Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ مُحَمَّدٍ مَدَنِيَّةٌ آيَاتُهَا ٣٨

Muhammed Sûresi Meali

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça

Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Ayet 1

1 ayet

Muhammed 1

اَلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ اَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ ۝١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Elleẕîne keferû veṣaddû ʿan sebîli-llâhi eḍalle aʿmâlehüm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

1Allah gerçekleri örtbas eden kâfirlerin ve başkalarını da Allah’ın yolundan saptıranların tüm yaptıklarını boşa çıkaracaktır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

1Kehf 103Kehf 105

Ayet 2–3

2 ayet

Muhammed 2

Muhammed 3

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاٰمَنُوا بِمَا نُزِّلَ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَهُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۙ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَاَصْلَحَ بَالَهُمْ ۝٢ ذٰلِكَ بِاَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا اتَّبَعُوا الْبَاطِلَ وَاَنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّبَعُوا الْحَقَّ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ اَمْثَالَهُمْ ۝٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

2Velleẕîne âmenû veʿamilu-ṣṣâliḥâti veâmenû bimâ nüzzile ʿalâ müḥammediv vehüve-lḥaḳḳu mir rabbihim keffera ʿanhüm seyyiâtihim veaṣleḥa bâlehüm.

Okunuş

3Ẕâlike bienne-lleẕîne keferü-ttebeʿü-lbâṭile veenne-lleẕîne âmenü-ttebeʿü-lḥaḳḳa mir rabbihim. keẕâlike yaḍribü-llâhü linnâsi emŝâlehüm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

2Buna mukabil iman edip iyi ve güzel işler yapanların ve Rabbleri katından Muhammed’e hak olarak indirilen Kuran’a inanıp güvenenlerin kötülüklerini örtecek ve durumlarını düzeltecektir.

Türkçe Meal

3Bu, böyle olacaktır. Çünkü kâfirler batılın peşine düşmüşler, inananlar ise Rablerinden gelmiş hak olan Kuran’a tabi olmuşlardır. Allah kâfirlerle müminler arasındaki farkı işte böyle ortaya koyar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

3Ra’d 17Enbiyâ 18

Ayet 4–6

3 ayet

Muhammed 4

Muhammed 5

Muhammed 6

فَاِذَا لَق۪يتُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَضَرْبَ الرِّقَابِۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَثْخَنْتُمُوهُمْ فَشُدُّوا الْوَثَاقَۙ فَاِمَّا مَنًّا بَعْدُ وَاِمَّا فِدَٓاءً حَتّٰى تَضَعَ الْحَرْبُ اَوْزَارَهَاۚۛ ذٰلِكَۜۛ وَلَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ لَانْتَصَرَ مِنْهُمْۙ وَلٰكِنْ لِيَبْلُوَ۬ا بَعْضَكُمْ بِبَعْضٍۜ وَالَّذ۪ينَ قُتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَلَنْ يُضِلَّ اَعْمَالَهُمْ ۝٤ سَيَهْد۪يهِمْ وَيُصْلِحُ بَالَهُمْۚ ۝٥ وَيُدْخِلُهُمُ الْجَنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمْ ۝٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

4Feiẕâ leḳîtümü-lleẕîne keferû feḍarbe-rriḳâb. ḥattâ iẕâ eŝḫantümûhüm feşüddü-lveŝâḳa feimmâ mennem baʿdü veimmâ fidâen ḥattâ teḍaʿa-lḥarbü evzârahâ. ẕâlik. velev yeşâü-llâhü lenteṣara minhüm velâkil liyeblüve baʿḍaküm bibaʿḍ. velleẕîne ḳutilû fî sebîli-llâhi feley yüḍille aʿmâlehüm.

Okunuş

5Seyehdîhim veyuṣliḥu bâlehüm.

Okunuş

6Veyüdḫilühümü-lcennete ʿarrafehâ lehüm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

4Küfürde direnenlerle savaşta karşılaştığınız zaman onların boyunlarını vurun! Nihayet onlara karşı ezici bir üstünlük sağladığınızda geriye kalanları sıkı bir şekilde bağlayıp esir alın. Sonunda onları ister karşılıksız ister fidye karşılığı serbest bırakın. Böyle yapın ki kâfirlerin size karşı bir daha savaşacak güçleri kalmasın. Gerçi Allah dileseydi, onları savaşsız da cezalandırırdı. Fakat O, birbirinizle savaştırarak sizi sınamak istemiştir. Allah kendi yolunda savaşanların gayretlerini asla boşa çıkarmayacaktır.

Türkçe Meal

5Onlara doğru yolu gösterecek ve durumlarını düzeltecektir.

Türkçe Meal

6Sonunda da onları, kendilerine tanıtmış olduğu cennete yerleştirecektir.

Ayet 7

1 ayet

Muhammed 7

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَنْصُرُوا اللّٰهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ اَقْدَامَكُمْ ۝٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

7Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû in tenṣurü-llâhe yenṣurküm veyüŝebbit aḳdâmeküm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

7Ey İman edenler, eğer siz Allah’ın davasına yardım ederseniz, O da size yardım eder, sizi güçlü ve dirençli kılar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

7Hac 39Hac 40Saf 14

Ayet 8–10

3 ayet

Muhammed 8

Muhammed 9

Muhammed 10

وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَتَعْسًا لَهُمْ وَاَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ ۝٨ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَرِهُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاَحْبَطَ اَعْمَالَهُمْ ۝٩ اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ دَمَّرَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۘ وَلِلْكَافِر۪ينَ اَمْثَالُهَا ۝١٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

8Velleẕîne keferû fetaʿsel lehüm veeḍalle aʿmâlehüm.

Okunuş

9Ẕâlike biennehüm kerihû mâ enzele-llâhü feaḥbeṭa aʿmâlehüm.

Okunuş

10Efelem yesîrû fi-lʾarḍi feyenżurû keyfe kâne ʿâḳibetü-lleẕîne min ḳablihim. demmera-llâhü ʿaleyhim. velilkâfirîne emŝâlühâ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

8Kâfirlere gelince onların hakkı yıkım ve yok olmaktır zaten Allah onların bütün çalışmalarını boşa çıkaracaktır.

Türkçe Meal

9Çünkü onlar Allah’ın indirdiği Kuran’dan hoşlanmamışlar. Bu sebeple yaptıkları iyi işler geçersiz olmuştur.

Türkçe Meal

10Onlar şu memleketlerde hiç gezip dolaşarak kendilerinden önce geçmiş toplumların akıbetlerinin nasıl olduğuna bakıp ibret almıyorlar mı? Allah onları yerle bir etmişti. Nitekim bu kâfirleri de benzeri bir akıbet beklemektedir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

9Yunus 15Hac 72Zuhruf 78

Ayet 11

1 ayet

Muhammed 11

ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ مَوْلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاَنَّ الْكَافِر۪ينَ لَا مَوْلٰى لَهُمْ۟ ۝١١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

11Ẕâlike bienne-llâhe mevle-lleẕîne âmenû veenne-lkâfirîne lâ mevlâ lehüm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

11Çünkü Allah sadece müminlerin mevlasıdır. Kâfirlerin ise herhangi bir mevlası ve yardımcısı yoktur.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

11Bakara 257A’raf 196

Ayet 12

1 ayet

Muhammed 12

اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَتَمَتَّعُونَ وَيَاْكُلُونَ كَمَا تَاْكُلُ الْاَنْعَامُ وَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْ ۝١٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

12İnne-llâhe yüdḫilü-lleẕîne âmenû veʿamilu-ṣṣâliḥâti cennâtin tecrî min taḥtihe-lʾenhâr. velleẕîne keferû yetemetteʿûne veyeʾkülûne kemâ teʾkülü-lʾenʿâmü vennâru meŝvel lehüm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

12Şüphesiz Allah, iman edip iyi ve güzel işler yapanları, tabanından ırmakların çağladığı cennetlere yerleştirecektir. Gerçekleri örtbas eden kâfirler dünya nimetlerinden bir süreliğine daha yararlansınlar, hayvanların yiyip içtiği gibi yiyip içsinler bakalım, nasıl olsa sonunda ateşi boylayacaklar.

İlgili ayetler

Ayet 13

1 ayet

Muhammed 13

وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ هِيَ اَشَدُّ قُوَّةً مِنْ قَرْيَتِكَ الَّت۪ٓي اَخْرَجَتْكَۚ اَهْلَكْنَاهُمْ فَلَا نَاصِرَ لَهُمْ ۝١٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

13Vekeeyyim min ḳaryetin hiye eşeddü ḳuvvetem min ḳaryetike-lletî aḫracetk. ehleknâhüm felâ nâṣira lehüm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

13Seni yurdundan sürüp çıkaranlardan daha güçlü ve kuvvetli nice ülkeleri helak ettik de onlara yardım edecek kimse çıkmadı.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

13A’raf 88İbrahim 13

Ayet 14

1 ayet

Muhammed 14

اَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّه۪ كَمَنْ زُيِّنَ لَهُ سُٓوءُ عَمَلِه۪ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ ۝١٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

14Efemen kâne ʿalâ beyyinetim mir rabbihî kemen züyyine lehû sûü ʿamelihî vettebeʿû ehvâehüm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

14Şimdi Rabbinden gelmiş açık bir belge olan Kuran’a dayanan kimse ile kötü amelleri kendisine cazip görünen böylece arzu ve heveslerine uyan kimse hiç bir olur mu?

İlgili ayetler

Ayet 15

1 ayet

Muhammed 15

مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ ف۪يهَٓا اَنْهَارٌ مِنْ مَٓاءٍ غَيْرِ اٰسِنٍۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ لَبَنٍ لَمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ خَمْرٍ لَذَّةٍ لِلشَّارِب۪ينَۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ عَسَلٍ مُصَفًّىۜ وَلَهُمْ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَمَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَمَنْ هُوَ خَالِدٌ فِي النَّارِ وَسُقُوا مَٓاءً حَم۪يمًا فَقَطَّعَ اَمْعَٓاءَهُمْ ۝١٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

15Meŝelü-lcenneti-lletî vuʿide-lmütteḳûn. fîhâ enhârum mim mâin gayri âsin. veenhârum mil lebenil lem yetegayyer ṭaʿmüh. veenhârum min ḫamril leẕẕetil lişşâribîn. veenhârum min ʿaselim müṣaffâ. velehüm fîhâ min külli-ŝŝemerâti vemagfiratüm mir rabbihim. kemen hüve ḫâlidün fi-nnâri vesüḳû mâen ḥamîmen feḳaṭṭaʿa emʿâehüm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

15Günahlardan korunan muttakilere vaat edilen cennet şöyledir: Orada tadı hiçbir şekilde bozulmayan su ırmakları, tadı hiç değişmeyen süt ırmakları, içenleri lezzete boğan meyve suyu ırmakları, süzme bal ırmakları akmaktadır. Ayrıca orada onlar için türlü meyve ve yiyecek vardır. Bir de onlar, Rabbleri tarafından bağışlanmış olmanın mutluluğunu tadacaklar. Şimdi bu kimseler ile ateşte kalacak ve kendisine içirilen kaynar su ile bağırsakları parçalanacak kimse bir olur mu?

Ayet 16

1 ayet

Muhammed 16

وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُ اِلَيْكَۚ حَتّٰٓى اِذَا خَرَجُوا مِنْ عِنْدِكَ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مَاذَا قَالَ اٰنِفًا۠ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ طَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ ۝١٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

16Veminhüm mey yestemiʿu ileyk. ḥattâ iẕâ ḫaracû min ʿindike ḳâlû lilleẕîne ûtü-lʿilme mâẕâ ḳâle ânifâ. ülâike-lleẕîne ṭabeʿa-llâhü ʿalâ ḳulûbihim vettebeʿû ehvâehüm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

16Onların içinden kimileri de seni dinliyormuş gibi gözükür. Fakat senin yanından ayrıldıklarında vahiy bilgisine sahip olanlara alaylı bir şekilde sorarak “Sahi az önce o ne söyledi” derler. İşte onlar Allah’ın vahyine kalplerini kapatıp arzu ve heveslerine uymuşlardır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

16İsrâ 46İsrâ 47Hac 72

Ayet 17

1 ayet

Muhammed 17

وَالَّذ۪ينَ اهْتَدَوْا زَادَهُمْ هُدًى وَاٰتٰيهُمْ تَقْوٰيهُمْ ۝١٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

17Velleẕîne-htedev zâdehüm hüdev veâtâhüm taḳvâhüm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

17Doğru yolda olanlara gelince Allah onların imanlarını pekiştirir, böylece onları günahtan korunmaya, arzu ve heveslerine uymamaya muvaffak kılar.

İlgili ayetler

Ayet 18

1 ayet

Muhammed 18

فَهَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَاْتِيَهُمْ بَغْتَةًۚ فَقَدْ جَٓاءَ اَشْرَاطُهَاۚ فَاَنّٰى لَهُمْ اِذَا جَٓاءَتْهُمْ ذِكْرٰيهُمْ ۝١٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

18Fehel yenżurûne ille-ssâʿate en teʾtiyehüm bagteten. feḳad câe eşrâṭuhâ. feennâ lehüm iẕâ câethüm ẕikrâhüm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

18Şimdi onlar, başlarına ansızın o saatin bu dünyanın sonunun geleceğinden başka neyi bekliyorlar? Oysa onun tüm şartları ortada görüp duruyorlar. Fakat kaçınılmaz o son saat başlarına gelip çattığı zaman gerçeği anlamış olmalarının onlara ne faydası olacak?

İlgili ayetler

Ayet 19

1 ayet

Muhammed 19

فَاعْلَمْ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مُتَقَلَّبَكُمْ وَمَثْوٰيكُمْ۟ ۝١٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

19Faʿlem ennehû lâ ilâhe ille-llâhü vestagfir liẕembike velilmüʾminîne velmüʾminât. vellâhü yaʿlemü müteḳallebeküm vemeŝvâküm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

19Öyleyse şunu iyi bil ki Allah’tan başka ilah yoktur. Kendi günahın hem de mümin erkek ve kadınların günahları için Allah’tan bağışlanma dile. Allah sizin gezip dolaştığınız yeri de varıp duracağınız yeri de iyi bilir

İlgili ayetler

İlgili ayetler

19Bakara 255Teğabun 11

Ayet 20–24

5 ayet

Muhammed 20

Muhammed 21

Muhammed 22

Muhammed 23

Muhammed 24

وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَوْلَا نُزِّلَتْ سُورَةٌۚ فَاِذَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ مُحْكَمَةٌ وَذُكِرَ ف۪يهَا الْقِتَالُۙ رَاَيْتَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ نَظَرَ الْمَغْشِيِّ عَلَيْهِ مِنَ الْمَوْتِۜ فَاَوْلٰى لَهُمْۚ ۝٢٠ طَاعَةٌ وَقَوْلٌ مَعْرُوفٌ۠ فَاِذَا عَزَمَ الْاَمْرُ۠ فَلَوْ صَدَقُوا اللّٰهَ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْۚ ۝٢١ فَهَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ تَوَلَّيْتُمْ اَنْ تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَتُقَطِّعُٓوا اَرْحَامَكُمْ ۝٢٢ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فَاَصَمَّهُمْ وَاَعْمٰٓى اَبْصَارَهُمْ ۝٢٣ اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَ اَمْ عَلٰى قُلُوبٍ اَقْفَالُهَا ۝٢٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

20Veyeḳûlü-lleẕîne âmenû levlâ nüzzilet sûratün. feiẕâ ünzilet sûratüm muḥkemetüv veẕükira fîhe-lḳitâlü raeyte-lleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuy yenżurûne ileyke neżara-lmagşiyyi ʿaleyhi mine-lmevt. feevlâ lehüm.

Okunuş

21Ṭâʿatüv veḳavlüm maʿrûfün. feiẕâ ʿazeme-lʾemr. felev ṣadeḳu-llâhe lekâne ḫayral lehüm.

Okunuş

22Fehel ʿaseytüm in tevelleytüm en tüfsidû fi-lʾarḍi vetüḳaṭṭiʿû erḥâmeküm.

Okunuş

23Ülâike-lleẕîne leʿanehümü-llâhü feeṣammehüm veaʿmâ ebṣârahüm.

Okunuş

24Efelâ yetedebberûne-lḳurʾâne em ʿalâ ḳulûbin aḳfâlühâ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

20İman edenler:
– Keşke kâfirlerle savaşa izin veren bir sure indirilmiş olsaydı diyorlar. Fakat savaş içeren kesin bir sure indirilmiş olsa, kalplerinde hastalık olanların ölüm döşeğindeki kişinin baktığı gibi korkudan baygın bir şekilde sana baktığını görürsün. Oysa bu durumda onlara yaraşan,

Türkçe Meal

21Emre itaat ve güzel söz söylemektir. Fakat savaş işi kesinleşince böyle davranmadılar. Hâlbuki Allah’a verdikleri söze sadık kalsalardı kendileri için daha hayırlı olurdu.

Türkçe Meal

22Savaştan kaçmanızın, ülkenin istila ve fesadına, akrabalık bağlarının kopmasına sebebiyet vereceğinin farkında mısınız?

Türkçe Meal

23İşte böyleleri, kulakları ile duymak, gözleri ile görmek istemeyen ve dolayısıyla Allah’ın lanetini hak eden, rahmetinden uzaklaşan kimselerdir.

Türkçe Meal

24Şimdi onlar, Kuran’ı adamakıllı hiç düşünmüyorlar mı, yoksa onlarda akıl tutulması mı var?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

20Nisâ 77Ahzab 19

İlgili ayetler

23En’am 50Mü’min 58

İlgili ayetler

24Nisâ 82Sâd 29

Ayet 25–30

6 ayet

Muhammed 25

Muhammed 26

Muhammed 27

Muhammed 28

Muhammed 29

Muhammed 30

اِنَّ الَّذ۪ينَ ارْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدَىۙ الشَّيْطَانُ سَوَّلَ لَهُمْۜ وَاَمْلٰى لَهُمْ ۝٢٥ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ كَرِهُوا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ سَنُط۪يعُكُمْ ف۪ي بَعْضِ الْاَمْرِۚ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِسْرَارَهُمْ ۝٢٦ فَكَيْفَ اِذَا تَوَفَّتْهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْ ۝٢٧ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمُ اتَّبَعُوا مَٓا اَسْخَطَ اللّٰهَ وَكَرِهُوا رِضْوَانَهُ فَاَحْبَطَ اَعْمَالَهُمْ۟ ۝٢٨ اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ اَنْ لَنْ يُخْرِجَ اللّٰهُ اَضْغَانَهُمْ ۝٢٩ وَلَوْ نَشَٓاءُ لَاَرَيْنَاكَهُمْ فَلَعَرَفْتَهُمْ بِس۪يمٰيهُمْۜ وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ ف۪ي لَحْنِ الْقَوْلِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اَعْمَالَكُمْ ۝٣٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

25İnne-lleẕîne-rteddû ʿalâ edbârihim mim baʿdi mâ tebeyyene lehümü-lhüde-şşeyṭânü sevvele lehüm. veemlâ lehüm.

Okunuş

26Ẕâlike biennehüm ḳâlû lilleẕîne kerihû mâ nezzele-llâhü senüṭîʿuküm fî baʿḍi-lʾemr. vellâhü yaʿlemü isrârahüm.

Okunuş

27Fekeyfe iẕâ teveffethümü-lmelâiketü yaḍribûne vucûhehüm veedbârahüm.

Okunuş

28Ẕâlike biennehümü-ttebeʿû mâ esḫaṭa-llâhe vekerihû riḍvânehû feaḥbeṭa aʿmâlehüm.

Okunuş

29Em ḥasibe-lleẕîne fî ḳulûbihim meraḍun el ley yuḫrice-llâhü aḍgânehüm.

Okunuş

30Velev neşâü leeraynâkehüm feleʿaraftehüm bisîmâhüm. veletaʿrifennehüm fî laḥni-lḳavl. vellâhü yaʿlemü aʿmâleküm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

25Kuran’ın gösterdiği yolun doğruluğu kendilerine açık seçik belli olmasına rağmen ona sırt çevirenler şeytanların kendilerini aldattığı ve boş ümitlerle avuttuğu kimselerdir.

Türkçe Meal

26Bu yüzden, onlar Allah’ın indirdiği Kuran’dan nefret edenlerin yanına varıp:
– Bazı hususlarda sizinle işbirliği yapabiliriz, dediler. Hâlbuki Allah onların gizli saklı bütün işlerini bilmektedir.

Türkçe Meal

27Peki Melekler, onların yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını almaya geldikleri zaman halleri nice olacak?

Türkçe Meal

28Çünkü onlar Allah’ın gazabına sebep olacak işler yapmışlar ve Allah’ın hoşnut olacağı her şeyden nefret etmişlerdir. Allah da onların yaptıkları tüm işleri boşa çıkarmıştır.

Türkçe Meal

29Yoksa onlar, kalplerinde hastalık bulunanların içlerindeki kini Allah’ın açığa çıkarmayacağını mı zannettiler?

Türkçe Meal

30Biz isteseydik onları sana tek tek gösterirdik. Sen de simalarından tanırdın. Sen onları konuşmalarındaki tarz ve üsluptan zaten tanıyorsun. Unutmayın ki Allah yapıp ettiğiniz her şeyi bilmektedir.

Ayet 31

1 ayet

Muhammed 31

وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ حَتّٰى نَعْلَمَ الْمُجَاهِد۪ينَ مِنْكُمْ وَالصَّابِر۪ينَۙ وَنَبْلُوَ۬ا اَخْبَارَكُمْ ۝٣١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

31Veleneblüvenneküm ḥattâ naʿleme-lmücâhidîne minküm veṣṣâbirîne veneblüve aḫbâraküm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

31Andolsun ki içinizden Allah yolunda tüm gayretini gösterenleri ve davasında direnip sabredenleri ortaya çıkarıncaya kadar sizi ve tüm iddialarınızı da sınayacağız.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

31Âl-i İmran 142Ankebut 2

Ayet 32

1 ayet

Muhammed 32

اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَشَٓاقُّوا الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدٰىۙ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـًٔاۜ وَسَيُحْبِطُ اَعْمَالَهُمْ ۝٣٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

32İnne-lleẕîne keferû veṣaddû ʿan sebîli-llâhi veşâḳḳu-rrasûle mim baʿdi mâ tebeyyene lehümü-lhüdâ ley yeḍurrü-llâhe şeyʾâ. veseyuḥbiṭu aʿmâlehüm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

32Kendilerine doğru yol açık seçik belli olduktan sonra, elçiye karşı gelen ve insanları Allah’ın yolundan saptıran kâfirler hiçbir şekilde Allah’a zarar veremeyecekler. Zira Allah, onların bütün tuzaklarını boşa çıkartacaktır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

32Yunus 108Kehf 27Kehf 29

Ayet 33

1 ayet

Muhammed 33

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَلَا تُبْطِلُٓوا اَعْمَالَكُمْ ۝٣٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

33Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû eṭîʿü-llâhe veeṭîʿü-rrasûle velâ tübṭilû aʿmâleküm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

33Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçiye itaat edin. İtaatsizlik ederek yaptığınız işlerin boşa gitmesine sebep olmayın.

İlgili ayetler

Ayet 34

1 ayet

Muhammed 34

اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ مَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْ ۝٣٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

34İnne-lleẕîne keferû veṣaddû ʿan sebîli-llâhi ŝümme mâtû vehüm küffârun feley yagfira-llâhü lehüm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

34Hiç kuşku yok ki gerçekleri örtbas eden kâfirler ve insanları Allah’ın yolundan saptıran ve sonunda da kâfir olarak ölenler var ya! Allah işte onları asla bağışlamayacaktır.

İlgili ayetler

Ayet 35

1 ayet

Muhammed 35

فَلَا تَهِنُوا وَتَدْعُٓوا اِلَى السَّلْمِۗ وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَۗ وَاللّٰهُ مَعَكُمْ وَلَنْ يَتِرَكُمْ اَعْمَالَكُمْ ۝٣٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

35Felâ tehinû vetedʿû ile-sselm. veentümü-lʾaʿlevn. vellâhü meʿaküm veley yetiraküm aʿmâleküm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

35Savaşta sakın gevşeklik göstermeyin. Siz üstün durumda iseniz barışa davet edin! Zira Allah, sizinle beraberdir. O, sizin hiçbir emeğinizi zayi etmeyecektir.

İlgili ayetler

Ayet 36–38

3 ayet

Muhammed 36

Muhammed 37

Muhammed 38

اِنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌۜ وَاِنْ تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا يُؤْتِكُمْ اُجُورَكُمْ وَلَا يَسْـَٔلْكُمْ اَمْوَالَكُمْ ۝٣٦ اِنْ يَسْـَٔلْكُمُوهَا فَيُحْفِكُمْ تَبْخَلُوا وَيُخْرِجْ اَضْغَانَكُمْ ۝٣٧ هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تُدْعَوْنَ لِتُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ فَمِنْكُمْ مَنْ يَبْخَلُۚ وَمَنْ يَبْخَلْ فَاِنَّمَا يَبْخَلُ عَنْ نَفْسِه۪ۜ وَاللّٰهُ الْغَنِيُّ وَاَنْتُمُ الْفُقَرَٓاءُۚ وَاِنْ تَتَوَلَّوْا يَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْۙ ثُمَّ لَا يَكُونُٓوا اَمْثَالَكُمْ ۝٣٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

36İnneme-lḥayâtü-ddünyâ leʿibüv velehv. vein tüʾminû vetetteḳû yüʾtiküm ücûraküm velâ yesʾelküm emvâleküm.

Okunuş

37İy yesʾelkümûhâ feyuḥfiküm tebḫalû veyuḫric aḍgâneküm.

Okunuş

38Hâentüm hâülâi tüdʿavne litünfiḳû fî sebîli-llâh. feminküm mey yebḫal. vemey yebḫal feinnemâ yebḫalü ʿan nefsih. vellâhü-lganiyyü veentümü-lfüḳarâʾ. vein tetevellev yestebdil ḳavmen gayraküm ŝümme lâ yekûnû emŝâleküm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

36Bu dünya hayatı, ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer siz yürekten iman eder ve Allah yolunda harcama konusunda duyarlı davranırsanız O da size mükâfatınızı verecektir. Hem O sizden malınızın tamamını istemiyor ki.

Türkçe Meal

37Şayet Allah sizden malınızın tamamını isteyerek sizi zorlasaydı kesinlikle cimrilik ederdiniz de, O da sizin kötü duygularınızı ortaya sermiş olurdu.

Türkçe Meal

38İşte şimdi siz, Allah yolunda cihat için infak etmeye çağrılıyorsunuz. İçinizden bazı kimseler cimrilik ediyor. Cimrilik eden iyi bilsin ki bu kendi aleyhinedir. Kaldı ki Allah’ın sizin malınıza mülkünüze ihtiyacı yoktur, bilakis siz tüm ihtiyaçlarla O’na muhtaçsınız. Eğer Allah’ın emirlerinden yüz çevirirseniz O da sizin yerinize başka bir kavim getirir de onlar sizin gibi davranmazlar.

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Hadîd, sonra Ra’d indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla