Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaAyet 1
1 ayetCum’a 1
يُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِ ١
Mushaf
Okunuş
1Yüsebbiḥu lillâhi mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-lʾarḍi-lmeliki-lḳuddûsi-lʿazîzi-lḥakîm.
Türkçe Meal
1Göklerde ne varsa, yerde ne varsa hepsi, kâinatın yegâne sahibi, kutsalın tek kaynağı, mutlak üstün ve yüce olan ve her hükmü doğru olan Allah’ın koyduğu yasaya boyun eğmekte ve ona göre hareket etmektedir.
Ayet 2–4
3 ayetCum’a 2
Cum’a 3
Cum’a 4
هُوَ الَّذ۪ي بَعَثَ فِي الْاُمِّيّ۪نَ رَسُولًا مِنْهُمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِه۪ وَيُزَكّ۪يهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَۗ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۙ ٢ وَاٰخَر۪ينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ ٣ ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ ٤
Mushaf
Okunuş
2Hüve-lleẕî beʿaŝe fi-lʾümmiyyîne rasûlem minhüm yetlû ʿaleyhim âyâtihî veyüzekkîhim veyüʿallimühümü-lkitâbe velḥikmeh. vein kânû min ḳablü lefî ḍalâlim mübîn.
3Veâḫarîne minhüm lemmâ yelḥaḳû bihim. vehüve-lʿazîzü-lḥakîm.
4Ẕâlike faḍlü-llâhi yüʾtîhi mey yeşâʾ. vellâhü ẕü-lfaḍli-lʿażîm.
Türkçe Meal
2O Allah ki ümmi/vahiy kültürüne sahip olmayan ve apaçık bir sapkınlık içinde bulunan bir topluma kendi içlerinden O’nun ayetlerini ileten, onları şirkten arındıran, bu kitabı/Kuran’ı ve bu kitabın anlaşılması ve hayata taşınmasını öğreten bir elçi gönderdi.
3Üstelik henüz, onlara katılmamış ama ileride katılacak olan diğerlerine de. Çünkü O mutlak üstün ve yüce olan ve her hükmü doğru olandır.
4İşte bu, Allah’ın hak edene vereceği bir lütfudur. Zira Allah büyük lütuf ve ikram sahibidir.
İlgili ayetler
Ayet 5–8
4 ayetCum’a 5
Cum’a 6
Cum’a 7
Cum’a 8
مَثَلُ الَّذ۪ينَ حُمِّلُوا التَّوْرٰيةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ اَسْفَارًاۜ بِئْسَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ ٥ قُلْ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ هَادُٓوا اِنْ زَعَمْتُمْ اَنَّكُمْ اَوْلِيَٓاءُ لِلّٰهِ مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ ٦ وَلَا يَتَمَنَّوْنَهُٓ اَبَدًا بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ ٧ قُلْ اِنَّ الْمَوْتَ الَّذ۪ي تَفِرُّونَ مِنْهُ فَاِنَّهُ مُلَاق۪يكُمْ ثُمَّ تُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ۟ ٨
Mushaf
Okunuş
5Meŝelü-lleẕîne ḥummilü-ttevrâte ŝümme lem yaḥmilûhâ kemeŝeli-lḥimâri yaḥmilü esfârâ. biʾse meŝelü-lḳavmi-lleẕîne keẕẕebû biâyâti-llâh. vellâhü lâ yehdi-lḳavme-żżâlimîn.
6Ḳul yâ eyyühe-lleẕîne hâdû in zaʿamtüm enneküm evliyâü lillâhi min dûni-nnâsi fetemennevu-lmevte in küntüm ṣâdiḳîn.
7Velâ yetemennevnehû ebedem bimâ ḳaddemet eydîhim. vellâhü ʿalîmüm biżżâlimîn.
8Ḳul inne-lmevte-lleẕî tefirrûne minhü feinnehû mülâḳîküm ŝümme türaddûne ilâ ʿâlimi-lgaybi veşşehâdeti feyünebbiüküm bimâ küntüm taʿmelûn.
Türkçe Meal
5Tevrat’ı anlama ve uygulama ile yükümlü tutulup bunun sorumluluğunu yerine getirmeyen kimseler, üzerinde ciltler dolusu kitap taşıyan eşek gibidirler. Allah’ın ayetlerini anlayıp uygulamayan bir toplumun hali gerçekten içler acısıdır. Allah, ayetlerini anlayıp uygulamayan bir toplumu amaçlarına ulaştırmaz.
6De ki: Ey Yahudiler, mademki diğer insanlar değil de sadece sizin Allah’ın seçkin evliya kulları olduğunuzu iddia ediyorsunuz ve madem bu iddianızda samimisiniz öyleyse haydi Allah’a kavuşmak için hemen ölümü isteyin de görelim!
7Ne var ki onlar işledikleri günahlardan dolayı ölümü hiçbir zaman temenni etmezler. Allah bu günahkâr zalimleri çok iyi bilmektedir.
8De ki:
– Kendisinden kaçtığınız ölüm var ya, o sizi mutlaka yakalayacaktır. Sonra da hesap vermek üzere gizli ve aşikâr her şeyi bilen Allah’ın huzuruna çıkarılacaksınız O da size yaptıklarınızı bir bir haber verecektir.
İlgili ayetler
Ayet 9–11
3 ayetCum’a 9
Cum’a 10
Cum’a 11
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نُودِيَ لِلصَّلٰوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَيْعَۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ ٩ فَاِذَا قُضِيَتِ الصَّلٰوةُ فَانْتَشِرُوا فِي الْاَرْضِ وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَث۪يرًا لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ ١٠ وَاِذَا رَاَوْا تِجَارَةً اَوْ لَهْوًاۨ انْفَضُّٓوا اِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَٓائِمًاۜ قُلْ مَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ مِنَ اللَّهْوِ وَمِنَ التِّجَارَةِۜ وَاللّٰهُ خَيْرُ الرَّازِق۪ينَ ١١
Mushaf
Okunuş
9Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ nûdiye liṣṣalâti miy yevmi-lcümüʿati fesʿav ilâ ẕikri-llâhi veẕerü-lbeyʿ. ẕâliküm ḫayrul leküm in küntüm taʿlemûn.
10Feiẕâ ḳuḍiyeti-ṣṣâletü fenteşirû fi-lʾarḍi vebtegû min faḍli-llâhi veẕkürü-llâhe keŝîral leʿalleküm tüfliḥûn.
11Veiẕâ raev ticâraten ev lehven-nfeḍḍû ileyhâ veterakûke ḳâimâ. ḳul mâ ʿinde-llâhi ḫayrum mine-llehvi vemine-tticârah. vellâhü ḫayru-rrâziḳîn.
Türkçe Meal
9Ey iman edenler, cuma günü namaz için çağrıldığınızda, alış verişi bırakıp Allah’ın davetine zikrine/namaza icabet edin! Eğer bilirseniz bu sizin için alış verişten daha hayırlıdır.
10Namazı kılınca da hemen yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan payınızı arayın ve Allah’ı sürekli hatırınızda tutun ki umduklarınıza kavuşasınız.
11Bir kısım insanlar, Cuma hutbesi okunurken dışarıda bir ticaret kervanı veya eğlenceyi görünce hemen oraya doğru koşuştular da seni ayakta öylece bırakıverdiler. De ki:
– Allah katındaki mükâfat alışverişten de eğlenceden de çok daha hayırlıdır. Zira Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.
İlgili ayetler
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.
Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Saf, sonra Fetih indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla