Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْجَاثِيَةِ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٣٧

Câsiye Sûresi Açıklamalı Meali

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça
Sûre hakkındaAdı · Nüzul Zamanı · Konu

Adı: Sure adını, 28. ayette geçen “Casiye” kelimesinden almıştır.

Nüzul Zamanı: Bu surenin nüzul zamanıyla ilgili kesin bir rivayet olmamasına rağmen, muhtevasından, Duhan Suresi’nden kısa bir süre sonra nazil olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü bu iki surenin muhtevaları birbirlerini tamamlayıcı niteliktedir.

Konu: Bu surede kafirlerin tevhid ve ahiret hakkındaki kuşkuları cevaplandırılmakla birlikte, onlar, Kur’an karşısında takındıkları tavır dolayısıyla ikaz edilmişlerdir.

Sureye tevhid hakkında deliller öne sürülmek suretiyle bir giriş yapılmıştır. Bu konuda insanın yaratılışı, yer, gök ve kainattaki harikulade nizam şahit gösterilerek şöyle buyurulmuştur: “Nereye bakarsanız bakın herşeyin tevhidi ispatladığını göreceksiniz. Çeşit çeşit canlılar, gece ve gündüzün deveranı, yağmurun yağması ve bitkilerin çıkması, rüzgarların esmesi ve hatta insanın doğuşu ile ilgili vakıalar üzerinde önyargıya sahip olmayan bir kafayla düşünülecek olursa, muhakkak surette, kainat nizamının kendi kendine meydana gelmediği veya birkaç ilahın eseri olmadığı sonucuna varılır. Çünkü kainatı bir tek Allah idare etmektedir. Ancak bu gerçeğe inanmayan, önceden karar vermiş bir insana, elbette iman nasip olmaz.”

Sonraki ayetlerde ise şunlar anlatılmaktadır: “Kainatta emriniz altına verilen bunca sayısız varlık ve kuvvet, kendi kendine mi oluşmuştur?

Ya da sizin ilahlarınız mı onları yaratmıştır? Onları yaratan ve hizmetinize veren tek olan Allah’dır. Dolayısıyla akıl sahibi her insan, hamd ve şükre ancak bunları yaratan Allah’ın layık olduğu sonucuna varır.”

Bundan sonra, Kur’an davetiyle alay etmelerinden dolayı kafirler ikaz edilmektedir: “Bu Kur’an, İsrailoğullarına verilen nimeti sizlere getirmektedir. Onlar nankörlük ettikleri ve aralarında “din” dolayısıyla ihtilafa düştükleri için kendilerine verilen bu nimetten mahrum olmuşlardır. Aynı nimet şimdi sizlere verilmiştir. Bu sizleri dinin anayollarına ileten bir yol göstericidir. Ona tabi olmayanlar sadece kendi kötü akibetlerini hazırlamaktadırlar. Fakat Allah’ın rahmet ve yardımına layık olanlar ise, sadece bu yol göstericiye tabi olan takva sahipleridir.

Rasulullah’ın ashabına ise, “Bu Allah’tan korkmayan kimselerin, sizlerle alay etmelerine, küstahlıklarına, sabır ve tahammülle karşı koyun. Allah en sonunda onları hesaba çekecek ve sizleri gösterdiğiniz sabırdan dolayı mükafatlandıracaktır” diye nasihat edilmiştir. Daha sonraysa kafirlerin cahiliyye inançları ele alınmıştır. Kafirlerin, “Bu hayatın sonunda başka bir hayat daha yoktur. Bizi sadece zaman öldürür. Tıpkı bir saatin belli bir süre sonra durması gibi. İşte insanoğlu da tıpkı saat gibi, hayatın sonunda, yani ölümden sonra toz toprak olur gider. Zaten “ruh” diye birşey yok ki kabzedilebilsin ve tekrar kendisine üflenerek can verilebilsin. Fakat gerçek senin dediğin gibiyse eğer ölmüş atalarımızı bir dirilt bakalım” şeklindeki sözlerine peşisıra aşağıdaki cevaplar verilmiştir:

a) Bu iddianız bir ilme dayanmamaktadır ve başka bir hayatın olmayacağı şeklindeki düşünceniz sadece bir zandır. Sizler ölümden sonra başka bir hayatın olmayacağını, ruhların kabzedilip yok olacağını gerçekten biliyor musunuz?

b) Sizler, ölümden sonra diriltilmiş bir kimseyi görmemiş olmanızı en kuvvetli bir deliliniz sayıyorsunuz. Oysa bu delil ahiret hayatını inkar etmek için yeterli midir? Sizler tecrübe ve müşahedeye dayanmayan her düşüncenin olamayacağına hükmeder ve onu imkansız mı kabul edersiniz?

c) Salih ve fasık insanların, itaat eden ve isyan eden kimselerin, zalimlerin ve mazlumların sonlarının aynı olacağı şeklindeki bir düşünce akla ve mantığa tamamen ters düşmektedir. İyilerin sonlarının iyi, kötülerinkinin ise kötü olmazsa ve yine mazlumlar adalet, zalimler ceza görmezse, kısaca herkes aynı sonuçla karşılaşırsa, bu akla uygun mu olur? Bir kimse bunun akla uygun olacağına gerçekten inanıyorsa eğer, çok yanlış düşünmektedir.

Ancak zalim ve fasık kimseler böyle düşünürler. Çünkü onlar amellerinin sonucunda kötü şeylerle karşılaşmak istemezler. Fakat bu kainatı yaratan Allah adildir. Zalimle salih kimseleri birbirinden ayırıp, onlara yaptıklarına göre ceza veya mükafat vermesi, O’nun adaletinin gereğidir ve bundan daha tabii ne olabilir?

d) Ahireti inkar, ahlaki çöküşü getirir ve onu ancak nefislerinin kölesi olan kimseler inkar ederler. Bu insanların bu gibi düşüncelere sarılmasının nedeni, arzu ettikleri her kötülüğü dilediğince yapabilmeleri dolayısıyladır. Nitekim bir insan böylesine sapık bir yola girdikten sonra, artık battıkça batar ve hatta öyle bir noktaya girer ki, tüm ahlaki hassasiyeti yok olur, sonunda ise hidayeti kabul etme yeteneğinden tamamen yoksun olur. İşte böyle bir kimse için artık hidayetin tüm kapıları kapanmış demektir.

Bu deliller sırasıyla serdedildikten sonra, kesin bir uslup kullanılarak, kafirlere şöyle denilmiştir: “Sizler nasıl Allah’ın izniyle yaşıyorsanız, yine Allah’ın izniyle hayatınız son bulur ve sonuçta O’nun huzurunda toplanırsınız. Cehaletiniz nedeniyle inanmıyorsanız yine inanmayın ama şunu iyice belleyin ki vakit gelince kendinizi Allah’ın huzurunda bulacak ve tüm amellerinizin kayıtlı olduğu defterler önünüze getirilecektir. İşte o zaman ahireti inkar etmek ve onunla eğlenmek sizlere neye mal olmuştur öğrenirsiniz.

Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Ayet 1–2

2 ayet

Câsiye 1

Câsiye 2

حٰمٓۜ ۝١ تَنْز۪يلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ ۝٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Ḥâ-mîm.

Okunuş

2Tenzîlü-lkitâbi mine-llâhi-lʿazîzi-lḥakîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

1Hâ Mîm.

Türkçe Meal

2Bu kitabın/Kuran’ın indirilişi, her işi mükemmel ve her hükmü doğru olan Allah katındandır.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

1Ha. Mim.

Açıklamalı meal

2Elçimiz Muhammed’e gönderdiğimiz bu ilahi kitap, kâinatı ve içinde olanları yaratan, nizamlarını kurup yaşatan mutlak hüküm ve kudret sahibi ve her şeye hâkim olan Allah tarafından bölüm bölüm indirilmiştir.

İlgili ayetler

Ayet 3–5

3 ayet

Câsiye 3

Câsiye 4

Câsiye 5

اِنَّ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِلْمُؤْمِن۪ينَ ۝٣ وَف۪ي خَلْقِكُمْ وَمَا يَبُثُّ مِنْ دَٓابَّةٍ اٰيَاتٌ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَۜ ۝٤ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ رِزْقٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَتَصْر۪يفِ الرِّيَاحِ اٰيَاتٌ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَۙ ۝٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

3İnne fi-ssemâvâti velʾarḍi leâyâtil lilmüʾminîn.

Okunuş

4Vefî ḫalḳiküm vemâ yebüŝŝü min dâbbetin âyâtül liḳavmiy yûḳinûn.

Okunuş

5Vaḫtilâfi-lleyli vennehâri vemâ enzele-llâhü mine-ssemâi mir rizḳin feaḥyâ bihi-lʾarḍa baʿde mevtihâ vetaṣrîfi-rriyâḥi âyâtül liḳavmiy yaʿḳilûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

3Hiç şüphesiz, göklerde ve yerde inanacak bir toplum için nice ayetler/deliller vardır.

Türkçe Meal

4Gerek sizin yaratılışınızda gerekse yeryüzünde yaydığı diğer canlılarda gönülden inanacak bir toplum için nice ayetler/deliller vardır.

Türkçe Meal

5Gece ile gündüzün birbirini izlemesinde, Allah’ın, rızık sebebi olan yağmuru gökten indirerek ölü toprağa hayat vermesinde ve ona hayat veren rüzgârları farklı şekillerde estirmesinde de aklını kullanabilen bir toplum için nice ayetler/deliller vardır.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

3Şüphesiz iman edenler için göklerde ve yerde, Allah’ın sınırsız kudretini gösteren nice ibret dolu, deliller ve mûcizeler dolu işaretler vardır. Bunları ancak Allah’ı layıkıyla kavramak, yaratılış sebebini, bilmek isteyenler görüp, düşünürler.

Açıklamalı meal

4Gerek sizin yaratılışınızda ve gerek çoğaltıp yeryüzüne yaydığı bütün canlılarda da aklını kullanıp Allah’ın sınırsız kudretine kesin olarak inanan ve düşünen bir topluluk için ibret alınacak ayetler ve nice deliller vardır. Fakat bunu tevhide koşulsuz inanmış kimseler anlar.

Açıklamalı meal

5Aynı şekilde gece ile gündüzün hiç aksamadan birbirini izlemesinde, Allah’ın gökten bir rızık olarak yağmuru indirip onunla kurumuş ölü toprağı dirilterek size rızıklar vermesinde ve rüzgarları rahmeti gereği değişik yönlere doğru estirmesinde, mükemmel bir nizamın olduğunu akıl eden bir topluluk için ibretlik büyük dersler vardır. Bütün görüntüler, sesler, kokular, bitkiler, hayvanlar, denizler, dağlar sanatkârlarını gösteren ayetlerdir. Bunlara ibretle bakabilenler, kâinattaki her eserin birer kelime, birer sanat harikası olduğunun farkındadırlar. Görünür kelimelerden oluşan kâinat kitabını dikkatle okur, bununla yaratıcılarını bilir, tanır, sever, imanlarını artırırlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

3Zâriyât 20Zâriyât 21

İlgili ayetler

4Bakara 164Rum 20Rum 22

Ayet 6–10

5 ayet

Câsiye 6

Câsiye 7

Câsiye 8

Câsiye 9

Câsiye 10

تِلْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّۚ فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَ اللّٰهِ وَاٰيَاتِه۪ يُؤْمِنُونَ ۝٦ وَيْلٌ لِكُلِّ اَفَّاكٍ اَث۪يمٍۙ ۝٧ يَسْمَعُ اٰيَاتِ اللّٰهِ تُتْلٰى عَلَيْهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسْتَكْبِرًا كَاَنْ لَمْ يَسْمَعْهَاۚ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ ۝٨ وَاِذَا عَلِمَ مِنْ اٰيَاتِنَا شَيْـًٔاۨ اتَّخَذَهَا هُزُوًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌۜ ۝٩ مِنْ وَرَٓائِهِمْ جَهَنَّمُۚ وَلَا يُغْن۪ي عَنْهُمْ مَا كَسَبُوا شَيْـًٔا وَلَا مَا اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْلِيَٓاءَۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۜ ۝١٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

6Tilke âyâtü-llâhi netlûhâ ʿaleyke bilḥaḳḳ. febieyyi ḥadîŝim baʿde-llâhi veâyâtihî yüʾminûn.

Okunuş

7Veylül likülli effâkin eŝîm.

Okunuş

8Yesmeʿu âyâti-llâhi tütlâ ʿaleyhi ŝümme yüṣirru müstekbiran keel lem yesmaʿhâ. febeşşirhü biʿaẕâbin elîm.

Okunuş

9Veiẕâ ʿalime min âyâtinâ şeyʾen-tteḫaẕehâ hüzüvâ. ülâike lehüm ʿaẕâbüm mühîn.

Okunuş

10Miv verâihim cehennem. velâ yugnî ʿanhüm mâ kesebû şeyʾev velâ me-tteḫaẕû min dûni-llâhi evliyâʾ. velehüm ʿaẕâbün ʿażîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

6İşte bunlar, sana hak olarak indirdiğimiz Allah’ın ayetleridir. Peki, onlar Allah’a ve ayetlerine inanmayacaklar da hangi hadise inanacaklar?

Türkçe Meal

7Allah hakkında yalan uydurup günaha batanların tümüne yazıklar olsun!

Türkçe Meal

8Onlar kendilerine okunan Allah’ın ayetlerini işitir de sonra onu hiç işitmemiş gibi ayetlere karşı küstahça bir direniş sürdürür. İşte ona acı veren azabı haber ver!

Türkçe Meal

9Yine onlar ayetlerimizden bir şeyler öğrendiklerinde hemen onu hafife alıp alay konusu yaparlar. İşte onlar için de alçaltıcı bir azap vardır.

Türkçe Meal

10Arkalarından cehennem! Onlara, ne kazandıkları mal mülk, ne de Allah ile aralarına koydukları evliya hiçbir fayda vermeyecek. İşte onlar için de korkunç bir azap vardır.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

6İşte bütün bunlar, Allah’ın bildirdiği ayetleridir. Allah bu ayetleri ile yarattıkları için kurduğu mükemmel nizamını gösterip, sizleri de sınırlarını Allah’ın belirlediği bir nizam ve ahlak ile yaşamaya çağırmaktadır. Biz onları çok temel bir maksatla ve gerçeğin ta kendisi olarak sana bildiriyoruz. Ve böylece, başlarına gelecek azâba karşı insanlığı uyarıyoruz. Oysa müşrikler, hiçbir gerçek bilgiye dayanmaksızın bazı varlıklardan medet ummakta, onların kendilerini Allah' a yaklaştıracağını iddia etmektedirler. Peki, şimdi o kafirler Allah’a ve ayetlerine de inanmayacaklarsa bundan başka hangi söze inanacaklar. Allah 'tan başka hiçbir varlığın kulluk edilmeye layık olmadığını gösteren bu kadar açık delilden sonra hala şirk koşmaya devam edecekler mi?

Açıklamalı meal

7İnsanlar Allah’ın yarattığı her türlü nimetlerden istifade edip yaşarken, Allah’ın ayetlerine kulak tıkayıp başka sözlere mi kulak verecekler? Allah ve elçisi hakkında küstahça yalan söyleyen ve O’na başkaldıran bu günahkârların vay haline Yazıklar olsun bu gerçeklerden yüz çevirerek, Allah’a nankörlük edip kendini aldatanlara. Bütün bu açık delillere rağmen yine de elçimizin peygamberliğine inanmayan, Allah’a iftira edip ortak koşanlar cehenneme gideceklerdir

Açıklamalı meal

8Böyle kimseler, kendine tebliğ edilen Allah’ın ayetleri okunurken işitip mana ve maksadını anlar. Sonra sanki o ayetleri hiç işitmemiş gibi büyüklük taslayarak, imana gelmeyi kibirlerine yediremez ve küfründe direnir. Böyleleri kendilerine Allah’ın daveti ulaşmasına rağmen küstahlaşıp, böbürlenerek sanki hiç işitmemiş gibi O’na sırtlarını dönerek yaşamaya devam ederler. Ey Peygamber! İşte sen onlara acıklı bir azabı haber ver.

Açıklamalı meal

9Onla ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde “Bunları bizim şairlerimiz de söyler” demek suretiyle küçümseyip onlarla alay eder. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.

Açıklamalı meal

10Yaptıklarından dolayı onların sonu cehennemdir. Hesap Günü cehennemin önüne getirildiklerinde ne dünyada kazandıkları mal mülk ne de Allah’la birlikte ilah edindikleri liderler, efendiler ve şefaatlerini umdukları dostlar, orada onlara hiçbir fayda vermeyecektir. O Gün onlar için elbette hak ettikleri büyük bir azap vardır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

7Yunus 17Zümer 56

İlgili ayetler

8A’raf 179Lokman 7

İlgili ayetler

9En’am 93A’raf 146

Ayet 11

1 ayet

Câsiye 11

هٰذَا هُدًىۚ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ رَبِّهِمْ لَهُمْ عَذَابٌ مِنْ رِجْزٍ اَل۪يمٍ۟ ۝١١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

11Hâẕâ hüdâ. velleẕîne keferû biâyâti rabbihim lehüm ʿaẕâbüm mir riczin elîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

11İşte bu kitap/Kuran bir doğru yol kılavuzudur. Rabblerinin ayetlerini örtbas eden kâfirler var ya! Onlara en kötüsünden acıklı bir azap vardır.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

11İşte bu Kur’an müminlere cennet müjdesi, inkârcı müşriklere ise cehennem uyarısıdır. Ve insanlara yaratılış sebeplerini açıklayan ve buna göre yaşamak isteyenler için doğru yola iletici bir hidayet rehberidir. Rablerinin doğru yola rehberlik yapan bu ayetlerini inkâr edenlere ise çok dehşetli ve tiksindirici bir azap vardır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

11Bakara 2Yusuf 111

Ayet 12–13

2 ayet

Câsiye 12

Câsiye 13

اَللّٰهُ الَّذ۪ي سَخَّرَ لَكُمُ الْبَحْرَ لِتَجْرِيَ الْفُلْكُ ف۪يهِ بِاَمْرِه۪ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَۚ ۝١٢ وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًا مِنْهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ ۝١٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

12Allâhü-lleẕî seḫḫara lekümü-lbaḥra litecriye-lfülkü fîhi biemrihî velitebtegû min faḍlihî veleʿalleküm teşkürûn.

Okunuş

13Veseḫḫara leküm mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-lʾarḍi cemîʿam minh. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yetefekkerûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

12O, Allah ki onun lütuf ve kereminden payınıza düşeni alabilesiniz ve böylece nimetlerin hakkını veresiniz diye koyduğu yasalar uyarınca içinde gemilerin yüzüp gittiği denizleri sizin istifadenize sunmuştur.

Türkçe Meal

13Evet göklerde ve yerde bulunan şeyleri de, hepsini sizin istifadenize O sunmuştur. İşte bunda derinlemesine düşünebilen bir toplum için nice mesajlar vardır.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

12Koyduğu yasalar sayesinde, içinde gemilerin yüzebileceği denizi, O’nun lütfundan rızık aramanız için sizin hizmetinize veren Allah’tır. Allah denizler dahil her şeyi emrinize vermiş ve yeryüzün, sizin yaşamınız için en uygun hale getirmiştir. Sizden beklenen ise, O’nun bahşettiği nimetlere şükredip davetine icabet etmektir. Umulur ki, Allah’a karşı sorumluluklarınızın bilincine ulaşır ve şükredersiniz.

Açıklamalı meal

13Allah göklerde ve yerde bulunan her şeyi sizin yararlanmanız için bir nimet olarak cömertçe hizmetinize sunmuştur. Şüphesiz bunda aklını kullanıp düşünen bir toplum için Allah’ın kudret ve rahmetini gösteren nice ibretlik dersler vardır. Fakat aklını kullanıp düşünenler bu gerçeği görür ve Allah’a karşı sorumluluklarının bilincine ulaşırlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

12İsrâ 66Hac 65

Ayet 14–15

2 ayet

Câsiye 14

Câsiye 15

قُلْ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يَغْفِرُوا لِلَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ اَيَّامَ اللّٰهِ لِيَجْزِيَ قَوْمًا بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ ۝١٤ مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ فَعَلَيْهَاۘ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ ۝١٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

14Ḳul lilleẕîne âmenû yagfirû lilleẕîne lâ yercûne eyyâme-llâhi liyecziye ḳavmem bimâ kânû yeksibûn.

Okunuş

15Men ʿamile ṣâliḥan felinefsih. vemen esâe feʿaleyhâ. ŝümme ilâ rabbiküm türceʿûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

14İman edenlere, söyle! Her toplum kendi yaptığının cezasını çekmesi için, Allah’ın cezalandırma günlerinin geleceğini ummayanların yaptıklarını şimdilik bağışlasınlar!

Türkçe Meal

15Zira kim iyi ve yararlı bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötü bir iş yaparsa o da kendi aleyhinedir. En sonunda Rabbinizin huzuruna çıkarılacaksınız.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

14Ey Peygamber! İman edenlere söyle: Allah’ın sözünü ettiği kıyamet ve hesap gününün geleceğine inanmayanların yaptıkları eziyetlere şimdilik sabırla dirensin ve onlardan uzak durmaya çalışsınlar. O inkârcıları şimdilik kendi hallerinde bıraksınlar. Çünkü Allah müminlere kan kusturan herkese yaptıklarının hesabını nasılsa soracak ve hiç umursamadıkları o hesap günü geldiğinde kimsenin yaptığı yanına kâr kalmayacaktır.

Açıklamalı meal

15Allah kimsenin kulluğuna ve ibadetine muhtaç değildir. Sadece insanların yaran için onlara mesaj göndermektedir. Kim Allah’ın davetine icabet ederek sâlih bir amel yapar ve iman edip ona göre yaşarsa bu kendi lehinedir. Her kim de O’nun emirlerine karşı çıkıp kötülük ederse zararı yine kendinedir. Unutmayın ki bu hayat bir gün sona erecek ve eninde sonunda yaptıklarınızın hesabını hesap vermek üzere Rabbinizin huzuruna çıkarılacaksınız.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

15Yunus 108Kehf 29

Ayet 16–17

2 ayet

Câsiye 16

Câsiye 17

وَلَقَدْ اٰتَيْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلَى الْعَالَم۪ينَۚ ۝١٦ وَاٰتَيْنَاهُمْ بَيِّنَاتٍ مِنَ الْاَمْرِۚ فَمَا اخْتَلَفُٓوا اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُۙ بَغْيًا بَيْنَهُمْۜ اِنَّ رَبَّكَ يَقْض۪ي بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ ۝١٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

16Veleḳad âteynâ benî isrâîle-lkitâbe velḥukme vennübüvvete verazaḳnâhüm mine-ṭṭayyibâti vefeḍḍalnâhüm ʿale-lʿâlemîn.

Okunuş

17Veâteynâhüm beyyinâtim mine-lʾemr. feme-ḫtelefû illâ mim baʿdi mâ câehümü-lʿilmü bagyem beynehüm. inne rabbeke yaḳḍî beynehüm yevme-lḳiyâmeti fîmâ kânû fîhi yaḫtelifûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

16Andolsun ki biz İsrailoğullarına kitap, hüküm ve nebilik vermiş, Onlara güzel ve temiz rızıklar bahşetmiş ve onları dönemin tüm toplumlarına üstün kılmıştık.

Türkçe Meal

17Yine onlara din ve dünya işleri ile ilgili gerekli bilgileri öğretmiştik. Fakat onlar kendilerine ilahi bilgiler geldikten sonra sırf hırs ve kıskançlık yüzünden kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Şüphesiz Rabbin aralarında anlaşmazlığa düştükleri konularda kıyamet günü kesin hükmünü verecektir.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

16Muhammed’in peygamberliğini kabul etmeyen Ey müşrikler! Andolsun biz, sizlere olduğu gibi, geçmişte de İsrail oğullarına Tevrat gibi bir kitap, yeryüzüne hükmetme yetkisi ve peygamberlik verdik. Sonunda onlara vahyettiğimiz kitaplarla rehberlik edip Allah’ın hükümlerini hayata uygulamak için devlet ve yönetim gücünü bahşettik. Onlara temiz ve helal rızıklar ikram ettik. Böylece yasalarımıza göre yaşadıkları için onları kendi zamanlarındaki bütün toplumlardan güçlü ve üstün kıldık.

Açıklamalı meal

17Onlara dini nizam ve dünya işleri konusunda birer emir olan kurallarımızı ve gerekli olan tüm bilgileri vermiştik. Ama onlar kendilerine apaçık ilahî bilgiler gelmesine rağmen kibirlenip küfre saptılar. Nitekim aralarındaki kıskançlık ve inatlaşma sebebiyle gerçeğe uymak yerine farklı görüşlere sarılıp tekrar anlaşmazlığa düştüler ve hakka karşı çıkıp doğru yoldan ayrıldılar. Böylece Peygamberlerin getirdiği inanç sistemini terk edip tevhitten saptılar, bunun yerine kendi uydurdukları hurâfeleri din hâline getirdiler. Şüphesiz Rabbin kıyamet günü onları huzuruna çıkarıp bu tutumlarının hesabını soracak ve ayrılığa düştükleri hususlarda aralarında hak ettikleri hükmü verecektir. Böylece herkes hak ettiği karşılığı görecektir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

16Bakara 47En’am 154

Ayet 18–19

2 ayet

Câsiye 18

Câsiye 19

ثُمَّ جَعَلْنَاكَ عَلٰى شَر۪يعَةٍ مِنَ الْاَمْرِ فَاتَّبِعْهَا وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَٓاءَ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ ۝١٨ اِنَّهُمْ لَنْ يُغْنُوا عَنْكَ مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ وَاِنَّ الظَّالِم۪ينَ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۚ وَاللّٰهُ وَلِيُّ الْمُتَّق۪ينَ ۝١٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

18Ŝümme ceʿalnâke ʿalâ şerîʿatim mine-lʾemri fettebiʿhâ velâ tettebiʿ ehvâe-lleẕîne lâ yaʿlemûn.

Okunuş

19İnnehüm ley yugnû ʿanke mine-llâhi şeyʾâ. veinne-żżâlimîne baʿḍuhüm evliyâü baʿḍ. vellâhü veliyyü-lmütteḳîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

18Sonra sana emrimizden din ve dünya işleriyle ilgili konularda bir yol/şeriat gösterdik. Artık sen bu yolu izle sakın hak ve hukuk bilmeyenlerin yoluna uyma!

Türkçe Meal

19Zira onların Allah’tan gelecek azaba karşı sana hiçbir faydaları dokunmaz. Unutma ki bu zalimler birbirlerinin evliyasıdır. Olsun Allah da kendisine karşı gelmekten sakınan muttakilerin velisidir.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

18Ey Muhammed! Biz, sana tüm insanların yaratılış sebeplerini ve ona uygun yaşanması gereken dinin yasalarını açıklayan Kur’an’ı vahyettik. Son olarak seni bu dinde insanların uymaları gereken bir hayat sistemi ve hukuk düzeni, yani şeriat ile görevlendirdik. Ve hepinizi, kıyâmete kadar insanlığı aydınlatacak bu yasalara itaat etmekle yükümlü kıldık. O halde sen de bu tevhit yolunda yolda yürümeye devam et ve insanları da buna uymaya davet et. Sakın Rabbini layıkıyla tanıyıp yalnız O’na kulluk etmenin anlamını bilmeyen ve daveti kabul etmek istemediği için ilâhî hükümleri reddeden müşriklerin boş arzularına boyun eğme.

Açıklamalı meal

19Aksi halde güçlü ve sayısı çok diye onların arzu ve heveslerine uymuş olursan. Hiç kimse seni ve onlara meyledenleri Allah’ın azabından asla kurtaramaz. Öyleyse, sakın onların dostluk vaatlerine güvenme; onlarla siyâsî ve askerî ittifaklara girme! Unutma ki yaratılış gayesi dışında yaşantı sürdüren zalimler birbirlerinin dostlarıdırlar. Halbuki her türlü şirkten ve ve O’nun azabından sakınan takva sahiplerinin gerçek dostu yalnızca Allah’tır. O halde sen de onlarla dostluk kur.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

19Bakara 257A’raf 196

Ayet 20

1 ayet

Câsiye 20

هٰذَا بَصَٓائِرُ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ ۝٢٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

20Hâẕâ beṣâiru linnâsi vehüdev veraḥmetül liḳavmiy yûḳinûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

20Bu Kuran, insanlık için bir basiret, gönülden inananlar için de kılavuz ve rahmettir.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

20Sizlere açık bir şekilde tevhidi gösteren bu Kur’an, insanların gönlünü aklını aydınlatıp nurlandıran ve sorunları en sağlıklı çözüme kavuşturan aydınlatıcı bir ışıktır. İnanarak okuyanların ön yargılarını kırar ve gerçekler üzerine yaşamak isteyenlerin yolunu aydınlatır. Bu nedenle gönülden ve şüphe etmeden iman eden bir toplum için dünya ve âhiret mutluluğuna ulaştıran hidayet rehberi ve rahmet kaynağıdır. Fakat bunu tevhide kesin iman ettiği için, yaratılış sebebini bilmek ve yürekten ona uygun yaşamak isteyen basiret sahipleri anlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

20Yusuf 111Nahl 89

Ayet 21

1 ayet

Câsiye 21

اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ اجْتَرَحُوا السَّيِّـَٔاتِ اَنْ نَجْعَلَهُمْ كَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِۙ سَوَٓاءً مَحْيَاهُمْ وَمَمَاتُهُمْۜ سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ۟ ۝٢١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

21Em ḥasibe-lleẕîne-cteraḥü-sseyyiâti en necʿalehüm kelleẕîne âmenû veʿamilu-ṣṣâliḥâti sevâem maḥyâhüm vememâtühüm. sâe mâ yaḥkümûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

21Yoksa kötülükler peşinde koşanlar, gerek hayatlarında gerekse ölümlerinde iman edip, iyi ve güzel işler yapanlarla kendilerini bir tutacağımızı mı zannediyorlar! Ne berbat bir hüküm veriyorlar öyle!

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

21Yoksa kötülükleri işleyen o müşrikler gerek hayatlarında ve gerek ölümlerinden sonra kendilerini, iman edip imanlarına yaraşır güzellikte işler yapan kimselerle bir tutacağımızı mı sanıyorlar? Kur’an ile yapılan davetten yüz çevirenlerle Allah’ın davetine iman edip de O’nun belirlediği sınırlar içerisinde yaşayanlar hiçbir olur mu? Böyle bir şey Allah’ın hikmet ve adâletine hiç yakışır mı? Böyle sanmakla kendileri için ne kadar da yanlış hesap yapıyor ve kötü hüküm veriyorlar!

İlgili ayetler

İlgili ayetler

21Sâd 28Kalem 35

Ayet 22

1 ayet

Câsiye 22

وَخَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَلِتُجْزٰى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ ۝٢٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

22Veḫaleḳa-llâhü-ssemâvâti velʾarḍa bilḥaḳḳi velitüczâ küllü nefsim bimâ kesebet vehüm lâ yużlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

22Allah, gökleri ve yeri, hiçbir haksızlığa uğramadan herkes kazandığının karşılığını tastamam alsın diye gerçek bir amaç için yarattı.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

22Allah hiç kimseye zerre kadar haksızlık yapmaz. Çünkü O gökleri ve yeri boş yere değil, yalnızca kendisinin Rab ve ilah olduğuna iman edilerek Allah merkezli bir hayat yaşanılması adına anlamlı bir amaç için yarattı. Bunun içindir ki, herkes Allah’ın huzurunda toplanıp yaratılış amacına uygun yaşayıp yaşamadığından hesaba çekilip kazancına uygun bir karşılık bulacaktır. Her insan dünyada sevap ve günah olarak yaptığının karşılığını âhirette tam olarak görecek ve kimseye en küçük bir haksızlık yapılmayacaktır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

22Hûd 7Mülk 2

Ayet 23

1 ayet

Câsiye 23

اَفَرَاَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ اِلٰهَهُ هَوٰيهُ وَاَضَلَّهُ اللّٰهُ عَلٰى عِلْمٍ وَخَتَمَ عَلٰى سَمْعِه۪ وَقَلْبِه۪ وَجَعَلَ عَلٰى بَصَرِه۪ غِشَاوَةًۜ فَمَنْ يَهْد۪يهِ مِنْ بَعْدِ اللّٰهِۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ ۝٢٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

23Eferaeyte meni-tteḫaẕe ilâhehû hevâhü veeḍallehü-llâhü ʿalâ ʿilmiv veḫateme ʿalâ semʿihî veḳalbihî veceʿale ʿalâ beṣarihî gişâveh. femey yehdîhi mim baʿdi-llâh. efelâ teẕekkerûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

23Kendi heva ve hevesini ilah edinen ve hakikati bilmesine rağmen yüz çeviren böylece Allah’ın mesajlarına kulaklarını ve kalbini kapatan gözlerine de perde çeken ve sapıklığı tercih eden şu kimseyi görüyor musun? Böyle bir kimseyi Allah’tan başka kim doğru yola iletebilir? Hala düşünüp ibret almayacak mısınız?

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

23Ey Peygamber! Senin peygamberliğine iman etmeyen bu müşrikler, Allah’ın mesajına iman edip ona göre yaşamak yerine adeta kendi arzu ve isteklerine tapınır hale gelmişlerdir. Allah, arzu ve isteklerini ilah edinenleri ve bunu da inatla savunanları sapık saymıştır. Allah böyle birinin yola gelmeyeceğini bilerek” onun sapmasına izin verir. Onların kalplerini ve kulaklarını sanki mühürler; gözlerini perdeleyip kendi sapıklıkları içinde bırakır. Bu sebeple hakikati göremeyecek kadar basiretleri körelmiş ve kalpleri kararmıştır. Çünkü bu onların kendi tercihleridir. Hâlbuki Allah onları zorlayıp imana getirmediğine göre Allah’tan başka kim onlara doğru yolu gösterebilir ve kalplerini yumuşatabilir ki? İnsanın kendini bu duruma düşürmesine ne demeli? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

23Furkan 43Muhammed 14

Ayet 24–26

3 ayet

Câsiye 24

Câsiye 25

Câsiye 26

وَقَالُوا مَا هِيَ اِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا يُهْلِكُنَٓا اِلَّا الدَّهْرُۚ وَمَا لَهُمْ بِذٰلِكَ مِنْ عِلْمٍۚ اِنْ هُمْ اِلَّا يَظُنُّونَ ۝٢٤ وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ مَا كَانَ حُجَّتَهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا ائْتُوا بِاٰبَٓائِنَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ ۝٢٥ قُلِ اللّٰهُ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يَجْمَعُكُمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ لَا رَيْبَ ف۪يهِ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ۟ ۝٢٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

24Veḳâlû mâ hiye illâ ḥayâtüne-ddünyâ nemûtü venaḥyâ vemâ yühlikünâ ille-ddehr. vemâ lehüm biẕâlike min ʿilmin. in hüm illâ yeżunnûn.

Okunuş

25Veiẕâ tütlâ ʿaleyhim âyâtünâ beyyinâtim mâ kâne ḥuccetehüm illâ en ḳâlü-ʾtû biâbâinâ in küntüm ṣâdiḳîn.

Okunuş

26Ḳuli-llâhü yuḥyîküm ŝümme yümîtüküm ŝümme yecmeʿuküm ilâ yevmi-lḳiyâmeti lâ raybe fîhi velâkinne ekŝera-nnâsi lâ yaʿlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

24Onlar; “Hayat şu yaşadığımız dünya hayatından ibarettir, kimimiz ölür kimimiz doğar, bizi yok edecek olan şey sadece zamandır,” derler. Oysa onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur zira onlar hayal ürünü şeyler konuşuyorlar.

Türkçe Meal

25Ama ne zaman onlara ayetlerimiz apaçık bir şekilde iletilse:
– Eğer doğru söylüyorsanız ölüp gitmiş atalarımızı geri getirin, demekten başka bir delil ortaya koyamıyorlar.

Türkçe Meal

26De ki: - Sizi yaşatan da öldürecek olan da, geleceğinden hiç şüphe olmayan kıyamet gününde hepinizi bir araya getirecek olan da Allah’tır. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmiyorlar.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

24Bütün bunlardan ibret almayarak Allah’ın davetini reddedenler bir de kalkıp şöyle dediler: " Hayat bu dünyada yaşadığımızdan ibarettir. Tesadüfen geldiğimiz bu dünyada doğar yaşar ve ölürüz. Allah’ın adâleti veya cezalandırması diye bir şey yoktur. Bizi sadece zaman öldürüp yok eder ve öldükten sonra tekrar diriltilecek de değiliz diyorlar." Oysa onların bu hususta hiçbir gerçek bilgileri yoktur. Onlar bu söylediklerini çevrelerinde olup bitenlere bakıp, akıllarını kullanıp, düşünüp de söylemiyorlar. Onlar temelsiz hayaller kurarak sadece yalan yanlış zanda bulunuyor ve delilsiz varsayımlarla ileri geri konuşuyorlar.

Açıklamalı meal

25Onlara öldükten sonra diriltilip hesaba çekilmeyle ilgili ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman: "Şayet söyledikleriniz doğru ise ölmüş atalarımızı tekrar diriltip dünyaya getirin de görelim " demekten başka bir bahaneleri olmaz.

Açıklamalı meal

26Ey Peygamber! Sen de onlara de ki: "Bu hayatı bahşedip sizi bir müddet yaşatan, sonra vadeniz dolunca canınızı alacak olan Allah’tır. Sonra gerçekleşeceğinde asla şüphe olmayan kıyamet gününde diriltip huzurunda tekrar bir araya toplayacaktır. Bütün varlıkları yoktan yaratana bu zor gelmez. Ancak insanların çoğu bu gerçeği kabullenmek istemiyorlar." Çünkü akıllarını kullanıp iyi düşünmüyorlar. Ne var ki umursamıyor olmanız sizi bundan kurtarmaz. Çünkü hesap günü muhakkak gelecektir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

24Ra’d 5İsrâ 98

İlgili ayetler

25Duhân 34Duhân 36

İlgili ayetler

26Yunus 31Rum 19

Ayet 27–29

3 ayet

Câsiye 27

Câsiye 28

Câsiye 29

وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يَوْمَئِذٍ يَخْسَرُ الْمُبْطِلُونَ ۝٢٧ وَتَرٰى كُلَّ اُمَّةٍ جَاثِيَةً۠ كُلُّ اُمَّةٍ تُدْعٰٓى اِلٰى كِتَابِهَاۜ اَلْيَوْمَ تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ ۝٢٨ هٰذَا كِتَابُنَا يَنْطِقُ عَلَيْكُمْ بِالْحَقِّۜ اِنَّا كُنَّا نَسْتَنْسِخُ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ ۝٢٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

27Velillâhi mülkü-ssemâvâti velʾarḍ. veyevme teḳûmü-ssâʿatü yevmeiẕiy yaḫseru-lmübṭilûn.

Okunuş

28Veterâ külle ümmetin câŝiyeh. küllü ümmetin tüdʿâ ilâ kitâbihâ. elyevme tüczevne mâ küntüm taʿmelûn.

Okunuş

29Hâẕâ kitâbünâ yenṭiḳu ʿaleyküm bilḥaḳḳ. innâ künnâ nestensiḫu mâ küntüm taʿmelûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

27Zira göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’a aittir. O saat dünyanın sonunun geldiği gün, işte o gün Allah’ın ayetlerini etkisiz ve geçersiz kılmak isteyenler kesinlikle kaybedecekler.

Türkçe Meal

28Ve o gün, her toplumu korkudan diz üstü çökmüş göreceksin. Her toplum kendi kitabı/amel defteriyle yüzleşmeye çağrılacak ve işte o gün hepiniz yaptıklarınızın karşılığını tastamam alacaksınız.

Türkçe Meal

29İşte bu size gerçekleri anlatacak olan kayıt defterimiz. Çünkü biz yapıp ettiğiniz her şeyi ona kaydettik.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

27Göklerin ve yerin mutlak hükümranlığı ve otoritesi yalnızca Allah’a aittir. Hüküm koymak O’na aittir. Dünyada Allah’ın egemenliğini reddederek O’nun ayetlerini etkisiz ve geçersiz kılmaya çalışanlar ve Allah’tan başkasının koyduğu hükümlere isteyerek teslim olup, yasalarımıza karşı çıkanlar kıyametin gelip çattığı gün büyük bir hüsrana uğrayacaklardır. O gün, bütün evrenin mülkünün Allah’a ait olduğunu görecek ve medet umduğunuz varlıkların acizliğini fark edeceksiniz.

Açıklamalı meal

28İşte o günün dehşetinden dolayı, her ümmeti korkudan boyun büküp diz görürsün. Her ümmet kendi kitabıyla yüzleşmeye çağrılır. Ve amellerinin yazılmış olduğu defterlerinde olanlarla yüzleştirilir. "Bugün hiç kimseye haksızlık yapılmayacak, yalnızca yaptıklarınızın karşılığını tam olarak göreceksiniz."

Açıklamalı meal

29İşte, bu sizinle ilgili her şeyi dosdoğru anlatacak olan kayıt defterimiz! Sizinle ilgili tutulan kayıtlarda eksik ya da fazla hiçbir şey yazılmamıştır. Çünkü biz sizin yapmakta olduklarınızı bir bir kaydediyorduk. Her insan kendi hayat tarihini O gün bütün ayrıntılarıyla okuyacak, hakkında verilecek karara itiraz edemeyecektir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

28Kehf 49Zümer 69

İlgili ayetler

29Kamer 50Kamer 55

Ayet 30

1 ayet

Câsiye 30

فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُدْخِلُهُمْ رَبُّهُمْ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْمُب۪ينُ ۝٣٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

30Feemme-lleẕîne âmenû veʿamilu-ṣṣâliḥâti feyüdḫilühüm rabbühüm fî raḥmetih. ẕâlike hüve-lfevzü-lmübîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

30İman edip iyi ve güzel işler yapanlara gelince; Rableri onları rahmetine gark edecek. İşte apaçık kurtuluş budur.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

30İman edip imanlarına yaraşır sâlih ameller işleyenlere gelince: Rableri olan Allah onları sonsuz lütuf ve rahmeti gereği ödüllendirip mutluluk yurdu olan cennetine kabul edecektir. İşte, sevinilmesi gereken en büyük bahtiyarlık ve apaçık kurtuluş budur. Bundan daha büyük başarı mı vardır? Bu başarı dünyada insanların kazandığı başarılardan farklıdır. İnsanların dünyadaki başarıları dünyada kalmış, ahiret hayatında hiçbir yararı olmamıştır.

İlgili ayetler

Ayet 31–35

5 ayet

Câsiye 31

Câsiye 32

Câsiye 33

Câsiye 34

Câsiye 35

وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا۠ اَفَلَمْ تَكُنْ اٰيَات۪ي تُتْلٰى عَلَيْكُمْ فَاسْتَكْبَرْتُمْ وَكُنْتُمْ قَوْمًا مُجْرِم۪ينَ ۝٣١ وَاِذَا ق۪يلَ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَالسَّاعَةُ لَا رَيْبَ ف۪يهَا قُلْتُمْ مَا نَدْر۪ي مَا السَّاعَةُۙ اِنْ نَظُنُّ اِلَّا ظَنًّا وَمَا نَحْنُ بِمُسْتَيْقِن۪ينَ ۝٣٢ وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ ۝٣٣ وَق۪يلَ الْيَوْمَ نَنْسٰيكُمْ كَمَا نَس۪يتُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَا وَمَاْوٰيكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ ۝٣٤ ذٰلِكُمْ بِاَنَّكُمُ اتَّخَذْتُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُوًا وَغَرَّتْكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَاۚ فَالْيَوْمَ لَا يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ ۝٣٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

31Veemme-lleẕîne keferû. efelem tekün âyâtî tütlâ ʿaleyküm festekbertüm veküntüm ḳavmem mücrimîn.

Okunuş

32Veiẕâ ḳîle inne vaʿde-llâhi ḥaḳḳuv vessâʿatü lâ raybe fîhâ ḳultüm mâ nedrî me-ssâʿatü in neżunnü illâ żannâ vemâ naḥnü bimüsteyḳinîn.

Okunuş

33Vebedâ lehüm seyyietü mâ ʿamilû veḥâḳa bihim mâ kânû bihî yestehziûn.

Okunuş

34Veḳîle-lyevme nensâküm kemâ nesîtüm liḳâe yevmiküm hâẕâ vemeʾvâküm-nnâru vemâ leküm min nâṣirîn.

Okunuş

35Ẕâliküm biennekümü-tteḫaẕtüm âyâti-llâhi hüzüvev vegarratkümü-lḥayâtü-ddünyâ. felyevme lâ yuḫracûne minhâ velâ hüm yüstaʿtebûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

31Allah’ın ayetlerini örtbas eden kâfirlere denir ki:
– Ayetlerim size okunduğunda onlara karşı küstahça böbürlenip suçlu bir toplum haline gelen kimseler siz değil miydiniz?

Türkçe Meal

32Zira “Allah’ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir ve o saat dünyanın sonunun geleceğinde kuşku yoktur,” denildiğinde, siz:
– O saat de neymiş? Biz böyle bir şey bilmiyoruz. Bu sadece bir evhamdan ibarettir böyle bir şeyin gerçekleşeceğine de kesinlikle inanmıyoruz, diyordunuz.

Türkçe Meal

33Nihayet işledikleri günahların kötü sonuçları ortaya çıkacak ve hafife alıp alay ede geldikleri o gerçek kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.

Türkçe Meal

34- Bugün, sizin bu gününüzü unuttuğunuz gibi biz de sizi unuturuz. Artık sizin barınağınız ateştir ve size yardım edebilecek kimse de yoktur.

Türkçe Meal

35Bu hale düşmenizin sebebi, Allah’ın ayetlerini hafife almanız ve dünya hayatının sizi aldatmış olmasıdır. İşte bugün, onlar, oradan çıkarılmayacak ve özürleri de dinlenmeyecektir.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

31Gerçeği inkâr edenlere gelince. Onlara Hesap Günü şöyle denilecek: "Ayetlerim size tebliğ edildiğinde, bugünlerle karşılaşacağınız bildirilmesine rağmen siz her defasında büyüklendiniz ve haddi aşan günahkâr bir topluluk oldunuz değil mi?

Açıklamalı meal

32" Dünyadayken size “Allah’ın öldükten sonra dirilmeyle alakalı vaadi gerçektir ve kıyametin geleceğinde asla şüphe yoktur" dendiği zaman şöyle karşılık vermiştiniz: " Kıyamet de neymiş! Biz kıyamet filan bilmeyiz. Bize göre kıyâmet sizin uydurduğunuz boş bir zandan ibaret. Böyle bir şeyin gerçekleşeceğine kesinlikle inanmıyoruz. " demiştiniz.

Açıklamalı meal

33İşte o Gün yaptıkları ne kadar kötü iş varsa hepsi karşılarına çıkacak ve vaktiyle alaya aldıkları cehennem azabı onları çepeçevre kuşatacaktır.

Açıklamalı meal

34O Gün onlara ayrıca şöyle denilecek: "Siz bugünle karşılaşmayı ciddiye almayıp nasıl unuttuysanız, bugün Biz de yalvarıp yakarışlarınızı umursamayıp sizi cehennemde unutulmuş durumda bırakacağız. Bundan böyle varacağınız yer ateştir ve orada dünyada umut bağladığınız varlıklar dahil hiçbir kurtarıcı da bulamayacaksınız.

Açıklamalı meal

35Bu, duruma düşmenize Allah’ın daveti ile alay edip, dünya hayatına aşırı tutkunluğunuz sebep olmuştur. Dünyadayken Allah’ın ayetlerini alaya aldınız ve dünya hayatının geçici zevkleri sizi aldattı. İşte o günden itibaren onlar ateşten çıkarılmayacak ve özürleri de kabul edilmeyecektir. Onların pişmanlıkları ve dünyaya tekrar döndürülüp Allah’ın razı olacağı işleri yapma istekleri de asla kabul edilmeyecektir. Çünkü özür beyan etmenin ve tövbe dilemenin vakti geçmiştir.

Ayet 36

1 ayet

Câsiye 36

فَلِلّٰهِ الْحَمْدُ رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَرَبِّ الْاَرْضِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ ۝٣٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

36Felillâhi-lḥamdü rabbi-ssemâvâti verabbi-lʾarḍi rabbi-lʿâlemîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

36Tüm övgüler, göklerin Rabbi, yeryüzünün Rabbi ve tüm âlemlerin Rabbi/sahibi olan Allah’a mahsustur.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

36O halde sınırsız ilmi ile yaratan, yarattıklarını sayısız nimetlerle donatan, kurduğu mükemmel nizam ile yöneten, Allah övgüye ve şükredilmeye layık olan tek ve gerçek ilahtır. Hamd, her türlü övgü ve yücelik, göklerin yerin gerçek sahibi ve bütün alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Allah, bütün evrenin yegâne yaratıcısı ve hakimidir. Kulluk sadece O’na yapılır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

36İsrâ 111

Ayet 37

1 ayet

Câsiye 37

وَلَهُ الْكِبْرِيَٓاءُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۖ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ ۝٣٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

37Velehü-lkibriyâü fi-ssemâvâti velʾarḍ. vehüve-lʿazîzü-lḥakîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

37Zira göklerde ve yerde büyüklük yalnızca Allah’ındır. O’dur mutlak üstün ve yüce olan ve her hükmü doğru olan.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

37Göklerde ve yerde büyüklük ve yücelik yalnız O’nun hakkıdır. O sonsuz güçlüdür, mutlak kudretiyle her işinde hikmetle hükmeden Hakim’dir ve hikmet sahibidir. Yarattıkları üzerinde hüküm koyma ve hükmetme yetkisi âlemlerin Rabbi Allah’a aittir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

37Ra’d 16Zuhruf 82

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Duhân, sonra Ahkaf indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla