Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْاِنْسَانِ مَدَنِيَّةٌ آيَاتُهَا ٣١

İnsân Sûresi Meali

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça

Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Ayet 1–3

3 ayet

İnsân 1

İnsân 2

İnsân 3

هَلْ اَتٰى عَلَى الْاِنْسَانِ ح۪ينٌ مِنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُنْ شَيْـًٔا مَذْكُورًا ۝١ اِنَّا خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ اَمْشَاجٍۗ نَبْتَل۪يهِ فَجَعَلْنَاهُ سَم۪يعًا بَص۪يرًا ۝٢ اِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّب۪يلَ اِمَّا شَاكِرًا وَاِمَّا كَفُورًا ۝٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Hel etâ ʿale-lʾinsâni ḥînüm mine-ddehri lem yekün şeyʾem meẕkûrâ.

Okunuş

2İnnâ ḫalaḳne-lʾinsâne min nuṭfetin emşâc. nebtelîhi feceʿalnâhü semîʿam beṣîrâ.

Okunuş

3İnnâ hedeynâhü-ssebîle immâ şâkirav veimmâ kefûrâ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

1İnsan, henüz anılmaya değer bir varlık değilken üzerinden çok uzun bir süre geçmedi mi?

Türkçe Meal

2Biz, insanı katışık bir damladan/spermden yarattık. Onu sınava tabi tutmayı diledik ve onu hakkı duyabilen, görebilen ve anlayabilen bir varlık yaptık.

Türkçe Meal

3Biz ona bir de doğru yolu gösterdik. Artık insan ya bu nimetlerin hakkını verir veya ona nankörlük eder kâfir olur.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

1Bakara 30Secde 7Secde 9

İlgili ayetler

2Nahl 4Hac 5Mülk 23

İlgili ayetler

3Nahl 9İsrâ 9

Ayet 4

1 ayet

İnsân 4

اِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ سَلَاسِلَا۬ وَاَغْلَالًا وَسَع۪يرًا ۝٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

4İnnâ aʿtednâ lilkâfirîne selâsile veaglâlev veseʿîrâ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

4Hiç şüphe yok ki biz, nankörlük eden kâfirler için zincirler, demir halkalar ve alevli cehennem hazırladık.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

4Ra’d 5Kehf 100Kehf 106

Ayet 5–19

15 ayet

İnsân 5

İnsân 6

İnsân 7

İnsân 8

İnsân 9

İnsân 10

İnsân 11

İnsân 12

İnsân 13

İnsân 14

İnsân 15

İnsân 16

İnsân 17

İnsân 18

İnsân 19

اِنَّ الْاَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِنْ كَاْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًاۚ ۝٥ عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ اللّٰهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْج۪يرًا ۝٦ يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُ مُسْتَط۪يرًا ۝٧ وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّه۪ مِسْك۪ينًا وَيَت۪يمًا وَاَس۪يرًا ۝٨ اِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللّٰهِ لَا نُر۪يدُ مِنْكُمْ جَزَٓاءً وَلَا شُكُورًا ۝٩ اِنَّا نَخَافُ مِنْ رَبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَر۪يرًا ۝١٠ فَوَقٰيهُمُ اللّٰهُ شَرَّ ذٰلِكَ الْيَوْمِ وَلَقّٰيهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًاۚ ۝١١ وَجَزٰيهُمْ بِمَا صَبَرُوا جَنَّةً وَحَر۪يرًاۙ ۝١٢ مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِۚ لَا يَرَوْنَ ف۪يهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَر۪يرًاۚ ۝١٣ وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَالُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْل۪يلًا ۝١٤ وَيُطَافُ عَلَيْهِمْ بِاٰنِيَةٍ مِنْ فِضَّةٍ وَاَكْوَابٍ كَانَتْ قَوَار۪يرَاۙ ۝١٥ قَوَار۪يرَ مِنْ فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْد۪يرًا ۝١٦ وَيُسْقَوْنَ ف۪يهَا كَاْسًا كَانَ مِزَاجُهَا زَنْجَب۪يلًاۚ ۝١٧ عَيْنًا ف۪يهَا تُسَمّٰى سَلْسَب۪يلًا ۝١٨ وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۚ اِذَا رَاَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤً۬ا مَنْثُورًا ۝١٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

5İnne-lʾebrâra yeşrabûne min keʾsin kâne mizâcühâ kâfûrâ.

Okunuş

6Ayney yeşrabü bihâ ʿibâdü-llâhi yüfeccirûnehâ tefcîrâ.

Okunuş

7Yûfûne binneẕri veyeḫâfûne yevmen kâne şerruhû müsteṭîrâ.

Okunuş

8Veyuṭʿimûne-ṭṭaʿâme ʿalâ ḥubbihî miskînev veyetîmev veesîrâ.

Okunuş

9İnnemâ nuṭʿimüküm livechi-llâhi lâ nürîdü minküm cezâev velâ şükûrâ.

Okunuş

10İnnâ neḫâfü mir rabbinâ yevmen ʿabûsen ḳamṭarîrâ.

Okunuş

11Feveḳâhümü-llâhü şerra ẕâlike-lyevmi veleḳḳâhüm naḍratev vesürûrâ.

Okunuş

12Vecezâhüm bimâ ṣaberû cennetev veḥarîrâ.

Okunuş

13Müttekiîne fîhâ ʿale-lʾerâik. lâ yeravne fîhâ şemsev velâ zemherîrâ.

Okunuş

14Vedâniyeten ʿaleyhim żilâlühâ veẕüllilet ḳuṭûfühâ teẕlîlâ.

Okunuş

15Veyüṭâfü ʿaleyhim biâniyetim min fiḍḍativ veekvâbin kânet ḳavârîrâ.

Okunuş

16Ḳavârîrae min fiḍḍatin ḳadderûhâ taḳdîrâ.

Okunuş

17Veyüsḳavne fîhâ keʾsen kâne mizâcühâ zencebîlâ.

Okunuş

18Aynen fîhâ tüsemmâ selsebîlâ.

Okunuş

19Veyeṭûfü ʿaleyhim vildânüm müḫalledûn. iẕâ raeytehüm ḥasibtehüm lüʾlüem menŝûrâ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

5Nimetlerin hakkını veren iyiler, içine kâfur katılmış kâseden içecekler.

Türkçe Meal

6Bu öyle bir kaynaktır ki Allah’ın has kulları ondan kana kana içerler.

Türkçe Meal

7Onlar Allah’a verdikleri sözlerini ve adaklarının gereğini yerine getirirler ve dehşeti her tarafı kaplayacak olan günden korkarlar.

Türkçe Meal

8Onlar kendileri muhtaç olduğu halde yoksulu, yetimi ve esiri doyururlar.

Türkçe Meal

9Ve “Biz, sizi sadece Allah rızası için doyuruyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz.”

Türkçe Meal

10Zira biz, çok çetin ve sıkıntılı bir günde Rabbimizin azabından korkarız.” Derler.

Türkçe Meal

11Allah da onları bu dehşetli günün şerrinden koruyacak ve yüzlerinde neşe, gönüllerinde sevinç olacak.

Türkçe Meal

12Ve davalarında direnip sabrettikleri için onları cennet ve ipekli giysilerle ödüllendirecek.

Türkçe Meal

13Onlar orada tahtlarına kurulmuş olacaklar, orada onlar ne yakıcı bir sıcak ne de dondurucu bir soğuk görecekler.

Türkçe Meal

14Cennet ağaçları gölgelerini onların üzerine düşürecek, meyveleri de kolayca toplanacak şekilde dallarından sarkmış olacak.

Türkçe Meal

15Etraflarında gümüş kaplar ve billur kâselerle ikram eden hizmetçiler dolaşacak.

Türkçe Meal

16Gümüşten yapılmış bu kâselerden istedikleri kadar içecekler.

Türkçe Meal

17Ayrıca orada içine zencefil katılmış kâseler sunulacak İçtiklerinden ne başları ağrıyacak ne de taşkınlık edip saçmalayacaklar.

Türkçe Meal

18Bu içecek Selsebil adı verilen bir pınardan çıkacak.

Türkçe Meal

19Onların etrafında sürekli genç kalan hizmetçiler dolaşacak. Onları bir görsen etrafa saçılmış inciler sanırsın.

Ayet 20–22

3 ayet

İnsân 20

İnsân 21

İnsân 22

وَاِذَا رَاَيْتَ ثَمَّ رَاَيْتَ نَع۪يمًا وَمُلْكًا كَب۪يرًا ۝٢٠ عَالِيَهُمْ ثِيَابُ سُنْدُسٍ خُضْرٌ وَاِسْتَبْرَقٌۘ وَحُلُّٓوا اَسَاوِرَ مِنْ فِضَّةٍۚ وَسَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا ۝٢١ اِنَّ هٰذَا كَانَ لَكُمْ جَزَٓاءً وَكَانَ سَعْيُكُمْ مَشْكُورًا۟ ۝٢٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

20Veiẕâ raeyte ŝemme raeyte neʿîmev vemülken kebîrâ.

Okunuş

21Âliyehüm ŝiyâbü sündüsin ḫuḍruv veistebraḳ. veḥullû esâvira min fiḍḍah. veseḳâhüm rabbühüm şerâben ṭahûrâ.

Okunuş

22İnne hâẕâ kâne leküm cezâev vekâne saʿyüküm meşkûrâ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

20Cennette nereye baksan, hep nimet ve görkemli bir saltanat görürsün.

Türkçe Meal

21Üzerlerinde yeşil ipekli ve parlak atlastan elbiseler olacak. Onlar gümüş bileziklerle süslenecekler ve Rabbleri onlara tertemiz nefis bir içecek ikram edecek.

Türkçe Meal

22İşte sizin ödülünüz budur, bütün yaptıklarınız böylece karşılığını bulmuştur.

Ayet 23–26

4 ayet

İnsân 23

İnsân 24

İnsân 25

İnsân 26

اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ تَنْز۪يلًاۚ ۝٢٣ فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعْ مِنْهُمْ اٰثِمًا اَوْ كَفُورًاۚ ۝٢٤ وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَاَص۪يلًاۚ ۝٢٥ وَمِنَ الَّيْلِ فَاسْجُدْ لَهُ وَسَبِّحْهُ لَيْلًا طَو۪يلًا ۝٢٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

23İnnâ naḥnü nezzelnâ ʿaleyke-lḳurʾâne tenzîlâ.

Okunuş

24Faṣbir liḥukmi rabbike velâ tüṭiʿ minhüm âŝimen ev kefûrâ.

Okunuş

25Veẕküri-sme rabbike bükratev veeṣîlâ.

Okunuş

26Vemine-lleyli fescüd lehû vesebbiḥhü leylen ṭavîlâ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

23Hiç şüphesiz bu Kuran’ı sana aşama aşama indiren biziz.

Türkçe Meal

24O halde Rabbinin sana yüklediği görevin zorluklarına göğüs gererek sabret, sakın günaha ve küfre dalan kimselere boyun eğme!

Türkçe Meal

25Sabah akşam Rabbinin adını anmaya devam et!

Türkçe Meal

26Gecenin bir kısmında O’na secde et/ibadet et, yine geceleyin uzun bir süre O’nu tespih et, yücelt.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

26İsrâ 79Kaf 40

Ayet 27–28

2 ayet

İnsân 27

İnsân 28

اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَٓاءَهُمْ يَوْمًا ثَق۪يلًا ۝٢٧ نَحْنُ خَلَقْنَاهُمْ وَشَدَدْنَٓا اَسْرَهُمْۚ وَاِذَا شِئْنَا بَدَّلْنَٓا اَمْثَالَهُمْ تَبْد۪يلًا ۝٢٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

27İnne hâülâi yüḥibbûne-lʿâcilete veyeẕerûne verâehüm yevmen ŝeḳîlâ.

Okunuş

28Naḥnü ḫalaḳnâhüm veşedednâ esrahüm. veiẕâ şiʾnâ beddelnâ emŝâlehüm tebdîlâ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

27Oysa şu nankörler bu dünyayı çok seviyorlar da zor bir günü gündemlerine almayı erteliyorlar.

Türkçe Meal

28Hâlbuki onları yaratan ve her bir azasını uygun bir şekilde yerleştirip güçlü bir insan haline getiren biziz. Dilersek onları yok eder de benzer başkaları ile değiştiririz.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

28Bakara 259Hac 5

Ayet 29–31

3 ayet

İnsân 29

İnsân 30

İnsân 31

اِنَّ هٰذِه۪ تَذْكِرَةٌۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلًا ۝٢٩ وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًاۗ ۝٣٠ يُدْخِلُ مَنْ يَشَٓاءُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ وَالظَّالِم۪ينَ اَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا ۝٣١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

29İnne hâẕihî teẕkirah. femen şâe-tteḫaẕe ilâ rabbihî sebîlâ.

Okunuş

30Vemâ teşâûne illâ ey yeşâe-llâh. inne-llâhe kâne ʿalîmen ḥakîmâ.

Okunuş

31Yüdḫilü mey yeşâü fî raḥmetih. veżżâlimîne eʿadde lehüm ʿaẕâben elîmâ.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

29Hiç şüphe yok ki bu ayetler size bir zikir/öğüt ve uyarıdır. Artık dileyen öğüt alır da Rabbine varan yolu tutar.

Türkçe Meal

30Zira Allah bu Kuran’ı indirerek öğüt almanızı dilemiş siz de Kuran’a yönelirseniz Allah’ın dileğini yerine getirmiş olursunuz. Çünkü Allah, her şeyi bilendir ve her hükmü doğru olandır.

Türkçe Meal

31O, öğüt almayı tercih edeni rahmetine koyar, öğüt almayan zalimler için ise acıklı bir azap hazırlamıştır.

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Rahman, sonra Talak indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla