Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaAyet 42–48
7 ayetNecm 48
وَاَنَّهُ هُوَ اَغْنٰى وَاَقْنٰىۙ ٤٨
Mushaf
Okunuş
48Veennehû hüve agnâ veaḳnâ.
Türkçe Meal
48Az veren de O’dur çok veren de...
Açıklamalı meal
48Doğrusu, sizleri muhtaç olmaktan kurtaran Zengin eden sağlık, akıl, ahlâk ve iman gibi zenginlikler bahşeden ve servet verip memnun eden tüm canlıların ihtiyaçlarını karşılayan, dilediğine dilediği kadar verip nasıl kullanılacağını bildiren. O’dur. Dilediği zaman onu geri alan da O’dur. Rabbin dünyada yaşayan insanlara türlü nimetler vermiştir. Akıl, zekâ, muhakeme, Rabbinin verdiği nimetlerdendir. İnsanlar bunları kullanarak varlıkların bir kısmını kendi becerileriyle hayatlarının değişik safhalarında kullanırlar. Sanmasınlar ki onlar kendileri zengin olmuştur. İyi bilsinler ki Rabbin onları sınavdan geçirmektedir. Bakalım zenginliklerini nasıl kullanacaklar? İyilik ve hayır yaparak mı kullanacaklar? Yoksa cimrileşerek her şeyi kendilerinin mi sayacaklar? Dünyada neye sahip olurlarsa olsunlar, sahip oldukları şeylerin hepsi Rabbine aittir. Onlar kendi yasalarıyla yeryüzünü aralarında paylaşırlar. Paylaştıkları bağlar, bahçeler, topraklar Rabbine aittir. Ağaçlar meyveler Rabbine aittir. Denizler Rabbine aittir. Ülkeler Rabbine aittir. Faydalandıkları tüm hayvanlar Rabbine aittir. Onları kullanırlar. Keserek yerler. Yaptıkları evler, saraylar, hanlar, hamamlar, diktikleri devasa binalar Rabbine aittir. Onlar bunların sahibi biziz sanıyorlar. Hayır! Andolsun ki istesek hepsini ellerinden alırız. Ağaçlar kurur, bahçeler yok olur, topraklar kayar, evlerini, binalarını, saraylarını başlarına geçiririz. Verdiklerimizi yok etmek istersek kim engel olabilir? Onlar bugün bir zenginlik içinde yaşıyorlarsa Rabbin onlara bilmedikleri bir nedenle izin vermiştir. Dilediğimiz zaman verdiğimiz izni kaldırırız. İzni kaldırdığımız zaman hiçbir şey yapamazlar. İnsanlardan bazıları Rabbine meydan okur. Derki; bütün bunlar benim. Bunları benim elimden hiçbir güç alamaz. Bazıları da içlerinden şöyle geçirir; “Ya Rabbi niçin onlara verip bize vermedin?” Biz bütün insanları her konumunda sınava çekeriz. Rabbinin katında bazılarının mal ve mülklere sahip olup, zengin olmaları, bazılarının yokluk içinde sefil olarak dünya yaşamını sürdürmeleri hesabımızı değiştirmez. Her insan hangi konumda bulunuyorsa o konumdaki davranışlarıyla hesaba çekilir. Çünkü konumları ne olursa olsun, her insana ne yapması gerektiği emredilmiştir. Varlık verilenler toplumla paylaşmaktan sorumludur. İnsanlar tarafından yoksul bırakılanlar Allah’ın verdiği nimetlere sahip çıkmalıdır. Hiç kimse benim kaderim bu diye köleliğe razı olamaz. Her insan dünyasını yaşarken verdiğimiz emirler doğrultusunda hareket etmek zorundadır. Üzerlerine düşen görevleri yapmayanlar yaptıklarıyla karşımıza gelir. Biz onların hesabını hakkıyla görürüz. Unutmayın ki bütün zenginlik Rabbine aittir. Zenginliğinden bir kısmını denemek için insana verendir. Bunun nedenlerini anlamayanlar kaybeder. Nedenini anlayıp gereğini yapanlar kazanır.
Necm Sûresi’nin tamamını okuyun
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.