Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْغَاشِيَةِ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٢٦

Gâşiye Sûresi - Mustafa Çevik Meali (Ayetler Konu Bütünlüğü İçinde)

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça
Sûre hakkındaAdı · Nüzul zamanı · Konu

Adı: Sure adını ilk ayette geçen Gaşiye kelimesinden almıştır.

Nüzul zamanı: Muhtevasından da anlaşılacağı gibi bu sure, Mekke’nin ilk dönemlerinde nazil olmuştur. Bu Rasulullah’ın (s.a.) Mekke’de tebliğe başladığında, müşriklerin daha pek hassas davranmadıkları bir dönemdir.

Konu: Bu surenin konusunu anlayabilmek için, Rasulullah’ın, şu iki hususu, Mekkeliler’in zihinlerine yerleştirmek için çalıştığını hatırlamak gerekir. Birincisi Tevhid, ikincisi Ahiret. Mekke halkı kesinlikle bu iki esasa karşı çıkıyordu. Bu hususu ifade ettikten hemen sonra, şimdi de bu surenin uslûbu ve muhtevası üzerinde duralım.

‘O gün tüm kainatın büyük bir felâkete uğrayacağını bilmiyor musunuz? denilerek, gaflete dalan insanlara aniden bir soru yöneltilip, bundan hemen sonra açıklamalar yapılmaya başlanmıştır. O gün insanlar iki grup halinde bulunacaklar ve her iki grup da farklı akibetler ile karşılaşacaklardır. Bir grup cehennem ateşine ve azabına çarptırılırken, diğeri de cennette yüce bir makama ulaşacak ve orada kendisini çeşit çeşit nimetlerin beklediğini görecektir.

Böyle bir uyarıdan sonra, aniden uslûb değişir, Tevhid ve Ahiret hakkında birşey duyar duymaz öfkelenen kimselere sorular yöneltilir. Çevrenizde sürekli bulunan şeylerin nasıl uygun özellikler ile bezenmiş olduğunu görmüyor musunuz?

Devenin nasıl yaratılmış olduğunu düşünmüyor musunuz? Çevresine uygun özellikler taşımaktadır, çünkü çöl hayatına ancak bu vasıflara sahip bir hayvan dayanabilir. Zaten develer de bu vasıflara sahip değil midirler? Açık bir yolda seyahat ederken, gökyüzünü nasıl tepenize astığımızı, dağları nasıl diktiğimizi ve yeryüzünü nasıl döşediğimizi görmüyor musunuz? Kâdir-i Mutlak’ın hikmeti ve kudreti olmaksızın, tüm bunların yaratılması mümkün müdür? Şayet bir varlık, ‘herşeyi yaratan’ kabul ediliyorsa, insanı öldürmeye, onu tekrar diriltmeye, cenneti ve cehennemi yaratmaya niçin kâdir olmasın?

Bu kısa ve etkileyici ifadelerden sonra, kafirler devreden çıkarılır ve artık Rasulullah’a hitap edilmeye başlanarak şöyle buyurulur: Bunlar İslâm’ı kabul etmeyebilirler. Biz seni onları zorlaman için göndermedik. Senin görevin sadece tebliğdir ve sen tebliğ etmeye devam et. Sonunda bize döndürüleceklerdir. İşte biz o zaman onlara yaptıklarından hesap sorar ve onları ağır bir şekilde cezalandırırız.

Birlikte anlatılan ayetler gruplar hâlinde: her grubun Arapçası, okunuşu ve meali bir arada. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Gâşiye 1–7

7 ayet

هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْغَاشِيَةِۜ ۝١ وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌۙ ۝٢ عَامِلَةٌ نَاصِبَةٌۙ ۝٣ تَصْلٰى نَارًا حَامِيَةًۙ ۝٤ تُسْقٰى مِنْ عَيْنٍ اٰنِيَةٍۜ ۝٥ لَيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ اِلَّا مِنْ ضَر۪يعٍۙ ۝٦ لَا يُسْمِنُ وَلَا يُغْن۪ي مِنْ جُوعٍۜ ۝٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Hel etâke ḥadîŝü-lgâşiyeh.

Okunuş

2Vucûhüy yevmeiẕin ḫâşiʿah.

Okunuş

3Âmiletün nâṣibeh.

Okunuş

4Taṣlâ nâran ḥâmiyeh.

Okunuş

5Tüsḳâ min ʿaynin âniyeh.

Okunuş

6Leyse lehüm ṭaʿâmün illâ min ḍarî.

Okunuş

7Lâ yüsminü velâ yugnî min cû.

Ayet 1–7

Ey Peygamber! Sana haberi verilen, her şeyi sarıp bürüyecek olan Kıyamet Günü, insanların bir kısmı yüzleri korkudan yere eğilmiş, zelil ve bitkin bir halde cehennemin o kızgın ateşine atılacaklar. Onların orada içecekleri kaynar su, yiyecekleri de zehirli bir dikendir. Bu yiyip içtikleri onların ne açlığını ne de susuzluklarını giderir.

Gâşiye 8–16

9 ayet

وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاعِمَةٌۙ ۝٨ لِسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۙ ۝٩ ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ ۝١٠ لَا تَسْمَعُ ف۪يهَا لَاغِيَةًۜ ۝١١ ف۪يهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌۢ ۝١٢ ف۪يهَا سُرُرٌ مَرْفُوعَةٌۙ ۝١٣ وَاَكْوَابٌ مَوْضُوعَةٌۙ ۝١٤ وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌۙ ۝١٥ وَزَرَابِيُّ مَبْثُوثَةٌۜ ۝١٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

8Vucûhüy yevmeiẕin nâʿimeh.

Okunuş

9Lisaʿyihâ râḍiyeh.

Okunuş

10Fî cennetin ʿâliyeh.

Okunuş

11Lâ tesmeʿu fîhâ lâgiyeh.

Okunuş

12Fîhâ ʿaynün câriyeh.

Okunuş

13Fîhâ sürurum merfûʿah.

Okunuş

14Veekvâbüm mevḍûʿah.

Okunuş

15Venemâriḳu maṣfûfeh.

Okunuş

16Vezerâbiyyü mebŝûŝeh.

Ayet 8–16

Yine o gün yaratılışlarının amacını kavrayıp da o amaca uygun yaşamak uğrunda gayret etmiş olanların ise yüzleri sevinç ve mutluluktan pırıl pırıl parlayacak, iman edip salih amel işlemenin karşılığını görüp zevkini yaşayacaklar. Cennette kendileri için hazırlanmış yüce makamlarda tahtlar üzerine kurulup tarifsiz güzellikte yiyeceklere, tertemiz testiler içinde tadına doyum olmaz içeceklere kavuşup görenlerde hayranlık uyandıran halılar üzerindeki tahtlarında, minderlerine yaslanıp birbirleriyle sohbet edecekler ve orada hiç boş laf da işitmeyecekler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

10Nisâ 173Ankebut 58

İlgili ayetler

11A’raf 43Furkan 24

İlgili ayetler

15Nisâ 57Rahman 76

İlgili ayetler

16Rahman 76

Gâşiye 17–20

4 ayet

اَفَلَا يَنْظُرُونَ اِلَى الْاِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ۠ ۝١٧ وَاِلَى السَّمَٓاءِ كَيْفَ رُفِعَتْ۠ ۝١٨ وَاِلَى الْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ۠ ۝١٩ وَاِلَى الْاَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ۠ ۝٢٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

17Efelâ yenżurûne ile-lʾibili keyfe ḫuliḳat.

Okunuş

18Veile-ssemâi keyfe rufiʿat.

Okunuş

19Veile-lcibâli keyfe nüṣibet.

Okunuş

20Veile-lʾarḍi keyfe süṭiḥat.

Ayet 17–20

İnsanlar, kendilerine hizmet ettirmek için yarattığımız deveye ve onun şartlara uyumlu yaratılışındaki hikmeti hiç düşünmezler mi? Başlarını kaldırıp gökyüzüne bakıp da onu nasıl yükselttiğimizi, güneşin, ayın, yıldızların yaratılışını, kurduğumuz mükemmel nizam ve yasalara bağlı kusursuz hareketlerini görüp, sonra da başlarını çevirip yeryüzündeki nizama, orada insan için yarattıklarımıza, dağları nasıl ve niçin öylesine yerleştirdiğimize baksınlar da Allah’ın insana verdiği değeri, ilmini ve kudretini görüp, anlasınlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

17Ra’d 2Kaf 6

İlgili ayetler

18Mü’minûn 17Mülk 3

İlgili ayetler

19Lokman 10Nebe’ 7

İlgili ayetler

20Bakara 29Mü’min 64

Gâşiye 21–26

6 ayet

فَذَكِّرْ اِنَّمَٓا اَنْتَ مُذَكِّرٌۜ ۝٢١ لَسْتَ عَلَيْهِمْ بِمُصَيْطِرٍۙ ۝٢٢ اِلَّا مَنْ تَوَلّٰى وَكَفَرَۙ ۝٢٣ فَيُعَذِّبُهُ اللّٰهُ الْعَذَابَ الْاَكْبَرَۜ ۝٢٤ اِنَّ اِلَيْنَٓا اِيَابَهُمْۙ ۝٢٥ ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُمْ ۝٢٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

21Feẕekkir innemâ ente müẕekkir.

Okunuş

22Leste ʿaleyhim bimüṣayṭir.

Okunuş

23İllâ men tevellâ vekefera.

Okunuş

24Feyüʿaẕẕibühü-llâhü-lʿaẕâbe-lʾekber.

Okunuş

25İnne ileynâ iyâbehüm.

Okunuş

26Ŝümme inne ʿaleynâ ḥisâbehüm.

Ayet 21–26

Ey Peygamber! İnsanlara, Allah’ı layıkıyla idrak edebilmeleri için apaçık olan bu gerçekleri hatırlatarak, uyarıp öğüt ver. Unutma ki sen yalnızca öğüt vererek uyaran davetçisin. İnsanların tercihlerini kimden yana kullanacaklarını, zorla belirleyici değilsin. Kim bu delillerle bildirilenlere ve davete rağmen, Allah merkezli bir hayatı yaşamaktan yüz çevirip müşrik ve kâfir olmayı seçerse, Allah da onu en şiddetli azap ile cezalandıracaktır.

Şüphesiz her insan, sonunda tercihlerinin hesabını vermek ve hak ettiği karşılığı görmek üzere Bizim huzurumuza getirilecektir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

21Ra’d 40Zâriyât 55

İlgili ayetler

22Nahl 37Kasas 56

İlgili ayetler

23Mâide 49Zümer 71

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Zâriyât, sonra Kehf indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla