Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْحَد۪يدِ مَدَنِيَّةٌ آيَاتُهَا ٢٩

Hadîd Sûresi Meali

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça

Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Ayet 1

1 ayet

Hadîd 1

سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ ۝١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Sebbeḥa lillâhi mâ fi-ssemâvâti velʾarḍ. vehüve-lʿazîzü-lḥakîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

1Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ın koyduğu yaratılış kanununa boyun eğer. Zira üstün kudret sahibi olan ve her hükmü doğru olan O’dur.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

1Nahl 49

Ayet 2

1 ayet

Hadîd 2

لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ۝٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

2Lehû mülkü-ssemâvâti velʾarḍ. yuḥyî veyümît. vehüve ʿalâ külli şeyʾin ḳadîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

2Çünkü göklerin ve yerin mutlak hükümranlığı Allah’ındır. Hayat veren de öldüren de O’dur. Zira O, her şeye gücü yeten/her şey için bir ölçü koyandır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

2Yunus 31Kamer 49

Ayet 3

1 ayet

Hadîd 3

هُوَ الْاَوَّلُ وَالْاٰخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُۚ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ ۝٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

3Hüve-lʾevvelü velʾâḫiru veżżâhiru velbâṭin. vehüve bikülli şeyʾin ʿalîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

3O, evveldir/öncesiz ilktir, ahirdir/sonrasız sondur, O zahirdir/bütün varlığını hem görülebilen sebebi, batındır/hem de görülmeyen hakikatidir. Bundan dolayı O her şeyi bilendir.

İlgili ayetler

Ayet 4–5

2 ayet

Hadîd 4

Hadîd 5

هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۜ يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْاَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنْزِلُ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا يَعْرُجُ ف۪يهَاۜ وَهُوَ مَعَكُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ ۝٤ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ ۝٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

4Hüve-lleẕî ḫaleḳa-ssemâvâti velʾarḍa fî sitteti eyyâmin ŝümme-stevâ ʿale-lʿarş. yaʿlemü mâ yelicü fi-lʾarḍi vemâ yaḫrucü minhâ vemâ yenzilü mine-ssemâi vemâ yaʿrucü fîhâ. vehüve meʿaküm eyne mâ küntüm. vellâhü bimâ taʿmelûne beṣîr.

Okunuş

5Lehû mülkü-ssemâvâti velʾarḍ. veile-llâhi türceʿu-lʾümûr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

4O, gökleri ve yeri altı evrede yaratmış sonra da her şeyin yasasını koyarak onlar üzerinde egemenlik kurmuştur. O, toprağa giren ve oradan çıkan, gökten inen ve göğe yükselen ne varsa hepsini bilir. Nerede olursanız olun O, sizinle beraberdir. Allah, yapıp ettiğiniz her şeyi görür.

Türkçe Meal

5Göklerin ve yerin mutlak hükümranlığı O’na aittir. Sonunda bütün işler Allah’a döner.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

4Secde 4Mücadele 7

İlgili ayetler

5Kehf 26Secde 5

Ayet 6

1 ayet

Hadîd 6

يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۜ وَهُوَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ ۝٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

6Yûlicü-lleyle fi-nnehâri veyûlicü-nnehâra fi-lleyl. vehüve ʿalîmüm biẕâti-ṣṣudûr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

6O geceyi kısaltarak gündüze katar, gündüzü de kısaltarak geceye katar. O, göğüslerde saklanan bütün sırları bilendir.

İlgili ayetler

Ayet 7

1 ayet

Hadîd 7

اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاَنْفِقُوا مِمَّا جَعَلَكُمْ مُسْتَخْلَف۪ينَ ف۪يهِۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَاَنْفَقُوا لَهُمْ اَجْرٌ كَب۪يرٌ ۝٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

7Âminû billâhi verasûlihî veenfiḳû mimmâ ceʿaleküm müstaḫlefîne fîh. felleẕîne âmenû minküm veenfeḳû lehüm ecrun kebîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

7Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine yürekten inanıp güvenin, Allah’ın size emanet olarak verip üzerine yetkili kıldığı mallardan O’nun yolunda harcayın. Sizden iman edip malından Allah yolunda harcayanlara büyük bir mükâfat vardır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

7Bakara 261

Ayet 8

1 ayet

Hadîd 8

وَمَا لَكُمْ لَا تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِۚ وَالرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ لِتُؤْمِنُوا بِرَبِّكُمْ وَقَدْ اَخَذَ م۪يثَاقَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ ۝٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

8Vemâ leküm lâ tüʾminûne billâh. verrasûlü yedʿûküm litüʾminû birabbiküm veḳad eḫaẕe mîŝâḳaküm in küntüm müʾminîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

8Hem ne oluyor da elçi sizi Rabbinize inanıp güvenmeniz için çağırıp durduğu halde Allah’a inanıp güvenmiyorsunuz? Oysa Rabbiniz daha önce sizden misak/kesin söz almıştı, artık sözünüzde durun ve mümin olun.

İlgili ayetler

Ayet 9

1 ayet

Hadîd 9

هُوَ الَّذ۪ي يُنَزِّلُ عَلٰى عَبْدِه۪ٓ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَكُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَاِنَّ اللّٰهَ بِكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ ۝٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

9Hüve-lleẕî yünezzilü ʿalâ ʿabdihî âyâtim beyyinâtil liyuḫriceküm mine-żżulümâti ile-nnûr. veinne-llâhe biküm leraûfür raḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

9Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna apaçık ayetler indiren O’dur. Şüphesiz Allah, size karşı çok şefkatli ve çok merhametlidir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

9İbrahim 1Hac 16

Ayet 10

1 ayet

Hadîd 10

وَمَا لَكُمْ اَلَّا تُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ لَا يَسْتَو۪ي مِنْكُمْ مَنْ اَنْفَقَ مِنْ قَبْلِ الْفَتْحِ وَقَاتَلَۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَعْظَمُ دَرَجَةً مِنَ الَّذ۪ينَ اَنْفَقُوا مِنْ بَعْدُ وَقَاتَلُواۜ وَكُلًّا وَعَدَ اللّٰهُ الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟ ۝١٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

10Vemâ leküm ellâ tünfiḳû fî sebîli-llâhi velillâhi mîrâŝü-ssemâvâti velʾarḍ. lâ yestevî minküm men enfeḳa min ḳabli-lfetḥi veḳâtel. ülâike aʿżamü deracetem mine-lleẕîne enfeḳû mim baʿdü veḳâtelû. veküllev veʿade-llâhü-lḥusnâ. vellâhü bimâ taʿmelûne ḫabîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

10Göklerin ve yerin gerçek mirası Allah’ın olduğu halde malınızdan niye Allah yolunda harcamıyorsunuz? Sizden Mekke’nin fethinden önce harcayıp savaşanlar diğerleriyle eşit değildir. Bunlar fetihten sonra harcama yapıp savaşanlardan daha üstün derecelere sahiptir. Gerçi Allah hepsine cennet vaat etmiştir. Bilin ki Allah, yapıp ettiklerinizden haberdardır.

İlgili ayetler

Ayet 11–15

5 ayet

Hadîd 11

Hadîd 12

Hadîd 13

Hadîd 14

Hadîd 15

مَنْ ذَا الَّذ۪ي يُقْرِضُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُ وَلَهُٓ اَجْرٌ كَر۪يمٌۚ ۝١١ يَوْمَ تَرَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ يَسْعٰى نُورُهُمْ بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ بُشْرٰيكُمُ الْيَوْمَ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۚ ۝١٢ يَوْمَ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا انْظُرُونَا نَقْتَبِسْ مِنْ نُورِكُمْ ق۪يلَ ارْجِعُوا وَرَٓاءَكُمْ فَالْتَمِسُوا نُورًاۜ فَضُرِبَ بَيْنَهُمْ بِسُورٍ لَهُ بَابٌۜ بَاطِنُهُ ف۪يهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِنْ قِبَلِهِ الْعَذَابُۜ ۝١٣ يُنَادُونَهُمْ اَلَمْ نَكُنْ مَعَكُمْۜ قَالُوا بَلٰى وَلٰكِنَّكُمْ فَتَنْتُمْ اَنْفُسَكُمْ وَتَرَبَّصْتُمْ وَارْتَبْتُمْ وَغَرَّتْكُمُ الْاَمَانِيُّ حَتّٰى جَٓاءَ اَمْرُ اللّٰهِ وَغَرَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ ۝١٤ فَالْيَوْمَ لَا يُؤْخَذُ مِنْكُمْ فِدْيَةٌ وَلَا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ مَاْوٰيكُمُ النَّارُۜ هِيَ مَوْلٰيكُمْۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ ۝١٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

11Men ẕe-lleẕî yuḳriḍu-llâhe ḳarḍan ḥasenen feyüḍâʿifehû lehû velehû ecrun kerîm.

Okunuş

12Yevme tera-lmüʾminîne velmüʾminâti yesʿâ nûruhüm beyne eydîhim vebieymânihim büşrâkümü-lyevme cennâtün tecrî min taḥtihe-lʾenhâru ḫâlidîne fîhâ. ẕâlike hüve-lfevzü-lʿażîm.

Okunuş

13Yevme yeḳûlü-lmünâfiḳûne velmünâfiḳâtü lilleẕîne âmenü-nżurûnâ naḳtebis min nûriküm ḳîle-rciʿû verâeküm feltemisû nûrâ. feḍuribe beynehüm bisûril lehû bâb. bâṭinühû fîhi-rraḥmetü veżâhiruhû min ḳibelihi-lʿaẕâb.

Okunuş

14Yünâdûnehüm elem neküm meʿaküm. ḳâlû belâ velâkinneküm fetentüm enfüseküm veterabbaṣtüm vertebtüm vegarratkümü-lʾemâniyyü ḥattâ câe emru-llâhi vegarraküm billâhi-lgarûr.

Okunuş

15Felyevme lâ yüʾḫaẕü minküm fidyetüv velâ mine-lleẕîne keferû. meʾvâkümü-nnâr. hiye mevlâküm. vebiʾse-lmeṣîr.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

11Kim Allah yolunda harcayarak Allah’a güzel bir borç verirse, Allah ona, verdiğini kat be kat geri öder. Nitekim böyleleri için büyük bir ödül vardır.

Türkçe Meal

12İşte O gün, mümin erkekleri ve mümin kadınları önlerinde ve sağ yanlarında kazandıkları nurlarıyla aydınlanmış olarak hızla ilerlerken görürsün.
– Müjdeler olsun size! Şimdi girin tabanından ırmakların çağladığı ve içinde kalacağınız cennetlere, işte budur muhteşem zafer! Denilecek.

Türkçe Meal

13O gün, inanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafık erkeklerle münafık ikiyüzlü kadınlar iman edenlere diyecekler ki; “Biraz bekleyin de sizin ışığınızdan faydalanalım.” Onlara denilecek ki; “Haydi arkanıza dönün de ışığınızı orada arayın!” Ve o anda onların arasına kapısı bulunan bir sur çekilecek. Bu surun müminlere bakan kısmı rahmet, münafıklara/ikiyüzlülere bakan dış cephesinde ise azap vardır.

Türkçe Meal

14İkiyüzlü münafıklar, müminlere:
– Biz sizinle beraber değil miydik? Diye seslenecekler. Müminler:
– Evet, görünüşte öyleydi, ama siz ikiyüzlülük ederek kendinizi mahvettiniz. Bizim başımıza hep bir felaketin gelmesini beklediniz. Allah’ın ayetleri hakkında hep derin şüpheler içindeydiniz. Allah’ın emri ölüm gelinceye kadar boş kuruntular sizi oyaladı, böylece o aldatıcılar sizi Allah hakkında hep aldattılar, diyecekler.

Türkçe Meal

15Artık bugün sizden de açıkça inanmadığını ilan edenlerden de hiç bir şekilde kurtuluş fidyesi kabul edilmeyecek. Sizin yeriniz artık, bundan böyle size layık olan ateştir. Ne kötü bir son duraktır cehennem!

İlgili ayetler

İlgili ayetler

11Bakara 245Hadîd 18

İlgili ayetler

12Abese 38Abese 39

İlgili ayetler

13Bakara 166Bakara 167

İlgili ayetler

15Bakara 123En’am 70

Ayet 16–17

2 ayet

Hadîd 16

Hadîd 17

اَلَمْ يَاْنِ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ تَخْشَعَ قُلُوبُهُمْ لِذِكْرِ اللّٰهِ وَمَا نَزَلَ مِنَ الْحَقِّۙ وَلَا يَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلُ فَطَالَ عَلَيْهِمُ الْاَمَدُ فَقَسَتْ قُلُوبُهُمْۜ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ ۝١٦ اِعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ ۝١٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

16Elem yeʾni lilleẕîne âmenû en taḫşeʿa ḳulûbühüm liẕikri-llâhi vemâ nezele mine-lḥaḳḳi velâ yekûnû kelleẕîne ûtü-lkitâbe min ḳablü feṭâle ʿaleyhimü-lʾemedü feḳaset ḳulûbühüm. vekeŝîrum minhüm fâsiḳûn.

Okunuş

17İʿlemû enne-llâhe yuḥyi-lʾarḍa baʿde mevtihâ. ḳad beyyennâ lekümü-lʾâyâti leʿalleküm taʿḳilûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

16İman edenlerin Allah’ı saygıyla anıp O’nun katından gelen Kuran ayetleri karşısında titreyerek kalplerinin yumuşama zamanı hala gelmedi mi? Onlar vaktiyle kendilerine kitap verilen fakat vahiyden yüz çevirerek geçirdikleri uzun zaman içerisinde kalpleri katılaşan kimseler gibi olmasınlar. İşte bundan dolayı onların çoğu yoldan çıkmış fasıklardı.

Türkçe Meal

17İyi bilin ki Allah, yeryüzünü ölümden sonra canlandırır. Aklınızı kullanasınız diye kudret ayetlerimizi size işte böyle açıklıyoruz.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

16Mâide 49Tevbe 24

İlgili ayetler

17A’raf 57Rum 19

Ayet 18–19

2 ayet

Hadîd 18

Hadîd 19

اِنَّ الْمُصَّدِّق۪ينَ وَالْمُصَّدِّقَاتِ وَاَقْرَضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعَفُ لَهُمْ وَلَهُمْ اَجْرٌ كَر۪يمٌ ۝١٨ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصِّدّ۪يقُونَۗ وَالشُّهَدَٓاءُ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ لَهُمْ اَجْرُهُمْ وَنُورُهُمْۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ۟ ۝١٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

18İnne-lmüṣṣaddiḳîne velmüṣṣaddiḳâti veaḳraḍu-llâhe ḳarḍan ḥaseney yüḍâʿafü lehüm velehüm ecrun kerîm.

Okunuş

19Velleẕîne âmenû billâhi verusülihî ülâike hümu-ṣṣiddîḳûn. veşşühedâü ʿinde rabbihim. lehüm ecruhüm venûruhüm. velleẕîne keferû vekeẕẕebû biâyâtinâ ülâike aṣḥâbü-lceḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

18Mallarını Allah yolunda karşılıksız veren erkekler ve kadınlar ve Allah’a güzel bir ödünç verenlere mükâfatları kat be kat artırılır. Onları muhteşem bir ödül beklemektedir.

Türkçe Meal

19Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçilerine yürekten inananlar var ya, işte onlar Allah katında özü sözü doğru olanlar ve şahit olan kimselerdir. Onların hem ödülleri vardır hem de aydınlatan nurları. Ama gerçekleri örtbas edip inanmayan kâfirler ise işte onlar cehennemliklerin ta kendilerdir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

19Nisâ 69

Ayet 20–21

2 ayet

Hadîd 20

Hadîd 21

اِعْلَمُٓوا اَنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَز۪ينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِۜ كَمَثَلِ غَيْثٍ اَعْجَبَ الْكُفَّارَ نَبَاتُهُ ثُمَّ يَه۪يجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَكُونُ حُطَامًاۜ وَفِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ شَد۪يدٌۙ وَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانٌۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ ۝٢٠ سَابِقُٓوا اِلٰى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا كَعَرْضِ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۙ اُعِدَّتْ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۜ ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ ۝٢١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

20İʿlemû enneme-lḥayâtü-ddünyâ leʿibüv velehvüv vezînetüv vetefâḫurum beyneküm vetekâŝürun fi-lʾemvâli velʾevlâd. kemeŝeli gayŝin aʿcebe-lküffâra nebâtühû ŝümme yehîcü feterâhü muṣferran ŝümme yekûnü ḥuṭâmâ. vefi-lʾâḫirati ʿaẕâbün şedîdüv vemagfiratüm mine-llâhi veriḍvân. veme-lḥayâtü-ddünyâ illâ metâʿu-lgurûr.

Okunuş

21Sâbiḳû ilâ magfiratim mir rabbiküm vecennetin ʿarḍuhâ keʿarḍi-ssemâi velʾarḍi üʿiddet lilleẕîne âmenû billâhi verusülih. ẕâlike faḍlü-llâhi yüʾtîhi mey yeşâʾ. vellâhü ẕü-lfaḍli-lʿażîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

20Bilin ki; dünya hayatı, oyundan, eğlenceden, süs ve gösterişten, birbirinize karşı övünmeden, daha çok mal mülk ve evlat sahibi olma arzusu ve hırsından ibarettir. Bu dünya hayatı bir yağmur gibidir ki bitirdiği bitkiler çiftçilerin pek hoşuna gider. Derken bir de bakarsın ki sararıp solmuş kuru ot ve saman haline gelmiş. Ahirette ise ya şiddetli bir azap veya Allah’tan bir bağışlanma ve hoşnutluk vardır. Evet, bu dünya hayatı, aldatıcı ve geçici bir hazdan başka bir şey değildir.

Türkçe Meal

21O halde siz siz olun Rabbinizin bağışlamasına erebilmek, Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçilerine yürekten inananlar için hazırlanmış genişliği yerle göğün genişliği kadar olan cennetlere girebilmek için yarışın! İşte bu, Allah’ın hak edene vereceği bir lütfudur. Zira Allah, büyük lütuf ve ikram sahibidir.

İlgili ayetler

Ayet 22–24

3 ayet

Hadîd 22

Hadîd 23

Hadîd 24

مَٓا اَصَابَ مِنْ مُص۪يبَةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَبْرَاَهَاۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌۚ ۝٢٢ لِكَيْلَا تَاْسَوْا عَلٰى مَا فَاتَكُمْ وَلَا تَفْرَحُوا بِمَٓا اٰتٰيكُمْۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍۙ ۝٢٣ اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَاْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِۜ وَمَنْ يَتَوَلَّ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ ۝٢٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

22Mâ eṣâbe mim müṣîbetin fi-lʾarḍi velâ fî enfüsiküm illâ fî kitâbim min ḳabli en nebraehâ. inne ẕâlike ʿale-llâhi yesîr.

Okunuş

23Likeylâ teʾsev ʿalâ mâ fâteküm velâ tefraḥû bimâ âtâküm. vellâhü lâ yüḥibbü külle muḫtâlin feḫûr.

Okunuş

24Elleẕîne yebḫalûne veyeʾmürûne-nnâse bilbuḫl. vemey yetevelle feinne-llâhe hüve-lganiyyü-lḥamîd.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

22Yeryüzünde veya kendi bünyenizde meydana gelen hiçbir musibet yoktur ki; biz onu yaratmadan önce onu bir yasaya bağlamış olmayalım. Hiç şüphe yok ki bu Allah için çok kolaydır.

Türkçe Meal

23İşte bu yasa, kaybettiğiniz şeylere üzülmeyesiniz, O’nun size verdiği nimetlerden dolayı da şımarmayasınız diyedir. Zira Allah, kendini beğenmiş hiç bir şımarığı sevmez.

Türkçe Meal

24Çünkü onlar kendileri cimrilik ettiği gibi başkalarına da cimriliği emrederler. Kim Allah yolunda harcamadan kaçınırsa bilsin ki Allah, kimseye ihtiyacı olmayan ve tüm övgülere layık olandır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

22Fetih 23

İlgili ayetler

23Lokman 18

İlgili ayetler

24Yâsîn 47İsrâ 111

Ayet 25

1 ayet

Hadîd 25

لَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلَنَا بِالْبَيِّنَاتِ وَاَنْزَلْنَا مَعَهُمُ الْكِتَابَ وَالْم۪يزَانَ لِيَقُومَ النَّاسُ بِالْقِسْطِۚ وَاَنْزَلْنَا الْحَد۪يدَ ف۪يهِ بَاْسٌ شَد۪يدٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِ وَلِيَعْلَمَ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُ وَرُسُلَهُ بِالْغَيْبِۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ عَز۪يزٌ۟ ۝٢٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

25Leḳad erselnâ rusülenâ bilbeyyinâti veenzelnâ meʿahümü-lkitâbe velmîzâne liyeḳûme-nnâsü bilḳisṭ. veenzelne-lḥadîde fîhi beʾsün şedîdüv vemenâfiʿu linnâsi veliyaʿleme-llâhü mey yenṣuruhû verusülehû bilgayb. inne-llâhe ḳaviyyün ʿazîz.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

25Andolsun ki biz elçilerimizi, hakikatin apaçık belgeleriyle gönderdik. Onlarla beraber kitaplar indirdik ve o kitapla insanlar arasında adaleti ve hukukun üstünlüğünü tesis edecek değer ölçüleri koyduk, ayrıca biz, insanlar için faydalı ve çok güçlü bir madde olan demiri indirdik ki bu sayede Allah kendisinin ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçilerinin davasına içten yardım edenleri ortaya çıkarsın. Hiç şüphe yok ki Allah çok güçlüdür üstün ve yüce olandır.

İlgili ayetler

Ayet 26–27

2 ayet

Hadîd 26

Hadîd 27

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا وَاِبْرٰه۪يمَ وَجَعَلْنَا ف۪ي ذُرِّيَّتِهِمَا النُّبُوَّةَ وَالْكِتَابَ فَمِنْهُمْ مُهْتَدٍۚ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ ۝٢٦ ثُمَّ قَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِرُسُلِنَا وَقَفَّيْنَا بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ وَجَعَلْنَا ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ رَاْفَةً وَرَحْمَةًۜ وَرَهْبَانِيَّةًۨ ابْتَدَعُوهَا مَا كَتَبْنَاهَا عَلَيْهِمْ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ رِضْوَانِ اللّٰهِ فَمَا رَعَوْهَا حَقَّ رِعَايَتِهَاۚ فَاٰتَيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْهُمْ اَجْرَهُمْۚ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ ۝٢٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

26Veleḳad erselnâ nûḥav veibrâhime veceʿalnâ fî ẕürriyyetihime-nnübüvvete velkitâbe feminhüm mühted. vekeŝîrum minhüm fâsiḳûn.

Okunuş

27Ŝümme ḳaffeynâ ʿalâ âŝârihim birusülinâ veḳaffeynâ biʿîse-bni meryeme veâteynâhü-lʾincîle veceʿalnâ fî ḳulûbi-lleẕîne-ttebeʿûhü raʾfetev veraḥmeh. verahbâniyyeten-btedeʿûhâ mâ ketebnâhâ ʿaleyhim ille-btigâe riḍvâni-llâhi femâ raʿavhâ ḥaḳḳa riʿâyetihâ. feâteyne-lleẕîne âmenû minhüm ecrahüm. vekeŝîrum minhüm fâsiḳûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

26Bu çerçevede biz Nuh’u ve İbrahim’i de elçi olarak göndermiş, her ikisinin soyundan da birçok kişiye nebilik ve kitap vermiştik. Onların halklarından bir kısmı doğru yolu buldu ama çoğu ise yoldan çıkarak fasık oldu.

Türkçe Meal

27Sonra onların peşinden elçilerimizi peş peşe gönderdik. Onların ardından Meryem oğlu İsa’yı gönderdik ve ona İncil’i verdik, ona tabi olanların kalplerine şefkat ve merhamet yerleştirdik ama ruhbanlığı biz emretmediğimiz halde Allah’ın rızasını kazanmak için onu kendileri uydurdular. Fakat bunun da icaplarını yerine getirmediler. Biz onlardan iman edenlere mükâfatlarını verdik ama onların çoğu yoldan çıkıp fasık oldu.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

26Bakara 253Fâtır 32

İlgili ayetler

27Meryem 58Şûrâ 13

Ayet 28–29

2 ayet

Hadîd 28

Hadîd 29

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَاٰمِنُوا بِرَسُولِه۪ يُؤْتِكُمْ كِفْلَيْنِ مِنْ رَحْمَتِه۪ وَيَجْعَلْ لَكُمْ نُورًا تَمْشُونَ بِه۪ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌۙ ۝٢٨ لِئَلَّا يَعْلَمَ اَهْلُ الْكِتَابِ اَلَّا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاَنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ ۝٢٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

28Yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-tteḳu-llâhe veâminû birasûlihî yüʾtiküm kifleyni mir raḥmetihî veyecʿal leküm nûran temşûne bihî veyagfir leküm. vellâhü gafûrur raḥîm.

Okunuş

29Liellâ yaʿleme ehlü-lkitâbi ellâ yaḳdirûne ʿalâ şeyʾim min faḍli-llâhi veenne-lfaḍle biyedi-llâhi yüʾtîhi mey yeşâʾ. vellâhü ẕü-lfaḍli-lʿażîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

28Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine inanıp güvenin ki O da size rahmet hazinesinden iki kat mükâfat versin. Ayrıca size aydınlığında yürüyeceğiniz bir nur lütfetsin ve böylece sizi bağışlasın. Zira Allah eşsiz bir bağışlayıcı sonsuz rahmet sahibidir.

Türkçe Meal

29Böylece önceki vahyin mensupları Allah’ın lütfundan hiçbir şeye engel olamayacaklarını ve lütuf ve ikramın tamamen Allah’ın elinde olduğunu ve onu hak edene vereceğini anlasınlar. Çünkü Allah büyük lütuf ve ikram sahibidir.

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Zilzâl, sonra Muhammed indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla