Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْمَاعُونِ مَكِّيَّةٌ آيَاتُهَا ٧

Mâ’ûn Sûresi - Mustafa Çevik Meali (Ayetler Konu Bütünlüğü İçinde)

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça
Sûre hakkındaAdı · Nüzul zamanı · Konu

Adı: Son ayetteki “Maun” kelimesi sureye isim olmuştur.

Nüzul zamanı: İbn Merduye, İbn Abbas ve İbn Zübeyr’den bu surenin Mekkî olduğu kavlini nakletmiştir. Aynı kavil Atâ ve Cabir’den de mervidir. Ama Ebu Hayyan, el-Bahru’l Muhit’de, İbn Abbas, Katade ve Dahhak’tan bu surenin Medenî olduğunu nakletmiştir.

Bize göre, bu sure içinde surenin Medenî olduğuna dair bir işaret mevcuttur. O da, namaz kılanların uyarılması ve namazlarından gafil olanlar ile gösteriş için namaz kılanların “vay haline” denmesidir. Bu tür münafıklar Medine’de vardı. Çünkü İslam ve Müslümanlar Medine’de o kadar güçlü idiler ki orada yaşayanlardan bazı şahıslar çıkarları için müslüman görünüyorlardı. Bunlar mecburen camiye namaz için geliyorlardı. Cemaate katılmaları da müslüman kabul edilmeleri içindi. Oysa Mekke’de böyle şeyler yoktu. Orada bir kişi gösteriş için namaz kılmaya gerek duymuyordu. Mekke’de ehl-i iman için bile namaz kılmak ve cemaat yapmak güç bir olaydı. Müslümanlar Mekke’de gizli olarak namaz kılarlardı.

Açık olarak kılanlar ise herşeyi göze alanlardı. Mekke’de, Müslüman olduğuna yemin eden, gösteriş için iman edip namaz kılan münafıklar değil, belki inanan ama cemiyette makam kaybetme korkusundan dolayı Müslüman olduklarını açıklamaktan çekinenler vardı.

Müslüman olduklarını açığa vurdukları zaman başlarına gelecek şeylerden korktukları için imanlarını gizliyorlardı. Çünkü Müslümanların çileli hali onların gözleri önündeydi. Mekke dönemindeki münafıkların durumu Ankebut 10-11’de açıklanmıştır. (Bkz. Ankebut an:

13’den 16’ya)

Konu: Bu surenin konusu, ahirete iman etmemenin insanda ne gibi ahlâkî düşüş meydana getirdiğidir. 2. ve 3. ayetlerde ahireti yalanlayan kafirlerin durumu açıklanmıştır. Son 4 ayette, zahiren Müslüman görünen münafıkların kalben ahireti, ceza ve hesap gününü, yaptıklarının hesabını vereceklerini yalanlamaları izah edilmiştir. Hulasa olarak, iki tip grubun amel şeklinin vurgulanmasındaki maksat, insanın içinde ahiret inancı olmadan sağlam bir karakter meydana gelemeyeceğidir.

Birlikte anlatılan ayetler gruplar hâlinde: her grubun Arapçası, okunuşu ve meali bir arada. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Mâ’ûn 1

1 ayet

اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يُكَذِّبُ بِالدّ۪ينِۜ ۝١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Eraʾeyte-lleẕî yükeẕẕibü biddîn.

Ayet 1

Allah, insanları yaratıp bunca nimetlerle donatıp sonra da onları yaratılış sebeplerine uygun (din ile) yaşamaya davet etmişken, O’nun davetini reddedip yalanlayan nefsini ya da kendisi gibi yaratılmışları ilah edinen nankör insanı gördün mü?

İlgili ayetler

Mâ’ûn 2–3

2 ayet

فَذٰلِكَ الَّذ۪ي يَدُعُّ الْيَت۪يمَۙ ۝٢ وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ ۝٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

2Feẕâlike-lleẕî yedüʿʿu-lyetîm.

Okunuş

3Velâ yeḥuḍḍu ʿalâ ṭaʿâmi-lmiskîn.

Ayet 2–3

Allah’ın kulları üzerindeki haklarını görmezden gelen bu müşrik ve kâfirler, insanların haklarını da çiğnerler, yetimleri itip kakar, zulmeder, yoksulu doyurmaz, başkalarını da yetime, yoksula sahip çıkmaya teşvik etmezler.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

2Bakara 177Nisâ 36

İlgili ayetler

3Yâsîn 47Kalem 24

Mâ’ûn 4–7

4 ayet

فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّ۪ينَۙ ۝٤ اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ ۝٥ اَلَّذ۪ينَ هُمْ يُرَٓاؤُ۫نَۙ ۝٦ وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ ۝٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

4Feveylül lilmüṣallîn.

Okunuş

5Elleẕîne hüm ʿan ṣalâtihim sâhûn.

Okunuş

6Elleẕîne hüm yürâûn.

Okunuş

7Veyemneʿûne-lmâʿûn.

Ayet 4–7

Yazıklar olsun bunları görüp, birlikte yaşayıp da, bu zalimlere engel olmaya çalışmadan maksadından kopuk ibadet edenlere! Bunların ibadetleri kendilerini ve başkalarını aldatma aracı ile gösterişten başka bir şey değildir. Böyleleri her türlü hayra da engel olurlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

4Bakara 264Nisâ 142

İlgili ayetler

6Nisâ 38Enfal 47

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır. Açıklamalı meal, muhtelif meallerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Tekâsür, sonra Kâfirûn indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla