Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْاَعْلٰى مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ١٩

A’lâ Sûresi - Mustafa Çevik Meali (Ayetler Konu Bütünlüğü İçinde)

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça
Sûre hakkındaAdı · Nüzul zamanı · Konu

Adı: Surenin adı birinci ayette geçen A’Iâ kelimesinden alınmıştır.

Nüzul zamanı: Muhtevasından da anlaşılacağı gibi, Mekke’nin ilk dönemlerinde nazil olan surelerden birisidir. 6. ayette geçen “Sana okutturacağız ve sen onu asla unutmayacaksın”

ifadeleri, göstermektedir ki; bu sure Raslulullah’ın vahyi zihnine tam olarak yerleştiremediği ve hâlâ vahy geldiği zaman bazı kelimeleri unutmamak için tekrarladığı dönemlerde nazil olmuştur. Zikredilen ayet ile birlikte Taha; 114. ve Kıyame; 16-19.

ayetlerini okuduğumuz takdirde ve bu üç ayeti tertip ve mahal itibariyle incelediğimizde, mesele iyice vuzuha kavuşur. Allah Teâlâ Rasulullah’a “Kesinlikle müsterih ol, Biz sana okutacağız ve sen onu asla unutmayacaksın” buyurmuş ve bir süre sonra ikinci kez Kıyamet suresinde, Rasulullah nazil olan ayetleri acele acele okuduğu için, “Unutmamak için acele etmene gerek yok, Biz onu okurken iyice dinle, sana okutmak ve ezberletmek bize aittir”

denilmiştir. Son kez Taha suresi nazil olmuş ve surenin 113 ayeti birden inerken, Rasulullah ezberliyemiyeceğinden korkarak belki bir ayeti unuturum endişesiyle acele ederek ezberlemeye çalışmıştır. Bunun üzerine Allah Teâlâ, “Sana vahyedilmesi henüz tamamlanmadan, Kur’an’ı acele okumaya kalkma” diye emretmiş ve daha sonra Rasulullah, asla bu gibi tereddütlere düşmemiştir. Bu üç ayetten başka bu konu hakkında herhangi bir işaret yoktur.

Konu: Bu kısa surede üç ayrı konu işlenmiştir. 1) Tevhid. 2) Rasulullah’ın eğitimi. 3) Ahiret.

Birinci ayette tevhidî talimat, bir cümle ile şöyle ifade edilmiştir: “Allah’ın yüce ismini tesbih ediniz”, yani Allah’a zaafiyet, hata atfeden ve mahlukat için müşrikçe anlamlara gelebilen isimler kullanmayın. Çünkü dünyadaki tüm ifsad edici düzenlerin temelinde, Allah’ın zâtı hakkındaki yanlış akideler yatmaktadır. Bu düzenler Allah’ın zâtını yanlış düşüncelerle şekillendirerek tasarruf etmişlerdir. Dolayısıyla en emin yol, Allah’ın en güzel isimlerle çağırılmasıdır, ki o zaten en güzel isimlerle çağırılmaya layık olandır.

Daha sonraki üç ayette şunlar anlatılmaktadır: “Rabbin sana tesbih etmeyi emretmektedir.

O Allah ki kainatta bulunan herşeyi yaratan, belli bir ölçü veren ve kaderini tayin edendir.

O neyi hangi maksat için yaratmış ise, o maksadın hasıl olması için ona yolunu da öğretmiştir. Yeryüzünden bitkilerin çıktığını, büyüdüğünü ve çürüyerek yok olduğunu bizzat gözlerinizle görmektesiniz. Hiç kimse ilk bahar getirmeye muktedir olmadığı gibi, sonbaharın gelmesini engellemeye de güç yetiremez.”

Bundan sonraki iki ayette, “Kur’an’ı nasıl ezberleyeceğim diye endişe etme! Senin hafızana Kur’an’ı yerleştirmek Bize düşer. Kur’an’ı ezberlemen ve zihnine yerleştirmen bizzat senin becerin ve marifetin olmayıp, bilakis bu benim sana verdiğim bir nimettir.

Şayet dilersem, bu Kur’an’ı hafızandan silerim” diye Rasulullah’a tenbih ve tavsiyede bulunulmuştur.

Daha sonra Rasulullah’a şöyle buyurulmuştur: “Herkesi doğru yola iletmekle görevlendirilmiş değilsin. Senin vazifen sadece hakkı tebliğ etmektir. Sen sadece kulak verenlere en güzel yolla ve iyilikle anlat. Şayet sırt çevirirlerse, peşlerine düşmene gerek yok. Gittiği sapık yolun sonuçlarından kimler korkmaya başlarsa, ancak bu kimseler hakka kulak verirler. Hangi bedbaht davetini dinlemekten kaçınır ve sırt çevirirse, o yaptıklarının kötü sonuçlarını görecektir.

Surenin sonunda kısaca şöyle buyuruluyor; Kurtuluş, ancak akidesinde, ahlâkında ve amellerinde salih olanlar, kendilerini yaratan Rablerini tesbih edenler ve namazı kılanlar içindir. Halbuki kâfirlerin tüm düşünce ve davranışları, dünyadaki rahatlığın, lezzet ve zevklerin peşinde koşmaktan başka birşey değildir. Asıl olan ahirettir ve insan onun için endişe etmelidir. Çünkü bu dünya fani ve geçicidir, ahiret ise daim ve bakidir. Ayrıca ahiretteki nimetler, dünyadaki nimetlerden kat kat üstündür. Bu gerçek sadece Kur’an’da değil, daha önce gelen sahifelerde de bildirilmiştir. Yani İbrahim’in ve Musa’nın sahifelerinde…

Birlikte anlatılan ayetler gruplar hâlinde: her grubun Arapçası, okunuşu ve meali bir arada. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

A’lâ 1

1 ayet

سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰىۙ ۝١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Sebbiḥi-sme rabbike-lʾaʿlâ.

Ayet 1

Ey insan! Görüp idrak ve istifade etmekte olduğun nimetleri, ilmi ve kudreti ile yaratan Rabbinin yüceliğini aklından çıkarma ve O’na karşı sorumluluklarının olduğunu unutma.

İlgili ayetler

A’lâ 2–3

2 ayet

اَلَّذ۪ي خَلَقَ فَسَوّٰىۙۖ ۝٢ وَالَّذ۪ي قَدَّرَ فَهَدٰىۙۖ ۝٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

2Elleẕî ḫaleḳa fesevvâ.

Okunuş

3Velleẕî ḳaddera fehedâ.

Ayet 2–3

Allah, tüm mahlûkatı yaratılış amacına uygun şekil ve özelliklerle donatıp o amacı gerçekleştirecek yola yöneltti.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

2Rum 30İnsân 1İnsân 4

A’lâ 4–5

2 ayet

وَالَّذ۪ٓي اَخْرَجَ الْمَرْعٰىۙۖ ۝٤ فَجَعَلَهُ غُثَٓاءً اَحْوٰىۜ ۝٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

4Velleẕî aḫrace-lmerʿâ.

Okunuş

5Feceʿalehû guŝâen aḥvâ.

Ayet 4–5

Ey insanlar! Allah nasıl ki topraktan yeşil otları çıkarıp, sonra da kupkuru çer çöpe çeviriyor ve zamanı gelince tekrar canlandırıp hayata döndürüyorsa, sizi de ölüp toprağa karıştıktan sonra tekrar diriltip, dünya hayatınızda davetine karşı tutumunuzdan hesaba çekecek.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

4Yunus 24Kehf 45

İlgili ayetler

5Nahl 96Hadîd 20

A’lâ 6–7

2 ayet

سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنْسٰىۙ ۝٦ اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا يَخْفٰىۜ ۝٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

6Senuḳriüke felâ tensâ.

Okunuş

7İllâ mâ şâe-llâh. innehû yaʿlemü-lcehra vemâ yaḫfâ.

Ayet 6–7

Ey Peygamber! Biz sana yaratılış sebebinizi ve ona uygun yaşamanın bilgisini Kur’an ile öğreteceğiz ve öğrettiklerimizi de Biz unutturmayı dilemedikçe unutmayacaksın!

Şüphesiz Allah sizin içinizde olanı ve açığa vurduklarınızı da bilir.

İlgili ayetler

A’lâ 8–10

3 ayet

وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرٰىۚ ۝٨ فَذَكِّرْ اِنْ نَفَعَتِ الذِّكْرٰىۜ ۝٩ سَيَذَّكَّرُ مَنْ يَخْشٰىۙ ۝١٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

8Venüyessiruke lilyüsrâ.

Okunuş

9Feẕekkir in nefeʿati-ẕẕikrâ.

Okunuş

10Seyeẕẕekkeru mey yaḫşâ.

Ayet 8–10

Ey Peygamber! İnsanlara gerçeğin, adaletin, huzur ve mutluluğun yolunun Allah merkezli bir hayata uygun yaşamaktan geçtiğini tebliğ et. Biz bu konudaki gayretin için sana yardım edip işini kolaylaştıracağız. Sen de öğüt alacakları uyar, düşünüp öğüt almak ya da nankörlük edip yüz çevirmek onlara kalmıştır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

8Meryem 97Duhân 58

İlgili ayetler

9Bakara 269Hûd 114

İlgili ayetler

10Yunus 57Ra’d 19

A’lâ 11–13

3 ayet

وَيَتَجَنَّبُهَا الْاَشْقٰىۙ ۝١١ اَلَّذ۪ي يَصْلَى النَّارَ الْكُبْرٰىۚ ۝١٢ ثُمَّ لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰىۜ ۝١٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

11Veyetecennebühe-lʾeşḳâ.

Okunuş

12Elleẕî yaṣle-nnâra-lkübrâ.

Okunuş

13Ŝümme lâ yemûtü fîhâ velâ yaḥyâ.

Ayet 11–13

Gerçeği arayıp onu yaşamak ve Allah’ın verdiği nimetlere karşı şükretmek isteyen temiz akıl sahipleri öğüt alırlar. Kendilerini gerçeği inkâra şartlandıranlar ise öğütten yüz çevirip uzaklaşırlar. Âhirette böyleleri hak ettikleri cehennem ateşinde ne tam öldürülür ne de tam yaşatılırlar.

İlgili ayetler

A’lâ 14–17

4 ayet

قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰىۙ ۝١٤ وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّه۪ فَصَلّٰىۜ ۝١٥ بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۘ ۝١٦ وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ وَاَبْقٰىۜ ۝١٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

14Ḳad efleḥa men tezekkâ.

Okunuş

15Veẕekera-sme rabbihî feṣallâ.

Okunuş

16Bel tüʾŝirûne-lḥayâte-ddünyâ.

Okunuş

17Velʾâḫiratü ḫayruv veebḳâ.

Ayet 14–17

Dünya hayatlarında şirkten ve küfürden kendini kurtarıp, yalnızca Allah’ı Rab ve ilah edinerek sorumluluklarını yerine getirenler ise dünyada ve âhirette mutluluğa, huzur ve güvene kavuşurlar.

Fakat insanların çoğu, geçici ve kısa dünya hayatını, daimi mutluluk yurdu olan âhiretteki cennet hayatına tercih ediyorlar. Oysa hayırlı olan cennettir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

15Bakara 63En’am 162

İlgili ayetler

17Âl-i İmran 185Hadîd 20

A’lâ 18–19

2 ayet

اِنَّ هٰذَا لَفِي الصُّحُفِ الْاُو۫لٰىۙ ۝١٨ صُحُفِ اِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى ۝١٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

18İnne hâẕâ lefi-ṣṣuḥufi-lʾûlâ.

Okunuş

19Ṣuḥufi ibrâhîme vemûsâ.

Ayet 18–19

Size yapılmakta olan bu davet, geçmiş kavimlere inzal edilen sahifelerde ve İbrahim ile Musa’ya vahyedilen sahifelerde de vardı.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

18Mâide 48Yusuf 111

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Tekvîr, sonra Leyl indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla