Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْقَمَرِ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٥٥

Kamer Sûresi - Mustafa Çevik Meali (Ayetler Konu Bütünlüğü İçinde)

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça
Sûre hakkındaAdı · Nüzul Zamanı · Konu

Adı: Sure, adını birinci ayette geçen “el-Kamer” kelimesinden almıştır.

Nüzul Zamanı: Surede geçen “Şakku’l-Kamer” (ayın yarılması) olayından dolayı, surenin nüzul zamanı tespit edilebilmektedir. Muhaddisler ve müfessirler, bu hadisenin (ayın yarılması) hicretten 5 yıl önce Mina’da vuku bulduğu konusunda müttefiktirler.

Konu: Bu surede, Rasûlullah’ın (s.a) davetine karşı inatçı bir tavır takınmalarından dolayı kafirler ikaz edilmektedirler. Ayın yarılması mucizesi, Hz. Peygamber’in (s.a) haber verdiği kıyametin gerçekliğine ve yakın oluşuna apaçık bir işarettir. Ay gibi büyük bir küre onların gözü önünde yarılmış ve iki parçaya ayrılmıştır. Öyle ki bir parça dağın bir tarafında diğer bir parça dağın öbür tarafında görülmüş ve sonra tekrar bir araya gelerek birleşmiştir. Bu olay kainatın ezeli ve ebedi olmadığının açık bir delilidir. Kainatın bir sonu vardır ve bu nizam her an alt-üst olabilir, olacaktır da. Büyük yıldız ve gezegenler birbirleriyle çarpışabilirler ve infilak edebilirler. Dolayısıyla bu olayların manzarasının tıpkı Kur’an’da çizildiği gibi vuku bulması mümkündür. Hatta bu anlatılanlar, kıyametin başlangıcıdır ve onun gelişi uzak değildir. Zaten o sürekli yaklaşmaktadır. İşte Hz. Peygamber (s.a), ayın yarılması olayını bu nedenden dolayı, halka göstermiş ve “şahit olunuz” demiştir. Ancak kafirler ona inanmadıkları gibi, ayrıca inkarları üzerinde direnmişlerdir. Üstelik bu mucizeyi bir sihir olarak nitelemişlerdir. Surede, aynı şekilde inaçtı bir tavır sergileyen kafirler uyarılmaktadır.

Girişte, kafirlerin nasihat ve tebliği anlamadıkları, tarihten ders almadıkları ve apaçık ayetleri gördükten sonra bile, inanmadıkları beyan edilmektedir. Onlar kıyamet günü, kabirlerinden çıkıp mahşer meydanında, Allah’ın huzurunda koşarak gidecekleri zaman inanırlar.

Daha sonra, kafirlere, Nuh kavmi, Ad kavmi, Semud, Lut ve Firavun’un kavminin tarihçesi beyan edilmekte ve bu kavimlerin peygamberlerini yalanladıkları için azaba çarptırılarak ne feci bir sonla karşılaştıkları açıklanmaktadır. Bu kavimlerin isimleri tek tek belirtilerek

“Kur’an’ın bir öğüt ve azabdan kurtuluşun bir yolu olduğu ve geçmiş kavimlerin akibetinden ders alarak doğru yola giren bir kavmin, önceki kavimlere gelen azabtan kurtulacağı”

bildirilmektedir. Şimdi bu kadar kolay bir yoldan ve öğütten yüz çevirmek, dolayısıyla azabın gelmesi için ısrar etmek, akılsızlığın ta kendisi değil midir?

Geçmiş toplumların ibret verici tarihlerine değinildikten sonra kafirlere hitap edilerek şöyle denilmiştir. “Önceki toplumlar da sizler gibi inatçılık yapmışlar ve azaba uğramışlardı. Şimdi sizler de aynı yolu takip ederseniz aynı sonuçla karşılaşırsınız. Çünkü sizler, herhalde bu kuraldan istisna edilerek, azaptan kurtulacak değilsiniz. Şayet kabilenizin gücüne güveniyorsanız, güvendiğiniz bu gücü zelil edecek ve sizlere diz çöktürecek o vakit pek uzak değildir. Bilin ki kıyamet günü ahiretteki durumunuz çok daha kötü olacaktır.”

Surenin sonunda, Allah’ın kıyamet için büyük bir hazırlık dönemine ihtiyaç duymadığı ve O’nun bir emrinin kafi geleceği bildirilmektedir. Fakat bu kainatın nizamı ve insanoğlunun kaderi tayin edilmiştir. Dolayısıyla herşey bir takdire bağlanmış, Kıyametin vakti tayin edilmiştir ve tayin olunan vakit vuku bulacaktır. Buna göre kıyamet, herkesin istediği zamanda gelecek değildir. Şayet sizler onun meydana geleceğine inanmıyorsanız dilediğiniz gibi davranın ve fakat bilin ki, her hareketiniz kaydedilmektedir ve sonunda bu davranışlarınızdan hesap vereceksiniz.

Birlikte anlatılan ayetler gruplar hâlinde: her grubun Arapçası, okunuşu ve meali bir arada. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Kamer 1–5

5 ayet

اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ ۝١ وَاِنْ يَرَوْا اٰيَةً يُعْرِضُوا وَيَقُولُوا سِحْرٌ مُسْتَمِرٌّ ۝٢ وَكَذَّبُوا وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ وَكُلُّ اَمْرٍ مُسْتَقِرٌّ ۝٣ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مِنَ الْاَنْبَٓاءِ مَا ف۪يهِ مُزْدَجَرٌۙ ۝٤ حِكْمَةٌ بَالِغَةٌ فَمَا تُغْنِ النُّذُرُۙ ۝٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1İḳterabeti-ssâʿatü venşeḳḳa-lḳamer.

Okunuş

2Veiy yerav âyetey yüʿriḍû veyeḳûlû siḥrum müstemirr.

Okunuş

3Vekeẕẕebû vettebeʿû ehvâehüm veküllü emrim müsteḳirr.

Okunuş

4Veleḳad câehüm mine-lʾembâi mâ fîhi müzdecer.

Okunuş

5Ḥikmetüm bâligatün femâ tugni-nnüẕür.

Ayet 1–5

Son Saatin gelişiyle birlikte Ay yarılacak.

Ey Peygamber! Sen müşriklere Allah’ın izni ile bir mucize göstersen de “Bu, sihirden, göz boyamadan başka bir şey değil.” der ve senin peygamberliğine, Allah adına yaptığın davete ve Kıyamet Günü’nün geleceğine inanmazlar.

Çünkü onlar hayatı kendi heva ve heveslerine göre yaşamak istiyorlar. Bu yüzden de Kur’an’ın davetini kabule yanaşmıyor, yalan sayıyorlar. Fakat sonunda gerçeği görüp anlayacaklar.

Aslında onlar, kendilerinden önce peygamber ve kitaplarla yapılan uyarılardan yüz çevirenlerin başlarına gelenleri de duymuş, ibretlik kıssalarını da dinlemişlerdi.

Şimdi ise onları kula kulluktan kurtaracak, şerefli, onurlu, erdemli bir hayata kavuşturacak ilahi bir kitap geldi, fakat buna rağmen öğütler fayda vermiyor.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

1Enbiyâ 97

İlgili ayetler

2Hac 1Hac 2

İlgili ayetler

3Furkan 43Câsiye 23

İlgili ayetler

4Kehf 55Kehf 56Fâtır 42

İlgili ayetler

5Lokman 1Lokman 22

Kamer 6

1 ayet

فَتَوَلَّ عَنْهُمْۢ يَوْمَ يَدْعُ الدَّاعِ اِلٰى شَيْءٍ نُكُرٍۙ ۝٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

6Fetevelle ʿanhüm. yevme yedʿu-ddâʿi ilâ şeyʾin nükür.

Ayet 6

Artık sen de onlardan yüz çevirip uzak dur, zamanı gelince inanmadıkları ve hiç hoşlanmadıkları Kıyamet Günü hesap vermeye çağırılacaklar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

6Tâhâ 108Kaf 41Kaf 42

Kamer 7–8

2 ayet

خُشَّعًا اَبْصَارُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ الْاَجْدَاثِ كَاَنَّهُمْ جَرَادٌ مُنْتَشِرٌۙ ۝٧ مُهْطِع۪ينَ اِلَى الدَّاعِۜ يَقُولُ الْكَافِرُونَ هٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌ ۝٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

7Ḫuşşeʿan ebṣâruhüm yaḫrucûne mine-lʾecdâŝi keennehüm cerâdüm münteşir.

Okunuş

8Mühtiʿîne ile-ddâʿ. yeḳûlü-lkâfirûne hâẕâ yevmün ʿasir.

Ayet 7–8

İşte O Gün korku ve dehşet içinde, âdeta gözleri yuvalarından fırlamışçasına kabirlerinden çıkıp çekirge sürüleri gibi etrafa dağılacaklar ve hemen ardından, kendilerini çağıran meleğe doğru koşarken, bir yandan da “Bu, çok zor bir gündür.” diyerek, sızlanıp dövünecekler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

7Şûrâ 45

İlgili ayetler

8Yâsîn 51Yâsîn 52

Kamer 9–10

2 ayet

كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَكَذَّبُوا عَبْدَنَا وَقَالُوا مَجْنُونٌ وَازْدُجِرَ ۝٩ فَدَعَا رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَغْلُوبٌ فَانْتَصِرْ ۝١٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

9Keẕẕebet ḳablehüm ḳavmü nûḥin fekeẕẕebû ʿabdenâ veḳâlû mecnûnüv vezdücira.

Okunuş

10Fedeʿâ rabbehû ennî maglûbün fenteṣir.

Ayet 9–10

Vaktiyle Nûh kavmi de peygamberlerini yalanlamış, üstelik delilikle suçlamış, davetini engellemeye çalışmışlardı. Çaresiz kalan Nûh ise, “Rabbim, artık ben yenik düştüm, yoruldum! Bu müşrik ve kâfirlere karşı bana yardım et.” diye dua etmişti.

İlgili ayetler

Kamer 11–12

2 ayet

فَفَتَحْنَٓا اَبْوَابَ السَّمَٓاءِ بِمَٓاءٍ مُنْهَمِرٍۘ ۝١١ وَفَجَّرْنَا الْاَرْضَ عُيُونًا فَالْتَقَى الْمَٓاءُ عَلٰٓى اَمْرٍ قَدْ قُدِرَۚ ۝١٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

11Fefetaḥnâ ebvâbe-ssemâi bimâim münhemir.

Okunuş

12Vefeccerne-lʾarḍa ʿuyûnen felteḳe-lmâü ʿalâ emrin ḳad ḳudir.

Ayet 11–12

Bunun üzerine Biz de göğün kapılarını açarak bardaktan boşalırcasına suyu boşalttık, yerden de sular fışkırttık. Böylece bir tufan oluşturup, Allah’ın ilahlığından yüz çevirenleri hak ettikleri azaba uğratıp, suda boğarak helak ettik.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

11Hûd 25Hûd 49

İlgili ayetler

12A’raf 59A’raf 64

Kamer 13–14

2 ayet

وَحَمَلْنَاهُ عَلٰى ذَاتِ اَلْوَاحٍ وَدُسُرٍۙ ۝١٣ تَجْر۪ي بِاَعْيُنِنَاۚ جَزَٓاءً لِمَنْ كَانَ كُفِرَ ۝١٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

13Veḥamelnâhü ʿalâ ẕâti elvâḥiv vedüsür.

Okunuş

14Tecrî biaʿyüninâ. cezâel limen kâne küfira.

Ayet 13–14

Nûh’u ise tahtalar ve çivilerden yapılmış gemi ile gözetimimiz altında taşıyıp kurtardık. Bu, Nûh için bir ödül, müşrik kavmi için de dünyada hak ettikleri ceza oldu.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

13Yunus 71Yunus 73

İlgili ayetler

14Sâffât 75Sâffât 80

Kamer 15

1 ayet

وَلَقَدْ تَرَكْنَاهَٓا اٰيَةً فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ ۝١٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

15Veleḳat teraknâhâ âyeten fehel mim müddekir.

Ayet 15

Biz Nûh kavminin başına gelen bu olayı ibret alınsın diye bildirmekteyiz, öyleyse yok mu ders alacak olan?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

15Hûd 120Yusuf 111

Kamer 16

1 ayet

فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ ۝١٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

16Fekeyfe kâne ʿaẕâbî venüẕür.

Ayet 16

Allah’ın davetine karşı nankörlük edip, başkaldıranların ve peygamberine zulmedenlerin sonlarının nasıl olduğunu bir düşünün.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

16Rum 9Mü’min 82

Kamer 17

1 ayet

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ ۝١٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

17Veleḳad yesserne-lḳurʾâne liẕẕikri fehel mim müddekir.

Ayet 17

Biz bu Kur’an’ı, insanı yaratmaktaki amacımız ve bu amaca uygun hayat tarzı apaçık bilinip anlaşılsın, öğüt alınıp ders çıkarılsın diye kolaylaştırdık. O halde öğüt alan yok mu?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

17Yunus 57Kehf 54

Kamer 18–21

4 ayet

كَذَّبَتْ عَادٌ فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ ۝١٨ اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحًا صَرْصَرًا ف۪ي يَوْمِ نَحْسٍ مُسْتَمِرٍّۙ ۝١٩ تَنْزِعُ النَّاسَۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ مُنْقَعِرٍ ۝٢٠ فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ ۝٢١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

18Keẕẕebet ʿâdün fekeyfe kâne ʿaẕâbî venüẕür.

Okunuş

19İnnâ erselnâ ʿaleyhim rîḥan ṣarṣaran fî yevmi naḥsim müstemirr.

Okunuş

20Tenziʿu-nnâse keennehüm aʿcâzü naḫlim münḳaʿir.

Okunuş

21Fekeyfe kâne ʿaẕâbî venüẕür.

Ayet 18–21

Âd kavmi de peygamberlerinin Allah adına yaptığı daveti yalan sayıp, uyarılarına kulak tıkayıp azabı hak ettiler ve Allah’ın azabının nasıl olduğunu onlar da gördüler. Üzerlerine kapkara bir günde şiddetli bir kasırga gönderip, onları kökünden sökülmüş ağaçlar gibi yere serdik.

İşte Allah’ın uyarılarını dikkate almayıp, peygamberlerini yalanlayanların akıbetleri böyle hüsran oldu.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

18A’raf 65A’raf 71

İlgili ayetler

19Fussilet 15Fussilet 16

İlgili ayetler

20Ahkaf 21Ahkaf 25

İlgili ayetler

21Zâriyât 41Zâriyât 42

Kamer 22

1 ayet

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ۟ ۝٢٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

22Veleḳad yesserne-lḳurʾâne liẕẕikri fehel mim müddekir.

Ayet 22

Biz bu Kur’an’ı anlatılanlardan öğüt alınıp dersler çıkarılsın diye kolay anlaşılır kıldık ki düşünüp de doğruya yönelesiniz.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

22En’am 97

Kamer 23–25

3 ayet

كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِالنُّذُرِ ۝٢٣ فَقَالُٓوا اَبَشَرًا مِنَّا وَاحِدًا نَتَّبِعُهُٓۙ اِنَّٓا اِذًا لَف۪ي ضَلَالٍ وَسُعُرٍ ۝٢٤ ءَاُلْقِيَ الذِّكْرُ عَلَيْهِ مِنْ بَيْنِنَا بَلْ هُوَ كَذَّابٌ اَشِرٌ ۝٢٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

23Keẕẕebet ŝemûdü binnüẕür.

Okunuş

24Feḳâlû ebeşeram minnâ vâḥiden nettebiʿuhû innâ iẕel lefî ḍalâliv vesüʿur.

Okunuş

25Eülḳiye-ẕẕikru ʿaleyhi mim beyninâ bel hüve keẕẕâbün eşir.

Ayet 23–25

Semûd kavmi de, peygamberleri Salih’in Allah merkezli nizam ve ahlaka davetini reddettiler ve “Ne yani bizden hiçbir farkı olmayan birinin söylediklerine uyup da bunca yıllık nizam ve ahlakımızdan vaz mı geçeceğiz? Şayet ona uyacak olursak yanlış yapmış oluruz, durumumuz bozulur. Her şeyimiz alt üst olur, hem aramızda ondan başka peygamberlik verilecek kimse yok mu da ona verildi? O, peygamberlik iddiasında olan bir yalancıdır, bu iddiası doğru ise bize bir mucize gösterip ispat etsin.” dediler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

23A’raf 73A’raf 79

İlgili ayetler

24Hûd 61Hûd 68

İlgili ayetler

25Sâd 8Zuhruf 31

Kamer 26–28

3 ayet

سَيَعْلَمُونَ غَدًا مَنِ الْكَذَّابُ الْاَشِرُ ۝٢٦ اِنَّا مُرْسِلُوا النَّاقَةِ فِتْنَةً لَهُمْ فَارْتَقِبْهُمْ وَاصْطَبِرْۘ ۝٢٧ وَنَبِّئْهُمْ اَنَّ الْمَٓاءَ قِسْمَةٌ بَيْنَهُمْۚ كُلُّ شِرْبٍ مُحْتَضَرٌ ۝٢٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

26Seyaʿlemûne gadem meni-lkeẕẕâbü-lʾeşir.

Okunuş

27İnnâ mürsilü-nnâḳati fitnetel lehüm ferteḳibhüm vaṣṭabir.

Okunuş

28Venebbiʾhüm enne-lmâe ḳismetüm beynehüm. küllü şirbim muḥteḍar.

Ayet 26–28

Allah da peygamberi Salih’e, “Onlar yarın kimin yalancı olduğunu görecekler. Sen onlara sahibinin Allah olduğu bir dişi deve ile sınanacaklarını, bundan böyle hayvanların sulandığı yerden bir gün bu devenin bir gün de diğer hayvanların sıra ile su içmesi gerektiğinin Allah’ın emri olduğunu söyleyerek uyar.” diye buyurdu.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

26Mülk 29

İlgili ayetler

27Şuarâ 155

İlgili ayetler

28Şems 13

Kamer 29

1 ayet

فَنَادَوْا صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطٰى فَعَقَرَ ۝٢٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

29Fenâdev ṣâḥibehüm feteʿâṭâ feʿaḳara.

Ayet 29

Bu haber başlarındaki yöneticilerine ulaşınca, onlardan biri suyun başına gelip sınanmak üzere gönderilmiş olan deveyi vahşice katletti.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

29İsrâ 59

Kamer 30–31

2 ayet

فَكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ ۝٣٠ اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَاحِدَةً فَكَانُوا كَهَش۪يمِ الْمُحْتَظِرِ ۝٣١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

30Fekeyfe kâne ʿaẕâbî venüẕür.

Okunuş

31İnnâ erselnâ ʿaleyhim ṣayḥatev vâḥideten fekânû keheşîmi-lmuḥteżir.

Ayet 30–31

Bunun üzerine Allah, uyarının ve davetin umursanmayıp yalan sayıldığı o kavmi, şiddetli bir ses ile sarsıp çürümüş, un ufak olmuş odun talaşına döndürdü.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

30Şuarâ 141Şuarâ 158

İlgili ayetler

31Neml 45Neml 53

Kamer 32

1 ayet

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ ۝٣٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

32Veleḳad yesserne-lḳurʾâne liẕẕikri fehel mim müddekir.

Ayet 32

Bu misallerle Biz Kur’an’ı kolayca akılda tutulur kıldık, hâlâ bunlardan dersler çıkarmaz mısınız?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

32Âl-i İmran 138

Kamer 33–35

3 ayet

كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ بِالنُّذُرِ ۝٣٣ اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍۜ نَجَّيْنَاهُمْ بِسَحَرٍۙ ۝٣٤ نِعْمَةً مِنْ عِنْدِنَاۜ كَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ شَكَرَ ۝٣٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

33Keẕẕebet ḳavmü lûṭim binnüẕür.

Okunuş

34İnnâ erselnâ ʿaleyhim ḥâṣiben illâ âle lûṭ. necceynâhüm biseḥar.

Okunuş

35Niʿmetem min ʿindinâ. keẕâlike neczî men şekera.

Ayet 33–35

Lût’un içinde yaşadığı kavim öğüt ve uyarılara rağmen daveti yalan saydı, kulak asmayıp göz ardı etti. Biz de onları bir bela fırtınası ile seher vaktinde yerle bir ettik, daveti kabul edenleri ise Lût ile birlikte kurtardık.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

33A’raf 80A’raf 84

İlgili ayetler

34Hûd 81Hûd 83

İlgili ayetler

35Yunus 103

Kamer 36

1 ayet

وَلَقَدْ اَنْذَرَهُمْ بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا بِالنُّذُرِ ۝٣٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

36Veleḳad enẕerahüm baṭşetenâ fetemârav binnüẕür.

Ayet 36

Hâlbuki Lût onları defalarca yaratılış sebepleri olan ilâhî nizam ve ahlak ile yaşamaya davet edip uyarmış, Allah’ın azabından ancak bu şekilde korunabileceklerini bildirmişti. Fakat onlar bu uyarıları şüphe ile karşılayıp inanmadılar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

36A’raf 179

Kamer 37–39

3 ayet

وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ عَنْ ضَيْفِه۪ فَطَمَسْنَٓا اَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ ۝٣٧ وَلَقَدْ صَبَّحَهُمْ بُكْرَةً عَذَابٌ مُسْتَقِرٌّۚ ۝٣٨ فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ ۝٣٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

37Veleḳad râvedûhü ʿan ḍayfihî feṭamesnâ aʿyünehüm feẕûḳû ʿaẕâbî venüẕür.

Okunuş

38Veleḳad ṣabbeḥahüm bükraten ʿaẕâbüm müsteḳirr.

Okunuş

39Feẕûḳû ʿaẕâbî venüẕür.

Ayet 37–39

Peygamberleri Lût’un uyarı ve davetini dikkate almayan bu müşrik azgın kavim, bir de üstelik Lût’un evine gelen misafirlerine musallat olup, Lût’tan misafirleri kendilerine teslim etmesini istediler. İşte bu gözü dönmüş, sınır tanımaz, aklını kullanmaz kavmi, sabahın erken vaktinde korkunç bir azapla yakalayıp helak ettik. Böylece uyarı ve davetin öneminin ne olduğunu gördüler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

37Ankebut 28Ankebut 29

İlgili ayetler

38Hicr 59Hicr 75

İlgili ayetler

39Şuarâ 160Şuarâ 166

Kamer 40

1 ayet

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ۟ ۝٤٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

40Veleḳad yesserne-lḳurʾâne liẕẕikri fehel mim müddekir.

Ayet 40

Biz bu kıssalarla Kur’an’ı akılda tutulup, iyice anlaşılması ve ibret alınması için kolaylaştırdık. Öyleyse ibret almak isteyenler bunları düşünsün.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

40En’am 116

Kamer 41–42

2 ayet

وَلَقَدْ جَٓاءَ اٰلَ فِرْعَوْنَ النُّذُرُۚ ۝٤١ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا كُلِّهَا فَاَخَذْنَاهُمْ اَخْذَ عَز۪يزٍ مُقْتَدِرٍ ۝٤٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

41Veleḳad câe âle firʿavne-nnüẕür.

Okunuş

42Keẕẕebû biâyâtinâ küllihâ feeḫaẕnâhüm aḫẕe ʿazîzim muḳtedir.

Ayet 41–42

Firavun ve halkını da peygamberleri, merkezinde Allah olan bir hayatı yaşamaya davet edip uyarmıştı. Onlar da peygamberlerinin Allah adına yaptığı çağrıyı yalan sayıp kabul etmediler. Bu yüzden Biz onları da kudretimizle hak ettikleri cezaya çarptırdık. İnsanı bir amaç için yaratan ve bunca nimetle donatan Allah’ın, yaratma amacına başkaldırıp, nankörlük edip, karşı çıkmanın ne demek olduğunu onlar da gördüler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

42Zuhruf 46Zuhruf 52

Kamer 43–45

3 ayet

اَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِنْ اُو۬لٰٓئِكُمْ اَمْ لَكُمْ بَرَٓاءَةٌ فِي الزُّبُرِۚ ۝٤٣ اَمْ يَقُولُونَ نَحْنُ جَم۪يعٌ مُنْتَصِرٌ ۝٤٤ سَيُهْزَمُ الْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ الدُّبُرَ ۝٤٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

43Eküffâruküm ḫayrum min ülâiküm em leküm berâetün fi-zzübür.

Okunuş

44Em yeḳûlûne naḥnü cemîʿum münteṣir.

Okunuş

45Seyühzemü-lcemʿu veyüvellûne-ddübüra.

Ayet 43–45

Ey gerçeğe davetten yüz çevirenler! Şimdi bir düşünün bakalım. Siz bu kıssaları anlatılanlardan daha güçlü ya da Allah’ın yanında daha mı değerlisiniz yahut elinizde sizin dokunulmazlığınızı bildiren bir belgeniz mi var? Veya biz Allah’a karşı tek vücut olmuş çok güçlü kimseleriz, bize hiçbir şey olmaz, kimsenin gücü yetmez diye mi düşünüyorsunuz? Oysa siz de, önceki bütün müşrik ve kâfirler gibi Allah’ın azabından kaçacak yer arayacak, fakat bulamayacaksınız.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

43A’raf 169

İlgili ayetler

45Yunus 87Yunus 91

Kamer 46–48

3 ayet

بَلِ السَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَالسَّاعَةُ اَدْهٰى وَاَمَرُّ ۝٤٦ اِنَّ الْمُجْرِم۪ينَ ف۪ي ضَلَالٍ وَسُعُرٍۢ ۝٤٧ يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِي النَّارِ عَلٰى وُجُوهِهِمْۜ ذُوقُوا مَسَّ سَقَرَ ۝٤٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

46Beli-ssâʿatü mevʿidühüm vessâʿatü edhâ veemerr.

Okunuş

47İnne-lmücrimîne fî ḍalâliv vesüʿur.

Okunuş

48Yevme yüsḥabûne fi-nnâri ʿalâ vucûhihim. ẕûḳû messe seḳara.

Ayet 46–48

Onların asıl cezası ise Kıyamet Günü ile başlayacak. O Gün onlar için korkunç dehşetli bir gün olacak. (Allah’ın koyduğu sınırları tanımayıp, kendileri sınırlar koyanlar) Allah’a başkaldırmış olmanın karşılığını cehennem ateşine yüzüstü sürüklenerek görecekler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

46Mü’min 23Mü’min 50

İlgili ayetler

47Kehf 53

İlgili ayetler

48İsrâ 97İsrâ 98

Kamer 49–50

2 ayet

اِنَّا كُلَّ شَيْءٍ خَلَقْنَاهُ بِقَدَرٍ ۝٤٩ وَمَٓا اَمْرُنَٓا اِلَّا وَاحِدَةٌ كَلَمْحٍ بِالْبَصَرِ ۝٥٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

49İnnâ külle şeyʾin ḫalaḳnâhü biḳader.

Okunuş

50Vemâ emrunâ illâ vâḥidetün kelemḥim bilbeṣar.

Ayet 49–50

Biz her şeyi bir maksat için ve o maksadın gerçekleşebileceği şartları ile birlikte kurallarını belirleyip, nizamlarını kurarak hazırlarız ve olmasını istediğimizde ona sadece ol deriz ve o da göz açıp kapayıncaya kadar oluverir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

49Hicr 21Rahman 1Rahman 16

İlgili ayetler

50En’am 47Zuhruf 66

Kamer 51

1 ayet

وَلَقَدْ اَهْلَكْنَٓا اَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ ۝٥١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

51Veleḳad ehleknâ eşyâʿaküm fehel mim müddekir.

Ayet 51

Ey hayatı Allah merkezli yaşamaya davet ettiğimiz halde bundan yüz çevirenler! Sizden öncekilerin bu tutumları yüzünden nasıl helak edildikleri size bildirilmişken, hâlâ uyarılara kulak tıkayıp, onların başlarına gelenlerden dersler çıkarmayacak mısınız?

İlgili ayetler

Kamer 52–53

2 ayet

وَكُلُّ شَيْءٍ فَعَلُوهُ فِي الزُّبُرِ ۝٥٢ وَكُلُّ صَغ۪يرٍ وَكَب۪يرٍ مُسْتَطَرٌ ۝٥٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

52Veküllü şeyʾin feʿalûhü fi-zzübür.

Okunuş

53Veküllü ṣagîriv vekebîrim müsteṭar.

Ayet 52–53

Onların da sizin de, dünya hayatınızda bütün fiilleriniz küçük, büyük ne varsa hepsi amel defterlerinize kayıtlı olarak âhirette karşınıza çıkarılacaktır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

52Kaf 16Kaf 17Mücadele 6

İlgili ayetler

53Kehf 49Mücadele 6

Kamer 54–55

2 ayet

اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَهَرٍۙ ۝٥٤ ف۪ي مَقْعَدِ صِدْقٍ عِنْدَ مَل۪يكٍ مُقْتَدِرٍ ۝٥٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

54İnne-lmütteḳîne fî cennâtiv veneher.

Okunuş

55Fî maḳʿadi ṣidḳin ʿinde melîkim muḳtedir.

Ayet 54–55

Allah’ın davetine iman ederek sorumluluklarını yerine getirmek için gayret edenlerse cennet bahçelerinde, ırmak başlarında Rablerinin huzurunda olacaklar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

54Kehf 30Kehf 31

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Târık, sonra Sâd indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla