Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ التَّكَاثُرِ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٨

Tekâsür Sûresi Açıklamalı Meali

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça
Sûre hakkındaAdı · Nüzul zamanı · Konu

Adı: Birinci ayetteki “tekasûr” kelimesi sureye isim olmuştur.

Nüzul zamanı: Ebu Hayyan ve Şevkanî, bütün müfessirlere göre bu surenin Mekkî olduğunu söylemişlerdir. İmam Suyutî’nin kavline göre en meşhur söz, bu surenin Mekkî olduğudur.

Ancak bazı rivayetlerde surenin Medenî olduğu da kayıtlıdır. Bu rivayetler aşağıdadır.

İbn Ebî Hatim, Ebu Bureyde’den bu surenin Ensar’ın iki kabilesi olan Benî Harise ve Benî Hars hakkında nazil olduğunu rivayet etmektedirler. İki kabile birbirlerine karşı önce ileri gelenlerini, daha sonra da mezarlığa giderek ölülerini medhetmişlerdi. Bunun üzerine bu sure nazil olmuştur. Ancak nüzul hakkındaki Sahabe ve Tabiin üslubunu göz önüne alırsak, bu rivayetin Tekâsur suresinin nüzul zamanının delili olmayacağını anlarız. Yalnız bu surenin, onların haline uygun düşmesi söz konusu olabilir.

İmam Buharî ve İbn Cerir, Ubey b. Ka’b’tan şöyle rivayet etmişlerdir: Biz Rasulullah’ın,

“Eğer insanoğlunun elinde iki vadi dolusu mal olsa üçüncü vadiyi ister. İnsanoğlunun karnını ancak toprak doyurur” buyurduğunu işittik. Tekâsur suresi nazil olana kadar bu sözü Kur’an’dan zannediyorduk… Bu Hadise dayanarak, Tekâsur suresinin Medenî olduğu söylenmiştir. Çünkü Ubey Medine’de Müslüman olmuştu. Ancak Ubey’in beyanında, Ashabı Kiram’ın bu hadisi ne anlamda Kur’an’dan zannettiklerine dair bir açıklama yoktur.

Eğer bu hadisi Kur’an’dan ayet zannetmeleri kastediliyorsa bunu kabul etmek mümkün değildir. Çünkü sahabenin büyük çoğunluğu Kur’an’a harf harf vakıftı. Bu Hadisin Kur’an’dan ayet olup olmadığı konusunda nasıl yanlışa düşebilirler ki? Eğer bu Hadisin Kur’an’dan olmasının anlamını, Kur’an’ın manasından alınmış bir söz olarak kabul edersek o zaman bu rivayet, Medine’de Müslüman olan ashabın Rasulullah’ın ağzından bu sureyi ilk duyduklarında onun yeni nazil olduğunu zannetmelerine delalet eder.

İbn Cerir, Tirmizî ve İbnü’l Münzir v.s. Hz. Ali’nin şu kavlini nakletmişlerdir: “Biz, Tekâsur suresi nazil olana kadar kabir azabı hakkında şüphe içindeydik.” Bu surenin Medenî olduğuna delil olarak, kabir azabının Medine’de zikredildiği, Mekke’de bu konuya değinilmediği gösterilmiştir. Ancak bu doğru değildir. Çünkü Kur’an-ı Kerim’in pek çok Mekkî suresinde yer yer açık ifadelerle kabir azabı zikredilmiştir. Bunda şüpheye imkan yoktur. Mesela bkz. En’am 93, Nahl 28, Mü’minun 99-100, Mü’min 45-46. Bunların hepsi Mekkî surelerdir. Onun için, Hz. Ali’nin yukarıda söylediği söz bir şeye ispat olacaksa, o, yukarıda adı geçen ve kabir azabından bahseden Mekkî surelerden önce Tekâsur suresinin nazil olduğudur. Bu surenin nüzulu Sahabe-i Kiram’ın kabir azabı hakkındaki şüphesini gidermiştir.

Bu rivayetlere rağmen müfessirlerin çoğu bu surenin Mekkî olduğunda müttefiktirler.

Bizim görüşümüz, bu surenin sadece Mekkî değil, aynı zamanda muhteva ve üslubundan da anlaşıldığına göre, Mekke döneminin ilk nazil olan surelerinden birisi olduğu yolundadır.

Konu: Bu surede insanlar dünyaya tapmalarının sonucu hakkında uyarılmışlardır. Ölüme kadar mal, servet yığmak maksadıyla ve lezzetler, kuvvetler elde ederek bu konuda birbiriyle yarışmak, bu eşyayı elde ettikten sonra da birbirlerine karşı kibirlenmek için gece gündüz çaba içindeyken kendilerini o kadar kaybetmişlerdir ki, daha önemli şeyler akıllarına bile gelmemiştir. Bunlar kötü sonları hakkında uyarılarak şöyle buyurulmuştur:

Topladığınız bu nimetler sadece nimet değil, aynı zamanda sizin için bir imtihan vesilesidir.

Her nimet için ahiret günü soru sorulacaktır.

Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Ayet 1–2

2 ayet

Tekâsür 1

Tekâsür 2

اَلْهٰيكُمُ التَّكَاثُرُۙ ۝١ حَتّٰى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَۜ ۝٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Elhâkümü-ttekâŝür.

Okunuş

2Ḥattâ zürtümü-lmeḳâbir.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

1Çoğaltma tutkusu sizi öyle oyaladı ki.

Türkçe Meal

2Ta ki siz mezarları boylayıncaya kadar.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

1Servet, aşiret, parti ve şan şeref gibi konularda, dünyanın gelip geçici zevklerini çoğaltma yarışı, Mal yığıp biriktirmeye olan aşırı düşkünlüğünüz ve evlat çokluğuyla gururlanmanız. Sahibi olduğunuz her şeyin modelini, kalitesini yükseltme ve toplumun çoğunluğuna dayalı güce sahip olma hevesiniz. Ve bunlarla birbirinize karşı üstünlük taslama, gösteriş yapma hastalığı sizi Allah’a ibadet etmekten, insani ve ahlâkî değerlerden uzaklaştırarak o kadar oyaladı ve âdeta gözünüzü kör etti ki hayatınızı övünmekle geçiriyorsunuz. Sanki yaratılışınızın amacı buymuş gibi, birbirinizle bu konuda yarışmakta, çoğalttıklarınızla övünüp oyalanmaktasınız. Çoğaltma yarışı; sizi gaflete düşürerek ilahi huzurda hesaba çekilmeyi unutturdu. Hâlbuki Allah insanı, ilâhî nizam ile ahlakı yaşamak uğrunda çaba sarf etsin, birbiriyle yarışıp Rabbine yakınlığını artırsın ve O’ndan başka ilah edinmesin diye yarattı.

Açıklamalı meal

2Öyle ki mal, mülk ve evladın çokluğuyla övünmek size yetmedi de övünerek ve böbürlenerek Ta ki ölüp kabirlere girinceye kadar bu gaflet uykusundan uyanamadınız ve bu oyalanmaya devam ettiniz. Çokluk için mezarları dahi saymaya kalkıştınız. Bu gerçeği göz ardı eden insanın mal biriktirmeye düşkünlüğü mezar çukuruna düşünceye kadar, onun gözünü, gönlünü perdeledi. Sizden önce yaşayıp ölen insanları bile çokluğunuza katıyorsunuz. Mezarları ziyaret ederek onlara sahip çıkıyor, onları da kendinizden sayarak övünüyorsunuz. Hâlbuki onlar ölüp gitti. Size yararı ve zararı dokunamaz. Oysaki verilen nimetler artarken, Allah yolunda infak duygusu da artsaydı; bu şekilde dengeli bir çoğalma hayrınıza olacaktı.

İlgili ayetler

Ayet 3–4

2 ayet

Tekâsür 3

Tekâsür 4

كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۙ ۝٣ ثُمَّ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۜ ۝٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

3Kellâ sevfe taʿlemûn.

Okunuş

4Ŝümme kellâ sevfe taʿlemûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

3Şunu iyi bilin ki vakti gelince bu gerçeği öğreneceksiniz.

Türkçe Meal

4Yok şimdi olmazsa ahirette bu gerçeği mutlaka öğreneceksiniz.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

3Yaratılış sebeplerini kavramamakta direnen ve kendilerine verilen zamanı mal-mülk biriktirip övünerek tüketenler. Hayır sizler büyük bir yanılgı içindesiniz, sonunda bu tercihinizin ne kadar yanlış olduğunu mutlaka anlayacaksınız. Böyle düşünmeniz, böyle yaşamanız doğru değil. Yakında ne boş şeylerle övünüp avunduğunuzu, övündüklerinizin hiçbir önemi olmadığını, ölümden sonra hakikati kabirde anlayıp bileceksiniz. Bütün gerçeği öğreneceksiniz.

Açıklamalı meal

4Sonra yine hayır. Yakında kesinlikle gerçeği görüp ne büyük bir aldanış içinde olduğunuzu ahirette, azapla karşılaşınca anlayacaksınız. Bu gerçeği kesin bir şekilde bileceksiniz. Keşke bu gerçeği Hesap Günü cehennemle yüz yüze gelmeden anlasaydınız. Ama o zaman iş işten geçmiş olacak. Ve yaptıklarınızın cezasını da çekeceksiniz.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

3Bakara 29Nahl 51Nahl 55

İlgili ayetler

4Lokman 33Leyl 11

Ayet 5–6

2 ayet

Tekâsür 5

Tekâsür 6

كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ الْيَق۪ينِۜ ۝٥ لَتَرَوُنَّ الْجَح۪يمَۙ ۝٦

Mushaf

Okunuş

Okunuş

5Kellâ lev taʿlemûne ʿilme-lyeḳîn.

Okunuş

6Leteravunne-lceḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

5Yok eğer bu tutkunun neye mal olduğunu tam kavramış olsaydınız.

Türkçe Meal

6Elbet (dünyayı) cehenneme çevirdiğinizi görecektiniz.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

5Eğer aklınızı kullanıp ilâhî vahye kulak vererek kıyamet günü gerçeğini doğru kaynaktan kesin bilgiyle, bir bilseydiniz, dünyada övünüp durmazdınız. Eğer siz bu övünmenin neye mal olduğunu tam kavramış olsaydınız, böyle yapmaz, mal mülk evlat gibi dünyalıklarla övünmezdiniz. Keşke başınıza gelecekleri kabul edip inansaydınız. Size bildirdiğimiz gerçeklere karşı kör, sağır, dilsiz olmasaydınız.

Açıklamalı meal

6Andolsun ki, böyle giderse zalimler için hazırlanan o çılgınca yanan ateşi kaynayıp, köpüren Cehennemi mutlaka göreceksiniz. Ve verilen nimetleri, canlarınızın istediği gibi kullanıp, keyif ve övünme aracı yapmanın bedelini cehennem azabı ile ödeyeceksiniz. Ey insanlar! Rabbinizden gelen gerçeklere şüpheyle bakarak, gerçekleri inkâr ederek, isyan içinde yaşadığınız hayat yolunun sonu cehennem! Eğer vahiyle gönderilen bilgilere gerçekten inanmış olsaydınız, yaptığınız inkârın, işlediğiniz günahların, haramların cehennem olarak size nasıl yansıdığını görür, cehennemin sıcaklığını anında hissederdiniz. Ancak şüpheleriniz ve inkârınız nedeniyle görmüyor duymuyor hissetmiyorsunuz.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

5Tevbe 24Kehf 32Kehf 45

Ayet 7–8

2 ayet

Tekâsür 7

Tekâsür 8

ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ الْيَق۪ينِۙ ۝٧ ثُمَّ لَتُسْـَٔلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّع۪يمِ ۝٨

Mushaf

Okunuş

Okunuş

7Ŝümme leteravunnehâ ʿayne-lyeḳîn.

Okunuş

8Ŝümme letüsʾelünne yevmeiẕin ʿani-nneʿîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

7Tutun ki burada göremediniz yarın onu zaten gözlerinizle göreceksiniz.

Türkçe Meal

8Sonra, o gün size sefasını sürdüğünüz nimetlerin hesabı bir bir sorulacak.

Açıklamalı meal

Açıklamalı meal

7Bugün görmezlikten gelseniz bile hiç şüpheniz olmasın eninde sonunda ahirette hem de kendi gözlerinizle o cehennemi mutlaka göreceksiniz. Gerçeğin kendi bildiğiniz gibi olmadığını yakinen görüp anlayacaklasınız. O gün kaçışınız olmayacak. Size vahiyle bildirilen bütün gerçekler başınıza gelecektir.

Açıklamalı meal

8Sonra her şeyi ayan beyan gördüğünüz o gün iğneden ipliğe size verilen nimetlerden mutlaka sorguya çekileceksiniz. Akıl, muhakeme, idrak, irade, kalp, ömür, yaşam, yediğiniz, içtiğiniz şeyler, ana baba, eş, çocuklar, akrabalar, mal mülk, mevki makam, para pul, hepsinden hesaba çekileceksiniz. Allah her insanı bahşettiği nimetleri kullanış biçiminden günü gelince hesaba çekecektir. O gün yeryüzünde övündüğünüz çoğunlukların hiçbiri yanınızda olmayacak. Aksine; onlara haram işlettiğiniz her gün için, günah işlettiğiniz her eylem için onlar sizi suçlayacak! Öyle, günahı varsa ben çekerim dediğiniz her sözün karşılığı cehennem olacak. İster kabul edin ister etmeyin ister inanın ister inanmayın, hesap günü başınıza gelecekler bunlardır. Onun için çoklukla övünmeniz boşunadır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

8Fâtır 37Ahkaf 20

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Kevser, sonra Mâ’ûn indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla