Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaAyet 30
1 ayetNecm 30
ذٰلِكَ مَبْلَغُهُمْ مِنَ الْعِلْمِۜ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ وَهُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اهْتَدٰى ٣٠
Mushaf
Okunuş
30Ẕâlike mebleguhüm mine-lʿilm. inne rabbeke hüve aʿlemü bimen ḍalle ʿan sebîlihî vehüve aʿlemü bimeni-htedâ.
Türkçe Meal
30Onların bilgisi ve ufku işte bu geçici dünya ile sınırlıdır. Hiç şüphen olmasın ki senin Rabbin kendi yolundan kimin saptığını ve kimin de doğru yolda olduğunu en iyi bilendir.
Açıklamalı meal
30Zanla bir yere varılmaz. İşte onların ilimden erişebilecekleri son sınır ve seviye budur. Bu safsatalar ve kuruntulardır. Bu seviyede bir bilgiden yola çıkarak, “Biz doğru yoldayız, siz yanlış yoldasınız” demelerinin hiçbir kıymeti yok. Şüphesiz Rabbin, her konuda olduğu gibi bu konuda da yolundan sapanı da doğru yola gireni de hidayeti bulanı da doğru yolda yürüyeni de çok daha iyi bilir. Bu tür kimselerin ilimleri ancak kendilerini dünya zevkleri ile ilgilendirecek seviyededir. Rabbin, işte O, yolundan İslam’dan uzaklaşanları, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederek başlarına buyruk yaşayanları iyi bilir. Böyleleri Allah’ın kendilerini bir amaca yöneltmek için yarattığını anlamak ve buna uymak yerine kendi istedikleri gibi yaşamak peşindeler. Hidayet rehberiyle gösterilen, öğretilen hak yolu, İslâm’a girmeyi hür iradeleriyle tercih edenleri, İslâm’da sebat edenleri de iyi bilir. Şüphesiz Allah, kimin neye ve kime göre yaşadığını, yaşamak istediğini bilmektedir. İnsanlar sınırlı akıllarıyla, sınırlı bilgileriyle, gerçeklere ulaşamazlar. Bilmiyorlar mı? Biz insanı dünyaya gönderirken ona bazı sınırlar koyduk. İnsanlar koyduğumuz sınırları aşamaz. Akıllarının, zekâlarının, beş duyularının sınırları var. Onlar yarattığımız sınırlar içinde algılar. Kendi algılamalarıyla, kendi akıllarıyla, dünyadaki bilgileri aşamazlar. Dünya hayatının sonunu bilemezler. Zannederler ki bilmedikleri bir nedenle dünyaya geliyorlar. Dünyada yaşayacaklar sonra ölecekler! Öldükleri zaman her şey bitecek! Ondan sonra hiçbir şey yok! Onların bilgisi doğumları ile ölümleri arasında sınırlıdır. Böyle diyenler Rabbinin gönderdiklerine inanmaz. Sadece dünyada kazanmak için yaşarlar. Hâlbuki görmüyor mu? Hangi ölen kişi dünyadan bir şey götürebiliyor? Bazılarının yaptıkları gibi mezarlarına kazandığı malları paraları koyarak gömülmeleri fark etmez. Her şey zaman içinde çürüyüp toprak olur. Toprağa paralarıyla birlikte gömülenler çürür gider. Çürümeyen sadece topraktan çıkardıkları altın gümüş gibi madenlerdir. Onları da sonradan birileri define diye bulur. Hal böyleyken onlar niçin böyle düşünüyorlar? Niçin böyle yapıyorlar? Bilmiyorlar mı? Rabbin bütün gerçekleri, kimin neye ve kime göre yaşadığını, yaşamak istediğini bilir. Rabbinin bilmediği gerçek yoktur. Hesap günü gelince insana dünyada yaptıklarından sorulur. Rabbin kimin gerçek kimin yalan üzerinde olduğunu çok iyi bilir. Sakın onlara aldırma! Sana bildirilen vahiyle yaşamını kur! Yolunu vahiyle bildirilen gerçeklere göre seç! Sakın onlara aldanıp şaşma! Dolayısıyla, herkese hak ettiği karşılığı mutlaka verecektir.
İlgili ayetler
30Yunus 61
Necm Sûresi’nin tamamını okuyun
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.