Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْوَاقِعَةِ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٩٦

Vâkı’a Sûresi Açıklamalı Meali

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça
Sûre hakkındaAdı · Nüzul Zamanı · Konu

Adı: Sure, adını birinci ayetten almıştır.

Nüzul Zamanı: İbn Abbas, surelerin nüzul zamanına göre tertibini belirlerken, Taha, Vakıa ve Şuara surelerinin peşisıra nazil olduğunu ifade eder. (El-Itkan, Suyuti). İkrime de aynı görüştedir. (Delail’il-Nübüvve, Beyhaki)

Bu görüş, Hz. Ömer’in İslâm’ı kabul etmesi olayını hikaye eden rivayeti teyid etmektedir. İbn Hişam’ın İbn İshak’tan naklettiğine göre, bir gün Hz. Ömer kızkardeşinin evine gider. Bu esnada evde Taha Suresi okunmaktadır. Hz. Ömer’in geldiğini görünce hemen Kur’an sayfalarını saklarlar. Hz. Ömer, ne okuduklarını sorar ve eniştesinin çekinmeden cevap vermesine karşı, O’na vurur, kızkardeşi de kocasını savunmak için aralarına girince Hz. Ömer O’na da vurur. Ve O da yaralanır, başından kanlar akmaya başlar, Hz. Ömer kızkardeşinin bu halini görünce pişman olur ve sakladıkları sayfaların içinde ne yazdığını görebilmek için onlara bakmayı ister. Bu isteği üzerine kızkardeşi Hz. Ömer’e “Sen müşrik olduğun için necis sayılırsın” demiş ve sözlerine şunları eklemiştir. “Kuşkusuz O’na sadece temiz olan dokunabilir.” Hz. Ömer de yıkandıktan sonra sayfaları almış ve sonra okumuştur. Bu rivayetten daha önce Vakıa Suresi’nin nazil olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü bu ayet Vakıa Suresi’ndedir. Ayrıca Hz. Ömer’in, Habeşistan hicretinden sonra risaletin 5. yılında Müslüman olduğu bilinmektedir.

Konu: Bu sure, Tevhid, Ahiret ve Kur’an hakkında Mekkeli müşriklerin itirazlarına bir reddiyedir. Onların en önemli itirazı, kıyametin vukuu, kainat nizamının alt-üst olmasından sonra yeniden diriliş, va’dolunan mizan, hesap günü ve tüm bunların sonunda ceza (Cehennem) veya mükafat (Cennet)hakkındadır. Onların “hayal” olarak niteledikleri bu konularla ilgili itirazlarına karşı şöyle cevap verilmiştir: “Bu anlatılanların hepsi gerçekleşecek ve o zaman hiç kimse bunları yalanlama cesaretini gösteremeyecektir. Kıyametin gelişini kimse engelleyemeyeceği gibi, inkar da edemeyecektir. İşte o gün insanlar üç gruba ayrılır. 1) Sabikûn 2 Salihûn 3) Hayatlarının son anına kadar ahireti inkar eden, şirk, küfür ve büyük günahları hiç çekinmeden işleyen Kafirûn. Bu üç gruba da nasıl muamele edileceği 7. ayetten 56. ayete kadar açıklanmıştır.

57-74. ayetlerde İslâmiyet’in Sadakat ve Hakkaniyet ilkeleri hakkında, kafirlerin inkarlarına karşı arka arkaya deliller getirilmiştir. Çünkü onlar, Tevhid, Ahiret ve Kıyamet’in vukuunu inkar ediyorlardı. Söz konusu deliller, yeryüzündeki diğer unsurları ele almayıp sadece insanoğlunun vücuduna dikkat çekmektedir. İnsanın yediği yiyeceklere, içtiği suya ve yemek pişirmek için kullandığı ateşe telmihte bulunularak insanlar, düşünmeleri için ikaz edilmektedir. “Allah sizleri yarattı ve hayatınızı devam ettirebilmeniz için gereken herşeyi verdi. Buna rağmen, O’nun hakkında Allah bu kainatı yaratmıştır ama yeniden diriltmekten acizdir şeklindeki düşüncelere nasıl inanabilirsiniz?”

78-82. Ayetlerde de kafirlerin Kur’an hakkındaki şüpheleri cevaplandırılmıştır. Ve bunlara, “Ey Bedbahtlar! Sizler, bunca nimet için şükretmeniz gerekirken, tam aksine bu nimetleri size vereni yalanlıyorsunuz” denilerek ikaz edilmektedirler. Kur’an’ın hak oluşu ile ilgili, kısa cümleyle sağlam deliller öne sürülerek şöyle buyurulmuştur: “Şayet Kur’an’da anlatılanları düşünürseniz, onun tıpkı kainatın, yıldızların, gezegenlerin, vs. dayandıkları gibi muhkem bir sisteme dayalı olduğunu görür ve sonuçta kainatı yaratan ile Kur’an’ı indiren Zat’ın aynı olduğu gerçeğini açıkça kavrarsınız.” “Ayrıca Kur’an’ın Levh-i Mahfuz’da olduğu ve her türlü kötü mahluktan korunduğu zikredilmektedir. Yani Rasulullah’a vahiy getiren pâk ve temiz meleklerden başkası ona dokunamaz.

Son olarak, insanın ne kadar gururlanırsa gururlansın neticede öleceği ve ölüm karşısında çaresiz olduğu vurgulanarak, kafirler ikaz edilmişlerdir. Annenizi, babanızı ve çocuklarınızı ölümden kurtaramıyor, sevdiğiniz şeyh, lider ve önderlerin ölümünü onlardan savamıyorsunuz.

Hepsinin de gözlerinizin önünde ölmelerine rağmen, elinizden bir şey gelmiyor. Şayet üstünüzde sizlere hükmeden ve sizleri idare eden bir zatın varlığına inanmıyor ve kendinize çok güveniyorsanız, görüyorsunuz ki, bunun karşısında çaresizsiniz. İşte ceza ve mükafat verileceği va’dolunan hesap gününde de bu şekilde çaresiz olacaksınız. O günün gelişini engelleyemezsiniz. İnansanız da inanmasanız da o gün geldiğinde herkes yaptıklarının karşılığını görecektir. Mukarrebler, salihler, o gün için ne hazırlamışlarsa göreceklerdir. Kafirler de kötü akıbetlerinden kurtulamayacaklardı

Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Ayet 1–3

3 ayet

Vâkı’a 1

Vâkı’a 2

Vâkı’a 3

اِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ ۝١ لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌۢ ۝٢ خَافِضَةٌ رَافِعَةٌۙ ۝٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1İẕâ veḳaʿati-lvâḳiʿah.

Okunuş

2Leyse livaḳʿatihâ kâẕibeh.

Okunuş

3Ḫâfiḍatür râfiʿah.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

1Gerçekleşmesi kesin olan gelip çatınca.

Türkçe Meal

2Artık onun gerçekliğini yalanlayacak kimse kalmayacak.

Türkçe Meal

3O, kimini alçaltacak kimini yükseltecek.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

1Dünyanın ölüm vakti olan Kıyamet kesin ve kaçınılmaz bir şekilde geldiği zaman onu inkâr etmek ne mümkün.

Açıklamalı meal

2Artık O saatten sonra onun gerçekleşmesini ve kâfirlerin dünyasının yıkılışını yalanlayabilen ve inkâr edebilen hiç kimse çıkmaz. Andolsun ki dünyanın sonunun gelip parçalanmaya başladığı gün; kıyameti inkâr edecek kimseyi bulamazsın. O gün herkesin gerçek değeri anlaşılacak. Fakat son pişmanlık fayda vermeyecektir.

Açıklamalı meal

3O kıyâmet koptuğunda, amelleri nedeniyle zâlimleri alçaltıp rezil eder ve ateşe koyar. Müminlerin de itibarını yükseltip vezir eder ve cennete koyar. Sonunda her insanın gerçek konumu ortaya çıkar. O gün, münafıklar ve azgınlar yenilgiye uğramış, mücahit ve muttaki kullar ise imrenilecek makamlara ulaşmış olacaklardır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

1Hac 1Hac 2Zuhruf 66

İlgili ayetler

2Yâsîn 51Yâsîn 52

İlgili ayetler

3Nahl 32Nisâ 97

Ayet 4–26

23 ayet

Vâkı’a 4

Vâkı’a 5

Vâkı’a 6

Vâkı’a 7

Vâkı’a 8

Vâkı’a 9

Vâkı’a 10

Vâkı’a 11

Vâkı’a 12

Vâkı’a 13

Vâkı’a 14

Vâkı’a 15

Vâkı’a 16

Vâkı’a 17

Vâkı’a 18

Vâkı’a 19

Vâkı’a 20

Vâkı’a 21

Vâkı’a 22

Vâkı’a 23

Vâkı’a 24

Vâkı’a 25

Vâkı’a 26

اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجًّاۙ ۝٤ وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَسًّاۙ ۝٥ فَكَانَتْ هَبَٓاءً مُنْبَثًّاۙ ۝٦ وَكُنْتُمْ اَزْوَاجًا ثَلٰثَةًۜ ۝٧ فَاَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ ۝٨ وَاَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ ۝٩ وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَۙ ۝١٠ اُو۬لٰٓئِكَ الْمُقَرَّبُونَۚ ۝١١ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ ۝١٢ ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ ۝١٣ وَقَل۪يلٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ ۝١٤ عَلٰى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍۙ ۝١٥ مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِل۪ينَ ۝١٦ يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۙ ۝١٧ بِاَكْوَابٍ وَاَبَار۪يقَ وَكَاْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ ۝١٨ لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَۙ ۝١٩ وَفَاكِهَةٍ مِمَّا يَتَخَيَّرُونَۙ ۝٢٠ وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ ۝٢١ وَحُورٌ ع۪ينٌۙ ۝٢٢ كَاَمْثَالِ اللُّؤْلُؤِ۬ الْمَكْنُونِۚ ۝٢٣ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ۝٢٤ لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْوًا وَلَا تَاْث۪يمًاۙ ۝٢٥ اِلَّا ق۪يلًا سَلَامًا سَلَامًا ۝٢٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

4İẕâ rucceti-lʾarḍu raccâ.

Okunuş

5Vebüsseti-lcibâlü bessâ.

Okunuş

6Fekânet hebâem mümbeŝŝâ.

Okunuş

7Veküntüm ezvâcen ŝelâŝeh.

Okunuş

8Feaṣḥâbü-lmeymeneti mâ aṣḥâbü-lmeymeneh.

Okunuş

9Veaṣḥâbü-lmeşʾemeti mâ aṣḥâbü-lmeşʾemeh.

Okunuş

10Vessâbiḳûne-ssâbiḳûn.

Okunuş

11Ülâike-lmüḳarrabûn.

Okunuş

12Fî cennâti-nneʿîm.

Okunuş

13Ŝülletüm mine-lʾevvelîn.

Okunuş

14Veḳalîlüm mine-lʾâḫirîn.

Okunuş

15Alâ sürurim mevḍûneh.

Okunuş

16Müttekiîne ʿaleyhâ müteḳâbilîn.

Okunuş

17Yeṭûfü ʿaleyhim vildânüm müḫalledûn.

Okunuş

18Biekvâbiv veebârîḳa vekeʾsim mim meʿîn.

Okunuş

19Lâ yüṣaddeʿûne ʿanhâ velâ yünzifûn.

Okunuş

20Vefâkihetim mimmâ yeteḫayyerûn.

Okunuş

21Velaḥmi ṭayrim mimmâ yeştehûn.

Okunuş

22Veḥûrun ʿîn.

Okunuş

23Keemŝâli-llüʾlüi-lmeknûn.

Okunuş

24Cezâem bimâ kânû yaʿmelûn.

Okunuş

25Lâ yesmeʿûne fîhâ lagvev velâ teʾŝîmâ.

Okunuş

26İllâ ḳîlen selâmen selâmâ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

4Yeryüzü şiddetli bir şekilde sarsıldığında.

Türkçe Meal

5Dağlar paramparça olup.

Türkçe Meal

6Toz duman haline geldiğinde.

Türkçe Meal

7İşte o zaman siz de üç gruba ayrılmış olacaksınız.

Türkçe Meal

8Amel defteri sağdan verilenler. Ama ne büyük bir bahtiyarlık!

Türkçe Meal

9Amel defteri soldan verilenler. Ama ne felaket bir bedbahtlık!

Türkçe Meal

10Bir de iman ve hayırda başı çeken öncüler!

Türkçe Meal

11İşte bunlar, Allah’a en yakın olanlardır.

Türkçe Meal

12Onlar nimetlerle dolu cennetlerde olacaklar.

Türkçe Meal

13Cennettekilerin çoğu önceki gruptan.

Türkçe Meal

14Birazı ise sonraki öncü gruptan olacak.

Türkçe Meal

15Onlar mücevherlerle süslenmiş tahtlar üzerine.

Türkçe Meal

16Yaslanmış olarak karşı karşıya oturacaklar.

Türkçe Meal

17(17-18) Doldurulmuş sürahiler ve kâseler ile ölümsüz gençler onların etrafında pervane olacaklar.

Türkçe Meal

18(17-18) Doldurulmuş sürahiler ve kâseler ile ölümsüz gençler onların etrafında pervane olacaklar.

Türkçe Meal

19İçtiklerinden ne başları ağrıyacak ne de taşkınlık edip saçmalayacaklar.

Türkçe Meal

20Beğendikleri her türden meyveler.

Türkçe Meal

21Canlarının çektiği kuş etleri.

Türkçe Meal

22Kusursuz bakışlı güzel eşler.

Türkçe Meal

23Sedefteki inci gibi.

Türkçe Meal

24Önceden yaptıklarının bir ödülü olarak.

Türkçe Meal

25Orada ne kötü bir söz işitecekler ne de günaha sokan bir söz.

Türkçe Meal

26İşittikleri yalnızca selam, hep selam.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

4Yer şiddetli bir sarsıntıyla yerinden oynayıp sarsıldığı zaman.

Açıklamalı meal

5Sağlam bilinen dağlar un ufak olup parçalandığı zaman

Açıklamalı meal

6Ve parçalanan dağların havada dağılıp uçuşan toz duman haline geldiği zaman.

Açıklamalı meal

7Siz de hesaba çekilip, derecenize göre o zaman üç gruba ayrılacaksınız.

Açıklamalı meal

8İşte davet edildiklerine iman eden ve amel defterleri sağ taraflarından verilecek olan birinci gruptaki iyi insanlar var ya. Onlar Allah’ın istediği şekilde yaşayarak âhiret mutluluğuna erdikleri için ne kadar da mutludurlar. İşte o sağduyulu hareket edip hayırlı sonuca kavuşan mübarek topluluğa “Ashabı Meymene” adı verilir. Onlar Allah’a inanmaları ve Allah’ın yasalarına uyarak yaşamalarının mükâfatıyla sevinç içindedirler.

Açıklamalı meal

9Allah adına davet edildikleri hayat nizamını reddedip, şirk ve küfür bataklığı içinde yaşamayı seçen ikinci gruptaki kötü insanlara gelince. Amel defterleri sol taraflarından verilecek olan o kötü ve cehennemlik insanların vay hâline. Onlar Ashabı Meşe’me adı verilen imansız, ahlâksız vicdansız ve insanı yücelten değerlerden uzak insanlardır. Onlar Cehennemin sıcaklığını hissettikçe korkularından ne yapacaklarını şaşırırlar.

Açıklamalı meal

10Ve en seçkin olan üçüncü gruptakiler inançlarına sadakat göstererek Allah’ı razı edecek amellerde, imanda ve hayırda öne geçenlerdir. Onlar sınırlarını Allah’ın belirlediği hayatı yaşamak ve yaşatmak uğrunda malları ve canları ile cihat ederler ve yüksek derecelere sahip olduklarından dolayı, cennette de en önde olanlardır. Asıl hedefe varanlar ise, işte onlardır. Onların ardından da peygamberlere iman eden ve ilahi emirlere göre yaşayan diğer tevhit ehli müminler cennete gireceklerdir.

Açıklamalı meal

11İşte onlar dünyada en zor zamanlarda, davasına canla, malla yakın durdukları için yarışta öne geçen ve en yüce makama erişip Allah’a ve müjdeli vaadine yaklaştırılmış olanlardır.

Açıklamalı meal

12Onlar sonsuz nimetlerin olduğu cennet bahçelerinde esenlik ve mutluluk içinde ağırlanırlar. İşte bu en önde koşarak öncülük edenler, cennetin kendileri için hazırlanmış olan en güzel yerlerinde nimetler içinde yaşayacaklardır.

Açıklamalı meal

13Önde olanların çoğu Allah’ın dinine herkesten önce girip omuz verenlerden ya da önceki geçmiş ümmetlerdendir.

Açıklamalı meal

14Ve önde olanlardan az bir grupta Din’e sonradan girip omuz veren, bu haklı ve hayırlı harekete geç katılsa da büyük fedakârlık ve yararlılık gösteren sonraki ümmetlerdendir.

Açıklamalı meal

15Dünyada şanı, şöhreti ellerinin tersiyle iten ve Hakka hayra öncülük eden cihat ehli seçkin mü’minler, cennetlerde mücevherlerle özenle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

Açıklamalı meal

16Onların dünyadaki bu tevhit mücadelelerinin karşılığı olarak mutlulukları her hallerinden bellidir. Karşılıklı oturup koltuklara yaslanırlar ve tarifsiz mutluluklar içinde sohbete dalarlar.

Açıklamalı meal

17Cennette onların etraflarında sonsuza dek hizmetkârları olarak yaratılmış gençler dolaşırlar.

Açıklamalı meal

18Sürekli genç kalan hizmetçiler Main çeşmesi olarak bilinen tertemiz cennet pınarlarından doldurulmuş tarifsiz güzellikte testiler, ibrikler ve billur kadehlerle dolaşıp içecekler ikram ederler.

Açıklamalı meal

19Kana kana içtikleri, cennete özel bu içecekler ne baş ağrısı yapar ne de başlarını döndürüp sarhoşluk verir.

Açıklamalı meal

20Bir de beğenip seçtikleri ve hoşlarına giden her türlü meyvalar servis edilir.

Açıklamalı meal

21Ve canlarının çektiği her cinsten iştah verici ve lezzetli kuş etleri istedikleri anda kendilerine ikram edilir.

Açıklamalı meal

22Orada onlar için kusursuz bakışlı iri gözlü eşler ve arkadaşlar vardır.

Açıklamalı meal

23O narin ve göz alıcı eşler sedefler içinde saklı ve gün yüzü görmemiş inciler gibi tertemizdir.

Açıklamalı meal

24İşte bütün bunlar, mü’minlerin vaktiyle zor şartlarda yaptıkları güzel davranış ve amellere karşılık mükâfat olarak verilir. Onlar dünya hayatında Allah için yaptıklarının karşılığını almışlardır.

Açıklamalı meal

25Onlar cennette ne boş bir söz ne de insanları günaha sokacak çirkin söz işitirler.

Açıklamalı meal

26Orada işittikleri tek söz: “ artık ebedi mutluluğa ve selamete erdiniz, size esenlikler, size mutluluklar anlamına gelen “Selâm size ey cennetlikler selâm, mutluluk ve esenlik içinde sonsuza dek yaşayın” sözüdür. Ve yalnızca cennete kavuşmanın iç huzurunu yaşarlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

5Kehf 47Tâhâ 105

İlgili ayetler

6Hâkka 14Meâric 9

İlgili ayetler

7Rum 14

İlgili ayetler

9Vâkı’a 41Beled 19

İlgili ayetler

11Kamer 54Kamer 55

İlgili ayetler

12Hâkka 21Hâkka 22

İlgili ayetler

13Vâkı’a 10

İlgili ayetler

14Vâkı’a 8

İlgili ayetler

16Yâsîn 55Yâsîn 60

İlgili ayetler

19Sâffât 46Sâffât 47

İlgili ayetler

20Zuhruf 67Zuhruf 73

İlgili ayetler

21Tûr 22

İlgili ayetler

22Bakara 25

İlgili ayetler

23Âl-i İmran 15

İlgili ayetler

25Tûr 23

Ayet 27–40

14 ayet

Vâkı’a 27

Vâkı’a 28

Vâkı’a 29

Vâkı’a 30

Vâkı’a 31

Vâkı’a 32

Vâkı’a 33

Vâkı’a 34

Vâkı’a 35

Vâkı’a 36

Vâkı’a 37

Vâkı’a 38

Vâkı’a 39

Vâkı’a 40

وَاَصْحَابُ الْيَم۪ينِ مَٓا اَصْحَابُ الْيَم۪ينِۜ ۝٢٧ ف۪ي سِدْرٍ مَخْضُودٍۙ ۝٢٨ وَطَلْحٍ مَنْضُودٍۙ ۝٢٩ وَظِلٍّ مَمْدُودٍۙ ۝٣٠ وَمَٓاءٍ مَسْكُوبٍۙ ۝٣١ وَفَاكِهَةٍ كَث۪يرَةٍۙ ۝٣٢ لَا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍۙ ۝٣٣ وَفُرُشٍ مَرْفُوعَةٍۜ ۝٣٤ اِنَّٓا اَنْشَاْنَاهُنَّ اِنْشَٓاءًۙ ۝٣٥ فَجَعَلْنَاهُنَّ اَبْكَارًاۙ ۝٣٦ عُرُبًا اَتْرَابًاۙ ۝٣٧ لِاَصْحَابِ الْيَم۪ينِۜ۟ ۝٣٨ ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ ۝٣٩ وَثُلَّةٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ ۝٤٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

27Veaṣḥâbü-lyemîni mâ aṣḥâbü-lyemîn.

Okunuş

28Fî sidrim maḫḍûd.

Okunuş

29Veṭalḥim menḍûd.

Okunuş

30Veżillim memdûd.

Okunuş

31Vemâim meskûb.

Okunuş

32Vefâkihetin keŝîrah.

Okunuş

33Lâ maḳṭûʿativ velâ memnûʿah.

Okunuş

34Vefüruşim merfûʿah.

Okunuş

35İnnâ enşeʾnâhünne inşââ.

Okunuş

36Feceʿalnâhünne ebkârâ.

Okunuş

37Uruben etrâbâ.

Okunuş

38Liaṣḥâbi-lyemîn.

Okunuş

39Ŝülletüm mine-lʾevvelîn.

Okunuş

40Veŝülletüm mine-lʾâḫirîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

27Amel defteri sağdan verilenler. Ne büyük bir bahtiyarlık!

Türkçe Meal

28Onlar dalbastı kiraz ağaçları...

Türkçe Meal

29Salkım salkım muz ağaçları altında.

Türkçe Meal

30Genişçe yayılmış koyu bir gölgede...

Türkçe Meal

31Şırıl şırıl akan suların başlarında oturacaklar.

Türkçe Meal

32(32-33) Bitip tükenmeyen ve yasaklanmamış bin bir çeşit meyveden yiyecekler.

Türkçe Meal

33(32-33) Bitip tükenmeyen ve yasaklanmamış bin bir çeşit meyveden yiyecekler.

Türkçe Meal

34Ve onlar için ayrıca nadide eşler vardır.

Türkçe Meal

35Biz, onları yeniden bambaşka özelliklerde yaratacağız.

Türkçe Meal

36Onların hepsi el değmemiş.

Türkçe Meal

37Eşlerine düşkün denk ve uyumlular.

Türkçe Meal

38Bütün bunlar amel defteri sağdan verilenler için.

Türkçe Meal

39Onların bir kısmı önceki gruptan.

Türkçe Meal

40Bir kısmı da sonraki öncü gruptan olacaktır.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

27Davet edildikleri hayat nizamına iman edip, onu yaşama gayreti içinde orta yolu izleyen ve öncülerin arkasından gelen sağdakilere gelince. Onlar sağduyulu hareket edip Allah’ın istediği şekilde yaşayarak âhiret mutluluğuna erenlerdir. “Ashab-ı Yemin” ve iyi insanlar olarak bilinen, bu sağdakiler ne kadar da bahtiyar ve mutludurlar. İşte bu hesabı sağ taraflarından görülenler ve hayır yarışında öncülere tâbi olanlar bunlardır.

Açıklamalı meal

28Onlar için de ebedi nimetler vardır. İşte bunlardan bazıları; Dikensiz kiraz ağaçları

Açıklamalı meal

29Meyveleri salkım salkım olmuş insanın iştahını açan muz ağaçları,

Açıklamalı meal

30Ve bu ağaçların yanında dinlenip serinlenecekleri ve sonsuz mutluluğu tadacakları uzun gölgeliklerde sefa sürecekler.

Açıklamalı meal

31Hemen yanı başında sürekli çağlayarak akan serinletici ırmak sularının kenarındadırlar.

Açıklamalı meal

32Ve kiraz, muz gibi her türlü cinsten meyve ağaçlarıyla donatılmış mis kokulu cennet bahçeleri arasında mutlu ve keyifli bir zaman geçirirler.

Açıklamalı meal

33Hiç tükenmeyen ve hiçbiri yasaklanmayan sayısız nimetler arasındadırlar.

Açıklamalı meal

34Bu meyve bahçesinde eşleriyle beraber kabartılmış yüksek koltuklar üzerinde oturup bahtiyar olacaklar.

Açıklamalı meal

35O eşler, Müslüman olarak vefat eden ve Allah’ın izniyle cennete giren eşlerdir. Gerçekten biz bütün hurileri ruh ve beden olarak cennete uygun şekilde ve yepyeni bir yaratılışla ve her türlü kusurdan uzak yaratırız. Onları, gençliği ve çekiciliği pörsümeyen kimseler yaparız.

Açıklamalı meal

36Onları gözleri eşlerinden başkasını görmeyen ve kin, kıskançlık, bıkkınlık gibi ruhsal eksiklikleri bulunmayan ve el sürülmemiş tertemiz olarak yarattık.

Açıklamalı meal

37Ayrıca onları eşlerine karşı sevgi dolu çok düşkün ve kendileriyle yaşıt uyumlu güzeller olarak yarattık.

Açıklamalı meal

38Bütün bunlar öncülere tâbi olup, orta yolu izleyen ve onların arkasından giden sağ ashabı içindir. Yani Ashab-ı Yemin” adı verilen ve cennetle müjdelenip amel defteri sağ taraftan verilen iyi insanlar içindir.

Açıklamalı meal

39Kurtuluşa erenlerin bir kısmı sizden önceki nesillerden olan ümmetlerdendir.

Açıklamalı meal

40Bir kısmı da sizden sonraki ahir zaman ümmetinden olacaktır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

28Bakara 25Sâffât 42

İlgili ayetler

29Zuhruf 67Zuhruf 73

İlgili ayetler

30Duhân 55

İlgili ayetler

31Rahman 46Rahman 66

İlgili ayetler

34Vâkı’a 22

İlgili ayetler

35Vâkı’a 61

İlgili ayetler

36Nebe’ 33

İlgili ayetler

37Nisâ 57

İlgili ayetler

40Vâkı’a 14

Ayet 41–48

8 ayet

Vâkı’a 41

Vâkı’a 42

Vâkı’a 43

Vâkı’a 44

Vâkı’a 45

Vâkı’a 46

Vâkı’a 47

Vâkı’a 48

وَاَصْحَابُ الشِّمَالِۙ مَٓا اَصْحَابُ الشِّمَالِۜ ۝٤١ ف۪ي سَمُومٍ وَحَم۪يمٍۙ ۝٤٢ وَظِلٍّ مِنْ يَحْمُومٍۙ ۝٤٣ لَا بَارِدٍ وَلَا كَر۪يمٍ ۝٤٤ اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُتْرَف۪ينَۚ ۝٤٥ وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنْثِ الْعَظ۪يمِۚ ۝٤٦ وَكَانُوا يَقُولُونَ اَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ ۝٤٧ اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا الْاَوَّلُونَ ۝٤٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

41Veaṣḥâbü-şşimâli mâ aṣḥâbü-şşimâl.

Okunuş

42Fî semûmiv veḥamîm.

Okunuş

43Veżillim miy yaḥmûm.

Okunuş

44Lâ bâridiv velâ kerîm.

Okunuş

45İnnehüm kânû ḳable ẕâlike mütrafîn.

Okunuş

46Vekânû yüṣirrûne ʿale-lḥinŝi-lʿażîm.

Okunuş

47Vekânû yeḳûlûne eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev veʿiżâmen einnâ lemebʿûŝûn.

Okunuş

48Eveâbâüne-lʾevvelûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

41Amel defteri soldan verilenler. Ne felakettir onların sonu!

Türkçe Meal

42Onlar orada kavurucu bir ateş ve kaynar su içinde.

Türkçe Meal

43(43-44) Serinlik ve rahatlık vermeyen kapkara bir duman içinde nefessiz kalacaklar.

Türkçe Meal

44(43-44) Serinlik ve rahatlık vermeyen kapkara bir duman içinde nefessiz kalacaklar.

Türkçe Meal

45Çünkü onlar, bundan önce refah içinde şımarıp azmışlardı.

Türkçe Meal

46O büyük günah üzerinde ısrar etmiştiler.

Türkçe Meal

47“Ya biz ölüp, toprağa karışıp çürümüş bir kemik yığını haline geldikten sonra yeniden mi diriltileceğiz?” diyorlardı.

Türkçe Meal

48Üstelik ölmüş gitmiş atalarımız da, öyle mi?

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

41Allah’ın razı olmadığı bir hayat yaşadıkları için amel defterleri sol taraflarından verilenlere gelince onlar ne kadar da bedbahttırlar. Ashab-ı Şimal adı verilen o kötü insanların vay hâline. Onlar kendilerine yazık etmişlerdir. Yeryüzünde yaşarken ayetlerimize karşı çıkmışlar. Sağduyulu hareket etmeyip yasalarımıza uymamışlardır. İnsanların yasalarına uyarak, kullara kulluk etmişlerdir. Sürekli yeryüzünde haksızlık yaparak bozgunculuk yapmışlar, haktan adaletten yana olmamışlardır.

Açıklamalı meal

42O nankör ve inatçılar, cehennemde iliklerine kadar işleyen kavurucu ve zehirli bir ateşin sıcağı ile kavrulurken bir yandan da kaynar sular içirilerek cezalandırılırlar.

Açıklamalı meal

43Ve kapkara boğucu bir dumanın gölgesi altında azap çekerek kıvranıp duracaklardır. Onlar cehennem sıcağından kurtulmak için gölgelik ararlar. Onların gölgeliği, cehennem ateşinin üzerindeki kara dumanlardır.

Açıklamalı meal

44Ki o, cehennem ne fayda verip serinletir ne de ferahlatıcı bir gölgeliktir. Orada yürekleri dağlayan bir umutsuzluk içinde yanıp duracaklardır.

Açıklamalı meal

45Bütün bunların sebebi ne? Çünkü onlar dünyada iken verilen nimetleri veriliş amacı dışında kullanıp, lüks ve sefahat içinde şımarmışlardı. Allah’ın kendilerine bahşettiği nimetleri, yalnızca dünya hayatı için ölçüsüzce kullanmışlardı. Bunu yaparken varlıklarına güvenmişlerdi. Şimdi yaptıkları her şey ateş olup onları kuşattı. Böyle olacağını düşünmüyorlardı.

Açıklamalı meal

46Uyarılara rağmen Allah’a ortak koşma, adam öldürme, hırsızlık, yalancı şâhitlik, ana babaya isyan, dolandırıcılık, zina, fuhuş, içki, kumar Allah’a eş ve ortak koşma, gibi büyük günahları işlemekte ısrar ediyorlardı. Ve Allah’a karşı nankörlük edip azgınlaşarak Allah’ın koyduğu sınırları tanımamışlar, kendileri nizamlar kurup hükümler koyarak, sınırları kendileri oluşturmuşlardı. Kısacası günah olarak, ne varsa işlemişlerdi.

Açıklamalı meal

47Ve ilahî adaleti inkâr ederek “ Ne yani, biz ölüp toprak olup ve çürümüş kemik yığınına geldikten sonra yeniden mi diriltilecekmişiz ve hesaba çekilecekmişiz?” diye alay ederek dolaşırlardı.

Açıklamalı meal

48Ve yoksa bizimle beraber bizden önceki ölmüş olan atalarımız da mı diriltilecek?” diye Kur’an’ın çağrısını alay konusu yaparlardı.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

41Vâkı’a 9Beled 19

İlgili ayetler

42Duhân 43Duhân 50

İlgili ayetler

43Mürselât 30

İlgili ayetler

44Mürselât 30

İlgili ayetler

46İsrâ 49İsrâ 52

İlgili ayetler

48Câsiye 24

Ayet 49–56

8 ayet

Vâkı’a 49

Vâkı’a 50

Vâkı’a 51

Vâkı’a 52

Vâkı’a 53

Vâkı’a 54

Vâkı’a 55

Vâkı’a 56

قُلْ اِنَّ الْاَوَّل۪ينَ وَالْاٰخِر۪ينَۙ ۝٤٩ لَمَجْمُوعُونَ اِلٰى م۪يقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ ۝٥٠ ثُمَّ اِنَّكُمْ اَيُّهَا الضَّٓالُّونَ الْمُكَذِّبُونَۙ ۝٥١ لَاٰكِلُونَ مِنْ شَجَرٍ مِنْ زَقُّومٍۙ ۝٥٢ فَمَالِؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۚ ۝٥٣ فَشَارِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ الْحَم۪يمِۚ ۝٥٤ فَشَارِبُونَ شُرْبَ الْه۪يمِۜ ۝٥٥ هٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ الدّ۪ينِۜ ۝٥٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

49Ḳul inne-lʾevvelîne velʾâḫirîn.

Okunuş

50Lemecmûʿûne ilâ mîḳâti yevmim maʿlûm.

Okunuş

51Ŝümme inneküm eyyühe-ḍḍâllûne-lmükeẕẕibûn.

Okunuş

52Leâkilûne min şecerim min zeḳḳûm.

Okunuş

53Femâliûne minhe-lbüṭûn.

Okunuş

54Feşâribûne ʿaleyhi mine-lḥamîm.

Okunuş

55Feşâribûne şürbe-lhîm.

Okunuş

56Hâẕâ nüzülühüm yevme-ddîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

49De ki:
– Hiç şüpheniz olmasın ki öncekiler de sonrakiler de diriltilecek.

Türkçe Meal

50Ve hepsi belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya toplanacaklar.

Türkçe Meal

51Sonra siz ey sapkın yalancılar!

Türkçe Meal

52Elbette siz de yiyeceksiniz o zakkum ağacından!

Türkçe Meal

53Karınlarınızı onunla doyuracak.

Türkçe Meal

54Üzerine de kaynar sudan içeceksiniz.

Türkçe Meal

55Hem de susuzluktan kavrulmuş develer gibi ona saldıracaksınız!

Türkçe Meal

56İşte budur hesap günü onlara verilecek ziyafet!

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

49Ey Peygamber! Sen ahiret uyarılarına böyle alaycı bir dille karşılık verip bedbaht olmayı hak edenlere şunu söyle: “Şüphesiz hem önceki devirlerde yaşamış olan nesiller hem sonrakiler de elbette diriltilecek.

Açıklamalı meal

50Evet geçmişteki ve gelecekteki herkes diriltilecek ve zamanı sadece Allah tarafından belirlenen bir günde, O’nun huzurunda buluşmak üzere ve yaşamınızın hesabını vermek için mutlaka bir araya toplanacaksınız.

Açıklamalı meal

51Sonra onlara şöyle denilecek: Siz ey dünya hayatını müşrik ve kâfir olarak yaşayıp, doğru yoldan sapanlar. Ey Allah’ın âyetlerini ve diriliş gerçeği olan bugünü yalan sayanlar!

Açıklamalı meal

52Unutmayınız burası cehennem. Zalimleri bekleyen öldürücü ve zehirli zakkum ağacının meyvesinden ceza olarak kesinlikle yiyeceksiniz.

Açıklamalı meal

53Böylece karınlarınızı o cehennem meyvesi ile tıka basa dolduracaksınız.

Açıklamalı meal

54Onun üzerine de susayacaksınız ama serinlemek ve acınızı dindirmek umuduyla, iç organları paramparça eden kaynar sudan içeceksiniz ve içtikçe daha da perişan olacaksınız.

Açıklamalı meal

55Üstelik öyle bir içeceksiniz ki uzun çöl yolculuğundan gelip te susuzluktan kavrulmuş develerin suya saldırdığı gibi hararetle içecek, içtikçe susayacak ve susadıkça bir daha içeceksiniz. Sonra yine ateşe döneceksiniz ve bu durum, sonsuza dek böyle sürüp gidecek.

Açıklamalı meal

56İşte ceza günü onlara sunulacak bol acılı, ziyafet ve azap sofrası budur. Hesap Günü Allah’ın davetini umursamayıp, âhiret hayatını görmezden gelenler işte bununla karşılaşacak ve ebedî olarak cehennemde kalacaklar. O hâlde, ey insanlar, bu feci akıbete uğramak istemiyorsanız, her an gözünüzün önünde cereyan eden şu mucizelere bakıp Rabbinize yönelin.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

50Nebe’ 17

İlgili ayetler

51Mürselât 1Mürselât 50

İlgili ayetler

52Duhân 43Duhân 50

İlgili ayetler

53İbrahim 16İbrahim 17

İlgili ayetler

54Sâd 57

İlgili ayetler

55Nebe’ 25

Ayet 57–60

4 ayet

Vâkı’a 57

Vâkı’a 58

Vâkı’a 59

Vâkı’a 60

نَحْنُ خَلَقْنَاكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ۟ ۝٥٧ اَفَرَاَيْتُمْ مَا تُمْنُونَۜ ۝٥٨ ءَاَنْتُمْ تَخْلُقُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الْخَالِقُونَ ۝٥٩ نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ الْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَۙ ۝٦٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

57Naḥnü ḫalaḳnâküm felevlâ tüṣaddiḳûn.

Okunuş

58Eferaeytüm mâ tümnûn.

Okunuş

59Eentüm taḫlüḳûnehû em naḥnü-lḫâliḳûn.

Okunuş

60Naḥnü ḳaddernâ beynekümü-lmevte vemâ naḥnü bimesbûḳîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

57Sizi biz yarattık hala bu gerçeği tasdik etmeyecek misiniz?

Türkçe Meal

58Yumurta ve spermi/hayat tohumunu hiç düşünmüyor musunuz?

Türkçe Meal

59Onu yaratıp insan haline getiren siz misiniz yoksa biz miyiz?

Türkçe Meal

60(60-61) Aranızdaki ölüm yasasını koyan biziz! Biz sizi yok edip yerinize size benzer başkalarını getirmeyi veya sizi bilemeyeceğiniz şekil ve vasıfta yeniden yaratmayı dileyecek olsak bize hiç kimse engel olamaz.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

57Ey insanlar! Ahirette bu sonucu yaşamak istemiyorsanız, şu sorular üzerinde bir kere daha düşünün. Sizi hiç yoktan biz yarattık. Biz yaşatıyoruz ve yaşamanız için gereken bütün nimetleri de Biz veriyoruz. Bütün bunları görüp bildikten sonra ‘Allah’tan başka ilah yoktur’ gerçeğini, yeniden dirilişi ve yaratıcınızın hükmünün en doğru, en güzel hüküm olduğunu kabul etmeyecek misiniz? Sizi yaratanın Allah olduğunu bildiğiniz halde niçin kıyamet ve ahiret uyarısını alaya alıyorsunuz? Hâlâ bu gerçeği düşünüp de aklınızı kullanarak yaratılış sebebiniz olan hayat nizamına dönmeyecek misiniz?

Açıklamalı meal

58Muhteşem bir tevhid ve yaratılış mucizesi olarak; rahimlere akıttığınız meniyi hiç düşünmez misiniz?

Açıklamalı meal

59Onu rahimde çeşitli aşamalardan geçirerek siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz? O bir damla suyu, insan haline dönüştüren siz misiniz, yoksa Biz miyiz? Hâlâ anlamayacak mısınız?

Açıklamalı meal

60Aranızda ölümü şaşmaz bir plân çerçevesinde biz takdir ettik ve her doğanın ölmesi gösteriyor ki ölüm konusunda bizim önümüze hiç kimse ve hiçbir güç geçemez.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

57Mülk 23Mülk 28

İlgili ayetler

58Yâsîn 77Yâsîn 79

İlgili ayetler

59İnsân 1İnsân 4

İlgili ayetler

60En’am 2Fâtır 11

Ayet 61

1 ayet

Vâkı’a 61

عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ اَمْثَالَكُمْ وَنُنْشِئَكُمْ ف۪ي مَا لَا تَعْلَمُونَ ۝٦١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

61Alâ en nübeddile emŝâleküm venünşieküm fî mâ lâ taʿlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

61(60-61) Aranızdaki ölüm yasasını koyan biziz! Biz sizi yok edip yerinize size benzer başkalarını getirmeyi veya sizi bilemeyeceğiniz şekil ve vasıfta yeniden yaratmayı dileyecek olsak bize hiç kimse engel olamaz.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

61Ey insanlar! Dünyada imtihanın devamı için dilediğimiz takdirde sizi yok edip yerinize benzerlerinizi getirmeye ve mahiyetini bilmediğiniz bir şekilde ve bilmediğiniz bir âlemde, sizi yeniden yaratmaya elbette ki gücümüz yeter. Sınırsız ilim ve gücümüzle yeniden yaratma konusunda da kimse bizim önümüze geçemez.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

61En’am 2Fâtır 11

Ayet 62

1 ayet

Vâkı’a 62

وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ النَّشْاَةَ الْاُو۫لٰى فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ ۝٦٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

62Veleḳad ʿalimtümü-nneşʾete-lʾûlâ felevlâ teẕekkerûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

62– Siz, ilk olarak nasıl yaratıldığınızı pekâlâ biliyorsunuz, öyleyse tekrar yaratmaya muktedir olduğumuzu niçin düşünmüyorsunuz?

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

62Andolsun ki ana rahminden dünyaya doğup ilk yaratılışı, yaşayarak gördünüz. Ve Allah’ın sizi, yoktan yarattığı gerçeğini gayet iyi biliyorsunuz. O halde Allah’ın sizi tekrar yaratıp diriltmeye de kâdir olduğunu düşünüp ibret almanız ve bunun ilk yaratılışa göre daha kolay olabileceğini kabul etmeniz gerekmez mi? Buna rağmen niçin yeniden yaratılacağınıza inanmaktan ve Hesap Günü’nü kabul etmekten kaçınıyorsunuz? Etrafınızdaki olaylardan ibret alıp ona göre yaşamanız, yasalarımıza uymanız gerekmez mi?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

62Hac 5Hac 6

Ayet 63–67

5 ayet

Vâkı’a 63

Vâkı’a 64

Vâkı’a 65

Vâkı’a 66

Vâkı’a 67

اَفَرَاَيْتُمْ مَا تَحْرُثُونَۜ ۝٦٣ ءَاَنْتُمْ تَزْرَعُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الزَّارِعُونَ ۝٦٤ لَوْ نَشَٓاءُ لَجَعَلْنَاهُ حُطَامًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ ۝٦٥ اِنَّا لَمُغْرَمُونَۙ ۝٦٦ بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ ۝٦٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

63Eferaeytüm mâ taḥruŝûn.

Okunuş

64Eentüm tezraʿûnehû em naḥnü-zzâriʿûn.

Okunuş

65Lev neşâü leceʿalnâhü ḥuṭâmen feżaltüm tefekkehûn.

Okunuş

66İnnâ lemugramûn.

Okunuş

67Bel naḥnü maḥrûmûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

63– Toprağa ektiğiniz tohumu hiç düşündünüz mü?

Türkçe Meal

64– Onları büyütüp yeşerten siz misiniz; yoksa biz miyiz?

Türkçe Meal

65– Biz dileseydik onu çerçöp haline getirirdik, o zaman da siz şaşkınlık ve çaresizlik içinde:

Türkçe Meal

66(66-67) -Eyvah mahvolduk borca battık, varımızı yoğumuzu kaybettik, diye sızlanırdınız.

Türkçe Meal

67(66-67) -Eyvah mahvolduk borca battık, varımızı yoğumuzu kaybettik, diye sızlanırdınız.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

63Şu toprağa ektiğiniz tohumun harika içeriğini ve nasıl çatlayıp filiz verdiğini gördünüz mü? Tohuma bir bakıp da düşünün bakalım.

Açıklamalı meal

64Suyun yağmur olup yağmasını sağlayarak onu topraktan yeşertip büyüten, türlü nimetler veren siz misiniz, yoksa biz miyiz?

Açıklamalı meal

65Şayet uygun görseydik suyu gökten indirmeyerek onu olgunlaşmadan kuru bir çöp yapardık. Siz de ne yapacağınızı bilememenin çaresizliği içinde şaşar kalırdınız.

Açıklamalı meal

66O zaman çaresizlik içinde: Eyvah! Mahvolduk “ Emeklerimiz boşa gitti, Biz çok borçlandık. Oysa bu yılki mahsule çok bel bağlamıştık derdiniz

Açıklamalı meal

67Elimizde avucumuzda ne varsa harcadık. Daha doğrusu biz artık her şeyimizi kaybettik.” diye sızlanıp dururdunuz ve elinizden hiçbir şey de gelmezdi. Niçin düşünüp öğüt almıyorsunuz? Ekip diktiğiniz şeylerin karşılığını Rabbiniz vermezse ne yapabilirsiniz?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

63Yâsîn 33Yâsîn 36

İlgili ayetler

64En’am 99

İlgili ayetler

65Hadîd 20

İlgili ayetler

66Kalem 17Kalem 34

İlgili ayetler

67Kalem 17Kalem 34

Ayet 68–70

3 ayet

Vâkı’a 68

Vâkı’a 69

Vâkı’a 70

اَفَرَاَيْتُمُ الْمَٓاءَ الَّذ۪ي تَشْرَبُونَۜ ۝٦٨ ءَاَنْتُمْ اَنْزَلْتُمُوهُ مِنَ الْمُزْنِ اَمْ نَحْنُ الْمُنْزِلُونَ ۝٦٩ لَوْ نَشَٓاءُ جَعَلْنَاهُ اُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ ۝٧٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

68Eferaeytümü-lmâe-lleẕî teşrabûn.

Okunuş

69Eentüm enzeltümûhü mine-lmüzni em naḥnü-lmünzilûn.

Okunuş

70Lev neşâü ceʿalnâhü ücâcen felevlâ teşkürûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

68– Bir de içtiğiniz suya bakın.

Türkçe Meal

69Onu bulutlardan indiren siz misiniz yoksa biz miyiz?

Türkçe Meal

70Biz isteseydik onu acı ve tuzlu bir su yapardık. Buna şükretmeniz gerekmez mi?

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

68Peki ya içtiğiniz o tertemiz suyu ve o suyun size nasıl ulaştığını hiç düşündünüz mü? Onu denizlerden buharlaştırıp, göğe siz mi çıkardınız yoksa Biz mi?

Açıklamalı meal

69Sonra onu yağmur yüklü bulutlardan indiren siz misiniz yoksa yeryüzüne kar ve yağmur olarak yağdıran biz miyiz?

Açıklamalı meal

70Gerek görseydik, o suyu tatlı değil de içemeyeceğiniz tuzlu veya acı bir su yapardık. Görmüyor musunuz? Uçsuz bucaksız denizler tuzlu sulardan oluşuyor. İçebiliyor musunuz? Bulutlardan inen, derelerden, ırmaklardan akan suların hepsi tuzlu olsaydı ne yapardınız? O halde bunca nimetle donatılmış olduğunuz için ve o suyun içimini kolay yaptığı için Rabbinize şükretmeniz ve aklınızı kullanıp da Allah’ın davetine yönelmeniz gerekmez mi?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

68Mürselât 27

İlgili ayetler

69Bakara 164Rum 48Rum 50

İlgili ayetler

70Nûr 43

Ayet 71–74

4 ayet

Vâkı’a 71

Vâkı’a 72

Vâkı’a 73

Vâkı’a 74

اَفَرَاَيْتُمُ النَّارَ الَّت۪ي تُورُونَۜ ۝٧١ ءَاَنْتُمْ اَنْشَاْتُمْ شَجَرَتَهَٓا اَمْ نَحْنُ الْمُنْشِؤُ۫نَ ۝٧٢ نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعًا لِلْمُقْو۪ينَۚ ۝٧٣ فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ۟ ۝٧٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

71Eferaeytümü-nnâra-lletî tûrûn.

Okunuş

72Eentüm enşeʾtüm şeceratehâ em naḥnü-lmünşiûn.

Okunuş

73Naḥnü ceʿalnâhâ teẕkiratev vemetâʿal lilmuḳvîn.

Okunuş

74Fesebbiḥ bismi rabbike-lʿażîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

71– Şu yaktığınız ateşe ne dersiniz?

Türkçe Meal

72– Onun odununu yaratan siz misiniz; yoksa biz miyiz?

Türkçe Meal

73Biz, ateşi cehennem azabını hatırlatma vesilesi odununu da ihtiyaç sahipleri için bir yararlanma aracı kıldık.

Türkçe Meal

74Öyleyse sen azamet sahibi Rabbinin adını tespih et!

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

71Yaktığınız ve enerjiye kavuştuğunuz ateşi ve onun nasıl yandığını, neye yaradığını hiç düşündünüz mü? Ateşi siz mi yarattınız yoksa biz mi?

Açıklamalı meal

72Şimdi söyleyin bakalım. O ateşin tutuşmasını sağlayan ağacı ve o ağaçların ürettiği oksijeni siz mi yarattınız yoksa onu yaratan biz miyiz?

Açıklamalı meal

73Biz bu ateşi hem cehennemi hatırlatan ve düşünülmesi gereken bir ibret belgesi, hem de ısınmak ve yaşamınızdaki birçok ihtiyacınızı gidermek için vazgeçilmez bir nimet kıldık.

Açıklamalı meal

74Öyleyse sonsuz kudret ve büyüklük sahibi yüce Rabbinin adını şanını, hamd ile övgülerle yücelterek tesbih et. O halde Rabbinizin sizin için yarattıklarını ve onların işleyen mükemmel nizamlarını düşünüp davetine icabet ederek şükredin.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

71Yâsîn 80

İlgili ayetler

72Yâsîn 80

İlgili ayetler

73Bakara 24Tahrim 6

İlgili ayetler

74En’am 162

Ayet 75–76

2 ayet

Vâkı’a 75

Vâkı’a 76

فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَوَاقِعِ النُّجُومِۙ ۝٧٥ وَاِنَّهُ لَقَسَمٌ لَوْ تَعْلَمُونَ عَظ۪يمٌۙ ۝٧٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

75Felâ uḳsimü bimevâḳiʿi-nnücûm.

Okunuş

76Veinnehû leḳasemül lev taʿlemûne ʿażîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

75İşte ben bu Kuran’ın ayet ayet indirilişine yemin ediyorum!

Türkçe Meal

76Eğer anlayabiliyorsanız bu çok büyük bir yemindir.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

75Ey insanlar! Müşrikler hâlâ Kur’an’ın bir beşer sözü olduğunu mu iddia ediyorlar? Hayır! Onların dediği her şey boş bir iddiadan ibarettir. Gökteki yıldızların doğup battıkları yerler ve yörüngeleri şahit olsun ki, bu Kur’an, sizi yaratılış sebebiniz olan hayatı yaşamaya çağıran ilâhî bir kelâmdır.

Açıklamalı meal

76Yemin olsun ki, eğer üzerinde düşünür ve kıymetini bilirseniz, hem yaratılan hem de indirilen âyetler gerçekten çok büyük bir uyarı ve yemindir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

75Fussilet 52Fussilet 53

İlgili ayetler

76Tekvîr 2

Ayet 77–80

4 ayet

Vâkı’a 77

Vâkı’a 78

Vâkı’a 79

Vâkı’a 80

اِنَّهُ لَقُرْاٰنٌ كَر۪يمٌۙ ۝٧٧ ف۪ي كِتَابٍ مَكْنُونٍۙ ۝٧٨ لَا يَمَسُّهُٓ اِلَّا الْمُطَهَّرُونَۜ ۝٧٩ تَنْز۪يلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ ۝٨٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

77İnnehû leḳurʾânün kerîm.

Okunuş

78Fî kitâbim meknûn.

Okunuş

79Lâ yemessühû ille-lmüṭahherûn.

Okunuş

80Tenzîlüm mir rabbi-lʿâlemîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

77Şüphesiz bu kelâm çok değerli yüce bir Kuran’dır.

Türkçe Meal

78O korunmuş bir kitaptadır.

Türkçe Meal

79Ona temiz yaratılmış olan (meleklerden) başkası dokunamaz.

Türkçe Meal

80O, âlemlerin Rabbi katından indirilmedir.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

77Hiç kuşkusuz elinizdeki bu kitap, kıyâmete kadar hayatın her alanına hükmetmesi gereken ve muhataplarına sorumluluklar yükleyen Allah’ın kelamıdır. Bu kitap değeri çok büyük ve Allah’ın insanlara en büyük ikramlarından biri olan yüce Kur’an’dır.

Açıklamalı meal

78Hiçbir kuşkunuz olmasın; bu Kuran Allah tarafından aslı Levh-i Mahfuz’da da yazılı ve kayıtlı olarak korunmuş bir kitaptır.

Açıklamalı meal

79Kaynağından çıkıp Peygambere gelene kadar ona ancak temiz olan melekler dokunabilir. Zira o, ilahi koruma altındadır. Kuranı ancak ahlaki olarak temiz müminler anlayabilir. Ne şeytanlar ne de bilinmeyen varlıklar, kitabın korunduğu yere ulaşamazlar. Kitabın korunduğu yere ancak Rabbinin izin verdikleri girebilir. Onlar da meleklerdir. Onun dışında şeytan ve benzeri gibi hiçbir şerli varlığın ona dokunması, ondan bir şey eksiltmesi veya ona bir şey ilave etmesi mümkün değildir.

Açıklamalı meal

80O Kur’an doğrudan doğruya alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiştir. Rabbinizden gelen ilahi mesajları içerir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

77Müzzemmil 4Müzzemmil 5

İlgili ayetler

78Sâffât 1Sâffât 10

İlgili ayetler

79Mülk 5

İlgili ayetler

80Bakara 97Bakara 99Neml 6

Ayet 81–82

2 ayet

Vâkı’a 81

Vâkı’a 82

اَفَبِهٰذَا الْحَد۪يثِ اَنْتُمْ مُدْهِنُونَۙ ۝٨١ وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ اَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ ۝٨٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

81Efebihâẕe-lḥadîŝi entüm müdhinûn.

Okunuş

82Vetecʿalûne rizḳaküm enneküm tükeẕẕibûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

81Şimdi siz, bu hadise leke sürmeye mi kalkıyorsunuz?

Türkçe Meal

82Bu nimetten nasibiniz ona karşı yalana sarılmaktan ibaret mi olacak?

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

81Ey müşrikler! Şimdi siz bu kitaba dil uzatarak ilahî sözü hor görüp küçümsüyor musunuz?

Açıklamalı meal

82Ne yazık ki bu nimete şükredeceğiniz yerde, Kuran ayetlerinin Allah’tan olduğunu yalanlıyorsunuz. Onu küçümsemeye kalkışarak böyle bir nimetten kendinizi mahrum bırakıp da ne elde edeceksiniz. Bizim sözlerimiz onlar için kurtuluş yolu, karanlıklardan aydınlığa çıkış yolu olacakken, onlar ayetlerimizi niçin inkâr ediyorlar? Onlara verdiğimiz rızıkları düşünerek, sözlerimizi tasdik ederek, yasalarımıza uyarak yaşamaları gerekmez miydi?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

81Câsiye 6

İlgili ayetler

82Enfal 31Furkan 4

Ayet 83–87

5 ayet

Vâkı’a 83

Vâkı’a 84

Vâkı’a 85

Vâkı’a 86

Vâkı’a 87

فَلَوْلَٓا اِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَۙ ۝٨٣ وَاَنْتُمْ ح۪ينَئِذٍ تَنْظُرُونَۙ ۝٨٤ وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْكُمْ وَلٰكِنْ لَا تُبْصِرُونَ ۝٨٥ فَلَوْلَٓا اِنْ كُنْتُمْ غَيْرَ مَد۪ين۪ينَۙ ۝٨٦ تَرْجِعُونَهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ ۝٨٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

83Felevlâ iẕâ belegati-lḥulḳûm.

Okunuş

84Veentüm ḥîneiẕin tenżurûn.

Okunuş

85Venaḥnü aḳrabü ileyhi minküm velâkil lâ tübṣirûn.

Okunuş

86Felevlâ in küntüm gayra medînîn.

Okunuş

87Terciʿûnehâ in küntüm ṣâdiḳîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

83Peki can boğaza gelince ne olacak?

Türkçe Meal

84Siz o zaman çaresizce bakakalır hiçbir şey yapamazsınız.

Türkçe Meal

85Artık biz, ona sizden daha yakınız. Ama siz göremezsiniz.

Türkçe Meal

86Mademki yargılanmayacağınızı iddia ediyorsunuz.

Türkçe Meal

87Eğer iddianızda doğruysanız haydi o canı geri getirin de görelim!

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

83Böyle yapanlar, Allah’ın kendilerine verdiği nimetlerin emanet olduğunu unutup kendilerinin bir şey olduğunu zannediyorlar. Hele ecel galipte can boğaza dayandığında ne yapacaksınız?

Açıklamalı meal

84O vakit tüm yakınları olarak yanında olsanız ne olur? O size siz de etrafınıza çaresiz gözlerle âciz bir hâlde bakıp durursunuz. Başlarına gelen gerçek karşısında bakakalırlar. Hâlbuki hiç ölmeyecekmiş, yaşamlarının hesabını vermeyecekmiş gibi hayat sürdürüyorlardı. O gün çok geç kaldıklarını fark ederler. Şaşkınlıktan ne yapacaklarını bilmezler. Ölümün dehşetinden yüzleri buz kesmiş, renkleri kaçmıştır.

Açıklamalı meal

85Şunu iyi bilin; Biz ona yani o anda ölümle yüz yüze gelenlere vazifeli meleklerimiz ile sizden daha yakınız fakat siz bizi göremezsiniz ve anlayamazsınız.

Açıklamalı meal

86Hadi bakalım, eğer Allah’ın hükmüne boyun eğmeyecek kadar kudretliyseniz ve ölümden sonra yaptıklarınızdan dolayı hesaba çekilmeyip ceza görmeyecekseniz;

Açıklamalı meal

87Şayet diriltilme ve hesaba çekilmenin olmayacağı iddianızda doğru söylüyorsanız, ölen kişiyi yeniden hayata geri çevirsenize ve sevdiklerinizin ölmesini engellesenize. Gücünüz yetiyorsa bağlandığınız dünyadan ayrılmayın da görelim.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

83Kaf 19

İlgili ayetler

85Ahzab 9

İlgili ayetler

86Cum’a 6

İlgili ayetler

87En’am 60En’am 61

Ayet 88–91

4 ayet

Vâkı’a 88

Vâkı’a 89

Vâkı’a 90

Vâkı’a 91

فَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُقَرَّب۪ينَۙ ۝٨٨ فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَع۪يمٍ ۝٨٩ وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِۙ ۝٩٠ فَسَلَامٌ لَكَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِ ۝٩١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

88Feemmâ in kâne mine-lmüḳarrabîn.

Okunuş

89Feravḥuv verayḥânüv vecennâtü neʿîm.

Okunuş

90Veemmâ in kâne min aṣḥâbi-lyemîn.

Okunuş

91Feselâmül leke min aṣḥâbi-lyemîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

88Eğer ölen kişi Allah’a yakın olan gözde kimselerden ise.

Türkçe Meal

89Onu güzel rızık ve nimetlerle dolu cennetler beklemektedir.

Türkçe Meal

90Eğer amel defteri sağdan verilecek kimselerden ise.

Türkçe Meal

91Amel defteri sağdan verilen diğer kişiler tarafında ona; “Selâm olsun sana ey bahtiyar kişi” denilecek.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

88Demek ki, her canlı mutlaka ölümü tadacak ve Rabb’inin huzurunda hesaba çekilecektir. Fakat o ölen kişi, davet edildiği hayat nizamını yaşamak uğrunda elinden gelen gayreti gösterenlerden ve Allah’a yakın olanlardan ise; onu bekleyen akıbet farklıdır.

Açıklamalı meal

89Bu durumda onu âhirette rahatlık, güzel rızık tarifsiz bir huzur ve bitip tükenmeyen Naîm cennet nimetleri beklemektedir

Açıklamalı meal

90Eğer Ashab-ı Yemin adı verilen ve önde gidenlere tâbi olup amel defterleri sağ taraflarından verilmiş iyi insanlardan ise;

Açıklamalı meal

91Senin gibi cenneti hak eden iyi insanlardan sana selâm olsun artık ebedi mutluluk ve saadete erdin ey bahtiyar kimse!” denilerek sevgiyle karşılanacaklar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

88Kamer 54Kamer 55

İlgili ayetler

89Tevbe 20Tevbe 22

Ayet 92–94

3 ayet

Vâkı’a 92

Vâkı’a 93

Vâkı’a 94

وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُكَذِّب۪ينَ الضَّٓالّ۪ينَۙ ۝٩٢ فَنُزُلٌ مِنْ حَم۪يمٍۙ ۝٩٣ وَتَصْلِيَةُ جَح۪يمٍۙ ۝٩٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

92Veemmâ in kâne mine-lmükeẕẕibîne-ḍḍâllîn.

Okunuş

93Fenüzülüm min ḥamîm.

Okunuş

94Vetaṣliyetü ceḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

92Ve eğer Kuran’a karşı yalana sarılan sapkınlardan ise.

Türkçe Meal

93Onu bekleyen kaynar sudan bir ziyafet!

Türkçe Meal

94Ve cehenneme atılmaktır.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

92Ama eğer âyetlerimizi yalanlayan sapıklardan ve Allah’a nankörlük ederek, verdiği nimetleri görmezden gelip, hakikatten yüz çevirenlerden ise işte asıl bedbaht olanlar onlardır.

Açıklamalı meal

93Artık onlar için başlarından dökülen kaynar sularla kahredici bir ziyafet vardır.

Açıklamalı meal

94Hak ettikleri çılgınca yanan cehennem ateşine atılarak yürek yakan umutsuzluk içinde yanıp kavrulacaklar ve kıvranacaklardır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

92Yâsîn 13Yâsîn 27

İlgili ayetler

94Şûrâ 45

Ayet 95–96

2 ayet

Vâkı’a 95

Vâkı’a 96

اِنَّ هٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَق۪ينِۚ ۝٩٥ فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ ۝٩٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

95İnne hâẕâ lehüve ḥaḳḳu-lyeḳîn.

Okunuş

96Fesebbiḥ bismi rabbike-lʿażîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

95Bütün bu anlatılanlar şüphe götürmez gerçeklerdir.

Türkçe Meal

96Öyleyse sen azamet sahibi Rabbinin adını tespih et!

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

95İşte ey insanoğlu, bütün bu haber verilenler, şüphe götürmez ve değişmez gerçeklerdir.

Açıklamalı meal

96Öyleyse ey insan! Yüce Rabbinin adını en içten dua ve yakarışlarla yücelterek hamd ile tesbih et. Ki sen de bu gerçeklerin gerektirdiği ilâhî hayat nizamını yaşamayı seçip ona yönelerek yaşayarak kurtulanlardan olabilesin. Şirkten ve elçimizi inkâr etmekten vazgeçin ve yalnızca sonsuz kudret ve nimet sahibi rabbinize kulluk edin! Yasalarına uyarak hayatını devam ettir. İnkâr eden, Rabbinin yasalarına karşı çıkanlardan olmayın.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

95Yunus 54Yunus 56

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Tâhâ, sonra Şuarâ indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla