاِنَّهُمْ عَدُوٌّ ل۪ٓي اِلَّا رَبَّ الْعَالَم۪ينَۙ ۝٧٧ اَلَّذ۪ي خَلَقَن۪ي فَهُوَ يَهْد۪ينِۙ ۝٧٨ وَالَّذ۪ي هُوَ يُطْعِمُن۪ي وَيَسْق۪ينِۙ ۝٧٩ وَاِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْف۪ينِۖ ۝٨٠ وَالَّذ۪ي يُم۪يتُن۪ي ثُمَّ يُحْي۪ينِۙ ۝٨١ وَالَّذ۪ٓي اَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ ل۪ي خَط۪ٓيـَٔت۪ي يَوْمَ الدّ۪ينِۜ ۝٨٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

75Ḳâle eferaeytüm mâ küntüm taʿbüdûn.

Okunuş

76Entüm veâbâükümü-lʾaḳdemûn.

Okunuş

77Feinnehüm ʿadüvvül lî illâ rabbe-lʿâlemîn.

Okunuş

78Elleẕî ḫaleḳanî fehüve yehdîn.

Okunuş

79Velleẕî hüve yuṭʿimünî veyesḳîn.

Okunuş

80Veiẕâ meriḍtü fehüve yeşfîn.

Okunuş

81Velleẕî yümîtünî ŝümme yuḥyîn.

Okunuş

82Velleẕî aṭmeʿu ey yagfira lî ḫaṭîetî yevme-ddîn.

Ayet 75–82

İbrahim onlara, “Peki de bu kendilerine kulluk edip, tapındıklarınızla ilgili siz de atalarınız da hiç düşünmediniz mi? Şimdi ben size açıkça söylüyorum ki bu taptıklarınız aslında sizin ve benim için birer düşmandır. Ben yalnızca âlemlerin Rabbini ilah edinip yalnız O’na kulluk ederim. Çünkü beni yaratan ve bana doğru yolu gösteren, açlık ve susuzluğumu giderecek nimetleri yaratan, hastalandığımda şifa verecek olan, beni öldürecek, sonra da tekrar diriltecek olan, Hesap Günü günahlarımı bağışlamasını umduğum O’dur.”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

75Sâffât 68Sâffât 71

İlgili ayetler

76Sâffât 68Sâffât 71

İlgili ayetler

78Zuhruf 27

İlgili ayetler

79Yunus 31

İlgili ayetler

80Yunus 57Fussilet 44

İlgili ayetler

81Yunus 31

İlgili ayetler

82Zümer 53

Şuarâ 83–86

4 ayet

رَبِّ هَبْ ل۪ي حُكْمًا وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَۙ ۝٨٣ وَاجْعَلْ ل۪ي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْاٰخِر۪ينَۙ ۝٨٤ وَاجْعَلْن۪ي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّع۪يمِۙ ۝٨٥ وَاغْفِرْ لِاَب۪ٓي اِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّٓالّ۪ينَۙ ۝٨٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

83Rabbi heb lî ḥukmev veelḥiḳnî biṣṣâliḥîn.

Okunuş

84Vecʿal lî lisâne ṣidḳin fi-lʾâḫirîn.

Okunuş

85Vecʿalnî miv veraŝeti cenneti-nneʿîm.

Okunuş

86Vagfir liebî innehû kâne mine-ḍḍâllîn.

Ayet 83–86

Ve İbrahim şöyle dua etmeye başladı: “Rabbim, bana doğru ile yanlışı birbirinden ayırt edebilme yeteneği, doğru hükmedebilme gücü bahşet ve beni faziletli, erdemli, hayırlı kulların arasına kat, doğruluk timsali olarak anılan kullarından eyle. Cennetinin nimetlerine kavuşanlar arasına beni de kat ve babamı da affeyle, çünkü o yolunu şaşırmış biridir. Rabbim beni Hesap Günü mahcup etme.”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

83Enfal 29

İlgili ayetler

84Kaf 45

İlgili ayetler

85Zümer 74

İlgili ayetler

86Tevbe 113Tevbe 114

Şuarâ 87–89

3 ayet

وَلَا تُخْزِن۪ي يَوْمَ يُبْعَثُونَۙ ۝٨٧ يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَۙ ۝٨٨ اِلَّا مَنْ اَتَى اللّٰهَ بِقَلْبٍ سَل۪يمٍۜ ۝٨٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

87Velâ tuḫzinî yevme yübʿaŝûn.

Okunuş

88Yevme lâ yenfeʿu mâlüv velâ benûn.

Okunuş

89İllâ men ete-llâhe biḳalbin selîm.

Ayet 87–89

Hesap Günü hiç kimseye malın, mülkün ve evladın bir yararı olmayacak. O Gün yalnızca, salih amelleri ile ve günahtan arınmış selim bir kalple Allah’ın huzuruna çıkanlar O’nun rızasına nail olup ödüllendirilecekler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

87Şûrâ 45

İlgili ayetler

88Lokman 33

İlgili ayetler

89Sâffât 83Sâffât 89

Şuarâ 90–91

2 ayet

وَاُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّق۪ينَۙ ۝٩٠ وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِلْغَاو۪ينَۙ ۝٩١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

90Veüzlifeti-lcennetü lilmütteḳîn.

Okunuş

91Vebürrizeti-lceḥîmü lilgâvîn.

Ayet 90–91

Cennet O Gün, Allah’a karşı sorumluluklarını yerine getirenlere yakınlaştırılacak. Cehennem de Allah’a karşı sorumluluklarını umursamayıp sırt dönenlere yakınlaştırılıp karşılarına çıkarılacak.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

90Enbiyâ 101Enbiyâ 103

İlgili ayetler

91Mülk 6Mülk 12

Şuarâ 92–102

11 ayet

وَق۪يلَ لَهُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَۙ ۝٩٢ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ اَوْ يَنْتَصِرُونَۜ ۝٩٣ فَكُبْكِبُوا ف۪يهَا هُمْ وَالْغَاوُ۫نَۙ ۝٩٤ وَجُنُودُ اِبْل۪يسَ اَجْمَعُونَۜ ۝٩٥ قَالُوا وَهُمْ ف۪يهَا يَخْتَصِمُونَۙ ۝٩٦ تَاللّٰهِ اِنْ كُنَّا لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۙ ۝٩٧ اِذْ نُسَوّ۪يكُمْ بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ ۝٩٨ وَمَٓا اَضَلَّنَٓا اِلَّا الْمُجْرِمُونَ ۝٩٩ فَمَا لَنَا مِنْ شَافِع۪ينَۙ ۝١٠٠ وَلَا صَد۪يقٍ حَم۪يمٍ ۝١٠١ فَلَوْ اَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ ۝١٠٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

92Veḳîle lehüm eyne mâ küntüm taʿbüdûn.

Okunuş

93Min dûni-llâh. hel yenṣurûneküm ev yenteṣirûn.

Okunuş

94Fekübkibû fîhâ hüm velgâvûn.

Okunuş

95Vecünûdü iblîse ecmeʿûn.

Okunuş

96Ḳâlû vehüm fîhâ yaḫteṣimûn.

Okunuş

97Tellâhi in künnâ lefî ḍalâlim mübîn.

Okunuş

98İẕ nüsevvîküm birabbi-lʿâlemîn.

Okunuş

99Vemâ eḍallenâ ille-lmücrimûn.

Okunuş

100Femâ lenâ min şâfiʿîn.

Okunuş

101Velâ ṣadîḳin ḥamîm.

Okunuş

102Felev enne lenâ kerraten fenekûne mine-lmüʾminîn.

Ayet 92–102

Cehennemi hak edenlere, “O peşine düşüp, kullukta kusur etmediğiniz ilahlarınız şimdi nerede? Bakalım onların kendilerine ya da size yardıma güçleri yetecek mi?” denilecek.

Sonunda hem onlar hem de bilinçsizce onların peşlerinden gidenler, hep birlikte iblisin avanesi olarak cehennem ateşine atılacaklar. Ve orada birbirlerini suçlayarak, “Vallahi biz dünyada iken, büsbütün sapıklık içinde yaşamışız, sizin gibi yaratılmışların uydurduğu hayat nizamlarına uyup, sizi âlemlerin Rabbi ile bir tutmuştuk, dolayısı ile bizi siz saptırdınız, şirki, küfrü hayat nizamı halinde bize kabullendirdiniz. Fakat bugün ne bize arka çıkabiliyor, ne de dostluk gösterebiliyorsunuz. Keşke dünya hayatına tekrar dönme imkânımız olsa da, biz de Allah adına, peygamber ve kitaplarla yapılan davete iman edip teslim olanlardan olabilsek.” diyerek pişmanlık içinde kıvranacaklar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

92Nahl 27Nahl 28

İlgili ayetler

93Mü’min 47Mü’min 50

İlgili ayetler

94Zuhruf 36Zuhruf 39

İlgili ayetler

95A’raf 18

İlgili ayetler

96İbrahim 21İbrahim 22

İlgili ayetler

97Hicr 42

İlgili ayetler

99Sebe’ 31Sebe’ 34

İlgili ayetler

100En’am 94A’raf 53

İlgili ayetler

101Duhân 41

Şuarâ 103–104

2 ayet

اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ ۝١٠٣ وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟ ۝١٠٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

103İnne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm müʾminîn.

Okunuş

104Veinne rabbeke lehüve-lʿazîzü-rraḥîm.

Ayet 103–104

Elbette aklını işletip de düşünenler için bu kıssadan alınacak dersler vardır. Unutmayın ki sizin Rabbinizin gücü ve rahmeti sonsuzdur.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

103Yunus 97Ra’d 1

İlgili ayetler

104Bakara 255

Şuarâ 105–110

6 ayet

كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ ۝١٠٥ اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ نُوحٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ ۝١٠٦ اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ ۝١٠٧ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ ۝١٠٨ وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۚ ۝١٠٩ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۜ ۝١١٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

105Keẕẕebet ḳavmü nûḥin-lmürselîn.

Okunuş

106İẕ ḳâle lehüm eḫûhüm nûḥun elâ tetteḳûn.

Okunuş

107İnnî leküm rasûlün emîn.

Okunuş

108Fetteḳu-llâhe veeṭîʿûn.

Okunuş

109Vemâ esʾelüküm ʿaleyhi min ecr. in ecriye illâ ʿalâ rabbi-lʿâlemîn.

Okunuş

110Fetteḳu-llâhe veeṭîʿûn.

Ayet 105–110

Geçmişte Nûh’un kavmi de, peygamberleri Nûh’a inanmayıp, onu yalancılıkla suçlamıştı. Hâlbuki soydaşları Nûh onları Allah’a karşı sorumlu davranmaya çağırmış ve “Ben size Rabbiniz Allah tarafından gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana uyun. Bunun için sizden bir ücret de istemiyorum. Benim mükâfatım âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir. Haydi, artık Allah’ın verdiği bunca nimetleri düşünüp de O’nun önerdiği doğru yolda yürümek için beni takip edin.” demişti.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

105Yunus 71Yunus 73

İlgili ayetler

106A’raf 59A’raf 64

İlgili ayetler

107Nahl 36

İlgili ayetler

109Hûd 29

İlgili ayetler

110Nisâ 69

Şuarâ 111–115

5 ayet

قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الْاَرْذَلُونَۜ ۝١١١ قَالَ وَمَا عِلْم۪ي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَۚ ۝١١٢ اِنْ حِسَابُهُمْ اِلَّا عَلٰى رَبّ۪ي لَوْ تَشْعُرُونَۚ ۝١١٣ وَمَٓا اَنَا۬ بِطَارِدِ الْمُؤْمِن۪ينَۚ ۝١١٤ اِنْ اَنَا۬ اِلَّا نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۜ ۝١١٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

111Ḳâlû enüʾminü leke vettebeʿake-lʾerẕelûn.

Okunuş

112Ḳâle vemâ ʿilmî bimâ kânû yaʿmelûn.

Okunuş

113İn ḥisâbühüm illâ ʿalâ rabbî lev teşʿurûn.

Okunuş

114Vemâ ene biṭâridi-lmüʾminîn.

Okunuş

115İn ene illâ neẕîrum mübîn.

Ayet 111–115

Nûh’tan bunları işiten müşrik kavmi ona, “Ne yani, toplumun en alt kesiminden olanların sana uyduklarını göre göre bizim de mi sana uymamızı bekliyorsun?” dediler.

Nûh onlara şöyle dedi: “Bana uyanların geçmişte neyi, ne niyetle yaptıklarını bilemem, hangi sınıftan olduklarının, imkânlarının azlığının, çokluğunun, bana gelmeden önceki toplumsal durumlarının hiçbir önemi yok. Onlar hakkında yargıda bulunmak size de, bana da düşmez, kulları hakkında yargıda bulunmak yalnızca Rabbime aittir. Keşke sizler de bunu anlayıp, böyle düşünebilseydiniz. Şunu da iyi bilin ki, ben Allah’a iman edip imanının gerektirdiği gibi yaşamak isteyenleri yanımdan uzaklaştıracak değilim. Ben yalnızca sizleri Allah adına, O’nun daveti olan nizam ile ahlaka çağıran bir peygamberim.”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

111Hûd 29Hûd 32

İlgili ayetler

112Hûd 29Hûd 32

İlgili ayetler

113Hûd 29Hûd 32

İlgili ayetler

114En’am 35

İlgili ayetler

115Zâriyât 51

Şuarâ 116

1 ayet

قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَا نُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمَرْجُوم۪ينَۜ ۝١١٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

116Ḳâlû leil lem tentehi yâ nûḥu letekûnenne mine-lmercûmîn.

Ayet 116

Nûh’un bu sözleri üzerine kavmi de ona “Ey Nûh! Bu tutumundan vazgeçmezsen, kesinlikle çok ağır hakaretlerimize uğrayacak ve taşa tutulacaksın.” dediler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

116Bakara 61Mâide 70

Şuarâ 117–118

2 ayet

قَالَ رَبِّ اِنَّ قَوْم۪ي كَذَّبُونِۚ ۝١١٧ فَافْتَحْ بَيْن۪ي وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّن۪ي وَمَنْ مَعِيَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ ۝١١٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

117Ḳâle rabbi inne ḳavmî keẕẕebûn.

Okunuş

118Feftaḥ beynî vebeynehüm fetḥav veneccinî vemem meʿiye mine-lmüʾminîn.

Ayet 117–118

Bunun üzerine Nûh da Rabbine şöyle dua etti: “Rabbim kavmim bana inanmamakta inatla direniyor, artık onlarla benim aramda hükmünü ver, beni ve benimle beraber iman eden mü’minleri selamete erdir.”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

117Kamer 9

İlgili ayetler

118Nûh 1Nûh 28

Şuarâ 119–120

2 ayet

فَاَنْجَيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۚ ۝١١٩ ثُمَّ اَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاق۪ينَۜ ۝١٢٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

119Feenceynâhü vemem meʿahû fi-lfülki-lmeşḥûn.

Okunuş

120Ŝümme agraḳnâ baʿdü-lbâḳîn.

Ayet 119–120

Sonunda Biz de Nûh’u ve onunla birlikte iman etmiş olan mü’minleri yanlarına aldıkları yükleri ile gemiye bindirip kurtardık, geride kalanları da suda boğduk.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

119Hûd 40Hûd 46

İlgili ayetler

120Yunus 88Yunus 92Hûd 43

Şuarâ 121–122

2 ayet

اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ ۝١٢١ وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟ ۝١٢٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

121İnne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm müʾminîn.

Okunuş

122Veinne rabbeke lehüve-lʿazîzü-rraḥîm.

Ayet 121–122

Hiç şüphesiz Nûh’un kıssasında da aklını kullananlar için çıkarılacak dersler vardır. Gerçek şu ki, Rabbinizin gücü ve mü’minlere olan merhameti sonsuzdur.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

121İbrahim 44İbrahim 45

İlgili ayetler

122Bakara 255

Şuarâ 123–127

5 ayet

كَذَّبَتْ عَادٌۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ ۝١٢٣ اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ هُودٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ ۝١٢٤ اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ ۝١٢٥ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ ۝١٢٦ وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ ۝١٢٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

123Keẕẕebet ʿâdün-lmürselîn.

Okunuş

124İẕ ḳâle lehüm eḫûhüm hûdün elâ tetteḳûn.

Okunuş

125İnnî leküm rasûlün emîn.

Okunuş

126Fetteḳu-llâhe veeṭîʿûn.

Okunuş

127Vemâ esʾelüküm ʿaleyhi min ecr. in ecriye illâ ʿalâ rabbi-lʿâlemîn.

Ayet 123–127

Âd kavmi de kendilerine gelen soydaşları Peygamber Hûd’u yalanlamıştı.

Hûd da onlara şöyle demişti: “Sizi yaratan ve bunca nimetlerle donatan Allah’a karşı sorumluluk duyup da, sizi niçin yaratmış olduğunu düşünmeniz gerekmez mi? Ben, size Allah’ın gönderdiği güvenilir bir elçiyim, sizi yaratılış sebebiniz olan sınırlarını Allah’ın belirlediği bir hayatı yaşamaya çağırıyorum. O yüzden beni izleyin ki doğru yolu bulabilesiniz. Bu davet karşılığında sizden hiçbir ücret talep etmiyorum, benim ecrimin takdiri Rabbime aittir.”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

123En’am 34

İlgili ayetler

124A’raf 65

İlgili ayetler

125A’raf 67

İlgili ayetler

126En’am 42En’am 44

İlgili ayetler

127Hûd 51Sebe’ 47

Şuarâ 128–135

8 ayet

اَتَبْنُونَ بِكُلِّ ر۪يعٍ اٰيَةً تَعْبَثُونَۙ ۝١٢٨ وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَۚ ۝١٢٩ وَاِذَا بَطَشْتُمْ بَطَشْتُمْ جَبَّار۪ينَۚ ۝١٣٠ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ ۝١٣١ وَاتَّقُوا الَّذ۪ٓي اَمَدَّكُمْ بِمَا تَعْلَمُونَۚ ۝١٣٢ اَمَدَّكُمْ بِاَنْعَامٍ وَبَن۪ينَۙ ۝١٣٣ وَجَنَّاتٍ وَعُيُونٍۚ ۝١٣٤ اِنّ۪ٓي اَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍۜ ۝١٣٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

128Etebnûne bikülli rîʿin âyeten taʿbeŝûn.

Okunuş

129Vetetteḫiẕûne meṣâniʿa leʿalleküm taḫlüdûn.

Okunuş

130Veiẕâ beṭaştüm beṭaştüm cebbârîn.

Okunuş

131Fetteḳu-llâhe veeṭîʿûn.

Okunuş

132Vetteḳu-lleẕî emeddeküm bimâ taʿlemûn.

Okunuş

133Emeddeküm bienʿâmiv vebenîn.

Okunuş

134Vecennâtiv veʿuyûn.

Okunuş

135İnnî eḫâfü ʿaleyküm ʿaẕâbe yevmin ʿażîm.

Ayet 128–135

Hûd sözlerine devamla, “Ey kavmim! Siz her yüksek tepeye anıtlar dikmeyi, binalar yapmayı marifet mi sayıyorsunuz? Yoksa bu yaptığınız malikânelerinizde ebedî olarak yaşayabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Elinize fırsat geçtikçe de hak hukuk tanımadan zorbalık yapmaya devam mı edeceksiniz? Haydi, artık aklınızı başınıza alıp, Allah’a karşı sorumlu davranıp, bu hayat tarzınızı terk edin ve O’na karşı saygılı davranmaya başlayın. Size aklınıza gelebilecek her türlü nimeti veren, sürü sürü hayvanlar, bağlar, bahçeler, evlatlar, pınarlar, ırmaklar bahşeden Rabbinizin davetine yönelin. Bundan yüz çevirip de, şirk ve küfür nizamı ile ahlakınıza bağlı yaşamakta ısrar ederseniz, bir gün korkunç bir azapla cezalandırılacağınızdan endişe ederim.”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

128Hûd 50Hûd 60

İlgili ayetler

129A’raf 65A’raf 72

İlgili ayetler

130Fussilet 15Fussilet 16

İlgili ayetler

131En’am 42En’am 44

İlgili ayetler

132Şuarâ 133Şuarâ 134

İlgili ayetler

133Bakara 29

İlgili ayetler

134Abese 23Abese 33

İlgili ayetler

135A’lâ 12A’lâ 13

Şuarâ 136–138

3 ayet

قَالُوا سَوَٓاءٌ عَلَيْنَٓا اَوَعَظْتَ اَمْ لَمْ تَكُنْ مِنَ الْوَاعِظ۪ينَۙ ۝١٣٦ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا خُلُقُ الْاَوَّل۪ينَۙ ۝١٣٧ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَۚ ۝١٣٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

136Ḳâlû sevâün ʿaleynâ eveʿażte em lem teküm mine-lvâʿiżîn.

Okunuş

137İn hâẕâ illâ ḫulüḳu-lʾevvelîn.

Okunuş

138Vemâ naḥnü bimüʿaẕẕebîn.

Ayet 136–138

Hûd Peygamber’in bu uyarılarına karşılık kavmi de ona “Ey Hûd! Sen bize öğüt versen de, vermesen de fark etmez, biz sana ve davetine uyacak değiliz. Senin söylediklerin eskilerin uydurduklarından başka bir şey değildir. Biz atalarımızdan bize kalan bu hayat nizamından vazgeçmeyiz. Bu sebeple azaba uğratılacağımıza da inanmıyoruz.” dedi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

136Yâsîn 10

İlgili ayetler

137Mü’minûn 83

İlgili ayetler

138Câsiye 24

Şuarâ 139

1 ayet

فَكَذَّبُوهُ فَاَهْلَكْنَاهُمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ ۝١٣٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

139Fekeẕẕebûhü feehleknâhüm. inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm müʾminîn.

Ayet 139

Kavmi Hûd’u işte böyle yalanladı ve umursamayıp ondan yüz çevirdi. Bunun üzerine Biz de onları azabımızla helak ettik. Hûd’un kıssasında ibretler vardır fakat yine de insanların çoğu gerçeği kabullenmek ve ibret almak istemiyorlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

139Nûr 34

Şuarâ 140

1 ayet

وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟ ۝١٤٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

140Veinne rabbeke lehüve-lʿazîzü-rraḥîm.

Ayet 140

Şüphesiz Rabbinizin gücü her şeye yeter. O, mü’minlere karşı çok merhametlidir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

140Bakara 255

Şuarâ 141–142

2 ayet

كَذَّبَتْ ثَمُودُ الْمُرْسَل۪ينَۚ ۝١٤١ اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ صَالِحٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ ۝١٤٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

141Keẕẕebet ŝemûdü-lmürselîn.

Okunuş

142İẕ ḳâle lehüm eḫûhüm ṣâliḥun elâ tetteḳûn.

Ayet 141–142

Semûd toplumu da kendilerine gönderilen soydaşları Salih Peygamber’i yalancılıkla suçlayıp, Allah adına yaptığı daveti kabullenmedi. Salih de onları yalnızca Allah’ı Rab ve ilah edinmeye ve böylece doğru olanı yaşamaya çağırmıştı.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

141A’raf 73

İlgili ayetler

142A’raf 73A’raf 79

Şuarâ 143

1 ayet

اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ ۝١٤٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

143İnnî leküm rasûlün emîn.

Ayet 143

Salih onlara, “Ey kavmim! Ben Allah tarafından gönderilmiş güvenilir bir elçiyim, sizleri O’na karşı sorumlu ve duyarlı olmaya çağırıyorum. Bu çağrıma kulak verip bana uyun ki, doğru yola yönelesiniz. Davetime karşı sizden hiçbir ücret talep etmiyorum. Benim ecrimi verecek olan âlemlerin Rabbi Allah’tır.” dedi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

143A’raf 73A’raf 79

Şuarâ 144–152

9 ayet

فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ ۝١٤٤ وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ ۝١٤٥ اَتُتْرَكُونَ ف۪ي مَا هٰهُنَٓا اٰمِن۪ينَۙ ۝١٤٦ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۙ ۝١٤٧ وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَض۪يمٌۚ ۝١٤٨ وَتَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا فَارِه۪ينَۚ ۝١٤٩ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ ۝١٥٠ وَلَا تُط۪يعُٓوا اَمْرَ الْمُسْرِف۪ينَۙ ۝١٥١ اَلَّذ۪ينَ يُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ ۝١٥٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

144Fetteḳu-llâhe veeṭîʿûn.

Okunuş

145Vemâ esʾelüküm ʿaleyhi min ecr. in ecriye illâ ʿalâ rabbi-lʿâlemîn.

Okunuş

146Etütrakûne fî mâ hâhünâ âminîn.

Okunuş

147Fî cennâtiv veʿuyûn.

Okunuş

148Vezürûʿiv venaḫlin ṭalʿuhâ heḍîm.

Okunuş

149Vetenḥitûne mine-lcibâli büyûten fârihîn.

Okunuş

150Fetteḳu-llâhe veeṭîʿûn.

Okunuş

151Velâ tüṭîʿû emra-lmüsrifîn.

Okunuş

152Elleẕîne yüfsidûne fi-lʾarḍi velâ yuṣliḥûn.

Ayet 144–152

Salih sonra da sözlerine şöyle devam etti: “Allah’ın yaratıp lütfettiği bağlar, bahçeler, pınarlar, salkım salkım hurmalıklar, ekinler arasında ve dağlarda kayaları yontarak yaptığınız malikânelerinizde şımarıklık içinde yaşayıp da, Allah’ın nankörlüğünüzün cezasını vermeyeceğini mi sanıyorsunuz? Ey kavmim! Bir an önce bu nankörlük, şımarıklık ve azgınlıktan vazgeçip, Allah’a karşı sorumlu davranmak üzere beni izleyin. Allah’ın belirlediği sınırları tanımayıp başkaldıran önderlerinizin peşinden gitmeyin. Böyleleri yeryüzünde fesat çıkarmaktan başka bir şey yapmazlar.”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

144A’raf 73A’raf 79

İlgili ayetler

145Sebe’ 47

İlgili ayetler

146Hûd 61Hûd 68

İlgili ayetler

147Şuarâ 148Neml 45Neml 53

İlgili ayetler

148Şuarâ 147

İlgili ayetler

150Fussilet 17Fussilet 18

İlgili ayetler

151Kalem 8Kalem 14

İlgili ayetler

152Bakara 11

Şuarâ 153–158

6 ayet

قَالُٓوا اِنَّمَٓا اَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّر۪ينَۚ ۝١٥٣ مَٓا اَنْتَ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۚ فَاْتِ بِاٰيَةٍ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ ۝١٥٤ قَالَ هٰذِه۪ نَاقَةٌ لَهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَعْلُومٍۚ ۝١٥٥ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَاْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ ۝١٥٦ فَعَقَرُوهَا فَاَصْبَحُوا نَادِم۪ينَۙ ۝١٥٧ فَاَخَذَهُمُ الْعَذَابُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ ۝١٥٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

153Ḳâlû innemâ ente mine-lmüseḥḥarîn.

Okunuş

154Mâ ente illâ beşerum miŝlünâ. feʾti biâyetin in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

Okunuş

155Ḳâle hâẕihî nâḳatül lehâ şirbüv veleküm şirbü yevmim maʿlûm.

Okunuş

156Velâ temessûhâ bisûin feyeʾḫuẕeküm ʿaẕâbü yevmin ʿażîm.

Okunuş

157Feʿaḳarûhâ feaṣbeḥû nâdimîn.

Okunuş

158Feeḫaẕehümü-lʿaẕâb. inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm müʾminîn.

Ayet 153–158

Salih’in bu uyarı ve öğütlerinin ardından kavmi de ona, “Ey Salih! Seni galiba birileri büyülemiş, o yüzden de peygamberlik iddiasında bulunuyorsun. Senin bizden hiçbir farkın yok, sen de bizim gibi bir insansın. Şayet söylediklerin gerçekten doğruysa ve sen peygambersen o zaman bize peygamberliğinin bir delili olarak mucize göster.” dediler. Salih de onlara: “İstediğiniz mucize işte şu dişi devedir, hayvanlarınızın sulandığı yerden su içme hakkı bir gün bu deveye, bir gün de sizin hayvanlarınıza ait olsun ve sakın ola bu deveye bir zarar vermeye kalkmayın, o takdirde müthiş bir azaba çarptırılırsınız.” dedi. Bu uyarıya rağmen o müşrik ve kâfirler, deveyi hunharca katlettiler, ardından Salih’in uyarıp haberini verdiği azap, onları kıskıvrak yakaladı, yaptıklarına çok pişman oldular, fakat artık çoktan iş işten geçmişti. Salih’in kavminin bu yaşadıklarından alınacak ibretlik dersler vardır. Fakat buna rağmen insanların çoğu uyarılardan yüz çevirirler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

153Şuarâ 141

İlgili ayetler

154İbrahim 9İbrahim 10

İlgili ayetler

155Kamer 27Kamer 28

İlgili ayetler

156Şems 11Şems 15

İlgili ayetler

157A’raf 73A’raf 79

İlgili ayetler

158Kehf 54

Şuarâ 159

1 ayet

وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟ ۝١٥٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

159Veinne rabbeke lehüve-lʿazîzü-rraḥîm.

Ayet 159

Rabbinizin gücü her şeye yeter. O, mü’minlere karşı çok merhametli ve şefkatlidir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

159Bakara 255

Şuarâ 160–166

7 ayet

كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ ۝١٦٠ اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ لُوطٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ ۝١٦١ اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ ۝١٦٢ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ ۝١٦٣ وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ ۝١٦٤ اَتَاْتُونَ الذُّكْرَانَ مِنَ الْعَالَم۪ينَۙ ۝١٦٥ وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ اَزْوَاجِكُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ ۝١٦٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

160Keẕẕebet ḳavmü lûṭini-lmürselîn.

Okunuş

161İẕ ḳâle lehüm eḫûhüm lûṭun elâ tetteḳûn.

Okunuş

162İnnî leküm rasûlün emîn.

Okunuş

163Fetteḳu-llâhe veeṭîʿûn.

Okunuş

164Vemâ esʾelüküm ʿaleyhi min ecr. in ecriye illâ ʿalâ rabbi-lʿâlemîn.

Okunuş

165Eteʾtûne-ẕẕükrâne mine-lʿâlemîn.

Okunuş

166Veteẕerûne mâ ḫaleḳa leküm rabbüküm min ezvâciküm. bel entüm ḳavmün ʿâdûn.

Ayet 160–166

Lût’un içinde yaşadığı kavim de Lût’un peygamberliğini kabul etmeyip, onu yalancılıkla suçlamışlardı. Lût onlara şöyle seslenmişti: “Ey kavmim! Yaratılışınızın amacına uygun bir hayatı, nasıl yaşamanız gerektiğini size bildirmek üzere Allah, güvenilir bir elçisi olarak beni görevlendirdi. Sizler de Allah’a karşı sorumluluklarınızın olduğunu düşünün ve yerine getirmek üzere beni izleyin. Ben davet karşılığında, sizlerden herhangi bir ücret istemiyorum, benim ecrimi takdir edecek olan Rabbimdir. Sizler nasıl oluyor da Allah’ın birbiriniz için yarattığı kadınlarınızı bırakıp da, erkeklerle ilişkiye girebiliyorsunuz? Doğrusu siz sınır tanımayan sapkın bir toplumsunuz.”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

160A’raf 80A’raf 84

İlgili ayetler

161Hûd 77Hûd 83

İlgili ayetler

162Hicr 57Hicr 77

İlgili ayetler

164Sebe’ 47

İlgili ayetler

165Neml 54Neml 58

İlgili ayetler

166Nahl 72

Şuarâ 167

1 ayet

قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَا لُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمُخْرَج۪ينَ ۝١٦٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

167Ḳâlû leil lem tentehi yâ lûṭu letekûnenne mine-lmuḫracîn.

Ayet 167

Lût’un bu sözlerine karşı sapık kavmi de ona şöyle dedi: “Ey Lût! Bize ahlak dersi vermeye kalkarsan, seni bu memleketten sürüp çıkarırız.”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

167Neml 56

Şuarâ 168–169

2 ayet

قَالَ اِنّ۪ي لِعَمَلِكُمْ مِنَ الْقَال۪ينَۜ ۝١٦٨ رَبِّ نَجِّن۪ي وَاَهْل۪ي مِمَّا يَعْمَلُونَ ۝١٦٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

168Ḳâle innî liʿameliküm mine-lḳâlîn.

Okunuş

169Rabbi neccinî veehlî mimmâ yaʿmelûn.

Ayet 168–169

Lût da dönüp onlara dedi ki: “Sizin bu yaptıklarınızdan tiksiniyor ve sizi nefretle kınıyorum.” Sonra da Allah’a dua ederek, “Rabbim beni ve ailemi bunların yaptıkları iğrençliklerden koru, kurtar.” dedi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

168Hicr 57Hicr 77

İlgili ayetler

169Zâriyât 35Zâriyât 37

Şuarâ 170–173

4 ayet

فَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اَجْمَع۪ينَۙ ۝١٧٠ اِلَّا عَجُوزًا فِي الْغَابِر۪ينَۚ ۝١٧١ ثُمَّ دَمَّرْنَا الْاٰخَر۪ينَۚ ۝١٧٢ وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًاۚ فَسَٓاءَ مَطَرُ الْمُنْذَر۪ينَ ۝١٧٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

170Fenecceynâhü veehlehû ecmeʿîn.

Okunuş

171İllâ ʿacûzen fi-lgâbirîn.

Okunuş

172Ŝümme demmerne-lʾâḫarîn.

Okunuş

173Veemṭarnâ ʿaleyhim meṭarâ. fesâe meṭaru-lmünẕerîn.

Ayet 170–173

Biz de Lût’u ve ailesini kurtardık, geride kalmayı tercih eden yaşlı karısı da içlerinde olmak üzere o müşrik, kâfir, sapık kavmin üzerine yağmur gibi taş yağdırıp hepsini kırıp geçirdik ve uyarıldıkları halde doğru yolu seçmeyenlerin başına gelen felaket, işte böyle korkunç oldu.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

170Zâriyât 35Zâriyât 37

İlgili ayetler

171Zâriyât 35Zâriyât 37

İlgili ayetler

172Zâriyât 35Zâriyât 37

İlgili ayetler

173Sâffât 133Sâffât 138

Şuarâ 174

1 ayet

اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ ۝١٧٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

174İnne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm müʾminîn.

Ayet 174

Şüphesiz bu kavmin kıssasında da aklını kullanıp düşünenler için alınması gereken dersler vardır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

174Yusuf 111

Şuarâ 175

1 ayet

وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟ ۝١٧٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

175Veinne rabbeke lehüve-lʿazîzü-rraḥîm.

Ayet 175

Şüphesiz senin Rabbinin gücü her şeye yeter. O, mü’minlere karşı çok şefkatlidir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

175Bakara 255

Şuarâ 176–184

9 ayet

كَذَّبَ اَصْحَابُ لْـَٔيْكَةِ الْمُرْسَل۪ينَۚ ۝١٧٦ اِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ ۝١٧٧ اِنّ۪ي لَكُمْ رَسُولٌ اَم۪ينٌۙ ۝١٧٨ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُونِۚ ۝١٧٩ وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ ۝١٨٠ اَوْفُوا الْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُخْسِر۪ينَۚ ۝١٨١ وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَق۪يمِۚ ۝١٨٢ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَۚ ۝١٨٣ وَاتَّقُوا الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ وَالْجِبِلَّةَ الْاَوَّل۪ينَۜ ۝١٨٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

176Keẕẕebe aṣḥâbü-lʾeyketi-lmürselîn.

Okunuş

177İẕ ḳâle lehüm şuʿaybün elâ tetteḳûn.

Okunuş

178İnnî leküm rasûlün emîn.

Okunuş

179Fetteḳu-llâhe veeṭîʿûn.

Okunuş

180Vemâ esʾelüküm ʿaleyhi min ecr. in ecriye illâ ʿalâ rabbi-lʿâlemîn.

Okunuş

181Evfü-lkeyle velâ tekûnû mine-lmuḫsirîn.

Okunuş

182Vezinû bilḳisṭâsi-lmüsteḳîm.

Okunuş

183Velâ tebḫasü-nnâse eşyâehüm velâ taʿŝev fi-lʾarḍi müfsidîn.

Okunuş

184Vetteḳu-lleẕî ḫaleḳaküm velcibillete-lʾevvelîn.

Ayet 176–184

Vaktiyle Eyke Halkı da kendilerine gönderilen Şuayb’ın peygamberliğini kabul etmeyip, davetine inanmadı.

Şuayb da onlara, “Sizi yüce bir amaç için yaratan Allah’a karşı sorumluluklarınızın olduğunu hiç merak etmez misiniz? İşte ben sorumluluklarınızı size bildirmek için Allah’ın görevlendirdiği bir elçiyim, Allah’a karşı gelmekten sakınabilmeniz için bana inanıp, güvenin ve uyun. Ben sizleri yaratılış sebebinize uygun olan hayat nizamı ve ahlakı ile yaşamaya davet ederken, sizden bir karşılık da beklemiyorum. Benim karşılığımı takdir edecek olan âlemlerin Rabbi olan Allah’tır.

Allah’ın davet ettiği ahlak ile ahlaklanın; ölçüyü, tartıyı tam tutun; eksik ölçerek insanların haklarını gasbetmeyin. Tarttığınız teraziler doğru tartsın, insanları hak ettikleri şeylerden mahrum bırakmayın, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıp, yozlaşmaya ve ahlaki çürümüşlüğe sebep olmayın. Allah’ın koyduğu sınırları çiğnemeyin. Sizleri de, sizden öncekileri de yaratan Allah’tan başka gerçek Rabbiniz ve ilahınızın olmadığını unutmayın ve O’na karşı sorumluluklarınızın bilincinde olun.” dedi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

176A’raf 85A’raf 93

İlgili ayetler

177Tevbe 70

İlgili ayetler

178Hûd 84Hûd 95

İlgili ayetler

179Hac 44

İlgili ayetler

180Sebe’ 47

İlgili ayetler

181Mutaffifîn 1Mutaffifîn 4

İlgili ayetler

182En’am 152

İlgili ayetler

183Bakara 188

İlgili ayetler

184Sâd 12Sâd 13

Şuarâ 185–187

3 ayet

قَالُٓوا اِنَّمَٓا اَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّر۪ينَۙ ۝١٨٥ وَمَٓا اَنْتَ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا وَاِنْ نَظُنُّكَ لَمِنَ الْكَاذِب۪ينَۚ ۝١٨٦ فَاَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِنَ السَّمَٓاءِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَۜ ۝١٨٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

185Ḳâlû innemâ ente mine-lmüseḥḥarîn.

Okunuş

186Vemâ ente illâ beşer miŝlünâ vein neżunnüke lemine-lkâẕibîn.

Okunuş

187Feesḳiṭ ʿaleynâ kisefem mine-ssemâi in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

Ayet 185–187

Şuayb’ın bu uyarılarına rağmen Eykeliler ona, “Anlaşılan birileri seni büyülemiş, kafanı karıştırmış, sen de sadece bizim gibi bir insansın, peygamber olduğunu da nereden çıkarıyorsun? Biz senin söylediklerine inanmıyoruz fakat sen ille de peygamberlik iddiasındaysan ve söylediklerin doğru ise, o zaman gökten başımıza bir parça düşür de görelim.” dediler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

185A’raf 84A’raf 93

İlgili ayetler

186İsrâ 94İsrâ 95

İlgili ayetler

187İsrâ 92

Şuarâ 188

1 ayet

قَالَ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ ۝١٨٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

188Ḳâle rabbî aʿlemü bimâ taʿmelûn.

Ayet 188

Şuayb da onlara, “Rabbim bütün söylediklerinizi ve yaptıklarınızı bilmektedir, sizleri nasıl cezalandıracağını en iyi kendisi bilir.” dedi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

188Yunus 61

Şuarâ 189

1 ayet

فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ الظُّلَّةِۜ اِنَّهُ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ ۝١٨٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

189Fekeẕẕebûhü feeḫaẕehüm ʿaẕâbü yevmi-żżulleh. innehû kâne ʿaẕâbe yevmin ʿażîm.

Ayet 189

Eykelileri, peygamberlerini yalanlayıp yaptığı çağrıya sırtlarını dönmeleri sebebi ile üzerlerini kara bulutların kapladığı bir gün, korkunç bir azapla cezalandırdık.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

189A’raf 91A’raf 93

Şuarâ 190

1 ayet

اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ ۝١٩٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

190İnne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm müʾminîn.

Ayet 190

Şüphesiz Şuayb Peygamber’in kıssasında da düşünenler için alınacak dersler vardır. Fakat insanların çoğu ders almaktan kaçarlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

190Kehf 54

Şuarâ 191

1 ayet

وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟ ۝١٩١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

191Veinne rabbeke lehüve-lʿazîzü-rraḥîm.

Ayet 191

Senin Rabbinin gücü her şeye yeter. O üstün olandır, mü’minleri esirgeyen, bağışlayandır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

191Bakara 255

Şuarâ 192–195

4 ayet

وَاِنَّهُ لَتَنْز۪يلُ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ ۝١٩٢ نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْاَم۪ينُۙ ۝١٩٣ عَلٰى قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ الْمُنْذِر۪ينَۙ ۝١٩٤ بِلِسَانٍ عَرَبِيٍّ مُب۪ينٍۜ ۝١٩٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

192Veinnehû letenzîlü rabbi-lʿâlemîn.

Okunuş

193Nezele bihi-rrûḥu-lʾemîn.

Okunuş

194Alâ ḳalbike litekûne mine-lmünẕirîn.

Okunuş

195Bilisânin ʿarabiyyim mübîn.

Ayet 192–195

Ey Peygamber! Şüphesiz bu Kur’an, âlemlerin Rabbi ve ilahı olan Allah tarafından insanları uyarasın diye, apaçık konuşup anlaştığınız dilinizin sesleri olan sözlerle, Ruhü’l-Kudüs (Cebrâil) aracılığıyla vahyedilip senin kalbine yerleştirilmiştir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

192Bakara 97Bakara 99

İlgili ayetler

193Bakara 97Bakara 99

İlgili ayetler

194Bakara 97Bakara 99

İlgili ayetler

195Meryem 97

Şuarâ 196–197

2 ayet

وَاِنَّهُ لَف۪ي زُبُرِ الْاَوَّل۪ينَ ۝١٩٦ اَوَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ اٰيَةً اَنْ يَعْلَمَهُ عُلَمٰٓؤُ۬ا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ ۝١٩٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

196Veinnehû lefî zübüri-lʾevvelîn.

Okunuş

197Evelem yekül lehüm âyeten ey yaʿlemehû ʿulemâü benî isrâîl.

Ayet 196–197

Bu Kur’an, önceki peygamberler ve onların kavimlerine gönderilen ilâhi kitaplardaki vahiyleri de içermektedir. İsrailoğullarının âlim olanlarının bu gerçeği biliyor olmaları onlar için bir delil sayılmaz mı? Bu âyetler onların tahrif ettikleri kitaplarda da vardı.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

196Fussilet 43

İlgili ayetler

197Câsiye 16Câsiye 17

Şuarâ 198–199

2 ayet

وَلَوْ نَزَّلْنَاهُ عَلٰى بَعْضِ الْاَعْجَم۪ينَۙ ۝١٩٨ فَقَرَاَهُ عَلَيْهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ مُؤْمِن۪ينَۜ ۝١٩٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

198Velev nezzelnâhü ʿalâ baʿḍi-lʾaʿcemîn.

Okunuş

199Feḳaraʾehû ʿaleyhim mâ kânû bihî müʾminîn.

Ayet 198–199

Şayet Biz bu Kur’an’ı Arap olmayan ve Arapça da bilmeyen birine indirseydik, bu kişi de onlara bunu okumaya kalksaydı, bu defa bu müşrik ve kâfirler, “Bunun dilini anlamıyoruz.” diyerek inanmayacaklardı.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

198Fussilet 44

İlgili ayetler

199Nahl 103

Şuarâ 200–204

5 ayet

كَذٰلِكَ سَلَكْنَاهُ ف۪ي قُلُوبِ الْمُجْرِم۪ينَۜ ۝٢٠٠ لَا يُؤْمِنُونَ بِه۪ حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَل۪يمَۙ ۝٢٠١ فَيَاْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَۙ ۝٢٠٢ فَيَقُولُوا هَلْ نَحْنُ مُنْظَرُونَۜ ۝٢٠٣ اَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ ۝٢٠٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

200Keẕâlike seleknâhü fî ḳulûbi-lmücrimîn.

Okunuş

201Lâ yüʾminûne bihî ḥattâ yeravu-lʿaẕâbe-lʾelîm.

Okunuş

202Feyeʾtiyehüm bagtetev vehüm lâ yeşʿurûn.

Okunuş

203Feyeḳûlû hel naḥnü münżarûn.

Okunuş

204Efebiʿaẕâbinâ yestaʿcilûn.

Ayet 200–204

Bizim davetimizi kabul etmemekte inatla direnenlerin kalplerinde âyetlerimizin yankı bulması mümkün değildir. Onlar o can yakıcı azapla karşılaşıncaya kadar, Kur’an’a inanmazlar. Sonunda o can yakıcı azap onları ansızın yakalayacak, o zaman da, “Keşke şimdi bize birazcık zaman tanınsa, bir fırsat daha verilse de, davet edildiğimiz hayat nizamına sarılsak.” diyecekler. Hâlbuki onlar peygamberlerine: “Bize bahsettiğin o azap ne zaman gelecek?” demiyorlar mıydı?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

200Fussilet 5

İlgili ayetler

201Mü’minûn 99

İlgili ayetler

202Zuhruf 66

İlgili ayetler

203Şûrâ 44

İlgili ayetler

204Şuarâ 187

Şuarâ 205–207

3 ayet

اَفَرَاَيْتَ اِنْ مَتَّعْنَاهُمْ سِن۪ينَۙ ۝٢٠٥ ثُمَّ جَٓاءَهُمْ مَا كَانُوا يُوعَدُونَۙ ۝٢٠٦ مَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يُمَتَّعُونَۜ ۝٢٠٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

205Eferaeyte im mettaʿnâhüm sinîn.

Okunuş

206Ŝümme câehüm mâ kânû yûʿadûn.

Okunuş

207Mâ agnâ ʿanhüm mâ kânû yümetteʿûn.

Ayet 205–207

Dünya hayatlarında yıllarca bahşettiğimiz ömrün ve yararlandırdığımız nimetlerin niçin verildiğini düşünüp, kıymetini bilmediler, Allah’ın daveti hayat nizamına uymaları için yapılan çağrılara kulaklarını tıkadılar. İşte bu yüzden de azapla karşılaştıklarında kaçırdıkları fırsatların onlara hiçbir yararı olmadı.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

205A’raf 10

İlgili ayetler

206A’raf 5

İlgili ayetler

207Leyl 11

Şuarâ 208–209

2 ayet

وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا لَهَا مُنْذِرُونَۗۛ ۝٢٠٨ ذِكْرٰى۠ۛ وَمَا كُنَّا ظَالِم۪ينَ ۝٢٠٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

208Vemâ ehleknâ min ḳaryetin illâ lehâ münẕirûn.

Okunuş

209Ẕikrâ. vemâ künnâ żâlimîn.

Ayet 208–209

Biz hiçbir beldenin halkını, yaratılış sebepleri olan hayat nizamına davet eden peygamberler göndermedikçe, helak etmeyiz. Çünkü Biz zalim değiliz.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

209Tevbe 115

Şuarâ 210–212

3 ayet

وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ الشَّيَاط۪ينُ ۝٢١٠ وَمَا يَنْبَغ۪ي لَهُمْ وَمَا يَسْتَط۪يعُونَۜ ۝٢١١ اِنَّهُمْ عَنِ السَّمْعِ لَمَعْزُولُونَۜ ۝٢١٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

210Vemâ tenezzelet bihi-şşeyâṭîn.

Okunuş

211Vemâ yembegî lehüm vemâ yesteṭîʿûn.

Okunuş

212İnnehüm ʿani-ssemʿi lemaʿzûlûn.

Ayet 210–212

Şunu iyi bilin ki, bu Kur’an’ı şeytanlar indirmedi, çünkü onların ilmi de güçleri de asla buna yetmez, zaten onlar vahyi işitmekten de men edilmişlerdir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

210Vâkı’a 75Vâkı’a 81

İlgili ayetler

211Cin 26Cin 28

İlgili ayetler

212Sâffât 6Sâffât 10

Şuarâ 213–216

4 ayet

فَلَا تَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ فَتَكُونَ مِنَ الْمُعَذَّب۪ينَۚ ۝٢١٣ وَاَنْذِرْ عَش۪يرَتَكَ الْاَقْرَب۪ينَۙ ۝٢١٤ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۚ ۝٢١٥ فَاِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تَعْمَلُونَۚ ۝٢١٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

213Felâ tedʿu meʿa-llâhi ilâhen âḫara fetekûne mine-lmüʿaẕẕebîn.

Okunuş

214Veenẕir ʿaşîrateke-lʾaḳrabîn.

Okunuş

215Vaḫfiḍ cenâḥake limeni-ttebeʿake mine-lmüʾminîn.

Okunuş

216Fein ʿaṣavke feḳul innî berîüm mimmâ taʿmelûn.

Ayet 213–216

Ey insanlar! Sakın Allah’la beraber başkalarını Rab ve ilah edinmeyin. Dolayısıyla Allah’tan başkasından yardım talep etmeyin. Aksi takdirde azabı hak edenlerden olursunuz.

Öğüt ve uyarıları yapmaya, önce yakınlarından başla, onlardan sana karşı çıkıp uyarılardan yüz çevirenler olursa, onlara da de ki: “Ben sizi uyarmakla görevliyim, sizin yapıp ettiklerinizden ve yapmanız gerekirken de yapmadıklarınızdan sorumlu değilim.” Öğüt ve uyarılarına kulak verip, Allah’ın davetine iman edenlere de kol kanat ger.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

213Kasas 88

İlgili ayetler

214Lokman 12Lokman 20

İlgili ayetler

215Âl-i İmran 159

İlgili ayetler

216Nûr 54

Şuarâ 217–220

4 ayet

وَتَوَكَّلْ عَلَى الْعَز۪يزِ الرَّح۪يمِۙ ۝٢١٧ اَلَّذ۪ي يَرٰيكَ ح۪ينَ تَقُومُۙ ۝٢١٨ وَتَقَلُّبَكَ فِي السَّاجِد۪ينَ ۝٢١٩ اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ ۝٢٢٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

217Vetevekkel ʿale-lʿazîzi-rraḥîm.

Okunuş

218Elleẕî yerâke ḥîne teḳûm.

Okunuş

219Veteḳallübeke fi-ssâcidîn.

Okunuş

220İnnehû hüve-ssemîʿu-lʿalîm.

Ayet 217–220

Sen gücü sonsuz, merhameti bol olan Yüce Allah’a güvenip O’na sığın.

Şirke karşı kıyama kalktığında ve secde edenlerle birlikte olduğunda da seni gören azametli ve merhametli olan Allah’a sığın. Allah her şeyi işiten ve bilendir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

217Teğabun 13

İlgili ayetler

218Tâhâ 132

İlgili ayetler

219Kaf 40

İlgili ayetler

220Hadîd 4

Şuarâ 221–223

3 ayet

هَلْ اُنَبِّئُكُمْ عَلٰى مَنْ تَنَزَّلُ الشَّيَاط۪ينُۜ ۝٢٢١ تَنَزَّلُ عَلٰى كُلِّ اَفَّاكٍ اَث۪يمٍۙ ۝٢٢٢ يُلْقُونَ السَّمْعَ وَاَكْثَرُهُمْ كَاذِبُونَۜ ۝٢٢٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

221Hel ünebbiüküm ʿalâ men tenezzelü-şşeyâṭîn.

Okunuş

222Tenezzelü ʿalâ külli effâkin eŝîm.

Okunuş

223Yülḳûne-ssemʿa veekŝeruhüm kâẕibûn.

Ayet 221–223

Şeytanlar, nerede Allah’a nankörlük eden, müfteri, günahı alışkanlık haline getirenler varsa, onlara musallat olur ve onları etkiler, sonra da peşlerine takar. Çünkü onlar hep şeytanlara kulak verirler, zaten onlar yalancılığı da meslek edinmiş kimselerdir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

221Şuarâ 222

İlgili ayetler

222Nahl 98Nahl 100

İlgili ayetler

223İbrahim 21İbrahim 22

Şuarâ 224–227

4 ayet

وَالشُّعَرَٓاءُ يَتَّبِعُهُمُ الْغَاوُ۫نَۜ ۝٢٢٤ اَلَمْ تَرَ اَنَّهُمْ ف۪ي كُلِّ وَادٍ يَه۪يمُونَۙ ۝٢٢٥ وَاَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَۙ ۝٢٢٦ اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَذَكَرُوا اللّٰهَ كَث۪يرًا وَانْتَصَرُوا مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُواۜ وَسَيَعْلَمُ الَّذ۪ينَ ظَلَمُٓوا اَيَّ مُنْقَلَبٍ يَنْقَلِبُونَ ۝٢٢٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

224Veşşuʿarâü yettebiʿuhümü-lgâvûn.

Okunuş

225Elem tera ennehüm fî külli vâdiy yehîmûn.

Okunuş

226Veennehüm yeḳûlûne mâ lâ yefʿalûn.

Okunuş

227İlle-lleẕîne âmenû veʿamilu-ṣṣâliḥâti veẕekerü-llâhe keŝîrav venteṣarû mim baʿdi mâ żulimû. veseyaʿlemü-lleẕîne żalemû eyye münḳalebiy yenḳalibûn.

Ayet 224–227

Şairlere gelince, onlar da hem kendilerini hem de başkalarını aldatmaya yatkındırlar, çoğu zaman yapmadıklarını söyler, boş hayaller peşinden koşarlar. Onlara da bilgisiz, bilinçsiz ve cahiller uyarlar.

Ancak yaratılış sebeplerine uygun yaşamak uğrunda bütün güç ve imkânlarıyla gayret gösteren, Allah’ı sürekli hatırda tutan, zulme uğradığında hakkı savunanlar başka. Suçlu ve günahkârlıkta inatla direnen zalimler, büyük bir yıkımla nasıl alt üst edileceklerini yakında görecekler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

224Hâkka 41

İlgili ayetler

225Mücadele 14

İlgili ayetler

226Âl-i İmran 188

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Vâkı’a, sonra Neml indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla