Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْقِيٰمَةِ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٤٠

Kıyamet Sûresi - Mustafa Çevik Meali (Ayetler Konu Bütünlüğü İçinde)

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça
Sûre hakkındaAdı · Nüzul Zamanı · Konu

Adı: Bu, hem surenin ismidir, hem de başlığıdır ve birinci ayetten alınmadır. Çünkü bu surede kıyamet konusu ele alınmaktadır.

Nüzul Zamanı: Bu surenin nüzul zamanı hakkında herhangi bir rivayet yoktur. Fakat muhtevasından, bu surenin Mekke’de nazil olan ilk surelerden olduğu anlaşılmaktadır. 15.

ayetten sonra aniden bir ara cümlesi ile Allah Rasulü’ne “Vahyi ezberlemek için acele edip tekrarlama. Onu sana ezberletmek ve okutmak bize aittir. Öyleyse vahiy okunduğu zaman onu dikkatlice dinle. Onun anlamını açıklamak bize düşer.” buyurulmaktadır. Sonra 20.

ayetten itibaren kalınan yerden, yani, baştan on beşinci ayete kadar aynı konuya devam edilmektedir. Bu arada cümle, gerek yeri itibariyle ve gerekse rivayetlere göre Cebrail’in Peygambere bu sureyi okumakta iken peygamberin “ya unutursam” diye endişeye kapılarak cümleleri hemen peşinden tekrarlaması üzerine varid olmuştur. Demek oluyor ki bu olay, Allah Rasulü’ne vahyin yeni yeni gelmeye başladığı ve henüz daha vahiy almaya alışamamış olduğu zamanda vuku bulmuştur. Kur’an’da bu olayın iki örneği daha vardır. Birincisi, Taha Suresi 114. ayetinde Allah Rasulü’ne buyrulan: “Allah’ın vahyi bitmeden önce, unutmamak için tekrar edip durma…” ikincisi de Ala Suresi 6. ayette Allah Rasulü’ne ‘Emin ol, sana Kur’an’ı biz okutacağız ve asla unutmayacaksın” denilmesidir. Daha sonra O vahiy almaya alışkın hale gelmiş ve bir daha böyle bir ikaza ihtiyaç kalmamıştır. Onun için bu üç yerden başka, Kur’an’da bu gibi bir misale rastlanmaz.

Konu: Bu sureden itibaren Kur’an-ı Kerim’in sonuna kadar bütün sureler aynı zamanda ve aynı konular üzerine nazil olmuştur. Müddessir Suresi’nin ilk yedi ayetinden sonra sağanak gibi bunlar peşpeşe inmeye başlamıştır. Bu surelerin hepsinde öz, etkili ve kuşatıcı ifadelerle İslâm ve onun temel inançları ve ahlâki öğretileri ortaya konulmakta ve Mekkeliler, sapıklıkları dolayısıyla uyarılmaktadırlar. Bunun üzerine Kureyş’in ileri gelenleri telaşlanarak ilk hacc mevsiminde Allah Rasulü’ne karşı nasıl bir tedbir alacaklarını kararlaştırmak için bir toplantı düzenlemişlerdi. Bu gelişmelere Müddessir Suresi’nin giriş bölümünde değinmiştik.

Bu surede, ahireti inkâr edenlere hitaben bunların şüphe ve itirazlarına tek tek cevaplar verilmektedir. Sağlam deliller ile kıyamet ve ahiretin meydana gelişinin olabilirliğinin ve bunun gerekliliğinin ispatı yapılmaktadır. Ahireti inkâr edenlerin asıl dayanakları mantıksal olarak bunu mümkün görmemeleri değil, asıl neden bunların nefsi ihtirasları ve tutkularının olduğu açıkça bildirilmektedir. Ayrıca bunlara, inkâr ettikleri o muhakkak gelecek olan gün geldiğinde, bütün yaptıklarının gözleri önüne serileceği haberi verilmektedir. Aslında amel defterlerini görmeden de herkes dünyada ne yaptığını bilecektir. Çünkü her ne kadar başkalarını kandırabilir ve bir takım tevillere giderek kendi vicdanını susturabilirse de, bir kimse, kendisini ve ne yaptığını çok iyi bilir.

Birlikte anlatılan ayetler gruplar hâlinde: her grubun Arapçası, okunuşu ve meali bir arada. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Kıyamet 1

1 ayet

لَٓا اُقْسِمُ بِيَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ ۝١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Lâ uḳsimü biyevmi-lḳiyâmeh.

Ayet 1

Kıyamet Günü’ne ve O Günün önemini kavramayıp geleceğine inanmayan insanın pişman olup kınayacağı nefsine andolsun.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

1Âl-i İmran 9Câsiye 32

Kıyamet 2–10

9 ayet

وَلَٓا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ ۝٢ اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَلَّنْ نَجْمَعَ عِظَامَهُۜ ۝٣ بَلٰى قَادِر۪ينَ عَلٰٓى اَنْ نُسَوِّيَ بَنَانَهُ ۝٤ بَلْ يُر۪يدُ الْاِنْسَانُ لِيَفْجُرَ اَمَامَهُۚ ۝٥ يَسْـَٔلُ اَيَّانَ يَوْمُ الْقِيٰمَةِۜ ۝٦ فَاِذَا بَرِقَ الْبَصَرُۙ ۝٧ وَخَسَفَ الْقَمَرُۙ ۝٨ وَجُمِعَ الشَّمْسُ وَالْقَمَرُۙ ۝٩ يَقُولُ الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ اَيْنَ الْمَفَرُّۚ ۝١٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

2Velâ uḳsimü binnefsi-llevvâmeh.

Okunuş

3Eyaḥsebü-lʾinsânü ellen necmeʿa ʿiżâmeh.

Okunuş

4Belâ ḳâdirîne ʿalâ en nüsevviye benâneh.

Okunuş

5Bel yürîdü-lʾinsânü liyefcüra emâmeh.

Okunuş

6Yesʾelü eyyâne yevmü-lḳiyâmeh.

Okunuş

7Feiẕâ beriḳa-lbeṣar.

Okunuş

8Veḫasefe-lḳamer.

Okunuş

9Vecümiʿa-şşemsü velḳamer.

Okunuş

10Yeḳûlü-lʾinsânü yevmeiẕin eyne-lmeferr.

Ayet 2–10

İnsan, kemiklerini bir araya getirip, diriltip, davetimize uygun yaşayıp yaşamadığının hesabını sormayacağımızı mı sanıyor? Hâlbuki Biz insanın parmak uçlarındaki çizgilerine varıncaya kadar yeniden yaratmaya kâdiriz. Bu gerçeğe rağmen, yine de birçoğu Allah’ın davetinden yüz çevirir ve “Şu Kıyamet Günü ne zaman gelecekmiş!” diye alay ederler.

Fakat O Günün dehşetinden gözler korku ile bakakaldığında, ay ile güneş bir araya getirilip karanlığa gömüldüğünde, o insanlar bugün nereye kaçıp sığınmalı diyerek çırpınmaya başlarlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

3Bakara 259Hac 5Hac 6

İlgili ayetler

4Kehf 49Kamer 50Kamer 55

İlgili ayetler

6Enbiyâ 38Enbiyâ 39

İlgili ayetler

7A’raf 187Şûrâ 45

İlgili ayetler

10Nisâ 121Kehf 53

Kıyamet 11–13

3 ayet

كَلَّا لَا وَزَرَۜ ۝١١ اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمُسْتَقَرُّۜ ۝١٢ يُنَبَّؤُا الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ بِمَا قَدَّمَ وَاَخَّرَۜ ۝١٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

11Kellâ lâ vezer.

Okunuş

12İlâ rabbike yevmeiẕin-lmüsteḳarr.

Okunuş

13Yünebbeü-lʾinsânü yevmeiẕim bimâ ḳaddeme veeḫḫar.

Ayet 11–13

Artık O Gün herkes dünya hayatını kimin davetine icabet ederek yaşadığının hesabını vermek ve karşılığını görmek üzere Rabbinin huzurunda toplanacak. Yapıp ettikleri apaçık önlerine konulacak.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

12Kaf 19Kaf 30Mülk 24

İlgili ayetler

13Bakara 110İnfitâr 5

Kıyamet 14–21

8 ayet

بَلِ الْاِنْسَانُ عَلٰى نَفْسِه۪ بَص۪يرَةٌۙ ۝١٤ وَلَوْ اَلْقٰى مَعَاذ۪يرَهُۜ ۝١٥ لَا تُحَرِّكْ بِه۪ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِه۪ۜ ۝١٦ اِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُ وَقُرْاٰنَهُۚ ۝١٧ فَاِذَا قَرَاْنَاهُ فَاتَّبِعْ قُرْاٰنَهُۚ ۝١٨ ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۜ ۝١٩ كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَۙ ۝٢٠ وَتَذَرُونَ الْاٰخِرَةَۜ ۝٢١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

14Beli-lʾinsânü ʿalâ nefsihî beṣîrah.

Okunuş

15Velev elḳâ meʿâẕîrah.

Okunuş

16Lâ tüḥarrik bihî lisâneke litaʿcele bih.

Okunuş

17İnne ʿaleynâ cemʿahû veḳurʾâneh.

Okunuş

18Feiẕâ ḳaraʾnâhü fettebiʿ ḳurʾâneh.

Okunuş

19Ŝümme inne ʿaleynâ beyâneh.

Okunuş

20Kellâ bel tüḥibbûne-lʿâcileh.

Okunuş

21Veteẕerûne-lʾâḫirah.

Ayet 14–21

O Gün Allah’ın davetinden yüz çevirip de dünya hayatını böylece tamamlayan kimseler, mazeretler uydurup kendilerini savunmaya kalksalar bile işe yaramayacak, şirk ve küfürlerine kendi azaları dahi şahitlik edecek, O Gün onlara “Boşuna kendinizi temize çıkarmak için dilinizi acele ile oraya, buraya eğip büküp, lafları dolaştırmayın. Şüphesiz Biz bütün yaptıklarınızı bir araya topladık, şimdi onları bir bir okuyacağız, siz de okunanları dikkatle izleyin, böylece her şeyi açıklamış olacağız.” denilecek.

Sizler çabucak geçecek olan dünya hayatını seviyor ve âhirette kime ve neye göre yaşadığınızın hesabının sorulacağını önemsemiyor, göz ardı ediyordunuz.

Kıyamet 22–25

4 ayet

وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌۙ ۝٢٢ اِلٰى رَبِّهَا نَاظِرَةٌۚ ۝٢٣ وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ بَاسِرَةٌۙ ۝٢٤ تَظُنُّ اَنْ يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۜ ۝٢٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

22Vucûhüy yevmeiẕin nâḍirah.

Okunuş

23İlâ rabbihâ nâżirah.

Okunuş

24Vevucûhüy yevmeiẕim bâsirah.

Okunuş

25Teżunnü ey yüfʿale bihâ fâḳirah.

Ayet 22–25

Dünya hayatını Rablerinin davetine iman edip, gereklerini yerine getirerek yaşamak ve yaşatmak için gayret eden kimselerin ise, Kıyamet ve Hesap Günü Allah’ın kendilerine ikram edeceği nimetleri beklerken yüzleri mutluluktan parlayacak.

O Gün Allah’la birlikte başka Rab ve ilahlar edinerek yaşamış olanların ise yüzleri ümitsizlik ve korkudan kapkara kesilecek, bellerinin kemiklerini çatırdatıp kıracak bir azabın başlarına gelmekte olduğunu anlayacaklar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

22Yunus 26Abese 38

İlgili ayetler

24Yunus 27Mülk 27

Kıyamet 26–33

8 ayet

كَلَّٓا اِذَا بَلَغَتِ التَّرَاقِيَۙ ۝٢٦ وَق۪يلَ مَنْ۔ رَاقٍۙ ۝٢٧ وَظَنَّ اَنَّهُ الْفِرَاقُۙ ۝٢٨ وَالْتَفَّتِ السَّاقُ بِالسَّاقِۙ ۝٢٩ اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمَسَاقُۜ۟ ۝٣٠ فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلّٰىۙ ۝٣١ وَلٰكِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۙ ۝٣٢ ثُمَّ ذَهَبَ اِلٰٓى اَهْلِه۪ يَتَمَطّٰىۜ ۝٣٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

26Kellâ iẕâ belegati-tterâḳiy.

Okunuş

27Veḳîle men râḳ.

Okunuş

28Veżanne ennehü-lfirâḳ.

Okunuş

29Velteffeti-ssâḳu bissâḳ.

Okunuş

30İlâ rabbike yevmeiẕin-lmesâḳ.

Okunuş

31Felâ ṣaddeḳa velâ ṣallâ.

Okunuş

32Velâkin keẕẕebe vetevellâ.

Okunuş

33Ŝümme ẕehebe ilâ ehlihî yetemeṭṭâ.

Ayet 26–33

Dünya hayatını Allah’ın davetine sırt dönüp O’na başkaldırmış olarak yaşamış insanın canı boğazına gelip dayandığında ve etrafındakilerin bunu kurtaracak biri yok mu diye çırpınıp durduğunda, işte o zaman kendisi de ayrılık vaktinin gelip çattığını iyice kavrar, son çırpınışla ayakları birbirine dolaşır ve ancak o zaman bu gidişin Rabbin huzuruna gidiş olduğuna inanıp iman eder fakat son pişmanlık fayda etmez.

O, yaşadığı sürece Allah’ın peygamber ve kitaplarla davet ettiği yaratılışının sebebi olan hayat nizamına uymayı kabul etmedi. Ona karşı kibirlenip böbürlendi, çalım satarak kendine göre bir hayat nizamı kurmaya ya da kendi gibilerin kurduğu nizamlara yönelip sarıldı.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

28Nisâ 97Enfal 50Enfal 51

İlgili ayetler

30Şûrâ 45Kaf 19Kaf 30

İlgili ayetler

31Zuhruf 74Zuhruf 80

İlgili ayetler

32Zümer 59

Kıyamet 34–35

2 ayet

اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۙ ۝٣٤ ثُمَّ اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۜ ۝٣٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

34Evlâ leke feevlâ.

Okunuş

35Ŝümme evlâ leke feevlâ.

Ayet 34–35

Allah’ın yaratıp da bunca nimetlerle donatmasına rağmen, O’nun davetine sırt dönen böylesi nankörlere yazıklar olsun, azap onlara her gün biraz daha yaklaşmaktadır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

34En’am 31Zümer 56

İlgili ayetler

35Mâide 31

Kıyamet 36

1 ayet

اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَنْ يُتْرَكَ سُدًىۜ ۝٣٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

36Eyaḥsebü-lʾinsânü ey yütrake südâ.

Ayet 36

İnsan, başıboş bırakılacağını ve hayatı istediği gibi yaşayabileceğini, Allah’ın hayata müdahil olmayacağını ve verdiği nimetleri kullanış biçiminden hesaba çekmeyeceğini mi sanıyor?

İlgili ayetler

İlgili ayetler

36Mü’minûn 115Ankebut 2

Kıyamet 37–39

3 ayet

اَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِنْ مَنِيٍّ يُمْنٰىۙ ۝٣٧ ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوّٰىۙ ۝٣٨ فَجَعَلَ مِنْهُ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۜ ۝٣٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

37Elem yekü nuṭfetem mim meniyyiy yümnâ.

Okunuş

38Ŝümme kâne ʿaleḳaten feḫaleḳa fesevvâ.

Okunuş

39Feceʿale minhü-zzevceyni-ẕẕekera velʾünŝâ.

Ayet 37–39

Oysa Allah, onu bir damla su olan meniden, daha sonra onu bir çiğnemlik ete dönüştürerek, sonra da uzuvlarını oluşturup şeklini vererek yarattı ve nimetlerinden yararlanabilecek, doğru ile yanlışı birbirlerinden ayırt edebilecek özelliklerle donatarak, erkek ve dişi olmak üzere var etti.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

39Necm 45Leyl 3

Kıyamet 40

1 ayet

اَلَيْسَ ذٰلِكَ بِقَادِرٍ عَلٰٓى اَنْ يُحْيِيَ الْمَوْتٰى ۝٤٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

40Eleyse ẕâlike biḳâdirin ʿalâ ey yuḥyiye-lmevtâ.

Ayet 40

İnsanı ilkin böylece yaratan Allah’ın onu tekrar yaratıp hayat vererek, hesap sormaya elbette gücü yeter.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

40Bakara 259Rum 19Lokman 28

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Kâri’a, sonra Hümeze indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla