Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْجِنِّ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٢٨

Cin Sûresi - Mustafa Çevik Meali (Ayetler Konu Bütünlüğü İçinde)

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça

Birlikte anlatılan ayetler gruplar hâlinde: her grubun Arapçası, okunuşu ve meali bir arada. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Cin 1–14

14 ayet

قُلْ اُو۫حِيَ اِلَيَّ اَنَّهُ اسْتَمَعَ نَفَرٌ مِنَ الْجِنِّ فَقَالُٓوا اِنَّا سَمِعْنَا قُرْاٰنًا عَجَبًاۙ ۝١ يَهْد۪ٓي اِلَى الرُّشْدِ فَاٰمَنَّا بِه۪ۜ وَلَنْ نُشْرِكَ بِرَبِّنَٓا اَحَدًاۙ ۝٢ وَاَنَّهُ تَعَالٰى جَدُّ رَبِّنَا مَا اتَّخَذَ صَاحِبَةً وَلَا وَلَدًاۙ ۝٣ وَاَنَّهُ كَانَ يَقُولُ سَف۪يهُنَا عَلَى اللّٰهِ شَطَطًاۙ ۝٤ وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ تَقُولَ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلَى اللّٰهِ كَذِبًاۙ ۝٥ وَاَنَّهُ كَانَ رِجَالٌ مِنَ الْاِنْسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٍ مِنَ الْجِنِّ فَزَادُوهُمْ رَهَقًاۙ ۝٦ وَاَنَّهُمْ ظَنُّوا كَمَا ظَنَنْتُمْ اَنْ لَنْ يَبْعَثَ اللّٰهُ اَحَدًاۙ ۝٧ وَاَنَّا لَمَسْنَا السَّمَٓاءَ فَوَجَدْنَاهَا مُلِئَتْ حَرَسًا شَد۪يدًا وَشُهُبًاۙ ۝٨ وَاَنَّا كُنَّا نَقْعُدُ مِنْهَا مَقَاعِدَ لِلسَّمْعِۜ فَمَنْ يَسْتَمِعِ الْاٰنَ يَجِدْ لَهُ شِهَابًا رَصَدًاۙ ۝٩ وَاَنَّا لَا نَدْر۪ٓي اَشَرٌّ اُر۪يدَ بِمَنْ فِي الْاَرْضِ اَمْ اَرَادَ بِهِمْ رَبُّهُمْ رَشَدًاۙ ۝١٠ وَاَنَّا مِنَّا الصَّالِحُونَ وَمِنَّا دُونَ ذٰلِكَۜ كُنَّا طَرَٓائِقَ قِدَدًاۙ ۝١١ وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ نُعْجِزَ اللّٰهَ فِي الْاَرْضِ وَلَنْ نُعْجِزَهُ هَرَبًاۙ ۝١٢ وَاَنَّا لَمَّا سَمِعْنَا الْهُدٰٓى اٰمَنَّا بِه۪ۜ فَمَنْ يُؤْمِنْ بِرَبِّه۪ فَلَا يَخَافُ بَخْسًا وَلَا رَهَقًاۙ ۝١٣ وَاَنَّا مِنَّا الْمُسْلِمُونَ وَمِنَّا الْقَاسِطُونَۜ فَمَنْ اَسْلَمَ فَاُو۬لٰٓئِكَ تَحَرَّوْا رَشَدًا ۝١٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Ḳul ûḥiye ileyye ennehü-stemeʿa neferum mine-lcinni feḳâlû innâ semiʿnâ ḳurʾânen ʿacebâ.

Okunuş

2Yehdî ile-rruşdi feâmennâ bih. velen nüşrike birabbinâ eḥadâ.

Okunuş

3Veennehû teʿâlâ ceddü rabbinâ me-tteḫaẕe ṣâḥibetev velâ veledâ.

Okunuş

4Veennehû kâne yeḳûlü sefîhünâ ʿale-llâhi şeṭaṭâ.

Okunuş

5Veennâ żanennâ el len teḳûle-lʾinsü velcinnü ʿale-llâhi keẕibâ.

Okunuş

6Veennehû kâne ricâlüm mine-lʾinsi yeʿûẕûne biricâlim mine-lcinni fezâdûhüm raheḳâ.

Okunuş

7Veennehüm żannû kemâ żanentüm el ley yebʿaŝe-llâhü eḥadâ.

Okunuş

8Veennâ lemesne-ssemâe fevecednâhâ müliet ḥarasen şedîdev veşühübâ.

Okunuş

9Veennâ künnâ naḳʿudü minhâ meḳâʿide lissemʿ. femey yestemiʿi-lʾâne yecid lehû şihâber raṣadâ.

Okunuş

10Veennâ lâ nedrî eşerrun ürîde bimen fi-lʾarḍi em erâde bihim rabbühüm raşedâ.

Okunuş

11Veennâ minne-ṣṣâliḥûne veminnâ dûne ẕâlik. künnâ ṭarâiḳa ḳidedâ.

Okunuş

12Veennâ żanennâ el len nüʿcize-llâhe fi-lʾarḍi velen nüʿcizehû herabâ.

Okunuş

13Veennâ lemmâ semiʿne-lhüdâ âmennâ bih. femey yüʾmim birabbihî felâ yeḫâfü baḫsev velâ raheḳâ.

Okunuş

14Veennâ minne-lmüslimûne veminne-lḳâsiṭûn. femen esleme feülâike teḥarrav raşedâ.

Ayet 1–14

Ey Peygamber! De ki: Tanıyıp bilmediğimiz bir kısım kimselerin okunmakta olan Kur’an’ı dinledikten sonra kendi toplumlarına gidip şöyle dedikleri bana vahyolundu: “Biz insanı doğruya, yaratılışının amacına davet eden olağanüstü güzellikte harikulade bir Kur’an dinledik ve duyduklarımıza da iman ettik. Bundan böyle asla Rabbimize ortak koşmayacak ve O’ndan başkasını da ilah edinmeyeceğiz. İçimizdeki şeytan yandaşlarının uydurduğu gibi Rabbimiz ne bir eş ne de bir evlat edinmiştir. Rabbimizin şanı çok yücedir. Bizlere bundan önce bir kısım insanların yaratılışları farklı, görünmez yaratıklardan olan cinlerle temas halinde oldukları söylenmiş, onlardan gayba dair haberler alabilecekleri bildirilmiş ve yardımlarına sığınılabileceği öğretilmişti. Bizler, insanların ve cinlerin Allah hakkında yalanlar uydurup iftiralar atacaklarına da inanmazdık, ama şimdi dinlediğimiz Kur’an’dan öğrendik ki gerçek böyle değilmiş.

Önceleri, Allah’ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar dirilteceğine de inanmazdık. Şayet Allah, Hz. Muhammed’i peygamber olarak gönderip bu gerçekleri bildirmese yine de öğrenemeyecektik.

Ayrıca daha önce inandırıldığımız gibi gökyüzünden medet umuyor, haberler bekliyorduk. Şimdi oralardan haberler alınmasının mümkün olmadığını, dahası buna inananların peşlerini cehennem ateşinin bırakmayacağını da öğrendik. İşte bu Kur’an’ın âyetleri böylesi asılsız, karanlık inançları ışığıyla yok ediyor.

İçimizde doğrudan, hayırdan yana yaşamak arzusunda olanlar olduğu gibi, dünyevi çıkarlarını her şeyin üstünde tutup doğru yanlış demeden ona uyan zalimler de var. Kur’an’ı dinleyinceye kadar yeryüzünde böyle yaşamakta olanlar için Rabbimizin neyi murad ettiğini, hükmünün ne olacağını da bilmiyorduk.

Artık şunu çok iyi anladık ki Allah’ın belirlediği sınırların dışına çıkan hiç kimsenin, Allah’tan kaçıp kurtulması mümkün değildir.

Biz, Kur’an’ı dinleyip gerçeği işitince duyduklarımıza iman ettik. Rabbine iman edip güvenen kimse, Allah’ın izni olmadan kendisine herhangi bir zarar verilmesinden ve haksızlığa uğratılmaktan korkmaz.

İçimizde dinlediğimiz Kur’an ile davet edildiğine iman edip Rabbine teslim olanlar da, daveti kabul etmeyip müşrik kalmakta direnenler de var!”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

1Ahkaf 29Ahkaf 32

İlgili ayetler

2En’am 130Zâriyât 56

İlgili ayetler

5Bakara 78Hûd 18Hûd 19

İlgili ayetler

7Mü’min 35

İlgili ayetler

8Hicr 16Hicr 17Enbiyâ 32

İlgili ayetler

10Neml 65

İlgili ayetler

11Bakara 177Zümer 33

İlgili ayetler

13Âl-i İmran 193Kalem 52

İlgili ayetler

14Nahl 102Neml 81

Cin 15–17

3 ayet

وَاَمَّا الْقَاسِطُونَ فَكَانُوا لِجَهَنَّمَ حَطَبًاۙ ۝١٥ وَاَنْ لَوِ اسْتَقَامُوا عَلَى الطَّر۪يقَةِ لَاَسْقَيْنَاهُمْ مَٓاءً غَدَقًاۙ ۝١٦ لِنَفْتِنَهُمْ ف۪يهِۚ وَمَنْ يُعْرِضْ عَنْ ذِكْرِ رَبِّه۪ يَسْلُكْهُ عَذَابًا صَعَدًاۙ ۝١٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

15Veemme-lḳâsiṭûne fekânû licehenneme ḥaṭabâ.

Okunuş

16Veel levi-steḳâmû ʿale-ṭṭarîḳati leesḳaynâhüm mâen gadeḳâ.

Okunuş

17Lineftinehüm fîh. vemey yüʿriḍ ʿan ẕikri rabbihî yeslükhü ʿaẕâben ṣaʿadâ.

Ayet 15–17

Ey Peygamber! Gerçeğin üstünü örtüp inkâr edenler, tevbe edip doğru olana dönmezlerse, cehenneme yakıt olacaklardır. Davet edildikleri Allah merkezli hayatı yaşamaya yönelirlerse, Biz de onlara gökten indirdiğimiz yağmurla bolca nimetler bahşederiz. Her kim Kur’an ile davet edildiğinden yüz çevirirse, Allah onu çetin bir azaba sürükler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

15Bakara 24Hicr 43Hicr 44

İlgili ayetler

17Hac 11Fecr 15Fecr 20

Cin 18–19

2 ayet

وَاَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلّٰهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللّٰهِ اَحَدًاۙ ۝١٨ وَاَنَّهُ لَمَّا قَامَ عَبْدُ اللّٰهِ يَدْعُوهُ كَادُوا يَكُونُونَ عَلَيْهِ لِبَدًاۜ۟ ۝١٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

18Veenne-lmesâcide lillâhi felâ tedʿû meʿa-llâhi eḥadâ.

Okunuş

19Veennehû lemmâ ḳâme ʿabdü-llâhi yedʿûhü kâdû yekûnûne ʿaleyhi libedâ.

Ayet 18–19

Allah’a ibadet maksadıyla yaptığınız mescitlerde ve başka yerlerde, Allah’la birlikte Rabler ve ilahlar edindiklerinizden yardım talep edip, onlara sığınıp dua ve ibadet etmeyin. Allah’ın bir kulu ne zaman insanları yalnız Allah’a itaat etmeye davet etse, müşrikler hemen yekvücut olup onun üzerine saldırırlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

19Mâide 49Kasas 87

Cin 20

1 ayet

قُلْ اِنَّمَٓا اَدْعُوا رَبّ۪ي وَلَٓا اُشْرِكُ بِه۪ٓ اَحَدًا ۝٢٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

20Ḳul innemâ edʿû rabbî velâ üşrikü bihî eḥadâ.

Ayet 20

De ki: “Ben yalnızca Allah’ı Rab ve ilah edinir, O’na dua edip sığınır, yalnızca O’ndan yardım dilerim ve O’na hiç kimseyi ortak koşmam.”

İlgili ayetler

Cin 21–24

4 ayet

قُلْ اِنّ۪ي لَٓا اَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا رَشَدًا ۝٢١ قُلْ اِنّ۪ي لَنْ يُج۪يرَن۪ي مِنَ اللّٰهِ اَحَدٌ وَلَنْ اَجِدَ مِنْ دُونِه۪ مُلْتَحَدًاۙ ۝٢٢ اِلَّا بَلَاغًا مِنَ اللّٰهِ وَرِسَالَاتِه۪ۜ وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ ۝٢٣ حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ اَضْعَفُ نَاصِرًا وَاَقَلُّ عَدَدًا ۝٢٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

21Ḳul innî lâ emlikü leküm ḍarrav velâ raşedâ.

Okunuş

22Ḳul innî ley yücîranî mine-llâhi eḥadüv velen ecide min dûnihî mülteḥadâ.

Okunuş

23İllâ belâgam mine-llâhi verisâlâtih. vemey yaʿṣi-llâhe verasûlehû feinne lehû nâra cehenneme ḫâlidîne fîhâ ebedâ.

Okunuş

24Ḥattâ iẕâ raev mâ yûʿadûne feseyaʿlemûne men aḍʿafü nâṣirav veeḳallü ʿadedâ.

Ayet 21–24

De ki: “Allah’la birlikte başka Rab ve ilahlar edinirsem, Allah’tan gelecek azaptan beni kimse koruyamaz, sığınacak bir yer de bulamam.

Benim görevim, sizi yaratılışınızın sebebi olan hayat nizamını yaşamaya davettir. Artık iyice bilinsin ki kim Allah’a ve Rasûlüne isyan edip başkaldırırsa, içinde ebedî kalmak üzere cehennem ateşine atılacaktır.

İşte o zaman geldiğinde müşrik kalmakta inatla direnenler, yardım beklediklerinin hiçbir işe yaramadıklarını, sayılarının da hiçbir anlamı olmadığını görüp anlayacaklar.”

İlgili ayetler

İlgili ayetler

21A’raf 188Neml 92

İlgili ayetler

23Mâide 67Ra’d 40Nûr 54

İlgili ayetler

24Nisâ 97Muhammed 27

Cin 25

1 ayet

قُلْ اِنْ اَدْر۪ٓي اَقَر۪يبٌ مَا تُوعَدُونَ اَمْ يَجْعَلُ لَهُ رَبّ۪ٓي اَمَدًا ۝٢٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

25Ḳul in edrî eḳarîbüm mâ tûʿadûne em yecʿalü lehû rabbî emedâ.

Ayet 25

De ki: “Tehdit edildiğiniz Kıyamet ve azap günü yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir vade mi koymuştur? Onu ben bilemem.”

İlgili ayetler

Cin 26–28

3 ayet

عَالِمُ الْغَيْبِ فَلَا يُظْهِرُ عَلٰى غَيْبِه۪ٓ اَحَدًاۙ ۝٢٦ اِلَّا مَنِ ارْتَضٰى مِنْ رَسُولٍ فَاِنَّهُ يَسْلُكُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِه۪ رَصَدًاۙ ۝٢٧ لِيَعْلَمَ اَنْ قَدْ اَبْلَغُوا رِسَالَاتِ رَبِّهِمْ وَاَحَاطَ بِمَا لَدَيْهِمْ وَاَحْصٰى كُلَّ شَيْءٍ عَدَدًا ۝٢٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

26Âlimü-lgaybi felâ yużhiru ʿalâ gaybihî eḥadâ.

Okunuş

27İllâ meni-rteḍâ mir rasûlin feinnehû yeslükü mim beyni yedeyhi vemin ḫalfihî raṣadâ.

Okunuş

28Liyaʿleme en ḳad eblegû risâlâti rabbihim veeḥâṭa bimâ ledeyhim veaḥṣâ külle şeyʾin ʿadedâ.

Ayet 26–28

Geleceği ve gizli olanı (gaybı) yalnızca Allah bilir ve kimseye bildirmez. Yalnızca bilinmesi gerekeni, peygamberlerine ulaştırır. Peygamberler de Allah’ın bildirdiğini, O’nun her şeyden haberdar olduğunu ve her şeyi kayıt altına aldığını tebliğ ederler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

26Bakara 255Necm 32

İlgili ayetler

27Âl-i İmran 179

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce A’raf, sonra Yâsîn indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla