Birlikte anlatılan ayetler gruplar hâlinde: her grubun Arapçası, okunuşu ve meali bir arada. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaİnsân 1–3
3 ayetهَلْ اَتٰى عَلَى الْاِنْسَانِ ح۪ينٌ مِنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُنْ شَيْـًٔا مَذْكُورًا ١ اِنَّا خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ اَمْشَاجٍۗ نَبْتَل۪يهِ فَجَعَلْنَاهُ سَم۪يعًا بَص۪يرًا ٢ اِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّب۪يلَ اِمَّا شَاكِرًا وَاِمَّا كَفُورًا ٣
Mushaf
Okunuş
1Hel etâ ʿale-lʾinsâni ḥînüm mine-ddehri lem yekün şeyʾem meẕkûrâ.
2İnnâ ḫalaḳne-lʾinsâne min nuṭfetin emşâc. nebtelîhi feceʿalnâhü semîʿam beṣîrâ.
3İnnâ hedeynâhü-ssebîle immâ şâkirav veimmâ kefûrâ.
Ayet 1–3
Biz insanı kendisinden insan olarak söz edilmeye değer bir varlık olmadan önce çeşitli safhalardan geçirerek, uzunca bir zaman diliminde yaratıp bunca özelliklerle donattık.
Üreyip çoğalması için de, özü karışımdan oluşan bir damla suyu tohuma dönüştürdük ve onu da ana rahminde şekilden şekle dönüştürerek işitme, görme, anlama, kavrama ve diğer azaları, duyguları, kabiliyetleri ile de mamur hale getirdik.
Sonra da ona, fıtratına en uygun nizam ve ahlak ile yaşamasının yolunu gösterdik. İnsan da tercihini ya Allah’ın daveti olan hayat nizamı ile yaşamak doğrultusunda kullanacak yahut kendisini yaratıp bunca nimetlerle donatan Allah’a nankörlük ederek şeytanla birlikte olanların kurdukları hayat nizamları doğrultusunda kullanacak.
İnsân 4
1 ayetاِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ سَلَاسِلَا۬ وَاَغْلَالًا وَسَع۪يرًا ٤
Mushaf
Okunuş
4İnnâ aʿtednâ lilkâfirîne selâsile veaglâlev veseʿîrâ.
Ayet 4
Yaratılışlarının sebebi olan hayat nizamını yaşamaktan yüz çevirerek Allah’a nankörlük edip dünya hayatlarını tamamlayanlar için, cehennemde boyunlarına takılacak tasmalar ve çok can yakıcı bir ateş hazırladık.
İnsân 5–19
15 ayetاِنَّ الْاَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِنْ كَاْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُورًاۚ ٥ عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ اللّٰهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْج۪يرًا ٦ يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْمًا كَانَ شَرُّهُ مُسْتَط۪يرًا ٧ وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّه۪ مِسْك۪ينًا وَيَت۪يمًا وَاَس۪يرًا ٨ اِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللّٰهِ لَا نُر۪يدُ مِنْكُمْ جَزَٓاءً وَلَا شُكُورًا ٩ اِنَّا نَخَافُ مِنْ رَبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَر۪يرًا ١٠ فَوَقٰيهُمُ اللّٰهُ شَرَّ ذٰلِكَ الْيَوْمِ وَلَقّٰيهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًاۚ ١١ وَجَزٰيهُمْ بِمَا صَبَرُوا جَنَّةً وَحَر۪يرًاۙ ١٢ مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِۚ لَا يَرَوْنَ ف۪يهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَر۪يرًاۚ ١٣ وَدَانِيَةً عَلَيْهِمْ ظِلَالُهَا وَذُلِّلَتْ قُطُوفُهَا تَذْل۪يلًا ١٤ وَيُطَافُ عَلَيْهِمْ بِاٰنِيَةٍ مِنْ فِضَّةٍ وَاَكْوَابٍ كَانَتْ قَوَار۪يرَاۙ ١٥ قَوَار۪يرَ مِنْ فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْد۪يرًا ١٦ وَيُسْقَوْنَ ف۪يهَا كَاْسًا كَانَ مِزَاجُهَا زَنْجَب۪يلًاۚ ١٧ عَيْنًا ف۪يهَا تُسَمّٰى سَلْسَب۪يلًا ١٨ وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۚ اِذَا رَاَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤً۬ا مَنْثُورًا ١٩
Mushaf
Okunuş
5İnne-lʾebrâra yeşrabûne min keʾsin kâne mizâcühâ kâfûrâ.
6Ayney yeşrabü bihâ ʿibâdü-llâhi yüfeccirûnehâ tefcîrâ.
7Yûfûne binneẕri veyeḫâfûne yevmen kâne şerruhû müsteṭîrâ.
8Veyuṭʿimûne-ṭṭaʿâme ʿalâ ḥubbihî miskînev veyetîmev veesîrâ.
9İnnemâ nuṭʿimüküm livechi-llâhi lâ nürîdü minküm cezâev velâ şükûrâ.
10İnnâ neḫâfü mir rabbinâ yevmen ʿabûsen ḳamṭarîrâ.
11Feveḳâhümü-llâhü şerra ẕâlike-lyevmi veleḳḳâhüm naḍratev vesürûrâ.
12Vecezâhüm bimâ ṣaberû cennetev veḥarîrâ.
13Müttekiîne fîhâ ʿale-lʾerâik. lâ yeravne fîhâ şemsev velâ zemherîrâ.
14Vedâniyeten ʿaleyhim żilâlühâ veẕüllilet ḳuṭûfühâ teẕlîlâ.
15Veyüṭâfü ʿaleyhim biâniyetim min fiḍḍativ veekvâbin kânet ḳavârîrâ.
16Ḳavârîrae min fiḍḍatin ḳadderûhâ taḳdîrâ.
17Veyüsḳavne fîhâ keʾsen kâne mizâcühâ zencebîlâ.
18Aynen fîhâ tüsemmâ selsebîlâ.
19Veyeṭûfü ʿaleyhim vildânüm müḫalledûn. iẕâ raeytehüm ḥasibtehüm lüʾlüem menŝûrâ.
Ayet 5–19
Davet olundukları doğru yolda yaşamak için canla başla gayret edenlere ise, Rablerinin onlar için hazırladığı cennetlerde lezzetli ve hoş kokulu bitki özlerinden oluşan, kaynağı yalnızca cennette olan doyumsuz içecekler ikram edilecek. Bunlar Rablerine verdikleri sözlerinde duran ve Kıyamet Günü’nün dehşetini akıllarından çıkarmayıp, O’ndan çekinen kimselerdir.
İşte böylesi mü’minler, Allah’ın rızasını kazanmak için, kendi isteklerini bastırıp, muhtaçlara, yetimlere ve esirlere yedirip içirir, yardım ederler. Kendi kendilerine de, “Biz bu yardımları Rabbimizin rızasını kazanmak için yapıyoruz ve insanlardan bunun karşılığını beklemiyoruz” ardından da, “Biz, Rabbimizin herkes gibi bize de bahşettiği nimetleri, kim için ve ne için kullandığımızın hesabını soracağına iman ediyoruz.” derler.
İşte bu imanları ve yaptıkları iyilikleri sebebiyle Allah onları Kıyamet Günü’nün dehşetinden koruyacak, yüzlerine nur, gönüllerine huzur ve sükûn bahşedecek, sonra da onları bu uğurda gayret ederken karşılaştıkları zorluklara, imanlarından taviz vermeden direnmeleri sebebi ile cennette tarifi imkânsız mükâfatlarla ödüllendirecek. Onlar orada ipekli giysileri içinde koltuklarına yaslanacak, can yakıcı sıcaktan da soğuktan da etkilenmeden, cennet ağaçlarının altında gölgelenecekler. Meyve ağaçlarına kolayca ulaşabilecek, gümüş kaplarla yiyecek, billur kristal bardaklarla içecekler ikram edilecek.
Selsebil denilen pınarlardan içinde zencefil karışımı içecekler sunulacak ve onlar orada ölümsüz gençlikler yaşayacak, her biri etrafa serpilmiş inciler gibi gözükecekler. Cennette her nereye baksan, eşsiz güzellikte nimetler ve ihtişamlı saltanatların yaşandığını görürsün.
İlgili ayetler
İnsân 20–22
3 ayetوَاِذَا رَاَيْتَ ثَمَّ رَاَيْتَ نَع۪يمًا وَمُلْكًا كَب۪يرًا ٢٠ عَالِيَهُمْ ثِيَابُ سُنْدُسٍ خُضْرٌ وَاِسْتَبْرَقٌۘ وَحُلُّٓوا اَسَاوِرَ مِنْ فِضَّةٍۚ وَسَقٰيهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا ٢١ اِنَّ هٰذَا كَانَ لَكُمْ جَزَٓاءً وَكَانَ سَعْيُكُمْ مَشْكُورًا۟ ٢٢
Mushaf
Okunuş
20Veiẕâ raeyte ŝemme raeyte neʿîmev vemülken kebîrâ.
21Âliyehüm ŝiyâbü sündüsin ḫuḍruv veistebraḳ. veḥullû esâvira min fiḍḍah. veseḳâhüm rabbühüm şerâben ṭahûrâ.
22İnne hâẕâ kâne leküm cezâev vekâne saʿyüküm meşkûrâ.
Ayet 20–22
Allah’ın cennetine layık gördüğü bu kimselerin ipek ve atlastan giysileri, kollarında gümüşten künyeleri olacak ve Rableri onlara tertemiz lezzetli mi lezzetli içecekler ikram edecek ve onlara şöyle denilecek: “Bu mükâfatlar size yalnız Allah’ı Rab ve ilah edinmeniz ve O’nun daveti olan İslam nizamı ve onun ahlakı ile yaşamak uğrunda gösterdiğiniz gayretinizin karşılığıdır.”
İlgili ayetler
İnsân 23–26
4 ayetاِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ تَنْز۪يلًاۚ ٢٣ فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تُطِعْ مِنْهُمْ اٰثِمًا اَوْ كَفُورًاۚ ٢٤ وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَاَص۪يلًاۚ ٢٥ وَمِنَ الَّيْلِ فَاسْجُدْ لَهُ وَسَبِّحْهُ لَيْلًا طَو۪يلًا ٢٦
Mushaf
Okunuş
23İnnâ naḥnü nezzelnâ ʿaleyke-lḳurʾâne tenzîlâ.
24Faṣbir liḥukmi rabbike velâ tüṭiʿ minhüm âŝimen ev kefûrâ.
25Veẕküri-sme rabbike bükratev veeṣîlâ.
26Vemine-lleyli fescüd lehû vesebbiḥhü leylen ṭavîlâ.
Ayet 23–26
Ey Peygamber! Şüphesiz sana bu Kur’an’ı bölüm bölüm indiren Biziz. Sen de sabırla, ümitsizliğe kapılmadan, müşrikler, kâfirler ve nankörlerin isteklerine boyun eğmeden ve asla imanının gerektirdiklerinden taviz vermeden, insanlara sabah-akşam Rabbinin daveti olan hayatı tebliğ edip yaşamaya çağır!
Gecenin bir bölümünde Rabbine ibadete devam et, namaz ile yardım dile ve O’nun yüceliğini, kudretini aklından çıkarmadan tefekkür et.
İnsân 27–28
2 ayetاِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَٓاءَهُمْ يَوْمًا ثَق۪يلًا ٢٧ نَحْنُ خَلَقْنَاهُمْ وَشَدَدْنَٓا اَسْرَهُمْۚ وَاِذَا شِئْنَا بَدَّلْنَٓا اَمْثَالَهُمْ تَبْد۪يلًا ٢٨
Mushaf
Okunuş
27İnne hâülâi yüḥibbûne-lʿâcilete veyeẕerûne verâehüm yevmen ŝeḳîlâ.
28Naḥnü ḫalaḳnâhüm veşedednâ esrahüm. veiẕâ şiʾnâ beddelnâ emŝâlehüm tebdîlâ.
Ayet 27–28
Hakikate sırt dönenler bu gelip geçici kısacık dünya hayatının cazibesine kapılıp, onu çok severler, Kıyamet ve Hesap Günü kendilerini bekleyen azabı ise umursamazlar.
Oysa onları yoktan yaratan ve her bir azasını olması gereken yere, en uygun biçimde yerleştiren ve yarattığımız nimetlerden faydalandıran Biziz, dilersek onları yok eder, yerlerine de başkalarını getiririz.
İnsân 29–31
3 ayetاِنَّ هٰذِه۪ تَذْكِرَةٌۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلًا ٢٩ وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يمًا حَك۪يمًاۗ ٣٠ يُدْخِلُ مَنْ يَشَٓاءُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ وَالظَّالِم۪ينَ اَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا اَل۪يمًا ٣١
Mushaf
Okunuş
29İnne hâẕihî teẕkirah. femen şâe-tteḫaẕe ilâ rabbihî sebîlâ.
30Vemâ teşâûne illâ ey yeşâe-llâh. inne-llâhe kâne ʿalîmen ḥakîmâ.
31Yüdḫilü mey yeşâü fî raḥmetih. veżżâlimîne eʿadde lehüm ʿaẕâben elîmâ.
Ayet 29–31
Bütün bu âyetlerle Allah sizi uyarmaktadır, dileyen bu uyarıları düşünüp dikkate alarak Rabbinin daveti olan hayat nizamı ile yaşamayı seçer.
Allah size doğru olan yolu göstermeyi dilemeseydi, onu kendi başınıza oluşturamaz, bulamazdınız.
Allah her şeyin tek doğrusunu bilen ve her şeye güç yetiren, hüküm ve hikmet sahibidir. Allah yaratılış sebebine uygun yaşamak isteyeni doğru yoluna ulaştırır.
Allah adına Kur’an ile yapılan daveti umursamayanlar için cehennemde acı bir azap vardır.
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.
Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Rahman, sonra Talak indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla