Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْهُمَزَةِ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٩

Hümeze Sûresi - Mustafa Çevik Meali (Ayetler Konu Bütünlüğü İçinde)

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça
Sûre hakkındaAdı · Nüzul zamanı · Konu

Adı: Birinci ayetteki “hûmeze” kelimesi sureye isim olmuştur.

Nüzul zamanı: Müfessirler bu surenin Mekkî olduğunda müttefiktirler. Muhteva ve üsluptan da, Mekke döneminin başlarında nazil olan surelerden olduğu anlaşılmaktadır.

Konu: Bu surede, cahiliye döneminde toplumun zenginlerinde bulunan bazı ahlâki düşüklükler kötülenmiştir. Her Arab bu kötülüklerin cemiyette gerçekten varolduğunu, herkesin bunları çirkin karşıladığını ve iyi bir gözle bakmadığını biliyordu. Bu çirkin davranışlar zikredilerek böyle ahlâk sahiplerinin sonunun ne olacağı bildirilmiştir. Bu iki şey, yani bir tarafta bu tip karakter, diğer tarafta onların ahiretteki akıbetleri öyle bir üslupla ortaya konulmuştur ki, dinleyenlerin zihinlerinde bu tür karakter sahiplerinin sonlarının bu olması gerektiği belirir. Çünkü böyle karaktere sahip olanlar dünyada ceza çekmemekte, tersine daha da zenginleşmektedirler. Onun için bu kişilere ahiret olmalıdır ki, bir yerde hesap versinler.

Bu sure, Zilzal suresinden buraya kadar nazil olan sureler içinde değerlendirilirse, Mekke döneminin başlangıcında İslamî akidelerin ve ahlâkî talimatların hangi üslub ile insanların zihinlerine yerleştirildiği kendiliğinden anlaşılabilir. Zilzal suresinde, ahirette insanın amel defterinin önüne serileceği, dünyada yaptığı zerre kadar iyilik ve kötülüğü göreceği bildirilmiştir.

Adiyat suresinde, o dönemde Arabistan’ın her tarafında yaygın olan kan dökmek, haydutluk, yol kesmek ve anarşiye işaret edilerek insanların, Allah’ın verdiği güçlere ve nimetlere karşı nankörlük yapmakta oldukları belirtilmiştir. Ayrıca herşeyin burada bitmeyeceğine, Allah’ın sadece amelleri değil niyetleri de bildiği ve bütün hayatta ona göre muamele edeceğine de değinilmiştir. Karia suresinde, Kıyamet manzarası ortaya konduktan sonra insanlar, ahiretteki iyi ya da kötü sonlarının, iyilik veya kötülük yanlarının ağır basmasına dayanacağı ile uyarılmışlardır. Tekâsur suresinde, maddeye tapan zihniyet eleştirilmiş, insanın ölümün son nefesine kadar dünyevî fayda, lezzet, iktidar elde etmek için uğraşıp durduğu, birbirleriyle yarıştığı ve gaflet içinde olduğu belirtilerek buna karşı uyarılmış ve bu dünyanın, ne isterse yapacağı anlamsız bir yer olmadığı, kendisine soru sorulmayacağını düşünmesinin yanlış olduğu açıklanmıştır. Yararlandığı nimetleri nasıl elde ettiği, hangi yolla kazandığı ve nasıl sarfettiğinin hesabını Rabbi’ne vereceği uyarısı tekrarlanmıştır. Asr suresinde açıkça, insanoğlunun fert, millet veya dünyadaki insanlık olarak hüsranda bulunduğu belirtilmiş, eğer fert olarak iman ve salih amel yoksa, toplum olarak da hakkı ve sabrı tavsiye yaygın değilse hepsinin hüsrana uğrayacağı bildirilmiştir.

Bundan hemen sonra Hümeze suresi gelmektedir. Burada cahiliyedeki reislik bir örnek olarak insanlara sergilenmiş ve şöyle sorulmuştur: Bunların hüsranda olmaması için bir sebeb var mı?

Birlikte anlatılan ayetler gruplar hâlinde: her grubun Arapçası, okunuşu ve meali bir arada. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Hümeze 1

1 ayet

وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ لُمَزَةٍۙ ۝١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Veylül likülli hümezetil lümezeh.

Ayet 1

Allah’ın kendisine bahşettiği zamanı, başkalarını çekiştirmek, iftira atıp karalamak, küçük görüp alay etmekle geçirenlerin vay haline.

İlgili ayetler

Hümeze 2–3

2 ayet

اَلَّذ۪ي جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۙ ۝٢ يَحْسَبُ اَنَّ مَالَهُٓ اَخْلَدَهُۚ ۝٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

2Elleẕî cemeʿa mâlev veʿaddedeh.

Okunuş

3Yaḥsebü enne mâlehû aḫledeh.

Ayet 2–3

Vay haline Allah’ın kendisine emanet ettiği malı ve serveti, kendi malı-mülkü gibi kullanmaya kalkarak, kendisinden bunun hesabının sorulmayacağını zannedene... O kimse Allah’ın lütfu ile eline geçeni, durmadan sayıp biriktirerek üzerine oturup, öleceğini hiç aklına bile getirmiyor, gerçeği düşünmek ve görmek de istemiyor.

Hümeze 4

1 ayet

كَلَّا لَيُنْبَذَنَّ فِي الْحُطَمَةِۘ ۝٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

4Kellâ leyümbeẕenne fi-lḥuṭameh.

Ayet 4

Oysa Allah, insanlara dünya hayatında bahşettiklerini, kendisinin belirlediği sınırlar içinde kullanılmak üzere emaneten vermiştir. Bu gerçeğe sırt dönüp, zamanı ve malı keyfî arzularına göre kullanan, Allah’ın koyduğu sınırları tanımayıp hayatı kendisi ya da kendi gibilerinin koyduğu sınırlar içinde yaşamakta direnenler, Hutame’ye atılacaklar.

İlgili ayetler

Hümeze 5–9

5 ayet

وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحُطَمَةُۜ ۝٥ نَارُ اللّٰهِ الْمُوقَدَةُۙ ۝٦ اَلَّت۪ي تَطَّلِعُ عَلَى الْاَفْـِٔدَةِۜ ۝٧ اِنَّهَا عَلَيْهِمْ مُؤْصَدَةٌۙ ۝٨ ف۪ي عَمَدٍ مُمَدَّدَةٍ ۝٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

5Vemâ edrâke me-lḥuṭameh.

Okunuş

6Nâru-llâhi-lmûḳadeh.

Okunuş

7Elletî teṭṭaliʿu ʿale-lʾefʾideh.

Okunuş

8İnnehâ ʿaleyhim müʾṣadeh.

Okunuş

9Fî ʿamedim mümeddedeh.

Ayet 5–9

Hutame’nin ne müthiş bir ateş azabı olduğunu bilir misin? Onun dehşetli azabı, insan aklının çok ötesinde ve üstündedir. Yürekleri çökerten o ateşin etrafı yüksek sütunlarla çevrilmiştir ve kapıları bunu hak edenlerin üstüne kapatılacaktır.

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Kıyamet, sonra Mürselât indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla