Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْقَلَمِ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٥٢

Kalem Sûresi - Mustafa Çevik Meali (Ayetler Konu Bütünlüğü İçinde)

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça
Sûre hakkındaAdı · Nüzul Zamanı · Konu

Adı: Bu sure adını El-Kalem veya En-Nun kelimelerinin geçtiği birinci ayetten almıştır.

Nüzul Zamanı: Bu sure, Mekke devrinin başlarında nazil olan surelerdendir. Muhtevadan bu surenin, Mekke’de Allah Rasulü’ne karşı çıkışların şiddetlendiği bir zamanda nazil olduğu anlaşılmaktadır.

Konu: Bu surede üç konu ele alınmaktadır: Muhaliflerin ileri sürdükleri itirazlara cevap; onları ikaz edip tavsiyede bulunmak; ve Allah Rasulü’ne (s.a) sabrın ve istikametin telkin edilmesi.

Surenin bidayetinde görülüyor ki; her ne kadar sen (Allah’ın Rasulü) onlara bu Kitabı takdim etmekteysen ve en güzel ahlaka sahipsen de onlar gene sana deli ve mecnun demektedirler. Aslında sırf bu iki keyfiyet yani Kur’an ve senin örnek ahlâkın onların ithamlarını çürütmeye yeter. Yakında kimin deli olduğuna şahit olacaklar. Sen, bunların tazyiklerine karşı hiçbir tavizde bulunma. Zaten onların kastı da senden tavizler kopararak seni uzlaşmaya razı etmektir. Daha sonra, insanları göstermek için o zaman Mekke’de herkesçe bilinen bazı simaların, adları zikredilmeden, ahlaki portreleri çizilmektedir. Bu sayede insanlar Hz. Muhammed’in (s.a) yüksek ve temiz karakteriyle bunlarınkini mukayese ederek karşı çıkanların karakter ve tavırlarının ne kadar çirkin olduğunu göreceklerdir.

Bundan sonra, onyedinci ayetten otuz üçüncü ayete kadar olan bölümde Allah Teâlâ’ya karşı nankörlük yaptıklarında içlerinden biri ikaz etmiş olmasına rağmen ona kulak vermediklerinden sonunda Allah Teâlâ’nın onları bu nimetten mahrum bıraktığı ve bilahare gerçeğin farkına vardıkları bahçe sahiplerinin öyküsü anlatılmaktadır. Bu misal ile Mekkelilere, tıpkı yukarıdaki bahçe sahiplerinin, salih bir kul tarafından ikaz edilmesi gibi Hz. Muhammed’in (s.a) gönderilişinin de bir ikaz ve imtihan olduğu uyarısı yapılmaktadır. “Eğer Allah’ın Rasulü’ne kulak vermezseniz bu dünyada muhtelif sıkıntı ve mahrumiyetlere müptela kılınacağınız gibi öte tarafta da şüphesiz çok daha büyük azaba müstehak olacaksanız.” denilmektedir.

Daha sonraki 34 ila 47. ayetler arasında müteakiben kafirlere hitap edilmektedir. Bazen doğrudan doğruya bunlarla muhatap olunurken, bazı yerlerde de Allah Rasulü’ne hitap edilmiş ama dolaylı olarak onlar ikaz edilmişlerdir. Özetle denilmek istenen şudur: Öbür dünyanın güzellikleri ve iyilikleri şüphesiz Allah’tan korkarak yaşayanlar içindir. Allah indinde, O’na itaat eden kulların suçlu sayılacağı apaçık mantıksızlıktır.

Kafirlerin, Allah’ın onların iddia ettikleri gibi davranacağı hayalleri tamamen saçmadır. Buna hiç bir delilleri yoktur. Bu dünyada bazı insanlardan Allah Teâlâ’nın önünde secdeye kapanmaları istendiğinde inkar etmişlerdir ama kıyamet günü farkına varıp secde etmek istediklerinde bu sefer secde edemeyecekler ve zelil olacaklardır. Kur’an’ı yalanlayanlar Allah’ın azabından kurtulamaz. Bu dünyada onlara verilen mühlet kendilerini aldatmaktadır. Bu yalanlamalarına rağmen azap olunmayacaklarını ve azap gelmediğinde de doğru yolda olduklarını zannediyorlardı. Halbuki helâke doğru sürüklendiklerinden habersizdiler. Ellerinde, Allah Rasulü’ne karşı direnmeleri için hiçbir ma’kul sebepleri yoktur. Çünkü O, hiçbir menfaat ve karşılık gözetmeyen bir habercidir. Bunda hiçbir şahsî menfaati yoktur. Ayrıca O’nun Allah’ın Rasulü olmadığını ve getirdiği şeyin ise asılsız bir yalan olduğunu da ileri sürecek bir bilgileri yoktur bunların. Bölümün sonunda Allah Rasulü’ne, Allah’ın emri kesinleşinceye kadar “İslâmî tebliğ” yolundaki zorluklara göğüs gererek sabır göstermesi, Yunus (a.s) gibi sabırsızlık ederek onun düştüğü belalara düşmemesi bildirilmektedir.

Birlikte anlatılan ayetler gruplar hâlinde: her grubun Arapçası, okunuşu ve meali bir arada. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Kalem 1–3

3 ayet

نٓ وَالْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَۙ ۝١ مَٓا اَنْتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍۚ ۝٢ وَاِنَّ لَكَ لَاَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍۚ ۝٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Nûn. velḳalemi vemâ yesṭurûn.

Okunuş

2Mâ ente biniʿmeti rabbike bimecnûn.

Okunuş

3Veinne leke leecran gayra memnûn.

Ayet 1–3

Nûn... Sizin dilinizin seslerinin harflerinden olan Nûn ve onu yazan kaleme ve yazdığı gerçeklere andolsun ki, ey Muhammed! Sen Rabbinin lütfettiği nimeti sayesinde peygambersin. Hakikati inkâr edenlerin hayat nizamlarını tenkit edip başkaldırışın sebebiyle, “Senin aklından zorun mu var? Biz hiç senin hayat tarzımızı değiştirmene izin verir miyiz!” demelerine aldırma. Sen onların söyledikleri gibi ne büyülenmiş birisi ne de şairsin.

İnsanları yaratılış sebeplerine uymaya çağırırken Allah’tan yardım göreceksin. Senin için bitip tükenmez bir ödül vardır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

1İsrâ 9Alak 4

İlgili ayetler

2A’raf 184Sebe’ 46

İlgili ayetler

3Hûd 108Nahl 97

Kalem 4

1 ayet

وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍ ۝٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

4Veinneke leʿalâ ḫulüḳin ʿażîm.

Ayet 4

Sen suçlamaların aksine üstün ahlak sahibi, aklı başında birisin.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

4Enbiyâ 107İnşirâh 4

Kalem 5–6

2 ayet

فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَۙ ۝٥ بِاَيِّكُمُ الْمَفْتُونُ ۝٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

5Fesetübṣiru veyübṣirûn.

Okunuş

6Bieyyikümü-lmeftûn.

Ayet 5–6

Yakında sen de, davet ettiğimiz hayat nizamına karşı çıkanlar da, kimin aklını yitirmiş olduğunu göreceksiniz.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

5Hûd 39Furkan 42

Kalem 7

1 ayet

اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۖ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ ۝٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

7İnne rabbeke hüve aʿlemü bimen ḍalle ʿan sebîlih. vehüve aʿlemü bilmühtedîn.

Ayet 7

Şüphesiz Rabbin kimin doğru yol üzerinde, aklı başında olduğunu, kimin de aklını kullanmayıp nankörlüğü tercih edip sapıklığa yöneldiğini en iyi bilendir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

7En’am 117Kasas 85

Kalem 8

1 ayet

فَلَا تُطِعِ الْمُكَذِّب۪ينَ ۝٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

8Felâ tüṭiʿi-lmükeẕẕibîn.

Ayet 8

Sen, insanları Allah merkezli bir hayatı yaşamaya davet et ve sakın söylediklerini yalan sayıp daveti kabul etmeyenlere boyun eğme!

İlgili ayetler

Kalem 9

1 ayet

وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ ۝٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

9Veddû lev tüdhinü feyüdhinûn.

Ayet 9

Onlar senin Allah adına yaptığın davetin, hiç olmazsa bir kısmından taviz verip vazgeçmeni ve peygamberlik öncesi olduğu gibi, şirk nizamlarına laf etmeyen biri olmanı istiyorlar. Böyle olman halinde sen onlara, onlar da sana karşı iyi davranmış olacaksınız.

İlgili ayetler

Kalem 10–16

7 ayet

وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَه۪ينٍۙ ۝١٠ هَمَّازٍ مَشَّٓاءٍ بِنَم۪يمٍۙ ۝١١ مَنَّاعٍ لِلْخَيْرِ مُعْتَدٍ اَث۪يمٍۙ ۝١٢ عُتُلٍّ بَعْدَ ذٰلِكَ زَن۪يمٍۙ ۝١٣ اَنْ كَانَ ذَا مَالٍ وَبَن۪ينَۜ ۝١٤ اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ ۝١٥ سَنَسِمُهُ عَلَى الْخُرْطُومِ ۝١٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

10Velâ tüṭiʿ külle ḥallâfim mehîn.

Okunuş

11Hemmâzim meşşâim binemîm.

Okunuş

12Mennâʿil lilḫayri müʿtedin eŝîm.

Okunuş

13Utüllim baʿde ẕâlike zenîm.

Okunuş

14En kâne ẕâ mâliv vebenîn.

Okunuş

15İẕâ tütlâ ʿaleyhi âyâtünâ ḳâle esâṭîru-lʾevvelîn.

Okunuş

16Senesimühû ʿale-lḫurṭûm.

Ayet 10–16

İnsanları yanıltmak adına durmadan yalan yere yemin edenlere; hayra engel olan, fesat çıkaran arabozucuya; nezaketsiz, çıkarcı, hak-hukuk gözetmeyen; dünya malına pervasızca meyleden adama sakın boyun eğme. Bunların bir kısmı da mal ve oğullarının çokluğu sebebiyle övünen ve kendilerini kudretli gören zalimlerdir.

Kendilerine Allah’ın âyetleri okunduğunda, “Bunlar eskilerin masallarıdır.” derler. Yakında bu küstah, zorba ve kibirlilerin burunlarını sürtüp, onları zelil edeceğiz.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

13Mâide 49En’am 56

İlgili ayetler

14Enfal 36Fetih 11

İlgili ayetler

15Nahl 24Ahkaf 17

İlgili ayetler

16Zuhruf 74Zuhruf 80

Kalem 17–25

9 ayet

اِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَٓا اَصْحَابَ الْجَنَّةِۚ اِذْ اَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِح۪ينَۙ ۝١٧ وَلَا يَسْتَثْنُونَ ۝١٨ فَطَافَ عَلَيْهَا طَٓائِفٌ مِنْ رَبِّكَ وَهُمْ نَٓائِمُونَ ۝١٩ فَاَصْبَحَتْ كَالصَّر۪يمِ ۝٢٠ فَتَنَادَوْا مُصْبِح۪ينَۙ ۝٢١ اَنِ اغْدُوا عَلٰى حَرْثِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَارِم۪ينَ ۝٢٢ فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ ۝٢٣ اَنْ لَا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُمْ مِسْك۪ينٌ ۝٢٤ وَغَدَوْا عَلٰى حَرْدٍ قَادِر۪ينَ ۝٢٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

17İnnâ belevnâhüm kemâ belevnâ aṣḥâbe-lcenneh. iẕ aḳsemû leyaṣrimünnehâ muṣbiḥîn.

Okunuş

18Velâ yesteŝnûn.

Okunuş

19Feṭâfe ʿaleyhâ ṭâifüm mir rabbike vehüm nâimûn.

Okunuş

20Feaṣbeḥat keṣṣarîm.

Okunuş

21Fetenâdev muṣbiḥîn.

Okunuş

22Eni-gdû ʿalâ ḥarŝiküm in küntüm ṣârimîn.

Okunuş

23Fenṭaleḳû vehüm yeteḫâfetûn.

Okunuş

24El lâ yedḫulennehe-lyevme ʿaleyküm miskîn.

Okunuş

25Vegadev ʿalâ ḥardin ḳâdirîn.

Ayet 17–25

Kendilerini bahçe sahibi yapıp da verdiğimiz nimetlere rağmen, Bizi hiç hesaba katmayan kimseleri denediğimiz gibi, bu müşrikleri de deneyeceğiz. Hani bahçe sahibi yaptığımız o kimseler, kendilerinden çok emin bir vaziyette birbirleriyle ürünlerini toplamaya gitmek üzere sözleşmiş, Allah izin verirse demeye gerek duymamış, her şeyin gerçek sahibinin Allah olduğunu akıllarına bile getirmemişlerdi. Onlar uykuda iken, Rabbin de onların sahibi olduklarını sandıkları bahçelerini bir afetle kupkuru, kapkara çer çöpe çevirdi. Onlar da bundan habersiz sabah erkenden birbirlerine, “Haydin, hasat için erkenden bahçelerimize gitmeliyiz.” diyerek seslenip yola koyuldular, yol boyunca da fakir fukara başımıza üşüşmeden şu işimizi bitirelim diye konuşuyorlardı.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

17Kehf 23Kehf 24

İlgili ayetler

19Ankebut 40

İlgili ayetler

20Rum 51

İlgili ayetler

21Sebe’ 15Sebe’ 17

İlgili ayetler

22Bakara 267

İlgili ayetler

23Fecr 15Fecr 19

İlgili ayetler

24Yâsîn 47

İlgili ayetler

25Zâriyât 19

Kalem 26–28

3 ayet

فَلَمَّا رَاَوْهَا قَالُٓوا اِنَّا لَضَٓالُّونَۙ ۝٢٦ بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ ۝٢٧ قَالَ اَوْسَطُهُمْ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ ۝٢٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

26Felemmâ raevhâ ḳâlû innâ leḍâllûn.

Okunuş

27Bel naḥnü maḥrûmûn.

Okunuş

28Ḳâle evseṭuhüm elem eḳul leküm levlâ tüsebbiḥûn.

Ayet 26–28

Bahçelerine geldiklerinde, gördükleri karşısında donup kaldılar. Şaşkınca birbirlerine, “Yoksa yolumuzu şaşırıp başka bir yere mi geldik?” demeye başladılar. Fakat gerçeği anlayınca, “Biz şimdi yandık, birdenbire fakirleştik.” dediler. İçlerinden aklı başında, doğru düşünebilen arkadaşları dedi ki: “Ben size böyle kendinize çok güvenmeyin, Allah’ı aklınızdan çıkarmayın, fakir fukaranın hakkını gözetin demedim mi?”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

26Hadîd 20

İlgili ayetler

28Bakara 177Nisâ 36

Kalem 29–33

5 ayet

قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ ۝٢٩ فَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَلَاوَمُونَ ۝٣٠ قَالُوا يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا طَاغ۪ينَ ۝٣١ عَسٰى رَبُّنَٓا اَنْ يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِنْهَٓا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا رَاغِبُونَ ۝٣٢ كَذٰلِكَ الْعَذَابُۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟ ۝٣٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

29Ḳâlû sübḥâne rabbinâ innâ künnâ żâlimîn.

Okunuş

30Feaḳbele baʿḍuhüm ʿalâ baʿḍiy yetelâvemûn.

Okunuş

31Ḳâlû yâ veylenâ innâ künnâ ṭâgîn.

Okunuş

32Asâ rabbünâ ey yübdilenâ ḫayram minhâ innâ ilâ rabbinâ râgibûn.

Okunuş

33Keẕâlike-lʿaẕâb. veleʿaẕâbü-lʾâḫirati ekber. lev kânû yaʿlemûn.

Ayet 29–33

Bunun üzerine bahçe sahipleri hatalarını anlayıp, “Rabbimiz! Her şeyin gerçek sahibi Sensin, bizler cahil ve zalimce düşünüp öyle davranmakla kendimize yazık etmişiz” diyerek suçlarını itiraf edip, acizliklerini ifade ederek kendi kendilerini kınayıp tevbe ettiler. Sonra da dönüp birbirlerine, “Rabbimiz inşallah bizi affeder ve kendine yönelip rızasına uygun yaşamaya gayret edersek, belki bize bundan daha hayırlısını verir.” dediler. İşte bu, dünya hayatında Allah’ı hesaba katmayanların cezasıdır. Fakat böylelerinin âhiretteki azabı çok daha şiddetli olacaktır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

30Hûd 7

İlgili ayetler

31Fecr 15Fecr 19

İlgili ayetler

32Tâhâ 82Sâd 43

Kalem 34

1 ayet

اِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتِ النَّع۪يمِ ۝٣٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

34İnne lilmütteḳîne ʿinde rabbihim cennâti-nneʿîm.

Ayet 34

Allah kendisine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için nimetler yurdu cennetler hazırlamıştır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

34Nisâ 124Nahl 97

Kalem 35

1 ayet

اَفَنَجْعَلُ الْمُسْلِم۪ينَ كَالْمُجْرِم۪ينَۜ ۝٣٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

35Efenecʿalü-lmüslimîne kelmücrimîn.

Ayet 35

Malın mülkün gerçek sahibinin Allah olduğunun idrakinde olan ve O’nun rızası doğrultusunda kullananlarla; O’na sırt dönüp kibirlenen, övünen, kendini güçlü ve yeterli görenler elbette bir olmaz.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

35Sâd 28Câsiye 21

Kalem 36–43

8 ayet

مَا لَكُمْ۠ كَيْفَ تَحْكُمُونَۚ ۝٣٦ اَمْ لَكُمْ كِتَابٌ ف۪يهِ تَدْرُسُونَۙ ۝٣٧ اِنَّ لَكُمْ ف۪يهِ لَمَا تَخَيَّرُونَۚ ۝٣٨ اَمْ لَكُمْ اَيْمَانٌ عَلَيْنَا بَالِغَةٌ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ اِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَۚ ۝٣٩ سَلْهُمْ اَيُّهُمْ بِذٰلِكَ زَع۪يمٌۚۛ ۝٤٠ اَمْ لَهُمْ شُرَكَٓاءُۚۛ فَلْيَاْتُوا بِشُرَكَٓائِهِمْ اِنْ كَانُوا صَادِق۪ينَ ۝٤١ يَوْمَ يُكْشَفُ عَنْ سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ فَلَا يَسْتَط۪يعُونَۙ ۝٤٢ خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ وَقَدْ كَانُوا يُدْعَوْنَ اِلَى السُّجُودِ وَهُمْ سَالِمُونَ ۝٤٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

36Mâ leküm. keyfe taḥkümûn.

Okunuş

37Em leküm kitâbün fîhi tedrusûn.

Okunuş

38İnne leküm fîhi lemâ teḫayyerûn.

Okunuş

39Em leküm eymânün ʿaleynâ bâligatün ilâ yevmi-lḳiyâmeti inne leküm lemâ taḥkümûn.

Okunuş

40Selhüm eyyühüm biẕâlike zaʿîm.

Okunuş

41Em lehüm şürakâʾ. felyeʾtû bişürakâihim in kânû ṣâdiḳîn.

Okunuş

42Yevme yükşefü ʿan sâḳiv veyüdʿavne ile-ssücûdi felâ yesteṭîʿûn.

Okunuş

43Ḫâşiʿaten ebṣâruhüm terheḳuhüm ẕilleh. veḳad kânû yüdʿavne ile-ssücûdi vehüm sâlimûn.

Ayet 36–43

Ey insanlar! Size ne oluyor da Allah’ın size emanet ettiklerinin gerçek sahibiymişsiniz gibi, fütursuzca hükümler koyup kullanmaya kalkıyorsunuz? Yoksa bu konuda Bizden alınmış bir sözünüz yahut elinizde Allah’ın yarattıklarından her istediğinize sahip olacağınızı bildiren bir kitap mı var? Ya da Allah’ın mülkünün ortakları var da onlar mı sizi böyle yetkilendirdi?

Hesap Günü böyle davranmış olmanızın cezası ile karşılaşıp, secdeye kapanmanızın faydası olmayacak, güçsüz, perişan ve zillet içinde kalacaksınız. Hâlbuki dünya hayatınızda bu günle karşılaşacağınız sizlere bildirilmişti.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

37Bakara 11Bakara 112

İlgili ayetler

38Bakara 80Âl-i İmran 24

İlgili ayetler

39Nisâ 49Kehf 36

İlgili ayetler

40Mü’min 47Mü’min 50

İlgili ayetler

42Âdiyât 10

Kalem 44–45

2 ayet

فَذَرْن۪ي وَمَنْ يُكَذِّبُ بِهٰذَا الْحَد۪يثِۜ سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۙ ۝٤٤ وَاُمْل۪ي لَهُمْۜ اِنَّ كَيْد۪ي مَت۪ينٌ ۝٤٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

44Feẕernî vemey yükeẕẕibü bihâẕe-lḥadîŝ. senestedricühüm min ḥayŝü lâ yaʿlemûn.

Okunuş

45Veümlî lehüm. inne keydî metîn.

Ayet 44–45

Ey Peygamber! Sen, vahyedilen âyetlerle sınırlarını Allah’ın belirlediği bir nizam ve ahlakı yaşamaya davet edilmelerine rağmen, bundan yüz çevirip, seni yalancı sayanların yaptıkları için üzülme! Onları Bana bırak, Biz onları yavaş yavaş bilmedikleri bir şekilde azaba yaklaştıracağız. Şimdilik akledip doğruya yönelmeleri için kendilerine mühlet veriyoruz. Elbette sonunda hiç kimsenin hesaptan kurtulması mümkün değildir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

44Câsiye 6Zümer 71

İlgili ayetler

45Nahl 61Fâtır 45

Kalem 46–47

2 ayet

اَمْ تَسْـَٔلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَۚ ۝٤٦ اَمْ عِنْدَهُمُ الْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ ۝٤٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

46Em tesʾelühüm ecran fehüm mim magramim müŝḳalûn.

Okunuş

47Em ʿindehümü-lgaybü fehüm yektübûn.

Ayet 46–47

Onları doğruya davet ederken sanki buna karşılık bir ücret talep ediyormuşsun da senden bu yüzden kaçıyorlarmış gibi davranıyorlar. Yoksa bu tutumlarının haklı ve doğru olduğuna dair gaybdan haber mi alıyorlar?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

47Kasas 47Kasas 50

Kalem 48–50

3 ayet

فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُنْ كَصَاحِبِ الْحُوتِۢ اِذْ نَادٰى وَهُوَ مَكْظُومٌۜ ۝٤٨ لَوْلَٓا اَنْ تَدَارَكَهُ نِعْمَةٌ مِنْ رَبِّه۪ لَنُبِذَ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ ۝٤٩ فَاجْتَبٰيهُ رَبُّهُ فَجَعَلَهُ مِنَ الصَّالِح۪ينَ ۝٥٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

48Faṣbir liḥukmi rabbike velâ tekün keṣâḥibi-lḥût. iẕ nâdâ vehüve mekżûm.

Okunuş

49Levlâ en tedârakehû niʿmetüm mir rabbihî lenübiẕe bilʿarâi vehüve meẕmûm.

Okunuş

50Fectebâhü rabbühû feceʿalehû mine-ṣṣâliḥîn.

Ayet 48–50

Sen onları yaratılışlarının sebebi olan hayat nizamına uymaya davet etmeye sabırla devam et. Sakın balığın yuttuğu Yunus Peygamber gibi yılgınlık gösterip, ümidini yitirerek mücadeleyi bırakma. O, yaptığından pişman olup tevbe ederek Rabbine döndüğü için affedildi. Şayet samimi pişmanlığından dolayı affedilmeseydi, aşağılanmış bir durumda yalnızlığa terk edilecekti.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

50Yunus 98

Kalem 51

1 ayet

وَاِنْ يَكَادُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ اِنَّهُ لَمَجْنُونٌۢ ۝٥١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

51Veiy yekâdü-lleẕîne keferû leyüzliḳûneke biebṣârihim lemmâ semiʿü-ẕẕikra veyeḳûlûne innehû lemecnûn.

Ayet 51

Müşrik ve kâfirler, Allah’ın davetini işittiklerinde, sanki seni gözleriyle devireceklermiş gibi düşmanca bakarlar ve birbirlerine, “Bu adam kesinlikle delirmiş, yoksa bunca yıllık hayat nizamımızı değiştirmeyi aklından bile geçirmez, böyle olmayacak bir işe kalkışmazdı.” derler.

İlgili ayetler

Kalem 52

1 ayet

وَمَا هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ ۝٥٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

52Vemâ hüve illâ ẕikrul lilʿâlemîn.

Ayet 52

Oysa Allah adına davet edilmekte oldukları hayat nizamı, tüm insanları yaratılmalarının sebebine çağıran, mutluluk, adalet, özgürlük ve kula kulluktan kurtuluş için bir öğüttür.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

52Yunus 57Sâd 87Zuhruf 44

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Alak, sonra Müzzemmil indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla