Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıylaAyet 1
1 ayetHucurât 1
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُقَدِّمُوا بَيْنَ يَدَيِ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ ١
Mushaf
Okunuş
1Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ tüḳaddimû beyne yedeyi-llâhi verasûlihî vetteḳu-llâh. inne-llâhe semîʿun ʿalîm.
Türkçe Meal
1Ey iman edenler! Allah’ın elçisi Kuran’ı tebliğ ederken söz ve kararlarınızı Allah’ın mesajının önüne geçirmeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının, Çünkü Allah her şeyi duymakta ve her şeyi bilmektedir.
İlgili ayetler
Ayet 2–3
2 ayetHucurât 2
Hucurât 3
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَرْفَعُٓوا اَصْوَاتَكُمْ فَوْقَ صَوْتِ النَّبِيِّ وَلَا تَجْهَرُوا لَهُ بِالْقَوْلِ كَجَهْرِ بَعْضِكُمْ لِبَعْضٍ اَنْ تَحْبَطَ اَعْمَالُكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تَشْعُرُونَ ٢ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَغُضُّونَ اَصْوَاتَهُمْ عِنْدَ رَسُولِ اللّٰهِ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ امْتَحَنَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْ لِلتَّقْوٰىۜ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ عَظ۪يمٌ ٣
Mushaf
Okunuş
2Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ terfeʿû aṣvâteküm fevḳa ṣavti-nnebiyyi velâ techerû lehû bilḳavli kecehri baʿḍiküm libaʿḍin en taḥbeṭa aʿmâlüküm veentüm lâ teşʿurûn.
3İnne-lleẕîne yeguḍḍûne aṣvâtehüm ʿinde rasûli-llâhi ülâike-lleẕîne-mteḥane-llâhü ḳulûbehüm littaḳvâ. lehüm magfiratüv veecrun ʿażîm.
Türkçe Meal
2Siz ey iman edenler sesinizi nebinin sesinden fazla yükseltmeyin, kendi aranızda konuştuğunuz gibi onunla yüksek sesle konuşmayın ki siz farkında olmadan yaptığınız iyi işleriniz boşa gitmesin.
3Allah’ın elçisinin huzurunda seslerini kısarak saygı ile konuşanlar var ya işte onlar Allah’ın kalplerini sorumluluk ve duyarlılık ile perçinlediği kimselerdir. Ve onlar için sınırsız bir bağış ve büyük bir ödül vardır.
Ayet 4–5
2 ayetHucurât 4
Hucurât 5
اِنَّ الَّذ۪ينَ يُنَادُونَكَ مِنْ وَرَٓاءِ الْحُجُرَاتِ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ ٤ وَلَوْ اَنَّهُمْ صَبَرُوا حَتّٰى تَخْرُجَ اِلَيْهِمْ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ ٥
Mushaf
Okunuş
4İnne-lleẕîne yünâdûneke miv verâi-lḥucürâti ekŝeruhüm lâ yaʿḳilûn.
5Velev ennehüm ṣaberû ḥattâ taḫruce ileyhim lekâne ḫayral lehüm. vellâhü gafûrur raḥîm.
Türkçe Meal
4Odalarının arkasından sana bağırarak seslenenler var ya onların çoğu akıllarını kullanmıyorlar.
5– Zira onlar birazcık sabredip senin evden çıkarak yanlarına gelmeni bekleselerdi bu kendileri için çok daha iyi olurdu, ama yine de Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sınırsız rahmet sahibidir.
Ayet 6–8
3 ayetHucurât 6
Hucurât 7
Hucurât 8
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ جَٓاءَكُمْ فَاسِقٌ بِنَبَاٍ فَتَبَيَّنُٓوا اَنْ تُص۪يبُوا قَوْمًا بِجَهَالَةٍ فَتُصْبِحُوا عَلٰى مَا فَعَلْتُمْ نَادِم۪ينَ ٦ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ ف۪يكُمْ رَسُولَ اللّٰهِۜ لَوْ يُط۪يعُكُمْ ف۪ي كَث۪يرٍ مِنَ الْاَمْرِ لَعَنِتُّمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ حَبَّبَ اِلَيْكُمُ الْا۪يمَانَ وَزَيَّنَهُ ف۪ي قُلُوبِكُمْ وَكَرَّهَ اِلَيْكُمُ الْكُفْرَ وَالْفُسُوقَ وَالْعِصْيَانَۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الرَّاشِدُونَۙ ٧ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَنِعْمَةًۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ ٨
Mushaf
Okunuş
6Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû in câeküm fâsiḳum binebein fetebeyyenû en tüṣîbû ḳavmem bicehâletin fetuṣbiḥû ʿalâ mâ feʿaltüm nâdimîn.
7Vaʿlemû enne fîküm rasûle-llâh. lev yüṭîʿuküm fî keŝîrim mine-lʾemri leʿanittüm velâkinne-llâhe ḥabbebe ileykümü-lʾîmâne vezeyyenehû fî ḳulûbiküm vekerrahe ileykümü-lküfra velfüsûḳa velʿiṣyân. ülâike hümü-rrâşidûn.
8Faḍlem mine-llâhi veniʿmeh. vellâhü ʿalîmün ḥakîm.
Türkçe Meal
6Ey iman edenler yoldan çıkmış fasıkın birisi size önemli bir haber getirdiğinde o haberin doğru olup olmadığını iyice araştırın aksi halde bilmeden bir topluluğa zarar verirsiniz de sonra pişman olursunuz.
7Unutmayın iyi ki aranızda Allah’ın elçisi var. Şayet o, birçok konuda size uymuş olsaydı sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirdi ve kalplerinizi onunla güzelleştirdi. Size küfrü/gerçekleri örtbas etmeyi/kâfirliği, fasıklığı yoldan çıkmayı ve isyanı iyi işlere karşı çıkmayı çirkin gösterdi. İşte bu özelliklere sahip olanlar dosdoğru yolda yürüyenlerdir.
8Allah’ın lütfu ve nimeti sayesinde. Zaten Allah, her şeyi bilendir ve her hükmü doğru olandır.
Ayet 9
1 ayetHucurât 9
وَاِنْ طَٓائِفَتَانِ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ اقْتَتَلُوا فَاَصْلِحُوا بَيْنَهُمَاۚ فَاِنْ بَغَتْ اِحْدٰيهُمَا عَلَى الْاُخْرٰى فَقَاتِلُوا الَّت۪ي تَبْغ۪ي حَتّٰى تَف۪ٓيءَ اِلٰٓى اَمْرِ اللّٰهِۚ فَاِنْ فَٓاءَتْ فَاَصْلِحُوا بَيْنَهُمَا بِالْعَدْلِ وَاَقْسِطُواۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُقْسِط۪ينَ ٩
Mushaf
Okunuş
9Vein ṭâifetâni mine-lmüʾminîne-ḳtetelû feaṣliḥû beynehümâ. feim begat iḥdâhümâ ʿale-lʾuḫrâ feḳâtilü-lletî tebgî ḥattâ tefîe ilâ emri-llâh. fein fâet feaṣliḥû beynehümâ bilʿadli veaḳsiṭû. inne-llâhe yüḥibbü-lmuḳsiṭîn.
Türkçe Meal
9Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle savaşırlarsa, aralarını bulup barıştırın. Eğer bunlardan biri söz dinlemez diğerine saldırırsa Allah’ın emrine boyun eğinceye kadar saldıran tarafa karşı savaşın. Şayet saldırganlıktan vazgeçerse aralarını adaletle düzeltip barışı sağlayın ve sakın adaletten sapmayın Hiç şüphesiz Allah, adil davrananları sever.
İlgili ayetler
Ayet 10
1 ayetHucurât 10
اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ۟ ١٠
Mushaf
Okunuş
10İnneme-lmüʾminûne iḫvetün feaṣliḥû beyne eḫaveyküm vetteḳu-llâhe leʿalleküm türḥamûn.
Türkçe Meal
10Müminler ancak ve ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’ın bu emri konusunda duyarlı olun ki onun merhametine nail olasınız.
İlgili ayetler
Ayet 11
1 ayetHucurât 11
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا يَسْخَرْ قَوْمٌ مِنْ قَوْمٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُونُوا خَيْرًا مِنْهُمْ وَلَا نِسَٓاءٌ مِنْ نِسَٓاءٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُنَّ خَيْرًا مِنْهُنَّۚ وَلَا تَلْمِزُٓوا اَنْفُسَكُمْ وَلَا تَنَابَزُوا بِالْاَلْقَابِۜ بِئْسَ الِاسْمُ الْفُسُوقُ بَعْدَ الْا۪يمَانِۚ وَمَنْ لَمْ يَتُبْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ ١١
Mushaf
Okunuş
11Yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ yesḫar ḳavmüm min ḳavmin ʿasâ ey yekûnû ḫayram minhüm velâ nisâüm min nisâin ʿasâ ey yekünne ḫayram minhünn. velâ telmizû enfüseküm velâ tenâbezû bilʾelḳâb. biʾse-lismü-lfüsûḳu baʿde-lʾîmân. vemel lem yetüb feülâike hümu-żżâlimûn.
Türkçe Meal
11Ey iman edenler! İçinizdeki erkekler başka erkeklerle alay etmesin. Ne malum alay edilenler alay edenlerden belki daha değerli olabilir. Aynı şekilde kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler zira alay edilenler de alay edenlerden daha değerli olabilir. Birbirinizi ayıplayıp aşağılamayın. Birbirinize hoş olmayan lakaplar takmayın. İmana erdikten sonra fasıklık/yoldan çıkmak damgası yemek ne berbat bir şeydir. Artık kim bu davranışlardan vazgeçmezse işte onlar zalimlerin yanlışta ısrar edenlerin ta kendileridir.
İlgili ayetler
Ayet 12
1 ayetHucurât 12
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اجْتَنِبُوا كَث۪يرًا مِنَ الظَّنِّۚ اِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ اِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَبْ بَعْضُكُمْ بَعْضًاۜ اَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ اَنْ يَاْكُلَ لَحْمَ اَخ۪يهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ تَوَّابٌ رَح۪يمٌ ١٢
Mushaf
Okunuş
12Yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-ctenibû keŝîram mine-żżann. inne baʿḍa-żżanni iŝmüv velâ tecessesû velâ yagteb baʿḍuküm baʿḍâ. eyüḥibbü eḥadüküm ey yeʾküle laḥme eḫîhi meyten fekerihtümûh. vetteḳu-llâh. inne-llâhe tevvâbür raḥîm.
Türkçe Meal
12Ey iman edenler! Zandan/insanlar hakkında mesnetsiz ve tahmini bilgiye dayalı hüküm vermekten kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. İnsanların gizli hallerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini de yapmayın. Sizden biri ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Bundan tiksindiniz değil mi? Öyleyse bu konularda duyarlı olun. Hiç kuşku yok ki Allah tövbeleri kabul eden sınırsız bir rahmet kaynağıdır.
İlgili ayetler
Ayet 13
1 ayetHucurât 13
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَاُنْثٰى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَٓائِلَ لِتَعَارَفُواۜ اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ اَتْقٰيكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ خَب۪يرٌ ١٣
Mushaf
Okunuş
13Yâ eyyühe-nnâsü innâ ḫalaḳnâküm min ẕekeriv veünŝâ veceʿalnâküm şuʿûbev veḳabâile liteʿârafû. inne ekrameküm ʿinde-llâhi etḳâküm. inne-llâhe ʿalîmün ḫabîr.
Türkçe Meal
13Ey insanlar! Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. Tanışıp kaynaşasınız/ortak iyide buluşasınız diye sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah, katında en şerefliniz/en asil olanınız, ona karşı en duyarlı olanınızdır. Şüphesiz Allah, her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olandır.
Ayet 14–16
3 ayetHucurât 14
Hucurât 15
Hucurât 16
قَالَتِ الْاَعْرَابُ اٰمَنَّاۜ قُلْ لَمْ تُؤْمِنُوا وَلٰكِنْ قُولُٓوا اَسْلَمْنَا وَلَمَّا يَدْخُلِ الْا۪يمَانُ ف۪ي قُلُوبِكُمْۜ وَاِنْ تُط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لَا يَلِتْكُمْ مِنْ اَعْمَالِكُمْ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ ١٤ اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ ثُمَّ لَمْ يَرْتَابُوا وَجَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَ ١٥ قُلْ اَتُعَلِّمُونَ اللّٰهَ بِد۪ينِكُمْ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ ١٦
Mushaf
Okunuş
14Ḳâleti-lʾaʿrâbü âmennâ. ḳul lem tüʾminû velâkin ḳûlû eslemnâ velemmâ yedḫuli-lʾîmânü fî ḳulûbiküm. vein tüṭîʿü-llâhe verasûlehû lâ yelitküm min aʿmâliküm şeyʾâ. inne-llâhe gafûrur raḥîm.
15İnneme-lmüʾminûne-lleẕîne âmenû billâhi verasûlihî ŝümme lem yertâbû vecâhedû biemvâlihim veenfüsihim fî sebîli-llâh. ülâike hümu-ṣṣâdiḳûn.
16Ḳul etüʿallimûne-llâhe bidîniküm vellâhü yaʿlemü mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-lʾarḍ. vellâhü bikülli şeyʾin ʿalîm.
Türkçe Meal
14Bazı bedeviler (göçebe çöl Arapları) sana gelerek:
– Biz de iman ettik, dediler. De ki:
– Siz henüz iman etmediniz, fakat teslim olduk deyin! Çünkü iman, henüz kalplerinize yerleşmedi. Eğer gerçekten Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisine itaat ederseniz, Allah, yaptığınız hiçbir iyi işi karşılıksız bırakmaz. Nitekim Allah, eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır.
15Gerçek müminler, Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden Elçisine iman eden imanlarında hiçbir şüpheye yer vermeyen ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla tüm gayretlerini sarf edenlerdir. İşte iman davasında sadık olanlar bunlardır.
16De ki:
– Dininizi Allah’a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah, göklerde ve yerde ne varsa her şeyi biliyor. Zira Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
İlgili ayetler
Ayet 17
1 ayetHucurât 17
يَمُنُّونَ عَلَيْكَ اَنْ اَسْلَمُواۜ قُلْ لَا تَمُنُّوا عَلَيَّ اِسْلَامَكُمْۚ بَلِ اللّٰهُ يَمُنُّ عَلَيْكُمْ اَنْ هَدٰيكُمْ لِلْا۪يمَانِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ ١٧
Mushaf
Okunuş
17Yemünnûne ʿaleyke en eslemû. ḳul lâ temünnû ʿaleyye islâmeküm. beli-llâhü yemünnü ʿaleyküm en hedâküm lilʾîmâni in küntüm ṣâdiḳîn.
Türkçe Meal
17Onlar Müslüman olduk diye senin başına kakıp seni minnet altına almaya kalkıyorlar. De ki:
– Müslüman olduk diye benim başıma kakmayın. Bilakis eğer imanınız konusunda samimi iseniz Allah sizi doğru yola ilettiği için asıl siz ona minnet ve şükran borçlusunuz.
İlgili ayetler
Ayet 18
1 ayetHucurât 18
اِنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ غَيْبَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ ١٨
Mushaf
Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır.
Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.
Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Mücadele, sonra Tahrim indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla