Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْحِجْرِ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٩٩

Hicr Sûresi - Mustafa Çevik Meali (Ayetler Konu Bütünlüğü İçinde)

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça
Sûre hakkındaAdı · Nüzul Zamanı · Konular ve Anafikir

Adı: Bu sure adını 80. ayetten alır.

Nüzul Zamanı: Surenin değindiği konulardan ve üslubundan, İbrahim suresi ile aynı dönemde nazil olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü arka planında belirgin iki öğe vardır. Birincisi, surede arka arkaya tekrarlanan uyarılardan, Peygamberin (s.a) yıllardan beri tebliğ etmesine rağmen, kavminin kabule yanaşmadığı açığa çıkmaktadır. Hatta onlar, küfürde, düşmanlıkta ve yeni dinle alay etmede zaman geçtikçe daha da ileri gidip inatlaşmışlardır. İkincisi, o zaman peygamber artık kendisini küfrü ortadan kaldırmak için sarf ettiği çabalardan ve kavminin düşmanlıklarından yorgun ve bezgin hissetmeye başlamıştır. Bu nedenle Allah ona tekrar tekrar cesaret vererek teselli edip, rahatlatmaktadır.

Konular ve Anafikir

Sure şu ana konulardan oluşmaktadır:

a) Peygamberin davetini reddeden, ona karşı çıkan ve peygamberle (s.a) alay edenlerin uyarılması, b) Peygamberin (s.a) teselli edilmesi ve ona cesaret verilmesi. Fakat bu surede, başka hiçbir emir ve tavsiyenin bulunmadığı anlamına gelmez. Aslında Kur’an hiçbir zaman sadece uyarı, azarlama ve tenkit ile yetinmez, bilakis her uygun olan yerde gerekli emir ve tavsiyelere yer verir. Buna uygun olarak bu surede de bir tarafta Tevhid’le ilgili apaçık deliller, diğer tarafta Adem ve Şeytanın hikayesiyle ilgili uyarılar yer almaktadır.

Birlikte anlatılan ayetler gruplar hâlinde: her grubun Arapçası, okunuşu ve meali bir arada. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Hicr 1

1 ayet

الٓرٰ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْكِتَابِ وَقُرْاٰنٍ مُب۪ينٍ ۝١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Elif-lâm-râ. tilke âyâtü-lkitâbi veḳurʾânim mübîn.

Ayet 1

Elif. Lâm. Râ. Size bildirilmekte olanlar apaçık olan Kitabın ve Kur’an’ın âyetleridir. Bu âyetler sizin dilinizin harflerinden oluşan kelimelerden meydana getirilmiştir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

1Nûr 34Neml 1Zuhruf 2

Hicr 2

1 ayet

رُبَمَا يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ كَانُوا مُسْلِم۪ينَ ۝٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

2Rubemâ yeveddü-lleẕîne keferû lev kânû müslimîn.

Ayet 2

Bir gün gelecek, şirk ve küfürlerinde inatla direnenler, “Allah’ın indirdiği kitabının apaçık âyetleriyle davet ettiğine keşke teslim olsaydık.” diyecekler.

İlgili ayetler

Hicr 3

1 ayet

ذَرْهُمْ يَاْكُلُوا وَيَتَمَتَّعُوا وَيُلْهِهِمُ الْاَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ ۝٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

3Ẕerhüm yeʾkülû veyetemetteʿû veyülhihimü-lʾemelü fesevfe yaʿlemûn.

Ayet 3

Ey Peygamber! Davete sırt dönüp, kabul etmemekte direnenleri kendi hallerine bırak, şimdilik Allah’ın nimetlerini yiyip içip geçici dünya nimetleriyle oyalansınlar, nasıl olsa Bize dönüp gerçeğin bu olmadığını anlayacaklar.

Hicr 4–5

2 ayet

وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَعْلُومٌ ۝٤ مَا تَسْبِقُ مِنْ اُمَّةٍ اَجَلَهَا وَمَا يَسْتَاْخِرُونَ ۝٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

4Vemâ ehleknâ min ḳaryetin illâ velehâ kitâbüm maʿlûm.

Okunuş

5Mâ tesbiḳu min ümmetin ecelehâ vemâ yesteʾḫirûn.

Ayet 4–5

Biz bir beldenin halkını kendilerine ilahi davet ulaşmadan, onlara verilen süre dolmadan ve şartları oluşmadan helak etmeyiz. Şartları oluşup, zamanı gelince de hiçbir güç kaçınılmaz sonu ne erteleyebilir ne de öne alabilir.

Hicr 6–8

3 ayet

وَقَالُوا يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ي نُزِّلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ اِنَّكَ لَمَجْنُونٌۜ ۝٦ لَوْ مَا تَاْت۪ينَا بِالْمَلٰٓئِكَةِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ ۝٧ مَا نُنَزِّلُ الْمَلٰٓئِكَةَ اِلَّا بِالْحَقِّ وَمَا كَانُٓوا اِذًا مُنْظَر۪ينَ ۝٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

6Veḳâlû yâ eyyühe-lleẕî nüzzile ʿaleyhi-ẕẕikru inneke lemecnûn.

Okunuş

7Lev mâ teʾtînâ bilmelâiketi in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

Okunuş

8Mâ nünezzilü-lmelâikete illâ bilḥaḳḳi vemâ kânû iẕem münżarîn.

Ayet 6–8

Kendilerine tebliğ edilen âyetleri yalanlayanlar, “Ey kendisine kitap indirilmekte olduğunu söyleyen adam! Sen bize göre delirmiş birisin, şayet söylediklerin doğru ise melekleri getirip de bize göstersene.” diye alay ediyorlar. Şunu iyi bilin ki Biz, melekleri müşrikler istediği için değil, ancak böylelerini cezalandırmak için indiririz ve o zaman da onların cezaları asla ertelenmez.

Hicr 9

1 ayet

اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ ۝٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

9İnnâ naḥnü nezzelne-ẕẕikra veinnâ lehû leḥâfiżûn.

Ayet 9

Kimsenin şüphesi olmasın ki, öğüt ve uyarılarla dolu bu Zikr’i (Kur’an’ı) Biz indirdik ve onu Biz koruyacağız.

İlgili ayetler

Hicr 10–13

4 ayet

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ ف۪ي شِيَعِ الْاَوَّل۪ينَ ۝١٠ وَمَا يَاْت۪يهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ ۝١١ كَذٰلِكَ نَسْلُكُهُ ف۪ي قُلُوبِ الْمُجْرِم۪ينَۙ ۝١٢ لَا يُؤْمِنُونَ بِه۪ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ الْاَوَّل۪ينَ ۝١٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

10Veleḳad erselnâ min ḳablike fî şiyeʿi-lʾevvelîn.

Okunuş

11Vemâ yeʾtîhim mir rasûlin illâ kânû bihî yestehziûn.

Okunuş

12Keẕâlike neslükühû fî ḳulûbi-lmücrimîn.

Okunuş

13Lâ yüʾminûne bihî veḳad ḫalet sünnetü-lʾevvelîn.

Ayet 10–13

Ey Peygamber! Biz senden önce gelip geçen topluluklara da peygamberler gönderdik, onlar da kendilerine gelen peygamberlerle alay ettiler, alaycı ve inkârcı tavırlarını inatla sürdürmekte olanları, Biz de gözden çıkarırız, günaha gömülüp, gitmelerine engel olmayız, önceki toplumların müşrik ve kâfirleri için uygulamamız hep böyle olmuştur. Allah’ın kanununda bir değişiklik olmaz.

Hicr 14–15

2 ayet

وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا مِنَ السَّمَٓاءِ فَظَلُّوا ف۪يهِ يَعْرُجُونَۙ ۝١٤ لَقَالُٓوا اِنَّمَا سُكِّرَتْ اَبْصَارُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَسْحُورُونَ۟ ۝١٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

14Velev fetaḥnâ ʿaleyhim bâbem mine-ssemâi feżallû fîhi yaʿrucûn.

Okunuş

15Leḳâlû innemâ sükkirat ebṣârunâ bel naḥnü ḳavmüm mesḥûrûn.

Ayet 14–15

Kur’an ile davet edilen yaşayış biçimine şiddetle karşı çıkanlara gökten bir kapı açsak, onlar da o kapıdan geçip yükselseler, “Herhalde hayal görüyoruz yahut sihirbazların oyununa geldik.” deyip yine de inanmazlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

14En’am 35İsrâ 93

Hicr 16–18

3 ayet

وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِي السَّمَٓاءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّاهَا لِلنَّاظِر۪ينَۙ ۝١٦ وَحَفِظْنَاهَا مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ رَج۪يمٍۙ ۝١٧ اِلَّا مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ مُب۪ينٌ ۝١٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

16Veleḳad ceʿalnâ fi-ssemâi bürûcev vezeyyennâhâ linnâżirîn.

Okunuş

17Veḥafiżnâhâ min külli şeyṭânir racîm.

Okunuş

18İllâ meni-steraḳa-ssemʿa feetbeʿahû şihâbüm mübîn.

Ayet 16–18

İnsanın, gökyüzünde kudretimizle yarattığımız yıldız kümelerine, oradaki nizam ve işleyişe bir bakıp da Allah’ın ilminin ve kudretinin sınırsızlığını kavrayıp, davetine yönelmesi gerekmez mi? Müşriklerden bir kısmının inanıp da iddia ettikleri gibi, gökyüzü bazı cin şeytanlarının oralardan yeryüzündeki bazı insanlara haberler taşıdıkları bir yer değildir, oralardan haber taşındığını söyleyenler ve onlara inananlar da cehennemin yakıcı ateşini peşlerine takmış olurlar.

Hicr 19–21

3 ayet

وَالْاَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَاَلْقَيْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَوْزُونٍ ۝١٩ وَجَعَلْنَا لَكُمْ ف۪يهَا مَعَايِشَ وَمَنْ لَسْتُمْ لَهُ بِرَازِق۪ينَ ۝٢٠ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا عِنْدَنَا خَزَٓائِنُهُۘ وَمَا نُنَزِّلُهُٓ اِلَّا بِقَدَرٍ مَعْلُومٍ ۝٢١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

19Velʾarḍa medednâhâ veelḳaynâ fîhâ ravâsiye veembetnâ fîhâ min külli şeyʾim mevzûn.

Okunuş

20Veceʿalnâ leküm fîhâ meʿâyişe vemel lestüm lehû birâziḳîn.

Okunuş

21Veim min şeyʾin illâ ʿindenâ ḫazâinüh. vemâ nünezzilühû illâ biḳaderim maʿlûm.

Ayet 19–21

Biz, yeryüzünü yayıp döşeyerek önünüze serdik ve oraya yerinden oynatılmaz dağlar yerleştirdik, her türlü bitkiden nimetleri ölçülü ve dengeli olarak yetiştirdik. Ayrıca orada hem sizin için hem de rızıklarını sizin vermediğiniz bütün canlılar için yaşama ve geçim imkânları yarattık.

Biz, yarattıklarımızın tüm ihtiyaçlarını, eksiksiz olarak bilir ve karşılarız, hayatlarının mükemmel nizamlarını ve yasalarını da ancak Biz kurar ve her şeyi bir ölçüye göre indiririz.

Hicr 22–24

3 ayet

وَاَرْسَلْنَا الرِّيَاحَ لَوَاقِحَ فَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَسْقَيْنَاكُمُوهُۚ وَمَٓا اَنْتُمْ لَهُ بِخَازِن۪ينَ ۝٢٢ وَاِنَّا لَنَحْنُ نُحْي۪ وَنُم۪يتُ وَنَحْنُ الْوَارِثُونَ ۝٢٣ وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَقْدِم۪ينَ مِنْكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَاْخِر۪ينَ ۝٢٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

22Veerselne-rriyâḥa levâḳiḥa feenzelnâ mine-ssemâi mâen feesḳaynâkümûh. vemâ entüm lehû biḫâzinîn.

Okunuş

23Veinnâ lenaḥnü nuḥyî venümîtü venaḥnü-lvâriŝûn.

Okunuş

24Veleḳad ʿalimne-lmüstaḳdimîne minküm veleḳad ʿalimne-lmüsteʾḫirîn.

Ayet 22–24

Bitkileri döllendirmek, bereketlendirmek için rüzgârı gönderen, susuzluğunuzu gidermek için gökten suyu indiren, onu gökyüzünde depolayan ve ona hükmeden de Biziz, siz değilsiniz.

Hiç şüphesiz hayatı yaratan ve ölüme karar veren Biziz. Sahip olduğunuzu söylediklerinizin de gerçek sahibi Biziz. Sizden önce gelip geçmiş olanların nasıl yaşadıklarını, sonra geleceklerin de nasıl yaşayacaklarını biliriz.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

24Bakara 255

Hicr 25

1 ayet

وَاِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْۜ اِنَّهُ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ۟ ۝٢٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

25Veinne rabbeke hüve yaḥşüruhüm. innehû ḥakîmün ʿalîm.

Ayet 25

Hiç şüpheniz olmasın ki, Hesap Günü hepiniz bir araya toplanacak, davet olunduğunuz doğrulara karşı tutumunuzdan hesaba çekilecek ve hak ettiğiniz karşılıkları göreceksiniz. Allah her şeyi hakkıyla bilen, her hükmünde adil olandır.

Hicr 26–27

2 ayet

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍۚ ۝٢٦ وَالْجَٓانَّ خَلَقْنَاهُ مِنْ قَبْلُ مِنْ نَارِ السَّمُومِ ۝٢٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

26Veleḳad ḫalaḳne-lʾinsâne min ṣalṣâlim min ḥameim mesnûn.

Okunuş

27Velcânne ḫalaḳnâhü min ḳablü min nâri-ssemûm.

Ayet 26–27

Gerçek şu ki, Biz insanı kurumuş bir balçıktan, cinleri ise yakıp kavuran bir ateşten yarattık.

Hicr 28–31

4 ayet

وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ ۝٢٨ فَاِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ ف۪يهِ مِنْ رُوح۪ي فَقَعُوا لَهُ سَاجِد۪ينَ ۝٢٩ فَسَجَدَ الْمَلٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ اَجْمَعُونَۙ ۝٣٠ اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰٓى اَنْ يَكُونَ مَعَ السَّاجِد۪ينَ ۝٣١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

28Veiẕ ḳâle rabbüke lilmelâiketi innî ḫâliḳum beşeram min ṣalṣâlim min ḥameim mesnûn.

Okunuş

29Feiẕâ sevveytühû venefaḫtü fîhi mir rûḥî feḳaʿû lehû sâcidîn.

Okunuş

30Fesecede-lmelâiketü küllühüm ecmeʿûn.

Okunuş

31İllâ iblîs. ebâ ey yekûne meʿa-ssâcidîn.

Ayet 28–31

Vaktiyle, Rabbin meleklere demişti ki: “Ben, kurumuş balçıktan bir insan yaratacağım ve ona şekil verip, ruh (bilgi) üfleyip, nimetler bahşederek sorumluluk yükleyeceğim, ona saygılı davranıp hizmetine girin.” İblis hariç bütün melekler bu emri karşısında, Allah’a secde ettiler fakat İblis onlarla birlikte secde etmeyerek emre uymayacağını belirtti.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

29Sâd 72

Hicr 32–38

7 ayet

قَالَ يَٓا اِبْل۪يسُ مَا لَكَ اَلَّا تَكُونَ مَعَ السَّاجِد۪ينَ ۝٣٢ قَالَ لَمْ اَكُنْ لِاَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ ۝٣٣ قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَاِنَّكَ رَج۪يمٌ ۝٣٤ وَاِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ ۝٣٥ قَالَ رَبِّ فَاَنْظِرْن۪ٓي اِلٰى يَوْمِ يُبْعَثُونَ ۝٣٦ قَالَ فَاِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَر۪ينَۙ ۝٣٧ اِلٰى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ ۝٣٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

32Ḳâle yâ iblîsü mâ leke ellâ tekûne meʿa-ssâcidîn.

Okunuş

33Ḳâle lem ekül liescüde libeşerin ḫalaḳtehû min ṣalṣâlim min ḥameim mesnûn.

Okunuş

34Ḳâle faḫruc minhâ feinneke racîm.

Okunuş

35Veinne ʿaleyke-llaʿnete ilâ yevmi-ddîn.

Okunuş

36Ḳâle rabbi feenżirnî ilâ yevmi yübʿaŝûn.

Okunuş

37Ḳâle feinneke mine-lmünżarîn.

Okunuş

38İlâ yevmi-lvaḳti-lmaʿlûm.

Ayet 32–38

Bunun üzerine Allah, “Ey İblis! Sen neden meleklerle birlikte emrim karşısında Bana secde etmedin?” deyince, İblis de, “Ben kurumuş bir balçıktan yarattığın insanın hizmetine girmem.” dedi.

Allah bunun üzerine İblis’e, “Öyleyse defol git buradan, sen burada bulunmaya layık değilsin, kovuldun ve aşağılanan biri oldun, Kıyamet Günü’ne kadar lanetlenensin.” dedi.

Bu defa da İblis, “Rabbim, mademki beni kovdun, bana hiç olmazsa insanların öldükten sonra diriltilecekleri güne kadar yaşamak üzere süre tanı.” dedi.

Allah da ona: “Pekâlâ, sen Kıyamet Günü’ne kadar süre verilenlerdensin.” dedi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

32A’raf 12Sâd 75

İlgili ayetler

33İsrâ 61Sâd 76

İlgili ayetler

34A’raf 13Sâd 77

İlgili ayetler

37İsrâ 15Sâd 80

Hicr 39–40

2 ayet

قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَغْوَيْتَن۪ي لَاُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَلَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ ۝٣٩ اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ ۝٤٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

39Ḳâle rabbi bimâ agveytenî leüzeyyinenne lehüm fi-lʾarḍi veleugviyennehüm ecmeʿîn.

Okunuş

40İllâ ʿibâdeke minhümü-lmuḫleṣîn.

Ayet 39–40

Bunun ardından da İblis, “Rabbim, beni bu insan yüzünden azdırıp kovdun, andolsun ki ben de onlara şirki, küfrü, günahı güzel ve cazip göstereceğim, böylece onların hepsini azdırıp Sana isyan ettirmek için bütün gücümle uğraşacağım, sadece Senin davetine yürekten sımsıkı sarılıp, teslim oldukları için Senin arkalarında durup desteklediğin kulların hariç, çünkü onlara güç yetiremem.” dedi.

Hicr 41–44

4 ayet

قَالَ هٰذَا صِرَاطٌ عَلَيَّ مُسْتَق۪يمٌ ۝٤١ اِنَّ عِبَاد۪ي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ اِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاو۪ينَ ۝٤٢ وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ ۝٤٣ لَهَا سَبْعَةُ اَبْوَابٍۜ لِكُلِّ بَابٍ مِنْهُمْ جُزْءٌ مَقْسُومٌ۟ ۝٤٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

41Ḳâle hâẕâ ṣirâṭun ʿaleyye müsteḳîm.

Okunuş

42İnne ʿibâdî leyse leke ʿaleyhim sülṭânün illâ meni-ttebeʿake mine-lgâvîn.

Okunuş

43Veinne cehenneme lemevʿidühüm ecmeʿîn.

Okunuş

44Lehâ sebʿatü ebvâb. likülli bâbim minhüm cüzʾüm maḳsûm.

Ayet 41–44

Allah da buyurdu ki: “Zaten Benim davetime iman edip uyan kullarım yalnızca Bana itaat ederler. Gerçek şu ki, Benim bu kullarım üzerinde senin hiçbir yaptırım gücün yoktur, sen ancak sana uymak isteyen nankör ve cahilleri peşine takıp azdırabilirsin. Sana uyanlarla buluşacağınız yer de cehennemdir, o cehennemin yedi kapısı vardır ve o yedi kapının her birinden azabı hak edenler geçecektir.”

Hicr 45–48

4 ayet

اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۜ ۝٤٥ اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍ اٰمِن۪ينَ ۝٤٦ وَنَزَعْنَا مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ اِخْوَانًا عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِل۪ينَ ۝٤٧ لَا يَمَسُّهُمْ ف۪يهَا نَصَبٌ وَمَا هُمْ مِنْهَا بِمُخْرَج۪ينَ ۝٤٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

45İnne-lmütteḳîne fî cennâtiv veʿuyûn.

Okunuş

46Üdḫulûhâ biselâmin âminîn.

Okunuş

47Venezaʿnâ mâ fî ṣudûrihim min gillin iḫvânen ʿalâ sürurim müteḳâbilîn.

Okunuş

48Lâ yemessühüm fîhâ neṣabüv vemâ hüm minhâ bimuḫracîn.

Ayet 45–48

İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar da cennetlerde pınar başlarında mutlu, huzurlu ve güvenli bir hayata kavuşacaklar. Cennette onlara, “Burada esenlik içinde yaşamaya layık görüldünüz, ne mutlu sizlere.” denilecek.

Biz, cennete layık gördüklerimizin orada kalplerindeki her türlü kini, öfkeyi, kötü duygularını çekip çıkaracağız. Tahtlar üzerinde kardeşler olarak yaşayacaklar, onlara bir yorgunluk, bir sıkıntı da dokunmayacak ve oradan çıkarılmayacaklar.

Hicr 49–51

3 ayet

نَبِّئْ عِبَاد۪ٓي اَنّ۪ٓي اَنَا۬ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُۙ ۝٤٩ وَاَنَّ عَذَاب۪ي هُوَ الْعَذَابُ الْاَل۪يمُ ۝٥٠ وَنَبِّئْهُمْ عَنْ ضَيْفِ اِبْرٰه۪يمَۢ ۝٥١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

49Nebbiʾ ʿibâdî ennî ene-lgafûru-rraḥîm.

Okunuş

50Veenne ʿaẕâbî hüve-lʿaẕâbü-lʾelîm.

Okunuş

51Venebbiʾhüm ʿan ḍayfi ibrâhîm.

Ayet 49–51

Ey Peygamber! Kullarıma de ki: “Rabbiniz olan Allah iman eden mü’minlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir, bununla birlikte müşrik ve kâfirlere karşı ise azabı çok şiddetlidir.”

Sen onlara İbrahim’in konukları ile ilgili ibretler dolu kıssayı anlat.

Hicr 52–56

5 ayet

اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ اِنَّا مِنْكُمْ وَجِلُونَ ۝٥٢ قَالُوا لَا تَوْجَلْ اِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ عَل۪يمٍ ۝٥٣ قَالَ اَبَشَّرْتُمُون۪ي عَلٰٓى اَنْ مَسَّنِيَ الْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ ۝٥٤ قَالُوا بَشَّرْنَاكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُنْ مِنَ الْقَانِط۪ينَ ۝٥٥ قَالَ وَمَنْ يَقْنَطُ مِنْ رَحْمَةِ رَبِّه۪ٓ اِلَّا الضَّٓالُّونَ ۝٥٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

52İẕ deḫalû ʿaleyhi feḳâlû selâmâ. ḳâle innâ minküm vecilûn.

Okunuş

53Ḳâlû lâ tevcel innâ nübeşşiruke bigulâmin ʿalîm.

Okunuş

54Ḳâle ebeşşertümûnî ʿalâ em messeniye-lkiberu febime tübeşşirûn.

Okunuş

55Ḳâlû beşşernâke bilḥaḳḳi felâ teküm mine-lḳâniṭîn.

Okunuş

56Ḳâle vemey yaḳneṭu mir raḥmeti rabbihî ille-ḍḍâllûn.

Ayet 52–56

Hani o konuklar İbrahim’e selam verip misafir olduklarında, ikram edilenleri yemediklerini gören İbrahim, “Doğrusu beni korkutuyorsunuz.” demişti.

Onlar da İbrahim’e, “Bizden korkup çekinmene gerek yok çünkü biz sana ileride ilim irfan sahibi olacak bilge bir erkek evladın olacağının müjdesini vermek için gelen melekleriz.” dediler. Bunun üzerine İbrahim büyük bir şaşkınlıkla: “Ben oldukça yaşlanmış biriyim. Buna rağmen siz bana çocuğum olacağının müjdesini neye dayanarak veriyorsunuz?” dedi.

Melekler de İbrahim’e, “Biz sana Allah’ın bildirdiği gerçeğin müjdesini veriyoruz, o yüzden sen de, sakın ümitsizliğe kapılma. Allah’tan umudunu kesenlerden olma.” deyince İbrahim de onlara: “Rabbimin rahmetinden, ancak müşrik ve kâfirler umutlarını keserler.” diye cevap verdi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

53Meryem 49

İlgili ayetler

55Yusuf 87Hicr 56Ankebut 23

Hicr 57–60

4 ayet

قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ ۝٥٧ قَالُٓوا اِنَّٓا اُرْسِلْنَٓا اِلٰى قَوْمٍ مُجْرِم۪ينَۙ ۝٥٨ اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍۜ اِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ ۝٥٩ اِلَّا امْرَاَتَهُ قَدَّرْنَٓاۙ اِنَّهَا لَمِنَ الْغَابِر۪ينَ۟ ۝٦٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

57Ḳâle femâ ḫaṭbüküm eyyühe-lmürselûn.

Okunuş

58Ḳâlû innâ ürsilnâ ilâ ḳavmim mücrimîn.

Okunuş

59İllâ âle lûṭ. innâ lemüneccûhüm ecmeʿîn.

Okunuş

60İlle-mraetehû ḳaddernâ innehâ lemine-lgâbirîn.

Ayet 57–60

Sonra da İbrahim, meleklere: “Peki bana Rabbimden getirdiğiniz başka bir mesajınız var mı?” diye sordu.

Elçi melekler de İbrahim’e, “Biz aynı zamanda müşrik, günaha batmış suçlu Lût kavmini de helak için görevlendirildik. Lût’u ve onun ailesinden mü’minleri helak olacakların içinden çıkarıp kurtaracağız, fakat Lût’un karısı da helak olacaklarla birlikte kalacak, çünkü o da müşrik ve kâfirlerden olmayı tercih etti.” dediler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

57Zâriyât 31

İlgili ayetler

59Hicr 60Mümtehine 10

İlgili ayetler

60Hicr 59

Hicr 61–65

5 ayet

فَلَمَّا جَٓاءَ اٰلَ لُوطٍۨ الْمُرْسَلُونَۙ ۝٦١ قَالَ اِنَّكُمْ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ ۝٦٢ قَالُوا بَلْ جِئْنَاكَ بِمَا كَانُوا ف۪يهِ يَمْتَرُونَ ۝٦٣ وَاَتَيْنَاكَ بِالْحَقِّ وَاِنَّا لَصَادِقُونَ ۝٦٤ فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّيْلِ وَاتَّبِعْ اَدْبَارَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ وَامْضُوا حَيْثُ تُؤْمَرُونَ ۝٦٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

61Felemmâ câe âle lûṭini-lmürselûn.

Okunuş

62Ḳâle inneküm ḳavmüm münkerûn.

Okunuş

63Ḳâlû bel ciʾnâke bimâ kânû fîhi yemterûn.

Okunuş

64Veeteynâke bilḥaḳḳi veinnâ leṣâdiḳûn.

Okunuş

65Feesri biehlike biḳiṭʿim mine-lleyli vettebiʿ edbârahüm velâ yeltefit minküm eḥadüv vemḍû ḥayŝü tüʾmerûn.

Ayet 61–65

Elçi melekler oradan ayrılıp Lût’un kavminin yaşadığı yere gelip onun evine yöneldiler. Evine geldiklerinde Lût onlara, “Sizler tanıdık bildik kimseler değilsiniz.” deyince, onlar da “Evet doğru, biz sana bu müşrik, kâfir ve günaha batmış toplumun geleceğinden şüphe ettikleri, inanmadıkları o azabın haberini vermekle görevli melekleriz ve iyi bilesin ki bizler kesinlikle doğruları söyleriz.” dediler.

“Ey Lût! İşte bu yüzden aileni geceleyin buradan çıkar, sen de arkalarından yola çık ve hiçbirinizin gözü arkada kalmasın, gitmenizi bildirdiğimiz yöne doğru gidin.”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

63Ankebut 33

İlgili ayetler

64Ankebut 34

İlgili ayetler

65Hûd 81

Hicr 66–70

5 ayet

وَقَضَيْنَٓا اِلَيْهِ ذٰلِكَ الْاَمْرَ اَنَّ دَابِرَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَقْطُوعٌ مُصْبِح۪ينَ ۝٦٦ وَجَٓاءَ اَهْلُ الْمَد۪ينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ ۝٦٧ قَالَ اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ ضَيْف۪ي فَلَا تَفْضَحُونِۙ ۝٦٨ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ ۝٦٩ قَالُٓوا اَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ الْعَالَم۪ينَ ۝٧٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

66Veḳaḍaynâ ileyhi ẕâlike-lʾemra enne dâbira hâülâi maḳṭûʿum muṣbiḥîn.

Okunuş

67Vecâe ehlü-lmedîneti yestebşirûn.

Okunuş

68Ḳâle inne hâülâi ḍayfî felâ tefḍaḥûn.

Okunuş

69Vetteḳu-llâhe velâ tuḫzûn.

Okunuş

70Ḳâlû evelem nenheke ʿani-lʿâlemîn.

Ayet 66–70

Biz bu sapık ve azgın kavmi sabaha karşı hak ettikleri azapla cezalandırıp köklerini kazıyacağımızı Lût’a elçilerimizle bildirdik.

Elçilerimiz Lût ile bunları konuşurken, şehrin sapık halkı evinin önünde küstahça bağırıp çağırarak Lût’tan misafirleri kendilerine teslim etmesini istiyorlardı.

Lût da kapıya çıkıp onlara, “Bakın, bunlar benim misafirlerim. Beni onlara karşı mahcup etmeyin, Allah’tan korkup beni rezil etmeden çekip gidin.” dedi. Fakat azgınlıktan gözü dönmüş sapıklar Lût’a, “Biz sana insanlarla görüşmeyi, ona buna kol kanat germeyi, onun bunun işine karışmayı yasak etmemiş miydik, unuttun mu?” dediler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

67Kamer 37

İlgili ayetler

68Hûd 77

İlgili ayetler

69Hûd 78

İlgili ayetler

70Hûd 79

Hicr 71

1 ayet

قَالَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ بَنَات۪ٓي اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَۜ ۝٧١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

71Ḳâle hâülâi benâtî in küntüm fâʿilîn.

Ayet 71

Lût bu defa da onlara: “Gelin, doğru olanı yapın, şehrin dul ve evlenme çağına gelmiş olan kızlarıyla meşru olarak evlenmek yolunu seçin. Bu yolla benim kızlarımı bile isteyebilirsiniz.” dedi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

71Hûd 78

Hicr 72

1 ayet

لَعَمْرُكَ اِنَّهُمْ لَف۪ي سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ ۝٧٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

72Leʿamruke innehüm lefî sekratihim yaʿmehûn.

Ayet 72

Lût’un bu sapık toplum içindeki üzüntüsüne şahit olan melekler Lût’a, “Ey Lût! Canı sağ olasıca, bunlara laf anlatıp doğruya çağıracağım diye kendini boşa yorma, bunlar şehvet sarhoşluğundan gözü dönmüş, azgınlıktan ne yapacaklarını bilmez haldeler.” dediler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

72Şuarâ 166

Hicr 73–77

5 ayet

فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُشْرِق۪ينَۙ ۝٧٣ فَجَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِنْ سِجّ۪يلٍۜ ۝٧٤ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِلْمُتَوَسِّم۪ينَ ۝٧٥ وَاِنَّهَا لَبِسَب۪يلٍ مُق۪يمٍ ۝٧٦ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِلْمُؤْمِن۪ينَۜ ۝٧٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

73Feeḫaẕethümu-ṣṣayḥatü müşriḳîn.

Okunuş

74Feceʿalnâ ʿâliyehâ sâfilehâ veemṭarnâ ʿaleyhim ḥicâratem min siccîl.

Okunuş

75İnne fî ẕâlike leâyâtil lilmütevessimîn.

Okunuş

76Veinnehâ lebisebîlim müḳîm.

Okunuş

77İnne fî ẕâlike leâyetel lilmüʾminîn.

Ayet 73–77

Nihayet sabaha karşı bu azgın ve kudurmuş sapıkları, korkunç bir ses ile yakalayıp üzerlerine taşlar yağdırdık, çığlıklar atarak yok olup gittiler, yaşadıkları yerin de altını üstüne getirdik. Şüphesiz bu anlatılanlarda aklını kullananlar için alınacak dersler vardır. Helak edilen bu şehirlerin harabeleri gelip geçilen yollar üzerinde hâlâ durmaktadır. Ancak Allah’ı layıkıyla kavrayıp, O’na karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar bunlardan alınması gereken dersleri alırlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

74Hûd 82Hûd 83

İlgili ayetler

76Sâffât 137Sâffât 138

İlgili ayetler

77İbrahim 45Nûr 34Rum 58

Hicr 78–79

2 ayet

وَاِنْ كَانَ اَصْحَابُ الْاَيْكَةِ لَظَالِم۪ينَۙ ۝٧٨ فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْۢ وَاِنَّهُمَا لَبِاِمَامٍ مُب۪ينٍۜ۟ ۝٧٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

78Vein kâne aṣḥâbü-lʾeyketi leżâlimîn.

Okunuş

79Fenteḳamnâ minhüm. veinnehümâ lebiimâmim mübîn.

Ayet 78–79

Medyen’deki yeşil vadinin halkı, Eykeliler de müşrik ve kâfir yaşamakta inatla direnen zalim bir topluluktu.

Onları da Bize karşı nankörlük edip şirk ve küfürlerinde inatla direnmelerinden dolayı azapla cezalandırdık. Her iki toplumdan da böylece intikam aldık, her ikisinin de yıkıntıları ortada, yol üzerinde durmaktadır, hâlâ bunları öğrenip görüp de ders almayacak mısınız?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

78Şuarâ 176Kaf 14

İlgili ayetler

79Sâffât 137Sâffât 138

Hicr 80–84

5 ayet

وَلَقَدْ كَذَّبَ اَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَل۪ينَۙ ۝٨٠ وَاٰتَيْنَاهُمْ اٰيَاتِنَا فَكَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَۙ ۝٨١ وَكَانُوا يَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا اٰمِن۪ينَ ۝٨٢ فَاَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِح۪ينَۙ ۝٨٣ فَمَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَۜ ۝٨٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

80Veleḳad keẕẕebe aṣḥâbü-lḥicri-lmürselîn.

Okunuş

81Veâteynâhüm âyâtinâ fekânû ʿanhâ müʿriḍîn.

Okunuş

82Vekânû yenḥitûne mine-lcibâli büyûten âminîn.

Okunuş

83Feeḫaẕethümu-ṣṣayḥatü muṣbiḥîn.

Okunuş

84Femâ agnâ ʿanhüm mâ kânû yeksibûn.

Ayet 80–84

Hicr halkı da kendilerini yaratılış sebepleri olan hakikate davet eden peygamberlerini yalancılıkla suçlamış, karşı çıkmış, âyetlerimizden yüz çevirmişlerdi, onlar güya dağları oyup, kayaları yontarak kendilerine güvenli evler inşa ediyor, buralarda kendilerinin her türlü tehlikelerden korunacaklarını sanıyorlardı.

Fakat bir gece sabaha karşı korkunç bir ses ve sarsıntı ile yakalayıp hak ettikleri azapla cezalandırıp, köklerini kazıdık. Dağları oyup, kayaları yontarak yaptıkları o evler Allah’ın azabından onları koruyamadı.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

80Yunus 74

İlgili ayetler

81A’raf 85A’raf 102

İlgili ayetler

82Fecr 9

İlgili ayetler

83Hûd 67

İlgili ayetler

84Şems 11Şems 15

Hicr 85–86

2 ayet

وَمَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّۜ وَاِنَّ السَّاعَةَ لَاٰتِيَةٌ فَاصْفَحِ الصَّفْحَ الْجَم۪يلَ ۝٨٥ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْخَلَّاقُ الْعَل۪يمُ ۝٨٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

85Vemâ ḫalaḳne-ssemâvâti velʾarḍa vemâ beynehümâ illâ bilḥaḳḳi. veinne-ssâʿate leâtiyetün faṣfeḥi-ṣṣafḥa-lcemîl.

Okunuş

86İnne rabbeke hüve-lḫallâḳu-lʿalîm.

Ayet 85–86

Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında olanları yüce bir maksat için yarattık. (İnsanı da yeryüzünde sınırlarını Allah’ın belirlediği ilâhî bir nizam kurmak maksadı ile yarattık.)

Buna inanmayanlar, yüz çevirip önemsemeyenler, mutlaka gerçekleşecek olan Kıyamet Günü hak ettikleri ile karşılaşacaklar.

Ey Peygamber! Sen, onların Allah adına yaptığın davete karşı olumsuz tutumlarına aldırış etme, saldırılarına karşı sabırlı davranıp sebatla diren.

Senin Rabbin her şeyi görüp bilmektedir ve O her şeye güç yetirendir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

85Enbiyâ 16

İlgili ayetler

86Nahl 17Sâffât 125

Hicr 87–89

3 ayet

وَلَقَدْ اٰتَيْنَاكَ سَبْعًا مِنَ الْمَثَان۪ي وَالْقُرْاٰنَ الْعَظ۪يمَ ۝٨٧ لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجًا مِنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِن۪ينَ ۝٨٨ وَقُلْ اِنّ۪ٓي اَنَا۬ النَّذ۪يرُ الْمُب۪ينُۚ ۝٨٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

87Veleḳad âteynâke sebʿam mine-lmeŝânî velḳurʾâne-lʿażîm.

Okunuş

88Lâ temüddenne ʿayneyke ilâ mâ mettaʿnâ bihî ezvâcem minhüm velâ taḥzen ʿaleyhim vaḫfiḍ cenâḥake lilmüʾminîn.

Okunuş

89Veḳul innî ene-nneẕîru-lmübîn.

Ayet 87–89

Biz sana haftanın yedi günü (her dâim) tekrar tekrar okunacak olan Kur’an nimetini verdik. O yüzden sen sakın müşrik ve kâfirlere verdiğimiz geçici dünya nimetlerine imrenme, Allah’ın davetine yönelmiyorlar diye de üzülme. Sen, davetine yönelenlere kol kanat ger, şefkat ve merhametini onlardan esirgeme. De ki: “Ben sizi Allah’ın yaratma sebebi olan hayat nizamına davet eden bir uyarıcıyım.”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

87Fatiha 1Fatiha 7

Hicr 90–93

4 ayet

كَمَٓا اَنْزَلْنَا عَلَى الْمُقْتَسِم۪ينَۙ ۝٩٠ اَلَّذ۪ينَ جَعَلُوا الْقُرْاٰنَ عِض۪ينَ ۝٩١ فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ ۝٩٢ عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ ۝٩٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

90Kemâ enzelnâ ʿale-lmuḳtesimîn.

Okunuş

91Elleẕîne ceʿalü-lḳurʾâne ʿiḍîn.

Okunuş

92Feverabbike lenesʾelennehüm ecmeʿîn.

Okunuş

93Ammâ kânû yaʿmelûn.

Ayet 90–93

Biz, sizden önceki kavimlere de peygamberler ve kitaplar göndermiştik. Onlardan bir kısmı kendilerine gönderilen vahyi parçalara ayırıp, bir kısmına uyup bir kısmını reddettiler.

Şimdi de Kur’an ile davet edilenlerden bir kısmı da onu bölüp parçalayarak maksad-ı ilâhinin üstünü örtmeye çalışıyorlar. Rabbinin hakkı için bu yaptıklarından dolayı onları âhirette sorgulayacağız.

Hicr 94–99

6 ayet

فَاصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَاَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِك۪ينَ ۝٩٤ اِنَّا كَفَيْنَاكَ الْمُسْتَهْزِء۪ينَۙ ۝٩٥ اَلَّذ۪ينَ يَجْعَلُونَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ ۝٩٦ وَلَقَدْ نَعْلَمُ اَنَّكَ يَض۪يقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَۙ ۝٩٧ فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُنْ مِنَ السَّاجِد۪ينَۙ ۝٩٨ وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَاْتِيَكَ الْيَق۪ينُ ۝٩٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

94Faṣdaʿ bimâ tüʾmeru veaʿriḍ ʿani-lmüşrikîn.

Okunuş

95İnnâ kefeynâke-lmüstehziîn.

Okunuş

96Elleẕîne yecʿalûne meʿa-llâhi ilâhen âḫar. fesevfe yaʿlemûn.

Okunuş

97Veleḳad naʿlemü enneke yeḍîḳu ṣadruke bimâ yeḳûlûn.

Okunuş

98Fesebbiḥ biḥamdi rabbike veküm mine-ssâcidîn.

Okunuş

99Vaʿbüd rabbeke ḥattâ yeʾtiyeke-lyeḳîn.

Ayet 94–99

Ey Peygamber! Emrolunduğun gibi insanları tevhide açıkça davet ederek itaat ve ibadete devam et! Buna rağmen müşrik ve kâfir kalmakta inatla direnenlere de aldırma ve unutma ki davetimize karşı çıkanlara Biz yeteriz.

Allah’ın davetine sırt dönenler O’ndan başka Rab ve ilah edinmenin hesabını verecekler.

Onların söylediklerinden ve yaptıklarından dolayı kalbinin daraldığını Biz biliyoruz. Fakat sen ölüm gelinceye kadar usanmadan Rabbinin adına davetine ve secdene devam ederek hamd ile O’na şükret. Övgünün ve ibadetin bunca nimeti insan için yaratan Allah’a ait olduğunu tekrar et.

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Yusuf, sonra En’am indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla