Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaAyet 18–20
3 ayetSebe’ 19
فَقَالُوا رَبَّنَا بَاعِدْ بَيْنَ اَسْفَارِنَا وَظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَجَعَلْنَاهُمْ اَحَاد۪يثَ وَمَزَّقْنَاهُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ ١٩
Mushaf
Okunuş
19Feḳâlû rabbenâ bâʿid beyne esfârinâ veżalemû enfüsehüm feceʿalnâhüm eḥâdîŝe vemezzaḳnâhüm külle mümezzeḳ. inne fî ẕâlike leâyâtil likülli ṣabbârin şekûr.
Türkçe Meal
19Buna rağmen onlar nankörlükleri ile “Rabbimiz, seyahat ederken konakladığımız mesafeler arasını uzat!” demeye getirdiler, böylece kendilerine zulmedip yazık ettiler. Biz de onları selin ardından paramparça edip dağıttık ve geçmişin efsanelerine döndürdük. İşte bunda zorluklara direnip sabreden ve nimetlere şükreden kimseler için alınacak nice ibretler vardır.
Açıklamalı meal
19Ve Yemen’den Şam’a kadar şehirlerin, kasabaların ve konak yerlerinin aralarının yakın olması, küçük sermaye sahiplerinin de ticaret yapması, fiyatların düşük olması büyük sermaye sahiplerini rahatsız etti. Bunun üzerine fakirler gelip onları rahatsız etmesin diye ve daha çok kazanma hırslıyla bu imkânlardan yüz çevirerek: “Rabbimiz! Aramızdaki yolculuk mesafesini uzat, bizi birbirimizden uzaklaştır, tâ ki, bu ticaret işi herkesin kolayca yapabileceği bir iş olmaktan çıksın. Kısa mesafeli yolculuklar güvenli olsa da, fazla kazanç getirmiyor. Ticaret kervanlarının yol güzergâhı üzerinde bulunan konak yerlerinin arasındaki mesafeyi uzat ki, çok yüksek fiyatlarla ticaret yapıp kısa yoldan zengin olalım dediler. Böylece nimetlere şükretmeyi terk etmekle kendi kendilerine zulmettiler. Dünyanın kendilerinin olmasını istiyorlardı. Hâlbuki yakın olmanın nimetlerinden yararlanarak Rablerine nankörlükten birbirlerini koruyabilirlerdi. Biz de onları nimetlere şükretmeyi terk ettiklerinden dolayı, ibret dolu kıssalara konu olan bir azapla cezalandırdık ve kendilerinden sonra gelenler için unutulmuş bir efsaneye çevirdik. Ve bir zamanlar dillere destan olan Sebe’ halkını bu aç gözlü ve bencilce davranışları nedeniyle kendilerini şehirlere yayarak darmadağın ettik. Şüphesiz bu Sebe Halkının kıssasında çokça sabreden ve verilen nimetlere gönülden şükredip öğüt almak isteyen herkes için ibretler vardır.
Sebe’ Sûresi’nin tamamını okuyun
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.