Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْمَعَارِجِ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٤٤

Meâric Sûresi Meali

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça
Sûre hakkındaAdı · Nüzul Zamanı · Konu

Adı: Sure, adını üçüncü ayetten almaktadır.

Nüzul Zamanı: Muhtevasından bu surenin hemen hemen el-Hakka Suresiyle aynı zamanlarda nazil olduğu anlaşılmaktadır.

Konu: Bu surede, kendilerine kıyamet, ahiret, cennet cehennem hakkında haberler verildiğinde, bunları alaya alan kafirleri ikazda bulunup nasihat edilmektedir. O kafirler ki, Allah Rasulü’ne “Biz seni tekzib ediyoruz. Sana göre biz kıyamette cehennem azabına çarptırılacakmışız. Hadi o bizi korkuttuğun kıyamet gelsin de bir görelim” diyerek meydan okumaktaydılar. Burada onların bu kafa tutuşlarına cevap verilmektedir.

Surenin bidayetinde “Onlar azabın gelmesini taleb ediyorlar ama aslında bu azaba inanmıyorlar ki, “O azab tayin edilen vakitte gelecektir ve geldiği zaman da kimse onu engelleyemeyecektir” buyurulmaktadır. Allah’ın indinde bir şey geç olabilir ama muhakkak vuku bulur. Onun için sen bu alaylara aldırış etme ve sabret. Onlar bu işi imkândan uzak görüyorlar ama biz yakın görüyoruz.

Kıyamet hemen gelsin istiyorlar, aslında alay ediyorlar. Fakat bu ne korkunç bir şeydir. O geldiği zaman bu mücrimlerin hali ne kadar kötü olacaktır. O zaman kendi eşlerini, çocuklarını ve sevdiklerini bile kendilerini kurtarabilmek için fidye olarak teklif ederler. Ama maalesef kurtulamayacaklardır.

Daha sonra bildirilmektedir ki; o gün insanların akibetleri hakkında karar onların akide, ahlâk ve amellerine göre verilecektir. Dünyada iken doğrudan yüz çevirenler, mal-mülk yığmakla uğraşanlar cehenneme layık olacakken, bu dünyada Allah’ın azabından korkan, ahirette inanan, namazlarına devam eden, kendi mallarından muhtaçların hakkını veren, zinadan uzak duran, emanete hıyanet etmeyen, verdikleri söze riayet eden ve doğru şahitlikte bulunan kimseler ise cennette ağırlanacaklardır.

En sonunda, her gördükleri yerde koşarak Rasulüllah (s.a) ile alay etmeye gelen Mekke’deki kafirlere “Eğer inanmayacaksanız Allah sizin yerinize başkasını getirecektir” denilerek ikazda bulunulmaktadır. Allah Rasulü’ne de bunların alay ve dalga geçmelerine aldırış etmemesi telkin edilmektedir. “Eğer onlar kıyamet günündeki zilletlerini görmek için ısrar ediyorlarsa onları beyhude meşgaleleri içinde bırak, en sonunda kötü sonlarını görecekler.”

Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Ayet 1–4

4 ayet

Meâric 1

Meâric 2

Meâric 3

Meâric 4

سَاَلَ سَٓائِلٌ بِعَذَابٍ وَاقِعٍۙ ۝١ لِلْكَافِر۪ينَ لَيْسَ لَهُ دَافِعٌۙ ۝٢ مِنَ اللّٰهِ ذِي الْمَعَارِجِۜ ۝٣ تَعْرُجُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ اِلَيْهِ ف۪ي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْس۪ينَ اَلْفَ سَنَةٍۚ ۝٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Seele sâilüm biʿaẕâbiv vâḳi.

Okunuş

2Lilkâfirîne leyse lehû dâfi.

Okunuş

3Mine-llâhi ẕi-lmeʿâric.

Okunuş

4Taʿrucü-lmelâiketü verrûḥu ileyhi fî yevmin kâne miḳdâruhû ḫamsîne elfe seneh.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

1Birisi başa gelecek olan azabın hemen gelmesini istedi.

Türkçe Meal

2Evet o azap, gerçekleri örtbas eden kâfirlerin başına gelecek ve hiç kimse onu engelleyemeyecek.

Türkçe Meal

3Çünkü o azap nice yüceliklerin sahibi Allah’tan gelecek.

Türkçe Meal

4Melekler ve ruh O’nun sahip olduğu semalara/yüceliklere sizin hesabınıza göre süresi elli bin yıl olan bir günde yükselirler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

1Enbiyâ 38Hac 47Mülk 25

İlgili ayetler

3Kehf 44Enbiyâ 40

İlgili ayetler

4Meryem 64Secde 5

Ayet 5–18

14 ayet

Meâric 5

Meâric 6

Meâric 7

Meâric 8

Meâric 9

Meâric 10

Meâric 11

Meâric 12

Meâric 13

Meâric 14

Meâric 15

Meâric 16

Meâric 17

Meâric 18

فَاصْبِرْ صَبْرًا جَم۪يلًا ۝٥ اِنَّهُمْ يَرَوْنَهُ بَع۪يدًاۙ ۝٦ وَنَرٰيهُ قَر۪يبًاۜ ۝٧ يَوْمَ تَكُونُ السَّمَٓاءُ كَالْمُهْلِۙ ۝٨ وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِۙ ۝٩ وَلَا يَسْـَٔلُ حَم۪يمٌ حَم۪يمًاۚ ۝١٠ يُبَصَّرُونَهُمْۜ يَوَدُّ الْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَد۪ي مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍ بِبَن۪يهِۙ ۝١١ وَصَاحِبَتِه۪ وَاَخ۪يهِۙ ۝١٢ وَفَص۪يلَتِهِ الَّت۪ي تُـْٔو۪يهِۙ ۝١٣ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَم۪يعًاۙ ثُمَّ يُنْج۪يهِۙ ۝١٤ كَلَّاۜ اِنَّهَا لَظٰىۙ ۝١٥ نَزَّاعَةً لِلشَّوٰىۚ ۝١٦ تَدْعُوا مَنْ اَدْبَرَ وَتَوَلّٰىۙ ۝١٧ وَجَمَعَ فَاَوْعٰى ۝١٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

5Faṣbir ṣabran cemîlâ.

Okunuş

6İnnehüm yeravnehû beʿîdâ.

Okunuş

7Venerâhü ḳarîbâ.

Okunuş

8Yevme tekûnü-ssemâü kelmühl.

Okunuş

9Vetekûnü-lcibâlü kelʿihn.

Okunuş

10Velâ yesʾelü ḥamîmün ḥamîmâ.

Okunuş

11Yübeṣṣarûnehüm. yeveddü-lmücrimü lev yeftedî min ʿaẕâbi yevmiiẕim bibenîh.

Okunuş

12Veṣâḥibetihî veeḫîh.

Okunuş

13Vefeṣîletihi-lletî tüʾvîh.

Okunuş

14Vemen fi-lʾarḍi cemîʿan ŝümme yüncîh.

Okunuş

15Kellâ. innehâ leżâ.

Okunuş

16Nezzâʿatel lişşevâ.

Okunuş

17Tedʿû men edbera vetevellâ.

Okunuş

18Vecemeʿa feevʿâ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

5O halde sen güzel bir şekilde sabret.

Türkçe Meal

6Çünkü onlar hesap gününü çok uzak bir ihtimal olarak görüyorlar.

Türkçe Meal

7Oysa biz onun çok yakında geleceğini biliyoruz.

Türkçe Meal

8O gün, gök erimiş bir maden gibi olacak.

Türkçe Meal

9Dağlar da atılmış yün gibi uçuşacak.

Türkçe Meal

10İşte o zaman hiçbir yakın diğer bir yakınının hatırını sormaya mecali kalmayacak.

Türkçe Meal

11Gerçi o gün yakınların birbirlerini görmelerine imkân tanınacak, fakat kimsenin kimseye yararı olmayacak. O gün suçlular azaptan kurtulmak için kendi çocuğunu bile fidye vermek isteyecek.

Türkçe Meal

12Eşini ve kardeşini.

Türkçe Meal

13Vaktiyle kendisini koruyan bütün yakınlarını.

Türkçe Meal

14Hatta yeryüzünde bulunan herkesi fidye vermek isteyecek ki kendisi kurtulabilsin.

Türkçe Meal

15Fakat ne mümkün! Onları bekleyen alevler saçan bir ateş olacak.

Türkçe Meal

16Hem de derileri kavurup soyan.

Türkçe Meal

17Allah’ın çağrısına sırtını döneni, Kuran’dan yüz çevireni.

Türkçe Meal

18Servet biriktirip üstüne oturanı kendisine çağıran bir ateş!

İlgili ayetler

İlgili ayetler

7Nahl 77İsrâ 51

İlgili ayetler

8Rahman 37Hâkka 16

İlgili ayetler

9Kehf 47Kâri’a 5

İlgili ayetler

10Zuhruf 67Duhân 41

İlgili ayetler

12Abese 33Abese 37

İlgili ayetler

13Şûrâ 45

İlgili ayetler

14Nahl 111

İlgili ayetler

15Nisâ 56

Ayet 19–21

3 ayet

Meâric 19

Meâric 20

Meâric 21

اِنَّ الْاِنْسَانَ خُلِقَ هَلُوعًاۙ ۝١٩ اِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعًاۙ ۝٢٠ وَاِذَا مَسَّهُ الْخَيْرُ مَنُوعًاۙ ۝٢١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

19İnne-lʾinsâne ḫuliḳa helûʿâ.

Okunuş

20İẕâ messehü-şşerru cezûʿâ.

Okunuş

21Veiẕâ messehü-lḫayru menûʿâ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

19Şu bir gerçek ki insan tahammülsüz ve açgözlü yaratılmıştır.

Türkçe Meal

20Başına bir kötülük gelince başlar feryat etmeye.

Türkçe Meal

21Bir nimete kavuşunca da pek cimridir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

19Hac 11İsrâ 100

İlgili ayetler

20Hûd 7İsrâ 83

İlgili ayetler

21Fussilet 49Fussilet 51

Ayet 22–31

10 ayet

Meâric 22

Meâric 23

Meâric 24

Meâric 25

Meâric 26

Meâric 27

Meâric 28

Meâric 29

Meâric 30

Meâric 31

اِلَّا الْمُصَلّ۪ينَۙ ۝٢٢ اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ دَٓائِمُونَۖ ۝٢٣ وَالَّذ۪ينَ ف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ مَعْلُومٌۙ ۝٢٤ لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِۖ ۝٢٥ وَالَّذ۪ينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۖ ۝٢٦ وَالَّذ۪ينَ هُمْ مِنْ عَذَابِ رَبِّهِمْ مُشْفِقُونَۚ ۝٢٧ اِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَاْمُونٍۚ ۝٢٨ وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ ۝٢٩ اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُوم۪ينَۚ ۝٣٠ فَمَنِ ابْتَغٰى وَرَٓاءَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْعَادُونَۚ ۝٣١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

22İlle-lmüṣallîn.

Okunuş

23Elleẕîne hüm ʿalâ ṣalâtihim dâimûn.

Okunuş

24Velleẕîne fî emvâlihim ḥaḳḳum maʿlûm.

Okunuş

25Lissâili velmaḥrûm.

Okunuş

26Velleẕîne yüṣaddiḳûne biyevmi-ddîn.

Okunuş

27Velleẕîne hüm min ʿaẕâbi rabbihim müşfiḳûn.

Okunuş

28İnne ʿaẕâbe rabbihim gayru meʾmûn.

Okunuş

29Velleẕîne hüm lifürûcihim ḥâfiżûn.

Okunuş

30İllâ ʿalâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânühüm feinnehüm gayru melûmîn.

Okunuş

31Femeni-btegâ verâe ẕâlike feülâike hümü-lʿâdûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

22Fakat tam bir yönelişle Allah’a yönelenler hariç.

Türkçe Meal

23Onlar, namazlarında/Allah’a yönelişlerinde dikkatli ve devamlıdırlar.

Türkçe Meal

24Onların mallarında belirli kimselerin hakkı vardır.

Türkçe Meal

25İsteyebilen ve isteyemeyen ihtiyaç sahiplerinin.

Türkçe Meal

26Zira onlar hesap gününü yürekten tasdik ederler.

Türkçe Meal

27Rabblerinin azabından çekinir, derin bir ürperti duyarlar.

Türkçe Meal

28Çünkü onlar bilirler ki Rabblerinin azabına karşı hiç kimse kendini güvende hissedemez.

Türkçe Meal

29Onlar, iffet ve namuslarını korurlar.

Türkçe Meal

30Eşleri yani meşru şekilde sahip oldukları hariç. Zaten onlar, bundan dolayı kınanmazlar.

Türkçe Meal

31Ama bu sınırın ötesine geçen kimseler, işte onlar haddi aşanlardır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

22Zâriyât 15Zâriyât 23

İlgili ayetler

24Bakara 177Nûr 22

İlgili ayetler

25Nisâ 36Rum 38

İlgili ayetler

27Ra’d 21Nûr 37İnsân 7

İlgili ayetler

28Nisâ 49Necm 32

İlgili ayetler

29Nisâ 34Yusuf 23Yusuf 32

İlgili ayetler

31Mâide 77Nahl 90

Ayet 32–35

4 ayet

Meâric 32

Meâric 33

Meâric 34

Meâric 35

وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۖ ۝٣٢ وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِشَهَادَاتِهِمْ قَٓائِمُونَۖ ۝٣٣ وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَۜ ۝٣٤ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي جَنَّاتٍ مُكْرَمُونَۜ۟ ۝٣٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

32Velleẕîne hüm liemânâtihim veʿahdihim râʿûn.

Okunuş

33Velleẕîne hüm bişehâdetihim ḳâimûn.

Okunuş

34Velleẕîne hüm ʿalâ ṣalâtihim yüḥâfiżûn.

Okunuş

35Ülâike fî cennâtim mükramûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

32Yine onlar, emanetlere ve verdikleri ahitlere riayet ederler.

Türkçe Meal

33Şahitlik söz konusu olduğunda bunu hakkıyla yerine getirirler.

Türkçe Meal

34Namazlarını/Allah’a karşı yönelişlerini titizlikle gözetirler.

Türkçe Meal

35İşte bunlar, cennetlerde büyük ikramlara nail olacaklar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

32Bakara 177İsrâ 34

İlgili ayetler

33Nisâ 135En’am 152

Ayet 36–39

4 ayet

Meâric 36

Meâric 37

Meâric 38

Meâric 39

فَمَا لِ‌الَّذ۪ينَ كَفَرُوا قِبَلَكَ مُهْطِع۪ينَۙ ۝٣٦ عَنِ الْيَم۪ينِۙ وَعَنِ الشِّمَالِ عِز۪ينَ ۝٣٧ اَيَطْمَعُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ اَنْ يُدْخَلَ جَنَّةَ نَع۪يمٍۙ ۝٣٨ كَلَّاۜ اِنَّا خَلَقْنَاهُمْ مِمَّا يَعْلَمُونَ ۝٣٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

36Femâ lilleẕîne keferû ḳibeleke mühtiʿîn.

Okunuş

37Ani-lyemîni veʿani-şşimâli ʿizîn.

Okunuş

38Eyaṭmeʿu küllü-mriim minhüm ey yüdḫale cennete neʿîm.

Okunuş

39Kellâ. innâ ḫalaḳnâhüm mimmâ yaʿlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

36Hem şu gerçekleri örtbas eden kâfirlere ne oluyor ki.

Türkçe Meal

37Sağdan soldan, senin başına üşüşüyorlar?

Türkçe Meal

38Yoksa onların her biri nimetlerle dolu cennetlere yerleştirileceğini mi sanıyor?

Türkçe Meal

39Hayır asla! Biz onları diğer insanlar gibi o bildikleri şeyden yarattık.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

39Abese 17Abese 23

Ayet 40–41

2 ayet

Meâric 40

Meâric 41

فَلَٓا اُقْسِمُ بِرَبِّ الْمَشَارِقِ وَالْمَغَارِبِ اِنَّا لَقَادِرُونَۙ ۝٤٠ عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ خَيْرًا مِنْهُمْۙ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَ ۝٤١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

40Felâ uḳsimü birabbi-lmeşâriḳi velmegâribi innâ leḳâdirûn.

Okunuş

41Alâ en nübeddile ḫayram minhüm vemâ naḥnü bimesbûḳîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

40(40-41) Güneşin farklı doğuş ve batış noktalarının her birinin Rabbine andolsun ki biz o kâfirleri yok edip onların yerine daha iyilerini getirmeye pek ala kadiriz, çünkü bizim gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur.

Türkçe Meal

41(40-41) Güneşin farklı doğuş ve batış noktalarının her birinin Rabbine andolsun ki biz o kâfirleri yok edip onların yerine daha iyilerini getirmeye pek ala kadiriz, çünkü bizim gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur.

Ayet 42–44

3 ayet

Meâric 42

Meâric 43

Meâric 44

فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا وَيَلْعَبُوا حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَۙ ۝٤٢ يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ الْاَجْدَاثِ سِرَاعًا كَاَنَّهُمْ اِلٰى نُصُبٍ يُوفِضُونَۙ ۝٤٣ خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ ذٰلِكَ الْيَوْمُ الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ ۝٤٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

42Feẕerhüm yeḫûḍû veyelʿabû ḥattâ yülâḳû yevmehümü-lleẕî yûʿadûn.

Okunuş

43Yevme yaḫrucûne mine-lʾecdâŝi sirâʿan keennehüm ilâ nüṣubiy yûfiḍûn.

Okunuş

44Ḫâşiʿaten ebṣâruhüm terheḳuhüm ẕilleh. ẕâlike-lyevmü-lleẕî kânû yûʿadûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

42Bırak onları, kendi hallerine! Kendilerine vaat edilen gün ile karşılaşıncaya kadar yalan yanlışın içinde dalsınlar ve oyalanıp dursunlar!

Türkçe Meal

43O gün onlar, dünyadayken putlarına koştukları gibi kabirlerinden fırlayıp çıkacaklar.

Türkçe Meal

44İşte o zaman onların gözlerini korku bürüyecek bütün benliklerini aşağılık duygusu saracaktır. İşte onların sürekli uyarıldıkları gün o gündür!

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Hâkka, sonra Nebe’ indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla