Birlikte anlatılan ayetler gruplar hâlinde: her grubun Arapçası, okunuşu ve meali bir arada. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaMuhammed 1
1 ayetاَلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ اَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ ١
Mushaf
Okunuş
1Elleẕîne keferû veṣaddû ʿan sebîli-llâhi eḍalle aʿmâlehüm.
Ayet 1
Yaratılış sebeplerine uygun yaşamaktan inatla yüz çeviren ve başkalarını da buna teşvik edenlerin iyilik, güzellik ve hayır adına yapıp ettiklerinin Allah katında hiçbir değeri ve karşılığı yoktur. Allah bunların yaptıklarını boşa çıkaracaktır.
Muhammed 2–3
2 ayetوَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاٰمَنُوا بِمَا نُزِّلَ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَهُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۙ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَاَصْلَحَ بَالَهُمْ ٢ ذٰلِكَ بِاَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا اتَّبَعُوا الْبَاطِلَ وَاَنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّبَعُوا الْحَقَّ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ اَمْثَالَهُمْ ٣
Mushaf
Okunuş
2Velleẕîne âmenû veʿamilu-ṣṣâliḥâti veâmenû bimâ nüzzile ʿalâ müḥammediv vehüve-lḥaḳḳu mir rabbihim keffera ʿanhüm seyyiâtihim veaṣleḥa bâlehüm.
3Ẕâlike bienne-lleẕîne keferü-ttebeʿü-lbâṭile veenne-lleẕîne âmenü-ttebeʿü-lḥaḳḳa mir rabbihim. keẕâlike yaḍribü-llâhü linnâsi emŝâlehüm.
Ayet 2–3
Allah’ın daveti hayat nizamına iman edip, Muhammed Peygamber’e indirilen Kur’an’ı rehber edinerek canla başla yaşamaya çalışanların da iyilik, güzellik ve hayır adına yaptıklarının Allah katında çok büyük değeri ve ödülü vardır. Allah onların geçmişteki kusurlarını bağışlayarak dünya ve âhiret hayatlarını mamur edecektir.
Küfredenler bâtıla uyanlardır. Bunlar sanki sebepsiz yere yaratılmış ve bunca nimetle boşuna donatılmış gibi Allah’a nankörlük edip davetine iman etmekten yüz çeviriyorlar.
Muhammed 4–6
3 ayetفَاِذَا لَق۪يتُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَضَرْبَ الرِّقَابِۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَثْخَنْتُمُوهُمْ فَشُدُّوا الْوَثَاقَۙ فَاِمَّا مَنًّا بَعْدُ وَاِمَّا فِدَٓاءً حَتّٰى تَضَعَ الْحَرْبُ اَوْزَارَهَاۚۛ ذٰلِكَۜۛ وَلَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ لَانْتَصَرَ مِنْهُمْۙ وَلٰكِنْ لِيَبْلُوَ۬ا بَعْضَكُمْ بِبَعْضٍۜ وَالَّذ۪ينَ قُتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَلَنْ يُضِلَّ اَعْمَالَهُمْ ٤ سَيَهْد۪يهِمْ وَيُصْلِحُ بَالَهُمْۚ ٥ وَيُدْخِلُهُمُ الْجَنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمْ ٦
Mushaf
Okunuş
4Feiẕâ leḳîtümü-lleẕîne keferû feḍarbe-rriḳâb. ḥattâ iẕâ eŝḫantümûhüm feşüddü-lveŝâḳa feimmâ mennem baʿdü veimmâ fidâen ḥattâ teḍaʿa-lḥarbü evzârahâ. ẕâlik. velev yeşâü-llâhü lenteṣara minhüm velâkil liyeblüve baʿḍaküm bibaʿḍ. velleẕîne ḳutilû fî sebîli-llâhi feley yüḍille aʿmâlehüm.
5Seyehdîhim veyuṣliḥu bâlehüm.
6Veyüdḫilühümü-lcennete ʿarrafehâ lehüm.
Ayet 4–6
Ey iman edenler! Savaşta karşı karşıya geldiğiniz müşrik ve kâfirlerin boyunlarını vurup güçlerini tamamen kırın, esir aldığınızı da ya bir lütuf olarak karşılıksız yahut fidye karşılığı serbest bırakın. Öyle yapın ki, bir daha sizinle savaşacak halleri kalmasın ve savaş tamamen ortadan kalksın.
Şayet Allah dileseydi hak ettikleri cezayı onlara kendisi verirdi. Fakat mü’minlerin imanlarına olan sadakatlerini ortaya çıkarmak ve Allah’ın yardımıyla neler yapabileceklerini göstermek için böyle murad etti.
Yaratılışlarının sebebi olan hayat nizamını yaşama mücadelesi verirken ölen ve öldürülenleri Allah daimi olarak kalacakları cennetlerde en güzel nimetlerle ödüllendirerek huzur ve mutluluğa kavuşturacak.
İlgili ayetler
Muhammed 7
1 ayetيَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَنْصُرُوا اللّٰهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ اَقْدَامَكُمْ ٧
Mushaf
Okunuş
7Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû in tenṣurü-llâhe yenṣurküm veyüŝebbit aḳdâmeküm.
Ayet 7
Ey iman edenler! Siz Allah’ın daveti olan hayat nizamını yaşamak ve yaşatmak uğrunda canla başla gayret ederseniz, Allah da size yardım eder, ayaklarınızı sağlam bastırır, sizi güçlü ve dirençli kılar.
Muhammed 8–10
3 ayetوَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَتَعْسًا لَهُمْ وَاَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ ٨ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَرِهُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاَحْبَطَ اَعْمَالَهُمْ ٩ اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ دَمَّرَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۘ وَلِلْكَافِر۪ينَ اَمْثَالُهَا ١٠
Mushaf
Okunuş
8Velleẕîne keferû fetaʿsel lehüm veeḍalle aʿmâlehüm.
9Ẕâlike biennehüm kerihû mâ enzele-llâhü feaḥbeṭa aʿmâlehüm.
10Efelem yesîrû fi-lʾarḍi feyenżurû keyfe kâne ʿâḳibetü-lleẕîne min ḳablihim. demmera-llâhü ʿaleyhim. velilkâfirîne emŝâlühâ.
Ayet 8–10
İnkârda ısrar ederek küfre sapanların hakkı ise yıkıma uğrayıp helak olmaktır. Allah, böylelerinin amellerini zayi eder. Çünkü onlar, Allah’ın indirdiğini beğenmediler. Bu sebepten dolayı Allah, onların iyilik adına yaptıkları amellerini boşa çıkarmıştır.
Yeryüzünde gezip dolaşırken kendilerinden önceki isyana, küfre batmış milletlerin akıbetlerinin nasıl olduğunu bir düşünsünler. Allah onların üzerine helak edici felaketler yağdırmıştır. İnkârcıların hepsini benzer akıbetler beklemektedir.
İlgili ayetler
Muhammed 11
1 ayetذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ مَوْلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاَنَّ الْكَافِر۪ينَ لَا مَوْلٰى لَهُمْ۟ ١١
Mushaf
Okunuş
11Ẕâlike bienne-llâhe mevle-lleẕîne âmenû veenne-lkâfirîne lâ mevlâ lehüm.
Ayet 11
Allah, davetine iman edip, imanlarının gereklerini yerine getirenlerin dostu, velisi ve yardımcısıdır. Hakikati inkâr edenlerin ise ne gerçek dostları ne de yardımcıları vardır.
İlgili ayetler
Muhammed 12
1 ayetاِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَتَمَتَّعُونَ وَيَاْكُلُونَ كَمَا تَاْكُلُ الْاَنْعَامُ وَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْ ١٢
Mushaf
Okunuş
12İnne-llâhe yüdḫilü-lleẕîne âmenû veʿamilu-ṣṣâliḥâti cennâtin tecrî min taḥtihe-lʾenhâr. velleẕîne keferû yetemetteʿûne veyeʾkülûne kemâ teʾkülü-lʾenʿâmü vennâru meŝvel lehüm.
Ayet 12
Şüphesiz Allah, inanıp salih amel işleyenleri, içinden ırmakların aktığı cennetlere koyacaktır. İnkâr edenler ise, dünya nimetlerinden yararlanıp hayvanlar gibi yiyip içecekler. Sonunda varacakları yer cehennem ateşidir.
Muhammed 13
1 ayetوَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ هِيَ اَشَدُّ قُوَّةً مِنْ قَرْيَتِكَ الَّت۪ٓي اَخْرَجَتْكَۚ اَهْلَكْنَاهُمْ فَلَا نَاصِرَ لَهُمْ ١٣
Mushaf
Okunuş
13Vekeeyyim min ḳaryetin hiye eşeddü ḳuvvetem min ḳaryetike-lletî aḫracetk. ehleknâhüm felâ nâṣira lehüm.
Ayet 13
Ey Peygamber! Seni yurdundan eden şehrin halkından daha güçlü, kuvvetli, nice şehirlerin halklarını helak ettik. Onlara yardım eden de olmadı.
İlgili ayetler
Muhammed 14
1 ayetاَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّه۪ كَمَنْ زُيِّنَ لَهُ سُٓوءُ عَمَلِه۪ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ ١٤
Mushaf
Okunuş
14Efemen kâne ʿalâ beyyinetim mir rabbihî kemen züyyine lehû sûü ʿamelihî vettebeʿû ehvâehüm.
Ayet 14
Rabbinden gelen apaçık bilgi ve delile dayanıp salih amel işleyenler, böylesi sağlam bir dayanağı olmayan, heva ve heveslerine uyan kimseler gibi olur mu?
Muhammed 15
1 ayetمَثَلُ الْجَنَّةِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ ف۪يهَٓا اَنْهَارٌ مِنْ مَٓاءٍ غَيْرِ اٰسِنٍۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ لَبَنٍ لَمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ خَمْرٍ لَذَّةٍ لِلشَّارِب۪ينَۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ عَسَلٍ مُصَفًّىۜ وَلَهُمْ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَمَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَمَنْ هُوَ خَالِدٌ فِي النَّارِ وَسُقُوا مَٓاءً حَم۪يمًا فَقَطَّعَ اَمْعَٓاءَهُمْ ١٥
Mushaf
Okunuş
15Meŝelü-lcenneti-lletî vuʿide-lmütteḳûn. fîhâ enhârum mim mâin gayri âsin. veenhârum mil lebenil lem yetegayyer ṭaʿmüh. veenhârum min ḫamril leẕẕetil lişşâribîn. veenhârum min ʿaselim müṣaffâ. velehüm fîhâ min külli-ŝŝemerâti vemagfiratüm mir rabbihim. kemen hüve ḫâlidün fi-nnâri vesüḳû mâen ḥamîmen feḳaṭṭaʿa emʿâehüm.
Ayet 15
Allah’a itaatsizlikten sakınıp O’nun razı olacağı bir hayatı yaşamak uğrunda ellerinden gelen gayreti gösterenlere Allah’ın vadettiği cennet, içinde berrak, tertemiz suların, doyumsuz lezzette sütten ve süzme baldan ırmakların aktığı, her türlü meyve ve yiyeceğin bulunduğu mutluluk yurdudur.
Allah’ın lütfu ve rahmetiyle böyle ödüllendirilecek kimse ile cehennemde ateşin azabına mahkûm edilip bağırsakları parçalayan kaynar su içmeyi hak edenlerin durumu hiç bir olur mu?
Muhammed 16
1 ayetوَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُ اِلَيْكَۚ حَتّٰٓى اِذَا خَرَجُوا مِنْ عِنْدِكَ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مَاذَا قَالَ اٰنِفًا۠ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ طَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ ١٦
Mushaf
Okunuş
16Veminhüm mey yestemiʿu ileyk. ḥattâ iẕâ ḫaracû min ʿindike ḳâlû lilleẕîne ûtü-lʿilme mâẕâ ḳâle ânifâ. ülâike-lleẕîne ṭabeʿa-llâhü ʿalâ ḳulûbihim vettebeʿû ehvâehüm.
Ayet 16
Ey Peygamber! Müşrik, kâfir ve münafıkların içinde senin söylediklerini dinliyormuş gibi görünenler de var. Bunlar senin yanından ayrılınca da rastladıkları mü’minlere seni küçümseyici bir ifade ile “Onun söylediklerinden bir şey anlamadık, sahi o ne demek istiyordu?” diye alaylı bir tavırla sorarlar. Allah da onların bu küstahlık ve azgınlıkları sebebiyle kalplerini gerçeğe karşı mühürler.
Muhammed 17
1 ayetوَالَّذ۪ينَ اهْتَدَوْا زَادَهُمْ هُدًى وَاٰتٰيهُمْ تَقْوٰيهُمْ ١٧
Mushaf
Okunuş
17Velleẕîne-htedev zâdehüm hüdev veâtâhüm taḳvâhüm.
Ayet 17
Allah, doğru olan hayat nizamını yaşamak isteyenlerin ise bu isteklerini ve gerçeği kavrama yeteneklerini artırır, rehberliği ile doğru yola ulaştırır.
İlgili ayetler
Muhammed 18
1 ayetفَهَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَاْتِيَهُمْ بَغْتَةًۚ فَقَدْ جَٓاءَ اَشْرَاطُهَاۚ فَاَنّٰى لَهُمْ اِذَا جَٓاءَتْهُمْ ذِكْرٰيهُمْ ١٨
Mushaf
Okunuş
18Fehel yenżurûne ille-ssâʿate en teʾtiyehüm bagteten. feḳad câe eşrâṭuhâ. feennâ lehüm iẕâ câethüm ẕikrâhüm.
Ayet 18
Allah’ın davetinden yüz çevirmeleri sebebiyle kalpleri körelmiş olanlar, Son Saat’in gelip de Kıyamet’in kopması ile gerçeği görüp anlayacaklar fakat çoktan iş işten geçmiş olacak. O Gün iman etmelerinin de kendilerine hiçbir faydası olmayacak.
İlgili ayetler
Muhammed 19
1 ayetفَاعْلَمْ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مُتَقَلَّبَكُمْ وَمَثْوٰيكُمْ۟ ١٩
Mushaf
Okunuş
19Faʿlem ennehû lâ ilâhe ille-llâhü vestagfir liẕembike velilmüʾminîne velmüʾminât. vellâhü yaʿlemü müteḳallebeküm vemeŝvâküm.
Ayet 19
Ey Peygamber! İnsanlara Allah’tan başka gerçek Rab ve ilah olmadığını tebliğ et ve onları Son Saat gelmeden önce yaratılışlarının sebebini kavrayıp, ona uygun nizam ve ahlak ile yaşamaya davet et. Bununla birlikte kendi günahların (hataların) ile mü’min erkek ve kadınların günahları için de Rabbine dua edip bağışlanma dile.
Allah iman ettik diyenlerin ve öyle gözükenlerin de kalplerinde olanları bilir.
İlgili ayetler
Muhammed 20–24
5 ayetوَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَوْلَا نُزِّلَتْ سُورَةٌۚ فَاِذَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ مُحْكَمَةٌ وَذُكِرَ ف۪يهَا الْقِتَالُۙ رَاَيْتَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ نَظَرَ الْمَغْشِيِّ عَلَيْهِ مِنَ الْمَوْتِۜ فَاَوْلٰى لَهُمْۚ ٢٠ طَاعَةٌ وَقَوْلٌ مَعْرُوفٌ۠ فَاِذَا عَزَمَ الْاَمْرُ۠ فَلَوْ صَدَقُوا اللّٰهَ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْۚ ٢١ فَهَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ تَوَلَّيْتُمْ اَنْ تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَتُقَطِّعُٓوا اَرْحَامَكُمْ ٢٢ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فَاَصَمَّهُمْ وَاَعْمٰٓى اَبْصَارَهُمْ ٢٣ اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَ اَمْ عَلٰى قُلُوبٍ اَقْفَالُهَا ٢٤
Mushaf
Okunuş
20Veyeḳûlü-lleẕîne âmenû levlâ nüzzilet sûratün. feiẕâ ünzilet sûratüm muḥkemetüv veẕükira fîhe-lḳitâlü raeyte-lleẕîne fî ḳulûbihim meraḍuy yenżurûne ileyke neżara-lmagşiyyi ʿaleyhi mine-lmevt. feevlâ lehüm.
21Ṭâʿatüv veḳavlüm maʿrûfün. feiẕâ ʿazeme-lʾemr. felev ṣadeḳu-llâhe lekâne ḫayral lehüm.
22Fehel ʿaseytüm in tevelleytüm en tüfsidû fi-lʾarḍi vetüḳaṭṭiʿû erḥâmeküm.
23Ülâike-lleẕîne leʿanehümü-llâhü feeṣammehüm veaʿmâ ebṣârahüm.
24Efelâ yetedebberûne-lḳurʾâne em ʿalâ ḳulûbin aḳfâlühâ.
Ayet 20–24
İnananlar, “Keşke savaşa izin veren bir sûre indirilmiş olsaydı!” derler. Ama hükmü açık bir sûre indirilip de onda savaştan söz edilince, aralarında kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığı geçiren kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün.
Hâlbuki onların görevi, itaat etmek ve güzel söz söylemektir. Savaşa karar verildiğinde, Allah’a verdikleri sözde dursalardı kendileri için daha iyi olurdu.
Siz ey savaşmak istiyor gibi görünüp de emir geldiğinde samimi olmadıkları anlaşılan münafıklar! Demek ki siz ikiyüzlü, ürkek ve korkak kişiliklerinizle ülkede iş başına gelecek olsanız yeryüzünde bozgunculuk çıkarır, İslâm nizam ve ahlakını bozar, akrabalık bağlarını da koparırsınız. İşte böyleleri, Allah’ın lanetleyip rahmetinden uzaklaştırdığı, gerçeğe karşı kulakları sağır, gözleri kör olan kimselerdir.
Hâlbuki onların, Allah’ın Kur’an ile bildirdikleri üzerinde düşünüp gerçeği kavrayıp da Allah’ın davetine teslim olmaları gerekmez miydi? Yoksa buna engel mi vardı?
Muhammed 25–30
6 ayetاِنَّ الَّذ۪ينَ ارْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدَىۙ الشَّيْطَانُ سَوَّلَ لَهُمْۜ وَاَمْلٰى لَهُمْ ٢٥ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ كَرِهُوا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ سَنُط۪يعُكُمْ ف۪ي بَعْضِ الْاَمْرِۚ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِسْرَارَهُمْ ٢٦ فَكَيْفَ اِذَا تَوَفَّتْهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْ ٢٧ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمُ اتَّبَعُوا مَٓا اَسْخَطَ اللّٰهَ وَكَرِهُوا رِضْوَانَهُ فَاَحْبَطَ اَعْمَالَهُمْ۟ ٢٨ اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ اَنْ لَنْ يُخْرِجَ اللّٰهُ اَضْغَانَهُمْ ٢٩ وَلَوْ نَشَٓاءُ لَاَرَيْنَاكَهُمْ فَلَعَرَفْتَهُمْ بِس۪يمٰيهُمْۜ وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ ف۪ي لَحْنِ الْقَوْلِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اَعْمَالَكُمْ ٣٠
Mushaf
Okunuş
25İnne-lleẕîne-rteddû ʿalâ edbârihim mim baʿdi mâ tebeyyene lehümü-lhüde-şşeyṭânü sevvele lehüm. veemlâ lehüm.
26Ẕâlike biennehüm ḳâlû lilleẕîne kerihû mâ nezzele-llâhü senüṭîʿuküm fî baʿḍi-lʾemr. vellâhü yaʿlemü isrârahüm.
27Fekeyfe iẕâ teveffethümü-lmelâiketü yaḍribûne vucûhehüm veedbârahüm.
28Ẕâlike biennehümü-ttebeʿû mâ esḫaṭa-llâhe vekerihû riḍvânehû feaḥbeṭa aʿmâlehüm.
29Em ḥasibe-lleẕîne fî ḳulûbihim meraḍun el ley yuḫrice-llâhü aḍgânehüm.
30Velev neşâü leeraynâkehüm feleʿaraftehüm bisîmâhüm. veletaʿrifennehüm fî laḥni-lḳavl. vellâhü yaʿlemü aʿmâleküm.
Ayet 25–30
Kendilerine Allah’ın daveti ulaştığında, dilleri ile kabul ettiklerini söyleyip, sonra da sırt dönüp, duymamış gibi davrananları şeytan ve şeytanlaşmış kimseler peşlerine takar, tuzaklarına düşürürler. Onların bu duruma düşmelerinin sebebi ise Allah’ın davetinden hoşlanmayanlara, “Sizinle görüşlerimiz birbirine yakın, o yüzden de bazı konularda işbirliği yapabilir, size uyabiliriz.” demeleridir.
Allah onların gizledikleri niyetlerini de açıktan yaptıklarını da bilmektedir. Ölümleri anında melekler onların sırtlarına ve yüzlerine vura vura canlarını alacaklar. Onlar bunu hak ettiler, çünkü onlar Allah’ı gazaplandıran şeylerin peşine düşerek ikiyüzlü davranıp Allah’ın davetinden uzaklaştılar. Allah bu yaptıklarının kendilerine hiçbir yararının olmadığını ortaya çıkaracak.
Yoksa münafıklıkları sebebiyle kalpleri hastalıklı olan bu kimseler, ikiyüzlü davranışlarını Allah’ın ortaya çıkarmayacağını mı sanıyorlar? Ey Peygamber! Eğer Biz isteseydik onları sana gösterirdik ve sen de onların gerçek yüzlerini tanımış olurdun, yine de dikkat edersen onları sözlerinde durmayışlarından ve tutarsız davranışlarından tanıyabilirsin.
İlgili ayetler
Muhammed 31
1 ayetوَلَنَبْلُوَنَّكُمْ حَتّٰى نَعْلَمَ الْمُجَاهِد۪ينَ مِنْكُمْ وَالصَّابِر۪ينَۙ وَنَبْلُوَ۬ا اَخْبَارَكُمْ ٣١
Mushaf
Okunuş
31Veleneblüvenneküm ḥattâ naʿleme-lmücâhidîne minküm veṣṣâbirîne veneblüve aḫbâraküm.
Ayet 31
Andolsun ki, içinizden cihad edenleri ve sabredenleri ortaya çıkarıncaya kadar sizi mutlaka imtihan edip iman ve cihadla alakalı samimiyetinizin doğruluğunu deneyeceğiz.
İlgili ayetler
Muhammed 32
1 ayetاِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَشَٓاقُّوا الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدٰىۙ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـًٔاۜ وَسَيُحْبِطُ اَعْمَالَهُمْ ٣٢
Mushaf
Okunuş
32İnne-lleẕîne keferû veṣaddû ʿan sebîli-llâhi veşâḳḳu-rrasûle mim baʿdi mâ tebeyyene lehümü-lhüdâ ley yeḍurrü-llâhe şeyʾâ. veseyuḥbiṭu aʿmâlehüm.
Ayet 32
Yaratılışlarının sebebi kendilerine bildirilmesine rağmen bu gerçeği önemsemeyip yüz çevirenler, başkalarının da gerçekle buluşmasına engel olmaya çalışanlar, peygambere karşı çıkıp düşmanlık edenler Allah’a hiçbir şekilde zarar vermiş olmazlar. Bunlar ancak kendilerine ve kendilerine uyanlara zarar verirler. Allah onların mü’minlere kurdukları tuzakları boşa çıkarır.
Muhammed 33
1 ayetيَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَلَا تُبْطِلُٓوا اَعْمَالَكُمْ ٣٣
Mushaf
Okunuş
33Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû eṭîʿü-llâhe veeṭîʿü-rrasûle velâ tübṭilû aʿmâleküm.
Ayet 33
Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin ve amellerinizi boşa çıkarmayın.
İlgili ayetler
Muhammed 34
1 ayetاِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ مَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْ ٣٤
Mushaf
Okunuş
34İnne-lleẕîne keferû veṣaddû ʿan sebîli-llâhi ŝümme mâtû vehüm küffârun feley yagfira-llâhü lehüm.
Ayet 34
Gerçeği inkâra kendilerini şartlandıran, başkalarını da kendileri gibi olmaya çağıran, sonra da bu yolda ölenleri Allah asla affetmeyecek.
Muhammed 35
1 ayetفَلَا تَهِنُوا وَتَدْعُٓوا اِلَى السَّلْمِۗ وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَۗ وَاللّٰهُ مَعَكُمْ وَلَنْ يَتِرَكُمْ اَعْمَالَكُمْ ٣٥
Mushaf
Okunuş
35Felâ tehinû vetedʿû ile-sselm. veentümü-lʾaʿlevn. vellâhü meʿaküm veley yetiraküm aʿmâleküm.
Ayet 35
Ey mü’minler! Kurallarını Allah’ın belirlediği hayat nizamını yaşamak ve yaşatmak uğrunda savaşırken haklı ve üstün olanın sizler olduğunu, Allah’ın da sizinle olduğunu aklınızdan çıkarmayın, düşmanlarınızın karşısında korkaklık, gevşeklik, yılgınlık göstermeyin, onlardan barışı isteyen siz olmayın, muhakkak ki sonunda siz kazanacaksınız.
İlgili ayetler
Muhammed 36–38
3 ayetاِنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌۜ وَاِنْ تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا يُؤْتِكُمْ اُجُورَكُمْ وَلَا يَسْـَٔلْكُمْ اَمْوَالَكُمْ ٣٦ اِنْ يَسْـَٔلْكُمُوهَا فَيُحْفِكُمْ تَبْخَلُوا وَيُخْرِجْ اَضْغَانَكُمْ ٣٧ هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تُدْعَوْنَ لِتُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ فَمِنْكُمْ مَنْ يَبْخَلُۚ وَمَنْ يَبْخَلْ فَاِنَّمَا يَبْخَلُ عَنْ نَفْسِه۪ۜ وَاللّٰهُ الْغَنِيُّ وَاَنْتُمُ الْفُقَرَٓاءُۚ وَاِنْ تَتَوَلَّوْا يَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْۙ ثُمَّ لَا يَكُونُٓوا اَمْثَالَكُمْ ٣٨
Mushaf
Okunuş
36İnneme-lḥayâtü-ddünyâ leʿibüv velehv. vein tüʾminû vetetteḳû yüʾtiküm ücûraküm velâ yesʾelküm emvâleküm.
37İy yesʾelkümûhâ feyuḥfiküm tebḫalû veyuḫric aḍgâneküm.
38Hâentüm hâülâi tüdʿavne litünfiḳû fî sebîli-llâh. feminküm mey yebḫal. vemey yebḫal feinnemâ yebḫalü ʿan nefsih. vellâhü-lganiyyü veentümü-lfüḳarâʾ. vein tetevellev yestebdil ḳavmen gayraküm ŝümme lâ yekûnû emŝâleküm.
Ayet 36–38
Yaratılışlarının sebebini düşünmeyenler için hiç şüphesiz dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ibarettir.
Allah’ın daveti olan İslami hayat nizamı ile yaşamaya çalışan, bu uğurda sorumluluklarının bilincinde olanların hayatı anlamlı, kaliteli ve Allah katında değerlidir.
Allah, dünya hayatını İslam nizamının sınırları içinde yaşayan kimseleri ödüllendirecektir.
Allah size bahşettiği nimetlerden meşru olarak yararlanmanızı isterken, bunlardan Allah yolunda harcamanızı da bekler. Şayet sizden malınızın tamamını rızasına uygun harcamanızı istese ve sizi buna zorlayıp mecbur etseydi, çoğunuz cimrilik eder, bundan kaçınır, zaaflarınızı ortaya çıkarırdınız.
Aslında Allah sizleri bu yolda fedakârca harcamalar yapmaya, karşılığında kat kat fazla mükâfatlar vermeye çağırmaktadır, ama buna rağmen yine de içinizden cimrilik edenler var. Her kim bu konuda cimrilik ederse, iyi bilsin ki kendisine karşı cimrilik etmiş olur, çünkü Allah’ın zenginliğinin sınırı yoktur ve O hiç kimsenin yardımına muhtaç değildir, aksine O’na muhtaç olan sizlersiniz.
Şayet Allah’ın emrettiği hayat tarzını yaşamaktan yüz çevirirseniz, Allah da sizin yerinize davetine gönülden iman edip, sorumluluklarını bilinçle yerine getiren başka bir topluluk getirir.
İlgili ayetler
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.
Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Hadîd, sonra Ra’d indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla