Kur’an Meali ve Tefsiri
سُورَةُ الْحَشْرِ مَدَنِيَّةٌ آيَاتُهَا ٢٤

Haşr Sûresi Meali

Okunan yer · Ayet 1

Ayette göster
Dinle
Arapça

Her ayet ayrı satırda; okunuşu, meali ve açıklaması altında. Hangilerinin görüneceğini üstteki Göster düğmesinden seçin; seçiminiz hatırlanır.

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

Ayet 1

1 ayet

Haşr 1

سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ ۝١

Mushaf

Okunuş

Okunuş

1Sebbeḥa lillâhi mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-lʾarḍ. vehüve-lʿazîzü-lḥakîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

1Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ın koyduğu yasaya göre hareket etti. Zira O’dur her işinde mükemmel olan ve her hükmünde doğru karar veren.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

1A’raf 54Hac 18

Ayet 2–4

3 ayet

Haşr 2

Haşr 3

Haşr 4

هُوَ الَّذ۪ٓي اَخْرَجَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مِنْ دِيَارِهِمْ لِاَوَّلِ الْحَشْرِۜ مَا ظَنَنْتُمْ اَنْ يَخْرُجُوا وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ مَانِعَتُهُمْ حُصُونُهُمْ مِنَ اللّٰهِ فَاَتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ حَيْثُ لَمْ يَحْتَسِبُوا وَقَذَفَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الرُّعْبَ يُخْرِبُونَ بُيُوتَهُمْ بِاَيْد۪يهِمْ وَاَيْدِي الْمُؤْمِن۪ينَ فَاعْتَبِرُوا يَٓا اُو۬لِي الْاَبْصَارِ ۝٢ وَلَوْلَٓا اَنْ كَتَبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمُ الْجَلَٓاءَ لَعَذَّبَهُمْ فِي الدُّنْيَاۜ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابُ النَّارِ ۝٣ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ شَٓاقُّوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُۚ وَمَنْ يُشَٓاقِّ اللّٰهَ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ ۝٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

2Hüve-lleẕî aḫrace-lleẕîne keferû min ehli-lkitâbi min diyârihim lievveli-lḥaşr. mâ żanentüm ey yaḫrucû veżannû ennehüm mâniʿatühüm ḥuṣûnühüm mine-llâhi feetâhümü-llâhü min ḥayŝü lem yaḥtesibû veḳaẕefe fî ḳulûbihimü-rruʿbe yuḫribûne büyûtehüm bieydîhim veeydi-lmüʾminîne faʿtebirû yâ ûli-lʾebṣâr.

Okunuş

3Velevlâ en ketebe-llâhü ʿaleyhimü-lcelâe leʿaẕẕebehüm fi-ddünyâ. velehüm fi-lʾâḫirati ʿaẕâbü-nnâr.

Okunuş

4Ẕâlike biennehüm şâḳḳu-llâhe verasûleh. vemey yüşâḳḳi-llâhe feinne-llâhe şedîdü-lʿiḳâb.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

2Kitap ehlinden kâfir olanları/anlaşmayı bozanları ilk sürgünde yurtlarından çıkaran O’dur. Hâlbuki siz onların yurtlarından çıkıp gideceklerine ihtimal vermemiştiniz. Onlar da kalelerinin kendilerini Allah’a karşı koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah onlara darbeyi ummadıkları yerden vurdu ve kalplerine korku saldı. Öyle ki evlerini bir taraftan kendi elleriyle diğer taraftan müminlerin elleriyle yıkıyor harap ediyorlardı. Bundan ibret alın ey akıl sahipleri!

Türkçe Meal

3Eğer Allah, onlara sürgünü yazmamış olsaydı onları dünyada başka bir şekilde cezalandırırdı. Ayrıca ahirette onları ateşin azabı beklemektedir.

Türkçe Meal

4İşte bu, onların Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine karşı gelmeleri sebebiyledir. Kim Allah’a karşı gelirse iyi bilsin ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

2Ahzab 9Ahzab 27

İlgili ayetler

3Beyyine 1Beyyine 6

Ayet 5–9

5 ayet

Haşr 5

Haşr 6

Haşr 7

Haşr 8

Haşr 9

مَا قَطَعْتُمْ مِنْ ل۪ينَةٍ اَوْ تَرَكْتُمُوهَا قَٓائِمَةً عَلٰٓى اُصُولِهَا فَبِاِذْنِ اللّٰهِ وَلِيُخْزِيَ الْفَاسِق۪ينَ ۝٥ وَمَٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ مِنْهُمْ فَمَٓا اَوْجَفْتُمْ عَلَيْهِ مِنْ خَيْلٍ وَلَا رِكَابٍ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يُسَلِّطُ رُسُلَهُ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ۝٦ مَٓا اَفَٓاءَ اللّٰهُ عَلٰى رَسُولِه۪ مِنْ اَهْلِ الْقُرٰى فَلِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ كَيْ لَا يَكُونَ دُولَةً بَيْنَ الْاَغْنِيَٓاءِ مِنْكُمْۜ وَمَٓا اٰتٰيكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهٰيكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُواۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِۢ ۝٧ لِلْفُقَرَٓاءِ الْمُهَاجِر۪ينَ الَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ وَاَمْوَالِهِمْ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانًا وَيَنْصُرُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَۚ ۝٨ وَالَّذ۪ينَ تَبَوَّؤُ الدَّارَ وَالْا۪يمَانَ مِنْ قَبْلِهِمْ يُحِبُّونَ مَنْ هَاجَرَ اِلَيْهِمْ وَلَا يَجِدُونَ ف۪ي صُدُورِهِمْ حَاجَةً مِمَّٓا اُو۫تُوا وَيُؤْثِرُونَ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَۚ ۝٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

5Mâ ḳataʿtüm mil lînetin ev teraktümûhâ ḳâimeten ʿalâ üṣûlihâ febiiẕni-llâhi veliyuḫziye-lfâsiḳîn.

Okunuş

6Vemâ efâe-llâhü ʿalâ rasûlihî minhüm femâ evceftüm ʿaleyhi min ḫayliv velâ rikâbiv velâkinne-llâhe yüselliṭu rusülehû ʿalâ mey yeşâʾ. vellâhü ʿalâ külli şeyʾin ḳadîr.

Okunuş

7Mâ efâe-llâhü ʿalâ rasûlihî min ehli-lḳurâ felillâhi velirrasûli veliẕi-lḳurbâ velyetâmâ velmesâkîni vebni-ssebîli key lâ yekûne dûletem beyne-lʾagniyâi minküm. vemâ âtâkümü-rrasûlü feḫuẕûhü vemâ nehâküm ʿanhü fentehû. vetteḳu-llâh. inne-llâhe şedîdü-lʿiḳâb.

Okunuş

8Lilfüḳarâi-lmühâcirîne-lleẕîne uḫricû min diyârihim veemvâlihim yebtegûne faḍlem mine-llâhi veriḍvânev veyenṣurûne-llâhe verasûleh. ülâike hümu-ṣṣâdiḳûn.

Okunuş

9Velleẕîne tebevveü-ddâra velʾîmâne min ḳablihim yüḥibbûne men hâcera ileyhim velâ yecidûne fî ṣudûrihim ḥâcetem mimmâ ûtû veyüʾŝirûne ʿalâ enfüsihim velev kâne bihim ḫaṣâṣah. vemey yûḳa şüḥḥa nefsihî feülâike hümü-lmüfliḥûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

5Onların hurma ağaçlarından ne kestiyseniz veya neyi kökleri üzerinde bıraktıysanız, bu ancak Allah’ın izniyle olmuştur, maksat verdikleri sözde durmayan yoldan çıkan fasıkları perişan etmektir.

Türkçe Meal

6Allah’ın onların mallarından elçisine verdiği savaşsız ganimet mallarını elde etmek için siz ne at ne de deve koşturdunuz. Fakat Allah, elçilerini hak edenin üzerine salar. Zira Allah her şeye gücü yetendir.

Türkçe Meal

7Savaşsız ele geçirilen beldelerin halkına ait mallardan Allah’ın elçisine verdiği ganimetler; Allah’ın, elçisinin, onun akrabalarının, yetimlerin, yoksulların ve yolda kalmış kimselerin hakkıdır. Böyle olması, servetin içinizdeki zenginler arasında dolaşıp duran bir güç ve iktidar aracına dönüşmemesi içindir. Şu halde elçi bu ganimetten size neyi veriyorsa onu alın, onun vermediğini ise istemekten kaçının. Allah’a karşı gelmekten sakının zira Allah’ın cezalandırması çok şiddetli olandır.

Türkçe Meal

8Bu ganimetten, Allah’ın lütfu ve rızasını kazanmak isteyen, Allah’ın dinine ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine yardım eden, bu uğurda yerlerinden ve yurtlarından çıkarılıp mallarından ve mülklerinden edilen fakir muhacirlerin de hakkı vardır. Çünkü onlar imanlarında samimi olan kimselerdir.

Türkçe Meal

9Muhacirlerden önce Medine’yi yurt edinip, imanı kalplerine nakşetmiş ve yanlarına hicret eden müminleri seven müminler, muhacirlere verilen ganimetten dolayı içlerinde bir kıskançlık duymazlar, hatta muhtaç durumda bile olsalar onları kendilerine tercih ederler. Nefsini tamahkârlık ve cimrilik duygusundan arındıranlar var ya işte onlar kurtuluşa erip umduklarına kavuşacak olanlardır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

5Bakara 193Tevbe 29

İlgili ayetler

9Nisâ 100Nahl 41

Ayet 10

1 ayet

Haşr 10

وَالَّذ۪ينَ جَٓاؤُ۫ مِنْ بَعْدِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِاِخْوَانِنَا الَّذ۪ينَ سَبَقُونَا بِالْا۪يمَانِ وَلَا تَجْعَلْ ف۪ي قُلُوبِنَا غِلًّا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا رَبَّنَٓا اِنَّكَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ۟ ۝١٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

10Velleẕîne câû mim baʿdihim yeḳûlûne rabbene-gfir lenâ veliiḫvânine-lleẕîne sebeḳûnâ bilʾîmâni velâ tecʿal fî ḳulûbinâ gillel lilleẕîne âmenû rabbenâ inneke raûfür raḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

10Onlardan sonra hicret eden müminler şöyle derler:
– Rabbimiz bizi ve bizden önce iman eden kardeşlerimizi bağışla, kalbimizde iman edenlere karşı kin ve kıskançlık bırakma! Rabbimiz hiç şüphesiz sen müminlere karşı çok şefkatli ve çok merhametlisin!

İlgili ayetler

Ayet 11–12

2 ayet

Haşr 11

Haşr 12

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ نَافَقُوا يَقُولُونَ لِاِخْوَانِهِمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَئِنْ اُخْرِجْتُمْ لَنَخْرُجَنَّ مَعَكُمْ وَلَا نُط۪يعُ ف۪يكُمْ اَحَدًا اَبَدًاۙ وَاِنْ قُوتِلْتُمْ لَنَنْصُرَنَّكُمْۜ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ ۝١١ لَئِنْ اُخْرِجُوا لَا يَخْرُجُونَ مَعَهُمْۚ وَلَئِنْ قُوتِلُوا لَا يَنْصُرُونَهُمْۚ وَلَئِنْ نَصَرُوهُمْ لَيُوَلُّنَّ الْاَدْبَارَ۠ ثُمَّ لَا يُنْصَرُونَ ۝١٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

11Elem tera ile-lleẕîne nâfeḳû yeḳûlûne liiḫvânihimü-lleẕîne keferû min ehli-lkitâbi lein uḫrictüm lenaḫrucenne meʿaküm velâ nüṭîʿu fîküm eḥaden ebedev vein ḳûtiltüm lenenṣuranneküm. vellâhü yeşhedü innehüm lekâẕibûn.

Okunuş

12Lein uḫricû lâ yaḫrucûne meʿahüm. velein ḳûtilû lâ yenṣurûnehüm. velein neṣarûhüm leyüvellünne-lʾedbâr. ŝümme lâ yünṣarûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

11Şu ortalığa nifak saçanları görüyorsun değil mi? Onlar kendileri gibi kâfir olan Kitap ehli yandaşlarına diyorlar ki:
– Eğer siz, yurdunuzdan çıkarılacak olursanız, biz de sizinle birlikte çıkarız. Sizin aleyhinize olan konularda asla kimseye boyun eğmeyiz. Savaşa girmeniz durumunda mutlaka size yardım ederiz. Allah şahittir ki onların hepsi de yalan söylüyor.

Türkçe Meal

12Andolsun ki onlar yurtlarından çıkarılacak olsalar onlarla beraber çıkmazlar. Eğer onlara karşı savaş açılacak olsa yardım da etmezler. Yardım etmeye kalksalar bile zoru görünce arkalarını dönüp kaçarlar. Böylece onlara güvenenler de yardımsız kalırlar.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

11Nisâ 66Mâide 52

İlgili ayetler

12Nisâ 141Nisâ 143

Ayet 13–15

3 ayet

Haşr 13

Haşr 14

Haşr 15

لَاَنْتُمْ اَشَدُّ رَهْبَةً ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنَ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ ۝١٣ لَا يُقَاتِلُونَكُمْ جَم۪يعًا اِلَّا ف۪ي قُرًى مُحَصَّنَةٍ اَوْ مِنْ وَرَٓاءِ جُدُرٍۜ بَاْسُهُمْ بَيْنَهُمْ شَد۪يدٌۜ تَحْسَبُهُمْ جَم۪يعًا وَقُلُوبُهُمْ شَتّٰىۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَعْقِلُونَۚ ۝١٤ كَمَثَلِ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ قَر۪يبًا ذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۚ ۝١٥

Mushaf

Okunuş

Okunuş

13Leentüm eşeddü rahbeten fî ṣudûrihim mine-llâh. ẕâlike biennehüm ḳavmül lâ yefḳahûn.

Okunuş

14Lâ yüḳâtilûneküm cemîʿan illâ fî ḳuram müḥaṣṣanetin ev miv verâi cüdür. beʾsühüm beynehüm şedîd. taḥsebühüm cemîʿav veḳulûbühüm şettâ. ẕâlike biennehüm ḳavmül lâ yaʿḳilûn.

Okunuş

15Kemeŝeli-lleẕîne min ḳablihim ḳarîben ẕâḳû vebâle emrihim. velehüm ʿaẕâbün elîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

13Andolsun ki yüreklerine korku salan Allah’tan çok sizsiniz. İşte bu onların Allah’ın kudret ve azametini kavrayamayan bir topluluk olmalarındandır.

Türkçe Meal

14Onlar, bir araya gelip sizinle meydan savaşı yapmayı göze alamazlar, ancak sağlam kaleler içinde veya surların ardında savaşabilirler. Onların kendi içlerinde şiddetli anlaşmazlıkları vardır. Siz onları birlik ve beraberlik içinde sanırsınız. Oysa onlar kalpleri ayrı ayrı amaçlar için çarpan kuru bir topluluktur. İşte bu onların akılarını kullanmayan bir topluluk olmalarındandır.

Türkçe Meal

15Onların akıbeti, aynen kendilerinden kısa bir süre önce yaptıklarının cezasını çeken diğer yandaşları gibi olacaktır. Onlar için de acıklı bir azap vardır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

13Nisâ 77Tevbe 13

Ayet 16–17

2 ayet

Haşr 16

Haşr 17

كَمَثَلِ الشَّيْطَانِ اِذْ قَالَ لِلْاِنْسَانِ اكْفُرْۚ فَلَمَّا كَفَرَ قَالَ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِنْكَ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَ رَبَّ الْعَالَم۪ينَ ۝١٦ فَكَانَ عَاقِبَتَهُمَٓا اَنَّهُمَا فِي النَّارِ خَالِدَيْنِ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الظَّالِم۪ينَ۟ ۝١٧

Mushaf

Okunuş

Okunuş

16Kemeŝeli-şşeyṭâni iẕ ḳâle lilʾinsâni-kfür. felemmâ kefera ḳâle innî berîüm minke innî eḫâfü-llâhe rabbe-lʿâlemîn.

Okunuş

17Fekâne ʿâḳibetehümâ ennehümâ fi-nnâri ḫâlideyni fîhâ. veẕâlike cezâu-żżâlimîn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

16Onların durumu; insana “Kâfir ol” diye telkinde bulunan, sonra da insan kâfir olunca; “Ben senden uzağım zira ben âlemlerin Rabbi Allah’tan korkarım” diyen şeytanın durumu gibidir.

Türkçe Meal

17Sonuçta her ikisinin de akıbeti içinde kalacakları ateşi boylamaktır. İşte yanlışta ısrar eden zalimlerin cezası budur.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

16Enfal 48İbrahim 22

İlgili ayetler

17En’am 128En’am 130

Ayet 18–19

2 ayet

Haşr 18

Haşr 19

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ ۝١٨ وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ نَسُوا اللّٰهَ فَاَنْسٰيهُمْ اَنْفُسَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ ۝١٩

Mushaf

Okunuş

Okunuş

18Yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-tteḳu-llâhe veltenżur nefsüm mâ ḳaddemet ligad. vetteḳu-llâh. inne-llâhe ḫabîrum bimâ taʿmelûn.

Okunuş

19Velâ tekûnû kelleẕîne nesü-llâhe feensâhüm enfüsehüm. ülâike hümü-lfâsiḳûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

18Ey iman edenler, Allah’a karşı gelmekten sakının! Şimdi herkes, yarın için ne hazırladığına bir baksın.
– Evet, Allah’a karşı gelmekten sakının, Çünkü Allah, tüm yaptıklarınızdan haberdardır.

Türkçe Meal

19– Sakın Allah’ı unutan böylece Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte, yoldan çıkan fasıklar onlardır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

19Câsiye 34Câsiye 35

Ayet 20

1 ayet

Haşr 20

لَا يَسْتَو۪ٓي اَصْحَابُ النَّارِ وَاَصْحَابُ الْجَنَّةِۜ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمُ الْفَٓائِزُونَ ۝٢٠

Mushaf

Okunuş

Okunuş

20Lâ yestevî aṣḥâbü-nnâri veaṣḥâbü-lcenneh. aṣḥâbü-lcenneti hümü-lfâizûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

20Ateşe girecek olanlarla cennetlikler elbette bir değildir. Cennetlikler işte onlar kurtulmuş olanlardır!

İlgili ayetler

İlgili ayetler

20Sâd 28Kalem 35

Ayet 21–22

2 ayet

Haşr 21

Haşr 22

لَوْ اَنْزَلْنَا هٰذَا الْقُرْاٰنَ عَلٰى جَبَلٍ لَرَاَيْتَهُ خَاشِعًا مُتَصَدِّعًا مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ الْاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ ۝٢١ هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۚ هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّح۪يمُ ۝٢٢

Mushaf

Okunuş

Okunuş

21Lev enzelnâ hâẕe-lḳurʾâne ʿalâ cebelil leraʾeytehû ḫâşiʿam müteṣaddiʿam min ḫaşyeti-llâh. vetilke-lʾemŝâlü naḍribühâ linnâsi leʿallehüm yetefekkerûn.

Okunuş

22Hüve-llâhü-lleẕî lâ ilâhe illâ hû. ʿâlimü-lgaybi veşşehâdeh. hüve-rraḥmânü-rraḥîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

21Eğer biz bu Kuran’ı bir dağa indirmiş olsaydık, o dağın Allah’a karşı saygıdan paramparça olduğunu görürdün. İşte biz bu misalleri insanların önüne derin derin düşünsünler diye koymaktayız.

Türkçe Meal

22O, kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır. İdrak edilebilen ve edilemeyen her şeyi tek bilen O’dur. O, rahmeti sonsuz merhameti sınırsızdır.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

22Bakara 163

Ayet 23

1 ayet

Haşr 23

هُوَ اللّٰهُ الَّذ۪ي لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ اَلْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَز۪يزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُۜ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ ۝٢٣

Mushaf

Okunuş

Okunuş

23Hüve-llâhü-lleẕî lâ ilâhe illâ hû. elmelikü-lḳuddûsü-sselâmü-lmüʾminü-lmüheyminü-lʿazîzü-lcebbâru-lmütekebbir. sübḥâne-llâhi ʿammâ yüşrikûn.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

23O, kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır. Varlığın tek ve yegâne sahibidir, kutsalın kaynağıdır, kurtuluşun ve huzurun membaıdır, güvenen ve güvenilmeyi hak edendir, iyiyi ve kötüyü belirlemedeki tek otoritedir, mutlak üstün olandır, otoritesini her zaman uygulayan ve uygulatandır, ululukta ve yücelikte eşsiz olandır, yüceler yücesi olan Allah onların koştukları tüm şirk unsurlarından münezzehtir.

İlgili ayetler

İlgili ayetler

23Bakara 255

Ayet 24

1 ayet

Haşr 24

هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىۜ يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ ۝٢٤

Mushaf

Okunuş

Okunuş

24Hüve-llâhü-lḫâliḳu-lbâriü-lmüṣavviru lehü-lʾesmâü-lḥusnâ. yüsebbiḥu lehû mâ fi-ssemâvâti velʾarḍ. vehüve-lʿazîzü-lḥakîm.

Türkçe Meal

Türkçe Meal

24O Allah’tır, mutlak yaratıcı, var ettiğinin ilk örneklerini oluşturandır, yarattığı ilk örneklere suret giydirendir. En güzel isimler ve tüm mükemmellikler O’na aittir. Göklerde ve yerde olan her şey O’nu tespih eder/ O’nun koyduğu yasaya göre hareket eder. Çünkü O, her işi mükemmel olan ve her hükmü doğru olandır.

İlgili ayetler

Türkçe meal Mustafa Çavdar’ın mealinden alınmıştır. Ayet grupları ve gruplar hâlindeki meal Mustafa Çevik’in mealinden alınmıştır.

Arapça metin, Türkiye’de basılan mushafların imlâsıyla yazılmıştır. Latince okunuş: Muhammet Abay, “Çeviriyazı”.

Nüzul sırasına göre bu sûreden önce Beyyine, sonra Nûr indi. Bütün sûreler nüzul sırasıyla