Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaAyet 79–82
4 ayetKehf 82
وَاَمَّا الْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَامَيْنِ يَت۪يمَيْنِ فِي الْمَد۪ينَةِ وَكَانَ تَحْتَهُ كَنْزٌ لَهُمَا وَكَانَ اَبُوهُمَا صَالِحًاۚ فَاَرَادَ رَبُّكَ اَنْ يَبْلُغَٓا اَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنْزَهُمَاۗ رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۚ وَمَا فَعَلْتُهُ عَنْ اَمْر۪يۜ ذٰلِكَ تَاْو۪يلُ مَا لَمْ تَسْطِعْ عَلَيْهِ صَبْرًاۜ۟ ٨٢
Mushaf
Okunuş
82Veemme-lcidâru fekâne ligulâmeyni yetîmeyni fi-lmedîneti vekâne taḥtehû kenzül lehümâ vekâne ebûhümâ ṣâliḥâ. feerâde rabbüke ey yeblügâ eşüddehümâ veyestaḫricâ kenzehümâ. raḥmetem mir rabbik. vemâ feʿaltühû ʿan emrî. ẕâlike teʾvîlü mâ lem tesṭiʿ ʿaleyhi ṣabrâ.
Türkçe Meal
82– Gelelim duvara: Duvar şehirde yaşayan iki yetim çocuğa aitti. Duvarın altında da o çocuklara ait bir define vardı. Babaları da temiz ve iyi bir insandı. Rabbin, onların ergenlik çağına ulaşmasını ve Rabbinden bir rahmet olarak bu defineyi çıkarmalarını istedi. Dolayısıyla bütün bunları ben, kendiliğimden yapmış değilim. İşte senin bir türlü katlanamadığın olayların iç yüzü budur.
Açıklamalı meal
82Yıkılmak üzere olan duvara gelince: O duvar şehirdeki iki yetim çocuğun evlerinin duvarı idi ve duvarın altında onlara ait anne ve babasından miras kalmış bir hazine vardı. Babaları da yalnız Allah’ı Rab ve ilah edinip O’na iman etmiş temiz ve iyi bir insandı. Eğer yıkılsaydı insanlar hazineyi fark eder ve çocuklardan gasp ederlerdi. Rabbin onların erişkin birer insan olunca ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerine kavuşmalarını diledi. Bunun için de duvarın bir müddet daha ayakta kalması gerekiyordu. Bu yüzden, rabbin, çocuklar büyüyüp kendi mallarına sahip çıkıncaya kadar duvarın sağlam kalmasını istedi. Demek ki, biz o duvarı düzeltmekle, misafirlerinden bir lokma yiyeceği esirgeyecek derecede alçalan o kasaba halkına mükâfat değil, ceza vermiş olduk ve aynı zamanda, yetimlere ait hazinenin korunmasını sağladık. Dolayısıyla ben bütün bunları kendi irademle yapmadım. İşte senin sabredemeyip katlanamadığın işlerin iç yüzü ve merak ettiğin soruların cevapları bunlardır. Musa’nın bu yaşadıkları ile Allah bizlere karşılaşılan yahut yaşanılan olayları içyüzünü peygamberlerin dahi bilip anlayamayacağı gerçeğini bildirmektedir. Şimdi sen düşün! Rabbin sana muhakeme yürütmen, olayların arka perdesini Allah’a bırakman gerektiği hakkında iman etmen için örnekler veriyor. Senin akıl yürütmeni, muhakemene kurmanı istiyor.
İlgili ayetler
82Kehf 44
Kehf Sûresi’nin tamamını okuyun
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.