Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ نُوحٍ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٢٨

Nûh Sûresi Açıklamalı Meali

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça
Sûre hakkındaAdı · Nüzul Zamanı · Konu

Adı: Nuh, hem surenin ismi hem de konusudur. Başından sonuna kadar bu surede Nuh’un (a.s) kıssası anlatılmaktadır.

Nüzul Zamanı: Bu sure, Mekke döneminin başlarında nazil olan surelerdendir. Muhtevasından, bu surenin de Allah Rasulü’ne karşı muhalefetin şiddetlendiği dönemde nazil olduğu anlaşılmaktadır.

Konu: Bu surede Hz. Nuh (a.s) kıssası sırf hikaye olsun diye anlatılmamaktadır. Bununla, Mekke’deki kafirlerin Hz. Muhammed’e (s.a) karşı takındığı tavrın Nuh’un (a.s) kavminin takındığı tavrın aynısı olduğu açıklanarak uyarıda bulunulmaktadır. Ve eğer bu tavrınızdan vazgeçmezseniz sizin sonunuz da aynı Nuh’un (a.s) kavminin sonu gibi olacaktır. Surenin hiçbir yerinde açıkça böyle söylenmese de surenin nüzul zamanındaki şartlar, kendiliğinden böyle olduğu anlamını vermektedir. Birinci ayette, Allah’ın (c.c) Hz. Nuh’a (a.s) peygamberlik vererek onu nasıl bir vazifeyle vazifelendirdiği bildirilmektedir.

İkinci ayetten dördüncü ayete kadar kısaca Hz. Nuh’un tebliğine nasıl başladığı ve kavmini neye davet ettiği açıklanıyor. Daha sonra uzunca bir süre daveti ve tebliği uğruna her türlü eziyet ve musibetlere nasıl katlandığı anlatılmaktadır. En sonunda da Nuh (a.s), Rabbi huzurunda, -beşinci ayetten yirminci ayete kadar olan bölümde açıklandığı gibi- kavminin halini ve onların tavırlarını arzetmektedir. “Ben ne kadar onları yola getirmek için çabaladımsa onlar da o kadar inatla bana karşı geldiler” demiştir.

Daha sonra, 21 ve 24. ayetler arasında kavminin onun davetini artık kesinlikle kabul etmediğine dair Nuh’un (a.s) son arz-ı hali beyan edilmektedir. “Bu insanlar, kendi yularlarını reislerinin eline vermişler ve o ileri gelenler de bana karşı her türlü oyunu ve fesadı yapmaktadırlar. Artık bunların doğru yola girme kapılarının kapanma zamanı gelmiştir.” Bu, Hz. Nuh’un sabırsız olduğunun bir göstergesi değildir. Fakat senelerce azami sabır ile en zor şartlara karşı tebliğ vazifesini ifa ettikten sonra artık kavminden umudu kesmiş ve bunları yola getirmenin mümkün olmadığı neticesine varmıştır. O’nun bu görüşü zaten Allah’ın (c.c) aldığı karara muvafık düşüyordu. Bu yüzden hemen sonraki 25. ayette bu topluluğun hakkı kabulden yüz çevirici tavrı dolayısıyla Allah’ın bu azabı gönderdiği buyurulmaktadır.

Bu ayetlerde, tam azap geldiği anda Nuh’un (a.s) yapmakta olduğu dua beyan edilmektedir. Hz. Nuh, bu duada kendisi ve bütün ehli iman için mağfiret talebinde bulunurken kavmi için de “Allah’ım! Bunlarda hiçbir hayır kalmamıştır, onlardan hiçbirini canlı bırakma. Bunların nesilleri de kafir ve facir olacak,” demekteydi.

Bu sureyi mütaala ederken Kur’an’ın diğer yerlerinde Hz. Nuh’un öyküsünün geçtiği bölümler de göz önünde tutulmalıdır. (Mesela bkz. Araf: 59-64; Yunus: 71-73; Hud: 25-29; Muminun: 23-31; Şuara: 105-122; Ankebut: 14- 15; Saffat: 75- 82; Kamer: 9- 16).

Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Ayet 1

1 ayet

Nûh 1

اِنَّٓا اَرْسَلْنَا نُوحًا اِلٰى قَوْمِه۪ٓ اَنْ اَنْذِرْ قَوْمَكَ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَاْتِيَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ ۝١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1İnnâ erselnâ nûḥan ilâ ḳavmihî en enẕir ḳavmeke min ḳabli ey yeʾtiyehüm ʿaẕâbün elîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

1Biz Nuh’u kavmine, başlarına acıklı bir azap gelmeden önce uyarması için elçi olarak göndermiştik

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

1Ey elçimiz Muhammed! Biz seni müşrik Mekke halkını uyarmak üzere görevlendirdiğimiz gibi, başlarına tufan gibi can yakıcı ve acıklı bir azap gelmeden önce halkını uyarsın diye Nûh’u da kendi kavmine peygamber olarak göndermiştik.

İlgili ayetler

Ayet 2–4

3 ayet

Nûh 2

Nûh 3

Nûh 4

قَالَ يَا قَوْمِ اِنّ۪ي لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۙ ۝٢ اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاتَّقُوهُ وَاَط۪يعُونِۙ ۝٣ يَغْفِرْ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ اِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ اِذَا جَٓاءَ لَا يُؤَخَّرُۢ لَوْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ ۝٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

2Ḳâle yâ ḳavmi innî leküm neẕîrum mübîn.

Okunuş

3Eni-ʿbüdü-llâhe vetteḳûhü veeṭîʿûn.

Okunuş

4Yagfir leküm min ẕünûbiküm veyüeḫḫirküm ilâ ecelim müsemmâ. inne ecele-llâhi iẕâ câe lâ yüʾeḫḫar. lev küntüm taʿlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

2Nuh onlara şöyle dedi: Ey kavmim! Ben, sizi açıkça uyarmak için Allah tarafından gönderilmiş bir uyarıcıyım.

Türkçe Meal

3Yalnızca Allah’a kulluk edin, O’na karşı gelmekten sakının ve bana uyun ki.

Türkçe Meal

4Allah da günahlarınızı bağışlasın ve belirlenmiş süreye kadar sizi ertelesin. Zira Allah’ın belirlediği süre gelince asla ertelenmez, keşke bunu bilmiş olsanız.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

2Nûh da her peygamber gibi onlara; şirkte ısrar ettikleri takdirde acı bir azap ile karşı karşıya kalacakları uyarısında bulunarak şöyle demişti: "Ey kavmim! Ben yaratılış sebebiniz olan hayat nizamına davet etmek ve ilahi gerçekleri bildirmek için Allah tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.

Açıklamalı meal

3Allah’a karşı sorumluluklarınızın olduğunu unutmayın. O’nu layıkıyla tanıyıp davetine icabet ederek sadece Allah’a kulluk edin. Yasalarını çiğneyip O’na karşı gelmekten sakının ve yapmanız gerekenler konusunda beni izleyin.

Açıklamalı meal

4Benim Allah adına söylediklerime uyun ki, Allah bir kısım geçmiş günahlarınızı bağışlasın ve ölüm anına kadar sizi güven ve huzur içinde yaşatsın. İyi bilin ki Allah’ın takdir ettiği ecel vakti gelince, artık o asla ertelenmez. Ecel zamanını yalnız Allah bilir. Daha zaman var diye oyalanmayın. Keşke bu hakikatlerin değerini bilseydiniz diyerek uyarmıştı."

İlgili ayetler

İlgili ayetler

2Mâide 67Ra’d 40

İlgili ayetler

3Bakara 133A’raf 59

Ayet 5–7

3 ayet

Nûh 5

Nûh 6

Nûh 7

قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي دَعَوْتُ قَوْم۪ي لَيْلًا وَنَهَارًاۙ ۝٥ فَلَمْ يَزِدْهُمْ دُعَٓاء۪ٓي اِلَّا فِرَارًا ۝٦ وَاِنّ۪ي كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْ لِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُٓوا اَصَابِعَهُمْ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ وَاسْتَغْشَوْا ثِيَابَهُمْ وَاَصَرُّوا وَاسْتَكْبَرُوا اسْتِكْبَارًاۚ ۝٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

5Ḳâle rabbi innî deʿavtü ḳavmî leylev venehârâ.

Okunuş

6Felem yezidhüm düʿâî illâ firârâ.

Okunuş

7Veinnî küllemâ deʿavtühüm litagfira lehüm ceʿalû eṣâbiʿahüm fî âẕânihim vestagşev ŝiyâbehüm veeṣarru vestekberü-stikbârâ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

5Sonunda Nuh Allah’a şöyle arzuhal etti: -Rabbim, ben kavmimi gece gündüz demeden senin dinine çağırdım.

Türkçe Meal

6Lakin benim çağrım onları uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramadı.

Türkçe Meal

7Öyle ki onları ne zaman senin bağışlamana çağırdıysam, duymamak için parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler/mevki ve makamlarına sığındılar, böylece hakka karşı direndiler; kibirlendikçe kibirlendiler.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

5Nûh, kavmini öğüt ve uyarılarla gerçeğe davet etmesine rağmen, kavmi bu uyarılara kulak tıkayıp müşrik ve kâfir kalmakta ısrarla direndi, hatta onu sapkınlıkla suçladı. Bunun üzerine Nûh da Rabbine şöyle dua etti: "Rabbim! Gerçekten ben kavmimi gece ve gündüz doğru yola davet ettim.

Açıklamalı meal

6Ancak benim davetim onların imandan daha çok uzaklaşmalarından başka bir işe yaramadı ve sapkınlıklarını azaltmalarında hiçbir faydası olmadı.

Açıklamalı meal

7Rabbim Ben, doğru yola gelsinler ve sen onları bağışlayasın diye Sen’den af dilemeye ve kendilerini tevhit inancına her çağırışımda duymamak için âdeta kulaklarını parmaklarıyla kapatıp duymazlıktan geldiler. Gerçeği görmemek için gözlerini hakikate kapayıp cehalet ve önyargı örtülerini üzerlerine çektiler ve arkalarını dönüp giderek hiç oralı olmadılar. Küstahlaşıp küfürlerinde inatla direndiler ve apaçık hakîkat karşısında beni dinlemeyi kibirlerine yediremediler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

5Yusuf 108Fussilet 33

İlgili ayetler

6Yunus 13Yunus 17Hac 72

İlgili ayetler

7Sebe’ 43Fâtır 42

Ayet 8–20

13 ayet

Nûh 8

Nûh 9

Nûh 10

Nûh 11

Nûh 12

Nûh 13

Nûh 14

Nûh 15

Nûh 16

Nûh 17

Nûh 18

Nûh 19

Nûh 20

ثُمَّ اِنّ۪ي دَعَوْتُهُمْ جِهَارًاۙ ۝٨ ثُمَّ اِنّ۪ٓي اَعْلَنْتُ لَهُمْ وَاَسْرَرْتُ لَهُمْ اِسْرَارًاۙ ۝٩ فَقُلْتُ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ اِنَّهُ كَانَ غَفَّارًاۙ ۝١٠ يُرْسِلِ السَّمَٓاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَارًاۙ ۝١١ وَيُمْدِدْكُمْ بِاَمْوَالٍ وَبَن۪ينَ وَيَجْعَلْ لَكُمْ جَنَّاتٍ وَيَجْعَلْ لَكُمْ اَنْهَارًاۜ ۝١٢ مَا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلّٰهِ وَقَارًاۚ ۝١٣ وَقَدْ خَلَقَكُمْ اَطْوَارًا ۝١٤ اَلَمْ تَرَوْا كَيْفَ خَلَقَ اللّٰهُ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقًاۙ ۝١٥ وَجَعَلَ الْقَمَرَ ف۪يهِنَّ نُورًا وَجَعَلَ الشَّمْسَ سِرَاجًا ۝١٦ وَاللّٰهُ اَنْبَتَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ نَبَاتًاۙ ۝١٧ ثُمَّ يُع۪يدُكُمْ ف۪يهَا وَيُخْرِجُكُمْ اِخْرَاجًا ۝١٨ وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ بِسَاطًاۙ ۝١٩ لِتَسْلُكُوا مِنْهَا سُبُلًا فِجَاجًا۟ ۝٢٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

8Ŝümme innî deʿavtühüm cihârâ.

Okunuş

9Ŝümme innî aʿlentü lehüm veesrartü lehüm isrârâ.

Okunuş

10Feḳultü-stagfirû rabbeküm innehû kâne gaffârâ.

Okunuş

11Yürsili-ssemâe ʿaleyküm midrârâ.

Okunuş

12Veyümdidküm biemvâliv vebenîne veyecʿal leküm cennâtiv veyecʿal leküm enhârâ.

Okunuş

13Mâ leküm lâ tercûne lillâhi veḳârâ.

Okunuş

14Veḳad ḫaleḳaküm aṭvârâ.

Okunuş

15Elem terav keyfe ḫaleḳa-llâhü sebʿa semâvâtin ṭibâḳâ.

Okunuş

16Veceʿale-lḳamera fîhinne nûrav veceʿale-şşemse sirâcâ.

Okunuş

17Vellâhü embeteküm mine-lʾarḍi nebâtâ.

Okunuş

18Ŝümme yüʿîdüküm fîhâ veyuḫricüküm iḫrâcâ.

Okunuş

19Vellâhü ceʿale lekümü-lʾarḍa bisâṭâ.

Okunuş

20Liteslükû minhâ sübülen ficâcâ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

8Gün oldu onları tevhide açık açık davet ettim.

Türkçe Meal

9Gün oldu yüksek sesle çağırdım, gün oldu gizli gizli anlattım.

Türkçe Meal

10Onlara dedim ki:
– Gelin Rabbinizden bağışlanma dileyin. Çünkü O çok bağışlayıcıdır.

Türkçe Meal

11Böylece O da size gökten bol bol yağmur yağdırsın.

Türkçe Meal

12Mal-mülk ve evlatlar versin ve size daha nice bağlar-bahçeler lütfetsin ve ırmaklar akıtsın.

Türkçe Meal

13Hem size ne oluyor da Allah’ın büyüklüğünü takdir etmiyorsunuz?

Türkçe Meal

14Oysa O, sizi çeşitli evrelerden geçirerek yarattı.

Türkçe Meal

15(15-16) O’nun yedi kat göğü nasıl bir uyum içinde yarattığını, orada ayı ışık yansıtıcı bir nur, güneşi de ışık kaynağı yaptığını görmüyor musunuz?

Türkçe Meal

16(15-16) O’nun yedi kat göğü nasıl bir uyum içinde yarattığını, orada ayı ışık yansıtıcı bir nur, güneşi de ışık kaynağı yaptığını görmüyor musunuz?

Türkçe Meal

17Allah sizi, tıpkı bitkiler gibi topraktaki unsurlardan meydana getirdi.

Türkçe Meal

18Sonra sizi oraya döndürecek ve sizi oradan tekrar çıkaracak.

Türkçe Meal

19Allah yeryüzünü sizin yaşamanız için ayaklarınızın altına serdi.

Türkçe Meal

20Gezip dolaşmanız için yollar ve vadiler oluşturdu.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

8Gün oldu ben onları daha gür bir sesle ve tüm gücümle açık açık tevhide davet ettim.

Açıklamalı meal

9Sonra onlara gerek yüksek sesle ve açıkça gerekse belki çevrelerinden gelecek baskılardan etkileniyorlardır diye gizlice yani her yolu ısrarla deneyerek anlattım. Yaptıklarının yanlış olduğunu ve bana inanmadıkları takdirde başlarına ilahi azabın geleceğini söyledim.

Açıklamalı meal

10Ve onlara şöyle seslendim: " Gelin şu inkâr ve isyandan vazgeçin Rabbinizden bağışlanma dileyin. Şirk ve küfür nizamıyla yaşamaktan tevbe ederek vazgeçer ve Allah’ın davetine yönelirseniz O’nun şefkat, merhamet ve bağışlamasına nail olursunuz Çünkü O, çok bağışlayıcıdır.

Açıklamalı meal

11Allah’a ortak koşmaktan vazgeçip O’ndan bağışlanma dileyin ki Böylece, üzerinize gökten bolca bereket yağmurları yağdırsın.

Açıklamalı meal

12Mallarınızı ve oğullarınızı çoğaltsın; size verimli bağlar bahçeler versin ve ekinlerinizi sulamanız için onların yanından ırmaklar akıtsın.

Açıklamalı meal

13Ey kavmim! Size ne oluyor ki, hâlâ bunca nimeti sizler için yaratan Allah’ı görmezden geliyor ve ne gücünüz var ki O’nun ilmini ve kudretini takdir etmeyip yüceliğini takdir etmiyorsunuz?

Açıklamalı meal

14Oysa kâinat kitabını okusanız, O’nun büyüklüğünü gösteren âyetleri göreceksiniz. Allah sizi annenizin karnında çeşitli aşamalardan geçirerek ve birbirlerinden farklı özelliklere sahip insanlar olarak en güzel biçimde yaratmıştır.

Açıklamalı meal

15Görmez misiniz ki Allah yedi kat göğü tam birbiri ile uyum içinde nasıl yarattı?

Açıklamalı meal

16Ve onların içinde ayı ışık yansıtıcı bir nur kılmış, güneşi de ışık ve ısı kaynağı olarak bir lamba yapmıştır.? Onları birbirleriyle uyumlu yaratışını ve kurmuş olduğu nizamı görüp de hiç düşünmez misiniz?

Açıklamalı meal

17Düşünsenize! Sizi tıpkı bir bitki gibi topraktaki unsurlardan yaratan Allah’tır.

Açıklamalı meal

18Sonra sizi öldürüp tekrar toprağa yeniden döndürecek ve zamanı gelince de sizi yeniden diriltip hesaba çekmek için huzuruna çıkaracaktır.

Açıklamalı meal

19Allah yeryüzünü sayısız nimetlerle donatıp sizin için yeri bir sergi kıldı ve bir halı gibi ayaklarınızın altına serip istifadenize sundu.

Açıklamalı meal

20Orada gezip dolaşmanız ulaşım ve taşıma faaliyetlerini yürütebilmeniz için vadiler arasında açılan geniş geniş yollar yarattı." Böylece, yeryüzünün nîmetlerinden gereği gibi faydalanabilesiniz. O hâlde, hâlâ O’na şükretmeyecek misiniz?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

8Enbiyâ 25Şûrâ 15

İlgili ayetler

10Hicr 49Ahkaf 31

İlgili ayetler

11Bakara 21Bakara 22Neml 60

İlgili ayetler

15Ra’d 2Mülk 3

İlgili ayetler

16Ra’d 2Mülk 3

İlgili ayetler

17Hûd 61Tâhâ 55

İlgili ayetler

18A’raf 25Rum 25

İlgili ayetler

19Bakara 29Mü’min 64

İlgili ayetler

20En’am 97Enbiyâ 31

Ayet 21–24

4 ayet

Nûh 21

Nûh 22

Nûh 23

Nûh 24

قَالَ نُوحٌ رَبِّ اِنَّهُمْ عَصَوْن۪ي وَاتَّبَعُوا مَنْ لَمْ يَزِدْهُ مَالُهُ وَوَلَدُهُٓ اِلَّا خَسَارًاۚ ۝٢١ وَمَكَرُوا مَكْرًا كُبَّارًاۚ ۝٢٢ وَقَالُوا لَا تَذَرُنَّ اٰلِهَتَكُمْ وَلَا تَذَرُنَّ وَدًّا وَلَا سُوَاعًاۙ وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْرًاۚ ۝٢٣ وَقَدْ اَضَلُّوا كَث۪يرًاۚ وَلَا تَزِدِ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا ضَلَالًا ۝٢٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

21Ḳâle nûḥur rabbi innehüm ʿaṣavnî vettebeʿû mel lem yezidhü mâlühû veveledühû illâ ḫasârâ.

Okunuş

22Vemekerû mekran kübbârâ.

Okunuş

23Veḳâlû lâ teẕerunne âliheteküm velâ teẕerunne veddev velâ süvâʿav velâ yegûŝe veyeʿûḳa venesrâ.

Okunuş

24Veḳad eḍallû keŝîrâ. velâ tezidi-żżâlimîne illâ ḍalâlâ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

21Nuh devamla dedi ki:
– Rabbim, onlar bana başkaldırdılar. Malı ve evladı kendilerini hüsrana sürüklemekten başka işe yaramayanlara uydular.

Türkçe Meal

22– Üstelik bana akıl almaz tuzaklar kurdular.

Türkçe Meal

23– Onlar halka:
– İlahlarınızı sakın terk etmeyin; hele Vedd’i, Suvâ’ı, Yeğûs’u, Yeûk’u ve Nesr’i asla bırakmayın, dediler.

Türkçe Meal

24– Böylece halkın çoğunu yoldan saptırdılar. Rabbim sen de bu yanlışta ısrar eden zalimlerin azaplarını artır!

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

21Nuh bunları kavmine ayrıntılı bir biçimde anlattıktan sonra öğütlerinin sonuç vermediğini görünce Rabbine şöyle dedi: "Rabbim! Benim bütün gücümle tebliğime rağmen onlar nankörlük edip Senin buyruklarından yüz çevirerek bana karşı geldiler. Mal, mülk ve evlatları, hüsranlarını azgınlıklarını artırmaktan başka hiçbir işe yaramayan zengin ve güçlü gördükleri kimselere uydular. Onların serveti de, çocukları da o kişiler için birer hüsran kaynağıydı

Açıklamalı meal

22Üstelik beni susturmak için de büyük tuzaklar kurdular. İnsanları arkasına alan bu güç sahipleri bana ve inananlara her türlü baskıyı reva gördüler.

Açıklamalı meal

23Peşlerine düştükleri şımarık ve zengin önderleri de halkı kışkırtmak için onlara: " Bu adam sizin hayat tarzınızı kökünden değiştirmek istiyor. O halde Sakın Nuh’un sözünü dinleyip de kutsal ilahlarınızı bırakmayın. Hele atalarımızın emaneti olan ve inançlarınızın birer simgesi haline gelmiş olan Ved, Suva, Yegus, Nesr ve Yaug gibi mübarek zatlara bağlılıktan asla vazgeçmeyin. Yani, hayatınıza yön veren değerlere ve bu değerleri temsil eden atalarınıza, önderlerinize, efendilerinize sahip çıkın ve ne pahasına olursa olsun, vahiy kaynaklı değerlerin hayata egemen olmasına izin vermeyin" dediler.

Açıklamalı meal

24Rabbim; bunlar bu yaptıklarıyla hem kendilerini hem de halkın birçoğunu doğru yoldan saptırdılar. Ey Rabbim! Bunlar artık iman etmeyecekse, Sen de bu zalimlerin inananlar aleyhinde yaptıkları her işte kurdukları tuzakları başlarına çevir. Amaçlarına ulaşmalarına engel olup sapkınlıklarını artır ve hak ettikleri azapla helak eyle. " Ve Nûh’un duası kabul edildi:

İlgili ayetler

İlgili ayetler

22Enfal 30İbrahim 46

İlgili ayetler

24Tevbe 34En’am 116

Ayet 25

1 ayet

Nûh 25

مِمَّا خَط۪ٓيـَٔاتِهِمْ اُغْرِقُوا فَاُدْخِلُوا نَارًا فَلَمْ يَجِدُوا لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَنْصَارًا ۝٢٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

25Mimmâ ḫaṭîâtihim ugriḳû feüdḫilû nâran felem yecidû lehüm min dûni-llâhi enṣârâ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

25Sonunda işledikleri günahları sebebiyle boğulup gittiler ve cehennemi boyladılar. Kendilerini Allah’ın azabından kurtaracak hiçbir yardımcı da bulamadılar.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

25Bunun ardından gökten inen yağmur, yerden çıkan sular, bütün yeryüzünü kapladı ve onlar günahlarından dolayı büyük bir tufanla suda boğuldular. Ardından âhirette ateşe atılacaklar. O güne kadar şefaatçi kabul edip ortak koştukları varlıklar kendilerini kurtaramadı. Kendilerini Allah’ın azabından kurtaracak hiçbir yardımcı da bulamayacaklar.

İlgili ayetler

Ayet 26–28

3 ayet

Nûh 26

Nûh 27

Nûh 28

وَقَالَ نُوحٌ رَبِّ لَا تَذَرْ عَلَى الْاَرْضِ مِنَ الْكَافِر۪ينَ دَيَّارًا ۝٢٦ اِنَّكَ اِنْ تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُٓوا اِلَّا فَاجِرًا كَفَّارًا ۝٢٧ رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيَّ وَلِمَنْ دَخَلَ بَيْتِيَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَلَا تَزِدِ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا تَبَارًا ۝٢٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

26Veḳâle nûḥur rabbi lâ teẕer ʿale-lʾarḍi mine-lkâfirîne deyyârâ.

Okunuş

27İnneke in teẕerhüm yüḍillû ʿibâdeke velâ yelidû illâ fâciran keffârâ.

Okunuş

28Rabbi-gfir lî velivâlideyye velimen deḫale beytiye müʾminev velilmüʾminîne velmüʾminât. velâ tezidi-żżâlimîne illâ tebârâ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

26Sonunda Nuh duasını şöyle bitirdi:
– Rabbim, bu topraklarda gezip dolaşan bir tek kâfir dahi bırakma!

Türkçe Meal

27Eğer bırakırsan, onlar senin kullarını yoldan çıkarırlar ve bu topraklarda azgın ve kâfir bir nesil yetiştirirler.

Türkçe Meal

28Ey Rabbim, beni, anamı, babamı ve haneme mümin olarak giren erkekleri ve kadınları bağışla. Yanlışta ısrar eden zalimlerin ise sadece yıkımını artır!

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

26Sonra da Nuh duasını şöyle tamamladı: "Rabbim! Yeryüzünde bu tufandan sonra müşrik ve kâfirlerden hiç kimseyi bırakma.

Açıklamalı meal

27Çünkü sen onları sağ bırakırsan onlar kullarını yine azdırmaya ve şirke teşvik edip yoldan çıkarırlar. Yoldan çıkanlar da sadece kendileri gibi ahlâksız müşrik ve nankör nesiller yetiştirirler.

Açıklamalı meal

28Ey Rabbim! Beni, anne babamı ve evime mü’min olarak girip çıkan hane halkımı ve erkek-kadın tüm müminleri bağışla. Yeryüzünde zulüm ve inkârı yaygın ve hâkim kılmak isteyen zâlimlere ise başarısızlık ve yıkımdan başka bir şey nasip etme ve onlara fırsat verme.

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Nahl, sonra İbrahim indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla