Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْوَاقِعَةِ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٩٦

Vâkı’a Sûresi - Mustafa Çevik Meali (Ayetler Konu Bütünlüğü İçinde)

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça
Sûre hakkındaAdı · Nüzul Zamanı · Konu

Adı: Sure, adını birinci ayetten almıştır.

Nüzul Zamanı: İbn Abbas, surelerin nüzul zamanına göre tertibini belirlerken, Taha, Vakıa ve Şuara surelerinin peşisıra nazil olduğunu ifade eder. (El-Itkan, Suyuti). İkrime de aynı görüştedir. (Delail’il-Nübüvve, Beyhaki)

Bu görüş, Hz. Ömer’in İslâm’ı kabul etmesi olayını hikaye eden rivayeti teyid etmektedir. İbn Hişam’ın İbn İshak’tan naklettiğine göre, bir gün Hz. Ömer kızkardeşinin evine gider. Bu esnada evde Taha Suresi okunmaktadır. Hz. Ömer’in geldiğini görünce hemen Kur’an sayfalarını saklarlar. Hz. Ömer, ne okuduklarını sorar ve eniştesinin çekinmeden cevap vermesine karşı, O’na vurur, kızkardeşi de kocasını savunmak için aralarına girince Hz. Ömer O’na da vurur. Ve O da yaralanır, başından kanlar akmaya başlar, Hz. Ömer kızkardeşinin bu halini görünce pişman olur ve sakladıkları sayfaların içinde ne yazdığını görebilmek için onlara bakmayı ister. Bu isteği üzerine kızkardeşi Hz. Ömer’e “Sen müşrik olduğun için necis sayılırsın” demiş ve sözlerine şunları eklemiştir. “Kuşkusuz O’na sadece temiz olan dokunabilir.” Hz. Ömer de yıkandıktan sonra sayfaları almış ve sonra okumuştur. Bu rivayetten daha önce Vakıa Suresi’nin nazil olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü bu ayet Vakıa Suresi’ndedir. Ayrıca Hz. Ömer’in, Habeşistan hicretinden sonra risaletin 5. yılında Müslüman olduğu bilinmektedir.

Konu: Bu sure, Tevhid, Ahiret ve Kur’an hakkında Mekkeli müşriklerin itirazlarına bir reddiyedir. Onların en önemli itirazı, kıyametin vukuu, kainat nizamının alt-üst olmasından sonra yeniden diriliş, va’dolunan mizan, hesap günü ve tüm bunların sonunda ceza (Cehennem) veya mükafat (Cennet)hakkındadır. Onların “hayal” olarak niteledikleri bu konularla ilgili itirazlarına karşı şöyle cevap verilmiştir: “Bu anlatılanların hepsi gerçekleşecek ve o zaman hiç kimse bunları yalanlama cesaretini gösteremeyecektir. Kıyametin gelişini kimse engelleyemeyeceği gibi, inkar da edemeyecektir. İşte o gün insanlar üç gruba ayrılır. 1) Sabikûn 2 Salihûn 3) Hayatlarının son anına kadar ahireti inkar eden, şirk, küfür ve büyük günahları hiç çekinmeden işleyen Kafirûn. Bu üç gruba da nasıl muamele edileceği 7. ayetten 56. ayete kadar açıklanmıştır.

57-74. ayetlerde İslâmiyet’in Sadakat ve Hakkaniyet ilkeleri hakkında, kafirlerin inkarlarına karşı arka arkaya deliller getirilmiştir. Çünkü onlar, Tevhid, Ahiret ve Kıyamet’in vukuunu inkar ediyorlardı. Söz konusu deliller, yeryüzündeki diğer unsurları ele almayıp sadece insanoğlunun vücuduna dikkat çekmektedir. İnsanın yediği yiyeceklere, içtiği suya ve yemek pişirmek için kullandığı ateşe telmihte bulunularak insanlar, düşünmeleri için ikaz edilmektedir. “Allah sizleri yarattı ve hayatınızı devam ettirebilmeniz için gereken herşeyi verdi. Buna rağmen, O’nun hakkında Allah bu kainatı yaratmıştır ama yeniden diriltmekten acizdir şeklindeki düşüncelere nasıl inanabilirsiniz?”

78-82. Ayetlerde de kafirlerin Kur’an hakkındaki şüpheleri cevaplandırılmıştır. Ve bunlara, “Ey Bedbahtlar! Sizler, bunca nimet için şükretmeniz gerekirken, tam aksine bu nimetleri size vereni yalanlıyorsunuz” denilerek ikaz edilmektedirler. Kur’an’ın hak oluşu ile ilgili, kısa cümleyle sağlam deliller öne sürülerek şöyle buyurulmuştur: “Şayet Kur’an’da anlatılanları düşünürseniz, onun tıpkı kainatın, yıldızların, gezegenlerin, vs. dayandıkları gibi muhkem bir sisteme dayalı olduğunu görür ve sonuçta kainatı yaratan ile Kur’an’ı indiren Zat’ın aynı olduğu gerçeğini açıkça kavrarsınız.” “Ayrıca Kur’an’ın Levh-i Mahfuz’da olduğu ve her türlü kötü mahluktan korunduğu zikredilmektedir. Yani Rasulullah’a vahiy getiren pâk ve temiz meleklerden başkası ona dokunamaz.

Son olarak, insanın ne kadar gururlanırsa gururlansın neticede öleceği ve ölüm karşısında çaresiz olduğu vurgulanarak, kafirler ikaz edilmişlerdir. Annenizi, babanızı ve çocuklarınızı ölümden kurtaramıyor, sevdiğiniz şeyh, lider ve önderlerin ölümünü onlardan savamıyorsunuz.

Hepsinin de gözlerinizin önünde ölmelerine rağmen, elinizden bir şey gelmiyor. Şayet üstünüzde sizlere hükmeden ve sizleri idare eden bir zatın varlığına inanmıyor ve kendinize çok güveniyorsanız, görüyorsunuz ki, bunun karşısında çaresizsiniz. İşte ceza ve mükafat verileceği va’dolunan hesap gününde de bu şekilde çaresiz olacaksınız. O günün gelişini engelleyemezsiniz. İnansanız da inanmasanız da o gün geldiğinde herkes yaptıklarının karşılığını görecektir. Mukarrebler, salihler, o gün için ne hazırlamışlarsa göreceklerdir. Kafirler de kötü akıbetlerinden kurtulamayacaklardı

Birlikte anlatılan ayetler gruplar hâlinde: her grubun Arapçası, okunuşu ve meali bir arada. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Vâkı’a 1–3

3 ayet

اِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ ۝١ لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌۢ ۝٢ خَافِضَةٌ رَافِعَةٌۙ ۝٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1İẕâ veḳaʿati-lvâḳiʿah.

Okunuş

2Leyse livaḳʿatihâ kâẕibeh.

Okunuş

3Ḫâfiḍatür râfiʿah.

Ayet 1–3

Gerçekleşmesi kesin olan Kıyamet günü geldiğinde onu inkâr etmek ne mümkün. Kıyamet’le birlikte kimileri alçaltılıp, kimileri de yüceltilecek.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

1Hac 1Hac 2Zuhruf 66

İlgili ayetler

2Yâsîn 51Yâsîn 52

İlgili ayetler

3Nahl 32Nisâ 97

Vâkı’a 4–26

23 ayet

اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجًّاۙ ۝٤ وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَسًّاۙ ۝٥ فَكَانَتْ هَبَٓاءً مُنْبَثًّاۙ ۝٦ وَكُنْتُمْ اَزْوَاجًا ثَلٰثَةًۜ ۝٧ فَاَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ ۝٨ وَاَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ ۝٩ وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَۙ ۝١٠ اُو۬لٰٓئِكَ الْمُقَرَّبُونَۚ ۝١١ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ ۝١٢ ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ ۝١٣ وَقَل۪يلٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ ۝١٤ عَلٰى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍۙ ۝١٥ مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِل۪ينَ ۝١٦ يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۙ ۝١٧ بِاَكْوَابٍ وَاَبَار۪يقَ وَكَاْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ ۝١٨ لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَۙ ۝١٩ وَفَاكِهَةٍ مِمَّا يَتَخَيَّرُونَۙ ۝٢٠ وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ ۝٢١ وَحُورٌ ع۪ينٌۙ ۝٢٢ كَاَمْثَالِ اللُّؤْلُؤِ۬ الْمَكْنُونِۚ ۝٢٣ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ۝٢٤ لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْوًا وَلَا تَاْث۪يمًاۙ ۝٢٥ اِلَّا ق۪يلًا سَلَامًا سَلَامًا ۝٢٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

4İẕâ rucceti-lʾarḍu raccâ.

Okunuş

5Vebüsseti-lcibâlü bessâ.

Okunuş

6Fekânet hebâem mümbeŝŝâ.

Okunuş

7Veküntüm ezvâcen ŝelâŝeh.

Okunuş

8Feaṣḥâbü-lmeymeneti mâ aṣḥâbü-lmeymeneh.

Okunuş

9Veaṣḥâbü-lmeşʾemeti mâ aṣḥâbü-lmeşʾemeh.

Okunuş

10Vessâbiḳûne-ssâbiḳûn.

Okunuş

11Ülâike-lmüḳarrabûn.

Okunuş

12Fî cennâti-nneʿîm.

Okunuş

13Ŝülletüm mine-lʾevvelîn.

Okunuş

14Veḳalîlüm mine-lʾâḫirîn.

Okunuş

15Alâ sürurim mevḍûneh.

Okunuş

16Müttekiîne ʿaleyhâ müteḳâbilîn.

Okunuş

17Yeṭûfü ʿaleyhim vildânüm müḫalledûn.

Okunuş

18Biekvâbiv veebârîḳa vekeʾsim mim meʿîn.

Okunuş

19Lâ yüṣaddeʿûne ʿanhâ velâ yünzifûn.

Okunuş

20Vefâkihetim mimmâ yeteḫayyerûn.

Okunuş

21Velaḥmi ṭayrim mimmâ yeştehûn.

Okunuş

22Veḥûrun ʿîn.

Okunuş

23Keemŝâli-llüʾlüi-lmeknûn.

Okunuş

24Cezâem bimâ kânû yaʿmelûn.

Okunuş

25Lâ yesmeʿûne fîhâ lagvev velâ teʾŝîmâ.

Okunuş

26İllâ ḳîlen selâmen selâmâ.

Ayet 4–26

O Gün yeryüzü şiddetle sarsılacak, dağlar un ufak olup savrulacak ve insanlar üç sınıfa ayrılacaklar. Bir sınıf, davet edildiklerine iman edip, onu yaşama gayreti içinde orta yolu izleyen, amel defterleri sağ taraflarından verilecek mutlu kimseler; başka bir sınıf da, Allah adına davet edildikleri hayat nizamını reddedip, şirk ve küfür bataklığı içinde yaşamayı seçenlerdir. Bunlara amel defterleri sol taraflarından verilecek ve hak ettiklerini görünce hüsrana uğrayıp mutsuz olacaklar. Bir de davet edildikleri, sınırlarını da Allah’ın belirlediği hayatı yaşamak ve yaşatmak uğrunda malları ve canları ile cihat edenler var. Bunlar da yarışta öne geçenler ve Allah’a en çok yakınlık sağlayanlardır.

İşte bu en önde koşarak öncülük edenler, cennetin kendileri için hazırlanmış olan en güzel yerlerinde nimetler içinde yaşayacaklardır. Bunların birçoğu önceki ümmetlerden, az bir kısmı da sonraki ümmetlerden olacak.

Onlar o cennetlerde mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde, karşılıklı oturup, tarifsiz mutluluklar paylaşacaklar, orada ölümsüz ve daima genç olarak kalacak, tertemiz kaynaklardan ibriklere doldurulmuş içecekler ikram edilecek, içtiklerinde ne başları döner ne de sarhoş olurlar. Beğendikleri her türlü meyve, canlarının çektiği kuş etleri ve âdeta sedefler içindeki inciler gibi tertemiz, kusursuz bakışlı eşlerle de ödüllendirilecekler. Orada ne bir boş laf, ne de günaha yöneltecek bir söz duyarlar, yalnızca cennete kavuşmanın iç huzurunu yaşarlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

5Kehf 47Tâhâ 105

İlgili ayetler

6Hâkka 14Meâric 9

İlgili ayetler

7Rum 14

İlgili ayetler

9Vâkı’a 41Beled 19

İlgili ayetler

11Kamer 54Kamer 55

İlgili ayetler

12Hâkka 21Hâkka 22

İlgili ayetler

13Vâkı’a 10

İlgili ayetler

14Vâkı’a 8

İlgili ayetler

16Yâsîn 55Yâsîn 60

İlgili ayetler

19Sâffât 46Sâffât 47

İlgili ayetler

20Zuhruf 67Zuhruf 73

İlgili ayetler

21Tûr 22

İlgili ayetler

22Bakara 25

İlgili ayetler

23Âl-i İmran 15

İlgili ayetler

25Tûr 23

Vâkı’a 27–40

14 ayet

وَاَصْحَابُ الْيَم۪ينِ مَٓا اَصْحَابُ الْيَم۪ينِۜ ۝٢٧ ف۪ي سِدْرٍ مَخْضُودٍۙ ۝٢٨ وَطَلْحٍ مَنْضُودٍۙ ۝٢٩ وَظِلٍّ مَمْدُودٍۙ ۝٣٠ وَمَٓاءٍ مَسْكُوبٍۙ ۝٣١ وَفَاكِهَةٍ كَث۪يرَةٍۙ ۝٣٢ لَا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍۙ ۝٣٣ وَفُرُشٍ مَرْفُوعَةٍۜ ۝٣٤ اِنَّٓا اَنْشَاْنَاهُنَّ اِنْشَٓاءًۙ ۝٣٥ فَجَعَلْنَاهُنَّ اَبْكَارًاۙ ۝٣٦ عُرُبًا اَتْرَابًاۙ ۝٣٧ لِاَصْحَابِ الْيَم۪ينِۜ۟ ۝٣٨ ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ ۝٣٩ وَثُلَّةٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ ۝٤٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

27Veaṣḥâbü-lyemîni mâ aṣḥâbü-lyemîn.

Okunuş

28Fî sidrim maḫḍûd.

Okunuş

29Veṭalḥim menḍûd.

Okunuş

30Veżillim memdûd.

Okunuş

31Vemâim meskûb.

Okunuş

32Vefâkihetin keŝîrah.

Okunuş

33Lâ maḳṭûʿativ velâ memnûʿah.

Okunuş

34Vefüruşim merfûʿah.

Okunuş

35İnnâ enşeʾnâhünne inşââ.

Okunuş

36Feceʿalnâhünne ebkârâ.

Okunuş

37Uruben etrâbâ.

Okunuş

38Liaṣḥâbi-lyemîn.

Okunuş

39Ŝülletüm mine-lʾevvelîn.

Okunuş

40Veŝülletüm mine-lʾâḫirîn.

Ayet 27–40

Davet edildikleri hayat nizamına iman edip, onu yaşamak arzusu ve gayreti içinde orta yolu izleyenler de her türlü meyve ağaçlarıyla donatılmış mis kokulu cennet bahçelerinde, ırmak başlarında, gölgeliklerde sefa sürecek, kabartılmış döşekler üzerinde oturup bahtiyar olacaklar. Orada onlara da, kendileriyle yaşıt ve gözleri eşlerinden başkasını görmeyen tertemiz, içleri eşlerine karşı sevgi dolu, uyumlu eşler bağışlayacağız. Orta yolu izleyenlerin de bir kısmı eski nesillerden bir kısmı da sonraki nesillerden.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

28Bakara 25Sâffât 42

İlgili ayetler

29Zuhruf 67Zuhruf 73

İlgili ayetler

30Duhân 55

İlgili ayetler

31Rahman 46Rahman 66

İlgili ayetler

34Vâkı’a 22

İlgili ayetler

35Vâkı’a 61

İlgili ayetler

36Nebe’ 33

İlgili ayetler

37Nisâ 57

İlgili ayetler

40Vâkı’a 14

Vâkı’a 41–48

8 ayet

وَاَصْحَابُ الشِّمَالِۙ مَٓا اَصْحَابُ الشِّمَالِۜ ۝٤١ ف۪ي سَمُومٍ وَحَم۪يمٍۙ ۝٤٢ وَظِلٍّ مِنْ يَحْمُومٍۙ ۝٤٣ لَا بَارِدٍ وَلَا كَر۪يمٍ ۝٤٤ اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُتْرَف۪ينَۚ ۝٤٥ وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنْثِ الْعَظ۪يمِۚ ۝٤٦ وَكَانُوا يَقُولُونَ اَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ ۝٤٧ اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا الْاَوَّلُونَ ۝٤٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

41Veaṣḥâbü-şşimâli mâ aṣḥâbü-şşimâl.

Okunuş

42Fî semûmiv veḥamîm.

Okunuş

43Veżillim miy yaḥmûm.

Okunuş

44Lâ bâridiv velâ kerîm.

Okunuş

45İnnehüm kânû ḳable ẕâlike mütrafîn.

Okunuş

46Vekânû yüṣirrûne ʿale-lḥinŝi-lʿażîm.

Okunuş

47Vekânû yeḳûlûne eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev veʿiżâmen einnâ lemebʿûŝûn.

Okunuş

48Eveâbâüne-lʾevvelûn.

Ayet 41–48

Amel defterleri sol taraflarından verilen bedbahtlara gelince, o nankör ve inatçılar cehennemin kavurucu sıcağı ile kavrulurken, bir yandan da kaynar su içirilecekler, boğucu, simsiyah bir duman içinde yaşayacak, yürekleri dağlayan bir umutsuzluk içinde yanıp duracaklar. Çünkü onlar dünyada iken, Allah’ın kendilerine bahşettiği nimetleri, yalnızca dünya hayatı için ölçüsüzce kullanmış, Allah’a karşı nankörlük edip azgınlaşmış, O’nun sınırlarını tanımayıp, kendileri nizamlar kurup hükümler koyup, sınırlar oluşturmuşlardı.

Ayrıca öldükten sonra Allah’ın insanları tekrar diriltip hesap soracağı günü ve gerçeğini de yalan sayıp, inkâr etmiş, “Ne yani, ölüp kemiklerimiz çürüyüp de toprağa karıştıktan sonra, yeniden mi diriltileceğiz, bizden önceki atalarımız da mı diriltilecek?” diye alay etmişlerdi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

41Vâkı’a 9Beled 19

İlgili ayetler

42Duhân 43Duhân 50

İlgili ayetler

43Mürselât 30

İlgili ayetler

44Mürselât 30

İlgili ayetler

46İsrâ 49İsrâ 52

İlgili ayetler

48Câsiye 24

Vâkı’a 49–56

8 ayet

قُلْ اِنَّ الْاَوَّل۪ينَ وَالْاٰخِر۪ينَۙ ۝٤٩ لَمَجْمُوعُونَ اِلٰى م۪يقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ ۝٥٠ ثُمَّ اِنَّكُمْ اَيُّهَا الضَّٓالُّونَ الْمُكَذِّبُونَۙ ۝٥١ لَاٰكِلُونَ مِنْ شَجَرٍ مِنْ زَقُّومٍۙ ۝٥٢ فَمَالِؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۚ ۝٥٣ فَشَارِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ الْحَم۪يمِۚ ۝٥٤ فَشَارِبُونَ شُرْبَ الْه۪يمِۜ ۝٥٥ هٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ الدّ۪ينِۜ ۝٥٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

49Ḳul inne-lʾevvelîne velʾâḫirîn.

Okunuş

50Lemecmûʿûne ilâ mîḳâti yevmim maʿlûm.

Okunuş

51Ŝümme inneküm eyyühe-ḍḍâllûne-lmükeẕẕibûn.

Okunuş

52Leâkilûne min şecerim min zeḳḳûm.

Okunuş

53Femâliûne minhe-lbüṭûn.

Okunuş

54Feşâribûne ʿaleyhi mine-lḥamîm.

Okunuş

55Feşâribûne şürbe-lhîm.

Okunuş

56Hâẕâ nüzülühüm yevme-ddîn.

Ayet 49–56

Ey Peygamber! Sen o bedbaht olmayı hak edenlere de ki: “Daha önce yaşamış olanlar da, sonrakiler de hiç şüpheniz olmasın ki zamanı Allah tarafından belirlenmiş gün geldiğinde diriltilip bir araya toplanacaksınız. Sonunda siz ey dünya hayatını müşrik ve kâfir olarak yaşayanlar! Sizler cehennemdeki zakkum ağacının meyvesinden yiyeceksiniz, karınlarınızı o cehennem meyvesi ile dolduracak, üzerine de kaynar su içeceksiniz hem de susuzluktan kavrulmuş develerin suya saldırdığı gibi.”

Hesap Günü Allah’ın davetine sırt dönüp de, umursamayıp, âhiret hayatını görmezden gelenler işte bununla karşılaşacak ve ebedî olarak cehennemde kalacaklar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

50Nebe’ 17

İlgili ayetler

51Mürselât 1Mürselât 50

İlgili ayetler

52Duhân 43Duhân 50

İlgili ayetler

53İbrahim 16İbrahim 17

İlgili ayetler

54Sâd 57

İlgili ayetler

55Nebe’ 25

Vâkı’a 57–60

4 ayet

نَحْنُ خَلَقْنَاكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ۟ ۝٥٧ اَفَرَاَيْتُمْ مَا تُمْنُونَۜ ۝٥٨ ءَاَنْتُمْ تَخْلُقُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الْخَالِقُونَ ۝٥٩ نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ الْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَۙ ۝٦٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

57Naḥnü ḫalaḳnâküm felevlâ tüṣaddiḳûn.

Okunuş

58Eferaeytüm mâ tümnûn.

Okunuş

59Eentüm taḫlüḳûnehû em naḥnü-lḫâliḳûn.

Okunuş

60Naḥnü ḳaddernâ beynekümü-lmevte vemâ naḥnü bimesbûḳîn.

Ayet 57–60

Ey insanlar! Sizi yaratan Biziz, hâlâ bu gerçeği düşünüp, kavrayıp da yaratılış sebebiniz olan hayat nizamına dönmeyecek misiniz? Rahimlere akıttığınız o meniyi hiç düşünmez misiniz, o bir damla suyu, ete kemiğe bürüyüp, insan haline dönüştüren siz misiniz, yoksa Biz miyiz? Sizin için ölümü takdir eden Biziz ve bunun önüne kimse geçemez.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

57Mülk 23Mülk 28

İlgili ayetler

58Yâsîn 77Yâsîn 79

İlgili ayetler

59İnsân 1İnsân 4

İlgili ayetler

60En’am 2Fâtır 11

Vâkı’a 61

1 ayet

عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ اَمْثَالَكُمْ وَنُنْشِئَكُمْ ف۪ي مَا لَا تَعْلَمُونَ ۝٦١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

61Alâ en nübeddile emŝâleküm venünşieküm fî mâ lâ taʿlemûn.

Ayet 61

Ey insanlar! Dilediğimiz takdirde sizi yok edip, yerinize başkalarını getiririz. Dileseydik sizi mahiyetini sizin de bilemediğiniz bir şekil ve özellikte yaratırdık, sınırsız ilim ve gücümüzle dilediğimizi yapmaya elbette ki kâdiriz.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

61En’am 2Fâtır 11

Vâkı’a 62

1 ayet

وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ النَّشْاَةَ الْاُو۫لٰى فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ ۝٦٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

62Veleḳad ʿalimtümü-nneşʾete-lʾûlâ felevlâ teẕekkerûn.

Ayet 62

Aslında, sizler ilk yaratılış gerçeğindeki mükemmel ilim ve kudrete vakıfsınız. Buna rağmen niçin yeniden yaratılacağınıza inanmaktan ve Hesap Günü’nü kabul etmekten kaçınıyorsunuz?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

62Hac 5Hac 6

Vâkı’a 63–67

5 ayet

اَفَرَاَيْتُمْ مَا تَحْرُثُونَۜ ۝٦٣ ءَاَنْتُمْ تَزْرَعُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الزَّارِعُونَ ۝٦٤ لَوْ نَشَٓاءُ لَجَعَلْنَاهُ حُطَامًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ ۝٦٥ اِنَّا لَمُغْرَمُونَۙ ۝٦٦ بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ ۝٦٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

63Eferaeytüm mâ taḥruŝûn.

Okunuş

64Eentüm tezraʿûnehû em naḥnü-zzâriʿûn.

Okunuş

65Lev neşâü leceʿalnâhü ḥuṭâmen feżaltüm tefekkehûn.

Okunuş

66İnnâ lemugramûn.

Okunuş

67Bel naḥnü maḥrûmûn.

Ayet 63–67

Şu toprağa attığınız tohuma dönüp bir bakıp da düşünün bakalım, o tohumu orada yeşertip büyüten siz misiniz, yoksa Biz miyiz? Dileseydik suyu gökten indirmeyip, onu kuru çer çöpe döndürürdük. O zaman siz de çaresizlik içinde, “Eyvah! Mahvolduk” diye sızlanıp dururdunuz ve elinizden hiçbir şey de gelmezdi.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

63Yâsîn 33Yâsîn 36

İlgili ayetler

64En’am 99

İlgili ayetler

65Hadîd 20

İlgili ayetler

66Kalem 17Kalem 34

İlgili ayetler

67Kalem 17Kalem 34

Vâkı’a 68–70

3 ayet

اَفَرَاَيْتُمُ الْمَٓاءَ الَّذ۪ي تَشْرَبُونَۜ ۝٦٨ ءَاَنْتُمْ اَنْزَلْتُمُوهُ مِنَ الْمُزْنِ اَمْ نَحْنُ الْمُنْزِلُونَ ۝٦٩ لَوْ نَشَٓاءُ جَعَلْنَاهُ اُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ ۝٧٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

68Eferaeytümü-lmâe-lleẕî teşrabûn.

Okunuş

69Eentüm enzeltümûhü mine-lmüzni em naḥnü-lmünzilûn.

Okunuş

70Lev neşâü ceʿalnâhü ücâcen felevlâ teşkürûn.

Ayet 68–70

Peki ya şu içtiğiniz suyu hiç düşündünüz mü, onu buluttan indiren siz misiniz, yoksa Biz miyiz? Dileseydik Biz o suyu tatlı değil de tuzlu veya acı da yapabilirdik. Bunca nimetle donatılmış olmanıza karşılık, aklınızı kullanıp da Allah’ın davetine yönelmeniz gerekmez mi?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

68Mürselât 27

İlgili ayetler

69Bakara 164Rum 48Rum 50

İlgili ayetler

70Nûr 43

Vâkı’a 71–74

4 ayet

اَفَرَاَيْتُمُ النَّارَ الَّت۪ي تُورُونَۜ ۝٧١ ءَاَنْتُمْ اَنْشَاْتُمْ شَجَرَتَهَٓا اَمْ نَحْنُ الْمُنْشِؤُ۫نَ ۝٧٢ نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعًا لِلْمُقْو۪ينَۚ ۝٧٣ فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ۟ ۝٧٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

71Eferaeytümü-nnâra-lletî tûrûn.

Okunuş

72Eentüm enşeʾtüm şeceratehâ em naḥnü-lmünşiûn.

Okunuş

73Naḥnü ceʿalnâhâ teẕkiratev vemetâʿal lilmuḳvîn.

Okunuş

74Fesebbiḥ bismi rabbike-lʿażîm.

Ayet 71–74

Şu yaktığınız ateşe bir bakın, o ateşin ağacını siz mi yarattınız yoksa Biz mi? Onun ateşi ile aynı zamanda hem ısınır hem de başka birçok ihtiyacınızı giderirsiniz. O halde Rabbinizin sizin için yarattıklarını ve onların işleyen mükemmel nizamlarını düşünüp davetine icabet ederek şükredin.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

71Yâsîn 80

İlgili ayetler

72Yâsîn 80

İlgili ayetler

73Bakara 24Tahrim 6

İlgili ayetler

74En’am 162

Vâkı’a 75–76

2 ayet

فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَوَاقِعِ النُّجُومِۙ ۝٧٥ وَاِنَّهُ لَقَسَمٌ لَوْ تَعْلَمُونَ عَظ۪يمٌۙ ۝٧٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

75Felâ uḳsimü bimevâḳiʿi-nnücûm.

Okunuş

76Veinnehû leḳasemül lev taʿlemûne ʿażîm.

Ayet 75–76

Ey insanlar! Yıldızların doğup battıkları yere andolsun ki, bu Kur’an sizi yaratılış sebebiniz olan hayatı yaşamaya çağırıyor. Şayet bilirseniz bu çok büyük bir yemin ve bir uyarıdır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

75Fussilet 52Fussilet 53

İlgili ayetler

76Tekvîr 2

Vâkı’a 77–80

4 ayet

اِنَّهُ لَقُرْاٰنٌ كَر۪يمٌۙ ۝٧٧ ف۪ي كِتَابٍ مَكْنُونٍۙ ۝٧٨ لَا يَمَسُّهُٓ اِلَّا الْمُطَهَّرُونَۜ ۝٧٩ تَنْز۪يلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ ۝٨٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

77İnnehû leḳurʾânün kerîm.

Okunuş

78Fî kitâbim meknûn.

Okunuş

79Lâ yemessühû ille-lmüṭahherûn.

Okunuş

80Tenzîlüm mir rabbi-lʿâlemîn.

Ayet 77–80

Kur’an muhataplarına sorumluluklar yükleyen çok değerli bir kitaptır ve aslı da korunmuş bir kitaptadır. Onu Rablerine karşı derin bir sorumluluk bilinci içindeki temiz olanlar taşımıştır. O Kitap Rabbinizden gelen ilahi mesajları içerir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

77Müzzemmil 4Müzzemmil 5

İlgili ayetler

78Sâffât 1Sâffât 10

İlgili ayetler

79Mülk 5

İlgili ayetler

80Bakara 97Bakara 99Neml 6

Vâkı’a 81–82

2 ayet

اَفَبِهٰذَا الْحَد۪يثِ اَنْتُمْ مُدْهِنُونَۙ ۝٨١ وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ اَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ ۝٨٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

81Efebihâẕe-lḥadîŝi entüm müdhinûn.

Okunuş

82Vetecʿalûne rizḳaküm enneküm tükeẕẕibûn.

Ayet 81–82

Ey Allah’ın davetinden yüz çevirenler! Rabbinizden indirilmekte olan bu kitaba dil uzatmaya, onu küçümsemeye kalkışarak böyle bir nimetten kendinizi mahrum bırakıp da ne elde edeceksiniz?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

81Câsiye 6

İlgili ayetler

82Enfal 31Furkan 4

Vâkı’a 83–87

5 ayet

فَلَوْلَٓا اِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَۙ ۝٨٣ وَاَنْتُمْ ح۪ينَئِذٍ تَنْظُرُونَۙ ۝٨٤ وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْكُمْ وَلٰكِنْ لَا تُبْصِرُونَ ۝٨٥ فَلَوْلَٓا اِنْ كُنْتُمْ غَيْرَ مَد۪ين۪ينَۙ ۝٨٦ تَرْجِعُونَهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ ۝٨٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

83Felevlâ iẕâ belegati-lḥulḳûm.

Okunuş

84Veentüm ḥîneiẕin tenżurûn.

Okunuş

85Venaḥnü aḳrabü ileyhi minküm velâkil lâ tübṣirûn.

Okunuş

86Felevlâ in küntüm gayra medînîn.

Okunuş

87Terciʿûnehâ in küntüm ṣâdiḳîn.

Ayet 83–87

İnsanın canı boğazına gelip dayandığında, etrafındakiler de çaresiz gözlerle ona bakıp dururken, işte o zaman da yine Biz ona yakınız fakat siz görüp anlayamazsınız. Hayatı Bize borçlu olduğunuza inanmıyorsanız haydi onu geri döndürün de görelim.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

83Kaf 19

İlgili ayetler

85Ahzab 9

İlgili ayetler

86Cum’a 6

İlgili ayetler

87En’am 60En’am 61

Vâkı’a 88–91

4 ayet

فَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُقَرَّب۪ينَۙ ۝٨٨ فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَع۪يمٍ ۝٨٩ وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِۙ ۝٩٠ فَسَلَامٌ لَكَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِ ۝٩١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

88Feemmâ in kâne mine-lmüḳarrabîn.

Okunuş

89Feravḥuv verayḥânüv vecennâtü neʿîm.

Okunuş

90Veemmâ in kâne min aṣḥâbi-lyemîn.

Okunuş

91Feselâmül leke min aṣḥâbi-lyemîn.

Ayet 88–91

Ölen kimse, Allah’a iman etmiş ve davet edildiği hayat nizamını yaşamak uğrunda elinden gelen gayreti de göstermişse, onu âhirette tarifsiz bir huzur ve bitip tükenmeyen cennet nimetleri beklemektedir. Amel defterleri sağ taraflarından verilmiş olan bu kimseler orada, “Selam olsun sizlere ey bahtiyar kimseler!” denilerek ilgi ve sevgiyle karşılanacaklar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

88Kamer 54Kamer 55

İlgili ayetler

89Tevbe 20Tevbe 22

Vâkı’a 92–94

3 ayet

وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُكَذِّب۪ينَ الضَّٓالّ۪ينَۙ ۝٩٢ فَنُزُلٌ مِنْ حَم۪يمٍۙ ۝٩٣ وَتَصْلِيَةُ جَح۪يمٍۙ ۝٩٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

92Veemmâ in kâne mine-lmükeẕẕibîne-ḍḍâllîn.

Okunuş

93Fenüzülüm min ḥamîm.

Okunuş

94Vetaṣliyetü ceḥîm.

Ayet 92–94

Allah’a nankörlük ederek, verdiği nimetleri görmezden gelip, hakikatten yüz çevirenler ise hak ettikleri ateşe atılarak, yürek yakan umutsuzluk içinde kıvranacaklar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

92Yâsîn 13Yâsîn 27

İlgili ayetler

94Şûrâ 45

Vâkı’a 95–96

2 ayet

اِنَّ هٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَق۪ينِۚ ۝٩٥ فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ ۝٩٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

95İnne hâẕâ lehüve ḥaḳḳu-lyeḳîn.

Okunuş

96Fesebbiḥ bismi rabbike-lʿażîm.

Ayet 95–96

İşte bunlar şüphe götürmez gerçeklerdir. Öyleyse ey insan! Sen de bu gerçeklerin gerektirdiği ilâhî hayat nizamını yaşamayı seçip ona yönelerek yaşa ki kurtulanlardan olabilesin.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

95Yunus 54Yunus 56

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Tâhâ, sonra Şuarâ indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla